logo
28 EYLÜL 2026

Diyanet'e hacla ilgili 35 soru

 
Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Diyanet İşleri Başkanlığının hac organizasyonlarında yaşanan sorunları Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a sordu. Yıllarca para biriktirerek kutsal topraklara giden vatandaşların büyük mağduriyet yaşadığının altını çizen Ekmen, “Türkiye'deki hac bedelleri ile Endonezya, Irak, Malezya ve Pakistan gibi ülkelerdeki hac bedelleri arasındaki farkın nedenleri nelerdir?” diye sordu.
 

16.09.2024 22:29:00
AHMET TURAN YİĞİT
 
 Diyanet'e hacla ilgili 35 soru
 Diyanet'e hacla ilgili 35 soru

Daha önce TBMM Genel Kurulunda konuşma yapıp bu konuda basın toplantısı düzenleyen ama gündeme getirdiği iddialara cevap alamayan Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 2024 hac organizasyonunda yaşanan sorunları, Diyanet İşleri Başkanlığının hac organizasyonu hakkındaki iddiaları ve hac fiyatlarındaki yüksek ücretleri Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi veren Ekmen, vatandaşların Diyanet organizasyonuna olan güveninin sarsıldığını, şeffaflık taleplerini arttığını belirterek, Yılmaz'a hac organizasyonuyla ilgili 35 soru yöneltti.


Türkiye'de hac daha pahalı

Diyanet organizasyonunda görev yapan personel sayısı, söz konusu görevlilerin görev süreleri ve aldıkları harcırah ödemeleri hakkında şeffaf bilgilendirme yapılmadığı yönünde eleştirilerin gündeme geldiğini söyleyen Ekmen, şöyle devam etti: "Türkiye'de hac organizasyonlarına katılan vatandaşlarımızın ödediği bedellerin diğer TBMM araştırma biriminin yaptığı bir inceleme sonucu diğer İslam ülkeleri ile karşılaştırıldığında ücretlerin Türkiye'de neden daha yüksek olduğuna dair sorular cevap beklemektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlenen hac ücretlerinin 24.500 Suudi Arabistan Riyali (SAR) ile 62.000 SAR arasında değiştiği ancak bu bedellerin ne kadarının Suudi Arabistan makamlarına ödendiği, konaklama ve transfer hizmetleri için ayrılan tutarların neler olduğu konusunda kamuoyuna detaylı bilgi verilmemesi eleştirilmektedir."

Denetim yok!

Ekmen, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın organizasyonlarına ilişkin süreçlerin daha şeffaf ve hesap verebilir bir şekilde yürütülmesi gerektiğine dikkati çekerek, "Hac hizmetlerinin 2014 yılında Sayıştay denetiminden çıkarıldığı, ilgili kararname uyarınca Diyanet İşleri Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı makamınca denetlenmesi gerektiği ancak 2014 yılından bu yana hac organizasyonunun kurum içi veya dışı bir denetimden geçmediği anlaşılmıştır. Denetimsiz, şeffaf olmayan yönetim modelinin kurumlar ve vatandaşlar için maliyetler ürettiği, kurumlara güveni azalttığı açıktır. Son olarak hac hizmeti sunan acentelerin yeterince denetlenmediği, kota ve teminat uygulamaları ile büyük acenteler lehine statüko oluşturulduğu bu durumun yine hacı adayları aleyhine sonuçlar ürettiği ifade edilmektedir" şeklinde konuştu.


İşte o 35 soru!

Ekmen, soru önergesinin devamında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a Diyanet İşleri Başkanlığının hac organizasyonu ve kutsal topraklarda yaşanan sorunlarla ilgili 35 soru yöneltti:

1. 2024 Hac sezonu için Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından kaç personel ve diğer kurumlardan kaç misafir görevli istihdam edilmiştir? Bu görevlilerin kurum içi ve dışı dağılım sayısı nasıldır? Kurum dışından görevlendirilenler nerelerde istihdam edilmiştir? Bu kişiler arasında hiçbir görev icra etmeyenler var mıdır?

