logo
18 MAYIS 2026

Dünyada benzeri olmayan vurgun

14.05.2003 00:00:00
Türkiye'nin ve Dünyanın sayılı enerji uzmanlarından olup, Elektrik Mühendisleri Odasında 3 dönem başkanlık yaptı. TMMOB, Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi, USİAD ve birçok orta ve yüksek öğretim kuruluşu ile benzeri kuruluşların yönetim kadrolarında üyelik, başkanlık görevlerinde bulundu. 40 yılı aşkın süredir eneri alanında devam ettirdiği yolculuğunda, enerji alanındaki yanlışlıklara dikkat çekti, özelleştirme talanını ülkemiz gündemine ilk getiren kişi oldu ve bu talana karşı büyük bir mücadele verdi. Türkiye'nin enerjide uygulayacağı akıllı politikalarla, 1.5-2 yıl içinde enflasyonu bile sıfırlayabileceğini söyleyen Elektrik Yüksek Mühendisi (İTÜ) Ünal Erdoğan ile Türkiye'nin enerji politikasını, enerji sektöründeki problemleri, çarpıklıkları, talanı konuştuk. Muharrem Bayraktar'ın "Sohbet Masası"na konuk ederek yaptığı konuşmayı arkadaşımız Kamil Bayraktar yayına hazırladı.

Ünal Bey, enerji konusunda bir dışa bağımlılıktır gidiyor. Türkiye, enerji ihtiyacını kendi kaynaklarından karşılayacak durumda değil mi?

Ünal Erdoğan- Türkiye, kendi enerji ihtiyacını karşılamaktan öteye benim yaptığım incelemelerde, Avrupa'nın da büyük bölümünün enerji ihtiyacını karşılayabilecek potansiyele sahiptir. Hem de nasıl potansiyele sahiptir. Bedava potansiyel, yenilenebilir kaynak potansiyeli, enerjinin tarifine uyan bir potansiyel.

Enerji, politikacının

kapsama alanına girince

Türkiye'nin genel durumuna baktığımız zaman tükettiğimiz enerjinin ne kadarını kendi kaynaklarımızdan ne kadarını dışarıdan temin ediyoruz?

Erdoğan- Türkiye'de enerjinin tarihi o kadar eski değil. 1902 yılında, Türkiye'de ilk defa, Tarsus'ta, Amerikalılar, enerji üretimine başladı. Türkiye'nin konvansiyonel enerji üretimi, enter konnekte sistem filan, 1947'li yıllardan sonra başlar. 1970'te enerjiyi tek elde toplama kararından sonra 1970-80 arasında, enerji üretilip, Türkiye'nin her noktasına iletilebildi. Enerji tek elde toplandıktan sonra gelişme hızımız daha önceki yıllara göre bire üç katlandı. Ama enerjinin tek elde toplanmasından sonra, çok önemli bu kaynak, çok para eden bu kaynak, birdenbire politikacının ilgi alanına girdi.

Politikacıların ilgi alanına girmesinin sakıncası ne oldu?

Erdoğan- Politikacılar, büyük rakamlarla ve enerjideki rantla tanıştı. Enerjideki rant rakamları ülkenin lehine de kullanılabilirdi, ülkenin kaynaklarını yönetenler tarafından kendi yandaşlarının lehine de kullanılabilirdi. İşte sizin sorduğunuz sorunun cevabı bunun altında yatıyor. Türkiye, enerjisini akılcı kullandığı sürece, emin olun, dünyanın en şanslı ülkesidir. Yeraltı ve yerüstü zenginliklerini akılcı kullansın; dünyanın en şanslı ülkesidir. Ama bu enerjideki rantla, bilhassa 1980 sonrasında tanışan politikacı enerjideki çarpıklıkları yarattı.

Politikacının enerjideki rant ile tanışması, Türkiye'nin enerji yönünden dışarıya bağımlılığını da beraberinde mi getirdi?

Erdoğan- Beraberinde getirdi. Enerji üretimini dışarıya bağlarsanız, dışarıdan gelecek olan fuel-oili, doğalgazı, yandaşlarınıza taşıttırıyorsunuz. Hatta şu anda kömürü bile böyle taşıttırıyorsunuz. Dünyadaki bütün enerji uzmanları gülüyor. Siz dünyada kömürde beşincisiniz, Avustralya'dan kömür getirtip enerji üretimi yoluna gidiyorsunuz.

Dışa bağımlılığın sebebi

Bizim kendi kömürümüz yok muydu?

Erdoğan- Var. Ama kömür Avustralya'dan gelecek. Onu taşıyacak Türk şirketinde iktidarın ortakları var. Ve de o santrali yapacak grup iktidarı oluşturmuş.

Yandaş şirket kömürü taşısın diye mi böyle yapılıyor?

