logo
13 HAZİRAN 2026

Diyanet'e hacla ilgili 35 soru

 
Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Diyanet İşleri Başkanlığının hac organizasyonlarında yaşanan sorunları Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a sordu. Yıllarca para biriktirerek kutsal topraklara giden vatandaşların büyük mağduriyet yaşadığının altını çizen Ekmen, “Türkiye'deki hac bedelleri ile Endonezya, Irak, Malezya ve Pakistan gibi ülkelerdeki hac bedelleri arasındaki farkın nedenleri nelerdir?” diye sordu.
 

16.09.2024 22:29:00
AHMET TURAN YİĞİT
 Diyanet'e hacla ilgili 35 soru
 Diyanet'e hacla ilgili 35 soru

Daha önce TBMM Genel Kurulunda konuşma yapıp bu konuda basın toplantısı düzenleyen ama gündeme getirdiği iddialara cevap alamayan Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 2024 hac organizasyonunda yaşanan sorunları, Diyanet İşleri Başkanlığının hac organizasyonu hakkındaki iddiaları ve hac fiyatlarındaki yüksek ücretleri Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi veren Ekmen, vatandaşların Diyanet organizasyonuna olan güveninin sarsıldığını, şeffaflık taleplerini arttığını belirterek, Yılmaz'a hac organizasyonuyla ilgili 35 soru yöneltti.


Türkiye'de hac daha pahalı

Diyanet organizasyonunda görev yapan personel sayısı, söz konusu görevlilerin görev süreleri ve aldıkları harcırah ödemeleri hakkında şeffaf bilgilendirme yapılmadığı yönünde eleştirilerin gündeme geldiğini söyleyen Ekmen, şöyle devam etti: "Türkiye'de hac organizasyonlarına katılan vatandaşlarımızın ödediği bedellerin diğer TBMM araştırma biriminin yaptığı bir inceleme sonucu diğer İslam ülkeleri ile karşılaştırıldığında ücretlerin Türkiye'de neden daha yüksek olduğuna dair sorular cevap beklemektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlenen hac ücretlerinin 24.500 Suudi Arabistan Riyali (SAR) ile 62.000 SAR arasında değiştiği ancak bu bedellerin ne kadarının Suudi Arabistan makamlarına ödendiği, konaklama ve transfer hizmetleri için ayrılan tutarların neler olduğu konusunda kamuoyuna detaylı bilgi verilmemesi eleştirilmektedir."

Denetim yok!

Ekmen, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın organizasyonlarına ilişkin süreçlerin daha şeffaf ve hesap verebilir bir şekilde yürütülmesi gerektiğine dikkati çekerek, "Hac hizmetlerinin 2014 yılında Sayıştay denetiminden çıkarıldığı, ilgili kararname uyarınca Diyanet İşleri Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı makamınca denetlenmesi gerektiği ancak 2014 yılından bu yana hac organizasyonunun kurum içi veya dışı bir denetimden geçmediği anlaşılmıştır. Denetimsiz, şeffaf olmayan yönetim modelinin kurumlar ve vatandaşlar için maliyetler ürettiği, kurumlara güveni azalttığı açıktır. Son olarak hac hizmeti sunan acentelerin yeterince denetlenmediği, kota ve teminat uygulamaları ile büyük acenteler lehine statüko oluşturulduğu bu durumun yine hacı adayları aleyhine sonuçlar ürettiği ifade edilmektedir" şeklinde konuştu.


İşte o 35 soru!

Ekmen, soru önergesinin devamında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a Diyanet İşleri Başkanlığının hac organizasyonu ve kutsal topraklarda yaşanan sorunlarla ilgili 35 soru yöneltti:

1. 2024 Hac sezonu için Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından kaç personel ve diğer kurumlardan kaç misafir görevli istihdam edilmiştir? Bu görevlilerin kurum içi ve dışı dağılım sayısı nasıldır? Kurum dışından görevlendirilenler nerelerde istihdam edilmiştir? Bu kişiler arasında hiçbir görev icra etmeyenler var mıdır?

2. Görevlendirilen personel arasında kaç kişi daire başkanı ve üzeri pozisyonlarda görev yapmaktadır? Üst düzey pozisyonlardaki bu görevlilerin hac hizmetlerindeki görev ve sorumlulukları nelerdir? Bunlar arasında hiçbir görev icra etmeden süreyi tamamlayan üst düzey görevliler var mıdır?

3. 2024 Hac sezonunda görev yapan personel ve misafir görevlilerin görev süresi ne kadardır? En kısa ve en uzun görev süresi kaç gündür? Görevlilerin kalış süresine göre dağılımı nasıldır?

4. Hac organizasyonunda görev yapan tüm personele toplamda ne kadar harcırah ödenmiştir? Bu harcırah ödemeleri hangi bütçeden yapılmıştır? Bu giderler kişi başına düşen hac maliyetlerine eklenmiş midir?