2. Görevlendirilen personel arasında kaç kişi daire başkanı ve üzeri pozisyonlarda görev yapmaktadır? Üst düzey pozisyonlardaki bu görevlilerin hac hizmetlerindeki görev ve sorumlulukları nelerdir? Bunlar arasında hiçbir görev icra etmeden süreyi tamamlayan üst düzey görevliler var mıdır?

3. 2024 Hac sezonunda görev yapan personel ve misafir görevlilerin görev süresi ne kadardır? En kısa ve en uzun görev süresi kaç gündür? Görevlilerin kalış süresine göre dağılımı nasıldır?

4. Hac organizasyonunda görev yapan tüm personele toplamda ne kadar harcırah ödenmiştir? Bu harcırah ödemeleri hangi bütçeden yapılmıştır? Bu giderler kişi başına düşen hac maliyetlerine eklenmiş midir?

5. 2024 haccında mücamele vizesi ile hacca kaç kişi gitmiştir? Mücamele (özel davet) vizesi ile hacca giden görevli eş ve akrabaları konaklama-transfer benzeri hac hizmetleri karşılığında kuruma herhangi bir ödeme yapmış mıdır? Yapmış ise bu ödeme kişi başı ne kadardır?

6. Diyanet, hacı kartı için aldığı 65 dolar karşılığında nasıl bir hizmet sunmaktadır? Bu uygulamadan vazgeçilmesi düşünülmekte midir?

7. Diyanet'in kurduğu sağlık çadırları ve kamplarında hac vizesi olmayan Türk vatandaşlarına hiçbir sağlık hizmeti verilmemesinin sebebi nedir? Şeker, tansiyon, kalp krizi gibi acil müdahale gerektiren hastaların dahi bu hizmetlerden faydalanamamalarının gerekçesi nedir?

8. Diyanet ve müşavirlik yurtdışında Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil etmektedir. Bu temsiliyet, kusurlu ve suçlu olsa dahi, tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına hizmet sunmak, sorunları ile alakadar olmayı gerektirir. Diyanet; hac vizesi dışında Mekke'ye giden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yaşadıkları zorluklara karşı bigane tutumundan vazgeçmeyi, bu kişilere yönelik tutum ve bakış açılarında değişikliğe gitmeyi düşünmekte midir?

9. En düşük hac bedeli olan 24.500 SAR (yaklaşık 6.500 Amerikan Doları) hac ücreti dikkate alındığında, bu bedelin toplam ne kadarı hangi hizmetlere karşılık Suudi Arabistan makamlarınaödenmektedir?

10. 24.500 SAR (6.500 Amerikan Doları) bedel içerisinden konaklama ve transfer hizmetlerine ayrılan tutarlar ne kadardır? Diğer giderler (sağlık hizmetleri, rehberlik hizmetleri vb.) ne kadardır? Toplam ücrette her bir gider kalemi ayrı ayrı ne kadar tutmaktadır?

11. En yüksek hac bedeli olan 62.000 SAR (yaklaşık 16.500 Amerikan Doları) hac ücreti için de aynı sorular geçerlidir: Bu bedelin ne kadarı Suudi Arabistan makamlarına ödenmektedir? Konaklama ve transfer bedelleri ne kadardır ve diğer gider kalemleri hangi tutarları kapsamaktadır?

12. Yüksek bedelli hac kontenjanına başvuru sayısının azlığı nedeniyle, kurada çıkma ihtimalinin diğer ücret sınıflarına göre yüksek olduğu görülmektedir. Toplam hac kontenjanının yüksek ve düşük bedelli sınıflar arasındaki dağılımı nasıl ve hangi usul ile yapılmaktadır? Bu dağılım nedeniyle yüksek bedelli hac ödeyen başvurucular lehine oransal olarak avantaj oluştuğu iddiasına cevabınız nedir? Böyle bir avantaj varsa bunun vatandaşlar arasındaki eşitlik, adalet ve hakkaniyet duygusunu zedelediğini düşünüyor musunuz?