Erdoğan- Evet! Taşısın diye böyle yapılıyor. Özellikle 1980'den sonra, politikacı, enerjideki bu rantla kendi lehine kullanacak şekilde tanıştıktan sonra, enerjideki korkunç yanlışlıkları görüyorsunuz. Enerji, gittikçe dışarı bağımlı hale getirildi. Türkiye'nin enerjisinin % 70'i dışa bağımlıdır. Doğalgaz santrallerine gidildi. Gaz ithaldir. Bunlar, alım garantisiyle 16 sente devlete enerji satıyorlar. Santrali, suyu olduğu halde, şu anda, Türkiye'nin suyunu kullanması % 3'lere düşüyor. Suyun maliyeti 0,01 sent. Öbürünün maliyeti 18 sentlere kadar çıkıyor. Devlet, bunu, 1800 misli pahalıya kullanıyor. Bir hükümet, bir iktidar, bunun anlaşmasını yapmış. Bir parti sürekli bunun peşinde koştu. Bu rantta Türk halkının sırtından çıkarılan para şu anda her sene için 10 milyar dolardır. Bu gittikçe büyüyor.

Elektriğe % 25 milyon zam

Devlet 1800 misli pahalı alıyor, dediniz. Halka da böyle mi yansıyor?

Erdoğan- Enerjinin üstünde 15-20 tane vasıtalı vergi var. Dolayısıyla vatandaş, hiç bir iş bilmeyen, planı programı olmayanların iktidara talip olmasının da en büyük etkenlerinden biridir. Enerjiye yapılacak aylık % 5 zamlarla, enerjideki gelirle ülkeyi idare edersiniz. Başbakan olmanız için başka herhangi bir şeye ihtiyacınız yoktur.

Peki bu rakamları başkaları ile karşılaştırdığımız zaman ortaya ne çıkıyor?

Erdoğan-Türkiye'de, elektrik enerjisi 20 yıl evvel 82 kuruştu. Şimdi 250 bin lira. Biz, Türkiye'de, elektriğe, 20 yılda % 25 milyon zam yapmışız. Aynı süreçte Almanya'da % 39 oranında ucuzlamış. Avrupa'nın tüm ülkelerinde, Amerika dahil gelişmiş ülkelerde, enerji % 7 ila % 39 oranında ucuzlamış durumda. Bir tek Türkiye'de pahalanmış. Enerji fiyatını milli gelirlere göre de karşılaştırmamız lazım. Bizim milli gelirimiz onlara göre neredeyse 15 misli düşük. Bir de buradaki pahalılık 3 misli. Etti 45 misli. Bir İsveç'li ile Türkiye'liyi asgari ücrete göre karşılaştırdığınızda, Türkiye'de vatandaş elektrik enerjisini 140 misli kötü koşulda kullanıyor. Buna bir de Türkiye'de elektrik enerjisinin verimliliğinin kötülüğünü ekleyin. Alt yapı yapılmamış. Şebeke kayıplarınız % 25'in üstünde. Almanya, bin dolarlık üretim için 300 kilowatsaat harcıyor. Türkiye, bin dolarlık üretim için 903 kilowatsaat harcıyor. Böylece siz sanayide, şurada burada korkunç bir enerji pahalılığı olduğunu görürsünüz.

Dünyada böyle örnek yok

Pahalı enerji sadece Türkiye'ye mi has?

Erdoğan- Bu, planı, programı olmayan insanların iktidar yapılmasından kaynaklandı; bir de enerjideki götürmelerden...Şu anda Cumhur Ersümer, dünyanın başka bir ülkesinde olsa kesin hapiste idi. Partisi de gitmişti. Alım garantili anlaşma yapıyor. Dünyada böyle bir örnek yoktur. Dışarıdan doğalgaz getiriyorsunuz, elektrik enerjisi üretiyorsunuz. Gazı alırken ülkenizi kazıklatıyorsunuz. Hem miktar, hem fiyat bakımından korkunç bir anlaşmalar dizinine giriyorsunuz. Rakamları açıklamaya korkuyorlar. Ayrıyeten yapılmış santrallerinizi kullanmıyorsunuz. Yandaşlarınızdan, 1800 misli pahalıya enerji alıyorsunuz. Çünkü devlet, enerjiyi vasıtalı vergi haline getirince bunları oraya getiren TÜSİAD üyesi insanlar da enerji üretim müsaadesi aldı. Bu müsaade bu enerjideki ranttan payları alabilmek içindi. Bu çarpıklaşma neticede geçtiğimiz yıl 10 milyar dolar oldu. Önümüzdeki 10 yıl içinde 40 milyar dolarlara kadar çıkacak.

Çıkış kendi kaynaklarımızda

1998 yılında, Türkiye, elektrik enerjisi üretiminde kaynak olarak % 14 oranında doğalgaz kullanıyordu. 2002'de bu % 44'e çıktı. Kömürde bu oran % 39 idi, % 22'ye indi. Yerli kaynaklarımız yarı yarıya düştü. Fakat doğalgaz 2,5 kat arttı. Yani dışa bağımlı enerji anlayışı dolu dizgin gidiyor.

