logo
16 HAZİRAN 2026

Dolu yağışı neden olur?

Dolu, doğanın güçlü dinamiklerinden biri olarak, atmosferdeki karmaşık süreçlerin bir ürünüdür. Her ne kadar kısa süreli olsa da etkisi büyük olabilir. Bu yüzden dolu riski olan dönemlerde meteorolojik uyarılara kulak vermek ve önlem almak önemlidir.

02.05.2025 15:41:00
Bayram ÇOŞGUN
Dolu yağışı neden olur?
Dolu yağışı neden olur?
Dolu, atmosferde meydana gelen ani sıcaklık farkları ve güçlü dikey hava hareketlerinin bir sonucudur. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında görülen dolu yağışları, güçlü konvektif (yükselici) sistemlerin etkisiyle oluşur. Peki, gökyüzünde bu doğa olayı tam olarak nasıl şekillenir?

Dolu Nasıl Oluşur?
Dolu taneleri, yoğun bulut kümeleri olan kümülonimbus (Cb) bulutlarının içinde oluşur. Bu bulutlar, yerden binlerce metreye kadar yükselerek atmosferin farklı sıcaklık katmanlarına ulaşır. Yeryüzünden yükselen sıcak ve nemli hava, bu bulutların içine girer ve soğuk hava ile karşılaşınca yoğunlaşarak küçük su damlacıklarına dönüşür. Ancak burada süreç farklı işler: Bu su damlacıkları, bulutun içindeki güçlü yukarı yönlü hava akımlarıyla defalarca yükselip alçalır. Her çıktıklarında soğur, donar ve üzerlerine yeni buz katmanları eklenir. Bu şekilde, küçük bir buz çekirdeği zamanla büyüyerek dolu tanesine dönüşür.

Dolu tanesi, artık yukarı yönlü hava akımı tarafından taşınamayacak kadar ağırlaştığında yerçekiminin etkisiyle yeryüzüne düşer. Bu düşüş sırasında taneler genellikle sert ve katı bir yapıda olur, çünkü hala buz formundadır. Dolu tanelerinin büyüklüğü, bulut içindeki hava akımının şiddeti, sıcaklık farkları ve havadaki nem miktarına göre değişiklik gösterir.

Neden Ani ve Şiddetli Olur?
Dolu yağışı genellikle kısa sürelidir ancak oldukça yoğundur. Bunun nedeni, dolu taşıyan bulutların hızlı gelişip kısa sürede etkisini göstermesidir. Genellikle fırtına öncesinde veya sırasında görülen dolu, tarım alanlarında ciddi zararlara, araçlarda hasara ve hatta cam kırılmalarına neden olabilir.

İklim Değişikliği ve Dolu
Son yıllarda dolu olaylarının daha sık ve şiddetli görülmesinde iklim değişikliğinin de etkili olduğu düşünülmektedir. Atmosferdeki genel ısınma, buharlaşmayı artırmakta; bu da daha fazla nem ve daha güçlü fırtına sistemleri anlamına gelmektedir. Bu durum, dolu gibi ani ve şiddetli hava olaylarının sayısında artışa yol açabilir.


Kaybolan çobanın cesedi 6 gün sonra bulundu


Erzurum'un Horasan ilçesinde 6 gün önce kayıp ihbarı yapılan 17 yaşındaki çobanın cesedi, Aras Nehri'nde bulundu.

16.06.2026 09:27:00
AA
Kaybolan çobanın cesedi 6 gün sonra bulundu
Kaybolan çobanın cesedi 6 gün sonra bulundu

Erzurum'un Horasan ilçesinde 6 gün önce kayıp ihbarı yapılan 17 yaşındaki çobanın cesedi, Aras Nehri'nde bulundu.

Pirali Mahallesi Hiran Mezrası'nda hayvanlarını otlatırken kaybolan çoban Okan Koç'un bulunması için yürütülen çalışmalar kapsamında, AFAD ve jandarma ekipleri ile dalgıçlar, Aras Nehri ve çevresini botlarla araştırıp dürbünlerle de bölgeyi taradı.

