logo
14 EKİM 2026

Elektrikte üretim tüketimi geçti

15.04.2003 00:00:00
 
Türkiye'de, 2002 yılında elektrik enerjisinde yüzde 4.3 artan tüketime karşın, üretimdeki artış yüzde 5.2'ye ulaştı. Kişi başına elektrik tüketiminin 2002 yılında 1870 kilovatsaat'ten (kwh) 1950 kwh'ye yükseldiği Türkiye'de, kurulu güç yüzde 11.7 artınca, yüzde 14.6 yedek kapasite (kapasite fazlası) oluştu. 2001 yılında 122 milyar 724.7 milyon kilovatsaat (kwh) olan brüt üretim, yüzde 5.2 artışla 129milyar 143.8 kwh'ye ulaştı. Buna karşın 2001 yılında 126 milyar 871.3 milyon kwh olan tüketim geçen yıl yüzde 4.3 artışla 132 milyar 295.3 milyon kwh'ye çıktı. Elektrik enerjisi açığı 2001 yılında 4 milyar 146.6 iken, 2002 yılında 3 milyar 151.5 milyon kwh'ye geriledi. Bu dönemde üretimin tüketimi karşılama oranı da yüzde 96.7'den yüzde 97.6'ya çıktı. Türkiye, 2001 yılında elektrikte 4 milyar 579.4 milyar kwh ithalat, 432.8 milyon kwh ihracat, 2002 yılında ise 3 milyar 584.5 milyon kwh ithalat, 433 milyon kwh ihracat yaptı. Kişi başına elektrik tüketimi ise 2002 yılında 1870 kwh'den 1950 kwh'ye yükseldi. Elektrik üretiminde en büyük artış yüzde 48 ile yap-işlet-devret (YİD) ve yap-işlet (Yİ) yöntemiyle kurulan santrallarda yaşandı. Bunları yüzde 28.9 ile Elektrik Üretim A.Ş'ye (EÜAŞ) ait hidroelektrik santrallar takip etti. Üretim şirketlerinin ürettiği elektrik miktarı 13 milyar 279.1 milyon kwh'den 19 milyar 647.6 milyon kwh'ye ulaştı. EÜAŞ'ye ait hidroelektrik santralların üretimi ise 20 milyar 408.8 milyon kwh'den 26 milyar 307.3 milyon kwh'ye yükseldi.

Sultangazi'de sağanak yağış nedeniyle alt geçidi su bastı

İstanbul Sultangazi'de etkili olan sağanak nedeniyle İBB sorumluluğundaki alt geçidi su bastı. Araçlar suda mahsur kalırken, suyu tahliye etmek için olay yerine giden itfaiye aracı suda mahsur kaldı

14.10.2026 12:08:00
İHA
 
Sultangazi'de sağanak yağış nedeniyle alt geçidi su bastı
Sultangazi'de sağanak yağış nedeniyle alt geçidi su bastı
İstanbul'da etkili olan kuvvetli sağanak nedeniyle su baskınları yaşanıyor. Sultangazi Selçuklu Bulvarı üzerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi sorumluluğundaki ait alt geçidi su bastı.

O esnada alt geçit içerisinde bulunan bazı araçlar mahsur kaldı. Araç sürücüleri ve araçta bulunanlar kendi imkanları ile araçtan çıkarken, ihbar üzerine bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi. Su tahliyesi için olay yerine giden itfaiye aracı da suda mahsur kaldı.

Ekiplerin alt geçitteki su tahliye ve araçları kurtarma çalışmaları sürüyor.

Ateş Serbest-2026 tatbikatı tamamlandı

Milli Savunma Bakanlığı, TSK'nın ateş gücünün sergilendiği "Ateş Serbest-2026" tatbikatının tamamlandığını bildirdi

 

14.10.2026 10:49:00
Anadolu Ajansı
 
Ateş Serbest-2026 tatbikatı tamamlandı
Ateş Serbest-2026 tatbikatı tamamlandı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ateş gücünün sergilendiği "Ateş Serbest-2026" tatbikatının tamamlandığını bildirdi.

Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşıma göre, Ankara'nın Polatlı ilçesindeki General Nahit Şenoğlu Atış ve Tatbikat Bölgesi'nde düzenlenen "Ateş Serbest-2026" tatbikatı tamamlandı.

"Çelik irade, sarsılmaz disiplin, tam isabet. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin üstün ateş gücünü, yüksek koordinasyon kabiliyetini ve harekat etkinliğini ortaya koyduğu Ateş Serbest-2026 faaliyeti başarıyla tamamlandı." ifadelerinin kullanıldığı paylaşımda, tatbikata ilişkin görüntüler de yer aldı. 