5. 2024 haccında mücamele vizesi ile hacca kaç kişi gitmiştir? Mücamele (özel davet) vizesi ile hacca giden görevli eş ve akrabaları konaklama-transfer benzeri hac hizmetleri karşılığında kuruma herhangi bir ödeme yapmış mıdır? Yapmış ise bu ödeme kişi başı ne kadardır?

6. Diyanet, hacı kartı için aldığı 65 dolar karşılığında nasıl bir hizmet sunmaktadır? Bu uygulamadan vazgeçilmesi düşünülmekte midir?

7. Diyanet'in kurduğu sağlık çadırları ve kamplarında hac vizesi olmayan Türk vatandaşlarına hiçbir sağlık hizmeti verilmemesinin sebebi nedir? Şeker, tansiyon, kalp krizi gibi acil müdahale gerektiren hastaların dahi bu hizmetlerden faydalanamamalarının gerekçesi nedir?

8. Diyanet ve müşavirlik yurtdışında Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil etmektedir. Bu temsiliyet, kusurlu ve suçlu olsa dahi, tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına hizmet sunmak, sorunları ile alakadar olmayı gerektirir. Diyanet; hac vizesi dışında Mekke'ye giden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yaşadıkları zorluklara karşı bigane tutumundan vazgeçmeyi, bu kişilere yönelik tutum ve bakış açılarında değişikliğe gitmeyi düşünmekte midir?

9. En düşük hac bedeli olan 24.500 SAR (yaklaşık 6.500 Amerikan Doları) hac ücreti dikkate alındığında, bu bedelin toplam ne kadarı hangi hizmetlere karşılık Suudi Arabistan makamlarınaödenmektedir?

10. 24.500 SAR (6.500 Amerikan Doları) bedel içerisinden konaklama ve transfer hizmetlerine ayrılan tutarlar ne kadardır? Diğer giderler (sağlık hizmetleri, rehberlik hizmetleri vb.) ne kadardır? Toplam ücrette her bir gider kalemi ayrı ayrı ne kadar tutmaktadır?

11. En yüksek hac bedeli olan 62.000 SAR (yaklaşık 16.500 Amerikan Doları) hac ücreti için de aynı sorular geçerlidir: Bu bedelin ne kadarı Suudi Arabistan makamlarına ödenmektedir? Konaklama ve transfer bedelleri ne kadardır ve diğer gider kalemleri hangi tutarları kapsamaktadır?

12. Yüksek bedelli hac kontenjanına başvuru sayısının azlığı nedeniyle, kurada çıkma ihtimalinin diğer ücret sınıflarına göre yüksek olduğu görülmektedir. Toplam hac kontenjanının yüksek ve düşük bedelli sınıflar arasındaki dağılımı nasıl ve hangi usul ile yapılmaktadır? Bu dağılım nedeniyle yüksek bedelli hac ödeyen başvurucular lehine oransal olarak avantaj oluştuğu iddiasına cevabınız nedir? Böyle bir avantaj varsa bunun vatandaşlar arasındaki eşitlik, adalet ve hakkaniyet duygusunu zedelediğini düşünüyor musunuz?

13. Suudi makamlarına ödenen bedeller 10. ve 11. sorularda gösterilen giderler çıktığında sınıflarına göre her bir hacı adayından Diyanet'in elde ettiği gelir ne kadardır?

14. Diyanet, hac ve umre için, Mekke ve Medine'de kaç otel/oda kiralamaktadır? Bu kiralamalar yıllık mıdır, aylık mıdır? Özellikle umre sezonunda önden kiralanan odaların yıl boyu ortalama doluluk oranı nedir? Kiralanan bazı odaların boş kalmasının umre ve hac ücretlerinin maliyetine ve vakfın bütçesine etkisi nedir?

15. HURSAD'ın Cumhurbaşkanlığı kararlarına aykırı bir şekilde yetkilendirilmesinin sebebi nedir? TÜRSAB ve HURSAD arasındaki uyuşmazlıklar acenteler üzerinde ne tür etkiler yaratmaktadır?

16. Türkiye'deki hac bedelleri ile Endonezya, Irak, Malezya ve Pakistan gibi ülkelerdeki hac bedelleri arasındaki farkın nedenleri nelerdir? Bu farkın oluşmasında hangi maliyet kalemleri etkilidir?

17. Endonezya'da 2024 hac ücreti 5.747 ABD doları olarak belirlenmiş olup, bu tutar hükümet tarafından belirli bir oranda sübvanse edilmektedir. Türkiye'deki hac bedellerinin Endonezya ile kıyaslandığında neden daha yüksek olduğu hususunda bir değerlendirme yapılmış mıdır?

