logo
04 EYLÜL 2026

Emekli Korgeneral'den derin sözler

30.07.2006 00:00:00
 
Milliyet'ten Güneri Civaoğlu, emekli Korgeneral Altay Tokat'ın derin sözlerini irdeliyor. Genelkurmay'ın Tokat hakkında soruşturma başlattığını da kaydedelim Türkiye'de hiçbir şey, "derin devlet" iddia sahiplerinin ellerine, emekli Korgeneral Altay Tokat kadar inandırıcı (!!) koz veremezdi.Korgeneral Tokat'ın, "Güneydoğu'da hâkimleri, savcıları, memurları hizaya getirmek için bombalar attırdığı" söylemi, Aktüel dergisinde yayımlandı.Ardından, gazetelere ve ekranlara da, bu söylemden alıntılar yansıdı.Tokat Paşa, 1995-98 yıllarında Güneydoğu'da görev yaparken bazı hâkim, savcı ve memurların evlerinin yakınlarında bombalar patlattığını sanki "Doğum günlerinde evlerine çiçek ve çikolata gönderdik" der gibi doğallıkla açıklıyor.Çünkü... Onlar durumu yeterince ciddiye almıyor ve olmadık yerlere girip çıkıyorlarmış.O zaman at evlerinin yanına birkaç bomba, pabucun pahalı olduğunu görsünler!..Paşa, "o bombaların zararsız cinsten olduğunu, eğitim amacıyla kullanıldığını" söylüyor. Tabii burnunun dibinde bomba patlayanların bunu bilmeleri mümkün değil.Hizaya geliyorlarmış.Paşanın bu "bombalı eğitiminden" Ankara'daki üstlerinin haberleri var mıydı? Bilemem. Ancak... Hakkında hiçbir araştırma, soruşturma açılmamış, ceza almamış.Teori teoriyi izleyecekBu itiraflardan sonra artık Güneydoğu'da patlamaların, sabotajların, cinayetlerin ardından yapılan "Derin devletin işidir" iddiaları, daha fazla düşündürücü olacaktır.Şûrada birinci sırada generallik terfileri alan ve korgeneralliğe kadar yükselen bir paşanın, "Güneydoğu'da, terbiye ve eğitim amacıyla bombalar attırmıştım" söyleminden ne "kanıt" teorileri üremez ki!Askerlere ne oluyor?Şu satırlar yazılırken, TSK'da yakın zamana kadar kuvvet komutanlığı yapmış bir bilge askerle konuşuyordum. Şöyle dedi:"Bizim arkadaşlara ne oldu anlamıyorum. Silahlı Kuvvetleri zor duruma düşürecek garip konuşmalar yapıyorlar, yazılar yazıyorlar. Örneğin, bir kitap okuyorum, Güneydoğu'da görev yapmış bir üst düzey subayın anıları... Yüzde 90'ı gerçek. Kimse ağzını açmıyor. Tokat Paşa'nın sözlerini okumadım ama yazılanlar söylediğiniz gibiyse, üzülürüm." Oysa konuşmak yasak!Oysa... Askeri Ceza Kanunu'nda çok net bir madde var:"Asker kişilerin hizmetteyken ya da emekli olduklarında askeri konularda personel, istihbarat, teknik ya da bilimsel ve diğer tüm görevleri gereği edindikleri bilgileri hiçbir şekilde açıklayamazlar. Bunu yapanlara, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilir. Eğer suç, basın ve yayın yoluyla işlenmişse ceza iki katı artar."Genelkurmay Başkanlığı dün yazılı bir bildiriyle "soruşturma başlatıldığını" açıkladı."Tokat Paşa, gerçekten bunları söyledi mi?" diye kuşkular var.Ama... Daha sonra gazetelere de aynı konuda söylemlerini daha da ayrıntılı ve yorumlu tekrarladı.Yasa maddesi işleyecek mi?Tokat Paşa "aradan 15 yılı aşkın süre geçtiğini" söylüyor, "zaman aşımından" söz ediyor.Yani...Sözleri, yasa hükmünün erişemeyeceği takvim yapraklarına geçmiş.Zaten "Paşa suçlu mu, değil mi? Ya da hapse girmeli, girmemeli" gibi tartışmaları çok aşan bir duyarlı durum var ortada.Başta PKK, tüm terör örgütlerinin, onların yandaşı yayınların, gazetelerin, mücavir entelektüellerin, her siyasal cinayet, sabotaj sonrası tanığı olduğumuz "Derin devletin işidir bu" korosuna hep çalacakları, hep çığıracakları notalar(!!) verilmiştir.Şemdinli Savcısı da statüsünün iadesi davasında Tokat Paşa'nın sözlerinden yararlanmayı düşünür mü bilemem.

