HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 19 EYLÜL 2021, PAZAR

EHM’den KADES’e

30.03.2021 00:00:00
'EHM’den KADES’e' seslendirme dosyası:

(Ev Hanımı Maaşından, Kadın Acil Destek Sistemine…)  

Nedense idarecilerimiz hep sorunların nedenleriyle değil de sonuçlarıyla mücadeleyi seçiyor ve çözüm yollarını teknoloji de kullanarak bu kulvarlarda arıyor. Bu yüzden her sahada birçok ekonomik maliyet, personel, zaman, stres, güven… artık ne derseniz deyin kayıpları yaşanıyor. Çünkü teşhis yanlış konuluyor. 

Televizyonda kadınlarımıza şiddete yönelik bir uygulama Kamu spotuna rastladım. Dikkatimi çekti. İlk defa duyuyordum. KADES. Çünkü hiç etrafımda konuşulan bir kelime değildi. Bulunduğum çevremde en yakınımdan en uzağıma kadar olan insanların yaşantılara baktığımda kadına yönelik hiçbir tehdit görmedik te ondan. Çünkü kadını Allah'ın emaneti olarak sahip çıktık ve çıkmaktayız. Gazetelerden ve televizyonlardan öğrendiğimiz kadarıyla toplumumuzda kadınlarımıza yönelik hiç te uygun olmayan muameleler yapıldığını görüyoruz. Ve de çok üzülüyoruz. Bu olayları önlemek amacıyla KADES diye bir teknolojik uygulama çare olarak düşünüldü. Kadınlarımız kendileri tehdit altında hissetlerinde acil yardım isteyecekleri bir uygulama. 

Kadın ki insanlığını anası; kadın ki, Cennet ayaklarının altında; kadın ki, evin bereketi; kadın ki, Cenab-ı Hakk'ın bizlere merhamet vesilesi.

Bizim kültürümüzde kadın, Allah'ın emaneti, baş tacımızdır. Bırakın kadına şiddet uygulamayı, kendi varlığını onun için terk eder. 

Hakikaten kadına sahip çıkmak istiyorsak; Pof. Dr. Haydar Baş'ın "İslam'da Kadın Hakları" eserini okuyup, dinimizin kadına ne kadar değer verdiğini anlamalı ve de Milli Ekonomi Modelinde yer alan Ev Hanımı Maaşı projesi uygulanmalıdır. 

Öğretmenlere, öğrencilere ilim ve irfan öğretiyor diye maaş veriliyor. Doktorlara, hastalara bakıyor diye maaş veriliyor. Kolluk kuvvetlerine, bizleri koruyor diye maaş veriliyor. Mühendisler, binalarımız sağlam yapıyor diye ücret alıyorlar. Avukatlar, haklıların hakkını savunuyor diye ücret alıyorlar. Polis güçlerimiz, asayişi sağlıyor diye maaş alıyorlar. Muhtarlarımız köy işleriyle ilgileniyor diye ücret alıyorlar. Mülki amirler insanların iş ve işlemlerini kolaylaştırıyor diye maaş alıyorlar. Bahçeye bakıyor diye bahçıvana ücret veriliyor. Hayvanat bahçesinde hayvanların bakımını yapıyor diye görevliye ücret veriliyor. Çöpçüler sokakları temizliyor diye maaş alıyorlar. Hemşireler hastaların bakımını yapıyor diye maaş alıyorlar. Aşçılar insanların yemek ihtiyaçlarını görüyor diye maaş alıyorlar. Otellerde insanların konaklama ihtiyaçlarını görüyor diye ücret alıyorlar. Fırından ekmek almaya gittiğinizde ücretsiz vermiyor. 

Bütün bu meslek sahipleri hizmetlerini karşılığında ücret alıyor da; toplumda her meslekteki insanları, 9 ay karnında taşıyıp dünyaya getiren, kendinden bir parça olan sütüyle besleyip büyüten, gece gündüz uyumadan temizliğini yapan, hastalığıyla ilgilenen, yedirip içiren, kıyafetlerini yıkayıp giydiren, her türlü kazaya karşı koruyup kollayan anne neden maaş almıyor? Neden…

Öğretmeni yetiştiren, doktoru yetiştiren, mühendisi yetiştiren, askeri polisi yetiştiren, hakimi savcıyı siyasetçiyi yetiştiren anne; bir öğretmen kadar, bir aşçı kadar, bir temizlikçi kadar, bir hemşire kadar maaşı hak etmiyor mu? 