18. Irak'ta hac ücreti kara yoluyla 3.500 ABD doları, havayoluyla 5.000 ABD dolarıdır. Türkiye'de belirlenen hac bedellerinin Irak ile kıyaslandığında neden daha yüksek olduğu hususunda ne gibi açıklamalar getirilebilir?

19. Malezya'da 2024 yılı için hac ücreti 7.073 ABD doları olarak belirlenmiş olup, gelir durumu düşük olan hacı adaylarına devlet tarafından mali yardım sağlanmaktadır. Türkiye'de bu tür bir sübvansiyon ya da destek sağlanması düşünülmekte midir?

20. Pakistan'da hac ücreti şehir ve paket tercihlerine göre değişmekte olup, 4.015 ila 4.650 ABD doları arasında değişmektedir. Türkiye'deki hac bedellerinin Pakistan ile kıyaslandığında daha yüksek olmasının nedenleri nelerdir?(15-16-17-18-19. sorulardaki bilgiler Meclis Araştırma Birimi'nce yapılan araştırma raporuna dayanmaktadır.)

21. 2025 yılında hac vizesi olmadan Suudi Arabistan'a gitmek isteyen hacı adaylarının mağdur olmaması için hangi tedbirler alınacaktır?

22. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hac organizasyonları ile ilgili son Sayıştay denetimi hangi yılda yapılmıştır? Cumhurbaşkanlığı denetim mekanizmaları ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetim mekanizmaları tarafından son on yılda hangi denetimler yapılmıştır? Varsa yapılmış denetim raporları kamuoyuyla paylaşılmış mıdır?

23. Özel sektör hac ve umre hizmetleri hakkında son on yılda yapılan denetim faaliyetleri ve firmalara kesilen cezalar nelerdir?

24. Diyanet ve özel sektör eliyle yürütülen hac hizmetlerinde vatandaş memnuniyetine ilişkin, ne tür ölçümlemeler yapılmaktadır? Memnuniyet anketleri ve bu anketlerin sonuçları ve şikayet edilen şirketler hakkında alınan kararlara dair kamuoyuna açıklamalar yapılmakta mıdır?

25. Diyanet ve müşavirlik, Mekke ve Medine'de sadece hac ve umre vizesi ile gelen vatandaşların sorunları ile ilgilenmektedir. Diğer tür vizelerle gelen vatandaşlarımızın sorunlarıyla Cidde konsolosluğu ilgilenmektedir. Vatandaşlarımızın mağdur olmaması ve sorunların daha hızlı çözülmesi için Diyanet ve müşavirlik, Mekke'ye ulaşabilmiş tüm vatandaşlarımızın sorunlarıyla ilgilenmeyi düşünmekte midir?

26. Hac ve umre organizasyonu yapan firmalar için belirlenen teminat miktarları olan 500.000 USD ile 1.500.000 USD arasındaki rakamlar, özellikle küçük acenteler için haksız rekabet oluşturmaktadır. Bu konuda bir düzenleme veya kolaylık sağlanması düşünülmekte midir?

27. HÜRSAD, 2024-2025 umre hizmetleri için taban fiyat belirlemiştir. Bunun serbest piyasa kurallarına uygun olduğunu düşünüyor musunuz? Tavan fiyat uygulaması yerine taban fiyat belirlenmesinin rekabeti azaltıcı, vatandaş aleyhine doğuracağı sonuçlar denetlenmekte midir?

28. Diyanet İşleri Başkanlığı, hac hizmetlerini Diyanet Vakfı ve yine kendisine bağlı ve kendi görevlilerinin yönetici olduğu diğer vakıflar aracılığıyla mı yürütmektedir? Diyanet Vakfı'nın tercihi, denetim açısından bir zafiyet yaratmakta mıdır?

29. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hac hizmetlerini Diyanet Vakfı aracılığıyla yürütmesinin denetim dışı gri bir alan yarattığı açıktır. Önümüzdeki dönemde Diyanet Vakfı dışında bir de MÜSDAV üzerinden hizmet satın alınacağına dair iddialar doğru mudur? Buna neden ihtiyaç duyulmaktadır?

30. Diyanet, hac hizmetlerinden çekilip bu alanda yalnızca denetleyici ve koordine edici bir role geçmeyi düşünmekte midir?

31. Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu tarafından kabul edilen ve TÜRSAB tarafından kendilerine belirli bir kontenjan tanınan turizm acentelerinin, hiçbir uyarıda bulunmadan ticari - turist vizesi veya umre vizesi ile vatandaşları hacca götürdüğü, bir kısım hacı adaylarının bu durum nedeniyle otellere adeta hapsedilerek Arafat gününe kadar Mescidi Haram'a bir kez dahi gidemediği, Suudi makamlarınca derdest edilip şehir dışına atıldığı doğru mudur? Bu iddialar hakkında akredite acentelerle ilgili bir inceleme yapılmış mıdır? Bu acentelerin bu tür kafileleri yurt dışına çıkış hizmetleri ile ilgili bir denetim yapılmış mıdır? İddiaların doğruluğu tespit edilmişse acenteler hakkında kontenjan kısıtlaması, para cezası gibi tedbirler uygulanmış mıdır?