Yayın bitti, polis geldi

Gazeteci Oya Lale Arslan, sosyal medya ve YouTube platformu üzerinden gerçekleştirdiği yayınlar ile paylaşımları gerekçe gösterilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı bir soruşturma kapsamında gözaltına alındı

04.09.2026 14:22:00
Haber Merkezi
 
Yayın bitti, polis geldi
Yayın bitti, polis geldi
Gazeteci Oya Lale Arslan, sosyal medya ve YouTube platformu üzerinden gerçekleştirdiği yayınlar ile paylaşımları gerekçe gösterilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı bir soruşturma kapsamında gözaltına alındı.

Deneyimli televizyon habercisi ve programcı Arslan hakkında, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlamaları yöneltildi.

Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla düzenlenen operasyonda gazetecinin evinde arama yapıldı ve kişisel bilgisayarı ile telefonu dahil olmak üzere çok sayıda dijital materyaline incelenmek üzere el konuldu.

Gözaltının perde arkası

Soruşturmanın zamanlaması, kamuoyunda ve basın camiasında geniş çaplı bir "basın özgürlüğü" tartışmasını beraberinde getirdi. Sektör temsilcileri ve meslektaşları, operasyonun basın üzerinde bir susturma çabası olup olmadığını sorguluyor.

Gazeteci Murat Ağırel'in X platformunda paylaştığı bilgilere göre, Oya Lale Arslan gözaltına alınmadan sadece bir gün önce kendi YouTube kanalında gazeteci Erk Acarer'i konuk etmişti. Bu yayının hemen ardından, iktidara yakın sosyal medya hesapları ve figürler tarafından Arslan'ın hedef gösterildiği ve hakkında tutuklama çağrıları yapıldığı belirtildi.

Muhalif basın organları ile sosyal medyadaki medya hakları savunucuları, Türk Ceza Kanunu'na eklenen "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" (dezenformasyon yasası) maddesinin ve "terör propagandası" suçlamalarının eleştirel gazetecileri susturmak ve bağımsız YouTube yayıncılığına gözdağı vermek için bir araç olarak kullanıldığını ileri sürüyor.

Resmi makamların gerekçesi

Buna karşılık yargı ve güvenlik kaynakları, işlemin yasal çerçevede yürütülen somut bir ceza soruşturması olduğunu savunuyor.

Soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, adli sürecin tamamen Arslan'ın dijital platformlardaki paylaşımlarında "halkı galeyana getirebilecek asılsız dezenformasyonlar üretilmesi" ve "terör örgütlerinin söylemlerinin yayılması" şüphelerine dayandığını ifade ediyor.

El konulan dijital materyallerin incelenmesinin ardından Arslan'ın emniyetteki işlemlerinin tamamlanıp adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, partideki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve MYK üyesi Berhan Şimşek, hakkında devam eden davalar sonuçlanana kadar partideki görevlerinden ayrılma kararı aldığını duyurdu

04.09.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, partideki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı
CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, partideki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve MYK üyesi Berhan Şimşek, hakkında devam eden davalar sonuçlanana kadar partideki görevlerinden ayrılma kararı aldığını duyurdu.

Şimşek'in 10 yıldır birlikte olduğu Özlem Şanver'e şiddet uyguladığı anlara ilişkin ortaya çıkan görüntülere tepki yağmıştı. Görüntülerde Şimşek'in Şanver'in ayağına tekme attığı, ardından elinden kurtulmaya çalışan kadını zorla evin içine sokmaya çalıştığı görülmüştü. Videoda, içereyi götürülen Şanver'in, "Bırak beni" diye bağırdığı da duyuldu.

