Tarihte kadınların konumuna baktığımızda hiç de iç açıcı olmayan bir durumla karşılaşırız.Ortaçağ Avrupa'sında kadına ikinci sınıf gözüyle bakılmaktaydı. Kadınların tam olarak eşit haklara sahip olması için yüzyıllar geçmesi gerekti.İslam toplumlarında kadınlara batı toplumlarının vermediği pek çok haklar verilmiş olsa da kadına ekonomi içerisinde bir değer, önemli bir yer ayırmak bu güne kadar başarılamamıştır.Kapitalist ekonomilerde kadına çoğu zaman bir meta gözüyle bakılırken sosyalist ekonomilerde ise kadına çok ağır işlerde erkekler gibi çalışmaktan başka bir seçenek bırakılmamıştır.Kapitalist olsun sosyalist olsun ekonomiler dayattıkları şartları kabul etmeyen kadınları açlığa, yokluğa ve sefalete düşürmüşlerdir. Sadece kadınlar değil, bu ekonomilerde herkes açlık ve sefaletten nasibini almıştır.İnkâr edilemez bir gerçektir ki, bugüne kadar insanoğlunun ortaya koyabildiği ekonomi görüşleri kadına haklarını veremediği gibi erkeğe, çocuğa ve yaşlılara yani toplumun çoğunluğuna insan haklarının gereği olan yaşamı sağlayamamıştır. Hal böyleyken bu ekonomi anlayışlarından kadınlara tam olarak vermesini beklemek abesle iştigal olacaktır.2007 yılında Almanya'da düzenlenen Milli Ekonomi Modeli kongresine İtalya'dan katılan Prof. Dr. Francesko Daveri, Milli Ekonomi Modeli'ni yaptığı bir araştırmanın sonuçlarıyla kıyaslamış ve şu temel tespiti yaparak Milli Ekonomi Modeli'nin farkını çok net ortaya koymuştu:"Yaptığımız araştırmalarda çalışan insanlar yaşlandıkça ücretleri arttığı halde verimliliklerinin düştüğü tespit edilmiştir. Bundan dolayı işverenler artık genç çalışanları tercih etmektedirler. Avrupa'da artık yaşlı olan insanlar bir yük olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Yaptığımız araştırmalarda bu sonuçlara ulaştık. Eğer bu insanları koruyacak ve kollayacak bir devlet gücü olmazsa gelecekte çok büyük toplumsal patlamalar yaşanacağını söylemek mümkündür.Milli Ekonomi Modeli ise insanı tüketim kabiliyetinden dolayı bir değer olduğunu savunduğu için insan yaşlanmış olsa bile MEM'e göre bir değer kaybetmiyor."Küçük bir azınlık hariç toplumun genelini mutsuzluk ve sefalet getiren iktisat anlayışlarının aksine Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli 7'den 70'e toplumun hiçbir kesimini ihmal etmeyen bir anlayış olarak dört başı mamur bir mükemmeliyette ortaya konulmuştur. Üzerinde çalışma yapan akademisyenleri teorisiyle bile kendisine hayran bırakan Milli Ekonomi Modeli, birçok ülkede uygulanmaya başlamasıyla birlikte çok daha fazla ilgi uyandırmaya başlamıştır.İtalyan akademisyenin tespit ettiği gibi Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli'nde toplumda üretim yapmayan kesimleri yani, yaşlılar, çocuklar ve ev kadınları gibi kesimleri bir yük olarak görmemektedir. Bu yüzden onlara sosyal devlet projeleri kapsamında 'Vatandaşlık Maaşı', 'Ev Hanımı Meslek Maaşı' ve 'Çocuk Maaşı' gibi projelerle tüketim görevlerini sağlıklı ve sürekli yerine getirmelerini sağlamaktadır.Şu anda bugüne kadar yaşamadığı büyüklükte talep sorunu yaşayan dünyanın Milli Ekonomi Modeli'nden başka çıkar yolu kalmamıştır.
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024





























































