logo
24 HAZİRAN 2026

Dünya Kadınlar Günü

09.03.2023 00:00:00

8 Mart Dünya Kadınlar Günü… Kutlu olsun! Keşke bu önemli günün hakkını verebilseydik. Dünyanın pek çok ülkesinde hâlâ kadın hakları konusunda mücadele sürüyor. Ve kadınlar erkek şiddetiyle savaşıyor. 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları ışığında "Kadına yönelik aile içi şiddet ve yaşam hakkı" konusunu yoklamak istiyoruz. 

Esasında saldırganlıkla ilgili bir olgu olmasıyla birlikte şiddet, insanların diğer insanlar üzerinde egemenlik, baskı, dayatma ve otoritelerini sağlamada birer araç olarak kullanılmaktadır. Diğer taraftan şiddet vakaları toplumda en çok kadın ve çocuklar üzerinde görülmektedir. Kuşkusuz bunun nedeni söz konusu kesimin toplumda ikinci varlık olarak görülmesi onlar üzerinde güç gösterme aşağılama ve benzer sebeplerle hareket edilmesidir. 

Aile içi şiddet, bir aile üyesinin başka bir aile üyesinin veya eski bir aile üyesinin üzerindeki fiziksel, psikolojik, cinsel şiddet davranışlarıdır. Bununla birlikte kadına yönelik aile içi şiddet ise bu kapsamda olup esasında kadına yönelik şiddetin bir alt türünü oluşturmaktadır. 

Kadına yönelik aile içi şiddet dediğimizde doğrudan doğruya vurma, yaralama ve cinayet aklımıza gelse de bu, söz konusu kavramı tanımlamamıza yetmemektedir. Günümüzde kadına yönelik aile içi şiddetin fiziksel, cinsel, ruhsal ve ekonomik boyutlarını görmekteyiz.

Kadına yönelik aile içi şiddet olaylarının nedenleri ülkeden ülkeye, toplumdan topluma değişmektedir. Fakat işin temelinde bağımlılıklar (uyuşturucu, alkol, porno), ekonomik sorunlar, cinsiyetçilik, medya, göç ve benzer nedenler bulunmaktadır.

Kuşkusuz kadına yönelik aile içi şiddet vakalarında İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi (İHAS) açısından en önemli iki hak ihlal edilmektedir. Bunları yaşama hakkı ve işkence ve kötü muamele yasağı oluşturmaktadır.

Yaşama hakkı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararlarında tanımlanmamış; tanımlanmaktan kaçınılmış bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun iki önemli nedeni vardır.  Birincisi, Avrupa da dahil olmak üzere tüm dünyada yaşama hakkının ne olduğu ne zaman başlayıp ne zaman sona erdiği gibi hususlarda bilimsel ve hukuki bir uzlaşma söz konusu değildir. Bu nedenle kavram üzerinde devletlere belli bir oranda takdir hakkı tanınmıştır. İkincisi ise İHAS, günün koşulları ışığına yorumlanması gereken bir canlı belge olarak görülmesidir. Diğer taraftan sözleşme metnindeki yaşama hakkına baktığımızda, söz konusu hakla insan hayatı kastedilmekte olup; hayvan ve tüzel kişileri kapsamamaktadır.

Yaşam hakkı devletlere üç tür yükümlülük yüklemektedir: Yaşamı koruma, öldürmeme, ölümü soruşturma.

Yaşamı koruma yükümlülüğü devletlere, etkili ceza kanunları hazırlamalarının yanı sıra bu kanunları hayata geçirecek etkili bir adalet sistemi kurma görevi de yüklemektedir. Ayrıca devletin yaşamı koruma yönünde önlem alma yükümlülüğü de vardır.

AİHM, riski bertaraf edebilecek önlemleri almayan devleti sorumlu tutmaktadır.

Konuyla ilgili ilk karar Opuz-Türkiye kararıdır. Bu karar AİHM'nin bir ülkeyi aile içi şiddet neticesinde yaşama hakkını koruyamaması nedeniyle mahkûm ettiği ilk dava olma özelliği taşımaktadır. 

Bu dava nedeniyle Türkiye, İstanbul Sözleşmesi'ni ilk imzalayan ve TBMM'de oybirliğiyle kabul ederek aleyhimizdeki davanın olumsuz etkilerini hafifletmeye çalışmıştır. Ne var ki, Cumhurbaşkanı kararıyla bu sözleşmeden çıkılmıştır. 

Bu şartlarda Kadınlar Günü'nü nasıl kutlayabiliriz? 

 
 
Prof. Dr. Ali Ünal Emiroğlu / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.