Kars İl Jandarma Komutanlığından 25 personelin de bölgedeki ekibe destek verdiği çalışmalar, 100'den fazla personelle sürdürüldü.
Kaybolduğu belirtilen yerden yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta Aras Nehri'nde genç çobanın cansız bedeni bulundu.

Pirali Mahallesi kırsalında 10 Haziran'da hayvanlarını otlatan Okan Koç'un kaybolduğu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirilmiş, bölgeye yönlendirilen ekipler arama çalışmalarına başlamıştı.

Yazın çocukları bekleyen üç ciddi tehlike


 
Yaz mevsimi çocuklar için tatil, açık hava oyunları ve deniz keyfi anlamına gelse de bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. 

16.06.2026 00:13:00
MURAT ÇORBACI
 Yazın çocukları bekleyen üç ciddi tehlike
 Yazın çocukları bekleyen üç ciddi tehlike

Yaz mevsimi çocuklar için tatil, açık hava oyunları ve deniz keyfi anlamına gelse de bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Artan sıcaklık, bozulan besinler ve havuzlardaki yetersiz hijyen koşulları gibi etkenler bazı hastalıkların daha sık görülmesine neden olabiliyor. Sıcak çarpması, yaz ishali ve dış kulak yolu iltihabı, yaz aylarında çocuklarda en yaygın görülen üç önemli hastalığı oluşturuyor. Bu hastalıklar zamanında tedavi edilmediğinde çocukların genel sağlık durumlarını ciddi şekilde etkileyebiliyor.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Altay Yücel, aslında alınacak olan basit önlemlerle yaz aylarında gelişebilecek hastalıkların önlenebileceğine dikkat çekerek, "Bu önlemler arasında güneş ışınlarının yeryüzüne dik geldiği öğle saatlerinde bebekleri dışarı çıkarmamak, daha büyük çocuklarda şapka, gözlük ve güneş kremi kullanmak büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, havuz yerine denizi tercih etmek ve sıcak havalarda riskli gıdalardan kaçınmak da kilit rol oynamaktadır" dedi. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Altay Yücel, yaz aylarında en yaygın görülen üç hastalığı anlattı.

1. sıcak çarpması

Yaz aylarının en tehlikeli sağlık sorunlarından biri olan sıcak çarpması özellikle uzun süre güneş altında kalan, yeterince su tüketmeyen veya kapalı ve havasız ortamlarda bulunan çocuklarda görülüyor. Sıcak çarpmasının belirtileri arasında yüksek ateş, baş ağrısı, halsizlik, baş dönmesi, bulantı ve bilinç bulanıklığı yer almaktadır. Şüpheli durumlarda çocuğun derhal gölgeye alınması ve tıbbi yardım istenmesi gerekmekte. Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 11.00-16.00 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkmamak gerekiyor.

2. Yaz ishali

Yazın gelmesiyle birlikte artan hava sıcaklıkları nedeniyle yaz ishali de çocuklarda oldukça yaygın görülüyor. Yaz ishali mikroplarla kirlenmiş su ve gıdaların tüketilmesi sonucu gelişen bağırsak enfeksiyonu olarak tanımlanıyor. Mikroorganizma barındıran içme suları veya yutulan deniz ve havuz suyu, iyi yıkanmamış çiğ sebze ve meyvelerin yanı sıra sıcakta çabuk bozulan tavuk, deniz ürünleri, et, salata sosları, süt ürünleri ve kremalı pastalar tüketmek ishale neden olabiliyor. 6-12 ay arası bebekler ve 5 yaş altındaki çocuklar bağışıklık sistemleri henüz tam gelişmediği için yaz ishaline daha sık yakalanıyor. Yaz ishalini önlemek için ellerin sık sık sabunlu suyla yıkanması gerekiyor. Dahası açıkta satılan ve riskli gıdalardan (tavuk, sütlü tatlılar, deniz ürünleri) uzak durulmalı.