13. Suudi makamlarına ödenen bedeller 10. ve 11. sorularda gösterilen giderler çıktığında sınıflarına göre her bir hacı adayından Diyanet'in elde ettiği gelir ne kadardır?

14. Diyanet, hac ve umre için, Mekke ve Medine'de kaç otel/oda kiralamaktadır? Bu kiralamalar yıllık mıdır, aylık mıdır? Özellikle umre sezonunda önden kiralanan odaların yıl boyu ortalama doluluk oranı nedir? Kiralanan bazı odaların boş kalmasının umre ve hac ücretlerinin maliyetine ve vakfın bütçesine etkisi nedir?

15. HURSAD'ın Cumhurbaşkanlığı kararlarına aykırı bir şekilde yetkilendirilmesinin sebebi nedir? TÜRSAB ve HURSAD arasındaki uyuşmazlıklar acenteler üzerinde ne tür etkiler yaratmaktadır?

16. Türkiye'deki hac bedelleri ile Endonezya, Irak, Malezya ve Pakistan gibi ülkelerdeki hac bedelleri arasındaki farkın nedenleri nelerdir? Bu farkın oluşmasında hangi maliyet kalemleri etkilidir?

17. Endonezya'da 2024 hac ücreti 5.747 ABD doları olarak belirlenmiş olup, bu tutar hükümet tarafından belirli bir oranda sübvanse edilmektedir. Türkiye'deki hac bedellerinin Endonezya ile kıyaslandığında neden daha yüksek olduğu hususunda bir değerlendirme yapılmış mıdır?

18. Irak'ta hac ücreti kara yoluyla 3.500 ABD doları, havayoluyla 5.000 ABD dolarıdır. Türkiye'de belirlenen hac bedellerinin Irak ile kıyaslandığında neden daha yüksek olduğu hususunda ne gibi açıklamalar getirilebilir?

19. Malezya'da 2024 yılı için hac ücreti 7.073 ABD doları olarak belirlenmiş olup, gelir durumu düşük olan hacı adaylarına devlet tarafından mali yardım sağlanmaktadır. Türkiye'de bu tür bir sübvansiyon ya da destek sağlanması düşünülmekte midir?

20. Pakistan'da hac ücreti şehir ve paket tercihlerine göre değişmekte olup, 4.015 ila 4.650 ABD doları arasında değişmektedir. Türkiye'deki hac bedellerinin Pakistan ile kıyaslandığında daha yüksek olmasının nedenleri nelerdir?(15-16-17-18-19. sorulardaki bilgiler Meclis Araştırma Birimi'nce yapılan araştırma raporuna dayanmaktadır.)

21. 2025 yılında hac vizesi olmadan Suudi Arabistan'a gitmek isteyen hacı adaylarının mağdur olmaması için hangi tedbirler alınacaktır?

22. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hac organizasyonları ile ilgili son Sayıştay denetimi hangi yılda yapılmıştır? Cumhurbaşkanlığı denetim mekanizmaları ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetim mekanizmaları tarafından son on yılda hangi denetimler yapılmıştır? Varsa yapılmış denetim raporları kamuoyuyla paylaşılmış mıdır?

23. Özel sektör hac ve umre hizmetleri hakkında son on yılda yapılan denetim faaliyetleri ve firmalara kesilen cezalar nelerdir?

24. Diyanet ve özel sektör eliyle yürütülen hac hizmetlerinde vatandaş memnuniyetine ilişkin, ne tür ölçümlemeler yapılmaktadır? Memnuniyet anketleri ve bu anketlerin sonuçları ve şikayet edilen şirketler hakkında alınan kararlara dair kamuoyuna açıklamalar yapılmakta mıdır?

25. Diyanet ve müşavirlik, Mekke ve Medine'de sadece hac ve umre vizesi ile gelen vatandaşların sorunları ile ilgilenmektedir. Diğer tür vizelerle gelen vatandaşlarımızın sorunlarıyla Cidde konsolosluğu ilgilenmektedir. Vatandaşlarımızın mağdur olmaması ve sorunların daha hızlı çözülmesi için Diyanet ve müşavirlik, Mekke'ye ulaşabilmiş tüm vatandaşlarımızın sorunlarıyla ilgilenmeyi düşünmekte midir?

