logo
21 TEMMUZ 2026

Dünya hayatı sizi aldatmasın

Fıtratın derinliklerinden gelip, selim aklı muhatap alan, şu suallerden hiçbir fıtrat sahibi insan kurtulamaz

20.07.2026 00:09:00
Haber Merkezi
 
Dünya hayatı sizi aldatmasın
Dünya hayatı sizi aldatmasın
"Fıtratın derinliklerinden gelip, selim aklı muhatap alan, şu suallerden hiçbir fıtrat sahibi insan kurtulamaz;

Ben neyim?

Nereden geliyorum?

Niçin geliyorum?

Nereye gidiyorum?

Ne olacağım?

Bu suallere muhatap olmak bir zaruret, bir mecburiyettir. Bunlar insanın mesuliyet ve mükellefiyetinin temelini oluşturur. Âlemi ve âlemdeki gayeyi, hikmeti anlamaya insanı sevk eden de bu suallerdir." (Prof. Dr. Haydar Baş İslam'da Zikir sh:4)







Cenab-ı Hak bu gerçeği şöyle işaret eder; "Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları oyun olsun diye yaratmadık. Biz, onları ancak ve ancak gerektiği gibi yarattık ama insanların çoğu bilmezler…" (Duhan Suresi 38–39)

"Dünya hayatı sizi aldatmasın…" (Lokman Suresi 33)

"İnsan başıboş bırakıldığını mı sanır?"(Kıyamet Suresi 36)

"Yeryüzünde olan şeyleri, insanların hangisinin daha iyi iş işlediğini ortaya koyalım diye yeryüzü için süs yaptık." (Kehf Suresi 7)

"Rabbi'nin adını an, her şeyden kalbini boşaltarak bütün mevcudiyetinle O'na yönel." (Müzemmil Suresi 8)

"Haberiniz olsun ki kalpler ancak Allah'ı zikirle tatmin olur." (Rad Suresi 28)

"O namazı kılıp, bitirdiğiniz zaman, ayakta iken, otururken ve yanlarınız üzerinde iken allah'ı zikredin." (NİSA Suresi 103)







Her daim imtihan halindeyiz

"Kul, Hakk'a olan seyri ve sülükünde her dem imtihan halindedir. Bu imtihan kimi zaman bela ve musibet cihetiyledir, kimi zaman nimetler yönündendir. Kul bela imtihanına sabır zırhını giyerek çıkar. Nimetlerdeki imtihana ise nimetin cinsinden olan ciddi bir şükrü gerektirir. Ömür imtihanı ise ya sabır veya şükür ile kazanılır…"  (İman ve İnsan sh:77)







O eşikten asla ayrılmamalıyız

"Kul hiçbir şart ve hiçbir halde Rabbinin mağfiret eşiğinden ayrılmamalıdır. Ne affedilmişliğin getireceği şımarıklık ve gevşeklik, nede bağışlanma ümidinin yokluğuyla gelecek olan küskünlük ve Hakk'a dargınlık çıkış yolu değildir, çıkmaz sokaktır.

Bu sebeple kul tövbeye sarılmalı ve her dem Rabbinin rahmet kapısını güzel amellerle, rahmeti celbedecek samimi ve ihlâslı gayretlerle çalmalıdır. Asla ümidini yitirmemelidir. Zira ancak kâfir olan Hak'tan ümidini yitirir." (İman ve İnsan sh:85)







Ucup tehlikesi

"Ucup, (kendini beğenme, kibir, gurur) Allah'a (c.c) kulluk yolunda fark edilmesi zor, büyük tehlikelerdendir.

Allah'a kullukta esas insanın, kendini hiç görmesi ve Allah'ın varlığında yok olmasıdır. Kulluktan maksat, ucubu yenmek, Allah (c.c) için, Allah (c.c) adına iş görebilmektir." (İman ve İnsan sh:119)







Besmele her işin anahtarıdır

"Besmele, her işin Allah (c.c) adıyla fethedilmesi için elimize verilmiş bir anahtardır. Bu anahtarı kullanabilmek için evvela Allah (c.c) adını kalbimizde sımsıkı tutmamız gerekir.

İbadet etmeyen insan, ruhunun yurdunu ziyaret etmemiş demektir. Hakk'ın nimetlerinin şükrünü eda edemeyen bir gün onların elinden kayıp gittiğinin farkına varır. Nimet gelir, şükrü göremezse gider. Sedef, aza kanaat ettiği için Allah (c.c) içini inci ile doldurdu.







Herkes gücü yettiğinden sorumludur

Nefsin kaldıramayacağı yükü Allah (c.c) teklif etmez. İnsan, kendi kıymetini Allah'ın sesine kulak verdiği zaman anlar.

Şeytan, Allah'tan (c.c) uzak kalmışların sırrıdır. Allah (c.c) ile kulun ademiyeti arasında en büyük perde nefistir. Nefsini bilen, Rabbini bilir.

