Dünya ikiye bölündü
ABD’nin Venezuela’da eski Meclis Başkanı ve muhalif siyasetçi 35 yaşındaki Juan Guaido’yu ‘geçici devlet başkanı’ olarak tanıması dünyayı böldü. Çok sayıda ülke ABD’nin arkasına dizilirken; Rusya, Çin, Türkiye, Meksika, Bolivya gibi ülkeler Devlet Başkanı Maduro’ya destek verdi





Venezuela Çarşamba günü tarihi günlerinden birini yaşadı. Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro karşıtı dağınık muhalefet, 2015'ten beri ilk defa, net bir şekilde beraber hareket etmeye başladı ve ilk defa Maduro karşıtı muhalefete net bir şekilde uluslararası destek geldi. ABD dahil, Avrupa ve Latin Amerika'dan bir çok ülke Maduro'nun lağvedip yerine Kurucu Meclis kurdurduğu eski meclisin başkanı Juan Guaido'yu yasal geçişin cumhurbaşkanı olarak tanıdı. Muhalefet ve batılı ülkeler, Maduro'nun görev süresinin 10 Ocak 2019 itibariyle bittiğini ve 2018 baharında yapılan ve Maduro'nun 6 yıllık için yeniden seçilmesiyle sonuçlanan seçimin yasal ve meşru olmadığına inanıyor.
Buraya nasıl gelindi?
Hugo Chavez 1999 yılında iktidara geldiğinde üç şeye sahipti: Karizma, vizyon ve siyasetini şekillendirebileceği maddi kaynak. 2002 yılında girişilen başarısız askeri darbeden sonra hem karizmasını hem de vizyonunu perçinleyen Chavez, 2005 sonrasında petrol fiyatlarının aşırı yükselmesiyle kıtadaki en güçlü lider konumuna gelmişti. 2013 yılında Hugo Chavez hayatını kaybedip yerine Nicolas Maduro geldiğinde Venezuela'da bu üçünden de eser kalmadı. Petrol fiyatları 30-40 dolarlara kadar düştü; uzun boyu dışında bir karizması olmayan Maduro iktidara geldiğinde zaten Latin solu vizyonunu çoktan kaybetmeye başlamıştı, dolayısıyla Venezuela'da da vizyon da kayboldu. Özellikle Brezilya'da aşırı sağcı lider, Trump ve İsrail hayranı Bolsanero'nun iktidara gelmesi Venezuela'yı da olumsuz etkiledi.
Maduro gider mi?
Uzmanlara göre, Venezuela iç siyasetinde siyasal bir vizyon birlikteliğinden ziyade, iktidarda kalmanın getirdiği ortak çıkar paylaşımı, Maduro ve taraftarlarını hayatta tutuyor. Eğer bu kırılırsa Maduro'nun gitmesi kaçınılmaz olur. İç siyasetteki diğer bir denge gettolarda yaşayan 16 milyon civarındaki Venezuelalı. Bunlar büyük oranda devlet desteğiyle hayatlarını sürdürüyor. Eğer Maduro gıda ve diğer konularda bu insanlara yardımda yetersiz kalır ve gettodakiler artık iktidarın değişmesi gerektiği yaklaşımı içine girer ve sokağa çıkarsa Maduro rejimi bitmiş demektir. Bu ihtimalde Maduro taraftarları arasında hızlı ve belirleyici bir çözülme beklenebilir.
Öte yandan Venezuela bölgesel anlamda tamamıyla izole edilecek, ciddi şekilde sıkıştırılacak. İlk defa Bolivya hariç Latin Amerika ülkeleri Venezuela'nın karşısında yer alıyor.
Bölge ülkeleri Venezuela'yı göçmen sorunu konusunda Latin Amerika'nın Suriye'si olarak görüyor.
Ekonomi bozulunca, arkası çorap söküğü gibi geliyor
* Dünyanın en zengin petrol yataklarına sahip ülkesi Venezuela en son 2013 yılında yüzde 2 civarında büyüdü. O tarihten beri Venezuela'nın ekonomik büyüme rakamları hep eksi oldu.
* Son dört yılda (Luftansa, Air France ve Avianca dahil) birçok havayolu şirketi Venezuela'ya uçuşlarını durdurdu.
* Arabası bozulanlar yetersizlik sebebiyle arabalarını tamir ettirecek parçaları dahi bulamıyorlar.
* Asgari ücret şu an için Venezuela'da 4 dolar
civarında.
* 2017 yılı enflasyon oranı yaklaşık yüzde 2400'dü. Bu sene yüzde 1 milyonu aşması bekleniyor. Bir öğle yemeği yemek için bir poşet dolusu bolivar götürmek gerekiyor.
Küresel güçler devrede
Öte yandan Rusya Maduro'ya desteğini ilan etti. Çin kısmen Maduro'nun arkasında duruyor; en azından siyasal anlamda net bir destek mesajı vermiyor. Venezuela üzerindeki kutuplaşma sertleşirse ABD ile Rusya arasında, aynı Suriye'de olduğu gibi sistemsel bir güç mücadelesi krizini göreceğiz. Silahlandırma, farklı grupları destekleme ve her türlü vekalet savaşının yaşanabileceği bir sürece girebilir Venezuela. Nitekim Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, "ABD'yi, Venezuela'ya yönelik olası bir askeri müdahale konusunda uyarıyoruz. Böyle bir adım felaket senaryosu olur" diye uyardı. Kremlin Sözcüsü Dimitriy Peskov da "Venezuela'da muhalefetin gücü ele almaya yönelik girişimini yasa dışı olarak değerlendiriyoruz" şeklinde konuştu. Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise Maduro'nun seçildiği seçimleri "yasa dışı" olarak nitelendirdi. Türkiye de Maduro'ya desteğini hemen açıklayan ülkelerden biri. Türkiye, bu konuda benzer düşünceye sahip olan İspanya ve Meksika ile koordineli bir şekilde arabuluculuk girişimlerinde bulunabilir. Neredeyse bütün Latin Amerika ülkelerinin Venezuela'da Maduro karşıtı bir politika takip ettiği bir dönemde, Türkiye'nin en azından görünüşte 'aşırı Madurocu' duruşu, derinleşen Türkiye-Latin Amerika ilişkilerinde sorunlar doğuracak ve Latin Amerika'da Türkiye hakkında oluşan pozitif algıya
zarar verecektir.
YENİ MESAJ / DETAY HABER














































