Berhan Şimşek'in 10 yıllık hayat arkadaşı Özlem Şanver, Nisan 2026'da fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığını öne sürerek mahkemeye başvurmuştu.

Başvuruyu değerlendiren İstanbul Anadolu 1. Aile Mahkemesi, 6284 sayılı Kanun kapsamında Şimşek hakkında 2 ay süreyle uzaklaştırma ve koruma tedbiri uygulanmasına karar verdi. Söz konusu tedbir kararının daha sonra 2 ay daha uzatıldığı belirtilmişti.

Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberleri, Türkiye’de STK’lara duyulan güveni sarstı. Katılımcıların yüzde 85,6’sı bu gelişmelerin STK’lara duyduğu güveni azalttığını söyledi.

Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberleri, Türkiye’de STK’lara duyulan güveni sarstı. Katılımcıların yüzde 85,6’sı bu gelişmelerin STK’lara duyduğu güveni azalttığını söyledi

04.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
 Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberleri, Türkiye’de STK’lara duyulan güveni sarstı. Katılımcıların yüzde 85,6’sı bu gelişmelerin STK’lara duyduğu güveni azalttığını söyledi.
 Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberleri, Türkiye’de STK’lara duyulan güveni sarstı. Katılımcıların yüzde 85,6’sı bu gelişmelerin STK’lara duyduğu güveni azalttığını söyledi.
Türkiye'de STK'lara yönelik güven, Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberlerinin ardından sarsıldı. Aksoy Araştırma'nın gerçekleştirdiği "STK'lara Güven" araştırmasına göre katılımcıların yüzde 85,6'sı bu gelişmelerin STK'lara duyduğu güveni azalttığını söyledi. Her iki kişiden birinin bağışlarını azaltmayı ya da tamamen bırakmayı düşündüğü araştırmada belirtildi.

Marketing Türkiye adına Aksoy Araştırma tarafından gerçekleştirilen "STK'lara Güven" araştırması, Türkiye'de STK'lara yönelik güvenin hangi dinamikler üzerinden şekillendiğini, bağış davranışının ne ölçüde karşılık bulduğunu ve son dönemdeki tartışmaların bu güven üzerindeki etkisini ortaya koydu. Araştırmanın saha çalışması, Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberlerinin kamuoyunda yoğun biçimde tartışıldığı bir dönemde gerçekleştirildi ve araştırma sonucunda Ahbap Derneği, 1,7 güven ortalamasıyla son sırada yer aldı.

STK'lara duyulan güven azaldı
Araştırmaya katılanların, yüzde 64,8'i bu gelişmelerin STK'lara duyduğu güveni "çok azalttığını", yüzde 20,8'i ise "biraz azalttığını" söylüyor. Yüzde 14,4'lük kesim ise güveninin etkilenmediğini belirtiyor. Böylece araştırma, toplamda yüzde 85,6'lık bir kesimin güveninin azaldığını ortaya koydu.

Bağış davranışını olumsuz etkiledi
Katılımcıların yüzde 26,5'i bundan sonra daha az bağış yapacağını, yüzde 22,5'i ise STK'lara bağış yapmayacağını belirtirken, yüzde 27,8'i henüz karar vermediğini ifade etti. Bu tablo, katılımcıların yüzde 49'unun bağışlarını azaltma ya da tamamen sonlandırma eğiliminde olduğunu gösterirken, yüzde 27,8'lik kararsız kesim de gelecekteki bağış davranışlarının güven ortamına bağlı olarak şekillenebileceğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu

04.09.2026 12:32:00
Haber Merkezi
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu
Kişisel bilgileri hukuka aykırı yollarla ele geçirerek oluşturulan 'panel' adı verilen sorgulama sistemlerini kullandığı tespit edilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Vatandaşlarımıza ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek 'panel' adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir. Sistemi kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verilmiş, 39 avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır" açıklamasında bulundu