32.Türlü vaatler ve yanlış beyanlarla hac kurasında isimleri çıkmayan vatandaşlara yönelik açık ilanlarla ve yüksek fiyatlarla müşteri toplayan bu acentelere karşı bir denetim faaliyeti yürütülmekte midir? Bu acenteler arasında TÜRSAB üyesi olanlar hakkında mesleki denetim ve yaptırımlar ayrıca uygulanmakta mıdır?

33. Kura çekimi tarihinden itibaren hac vizesi dışında hacca gitmenin zorlukları hususunda gerek cuma vakti gerek diğer vaaz ve hutbeler aracılığıyla vatandaşlar sıklıkla uyarılmış mıdır? 2025 yılı için bu bağlamda hangi tedbirler alınmaktadır?

34. Hacca yakın tarihte yurtdışına (Riyad ve Cidde'ye) uçan yolcular, hac vizesi dışında hac yapmanın zorlukları hakkında, şifahen ve yazılı belgeler yoluyla denetlenmekte ve uyarılmakta mıdır? 2025 için hangi tedbirler planlanmaktadır?

35. Turistik-ticari ya da umre vizesi ile hacı götüren acentelerce Suudi makamlarına ödenen belli meblağların ödenmemesine rağmen bu adaylardan hac vizeli hacılar kadar ücret alındığı görülmektedir. Bu iddialar dikkate alındığında hacı adaylarının mağduriyeti yanında fahiş kar iddiaları incelenmiş midir? Bu konuda Maliye Bakanlığı bilgilendirilmiş midir?

Çekirge toplayan yabancılara rekor ceza


 
Tarım ve Orman Bakanlığı, Adıyaman'da Nemrut Dağı bölgesi kırsalında yasa dışı yollarla 135 çekirge toplayan 3 yabancı uyruklu kişiye toplam 2 milyon 97 bin lira idari para cezası uygulandığını bildirdi.

13.06.2026 01:46:00
HABER MERKEZİ/AA
Çekirge toplayan yabancılara rekor ceza
Çekirge toplayan yabancılara rekor ceza

Tarım ve Orman Bakanlığı, Adıyaman'da Nemrut Dağı bölgesi kırsalında yasa dışı yollarla 135 çekirge toplayan 3 yabancı uyruklu kişiye toplam 2 milyon 97 bin lira idari para cezası uygulandığını bildirdi. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda konuya ilişkin bilgi verildi.

Paylaşımda, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ekiplerince, yasa dışı yollarla Nemrut Dağı bölgesi kırsalında çekirge toplayan 3 yabancı uyruklunun, 26 poşet içinde 135 çekirgeyle yakalandığı belirtilerek şunlar ifade edildi: "Biyokaçakçılık faaliyeti yürüten şahıslar hakkında toplam 2 milyon 97 bin liralık idari para cezası uygulanmış, yasal süreç başlatılmıştır.

Ekosistemimizin dengesini bozacak ve doğal mirasımızı tehlikeye atacak her türlü eylemin karşısında durmaya, koruma ve kontrol faaliyetlerimizi tavizsiz bir şekilde sürdürmeye devam edeceğiz."

Milliyetleri açıklanmadı

Söz konusu yabancıların milliyeti açıklanmadı, cezanın tahsil edilip edilmediğine dair bilgi verilmedi.

Çekirgelerin özellikleri

Adıyaman'ın Kahta ilçesi sınırlarında 2 bin 150 metre yükseklikteki Nemrut Dağı'nda 20 santimetre uzunluğunda etçil çekirgeler yaşıyor. Uzmanlar, böcek türleri ve tarımsal açıdan zararlı haşerelerle beslenen 'saga ephippigera' türü çekirgenin çiftçi dostu olduğunu ve korunması gerektiğini belirtiyor.

Gaziantep 4.6 ile sallandı

Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 00:08'de 4.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

13.06.2026 00:26:00
Haber Merkezi
Gaziantep 4.6 ile sallandı
Gaziantep 4.6 ile sallandı
Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 00:08'de 4.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından paylaşılan verilere göre, yer sarsıntısı yerin 7.01 kilometre derinliğinde gerçekleşti.

Deprem, Gaziantep merkezinin yanı sıra çevre il ve ilçelerde de hissedildi. Sarsıntının ardından bölgedeki ekipler hızla saha tarama çalışmalarına başladı.