Erdoğan- Yatırımlar, tam giderse % 70 tam bağımlı hale getirilmek isteniyor. Tüm ihracat gelirlerimiz sadece doğalgaza yetmez hale geliyor. Bu, yürümeyecek bir projedir. Oysa Türkiye'nin kullanmadığı suyu vardır. Bu suya dönük projeler vardır. Türkiye'nin çıkışı buradadır. Türkiye öncelikle suyunu tamamen % 100 oranında değerlendirmelidir.

Nasıl değerlendirecek?

Erdoğan- Birinci olarak mevcut barajlarımızı % 100 oranında çalıştıracağız. Alım garantili anlaşmalardan önce su santralleri birinci öncelikli olarak çalışmalıdır. Bunlar, bugünkü tüketime göre, Türkiye'nin 20-21 saatlik enerjisini karşılayacak durumda. Bize yanlış yaptıran yanlış yaptırımlar ortadan kaldırılmalıdır. Ayrıca yeni bir olay var. Artık baraj yapmaya da gerek yok. Akan her şeyin enerjisi vardır. Küçük derelere, küçük düzeltmelerle, akan her şeye bunları koyarsınız. 5 kw, 25 kw, 50 kw küçük su türbinleri koyarsınız.

Bunlarla mı elektrik enerjisi ihtiyacını karşılarsınız?

Erdoğan- Bugün nerede elektrik enerjisi üretirseniz üretin, istediğiniz yere nakledebilirsiniz. Yani Kars'ın Digor ilçesinde üretebilir, İstanbul'a gönderebilirsiniz. Yeter ki bu alım garantisini devlet, vatandaşa da versin. Vatandaş elektrik enerjisini ürettiği zaman devlete satabilsin. Böylece sadece Karadeniz kenarında 800 bin aile bir işe kavuşuyor. Ayrıca derelerdeki küçük düzeltmeler, sel felaketini, erozyonu önlüyor. Geçen sene denize Avrupa'nın 9,6 katı toprağınız gitti. 9 milyon ton gıdanız gitti. Bunlar da kendiliğinden önleniyor.

Rusya'da doğalgaz santrali yok da bizde niye var?

Doğalgaza bu % 70 gibi bir bağımlılık Türkiye'nin başına ne gibi problemler açar?

Erdoğan- Kesilmesinden önce bu kadar büyük borcun altından çıkmak için vatandaşınıza habire vasıtalı vergiyi yüklersiniz. Rusya'nın altında doğalgaz okyanusu var. Peki Rusya'da niye doğalgaz santrali yok.

Rusya doğalgaz santrali ile elektrik üretmiyor mu?

Erdoğan- Yok öyle bir şey. Üretmiyor. Ben gittim gördüm. Doğalgazı direkt kullanırsınız. Evinizde suyunuzu elektrikle ısıtacağınıza doğalgazla ısıtırsınız. Elektriğe çevirirken suyu ısıtıyorsunuz, buhar yapıyorsunuz, elektrik yapıyorsunuz. Üçte iki kaybınız oluyor. Bu akılcılık değildir. Çok zorda kalırsanız bunu yaparsınız. Ama Türkiye'nin çıkışı gerçekten doğal kaynaklarını, yenilenebilir kaynaklarını akılcı yollarla kullanmaktır. Bunu yaparsa rahat bir şekilde enflasyondan da kurtulur. Bakın enerji deyip geçmeyin. Enerji, Türkiye'nin neredeyse her sene yarı rakamıdır. Siz bunun maliyetini ne kadar düşük hale getirirseniz iç borçlanmanızı 1,5-2 yıl içinde bedavaya getirip sıfırlarsınız. Enflasyon böyle sıfırlanır.

Yani enflasyonun sıfırlanması da enerji politikasından geçiyor.

Erdoğan- Tabii. Siz bütçenizin yarısını bedavaya getirirseniz öyle olur. Enflasyon iç borçla orantılıdır.

Enerji sektöründe özelleştirmeye nasıl bakıyorsunuz?

Erdoğan- Türkiye enerji özelleştirme dosyalarını satır satır inceledim. Kasaya bir tek kuruş girdiğini görmedim.

Çorlu şehitlerini binler uğurladı

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde uğradıkları saldırı sonucu şehit olan polis memurları Erkan Tütüncüler ile Emrah Koç için cenaze namazı kılındı. Şehit polisler, dualar ve gözyaşları eşliğinde son yolculuklarına uğurlandı   

18.05.2026 14:49:00
İHA
Çorlu şehitlerini binler uğurladı
Çorlu şehitlerini binler uğurladı
Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan şehit polis memurları Erkan Tütüncüler ile Emrah Koç için ilk olarak Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde resmi tören düzenlendi. Ardından şehitler için Çorlu ilçesindeki Hacı Mehmet Şirikçi Camii'nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı.

