Dolar balonu söndü
Tüm dünya ülkelerini sömürmek için bir araç olarak kullanılan ABD Doları gücünü kaybetti. İtiraf bu defa içeriden geldi. Dünyanın en büyük yatırım bankalarından ABD Merkezli JP Morgan’da Stratejist olan Craig Cohen, doların küresel rezerv para statüsünün yakında biteceğini açıkladı





Dünya ülkelerini onlarca yıldır parasıyla sömüren ABD, bu kapının kapandığı görmeye başladı. ABD Dolarının küresel rezerv para statüsünü kaybettiği, artık içeriden de itiraf ediliyor.
Dünyanın en büyük yatırım bankalarından ABD Merkezli JP Morgan'da döviz, emtia ve faiz stratejisti olan Craig Cohen, doların küresel rezerv para statüsünün yakında biteceğini açıkladı.
Yatırımcı müşterilerini uyaran Cohen, daha fazla dolar yatırımı yerine bu gerçeğe göre pozisyon alınması gerektiğini ifade ederek, "bizim tavsiyemiz diğer G10 Para birimlerine, Asya para birimlerine ve altına daha fazla ağırlık vermek olacaktır" ifadelerini kullandı. Bir medya kuruluşu için kaleme aldığı 'Dolar'ın aşırıya kaçan ayrıcalığının sonuna mı geliyor?' başlıklı makalesinde, ABD parasının yaklaşık 100 yıldır küresel rezerv para olduğunu ve sadece Amerikalıların değil dünyanın her yerinde birçok yatırımcının portföylerinde dolar ağırlığı oluşturarak rahat ettiğini vurgulayan Cohen, "Ancak doların dünyanın hâkim parası olma özelliğini kaybedebileceğine inanıyoruz. Yapısal nedenler ve dönemsel engeller nedeniyle (orta vadede değerini yitirebilir)" uyarısında bulundu.
Asya artık daha güçlü
ABD'nin sürekli hale gelen dış açıklarını dünya çapında geçerli para olan doları basarak ve sürekli borçlanarak ithalat yapıp kapattığını anlatan Cohen, doların hâkim rolünü sürekli olacağına dair bir işaret olmadığının altını çizerek şunları kaydetti: "Aksine binlerce yıl geriye baktığımızda, dünyada 'ekonomik merkez' değiştikçe uluslararası hakim para birimlerinin de değiştiğini görüyoruz. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD küresel üretimin (GSYİH) yüzde 25'inden fazlasını gerçekleştiriyordu. Batı Avrupalı güçleri de eklediğimizde bu oran yüzde 40'a çıkıyordu. Oysa o dönemden sonra ekonomik büyümenin itici gücü ABD ve Batı aleyhine Asya'ya doğru kaydı. Yüksek büyüme ve kararlı reformlar ile Çin bu ekonomik değişimin merkezinde yer alıyor. Son 70 yılda Çin dünya üretimi içindeki payını yaklaşık dört kat arttırarak yüzde 20'ler seviyesine (yani ABD ile aynı düzeye) ulaştırdı ve bu alanda genişlemeye devam etmesi bekleniyor. Çin artık sadece düşük maliyetli ürünler üreten bir imalatçı değil. Son dönemde şirket kararlarının giderek artan bir bölümü teknoloji gibi yüksek katma değerli sektörlerden geliyor. Çin dışında, Hindistan dahil Güney Asya ülkeleri de yüksek büyüme performansları gösteriyorlar."
Altına rağbet arttı
Gelecek on yıllarda dünya ekonomisinin ABD merkezli ve dolar hâkimiyetinde olan bir sistemden Asya'nın daha fazla güç sahibi olduğu yeni bir sisteme geçeceğinin düşünüldüğüne vurgu yapan Cohen, bunun ABD dolarının diğer para birimleri ve altın gibi emtialardan oluşan bir döviz sepetine karşı değer kaybedeceği anlamına geldiğini ifade etti.
Küresel merkez bankalarının rezervlerinde tuttukları dolar miktarına bakıldığında değişimin çoktan başladığının görülebileceğini belirten Cohen, özellikle 2008 krizi sonrasında dünya merkez bankalarının rezervlerindeki dolar miktarının yüzde 64'lerden yüzde 55'lere gerilediğini belirtti.
Küresel merkez bankalarının altın alımlarının da rekor seviyeye yükseldiğini vurgulayan stratejist Cohen, "2018 yılında altın, merkez bankalarından 1971'den bu yana en yüksek talebi gördü. Arka arkaya dört çeyrek dönem yaşanan altın alımları ise kayıtlarda yer alan en yüksek rekor seviyeye ulaştı" dedi.
ABD Dolarını bitiren model

ABD'nin en önemli yatırım bankalarının yetkilileri de artık ABD dolarının küresel rezerv para statüsünü kaybettiğini ifade etmeleri, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin (MEM) başarının bir neticesi.
Çünkü Kapitalist sistemin ve ABD dolarının sömürüsünden kurtulmak isteyen aralarında Çin ve Rusya'nın da bulunduğu 4 milyardan fazla insanın yaşadığı ülkeler için Milli Ekonomi Modeli can simidi olmuş durumda.
2013 yılında Rusya lideri Putin'in davetlisi olarak gittiği Rusya Parlamentosu Duma'da 6 saatlik bir oturumda modelini Rusya'nın siyaset ve bilim insanlarına anlatan Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin formülleri ilk olarak Rusya'da hayata geçmiş olsa da modeli uygulama konusunda Çin, Rusya'yı geride bırakmış durumda.
Kendi aralarında gerçekleştirdikleri dış ticarette ABD dolarını devre dışı bırakarak, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nde ayrıntılarını ortaya koyduğu 'milli paralarla dış ticaret' formülünü hayata geçiren Pekin ve Moskova rezervlerindeki ABD dolarını hızla eritiyorlar.

























































