İlk belirlemelere göre deprem nedeniyle herhangi bir can kaybı ya da binalarda yıkım bildirilmedi.

Sarsıntı sebebiyle Nurdağı ve çevre bölgelerdeki vatandaşlar kısa süreli panik yaşayarak evlerinden sokaklara çıktı. Resmi makamlar ve bölgedeki ekipler gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyor.

Ege Üniversitesi'ndeki yolsuzluk operasyonunda 27 tutuklama

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Ege Üniversitesi'nde kamuyu 3,1 milyar lira zarara uğrattığı tespit edilen şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 47 şüpheliden 27'si tutuklandı

13.06.2026 00:11:00
İhlas Haber Ajansı
Ege Üniversitesi'ndeki yolsuzluk operasyonunda 27 tutuklama
Ege Üniversitesi'ndeki yolsuzluk operasyonunda 27 tutuklama
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Ege Üniversitesi'nde kamuyu 3,1 milyar lira zarara uğrattığı tespit edilen şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 47 şüpheliden 27'si tutuklandı.

Tutuklananlar arasında üniversitenin eski başhekimi ve eski genel sekreteri ile çok sayıda şirket yöneticisi bulunuyor.

İzmir Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Ege Üniversitesi'ndeki ihale ve doğrudan temin alımlarındaki usulsüzlük iddiaları üzerine 9 Haziran günü geniş çaplı bir operasyon için düğmeye bastı. Soruşturma dosyasında yer alan iddialara ve Sayıştay raporlarına göre, 2019 yılı sonrasında kurum yöneticilerinin üniversite içerisinde organize bir yapı oluşturdukları tespit edildi.

Soruşturma detaylarında; Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünde sadece verilen talimatları şartsız yerine getirecek personelin görevlendirildiği, üniversiteyle iş yapan ve idareye yakın olan şirket yöneticilerinin ise adeta kurum yöneticisi gibi hareket ederek yetki kullandığı ortaya çıkarıldı. Kurum yöneticileri tarafından verilen usulsüz talimatları reddeden kamu görevlilerinin sistematik olarak birimden uzaklaştırıldığı belirlenirken, gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin alımlarında gerçek bir piyasa araştırması ve yaklaşık maliyet tespiti yapılmadan işlerin sürekli aynı firmalara verildiği anlaşıldı. Organize şekilde yürütülen bu usulsüz işlemler sonucunda toplamda 3 milyar 100 milyon lira kamu zararı tespit edildi.

Eski başhekim dahil 27 tutuklama



Operasyon kapsamında eş zamanlı baskınlarla gözaltına alınan 47 şüpheliden, emniyet ve savcılık ifadelerinin ardından 7'si serbest bırakılırken, mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 13'ü adli kontrol şartıyla salıverildi. Hakim karşısına çıkan, aralarında üniversitenin eski üst düzey yöneticileri ve firma sahiplerinin bulunduğu 27 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklanan şüpheliler arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Hastane eski Başhekimi D.B., Üniversite Hastanesi eski Başmüdürü Ö.Ö., eski Genel Sekreter M.A., Satın Alma Müdürlüğü eski Mali Hizmetler Müdürü H.Z. ile İzmir Defterdarlığı Personel Müdürlüğünde görevli Defterdarlık Uzmanı S.Ö. yer aldı. Ayrıca hastane bünyesinde görevli memur, tekniker ve işçilerden oluşan T.B., O.Ö., R.D. ve M.E.U. ile milyarlarca liralık ihaleleri alan çeşitli tıbbi cihaz, inşaat, bilişim ve temizlik şirketlerinin sahipleri/yöneticileri konumundaki Ş.Ç., A.G., A.K., B.E., E.K., M.C., M.K., M.C., G.Ş., E.Ç.S., N.G., Ö.F.B., S.Ö., T.K., Y.B.A., Y.Y., Y.Ç.U. ve M.A. tutuklanan diğer isimler oldu.

Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 13 şüphelinin ise üniversite personelleri ve firma yetkililerinden oluşan B.K., R.H., F.A., M.Ç., F.A., M.T., D.Ö., S.S., M.S.A., M.K.G., H.T., R.K.Ç. ve S.D. olduğu öğrenildi. Soruşturma kapsamında emniyet ve savcılık aşamasında ise R.C., R.U., K.T., E.Y., A.C., A.Ö. ve E.Ş. serbest bırakıldı.

Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar

Diyarbakır’da 24 Ocak 2001 tarihinde düzenlenen hain pusuda şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 polis memurunun suikastına ilişkin davada skandal bir hukuki gelişme yaşandı

12.06.2026 20:08:00
Haber Merkezi
Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar
Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar
Diyarbakır'da 24 Ocak 2001 tarihinde düzenlenen hain pusuda şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 polis memurunun suikastına ilişkin davada skandal bir hukuki gelişme yaşandı.