Borcunuz yasal takibe düştü diyen avukatların izi sürüldü
Adalet Bakanı Gürlek konuyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu bilgileri paylaştı:
"Vatandaşlarımızın mahremiyeti bizim için dokunulmazdır! Vatandaşlarımızın kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesi, ticari bir meta hâline getirilmesi ve bu bilgiler kullanılarak vatandaşlarımızın mağdur edilmesi asla kabul edilemez. Bu çerçevede İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalarda; vatandaşlarımıza ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek "panel" adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir.
Yapılan incelemelerde bu yasa dışı sistemlerin bazı hukuk bürolarına ücret karşılığında satıldığı ve abonelik sistemiyle kullandırıldığı; bazı hukuk bürolarının da herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmayan vatandaşların kişisel bilgilerine bu sistemler üzerinden ulaşılarak "borcunuz yasal takibe düştü", "uzlaşma sürecini kaçırdınız", "hakkınızda haciz işlemi başlatıldı" gibi gerçeğe aykırı ifadelerle mağdur edildiği anlaşılmıştır.

31 avukat hakkında gözaltı kararı verildi
Soruşturmanın ilk aşamasında yasa dışı sistemi kuran, işleten ve gelir akışında yer aldığı tespit edilen şüpheliler hakkında adli işlemler yapılarak 10 şüpheli hakkında kamu davası açılmıştır. Soruşturmanın genişletilmesiyle de yasa dışı panel sistemini kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında bugün gözaltı kararı verilmiş, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır. Bu önemli soruşturmayı büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturmada görev alan tüm kamu görevlilerimize canı gönülden teşekkür ediyorum. Hukuku istismar ederek hukuksuzluk yapan hiç kimsenin yanına kâr kalmayacaktır."

KKTC Başbakanı Üstel: "Girne'deki gemi faciasında can kaybı 12'ye yükseldi"

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında batan gemiye yönelik çalışmalarda 2 kadının naaşına ulaşıldığını, faciada toplam can kaybının 12'ye yükseldiğini, kayıp 16 kişiye ulaşılması için arama çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Üstel, kazanın araştırılması amacıyla Cumhuriyet Meclisi'ne araştırma önergesi sunduklarını bildirdi

04.09.2026 12:19:00
İHA
 
KKTC Başbakanı Üstel: "Girne'deki gemi faciasında can kaybı 12'ye yükseldi"
KKTC Başbakanı Üstel: "Girne'deki gemi faciasında can kaybı 12'ye yükseldi"
KKTC Başbakanı Ünal Üstel, geçtiğimiz pazar günü Girne Limanı'ndan Mersin Taşucu'na gitmek üzere hareket ettikten sonra alabora olan gemiye ilişkin yürütülen arama çalışmalarına dair açıklamalarda bulundu. Başbakan Üstel, pazar gününden bu yana büyük bir acı yaşandığını belirterek gemide bulunan vatandaşlara ulaşılması amacıyla KKTC ve Türkiye'nin tüm ilgili kurumlarının arama-kurtarma çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Kazada yaşamını yitirenlerin ve kayıp kişilerin bulunduğunu ifade eden Üstel, Türkiye'ye ait arama-kurtarma gemisi TCG Işın'ın KKTC'ye ulaşmasının ardından çalışmalara başladığını kaydetti. Üstel, TCG Işın'ın ardından TCG Alemdar'ın da bölgeye geldiğini belirterek geminin arama çalışmalarını 7 gün 24 saat esasına göre aralıksız sürdürdüğünü ifade etti.

"Çalışmalar robotik sistemlerle yürütülüyor"

Arama çalışmalarının çok zorlu şartlar altında gerçekleştirildiğine dikkati çeken Üstel, geminin 554 metre derinlikte bulunduğunu ve bu derinliğe insanların inemediğini söyledi. Çalışmaların tamamen robotik sistemler aracılığıyla yürütüldüğünü aktaran Başbakan Üstel, aramaların başlamasının ardından önce 1 naaşa, dün ise 2'nci naaşa ulaşıldığını belirtti.

Yılmaz'ın taziye ziyareti

Üstel, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın dün KKTC'yi ziyaret ettiğini hatırlatarak Yılmaz'ın hem geçmiş olsun dileklerini ilettiğini hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın süreci yakından takip ettiğini ve taziye mesajlarını ilettiğini söyledi. Yılmaz'ın acılı ailelerle bir araya geldiğini belirten Üstel, ailelere arama-kurtarma çalışmaları hakkında bilgi verildiğini kaydetti.