Her zaman, her yerde, her nefeste Hak ile olmak, durmaksızın Hakk'ı zikir ve fikir eylemek, masivayı unutup murakabeye gitmek, kalbin içinde üns huzuruna erişmek ne güzeldir.

İhsan, daim zikir ile öyle bir makama ulaşır ki, kalbinde ledünni ilimler çiçeklenmeye başlar. Haz içinde kalır. Bütün hücreler ilahi aşkla dolar. Sureti halk olur, manası Hak ile olur" (İslam'da Zikir (takdim)

Mutlaka görülmesi gereken nadide güzellik


 
Artvin'in ve Türkiye'nin en görkemli turizm merkezlerinden Borçka Karagöl Tabiat Parkı'nda ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor.

18.07.2026 12:21:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Mutlaka görülmesi gereken nadide güzellik
Mutlaka görülmesi gereken nadide güzellik

Borçka ilçe merkezine 27 kilometre uzaklıktaki Borçka Karagöl Tabiat Parkı, yaz döneminde yurt içi ve yurt dışından gelen ziyaretçilerini ağırlıyor.







Günde binlerce turistin ziyaret ettiği 368 hektar alana sahip tabiat parkı, Karagöl'ü, bozulmamış doğası, yaşlı ormanları, zengin bitki örtüsü ve yürüyüş yollarıyla doğa tutkunlarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.







Bahar ve yaz aylarında yeşilin, sonbaharda ise sarı, turuncu, kırmızı ve kahverenginin onlarca tonunu sergileyen tabiat parkı, göl çevresindeki ağaçların gölgelerinin suya yansımasıyla ziyaretçilerine görsel şölen sunuyor.







Göl üzerinde yapılan kayık gezintisi de ziyaretçilerden yoğun talep görüyor.







Bütün güzellikler burada

Çanakkale'den bölgeye gelen ve Karagöl'ü gezen Şükrü Ataç, Karadeniz'in doğal güzelliklerini görmek amacıyla kente geldiklerini ve en çok etkilendikleri yerlerden birinin Karagöl olduğunu söyledi. Bölgenin temiz havası ve eşsiz doğasını çok beğendiklerini dile getiren Ataç, "Karadeniz'in güzelliklerini görmek için geldik. Gerçekten çok mutlu olduk. Cenab-ı Allah tabiatın bütün güzelliklerini buralara vermiş. Çok güzel günler geçiriyoruz" dedi. Ataç, doğal alanların gelecek nesillere aktarılması gerektiğine işaret ederek, "Buraları çok iyi korumalıyız. Dünyanın su sıkıntısı yaşayacağı bir dönemde böyle bir coğrafyaya sahip olmak büyük bir nimet. Karagöl dünyanın cenneti. İnşallah bu güzellikleri korumayı başarırız" ifadelerini kullandı.






Gezi hayatındaki eksik parça tamamlandı

İzmir'den gelen Birol Kutkan da doğal güzelliğine hayran kaldığı Karagöl'ün herkesin rotasında yer alması gerektiğini belirtti. Karagöl'ün beklentilerinin üzerinde bir doğaya sahip olduğunu ifade eden Kutkan, "Buraya gelince sanki gezi hayatımdaki eksik bir parça yerine oturdu. Muhteşem bir manzara, eşsiz bir yeşillik var. Gölün kıyısındaki doğal koylar, balıklarla dolu alanlar insanı adeta büyülüyor" dedi.







Kutkan, uzun yıllar dağcılık ve doğa yürüyüşleri yaptığını, buna rağmen Karagöl'ü daha önce keşfedememiş olmasına şaşırdığını dile getirerek, "Eminim benim gibi burayı henüz bilmeyen çok kişi vardır. Kesinlikle herkesin rotasında olması gereken bir yer" diye konuştu.

Batının ‘insan hakları’ istismarı

İnsan hakları konusu özellikle bugün demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkeleri ile beraber uluslararası ilişkilerde farklı amaçlarla kullanılmaktadır

18.07.2026 00:38:00
Haber Merkezi
 
Batının ‘insan hakları’ istismarı
Batının ‘insan hakları’ istismarı
İnsan hakları konusu özellikle bugün demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkeleri ile beraber uluslararası ilişkilerde farklı amaçlarla kullanılmaktadır.

Bu husus dünya ülkelerinin insan hakları ihlalleri konusunda hazırladıkları raporlarda da görüldüğü gibi tamamen siyasi bir boyut kazanmıştır.

Mesela, Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin insan hakları konusunda birbirlerini eleştirdikleri örneğine hemen hemen hiç rastlanmamaktadır.







Oysa bu ülkelerdeki bazı insan hakları ihlalleri hakkında Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşların pek çok raporu var. AB üyesi ülkelerin birçoğu hakkında Avrupa İnsan Hakları Divanı'nda, İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ihlal edildiği gerekçesiyle açılmış pek çok dava ve verilmiş karar mevcuttur. 