Bence çok daha fazlasını hak ediyor… 

İşte Prof. Dr. Haydar Baş'ın Ev Hanımı Maaşı uygulamasının sırrı buradadır. 

Ev Hanımı Maaşı alan bir kadın, ailesine en mükemmel şekilde hizmet eder ailesi de onu baş tacı eder. Çocuğunu en mükemmel bir şekilde yetiştirir ve ona sevgisini en mükemmel bir şekilde aktarır. Eşini en mükemmel şekilde karşılar, eşi de en mükemmel şekilde ona hizmet eder. Çocuğunun fiziksel olarak bütün ihtiyaçları karşılanacağı için mükemmel bir fizik yapısına sahip olur. Çocuk kendiyle barışık bir şekilde yetişir. En mükemmel şekilde giyinir. En mükemmel şekilde kitaplar okur, en mükemmel oyunları oynar. En mükemmel arkadaşlıklar edinir. En mükemmel bir şekilde yetişen çocuk okul çağına geldiği zaman, hem bedenen, hem de ruhen tam donanımlı bir şekilde gelmiş olur. Okul çağında da istenilen düzeyde donatılır ve topluma kazandırılır. Böyle yetişen nesilde bırakın kadın şiddetini, kurumuş yaprak şiddeti bile olmaz. Çocuk istismarı olmaz, hırsızlık olmak, cinayet olmaz, sahte yapılaşma olmaz. Çünkü çocuk yetişme çağında ihtiyacı olan her şeye ulaşmıştır. Aile bağları kuvvetli yetişen çocuk yetişkinlik çağında kendine, ailesine, çevresine ve yaşadığı ülkeye sahip çıkar. Ve art niyetli insanlar tarafından asla kullanılamaz… Çocuğunu iyi bir şekilde yetiştiren anne baba da huzur içinde yaşantısına devam eder.  

Tam tersi; imkanı olmadığı için yeterince besleyici yemekler yapamayan ve çocuğunu iyi besleyemeyen, en güzel şekilde giydiremeyen, hastalığında imkansızlıklar yüzünden ilgilenemeyen, istediği oyuncağı alamayan, istediği elbiseyi giydiremeyen bir anne ve o aile yavaş yavaş parçalanmaya başlar. Cami avlularında başıboş bırakılan bebekler merhametli kollar bekler. Yetimhaneler dolar taşar. Terör örgütleri mantar gibi çoğalır. Boşanmalar, şiddet haberleri, cinayetler, cinnetler…

Ev hanımına ayda vereceğimiz 1000 TL'yi kıskanırsak; iş dünyasının zorlu şartlarında yıpranan kadınlar, aile içi kavgalar için her akşam bir polis ekibi, boşanmalar için hakimler, savcılar, mahkemeler… geçim sıkıntısı yaşayacağız korkusuyla evlenmeyip yarım kalan hayatlar… Ortada kalan çocuklar için yetimhaneler… Art niyetli insanların elinde bir saatli bombaya dönüşen kimsesiz insanların vereceği zararlardan korunmak için harcanan milyonlar… Yolsuzluklar, yoksulluklar, açlıktan ölen insanlar, yıkılan binalar, kaybolan hayaller, bakımsızlıktan ölen insanlar, yetmeyen hastaneler… Terör örgütlerine harcanan milyarlar, şehitler, gaziler…

Ne diyeyim aklın yolu bir… 

 
Ferhat Yanık / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

30.03.2020, 30.03.2019, 30.03.2018, 30.03.2017, 30.03.2016, 30.03.2015, 30.03.2014, 30.03.2013, 30.03.2012, 30.03.2011, 30.03.2010, 30.03.2009, 30.03.2008, 30.03.2007, 30.03.2006, 30.03.2005, 30.03.2004, 30.03.2003, 30.03.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.