Faciada can kaybı 12'ye yükseldi

Her sabah hem ailelere hem de basına açıklamalarda bulunduklarını ifade eden Üstel, gece yürütülen çalışmaların sonucunda 2 kadının naaşına daha ulaşıldığını belirterek, "Böylece 554 metre derinlikten çıkarılan naaş sayısı 4'e yükseldi. Yani vefat edenlerin sayısı 12 oldu" ifadelerini kullandı. Arama-kurtarma çalışmalarının devam ettiğini belirten Üstel, kayıp 16 kişiye daha ulaşılması için TCG Alemdar'ın çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.

Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'na, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı'na, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı'na, TCG Alemdar'da görev yapan askerlere ve çalışmalara katkı koyan herkese teşekkür etti. Denizin 554 metre derinliğinde yürütülen çalışmaların zorluğuna dikkati çeken Üstel, çalışmalarda zamana ihtiyaç duyulduğunu ailelerle de paylaştığını söyledi.

"Sorumlular hukuk önünde hesap verecek"

Arama çalışmalarının kayıp kişilere ulaşılana kadar devam edeceğini vurgulayan Üstel, kazanın meydana gelmesinde ihmal veya başka bir unsurun bulunup bulunmadığının araştırılacağını kaydetti. Üstel, kazanın yaşanmasında sorumluluğu bulunan kişilerin, görev ve konumlarına bakılmaksızın hukuk karşısında hesap vereceğini belirtti. Kazanın araştırılması amacıyla Cumhuriyet Meclisi'nde de çalışma başlatılacağını açıklayan Üstel, hükümet olarak Meclis'e araştırma önergesi sunduklarını bildirdi. Üstel, "Bu konuda Cumhuriyet Meclisimizde bir araştırma komitesi kurulması ve çalışmaların Cumhuriyet Meclisinde başlaması için dünden itibaren müracaatımızı yapmış bulunmaktayız" ifadelerini kullandı.

Başbakan Üstel, gelişmelere ilişkin akşam saatlerinde yeniden halka ve ailelere bilgi vereceğini kaydederek bütün naaşlara tek tek ulaşmayı ümit ettiklerini söyledi.

"Kesin süre veremiyoruz"
Basın mensuplarının arama çalışmalarının ne zaman tamamlanacağına ilişkin sorusunu yanıtlayan Üstel, umudun hiçbir zaman tükenmeyeceğini söyledi. Deniz Kuvvetleri personelinin umutların gerçeğe dönüşmesi için 7 gün 24 saat çalıştığını belirten Üstel, çalışmaların ne zaman sonuçlanacağına ilişkin kesin bir süre verilemeyeceğini ifade etti. Konunun tamamen teknik olduğunu dile getiren Üstel, 554 metre derinlikte çok zor şartlarda yürütülen bir çalışmadan söz edildiğini vurguladı.

Ulaşılan 2 naaşın kimlik tespiti çalışmaları sürüyor

Üstel, ulaşılan 2 naaşın kimlik tespitine ilişkin bir gelişme olup olmadığı yönündeki soru üzerine naaşların Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'ne götürüldüğünü açıkladı. Kimlik tespitinin ardından ailelere bilgi verileceğini belirten Üstel, "Kimlik tespiti yapıldıktan sonra ailelerimize duyuracağız" dedi.

Mersin limanındaki kimyasal sızıntıyla ilgili açıklama:" Etkilenen 35 kişinin durumu iyi"

Mersin Uluslararası Limanı'nda içinde kimyasal madde bulunan bir konteynere iş makinesi devrilmesi sonucu sızıntı yaşandığı, tedbir amaçlı 35 kişinin hastaneye sevk edildiği bildirildi. Mersin Valiliği tarafından yapılan açıklamada: "AFAD KBRN ekiplerince yapılan ölçümlerde herhangi bir olumsuz değere rastlanmamıştır" denildi