1. Dış kulak enfeksiyonu

Dış kulak yolu enfeksiyonu yaz aylarında çocuklarda sık görülen bir diğer sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Deniz ve özellikle havuz suyu içindeki mikroplar, yüzme sonrası dış kulak yolunun ıslak kalması, kulak çubukları ile kulak yolu mukozasının zarar görmesi dış kulak yolu enfeksiyonuna yol açabiliyor. Kulakta tıkanıklık hissi, şiddetli ağrı, akıntı ve hafif işitme kaybı belirtileri arasında yer alıyor.

‘Onurlu Dönüş’ yalanmış

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz'ın sığınmacıların Türkiye'de kalacağına yönelik açıklamalarına sert tepki gösterdi

15.06.2026 22:02:00
Haber Merkezi
‘Onurlu Dönüş’ yalanmış
‘Onurlu Dönüş’ yalanmış
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz'ın sığınmacıların Türkiye'de kalacağına yönelik açıklamalarına sert tepki göstererek, "Türk milleti artık uyanmaz ise tarihinin en karanlık kabuslarından birisini yaşayacak" dedi.

Büyükelçi Nuh Yılmaz'ın Açıklaması



Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz, yaptığı konuşmada Suriyeli sığınmacıların tamamının ülkelerine gönderilmeyeceğine işaret etti. Yaklaşık 700 bin Suriyelinin ülkesine döndüğünü belirten Yılmaz, Türkiye'de kalmaya devam edecek milyonlarca Suriyelinin ise Türkiye-Suriye ilişkilerinin geliştirilmesine köprü olarak katkı sağlayacağını savundu

Ümit Özdağ'ın Sert Tepkisi

Büyükelçi Yılmaz'ın açıklama videosunu sosyal medya hesabından paylaşan Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, hükümetin geçmişteki söylemlerini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

"Hani savaş bitince döneceklerdi? Hani geri dönüşleri teşvik ediyorduk? Yıllarca Türk milletini 'savaş bitince dönecekler' diye oyalayanlar, şimdi kalacaklarını açık açık söylüyorlar. Türk milleti artık uyanmaz ise tarihinin en karanlık kabuslarından birisini yaşayacak."

Onurlu dönüş!



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sığınmacılar konusunda Türkiye'nin resmi politikasının "gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüş" olduğunu vurgulayarak, "Muhacirlerin gönüllü geri dönüş sürecini tarihimize, kültürümüze ve ev sahipliğimize yaraşır şekilde yöneteceğiz" demişti.

Erdoğan, Suriye'deki iç dinamikler ve güvenli bölgelerin genişlemesiyle birlikte geri dönüşlerin hızlanacağını ifade ederek: "Suriye istikrara kavuştukça gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşler de artacaktır. Suriyeli kardeşlerimizin vatan hasretinin artık yavaş yavaş son bulacağına inanıyorum" cümlelerini kurmuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Türkiye için zirveler yılı olacağını söyledi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu senenin her alanda Türkiye için zirveler yılı olduğunu ifade edip "Kimsenin motivasyonumuzu bozmasına müsaade etmeyeceğiz" dedi.
 

15.06.2026 14:54:00
Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Türkiye için zirveler yılı olacağını söyledi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Türkiye için zirveler yılı olacağını söyledi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Havalimanı'nda düzenlenen Ankara Havalimanı ve Bağlantı Yolları açılış törenine katıldı.

Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşen Ankara Havalimanı'nın açılışı yapıldı. Yeni açılan havalimanıyla Esenboğa Havalimanı'ndaki trafiğin rahatlayacağını dile getiren Erdoğan, Ankara Havalimanı'na ilişkin bilgiler verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarının satırbaşları şöyle:

"2026 senesi her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ediyor.
Bizler de tüm kurumlarımızla bu önemli senenin hakkını verebilmek için canla başla çalışıyoruz. Sadece 86 milyon vatandaşımız değil, kaderini kaderimizle bir gören kardeşlerimizin güçlü yarınları için uğraşıyoruz. Kimsenin motivasyonumuzu bozmasına müsaade etmeyeceğiz.

