Bilenler bilir, özellikle Anadolu coğrafyasında 17 Aralık denince Hz Mevlana'nın vefatının yıldönümü yani "Şeb-i Arus" akla gelirdi."Şeb-i Arus" törenleri ne zaman başlamıştır bilemiyoruz ama yüzyıllardan beridir devam ettiği ve son on yıllarda da Türkiye'de adeta devlet töreni haline getirildiğini biliyoruz.Son bir yıldır 17 Aralık denince akla gelenleri şöyle bir sıralayın dense, yüz yıllardır zihinlere yerleşmiş olan "Şeb-i Arus" törenlerini de geride bırakarak mevcut iktidar partisinde deprem etkisi yapan, dört bakanın istifasına sebep olan yolsuzluk soruşturmaları hatırlanıyor.Mevcut iktidarın elinde olsa takvimlerden bu tarihi toptan silecek ama şimdilik böyle bir imkanı yok ve eli kulağında 17 Aralık geliyor.Tam bir yıldır, AKP iktidarı bu tarihi zihinlerden silmek için, gündemden düşürmek için, lehinde ya da aleyhinde yazılıp-çizilmesini engellemek için elinden gelen her şeyi yaptı ve yapıyor ama gene de dünya dönüyor.Son günlerin moda tartışmalarından; okullarda Osmanlıca öğretilecek, isteseler de istemeseler de öğretilecek, mecburi olsun, yok seçmeli olsun meselesine biraz da bu 17 Aralık sendromu açısından bakmakta fayda var.Yoksa iktidarının, hem de tek başına iktidarının on üçüncü yılını devam ettiren bu kadro Osmanlıyı ve Osmanlıcayı yeni mi hatırladı?Yoksa bin odalı sarayın altın varaklı kadehlerinin sadece birinin fiyatı, bu gün milyonların talim ettiği asgari ücretin çok çok üstünde iken, bu kocaman ayıbı "Osmanlıca" örtüsü ile örtmeye mi çalışmaktadır?Sayın Erdoğan, başbakanlığı devrinde gazetecilerle sohbet ederken; "bu tür gündemler oluşturmazsam ülkeyi yönetemem ki" demişti.Geçen yılların gazetelerini bu dikkatle tarayanlar bu tarz suni gündem örneklerine adım başı rastlayacaklardır.Sayın Erdoğan'ın ve kanatları altındaki sevgili hükumetinin bu tür suni gündem arayışları, yaklaşmakta olan 17 Aralık sendromunu izale etmeye, örtmeye ve unutturmaya yetmeyeceği kanaatindeyiz.Üç katrilyon dolar tutarında yer altı kaynağı olan bir ülkeyi sen tek başına on üç sene yöneteceksin, ülkenin yer altı ve yer üstü kaynaklarını küresel tefecilere transfer edecek ve ettireceksin, hukukun engellediği peşkeşlere, yıllar sonra hala hayıflanıp duracaksın sonra da suni gündemler oluşturarak bütün bu ayıpları örtmeye kalkacaksın.İşte, eli kulağında 17 Aralık geliyor, bütün şallarınızı seferber edin bakalım örtebilecek misiniz?
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yalanlar yılana tebdil olurken… / 13.02.2026
- En kanlı yalan / 12.02.2026
- BTP’nin Viyana çıkarması muhteşemdi / 11.02.2026
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- En kanlı yalan / 12.02.2026
- BTP’nin Viyana çıkarması muhteşemdi / 11.02.2026
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026


























