Cenaze törenine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, milletvekilleri, protokol üyeleri, emniyet personeli ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Cenaze namazının ardından şehit polisler, dualar eşliğinde uğurlandı. Cadde boyunca toplanan binlerce vatandaş, şehitleri son yolculuklarına uğurladı.

Şehit Polis Memuru Emrah Koç'un naaşı, defnedilmek üzere Çorlu Hava Meydan Komutanlığı'ndan Van iline gönderildi. Şehit Polis Memuru Erkan Tütüncüler ise Çorlu Şehitliği'nde toprağa verilecek.

İmamoğlu'nun diploma davasında İstinaf başvurusu da reddedildi, dosya Danıştay'a taşınacak

İstanbul 7. İdari Dava Dairesi, CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diploma iptaline karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde açtığı davanın reddedilmesi üzerine yaptığı istinaf başvurusunu reddetti. Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, oy birliğiyle alınan karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yoluna başvurulabilecek

18.05.2026 13:51:00
Haber Merkezi
İmamoğlu'nun diploma davasında İstinaf başvurusu da reddedildi, dosya Danıştay'a taşınacak
İmamoğlu'nun diploma davasında İstinaf başvurusu da reddedildi, dosya Danıştay'a taşınacak
İstanbul 7. İdari Dava Dairesi, CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun diploma iptaline karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nde açtığı davanın reddedilmesi üzerine yaptığı istinaf başvurusunu reddetti. Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, oy birliğiyle alınan karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yoluna başvurulabilecek.

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, İmamoğlu'nun üniversite lisans diplomasının iptaline karşı açtığı davada, İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nce ret kararı verilmişti.

İdare Mahkemesi'nin ret kararının gerekçesinde, "yatay geçişe imkan sağlanma sırasında idarece yapılan hataların, gözden kaçan, dikkatsizlik neticesinde (sehven) yapılan hatalar seviyesinde olmadığı, böylesine ağır hukuki sakatlık halleri ile hatalı durumların davacı tarafından bilinmiyor olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu" belirtildi.

Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, İdare Mahkemesi kararına karşı, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'ne istinaf yoluna başvurdu.

Kararın kaldırılması istenmişti
İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nin 23 Ocak 2026 günlü kararının, "davaya konu işlemin, yetkili ve görevli olmayan makam tarafından yetki gaspı yapılmak suretiyle tesis edildiği, Fakülte Yönetim Kurulu tarafından karar verilmesi gerekirken Üniversite Yönetim Kurulu'nca karar alındığı, Üniversite Yönetim Kurulu'nun İşletme Fakültesinin Dekanı olmaksızın teşekkül ettirilmesinin hukuka aykırı olduğu" iddialarıyla istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi istendi.

Edinilen bilgiye göre, İstanbul 7. İdari Dava Dairesi, Ekrem İmamoğlu'nun avukatlarının yaptığı istinaf başvurusunu reddetti.

Oy birliğiyle reddedildi
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi, davacının istinaf aşamasındaki duruşma talebini de yerinde görmeyerek, başvuruyu dosya üzerinden inceledi.

Daire'nin gerekçesinde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrasında, ''Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir'' hükmüne yer verildiği hatırlatıldı.

"İdare Mahkemesi kararı usule uygun"
Gerekçede, "İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının, usul ve hukuka uygun olup, istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verildiği" bildirildi.

Danıştay'a taşınacak
Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi'nin oy birliğiyle 13 Mayıs 2026'da aldığı karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yoluna başvurulabilecek.

İBB Davası'nın 39. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 77'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 39. duruşması başladı

 

18.05.2026 11:52:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 39. duruşması başladı
İBB Davası'nın 39. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da katıldığı duruşmada, bazı CHP milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık iş insanı Murat Kapki'nin çapraz sorgusunun yapılmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 33 sanığın tahliyesiyle davada 77 tutuklu sanık bulunuyor.

Adana'da satırlı kavga: 1 ölü, 2 yaralı

Adana'da iki grup arasında çıkan satırlı kavgada 1 kişi öldü, 1'i ağır 2 kişi yaralandı

18.05.2026 11:51:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da satırlı kavga: 1 ölü, 2 yaralı
Adana'da satırlı kavga: 1 ölü, 2 yaralı
Olay, gece saatlerinde Yüreğir ilçesi Doğankent Gazipaşa Mahallesi Kıyıboyu Caddesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Suriye uyruklu iki grup arasında henüz belirlenemeyen sebeple tartışma çıktı. Kısa sürede kavgaya dönüşen olayda taraflar birbirine satırlarla saldırdı. Arbedede Z.E. ve 2 kişi yaralandı.

İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde Z.E.'nin öldüğü belirlenirken, yaralı 2 kişi hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Jandarma olaya karışan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.

Bahçeli'den Öcalan için statü istemesinin sebebini açıkladı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, iktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak nitelendirdiği yeni çözüm sürecine ilişkin yeni bir hamleye ihtiyaç olduğunu söyledi

18.05.2026 10:50:00 / Güncelleme: 18.05.2026 10:55:14
Haber Merkezi
Bahçeli'den Öcalan için statü istemesinin sebebini açıkladı
Bahçeli'den Öcalan için statü istemesinin sebebini açıkladı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, iktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak nitelendirdiği yeni çözüm sürecine ilişkin yeni bir hamleye ihtiyaç olduğunu söyledi.

Türkgün gazetesine değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın statüsüyle ilgili "Öcalan'ın münfesih [feshedilmiş] PKK'nın kurucu önderliği yerine örgüt üzerindeki etkinliğini sürdürebileceği bir yapı inşa edilmeli" dedi.

Öcalan'ın mahkumiyet halinin sürdürülerek kendisine yeni bir sosyal statü verilmesinin, PKK ve bileşenlerinin silah bırakma sürecinin daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesine imkan tanıyacağını belirten Bahçeli, bu yeni statü için "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" önerisinde bulundu.

Öcalan'a verilebilecek koordinatör statüsünün, örgütün tasfiye süreci ile sınırlı kalacağını söyleyen Bahçeli, "Bu koordinatörlük, Kürtlerin lider ve temsilcisi, etnik ve kategorik hakların savunuculuğu gibi hususları kapsamamaktadır" dedi.

MHP lideri koordinatörlük önerisini ilk olarak 5 Mayıs'taki partisinin grup toplantısında dile getirmişti. Bu öneriye DEM Parti de destek vermişti.

PKK'nın "mono-liderlik mekanizmasına" sahip olduğunu söyleyen Bahçeli, örgütün faaliyetlerinin kesin olarak son bulması için, bir kez daha "kurucu önder" olarak tanımladığı Öcalan'ın etki gücünün artırılması gerektiğini savundu.

Bahçeli, sürecin başından beri Öcalan'ı tarif ederken "kurucu önderlik" ifadesini kullanmasını da şu sözlerle açıkladı:

"Parçalı yapılarla terörsüz Türkiye yolunda yürümek sonuç almayı geciktirecek, provokasyonları artıracak, dış müdahalelere imkan verecek, örgüt içi çatışma dinamiklerini öne çıkararak görünür kılacak ve sonuç almayı zorlaştıracaktır.

"Başından beri 'örgütün kurucu önderi' ifadesinin kullanılması da bu endişeyi gidermeye, olası riskleri azaltmaya ve en hızlı şekilde terörsüz Türkiye hedefine ilişkin sonuç almaya yöneliktir."

MHP lideri ayrıca sürecin sürdürülebilmesi için iki ayrı komisyon önerdi.

Bunlardan ilki TBMM'de kurulacak ve her siyasi partiden belirlenecek üyelerle oluşturulacak bir "takip komisyonu".

Diğeri ise cumhurbaşkanı yardımcısının liderliğinde Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı' ile Milli İstihbarat Başkanlığı'ndan oluşan bir "Tasfiye ve Düzenleme Sürecini Yönlendirme ve Milli Birlik" komisyonu.

Bahçeli, bu ikinci komisyonun topluma süreci anlatacak ve "olası kara propagandalara karşı koyacak bir iletişim boyutu olacağını", ayrıca süreçle ilgili devlet kurumları arasında işbirliği sağlayacağını söyledi.

Adana merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan Uzun ile Kütahyalı tutuklandı

Adana merkezli 21 ilde "yasa dışı bahis", "nitelikli dolandırıcılık", "rüşvet" ve "kara para aklama" suçlarına yönelik operasyon kapsamında gözaltına alınan 161 şüpheliden aralarında suç örgütü elebaşı olduğu öne sürülen Selahattin Akın Uzun ile Rasim Ozan Kütahyalı'nın da bulunduğu 135'i tutuklandı

18.05.2026 09:02:00 / Güncelleme: 18.05.2026 10:09:54
AA
Adana merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan Uzun ile Kütahyalı tutuklandı
Adana merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan Uzun ile Kütahyalı tutuklandı

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca başlatılan soruşturma kapsamında 14 Mayıs'ta düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 161 şüpheliden 7'si dün emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı, 154'ü adliyeye sevk edildi.

Zanlılardan 1'i savcılık talimatıyla serbest bırakıldı, 142'si tutuklama, 11'i ise adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.

Hakimlik, Uzun ve Kütahyalı'nın da aralarında olduğu 135 zanlı hakkında tutuklama kararı verdi, 18 şüpheli ise adli kontrol şartıyla salıverildi.

Soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiği, dijital materyal incelemeleri, mali analizler, kripto varlık çözümlemeleri ile firari şüphelilere yönelik yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

Soruşturmanın detayları

Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) raporları, teknik ve fiziki takip çalışmaları, banka hareketleri, dijital materyal incelemeleri, kripto varlık analizleri, HTS kayıtları ve diğer delillerin değerlendirilmesi sonucu şüphelilerin "organize suç örgütü" niteliğinde hareket ederek yasa dışı bahis ve phishing (oltalama) yöntemiyle gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık faaliyetlerinden elde edilen suç gelirlerini elektronik para kuruluşları, banka hesapları, sanal POS sistemleri, döviz büroları, kuyumcular, paravan şirketler ve kripto varlık sistemleri üzerinden dolaştırarak akladıkları tespit edilmişti.

Soruşturma kapsamında suç örgütünün, özel yazılım altyapıları ve panel sistemleri kurduğu, yasa dışı bahis sitelerine finansal altyapı sağladığı, elektronik para kuruluşları ve sanal POS ağlarından para transferi organizasyonları yürüttüğü, suç gelirlerini çok katmanlı finansal sistem içerisinde dolaştırdığı, kripto varlık sistemlerini aktif şekilde kullandığı, kuyumcu ve döviz büroları üzerinden nakit dönüşüm ve katmanlandırma işlemleri yaptığı belirlenmişti.

MASAK analizleri ve soruşturma dosyası kapsamındaki mali incelemelerde yaklaşık 100 milyar lira ve 2 milyar dolar şüpheli para hareketi ve aklama faaliyetinin tespit edildiği, örgütün ulusal ve uluslararası ölçekte faaliyet gösteren profesyonel bir finansal suç organizasyonu niteliğinde olduğu değerlendirilen soruşturmada, ayrıca bazı özel bankalarda görev yapan orta ve üst düzey yöneticilerin suçtan elde edilen gelirlerin bankacılık sistemi içerisindeki katmanlandırma işlemlerinde görev aldıkları, şüpheli para hareketlerine yönelik bloke ve güvenlik süreçlerinin etkisiz hale getirilmesine yardımcı oldukları yönünde kuvvetli deliller elde edildiği öğrenilmişti.

Bunun yanında bazı emniyet personelinin, şüpheliler hakkında adli makamlarca verilmiş yakalama, gözaltı ve arama kararlarına ilişkin sorgulamaları rüşvet karşılığında yaptıkları ve operasyonel süreçlere ilişkin bilgi temin ettikleri yönünde tespitler yapılmıştı.

Adana merkezli 21 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmişti

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "yasa dışı bahis", "bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık", "rüşvet" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarına yönelik başlatılan soruşturmada 3 banka yöneticisi, 8 emniyet personeli, 4 avukatın da aralarında bulunduğu şüphelilerin yakalanması için Adana merkezli 21 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda suç örgütü elebaşı olduğu öne sürülen Selahattin Akın Uzun ile Rasim Ozan Kütahyalı dahil 161 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Ayrıca soruşturma kapsamında 3 elektronik para ödeme kuruluşu, 3 kuyumcu, 1 döviz bürosu hakkında kayyum ve el koyma, şüpheli şahıs ve şirketlere ait olduğu değerlendirilen 221 taşınmaz, 120 araç ve 3 tekneye de el koyma tedbiri uygulanmıştı.

Öte yandan, suçtan elde edilen gelirlerin finansal sistem içerisinde dolaştırılmasında kullanıldığı değerlendirilen 8 bin 500 yasa dışı bahis ve kumar içerikli internet sitesine erişimin engellenmesi kararı alınmıştı. 

Türk savunma sanayi ürünleri İzmir'de görücüye çıktı

İzmir'de EFES-2026 Birleşik, Müşterek ve Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında açılan savunma sanayi sergisi ziyaretçilerini ağırlıyor

17.05.2026 21:07:00
AA
Türk savunma sanayi ürünleri İzmir'de görücüye çıktı
Türk savunma sanayi ürünleri İzmir'de görücüye çıktı
Doğanbey Tatbikat Alanı'ndaki sergide, savunma sanayisi alanında faaliyet gösteren 55 firma yer aldı. Baykar, ASELSAN ve ROKETSAN başta olmak üzere çok sayıda şirket, geliştirdikleri teknolojileri katılımcılara tanıttı.

Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği sergide yer alan robot köpekler ziyaretçilerin dikkatini çekti.

Ziyaretçilerden Ahmet Canatan, AA muhabirine, Türkiye'nin savunma sanayisinde geldiği noktanın, kendilerini mutlu ettiğini söyledi.