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), piyade uzman çavuş Mustafa Aslan'ın Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanarak şehit olduğunu bildirdi

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), piyade uzman çavuş Mustafa Aslan'ın Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanarak şehit olduğunu bildirdi

14.10.2026 10:40:00
Haber Merkezi
 
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), piyade uzman çavuş Mustafa Aslan'ın Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanarak şehit olduğunu bildirdi
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), piyade uzman çavuş Mustafa Aslan'ın Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanarak şehit olduğunu bildirdi
Milli Savunma Bakanlığı, Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanan Piyade Uzman Çavuş Mustafa Aslan'ın, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olduğunu duyurdu.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in şehit asker için yayımladığı taziye mesajına da yer verildi. Güler, mesajında şu ifadeleri kullandı:

"Pençe-Kilit operasyon bölgesinde görevli kahraman silah arkadaşımız, meydana gelen silah kazasında yaralanmış, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur. Kahraman şehidimize şahsım ve Milli Savunma Bakanlığı mensupları adına Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve asil milletimize başsağlığı ve sabır dilerim."

10 tonluk uyuşturucu trafiğine yönelik soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, kriptolu haberleşme programları üzerinden ülkeler arasında uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenen suç örgütlerine yönelik operasyon düzenlendi

13.10.2026 19:30:00
İhlas Haber Ajansı
 
10 tonluk uyuşturucu trafiğine yönelik soruşturma
10 tonluk uyuşturucu trafiğine yönelik soruşturma
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, kriptolu haberleşme programları üzerinden ülkeler arasında uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenen suç örgütlerine yönelik operasyon düzenlendi. Yurt içinde 35 kez, toplam 10 tonun üzerinde uyuşturucu sevkiyatı gerçekleştirdiği tespit edilen örgütlerle bağlantılı 60 şüphelinin yakalanması için eş zamanlı çalışma başlatıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, kriptolu haberleşme programları kullanarak uluslararası uyuşturucu madde ithalatı ve ihracatı yapan suç örgütlerinin faaliyetleri tespit edildi.

Soruşturma kapsamında incelenen yazışmalarda, örgütlerin çeşitli ülkelerden temin ettikleri uyuşturucu maddeleri zaman zaman Türkiye'ye, zaman zaman da başka ülkelere naklettikleri belirlendi. Örgütlerin bu faaliyetlerden yüksek miktarda yasa dışı gelir elde ettiği ve söz konusu gelirleri çeşitli yöntemlerle aklamaya çalıştığı değerlendirildi.
Örgütlerin yurt içinde ve yurt dışında farklı tarihlerde toplam 35 uyuşturucu sevkiyatı gerçekleştirdiği, sevkiyatlara konu uyuşturucuların toplam ağırlığının 10 tonu aştığı tespit edildi.

168 şüphelinin kimliği belirlendi



Yürütülen çalışmalar sonucunda eylemlere iştirak ettiği değerlendirilen 168 şüphelinin kimlik bilgileri tespit edildi. Şüphelilerden 29'unun başka suçlardan cezaevinde bulunduğu, 74'ünün yurt dışında olduğu, 5'inin hayatını kaybettiği, 60'ının ise Türkiye'de bulunduğu belirlendi.

Türkiye'de bulunan 60 şüphelinin yakalanması amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Yurt dışında bulunduğu tespit edilen şüpheliler hakkında ise kırmızı bülten çıkarılmasına yönelik çalışma başlatıldı.

Mal varlıklarına el konuldu

Soruşturma kapsamında suç örgütü üyelerinin suçtan elde ettikleri gelirlerle edindikleri ve aklama işlemine tabi tuttukları değerlendirilen mal varlıkları da tespit edildi. Bu çerçevede 163 gerçek kişiye ait tüm banka hesapları ve kripto varlıklar ile toplam 556 taşınmaz, 155 motorlu taşıt ve 71 şirketin ortaklık payına el konuldu.
Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.İHA

Etimesgut Belediyesi'nde ikinci dalga depremi

Ankara merkezli 5 ilde gerçekleştirilen operasyon kapsamında, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve zimmet suçlamalarıyla aralarında belediye başkan yardımcıları Fikret Gözüoğlu ve Gültekin Bayındır'ın da bulunduğu 25 şüpheli yakalandı

13.10.2026 11:38:00
Haber Merkezi
 
Etimesgut Belediyesi'nde ikinci dalga depremi
Etimesgut Belediyesi'nde ikinci dalga depremi
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen yolsuzluk soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Etimesgut Belediyesi bünyesinde gerçekleştirilen kamu ihaleleri ile ruhsat işlemlerindeki usulsüzlük iddialarına yönelik ikinci dalga operasyon başlatıldı.