Yaklaşık çeyrek asırdır kırmızı bültenle aranan terör örgütü Hizbullah mensubu firari iki sanık hakkındaki kamu davası, yasal zaman aşımı süresinin dolması gerekçesiyle tamamen düşürüldü.

Kırmızı bültenler kaldırıldı, dosya kapatıldı



Saldırının ardından yürütülen soruşturmalar kapsamında, suikastın asli faillerinden oldukları gerekçesiyle 25 yıldır gıyaplarında yargılanan firari sanıklar Haşim Alabalık ve Murat Aktaş hakkındaki hukuki süreç son buldu.

Mahkeme, mevzuatta öngörülen zaman aşımı süresinin dolduğuna hükmederek sanıklar hakkındaki davayı düşürdü. Bu kararla birlikte, çeyrek asırdır yürürlükte olan yakalama emirleri ve uluslararası kırmızı bülten kararları da iptal edildi.

Hapiste tek bir sanık bile kalmadı



Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ile birlikte polis memurları Mehmet Kamalı, Sabri Kün, Mehmet Sepetçi, Atilla Durmuş ve Selahattin Baysoy'un şehit edildiği pusu, Türkiye tarihinin en karanlık suikastlarından biri olarak kayıtlara geçmişti.

Olayın ardından yakalanan ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Hizbullah hükümlüleri, ilerleyen yıllarda "yeniden yargılama" talebinde bulunmuştu.

Mahkemelerin bu talepleri kabul etmesi üzerine, infazı durdurulan son sanıklar da Ocak 2019'da tahliye edilmişti. Cezaevinde hiçbir tutuklu veya hükümlünün kalmadığı dosyada, son firari iki sanığın davasının da zaman aşımıyla düşmesiyle birlikte, 6 şehidin verildiği Gaffar Okkan suikastı davası hukuken tamamen kapanmış oldu. Karar, kamuoyunda ve şehit ailelerinde büyük bir üzüntü ve tepkiyle karşılandı.

‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma

İBB davası tutuklularından eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in mahkemedeki "çıplak arama ve kötü muamele" beyanlarının ardından İçişleri Bakanlığı harekete geçti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla iddiaların tüm yönleriyle araştırılması için Mülkiye ve Polis Müfettişleri görevlendirildi

12.06.2026 15:40:00
Haber Merkezi
‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma
‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma
Kamuoyunun yakından takip ettiği İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası kapsamında 15 aydır tutuklu yargılanan eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, Silivri'de görülen duruşmadaki savunmasında sarsıcı iddialarda bulundu. Türker, gözaltına alındığı süreçte İstanbul Emniyet Müdürlüğü yerleşkesinde "çıplak arama" adı altında insan onuruna aykırı uygulamalara maruz kaldığını ve bir savcı tarafından çocuklarının velayetiyle tehdit edildiğini öne sürdü. Çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından İçişleri Bakanlığı, iddialarla ilgili idari soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Bakan Çiftçi'den şeffaf soruşturma talimatı

İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, isim verilmeden bir ceza davası kapsamında tutuklu yargılanan bir şahsın gözaltı sürecindeki usulsüzlük iddialarına değinildi. Açıklamada, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin doğrudan talimatıyla konunun hukuki, teknik ve idari açıdan tam bir şeffaflıkla incelenmesi amacıyla Mülkiye Müfettişi ve Polis Müfettişi görevlendirildiği belirtildi.

Duruşma salonundaki savunma gündem yarattı

İBB davasının 47. gününde hakim karşısına çıkan Fatoş Pınar Türker, Vatan Emniyet Müdürlüğü'ndeki kamerasız bir arşiv odasında bir kadın polis memuru tarafından kıyafetlerini ve iç çamaşırını çıkarmaya zorlandığını detaylarıyla anlattı. Türker, savunmasında, "Bana 'Cinsel organını aç, arkanı dön ve eğil' dendi. Bunu insanların onurunu kırmak için yapıyorlar. Yapan utansın, ben utanmıyorum" ifadelerini kullandı. Ayrıca, soruşturma savcısının kendisini "Bu kafayla çocuklarını asla göremeyeceksin, onları Sosyal Hizmetler alır" diyerek itirafçılığa zorladığını da iddia etti.

Emniyet ve Başsavcılık iddiaları yalanlamıştı

Türker'in mahkemedeki yankı uyandıran bu ifadelerinin ardından ilk olarak İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü bir açıklama yayınlayarak iddiaları "asılsız" olarak nitelendirmiş, tüm işlemlerin insan hakları ilkelerine uygun yapıldığını savunmuştu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı da Türker'in Marmara Cezaevi'ne girişte çıplak aranmadığını beyan ederek iddiaları reddetmişti. Ancak Türker'in avukatları, kötü muamele şikayetinin cezaevi girişine değil, emniyetteki ilk gözaltı anına ait olduğunu belirterek şeffaf bir soruşturma yürütülmesi çağrısını yinelemişti.