7-8 Temmuz tarihlerinde NATO Liderler Zirvesi'ne Ankaramızda ev sahipliği yapacağız. Sadece ev sahipleri yapacağı uluslararası etkinliklerde değil, Türkiye'nin çekim merkezi olma vasfı yabancı heyet ziyaretlerinde de görülüyor. Ankara'nın diplomasi trafiğinde konumu güçleniyor. Türkiye'nin küresel siyasetteki ağırlığı arttıkça Ankara'ya ziyarete gelen yabancı heyetlerin sirkülasyonu artıyor. Diplomasinin kalbi Ankara'da atacak.

Ankara Havalimanı'nın hizmete girmesiyle Esenboğa'nın hem havayolu hem de karayolu olarak bir rahatlama olacaktır. Ankara Havalimanı ile Başkentimize yeni bir proje kazandırmakla kalmadık, bir eseri de ihya ettik.

Burayı uçuşlara uygun hale getirmek üzere iki etap halinde planladığımız projeyi 8 ayda başarıyla tamamladık.

Pist uzunluğunu 3 metreye, pist genişliğini ise 60 metreye çıkardık. Pist başlarına 15 bin metrekare büyüklüğünde iki adet dönüş cebi inşa ettik. 44 uçağın eş zamanlı olarak güvenle park edebileceği yüksek kapasite oluşturduk. Pist ve taksi yollarının aydınlatma sistemleri, levhaları, uluslararası sivil havacılık örgütü standartlarına göre modernize edildi. Tüm bu çalışmalarla Ankara Havalimanımızı hazır hale getirdik.

Bugün hizmete verdiğimiz diğer yatırımlarımız Başkent Havacılık Köprüsü ve bağlantı yollarıdır. Başkent Havacılık Köprüsü YHT hattı üzerine inşa edilmiştir."

MİT Başkanı Kalın'dan "ABD-İran anlaşması" açıklaması: Temkinli bekleyiş içindeyiz, önümüzdeki süreç zorlu olacak

MİT Başkanı İbrahim Kalın, ABD ve İran arasında varıldığı duyurulan anlaşmayla ilgili olarak açıklamasında "Temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz. Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak" dedi

15.06.2026 14:16:00
Haber Merkezi
 MİT Başkanı Kalın'dan "ABD-İran anlaşması" açıklaması: Temkinli bekleyiş içindeyiz, önümüzdeki süreç zorlu olacak
 MİT Başkanı Kalın'dan "ABD-İran anlaşması" açıklaması: Temkinli bekleyiş içindeyiz, önümüzdeki süreç zorlu olacak
MİT Başkanı İbrahim Kalın, ABD ve İran arasında varıldığı duyurulan anlaşmayla ilgili olarak açıklamasında "Temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz. Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak" dedi.

MİT Başkanı Kalın, ABD-İran anlaşmasıyla ilgili olarak açıklamada bulundu.

"Dün akşam Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında anlaşmanın var olduğuna dair haber hepimiz tarafından memnuniyetle karşılandı," diyen Kalın, "Ama temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz. Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak." diye ekledi.