Sabah saatlerinde düzenlenen eş zamanlı baskınlarda, belediye yönetiminin tepe isimleri de dahil olmak üzere çok sayıda şüpheli emniyete götürüldü.


5 ilde eş zamanlı baskınlar düzenlendi


Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Ankara merkezli 5 ilde operasyon düzenlendi.

Belirlenen adreslere yapılan şafak baskınlarında, Etimesgut Belediye Başkan Yardımcıları Fikret Gözüoğlu ve Gültekin Bayındır ile birlikte belediye çalışanlarının da yer aldığı 25 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.


Soruşturmanın detayları ve ilk operasyon


İhale usulsüzlükleri, imar ve ruhsat süreçlerinde haksız kazanç iddialarına dayanan soruşturmanın; Sayıştay raporları, şüpheli ifadeleri, MASAK ve HTS analizleri ile CİMER başvuruları gibi delillerin incelenmesiyle derinleştirildiği belirtildi. Şüphelilere örgüt kurma, zimmet, rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma gibi suçlamalar yöneltiliyor.

30 Temmuz 2026'daki ilk dalga operasyonda dönemin belediye başkanı Erdal Beşikcioğlu dahil 40 kişi tutuklanmıştı. Emniyetteki işlemleri süren 25 şüphelinin adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Yaşlılıkta dinç kalmanın 10 püf noktası


Yaş almak kaçınılmaz olsa da yaşlanma sürecinin nasıl ilerleyeceği yalnızca takvimdeki yaşımızla belirlenmiyor. Genetik mirasımız bazı hastalıklara yatkınlığımızı etkileyebiliyor; ancak fiziksel aktiviteden beslenmeye, uykudan sosyal ilişkilere kadar yaşamımız boyunca sürdürdüğümüz alışkanlıklar da sağlıklı yaşlanmada önemli rol oynuyor. 
 

13.10.2026 09:04:00 / Güncelleme: 13.10.2026 09:14:48
Murat Çorbacı
 
Yaşlılıkta dinç kalmanın 10 püf noktası
Yaşlılıkta dinç kalmanın 10 püf noktası

İç Hastalıkları, Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Berrin Karadağ, toplumumuzda birçok kişinin "Annemde de babamda da kalp hastalığı, diyabet var. Genetik kaderim bu, elimden ne gelir ki?" düşüncesinde olduğunu belirterek "Japonya bir deprem ülkesidir. Coğrafi yapısı, yani 'genetiği' gereği her an yıkıcı bir sarsıntıyla karşı karşıyadır. Ancak Japonlar, doğru mühendislik ve sağlam binalarla en şiddetli depremlere bile meydan okurlar. İşte bizim vücudumuz da böyledir. Genetik mirasınız size riskli bir zemin sunmuş olabilir; ancak inşa edeceğiniz sağlam yaşam alışkanlıkları, bu risklerin ortaya çıkmasını veya etkilerini azaltmaya yardımcı olur. Yaşlanmayı tamamen durduramayız ama biyolojik saatimizi yavaşlatmak, gençlik yıllarından itibaren atacağımız doğru adımlarla bizim elimizdedir" dedi. Sağlıklı yaşlanmaya yönelik adımların, genç ve orta yaşlardan itibaren atılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Karadağ, yaşlılıkta fiziksel ve zihinsel açıdan dinç kalabilmenin 10 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Hücresel yakıtı ayarlamak: Akdeniz tipi beslenme ve sağlıklı kilo

Sürekli yüksek kalorili, işlenmiş ve şekerli ürünler tüketmek, hücrelerimizin paslanmasını ve yaşlanmayı hızlandırır.  Gençlikten itibaren antioksidanlardan, zeytinyağı, sebze, meyve, tam tahıl ve liften zengin Akdeniz tipi beslenme benimsenmelidir. Porsiyonları hafifçe azaltmak ve tabağı farklı renklerde besinlerle çeşitlendirmek, hücresel yaşlanmayı yavaşlatır, hücrelerimizin kalitesini doğrudan korur ve vücuda ihtiyacı olan tüm koruyucu beslenme öğelerini sağlar. Sağlıklı vücut ağırlığını korumak da sağlıklı yaşlanmanın önemli adımlarındandır.