Siyaset ve hukuk dünyasında geniş yankı bulan olayla ilgili görevlendirilen müfettişlerin, emniyetteki kamera kayıtlarını inceleyerek ve ilgili personelin ifadelerine başvurarak hazırlayacağı rapor doğrultusunda adli sürecin seyrinin netleşmesi bekleniyor.

Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin Kahramanmaraş'ta yürütülen ana soruşturma dosyası, "yetkisizlik" kararı verilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Bu kritik kararla birlikte, yıllardır aydınlatılamayan karanlık noktalar başkentte yeniden mercek altına alınacak

12.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme
Türk siyasi tarihinin en tartışmalı olaylarından biri olan Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında bugün çok önemli bir hukuki kırılma noktası yaşandı. 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde meydana gelen ve BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan helikopter kazasına dair yürütülen ana soruşturmada yetkisizlik kararı çıktı.

Dosyadaki tüm deliller başkente taşınıyor

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından uzun yıllardır sürdürülen geniş kapsamlı ana soruşturma dosyası, alınan yetkisizlik kararının ardından resmi olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredildi. Kararla birlikte; olay gününe ait tüm radar kayıtları, teknik raporlar, tanık ifadeleri, dijital materyaller ve bugüne kadar toplanan tüm deliller Ankara'ya ulaştırılacak.

Soruşturma sil baştan incelenecek

Kamuoyunda suikast şüphelerinin ve ihmal iddialarının hiçbir zaman dinmediği olayla ilgili soruşturmanın yeni aşamasının başkentte yürütülecek olması, davanın seyri açısından tarihi bir dönüm noktası olarak görülüyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, özellikle geçmiş dönemde dosyaya yön veren şüpheli yapıların ve FETÖ müdahalesi iddialarının üzerine giderek soruşturmayı sil baştan, derinlemesine ele alması bekleniyor.

Yazıcıoğlu ailesi ve kamuoyu adalet bekliyor

Aradan geçen 17 yıla rağmen maddi gerçeğin gizlendiğini ve delillerin karartıldığını savunan Yazıcıoğlu ailesi ile BBP camiası, bu gelişmenin ardından hukuki sürecin hızlanmasını umut ediyor. Ankara'daki özel birimlerin koordinasyonunda yürütülecek yeni soruşturma sürecinde, helikopterin düşüş nedeninden arama-kurtarma faaliyetlerindeki gecikmelere kadar karanlıkta kalan tüm soru işaretleri tek tek masaya yatırılacak.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Aykut Çelik, Ankara Başsavcısı oldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Aykut Çelik, Ankara Başsavcısı oldu

12.06.2026 11:26:00 / Güncelleme: 12.06.2026 11:32:06
Haber Merkezi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Aykut Çelik, Ankara Başsavcısı oldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Aykut Çelik, Ankara Başsavcısı oldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Aykut Çelik, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na atandı. Çelik, İBB Baikanı Ekrem İmamoğlu ile diğer CHP'li belediye başkanları hakkında başlatılan İBB soruşturması ve Aziz İhsan Aktaş soruşturmalarında da görev yapmıştı. Çelik, CHP lideri Özgür Özel hakkındaki iki dosyayı da fezleke düzenlenmek üzere Ankara'ya gönderen isimdi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse, önceki gün Yargıtay üyeliğine seçilerek görevine veda etti.

Karaköse, "Başkentimizde Cumhuriyet Başsavcılığı görevini yaptığım süre boyunca şahsıma güvenini ve desteğini her zaman hissettiğim sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum" dedi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'e de teşekkür etti.

Akın Gürlek'in kendi kadrosunu kuracağı konuşuluyordu
Gürlek'in Adalet Bakanlığı'na getirilmesinin ardından yargı kulislerinde Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse'nin Yargıtay üyeliğine seçileceği konuşuluyordu.

Karaköse'nin yerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Can Tuncay'ın ismi öne çıkıyordu. Ancak Can Tuncay, Adalet Bakan Yardımcısı olarak atanmıştı.

İstanbul'dan atama
Ancak bugün Hâkimler ve Savcılılar Kurulu (HSK) kararnamesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na, İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Aykut Çelik atandı.

HSK Birinci Dairesi'nin Adli Yargı Kararnamesi kapsamında HSK Genel Sekreter Yardımcısı Ömer Örücü ise Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği görevine getirildi.

Ankara Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapan ve Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nde vekaleten Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Ahmet Akdeniz de Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği'ne atandı.