04.09.2026 12:11:00
İHA
 
Mersin limanındaki kimyasal sızıntıyla ilgili açıklama:" Etkilenen 35 kişinin durumu iyi"
Mersin limanındaki kimyasal sızıntıyla ilgili açıklama:" Etkilenen 35 kişinin durumu iyi"
Alınan bilgiye göre, Mersin Limanı'nda bir iş makinesinin konteynerin üzerine devrilerek delmesi sonucu gaz sızıntısı meydana geldi. İddiaya göre, yaşanan sızıntı nedeniyle limandaki operasyonlar geçici olarak durduruldu, çalışanlar tedbir amacıyla liman sahasının dışına çıkarıldı. Bölgeye AFAD, sağlık, itfaiye ve ilgili kurumlara bağlı ekipler sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından 35 kişi, tedbir amaçlı belirli hastanelere götürüldü.

Öte yandan maddenin boya gibi ürünlerde kullanılan Etil akrilat olduğu, kimyasal güvenlik literatüründe ise 'orta derecede toksik' olarak sınıflandırıldığı, yoğun temasın sağlık açısından zararlı olabildiği öğrenildi.

"Yoğun kokudan etkilenen 35 kişinin durumları iyi olup sağlık gözetimleri sürdürülmektedir"

Konuyla ilgili Mersin Valiliği'nden açıklama geldi. Açıklamada:" 04 Eylül 2026 tarihinde saat 02.20 sıralarında, Mersin Uluslararası Limanı'nda bir iş kazası meydana gelmiştir. Olay yerine sevk edilen AFAD ekiplerince yapılan incelemede, iş makinesinin bir konteynerin üzerine devrilmesi sonucu sızıntı meydana geldiği ve etil akrilat olarak değerlendirilen maddenin çevreye yayılarak yoğun kokuya neden olduğu tespit edilmiştir. AFAD KBRN ekiplerince yapılan ölçümlerde herhangi bir olumsuz değere rastlanmamıştır. Tedbir amacıyla bölgede güvenlik alanı oluşturulmuş ve kısa sürede konteyner izole bir alanda bulunan güvenlik havuzuna taşınmıştır. Yoğun kokudan etkilenen 35 kişinin genel sağlık durumları iyi olup sağlık gözetimleri sürdürülmektedir. Durumdan etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz .Olaya ilişkin çalışmalar, Valiliğimiz koordinasyonunda ilgili kurumlarımızca titizlikle yürütülmektedir" denildi.

Akhisar'daki cinayetin failleri 10 yıl sonra bulundu

Manisa'nın Akhisar ilçesinde 2 Nisan 2016 tarihinde Cin Deresi kenarında çıplak bedeni kafatasından ayrılmış halde bulunan Abdurrahman Aysu'nun failleri ve suçun gizlenmesinde rol aldığı değerlendirilen şüphelilerin tespit edilerek gözaltına alındığı bildirildi

04.09.2026 11:39:00
İHA
 
Akhisar'daki cinayetin failleri 10 yıl sonra bulundu
Akhisar'daki cinayetin failleri 10 yıl sonra bulundu
Manisa'nın Akhisar ilçesinde marangozluk yapan evli 2 çocuk babası Abdurrahman Aysu kaybolduktan 13 gün sonra 2 Nisan 2016 tarihinde Cin Deresi kenarında başı koparılmış ve çıplak halde cesedi bulunmuştu.

Olayın üzerinden geçen 10 yılın ardından Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda cinayetin aydınlatıldığı açıklandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Manisa Akhisar'da 2016 yılında öldürülen Abdurrahman Aysu'nun cinayetine ilişkin yürütülen yeni çalışmalar sonucunda olayın failleri ve suçun gizlenmesinde rol aldığı değerlendirilen şüpheliler tespit edildi. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde Manisa, Bursa ve İstanbul'da gerçekleştirilen operasyonlarda 7 şüpheli gözaltına alındı" ifadelerini kullandı.

İzmir'de belediyeye ait kafeye silahlı saldırı kamerada

İzmir'de belediyeye ait bir kafeye gece saatlerinde kimliği belirsiz bir kişi tarafından silahlı saldırı düzenlendi

04.09.2026 10:28:00
İhlas Haber Ajansı
 
İzmir'de belediyeye ait kafeye silahlı saldırı kamerada
İzmir'de belediyeye ait kafeye silahlı saldırı kamerada
İzmir'de belediyeye ait bir kafeye gece saatlerinde kimliği belirsiz bir kişi tarafından silahlı saldırı düzenlendi. O anlar güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.