Kas rezervini korumak: Direnç ve güç egzersizleri

Prof. Dr. Berrin Karadağ, yaşlılıkta en büyük biyolojik tehditlerden birinin kas kütlesi kaybı olduğunu belirterek şöyle konuşuyor: "Sadece yürümek kasları korumaya yetmez. Haftada en az iki gün kasları zorlayan hafif ağırlık veya direnç egzersizleri yapmalıyız. Gençlikte ve orta yaşlarda ne kadar güçlü bir kas ve kemik rezervi oluşturursanız, ileri yaşlarda dengeniz o kadar sağlam olur. Kas kütlesi, yaşlılık dönemindeki gizli metabolik sigortamızdır. Kuvvetli kaslar eklemlere binen yükü azaltarak kireçlenmeyi ve kronik ağrıları da engeller. Güçlü bir iskelet yapısı, ileri yaşta kimseye bağımlı olmadan özgürce hareket edebilmenin tek anahtarıdır."

Gece mesaisi: Kaliteli uyku ve hücresel onarım

Uyku, vücudun gece temizliği ve derin bakım seansıdır. Melatonin ve büyüme hormonu gibi kritik anti-aging (yaşlanma karşıtı) hormonlar derin uykuda en üst seviyede salgılanır. Her gece 7-8 saat kesintisiz uyku, beyindeki zararlı protein atıklarının temizlenmesini sağlayarak  bilişsel sağlığın korunmasına katkı sağlar. Yetersiz uyku ise ertesi gün kronik bir stres tablosu yaratarak hücrelerin erkenden yaşlanmasına yol açar. Uyuduğunuz odanın tamamen karanlık ve serin olmasına özen göstermelisiniz.

Beyni antrenmansız bırakmamak: Bilişsel esneklik ve sosyal bağlar

Emeklilik dönemi 'zihinsel bir duraklama veya inzivaya çekilme' olarak görülmemelidir. Beyin, kullanılmadıkça körelen nöronal ağlara sahiptir. Yeni bir dil öğrenmek, bir enstrüman çalmak veya sürekli yeni bilgiler edinmek beyindeki sinirsel bağları canlı tutar. Güçlü sosyal ilişkiler ve dostluklar kurmak da, yalnızlığı ve buna bağlı depresif süreçleri önleyerek ömrü uzatır. Sevdiklerinizle geçirdiğiniz kaliteli zamanlar, beyinde mutluluk hormonu salgılatarak bilişsel gerilemeyii yavaşlatır. Zihninizi her gün şaşırtacak yeni bulmacalar veya rotalar deneyerek onu tembellikten kurtarın. Sosyal olarak aktif olan bireylerin biyolojik yaşının, akranlarına göre çok daha genç kaldığı tıbben kanıtlanmıştır.

'İkinci beyni' beslemek: Bağırsak mikrobiyotası sağlığı

Prof. Dr. Berrin Karadağ, bağırsaklarımızdaki milyarlarca yararlı bakterinin, bağışıklık sisteminden ruh halini yönetmeye dek önemli işlevleri olduğunu ancak yaşlandıkça azalmaya başladığını belirterek şöyle konuşuyor: "Yoğurt, kefir, turşu gibi fermente gıdalar ve bol lifli sebzeler tüketerek bağırsak mikrobiyotasını zengin tutmak, sistemik kronik enflamasyonu baskılamanın ve yaşlanmayı yavaşlatmanın en modern tıbbi yoludur. Sağlıksız bir bağırsak florası, tüm vücuda yayılan sessiz bir yangının fitilini ateşler. Mutluluk hormonu olan serotoninin büyük kısmı burada üretildiğinden, bağırsak sağlığı yaşlılıkta hayata pozitif bakabilmenin de gizli formülüdür."

Mitokondriyal sağlık: Kronik stres yönetimi

Kronik stres, hücrelerimizin enerji santralleri olan mitokondrilere doğrudan zarar verir ve vücutta sessiz bir "enflamasyon" (iç yangı) durumu yaratır. Meditasyon, doğada zaman geçirmek veya düzenli nefes egzersizleri yapmak, stres hormonu kortizolü dengeler. Sakin ve dingin bir zihin, hücre düzeyinde yaşlanma hızını yavaşlatan en doğal ilaçtır. Sürekli endişe halinde yaşamak, DNA'larımızın koruyucu kapakları olan telomerleri hızla kısaltır. Hayatın getirdiği zorluklara karşı geliştireceğiniz psikolojik dayanıklılık, cildinizdeki kırışıklıklardan damar sertliğinize kadar her şeyi etkiler. Gün içinde kendinize sadece 'durma' ve nefes alma molaları vererek enerji santrallerinizi koruma altına alın.