CHP'li Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 17 kişi yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alındı

İstanbul'da CHP yönetimindeki Silivri Belediyesi'ne yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturması kapsamında sabah saatlerinde operasyon düzenlendi

12.06.2026 11:07:00
Haber Merkezi
 CHP'li Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 17 kişi yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alındı
 CHP'li Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 17 kişi yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alındı
İstanbul'da CHP yönetimindeki Silivri Belediyesi'ne yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturması kapsamında sabah saatlerinde operasyon düzenlendi. Soruşturma çerçevesinde Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 17 kişi gözaltına alındı. Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından belediye binasında arama ve inceleme çalışması yapılırken gözaltına alınan kişilerde emniyete götürüldü.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından operasyona ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Soruşturma kapsamında; Silivri Belediyesi nezdindeki bazı iş ve işlemlerin menfaat temini amacıyla kullanıldığı, belediyeye personel alınması, işletme devri/kiralanması, imar, ruhsat, mühürleme, kaçak yapı, malvarlığı edinimi ve belediye taşınmaz satışı süreçlerinde usulsüzlükler bulunduğu, ayrıca belediyeye ait tescil harici/park alanı niteliğindeki bir taşınmazın düşük bedelle satılması suretiyle 21.522.717,40 TL kamu zararı oluştuğuna ilişkin bilirkişi tespiti yapılmış olup, mevcut tespitler doğrultusunda suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma, rüşvet alma-verme, irtikâp, nüfuz ticareti, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, imar kirliliğine neden olma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden soruşturma işlemlerine başlanılmıştır.

Bu kapsamda isnat edilen eylemlerin örgütlü yapı içerisinde işlendiği, örgütün kurucusu ve yöneticisi konumunda bulunduğu değerlendirilen belediye başkanı Bora BALCIOĞLU ile birlikte hareket eden diğer şüphelilerin belediye iş ve işlemleri üzerinde nüfuz kullanarak haksız menfaat temin ettikleri yönünde kuvvetli şüphe bulunması nedeniyle, şüphelilerin yakalanması ve suç delillerinin ele geçirilmesi amacıyla eş zamanlı operasyon icra edilmiş, arama ve el koyma işlemleri yapılmış, bu kapsamda belediye başkanı dahil toplam 17 şüpheli şahıs hakkında gözaltı kararı uygulanmış, soruşturma kapsamında delillerin toplanması, şüpheli ifadelerinin alınması ve suçtan elde edildiği değerlendirilen malvarlığı değerlerinin tespitine yönelik işlemler titizlikle sürdürülmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

MÜSLİM SARI: SÜRECİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ
Mutlak butlan kararının ardından yeniden Genel Başkanlık görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun Parti Sözcüsü olarak görevlendirdiği Müslim Sarı, operasyona ilişkin açıklama yaptı. Sarı, "Silivri Belediyemize yönelik yürütülen soruşturma ve gözaltı sürecini yakından takip ediyoruz. Hukukun üstünlüğü, masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı; demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez temel ilkeleridir. Sürecin siyasi tartışmalardan uzak, şeffaf, tarafsız ve hukuk kuralları çerçevesinde yürütülmesinin takipçisi olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Kayseri'deki kazada ölü sayısı 3'e yükseldi

Kayseri'nin Bünyan ilçesinde iki otomobilin kavşakta çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ölü sayısı 3'e yükselirken, yaralanan 5 kişinin tedavileri devam ediyor

11.06.2026 17:40:00
İhlas Haber Ajansı
Kayseri'deki kazada ölü sayısı 3'e yükseldi
Kayseri'deki kazada ölü sayısı 3'e yükseldi
Kaza, Bünyan ilçesine bağlı Gergeme Mahallesi kavşağında meydana geldi. 38 UV 784 plakalı otomobil ile 60 NK 447 plakalı otomobil kavşakta çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle araçlarda büyük hasar oluşurken, çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık, jandarma, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede kazada otomobilde bulunan 2 kişinin hayatını kaybettiği belirlenirken, yaralanan 6 kişi hastaneye kaldırıldı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan 1'inin daha yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği öğrenilirken, 5 kişinin tedavileri devam ediyor.

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Erden Timur için tahliye kararı

"Kara para aklama" suçlamasıyla tutuklanan eski Galatasaray yöneticisi ve NEF Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur hakkında tahliye kararı verildi

11.06.2026 16:56:00
Haber Merkezi
Erden Timur için tahliye kararı
Erden Timur için tahliye kararı
26 Aralık 2025'te "Futbolda bahis" soruşturması kapsamında gözaltına alınan, 29 Aralık'ta "Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanan Galatasaray Sportif AŞ Başkan Vekili Erden Timur, "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanan eski Galatasaray yöneticisi ve NEF Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur için tahliye kararı verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.