Kalın açıklamasında "Bu süreçte destek veren başta Pakistan ve Katar olmak üzere bu konuda kararlılık gösteren tüm ülkeleri ve liderlerini kutluyoruz. Umarız bundan sonraki süreç barışın inşası olur ve Ortadoğu'da kalıcı barışın tesisi için önemli bir adım olur." ifadelerini kullandı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş parti kurmaylarıyla birlikte Bursa'da Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği RUMELİSİAD'ı ziyaret etti

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş parti kurmaylarıyla birlikte Bursa'da Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği RUMELİSİAD'ı ziyaret etti. Başkan Murat Evke tarafından karşılanan BTP lideri önce RUMELİSİAD'ın Rumeli Parkı'nı gezdi. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş parkta, Balkanlar'daki Türk-İslam ve Osmanlı eserlerinin minyatürlerini inceledi

15.06.2026 14:07:00 / Güncelleme: 15.06.2026 14:13:35
Haber Merkezi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş parti kurmaylarıyla birlikte Bursa'da Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği RUMELİSİAD'ı ziyaret etti
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş parti kurmaylarıyla birlikte Bursa'da Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği RUMELİSİAD'ı ziyaret etti
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş parti kurmaylarıyla birlikte Bursa'da Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği RUMELİSİAD'ı ziyaret etti. Başkan Murat Evke tarafından karşılanan BTP lideri önce RUMELİSİAD'ın Rumeli Parkı'nı gezdi. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş parkta, Balkanlar'daki Türk-İslam ve Osmanlı eserlerinin minyatürlerini inceledi.

"Türkiye aslında bir Balkan ülkesidir"

Daha sonra görüşmeye geçildi. BTP lideri Hüseyin Baş, "Türkiye aslında bir Balkan ülkesidir. Biz ne tam anlamıyla bir Avrupa ülkesiyiz ne de bir Ortadoğu ülkesi. Müziğiyle, kültürüyle, mimarisiyle, sanatıyla ve insan yaşayış biçimiyle yoğun bir Balkan esintisi taşımaktayız" derken RUMELİSİAD Başkanı Evke, "Toplamda 60 bin çalışanı istihdam eden ve yıllık ticaret hacmi 2,5 milyar doları bulan, 330 üyeden oluşan bir derneğiz. Bünyemizde sanayiciler, inşaatçılar, tekstilciler, mobilyacılar ve daha birçok sektörden temsilciler bulunmaktadır. Toplam 36 farklı sektörde hizmet veren üyelerimiz vardır. Balkanlara yönelik hissiyatımız yalnızca ekonomik değildir; kültürel boyutu da vardır. Ekonomik ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi hususunda Balkanlarla ciddi temas hâlindeyiz" ifadelerini kullandı.






BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş RUMELİSİAD ziyaretinde yaptığı değerlendirme şöyle;

"Devlet dediğiniz millettir"

"Devleti toplum olarak tanımlarım. Türkiye'de bu anlayış son yıllarda biraz farklılaşmıştır. Devlet ve millet ayrı kavramlarmış, devlet milletin sahibiymiş gibi bir yönetim ve işleyiş anlayışı ortaya çıkmıştır. Ben buna bütünüyle karşıyım. Çünkü devlet dediğiniz millettir ve devletin sahibi de millettir. Şeyh Edebali'nin 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' düsturu da bunun bir başka ispatıdır. Velhasıl, biz de bu köprüyü görmek adına bir siyasi yolculuk yapıyoruz.






"Ekonomi dengesini kaybetmiş durumdadır"

Piyasada mali açıdan ciddi bir zorluk ve problem bulunmaktadır. Üstelik bu sorun çözülememektedir. Normal şartlarda kriz dediğimiz süreç bir yıl, belki iki yıl sürer; en fazla üç yıl sürsün diyelim ancak Türkiye belki de on yıldır derin bir krizin içerisindedir. Son bir ya da bir buçuk yıldır dövizin ciddi şekilde baskılanmış olması da ihracat açısından rekabeti zorlaştıran bir unsur hâline gelmiştir. Dövizi serbest bıraksanız bu kez ithalata dayalı iç piyasa ciddi bir sorunla karşı karşıya kalacaktır. Ekonomi dengesini kaybetmiş durumdadır. Hiç kimse aldığı maaştan memnun değildir. Hatta bırakın maaşı; ailenizle bir yemeğe gitseniz gelen hesap sizi şaşırtıyor. Hesabı ödeyen 'Bu kadar para mı ödenir?' diyor. İşletmeci ise parayı alırken 'Bu parayla para kazanamıyoruz.' diyor. Bu durum mobilya sektöründe de böyledir, diğer sektörlerde de.