Vücudun akışkanlığı: Hidrasyon ve hücresel su dengesi

Yaş ilerledikçe vücudun susuzluk hissi ve algısı azalarak kronik susuzluğa neden olur. Hücrelerin toksinlerden arınması, böbrek fonksiyonlarının korunması ve cildin elastikiyeti için yeterli su tüketimi şarttır. Yeterince su içmediğimizde kanımız koyulaşır ve kalbimiz dokuları beslemek için çok daha fazla çalışmak zorunda kalır. Eklemlerimizin arasındaki sıvı seviyesinin korunması ve hareket kabiliyetimizin azalmaması da doğrudan su tüketimimize bağlıdır. Masanızda her zaman dolu bir sürahi bulundurmayı yaşamsal bir alışkanlık haline getirin.

Kemik gücü ve hormonal denge: D vitamini ve doğru takviyeler

Yaşlanma sürecinde kemik yoğunluğunu korumak ve bağışıklığı güçlü tutmak için D vitamini, magnezyum ve B12 gibi değerlerin yeterli seviyede olması gerekir. Hekim kontrolünde doğru takviye stratejisi, eksilen biyolojik depoları doldurur. Kulaktan dolma bilgilerle, rastgele vitamin kullanmak yerine, kan analizlerinize göre hekim önerisi doğrultusunda gerekli takviyeleri almalısınız. Yaş alırken kemik erimesine dur demek, ilerideki adımlarımızın kırılmaz güvencesidir.

Damar yaşını korumak: Kardiyovasküler esneklik ve toksinlerden kaçınmak

Sigara, alkol ve aşırı tuz gibi damarın iç çeperini bozan faktörlerden uzak durmak hayati önem taşır. Düzenli kardiyo egzersizleri (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet) damar esnekliğini koruyarak dokulara giden oksijen miktarını artırır ve organ yaşlanmasını geciktirir. Esnekliğini kaybeden sertleşmiş damarlar, yüksek tansiyona ve dolayısıyla kalp krizine davetiye çıkarır. Damar sağlığını korumak, tüm organlarımıza gençlik iksiri pompalamak demektir.

Proaktif Tıp: Düzenli check-up ve koruyucu sağlık taramaları

Prof. Dr. Berrin Karadağ, hastalık kapıyı çalmadan, fonksiyon kaybı gelişmeden önce önlem almanın, modern geriatrinin temel yasası olduğunu belirterek, "Tansiyon, kan şekeri ve kolesterol değerlerinin yakın takibi, damar sağlığımızı sessiz hasarlardan korur. Yaşınıza uygun düzenli sağlık taramalarını ve aşıları ihmal etmemek, genetik fay hatlarınızın nerede olduğunu bilip ona göre koruyucu duvarlar örmenizi sağlar. Tıpta en ucuz ve en etkili tedavi, hastalıktan korunmaktır. Küçük bir kan tahlili veya erken fark edilen bir dengesizlik, yıllar sonra büyük bir felakete dönüşebilecek bir hastalığı başlamadan bitirebilir. Bedeninizi dinleyin ama onu düzenli olarak uzman bir hekim mühendisliğine emanet etmeyi de unutmayın."

Tükenmişliği 4 adımla önleyin


 
Sabahları uyanmak istemiyor, kendinizi bitkin, yetersiz ve sürekli duvara çarpıyormuş gibi hissediyorsanız tükenmişlik sendromu ile karşı karşıya olabilirsiniz. Peki bu durumda ne yapılabilir?
 

13.10.2026 08:44:00
Murat Çorbacı
 
Tükenmişliği 4 adımla önleyin
Tükenmişliği 4 adımla önleyin

Psikiyatri Uzmanı Dr. Talat Sarıkavak, özellikle son yıllarda iş ile yaşam sınırlarının silikleşmesi, artan iş yükü, işyerinde kendini güvende hissetmemek ve sürekli ulaşılabilir olma baskısının tükenmişlik sendromuna zemin hazırlayabildiğini belirterek, "Şüphesiz kurumların da bazı düzenlemeleri mutlaka yapmaları gerekir. Ancak bireysel olarak günlük yaşantınızda yapabileceğiniz bazı değişiklikler de, tükenmişliğin fiziksel ve ruhsal açıdan daha ciddi boyutlara ulaşmasını önlemeye katkı sağlayabilir. Gerekli önlemler alınmadığında ise tükenmişlik; hafıza ve uyku sorunlarından mide-bağırsak şikayetlerine, kalp ve damar sağlığından bağışıklık sisteminin zayıflamasına dek çeşitli fiziksel ve ruhsal sorunlarla ilişkili olabilmektedir" dedi. Günümüzde tükenmişliğin sıklıkla depresyonla karıştırıldığını, bu durumun da gereksiz ve artan antidepresan kullanımına yol açabildiğini belirten Dr. Sarıkavak, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında yaptığı açıklamada, tükenmişlik sendromuna karşı kişisel olarak alınabilecek 4 etkili önlemi anlattı.