Ülkenin savunma sanayisinde dış bağımlılığından kurtulmasının ve bu alanda ciddi bir ekosistemin oluşmasının gururlandırdığını ifade eden Canatan, şunları konuştu:

"Birçok işletmenin istek ve arzu ile bu kutlu yolda rol almak istediklerini, bütün enerjilerini seve seve vermek istediklerini görüyorum. Çok mutluyum, gururluyum. Bütün çalışanları, firmaları canıgönülden tebrik ediyorum. Yolları açık olsun. Bu çalışmaları canlı görmek, televizyonlarda görünenlerden çok daha farklı. Somut olarak görüyorsunuz, dokunuyorsunuz, hissediyorsunuz. Hatta bazı stantlarda görsel şovlar da yapıyorlar. Onları görmek de daha mutlu ediyor."

Vatandaşlardan Emine Demirel ise Türk savunma sanayisiyle gurur duyduğunu dile getirdi.

Çalışmaların birbirinden değerli ve güzel olduğunu belirten Demirel, "Dünyayı titretiyoruz. Korkuyorlar artık bizden. Eski Türkiye yok, yeni Türkiye ve gençler var. Hepsi birbirinden değerli. Zaten etkilenmemek mümkün değil ve ülkemizle gururlanıyoruz. Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın arkasındayız sonuna kadar. Allah uzun ömürler versin kendisine. Böyle savunma sanayimiz, her şeyimiz çok güzel olsun. Ülkemiz çok güzel olsun. Herkes sevgiyle birbirine baksın. Düşmanlık olmasın. Hayat güzel olsun." dedi.

Sergi yarın sona erecek.

Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret

Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı

17.05.2026 18:04:00
İhlas Haber Ajansı
Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret
Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret
Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dün Kocaeli programı kapsamında kente gelen Bakan Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesinde temaslarda bulundu. Bakan Gürlek ve Bakan Yardımcısı Ayyıldız'ı adliyeye gelişlerinde; Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Semih Akgün, Adalet Komisyonu Başkanı Kamil Kaya, başsavcı vekilleri ile ağır ceza ve ticaret mahkemesi başkanları karşıladı.
Cumhuriyet Başsavcılığı makamında gerçekleşen görüşmede, adliyenin mevcut genel durumu ve işleyişi hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. Ziyarette ayrıca, yapımına başlanması planlanan yeni adliye binasının ihale süreci ve adliye personeline yönelik yeni lojman inşaatı projelerine ilişkin Bakan Gürlek'e kapsamlı sunum yapıldı.İHA

Diyarbakır merkezli 23 ildeki uyuşturucu operasyonunda 279 tutuklama

Diyarbakır merkezli 23 ilde gerçekleştirilen narkotik operasyonunda 322 şüphelinden 279'u tutuklandı

17.05.2026 15:30:00
İhlas Haber Ajansı
Diyarbakır merkezli 23 ildeki uyuşturucu operasyonunda 279 tutuklama
Diyarbakır merkezli 23 ildeki uyuşturucu operasyonunda 279 tutuklama
Diyarbakır merkezli 23 ilde gerçekleştirilen narkotik operasyonunda 322 şüphelinden 279'u tutuklandı.
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Gençlerimizin geleceğini karartan uyuşturucuyla mücadelemiz kapsamında, 14 Mayıs'ta kapsamlı bir operasyon gerçekleştirmiştik. Operasyonda gözaltına alınan 322 şüpheliden 279'u tutuklandı, 27'si hakkında adli kontrol kararı verildi, 16'sı da serbest bırakıldı. Diyarbakır'da uyuşturucu tacirlerine göz açtırmamaya kararlıyı" ifadelerine yer verdi.İHA

Örgüt liderinin uluslararası bağlantısı tespit edildi

Yasa dışı bahis operasyonunda gazeteci Kütahyalı ile birlikte 154 şüpheli adliyeye sevk edildi

17.05.2026 11:05:00
İhlas Haber Ajansı
Örgüt liderinin uluslararası bağlantısı tespit edildi
Örgüt liderinin uluslararası bağlantısı tespit edildi
Adana merkezli 21 ilde yapılan 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'Yasa dışı bahis', 'Bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık', 'Rüşvet' ve 'Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçlarına yönelik yapılan operasyonda aralarında gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı'nın da olduğu 154 şüpheli adliyeye sevk edildi.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Adana Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'Yasa dışı bahis', 'Bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık', 'Rüşvet' ve 'Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçlarına yönelik operasyon düzenlendi.



Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) raporları, teknik ve fiziki takip çalışmaları, banka hareketleri, dijital materyal incelemeleri, kripto varlık analizleri, HTS kayıtları ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; şüphelilerin Selahattin A.U. liderliğinde organize suç örgütü niteliğinde hareket ederek yasa dışı bahis ve phishing yöntemiyle gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık faaliyetlerinden elde edilen suç gelirlerini elektronik para kuruluşları, banka hesapları, sanal POS sistemleri, döviz büroları, kuyumcular, paravan şirketler ve kripto varlık sistemleri üzerinden dolaştırarak akladıkları tespit edildi. Soruşturma kapsamında suç örgütünün, özel yazılım altyapıları ve panel sistemleri kurduğu, yasa dışı bahis sitelerine finansal altyapı sağladığı, elektronik para kuruluşları ve sanal POS ağları üzerinden para transfer organizasyonları yürüttüğü, suç gelirlerini çok katmanlı finansal sistem içerisinde dolaştırdığı, kripto varlık sistemlerini aktif şekilde kullandığı, kuyumcu ve döviz büroları üzerinden nakit dönüşüm ve katmanlandırma işlemleri yaptığı belirlendi.

2 milyara dolar para hareketliliği tespit edildi



MASAK analizleri ve soruşturma dosyası kapsamındaki mali incelemelerde yaklaşık 100 milyar Türk lirası ve yaklaşık 2 milyar Amerikan doları seviyesinde şüpheli para hareketi ve aklama faaliyetinin tespit edildiği, örgütün ulusal ve uluslararası ölçekte faaliyet gösteren profesyonel bir finansal suç organizasyonu niteliğinde olduğu değerlendirildi. Soruşturma kapsamında ayrıca bazı özel bankalarda görev yapan orta ve üst düzey yöneticilerin suçtan elde edilen gelirlerin bankacılık sistemi içerisindeki katmanlandırma işlemlerinde görev aldıkları, şüpheli para hareketlerine yönelik bloke ve güvenlik süreçlerinin etkisiz hale getirilmesine yardımcı oldukları yönünde kuvvetli deliller elde edildi. Bunun yanında bazı emniyet personelinin, şüpheli şahıslar hakkında adli makamlarca verilmiş yakalama, gözaltı ve arama kararlarına ilişkin sorgulamaları rüşvet karşılığında yaptıkları ve operasyonel süreçlere ilişkin bilgi temin ettikleri yönünde tespitler yapıldı.

Kütahyalı'nın hesabında 37.7 milyon liralık hareketlilik



Savcılık dosyasında sadece para alan pasif bir hesap olmadığı belirlenen Kütahyalı'nın banka hesabından, katmanlama amacıyla kullanıldığı değerlendirilen hesaplara yaklaşık 37,7 milyon lira transfer yapıldığı belirtildi. Aynı yapı içerisindeki hesaplardan ise Kütahyalı'nın hesabına yaklaşık 15,7 milyon lira para girişi gerçekleştirildiği kaydedildi. Ayrıca e-para ve ödeme kuruluşları analizinde 6 farklı kuruluştan 2022-2024 yılları arasında Kütahyalı'nın hesaplarına toplam 35 milyon 201 bin 344 lira para girişi olduğu tespit edildi. Söz konusu para hareketliliği, örgütün genel çalışma sistemiyle birlikte değerlendirildiğinde olağan bireysel para trafiği olarak görülmedi.

Soruşturma kapsamında aralarında 3 banka yöneticisi, 8 emniyet personeli, 4 avukat ve gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı'nın da bulunduğu 198 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. 21 ilde 228 ayrı adrese 14 Mayıs'ta şafak vakti yapılan baskında, Kütahyalı'nın da arasında olduğu 161 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerinde bulunamayan şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. Ayrıca soruşturma kapsamında 3 elektronik para ödeme kuruluşu, 3 kuyumcu, 1 döviz bürosu hakkında mahkeme kararları doğrultusunda kayyım ve el koyma tedbirleri uygulandı. Şüphelilere ve şirketlere ait olduğu değerlendirilen 221 taşınmaz, 120 araç ve 3 tekneye el konuldu.

Suçtan elde edilen gelirlerin finansal sistem içerisinde dolaştırılmasında kullanıldığı değerlendirilen toplam 8 bin 500 yasa dışı bahis ve kumar içerikli internet sitesi hakkında erişimin engellenmesi kararı uygulandı.

"Örgüt liderinin uluslararası bağlantısı tespit edildi"

Örgütün elebaşı olduğu belirtilen Selehattin A.U. ile gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı, operasyon kapsamında İstanbul'da gözaltına alındıktan sonra Adana'ya götürüldü. Adli tıp biriminde sağlık kontrolünden geçirilen Kütahyalı, gazetecilere, "İyiyiz baba. Bende öyle bir para hareketliliği yok. Bir yanlış anlaşılma var. Öğreneceğiz" dedi.

Kütahyalı: "Borç karşılığı gönderildi, çeteyle alakam yok"

Emniyette sorguya alınan şüphelilerden Kütahyalı, suç örgütüyle ilgisinin olmadığını öne sürerek, "Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok" dedi.

Adana Emniyet Müdürlüğü'ndeki sorgu ve gözaltı işlemleri tamamlanan, aralarında Kütahyalı'nın da bulunduğu 154 şüpheli, adliyeye sevk edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.