"Millî Ekonomi Modeli, mevcut ekonomik anlayışlardan farklı bir perspektif ortaya koymaktadır"

Bu noktada Prof. Dr. Haydar Baş'ın 2004 yılında kaleme aldığı Millî Ekonomi Modeli, dünyadaki mevcut ekonomik anlayışlardan farklı bir perspektif ortaya koymaktadır. Bu model üzerine 11 farklı uluslararası kongre gerçekleştirilmiştir. Modelin temel farklılıklarından biri, dünyada hâkim para birimi olan Amerikan doları yerine millî paralarla ticaret yapılmasını savunmasıdır. Bugünlerde dünyada sıkça duyduğunuz bu fikir ilk kez Millî Ekonomi Modeli'nde yer almıştır. Buna göre devletler ticaret yaparken Amerikan doları yerine kendi millî para birimlerini kullanmalıdır. Nitekim Venezuela'da Nicolás Maduro'ya yönelik girişimlerin temelinde, Çin ile Venezuela'nın kendi millî para birimleriyle ticaret yapmasıydı. Bugün bu durum, Amerika Birleşik Devletleri'ni ciddi şekilde rahatsız eden bir mesele hâline gelmiştir.






"Devlet piyasaya yatırımcı ve vatandaş lehine müdahil olmalı"

Sanayi güçlenmeden ve yatırım yapılmadan bir ülkenin kalkınması mümkün değildir. Türkiye'de yabancı yatırımcı beklenmektedir. Buna itirazımız yok. Ancak yerli yatırımcı ülke dışına giderken yabancı yatırımcı çekmeye çalışmak doğru değildir. Mısır'la ticaret yapan bir arkadaşım, 'Uçağa biniyorum, herkes Türk tekstilci.' diyor. Tekstilciler Mısır'a gidiyor. Yarın diğer sektörler de farklı ülkelere yönelebilir. İnsanlar Avrupa'ya, örneğin Bulgaristan'a gidiyor. Bu durum değiştirilebilir. Bunun için devletin mutlak surette ön ayak olması, teşvik etmesi ve yatırımcının önünü açması gerekir. Bu, bugün teşvik olmadığı anlamına gelmez. Teşvikler vardır; ancak demek ki yeterince tahrik edici değildir. Eğer yatırımcıyı veya iş insanını harekete geçiremiyorsanız, verdiğiniz teşvik yeterince etkili değildir. Dolayısıyla devletin piyasaya yatırımcı ve vatandaş lehine müdahil olduğu bir model savunulmaktadır. Biz de parti olarak bunu destekliyoruz.








Ziyaretin sonunda BTP liderine Atatürk'ün, "Muhacirler, kaybedilmiş topraklarımızın aziz hatıralarıdır" sözünün yer aldığı plaket ve Balkanlardan göçü anlatan 'Ölüm ve Sürgün' kitapları hediye edildi.
BTP lideri ise RUMELİSİAD Başkanı Murat Evke'ye Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli kitabını hediye etti.













İBB davasının 50. gününde İmamoğlu'ndan Bakan Gürlek'e Fatoş Pınar Türker çağrısı

Aralarında tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 68’i tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davası, 50’nci gününde devam ediyor

15.06.2026 13:11:00
Haber Merkezi
İBB davasının 50. gününde İmamoğlu'ndan Bakan Gürlek'e Fatoş Pınar Türker çağrısı
İBB davasının 50. gününde İmamoğlu'ndan Bakan Gürlek'e Fatoş Pınar Türker çağrısı
Aralarında tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 68'i tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davası, 50'nci gününde devam ediyor. Duruşmada söz alan İmamoğlu, geçen hafta çıplak arama ve savcının tehdidine maruz kaldığını söyleyen İBB iştiraki Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker hakkında, "AK Parti Grup Başkanvekili'nin duyarlılığını, İçişleri Bakanı'nın hassas bir şekilde ele almasını önemsiyorum. Aynı hassasiyeti Adalet Bakanı'ndan da bekliyorum. Bir savcı, bir anneyi çocuğuyla tehdit etti. SEGBİS kaydı ile bu iddia ortaya çıkabilir. Üstü örtülecek bir şey değil, işlem başlatılmasını bekliyorum" dedi.