Size iyi gelen uğraşlar edinin

Bireylerin iş saatleri dışında tamamen farklı bir kimliğe bürünebilmeleri hayati önem taşır. Düzenli yürüyüş, bütçe gerektirmeyen el sanatları veya okuma grupları gibi hobiler zihni yeniler. Özellikle sivil toplum kuruluşlarında gönüllü sosyal sorumluluk faaliyetlerinde bulunmak, tükenmişlikte sıklıkla kaybolan 'kişisel başarı ve işe yarama' hissini güçlü bir şekilde onararak kişiye doğal bir psikolojik kalkan sağlar.

Ekran maruziyetini sınırlayın

Modern çağın en sinsi tehlikelerinden biri olan 'dijital yorgunluk', yoğun ekran maruziyetiyle birlikte beynin sürekli alarm halinde kalmasına neden olabilir. Bu durum uyku hijyenini bozarak strese karşı bedeni koruyan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayabilir. Sağlıklı kalmak için ekran maruziyetini özellikle akşam saatlerinde sınırlamak ve biyolojik uyku ritmini tavizsiz bir şekilde korumak, bedenin stres yükünü azaltmak açısından kritik rol oynar.

Stresi yönetmeyi öğrenin

Tükenmişliğe karşı, farkındalık (mindfulness) temelli stres azaltma uygulamaları, beynin korku ve stres tepkilerini azaltarak duygusal tükenmeyi kısa vadede hafifletmeye ve kişinin 'anda kalmasına' yardımcı olabilir. Ancak kalıcı bir iyileşme sağlamak için psikoterapi yöntemlerinden yararlanılmalıdır.

İş stresini eve taşımayın

Tükenmişlik, tıpkı bulaşıcı bir hastalık gibi iş yerinden aile yaşamına sıçrama ve eşlerin veya çocukların psikolojisini bozma potansiyeline sahiptir. Araştırmalar, stresini eve taşıyan kişilerin eşlerinde de benzer tükenmişlik ve performans düşüşleri görüldüğünü kanıtlamaktadır. Eve girmeden önce zihinsel bir bariyer oluşturmak, evde iş konuşmamak ve aile içi iletişimde 'işten psikolojik olarak kopabilmeyi' başarmak, hem bireyi hem de ailenin bütünlüğünü korur. 

Trafik faciasına neden olan iki sürücü tutuklandı

Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nda 11 kişinin hayatını kaybettiği, 27 kişinin yaralandığı feci tur otobüsü kazasında hukuki süreç başladı. Bilirkişi raporu otoyoldaki korkunç ihmali gözler önüne sererken, otobüs şoförü ve çekici sürücüsü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi

12.10.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Trafik faciasına neden olan iki sürücü tutuklandı
Trafik faciasına neden olan iki sürücü tutuklandı
Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nun Akhisar geçişinde yaşanan ve tüm Türkiye'yi yasa boğan feci trafik kazasının ardından yürütülen adli soruşturmada sıcak gelişmeler yaşandı.

11 vatandaşı hayattan koparan, 27 kişinin ise yaralanmasına neden olan tur otobüsü katliamına ilişkin gözaltına alınan sürücüler, Akhisar Adliyesi'ne sevk edildi. Nöbetçi hakimlikçe sorgulanan otobüs şoförü M.A. ve arkadan çarpan çekicinin sürücüsü H.K. tutuklandı. Otobüsün yedek şoförü ve aynı zamanda sahibi olan M.Y. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Bilirkişi raporu ihmali belgeledi

Kazanın ardından Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çok yönlü soruşturmada, olay yerinde yapılan incelemeler ve ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntüleri doğrultusunda ön bilirkişi raporu hazırlandı. Hazırlanan rapor, otoyollarda asla yapılmaması gereken ölümcül kural ihlallerini bir bir deşifre etti.

Bilirkişi raporuna göre, kazanın asıl nedeni otobüs şoförünün yaptığı akılalmaz hata oldu. Tur otobüsü sürücüsü M.A.'nın, otoyol üzerindeki kavşağı kaçırdığı, hatasını telafi etmek amacıyla otoyolda geri manevra yapmaya çalıştığı belirlendi. Hızlı akan otoyol trafiğinde devasa otobüsle geri geri gitmeye çalışan M.A.'nın, kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu rapora yansıdı.