Avrupa İnsan Hakları Divanı'nda İtalya aleyhindeki başvurular Türkiye'nin yedi misli, Fransa aleyhindekiler Türkiye'nin üç misli, İngiltere aleyhindekiler de Türkiye'den çok fazla olmasına rağmen, AB üyeliği konusunda Türkiye'nin önüne getirilen ilk mesele insan hakları ihlalleridir.

Bu bağlamda, Lozan'da azınlık olarak sayılmayanlara azınlık statüsünde haklar verilmesi ve böylece Türkiye'nin parçalanmasının önünü açacak düzenlemelerin insan haklarıdır denilerek yerine getirilmesinin istenmesi düşündürücüdür.







Türkiye'yi ziyaret eden AB üyesi ülkelerinin Dışişleri bakanları resmi programlarında olmamasına rağmen, özellikle bazı dernek yetkilileri ile görüşmeler talep etmekte, hapishaneleri ziyaret talebinde bulunmaktadır. Bu talepler, özellikle AB kapısında yarım asırdır bekletilen Türkiye'ye karşı, Avrupa'nın elindeki "insan hakları" kozunun bir yansımasıdır.

Şurası bir gerçek ki, uluslararası arenada özellikle Türkiye için insan hakları denilince; hakların temini ve her türlü yaşam koşullarının iyileştirilmesinden değil, siyasi taleplerin yerine getirilmesinden bahsedilmektedir.

Geçmişi sömürgeciliğe dayanan devlet anlayışlarında insan, bu kurumun devamında vazifeli bir araçtan öteye gidememiş, devletin devamına katkısı oranında hak sahibi olabilmiştir.







Bugün, Afganistan veya Irak'ta yaşanan katliamlar, ırza geçmeler, çocuk ölümleri dikkate alındığında; kapitalist sistemlerde insanın bu sistemin devamını sağlama dışında bir değerinin olmadığı açıkça görülmektedir.

Devletlerarası hukukta yüzlerle ifade edilebilecek konunun ele alındığı insan hakları sözleşmeleri yürürlüktedir. Ekonomik, sosyal, kültürel haklar, soykırımın önlenmesi, köleliğe karşı sözleşmeler, işkencenin önlenmesi konusunun ele alındığı metinler, kadınların ve çocukların haklarının ayrıntılı olarak yazıldığı sözleşmeler, işçi hakları vs. konuların yazılı hale getirildiği bu çalışmaların hepsi yalnızca kağıt üstünde kalmaktadır.

Emperyalizmin etkisindeki devletlerin halkları için hak sahibi olmak söz konusu değildir. Küreselleşen günümüz sisteminde ise, hak sadece belli devletlerin elinde devletlerin çıkarları için kullanılan birer araçtır. Güçlü olanların her zaman haklı olduğu bir dünyada yaşamaktayız." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Murat Nehri'nde kaybolan Berat'ın cansız bedenine ulaşıldı

Murat Nehri'ne düşerek kaybolan 10 yaşındaki Berat Karakaya'nın cansız bedenine ulaşıldı

17.07.2026 11:59:00
İhlas Haber Ajansı
 
Murat Nehri'nde kaybolan Berat'ın cansız bedenine ulaşıldı
Murat Nehri'nde kaybolan Berat'ın cansız bedenine ulaşıldı
Muş'taki Murat Nehri'ne düşerek kaybolan 10 yaşındaki Berat Karakaya'nın cansız bedenine ulaşıldı.






Muş merkeze bağlı Özdilek köyünde 10 Temmuz'da Murat Nehri'ne düşerek kaybolan 10 yaşındaki Berat Karakaya'nın cansız bedeni, arama çalışmalarının 8. gününde düştüğü noktadan yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta bulundu. Karakaya'nın cansız bedeni, düştüğü noktadan yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta kıyı taraması yapan amcası tarafından bulundu. Amcası tarafından kıyıya çıkarılan Karakaya için daha sonra arama kurtarma ekipleri ve aileye haber verildi.








Muş AFAD İl Müdürlüğü koordinesinde 8 gündür yürütülen arama çalışmalarına İl Jandarma Komutanlığı, Van Jandarma Sualtı Arama Kurtarma timleri, Van Emniyet Müdürlüğü dalgıç polisleri, Siirt, Bitlis ve Erzurum AFAD ekipleri ile Diyarbakır jandarma dalgıç ekipleri, aile bireyleri ve köylüler de destek verdi. Yaklaşık 170 personelin görev aldığı arama çalışmalarında Murat Nehri boyunca hem su üstünde hem de su altında kapsamlı tarama faaliyetleri yürütülmüş, çalışmaların daha etkin sürdürülebilmesi amacıyla Alparslan-1 ve Alparslan-2 barajlarındaki su akışı da belirli süreyle durdurulmuştu.








Berat Karakaya'nın cenazesi, olay yerinde yapılan incelemenin ardından otopsi işlemleri için Muş Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.