Geçen hafta, Medya A.Ş.'nin eski genel müdürleri Elif İpek Atayman ve Fatoş Pınar Türker'in de aralarında olduğu tutuklu sanıkların savunmaları ve sorgularıyla tamamlanmıştı. Bugün Fatoş Ayık'ın yarım kalan sorgusuyla devam edecek. Daha sonra İBB Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Taner Çetin ve İBB Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı Halkla İlişkiler Şube Müdürü Serap Karay'ın savunmasına geçilmesi bekleniyor.

Duruşmada Ayık'ın sorgusuna geçilmeden önce İmamoğlu söz aldı. "Asrın yolsuzluğu denilen davada neler yaşadığımız kamuoyunun gözü önünde oluyor" diyen İmamoğlu, bu hafta yapılacak tutukluluk incelemesinde mahkeme heyetine vicdanlı karar vermesi çağrısında bulundu. Özellikle hasta ve kadın tutuklular için hassasiyet gösterilmesi gerektiğini belirten İmamoğlu, "Savunmasını yapan arkadaşlarımızın bir fırsat elde etmesini talep ediyorum" dedi.

İmamoğlu ayrıca, "AK Parti Grup Başkanvekili'nin duyarlılığını, İçişleri Bakanı'nın hassas bir şekilde ele almasını önemsiyorum. Aynı hassasiyeti Adalet Bakanı'ndan da bekliyorum. Üstü örtülecek bir şey değil, işlem başlatılmasını bekliyorum" dedi.

Murat Ongun'dan Fatoş Ayık'a: Sizi kuruma ben mi yerleştirdim?
İmamoğlu'nun ardından Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, Fatoş Ayık'a "Ben ya da Emrah Bağdatlı'nın bir baskı yaptığına şahit oldunuz mu, sizi kuruma ben mi yerleştirdim?" diye sordu. Ayık, "Hayır" yanıtını verdi.

Ongun'dan sonra İmamoğlu da, "Bir suç örgütü iddiası ortaya atılıyor. Kendimi eleştiriyorum, buradaki ifadeleriyle kendilerini tanıma fırsatı buluyorum, örgüt üyesi olduklarını öğreniyorum. Daha önce tanışmış mıydık?" diye sordu. Ayık bu soruyu da "Hayır" diyerek yanıtladı. Bunun üzerine İmamoğlu, "Bu ülkenin hazinesini teslim edeceğimiz kadınları dinliyorsunuz" dedi.

Fatoş Ayık'ın avukatı: İnsan haklarına, insan onuruna aykırı şeyler oldu
Ayık'ın avukatı Uğur Güner, savunmasına başladı. "15 aydır tutukluyuz, bundan önce sadece 15 dakika konuştuk" diyen avukat Güner, "İnsan haklarına, insan onuruna aykırı şeyler oldu. İfademizi alan savcı, soruşturma savcısı değildi. Tutuklandıktan sonra önce Silivri'ye konuldu, sonra Gebze'ye gönderildi. Avukatlarına bile haber verilmedi" ifadelerini kullandı.

Kurucaşile'de plajda silahlı insansız hava aracı bulundu

Bartın-Kastamonu sınırında yer alan Kapısuyu Plajı'nda silahlı insansız hava aracı bulundu

15.06.2026 00:47:00
İhlas Haber Ajansı
Kurucaşile'de plajda silahlı insansız hava aracı bulundu
Kurucaşile'de plajda silahlı insansız hava aracı bulundu
Bartın-Kastamonu sınırında yer alan Kapısuyu Plajı'nda silahlı insansız hava aracı bulundu.