Çekici sürücüsü hız sınırını aşmış

Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise arkadan çarpan çekiciye ait veriler oldu. Tutuklanan çekici sürücüsü H.K.'nin, otoyol standartlarının ve görüş mesafesinin getirdiği hız sınırlarına uymadığı, yasal limitlerin üzerinde seyrettiği tespit edildi.

Otoyolda geri manevra yapan otobüsü fark etmesine rağmen yüksek hızı nedeniyle zamanında duramayan çekici sürücüsü de kazanın boyutunun büyümesinde kusurlu bulundu.

Soruşturma derinleşiyor

Kazada yaralanan 27 kişinin bölgedeki çeşitli hastanelerde tedavileri devam ederken, otopsi işlemleri tamamlanan 11 kişinin cenazeleri memleketlerine gönderildi.

Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı yetkilileri, otoyollardaki bu tür ağır kural ihlallerine karşı denetimlerin ve cezai yaptırımların en üst düzeyde uygulanacağını belirtti. Akhisar Başsavcılığı, kazayla ilgili geniş çaplı soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.

Terör örgütü PKK, Irak'ın kuzeyindeki 4 kampı boşalttı

Güvenlik kaynakları, terör örgütü PKK/KCK'nın Irak'ın kuzeyindeki Metina'nın Baze bölgesinde bulunan 4 barınma alanını 8 Ekim'de boşalttığını bildirdi

 

12.10.2026 16:10:00
Anadolu Ajansı
 
Terör örgütü PKK, Irak'ın kuzeyindeki 4 kampı boşalttı
Terör örgütü PKK, Irak'ın kuzeyindeki 4 kampı boşalttı

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, bölgedeki istikrarın sağlanması ve Türk-Kürt kardeşliğinin güçlendirilmesi amacıyla başlatılan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" vizyonu, kararlı ve tavizsiz bir şekilde sürdürülüyor.

Yürütülen bu çok boyutlu süreç, Türkiye'nin geleceği adına tarihi bir dönüm noktası teşkil ediyor.

PKK/KCK, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi'nin parçası olarak, Türkiye'nin güvenliği açısından çatışma riski bulunan barınma alanlarının boşaltılmasına yönelik sürdürülen çalışmalar kapsamında Irak'ın kuzeyinde Metina'nın Baze bölgesinde bulunan Hebat, Yajk, Sabri ve Sason barınma alanlarını 8 Ekim'de boşalttı.

Yaşanan bu gelişme, sürecin kararlılıkla devam ettiğinin bir göstergesi oldu.

PKK/KCK'nın tüm alanlardaki faaliyetlerinin sonlandırılması akabinde sürecin ilerleyen aşamalarında yasadan yararlanarak Türkiye'ye geri dönecek örgüt mensupları ile toplumsal uzlaşı sağlanması bekleniyor.

Eğitim, ekonomi gibi pek çok alanda yürütülecek bütünleşik programlarla PKK/KCK mensuplarının toplumla entegrasyonunun sağlanması hedefleniyor.

Söz konusu gelişmelerle Türkiye'nin iç barışının kalıcı olarak tesis edilmesinin sürdürüleceği belirtiliyor.

Güvenlik kaynakları, sürecin başarıya ulaşmasıyla Türk-Kürt kardeşliği temelinde toplumun tüm kesimlerinin el ele vererek, birlikte barış ve huzur içinde Türkiye'nin her köşesinde yaşamasının amaçlandığını belirtti.

Kaynaklar, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi ve bölgedeki istikrarın güçlendirilmesi misyonu çerçevesinde atılan her adımın milletin hak ettiği huzur dolu yarınların müjdecisi olacağını vurguladı. 

İstanbul 2 No’lu Baro’da sürpriz sonuç

İktidar blokunun açık destek verdiği adayın İstanbul 2 No’lu Barosu seçimlerini 6 oy farkla kaybetmesi hukuk camiasında geniş yankı uyandırdı. Tüm dikkatler şimdi 68 binden fazla avukatın sandık başına gideceği, ittifakların ve güçlü grupların yarışacağı tarihi İstanbul Barosu seçimlerine çevrildi

12.10.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
İstanbul 2 No’lu Baro’da sürpriz sonuç
İstanbul 2 No’lu Baro’da sürpriz sonuç
Türkiye genelindeki barolarda ekim ayı itibarıyla genel kurul ve seçim hareketliliği en üst seviyeye ulaştı. Kamuoyunun yakından takip ettiği hukuk dünyasındaki ilk kritik yarış, İstanbul 2 No'lu Barosu'nda yaşandı.