26. Hac ve umre organizasyonu yapan firmalar için belirlenen teminat miktarları olan 500.000 USD ile 1.500.000 USD arasındaki rakamlar, özellikle küçük acenteler için haksız rekabet oluşturmaktadır. Bu konuda bir düzenleme veya kolaylık sağlanması düşünülmekte midir?

27. HÜRSAD, 2024-2025 umre hizmetleri için taban fiyat belirlemiştir. Bunun serbest piyasa kurallarına uygun olduğunu düşünüyor musunuz? Tavan fiyat uygulaması yerine taban fiyat belirlenmesinin rekabeti azaltıcı, vatandaş aleyhine doğuracağı sonuçlar denetlenmekte midir?

28. Diyanet İşleri Başkanlığı, hac hizmetlerini Diyanet Vakfı ve yine kendisine bağlı ve kendi görevlilerinin yönetici olduğu diğer vakıflar aracılığıyla mı yürütmektedir? Diyanet Vakfı'nın tercihi, denetim açısından bir zafiyet yaratmakta mıdır?

29. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hac hizmetlerini Diyanet Vakfı aracılığıyla yürütmesinin denetim dışı gri bir alan yarattığı açıktır. Önümüzdeki dönemde Diyanet Vakfı dışında bir de MÜSDAV üzerinden hizmet satın alınacağına dair iddialar doğru mudur? Buna neden ihtiyaç duyulmaktadır?

30. Diyanet, hac hizmetlerinden çekilip bu alanda yalnızca denetleyici ve koordine edici bir role geçmeyi düşünmekte midir?

31. Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu tarafından kabul edilen ve TÜRSAB tarafından kendilerine belirli bir kontenjan tanınan turizm acentelerinin, hiçbir uyarıda bulunmadan ticari - turist vizesi veya umre vizesi ile vatandaşları hacca götürdüğü, bir kısım hacı adaylarının bu durum nedeniyle otellere adeta hapsedilerek Arafat gününe kadar Mescidi Haram'a bir kez dahi gidemediği, Suudi makamlarınca derdest edilip şehir dışına atıldığı doğru mudur? Bu iddialar hakkında akredite acentelerle ilgili bir inceleme yapılmış mıdır? Bu acentelerin bu tür kafileleri yurt dışına çıkış hizmetleri ile ilgili bir denetim yapılmış mıdır? İddiaların doğruluğu tespit edilmişse acenteler hakkında kontenjan kısıtlaması, para cezası gibi tedbirler uygulanmış mıdır?

32.Türlü vaatler ve yanlış beyanlarla hac kurasında isimleri çıkmayan vatandaşlara yönelik açık ilanlarla ve yüksek fiyatlarla müşteri toplayan bu acentelere karşı bir denetim faaliyeti yürütülmekte midir? Bu acenteler arasında TÜRSAB üyesi olanlar hakkında mesleki denetim ve yaptırımlar ayrıca uygulanmakta mıdır?

33. Kura çekimi tarihinden itibaren hac vizesi dışında hacca gitmenin zorlukları hususunda gerek cuma vakti gerek diğer vaaz ve hutbeler aracılığıyla vatandaşlar sıklıkla uyarılmış mıdır? 2025 yılı için bu bağlamda hangi tedbirler alınmaktadır?

34. Hacca yakın tarihte yurtdışına (Riyad ve Cidde'ye) uçan yolcular, hac vizesi dışında hac yapmanın zorlukları hakkında, şifahen ve yazılı belgeler yoluyla denetlenmekte ve uyarılmakta mıdır? 2025 için hangi tedbirler planlanmaktadır?