Bartın'ın Kurucaşile ilçesine bağlı Kapısuyu Plajı'na mühimmat yüklenebilen insansız hava aracı vurdu.



Plaj boşaltılırken, jandarma ekipleri çevrede yoğun güvenlik tedbirleri aldı. İnsansız hava aracında mühimmat bulunduğu öğrenilirken, uzman ekipler tarafından mühimmatın kontrollü olarak imha edileceği öğrenildi.



İnsansız hava aracının, Ukrayna-Rusya savaşında denize düşen silahlı insansız hava araçlarından olduğu tahmin ediliyor.

Beyaz et sektöründeki fiyat artışlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 29 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Beyaz et sektöründeki fiyat artışlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 29 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

14.06.2026 18:41:00
Haber Merkezi
  Beyaz et sektöründeki fiyat artışlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 29 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
  Beyaz et sektöründeki fiyat artışlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 29 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul Emniyet emniyeti Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında tavuk eti sektöründe faaliyet gösteren firmalar hakkında inceleme başlatıldı. Rekabet Kurulu kararları ile Ticaret Bakanlığı'ndan temin edilen bilgi ve belgeler doğrultusunda yapılan incelemelerde, bazı şüphelilerin piyasadaki rekabeti doğrudan veya dolaylı olarak engelledikleri değerlendirildi. Bunun üzerine ekipler, 12 Haziran günü İstanbul, merkez olmak üzere Balıkesir, Bolu, Ankara, Uşak, Bursa, İzmir, Samsun, Kocaeli, Manisa, Gaziantep, Sakarya ve Muğla'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda 29 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında başlatılan soruşturma ve tahkikat işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

Soruşturma kapsamında daha önce 8 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, aralarında Banvit, Erpiliç, Gedik Tavukçuluk ve Lezita Gıda'nın da bulunduğu 13 şirkete denetim kayyımı atanmıştı. Operasyonda 32 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Ordu'da sağanak nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı

Ordu'nun Ünye ilçesinde sabah saatlerinde etkili olan sağanak yağışta cadde ve sokaklar su altında kalırken, bazı iş yerlerini ve evleri su bastı. İlçede bir binanın istinat duvarı da çöktü

14.06.2026 17:46:00
İhlas Haber Ajansı
Ordu'da sağanak nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı
Ordu'da sağanak nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı
Ünye'de sabah saatlerinde etkisini artıran sağanak nedeniyle birçok noktada su birikintileri oluştu. Özellikle Çınarlık, Kaledere, Fevzi Çakmak ve Saraçlı mahallelerinde yağışın etkisi yoğun şekilde hissedildi. Caddeler göle dönerken, bazı iş yerlerini su bastı. Yağış nedeniyle giriş katlarda bulunan bazı evlerde de su baskınları meydana geldi. İhbarlar üzerine bölgeye sevk edilen Ordu Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri ile Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (OSKİ) ekipleri, vidanjörlerle su tahliye çalışması gerçekleştirdi. Ekipler, su baskınlarının yaşandığı noktalarda vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için çalışma yaptı.

4 katlı binanın istinat duvarı çöktü

Öte yandan Saraçlı Mahallesi Menteşe Sokak'ta 4 katlı bir binanın istinat duvarı, aşırı yağış nedeniyle çöktü. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bölgede güvenlik önlemleri alınırken, çevrede inceleme başlatıldı. İstinat duvarının yıkıldığı binada oturan Azmi Uçur, "Üst tarafta çektiğimiz istinat duvarı çöktü. Duvarımız tuğladan olduğu için yağmurdan dolayı göçtü. Polisler geldi, inceleme yaptılar. Şu anda bize bir şey demediler. Yukarıdaki binada dört hane, bizim binada ise beş hane var" dedi.

Bölgede yağış devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.