AK Parti ve MHP çevrelerinin desteklediği adayın seçimi kaybetmesiyle sonuçlanan bu gelişmenin ardından, gözler savunma mesleğinin amiral gemisi olarak nitelendirilen İstanbul Barosu seçimlerine dikildi.


2 No'lu Baro'da 6 oy farkla sürpriz sonuç


"Çoklu baro" düzenlemesinin ardından kurulan İstanbul 2 No'lu Barosu, 11 Ekim 2026 Pazar günü 4. Olağan Genel Kurulu kapsamında sandık başına gitti. Seçimde, iktidar kanadının açık desteğini arkasına alan Ali Kasım Tuna ile bağımsız İslami çevrelerin ve Milli Görüş kökenli avukatların adayı Rıza Saka yarıştı.

AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir'in adaylık toplantısına katıldığı, eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un destek verdiği ve listesinde Adalet Bakanı Akın Gürlek'in avukatı Abdullah Adır'ın da yer aldığı Ali Kasım Tuna 1016 oyda kaldı. Geçmişte AK Parti bünyesinde de siyaset yapmış olan Rıza Saka ise 1022 oy alarak sadece 6 oy farkla baro başkanlığına seçildi.

Seçimin ardından Rıza Saka'yı destekleyen grubun galibiyeti salonda "tekbirlerle" kutlaması dikkat çekerken, kaybeden aday Ali Kasım Tuna, 31 oyun geçersiz sayıldığını belirterek İlçe Seçim Kurulu'na resmi itirazda bulunduklarını ve yasal sürecin devam ettiğini duyurdu.


Gözler İstanbul Barosu'nda


2 No'lu Baro'daki bu çekişmeli başlangıç, gözleri doğrudan asıl büyük yarışın yaşanacağı İstanbul Barosu seçimlerine çevirdi. 68 bin 220 kayıtlı avukatıyla dünyanın en büyük barolarından biri olan İstanbul Barosu, yeni başkanını ve kurullarını belirlemek üzere 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde sandık başına gidecek.

10-11 Ekim tarihlerindeki ilk toplantıda yasal çoğunluk sağlanamadığı için genel kurul ve oy verme işlemleri kesin olarak bu tarihlerde Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek.


Adaylar ve kurulan büyük ittifaklar


İstanbul Barosu'nda bu yılki seçimler, geçmiş yıllara kıyasla çok daha stratejik ortaklıklara ve ittifaklara sahne oluyor. Sandığa yansıyacak dengeleri değiştirebilecek güncel adaylık tablosu şu şekilde şekillendi:

• Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu (Değişim İçin Avukatlar): 2024 yılındaki seçimleri 7 bin 197 oyla kazanan mevcut başkan Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, grubunun adayı olarak ikinci dönem için yeniden yarışıyor.

• Prof. Dr. Ümit Kocasakal (Cumhuriyetçi Güç Birliği): Seçim sürecinin en büyük ittifaklarından biri Kocasakal ismi etrafında kuruldu. Eski baro başkanlarından Prof. Dr. Ümit Kocasakal, Önce Avukat Grubu, İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu (İMAG) ve bazı Çağdaş Avukatlar Grubu bileşenlerinin ortak adayı oldu.

• Hasan Kılıç (Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu & Yükseliş Hareketi): Geçtiğimiz seçimlerde kıl payı kaybeden Hasan Kılıç, bu kez Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu ile Önce İlke ÇAG Yükseliş Hareketi'nin tek bir çatı altında birleşmesiyle çok daha güçlü bir konsolidasyonla yarışa giriyor.

• Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu (Avukat Hakları Grubu / Önce İlke Muhalefeti): Cumhuriyetçi cephede aday çatlağı tartışmalarına yol açan bir diğer hamle olarak, eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun oğlu Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu da adaylar arasında yer alıyor.

• Dr. Atakan Adem Selanik (Cumhuriyet Avukatları): Seçim pusulasında yer alacak bir diğer kanat olan Cumhuriyet Avukatları grubu, başkan adayı olarak Dr. Atakan Adem Selanik ile yola çıktıklarını ilan etti.

• Arife Gökkaya Dinç (Bağımsız Avukatlar): Muhafazakar ve bağımsız hukukçuları bünyesinde barındıran grup ise bu seçimlerde kadın aday Arife Gökkaya Dinç ile temsil edilecek.

2 No'lu Baro'daki kırılmanın ardından, ana baroda hükümet politikalarına muhalif grupların ve milliyetçi-ulusalcı ittifakların nasıl bir performans sergileyeceği, 25 Ekim akşamı sandıkların açılmasıyla netlik kazanacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.