35. Turistik-ticari ya da umre vizesi ile hacı götüren acentelerce Suudi makamlarına ödenen belli meblağların ödenmemesine rağmen bu adaylardan hac vizeli hacılar kadar ücret alındığı görülmektedir. Bu iddialar dikkate alındığında hacı adaylarının mağduriyeti yanında fahiş kar iddiaları incelenmiş midir? Bu konuda Maliye Bakanlığı bilgilendirilmiş midir?

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

İBB davasının 88. duruşması başladı

İBB davasına ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşması başladı

28.09.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
 
İBB davasının 88. duruşması başladı
İBB davasının 88. duruşması başladı

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da bulunduğu duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İBB Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaat ile sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna" ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu, kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma" ve "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet" ve 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Birleşen ikinci dosya

Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlanmış ve 29 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

Sanıklar Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "rüşvet alma ve verme" ile "rüşvete aracılık etme" suçlarından 62'şer yıldan 168'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları, diğer 26 sanık hakkında ise aynı suçlardan 3 yıldan 168 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 57 tutuklu sanık bulunuyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

27.09.2026 19:57:00
Haber Merkezi
 
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık edeceği toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak. Konunun mali ve adli boyutlarına ilişkin son durum hakkında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'in kurul üyelerine bilgi vermesi bekleniyor.

Toplantıda fon krizi nedeniyle mağdur olanlar için atılacak adımlarla, benzer sorunların yaşanmaması için alınacak idari ve finansal tedbirler değerlendirilecek.

Toplantıda terörsüz Türkiye sürecinde terör örgütünün silah bırakma süreci de değerlendirilecek. Sincar dahil Irak'ın kuzeyindeki PKK unsurlarının silah bırakma süreci ile Suriye'de YPG'nin entegrasyonuna ilişkin süreçteki son durum istihbarat raporları eşliğinde masada olacak.

Kabine toplantısında dış politika başlıkları da konuşulacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Zirvesi'nde gerçekleştirdiği görüşmeler konusunda kurul üyelerini bilgilendirmesi bekleniyor.

Ukrayna-Rusya savaşı ve Karadeniz'deki seyir güvenliği, ABD-İran gerilimi ve ateşkes çabaları, Husilerin Suudi Arabistan'a dönük saldırıları, ve Gazze gibi başlıkların da kabinede değerlendirileceği belirtiliyor.

Toplantıda 1 Ekim'de başlayacak yeni yasama yılı öncesinde meclis gündemine getirilecek öncelikli yasa teklifleri de masada olacak.

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

27.09.2026 19:06:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:08:31
Haber Merkezi
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin olarak başlatılan soruşturmada daha önce gözaltına alınıp 4 gün önce serbest bırakılan cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu. Tamer'in kesin ölüm nedeni, otopsinin ardından belirlenecek.

Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde ölümüne ilişkin olarak yeniden başlatılan soruşturmada cezaevi ve sağlık kayıtlarında dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıkmış, Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısının ardından cezaevi görevlilerinin koğuş kapısını yaklaşık 10 dakika sonra açtığı, 112'ye ise olaydan yaklaşık 17 dakika sonra haber verildiği tespit edilmişti. Ayrıca Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısından sağlık ekibinin kendisine ulaşmasına kadar 29 dakika 36 saniye geçtiği belirlenirken, kampüste bulunması gereken ambulans ekibinin yemek için Silivri merkeze gittiği, nöbetçi doktorun ise olaydan haberdar edilmediğini söylediği belirtilmişti.

Başsavcılık tarafından yapılan bilgilendirmede, Tamer'in Kozinoğluna herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını belirtildi.

Serbest bırakıldı, 4 gün sonra öldü
Soruşturmada ikinci dalga operasyon düzenlenmiş, operasyonda cezaevi doktoru Tamer de gözaltına alınmıştı. Tamer, serbest bırakılmasından 4 gün sonra Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu.

Tamer'in hâlihazırda el ayak iltihabı rahatsızlığının bulunduğu ve iltihap şişliklerinden dolayı yürümekte dahi zorlandığı; bu sebeple bir süredir doktorluk mesleğini de yapamadığı belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.