Olay, gece saatlerinde Çiğli ilçesinde bulunan ve Çiğli Belediyesi'ne ait Akvaryum Kafe'de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kafenin kapalı olduğu saatlerde bölgeye motosiklet ile kimliği belirsiz iki şahıs geldi.



Motosikletten inen şüphelilerden biri, kafeye doğru birkaç el ateş açtı. Saldırganlar, olayın ardından geldikleri motosikletle bölgeden hızla uzaklaştı. Saldırıda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadı. Kurşunlama anı ise güvenlik kameraları tarafından kaydedildi.

Polis ekipleri, kaçan silahlı saldırganın kimliğini tespit etmek ve yakalamak için çalışma başlattı.

İBB davasında 2 sanık tahliye edildi

53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı İBB davasında, aylık tutukluluk incelemesi kapsamında 2 sanığın tahliyesine karar verildi

03.09.2026 22:05:00
AA
 
İBB davasında 2 sanık tahliye edildi
İBB davasında 2 sanık tahliye edildi

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, bir kısım tutuklu sanıklara ve avukatlarına aylık tutukluluk incelemesi kapsamında tahliye talepleri için söz verildi.

Söz verilen tutuklu sanıklardan İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökçe, sadece görevini yaptığını, kamu görevlisi olduğunu ve görevi gereği imzalar attığını savundu.

Sanık Gökçe, eylemlerde adının geçmediğini, ihaleyi alacak kişileri tanımadığını ve bilmediğini öne sürdü.

Boğazından haram lokma geçmediğini, hiçbir suç işlemediğini, örnek bir yaşam sürdüğünü savunan Gökçe, tahliyesini talep etti.

Bir diğer tutuklu sanık İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün de bilirkişi raporlarını eleştirerek, bu raporların maddi hatalar ve hukuki çarpıtmalar içererek hazırlandığını ileri sürdü.

Akgün, ihalelerin yapılış yöntemlerini anlatarak, üzerine atılı eylemlerin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu belirtti.

Yaptığı görev boyunca kamu yararına çalıştığını ifade eden Akgün, "Kişisel menfaat peşinden koşmadım. Sözde örgütün çıkarları için bir eylemde bulunmadım, bulunmam." dedi. Sanık Akgün, tahliyesini istedi.

İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, 18 aydır tutuklu olduğunu belirterek, iddianameye göre cezalandırıldığını öne sürdü.

Sanık Ongun, atfedilmiş algılar, büyütülmüş ifadeler üzerinden 18 aydır cezaevinde olmaması gerektiğini savunarak, "Ben burada haklı olarak yatıyorum demem lazım ama ben şu an haksız olarak yatıyorum." beyanında bulundu. Mahkemenin adil olmasını isteyen Ongun, tahliyesini talep etti.

Bazı tutuklu sanıklar ile avukatları da tahliye talebinde bulundu.

En son söz verilen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu da Türkiye'nin hatta Avrupa'nın en büyük duruşma salonunda olduklarını ifade ederek, şunları söyledi:

"Asıl soru şu, böylesine büyük bir salon acaba ne kadar büyük bir adalete ev sahipliği yapıyor ya da yapabilecek' Yanıtını elbette ki kıymetli milletimiz verir. Eninde sonunda milletimiz bunun yanıtını verir ve elbette gereğini de yapar. Bu salona baktığımızda, esasında 'örgüt' diye bir kavramın konuşulduğu bir ortamda, arkamda bulunan, başta kadın arkadaşlarımız olmak üzere burada tutsak bulunan kıymetli kader arkadaşlarıma baktığımda, buradan bir örgütün çıkmayacağını herkes görüyor. Kim bakmak isterse görebilir. Bakmaz ise, görmek istemezse, zaten ona biz zorla gösterecek bir halimiz de yoktur. Buradan bir örgüt çıkmaz, bunu millet de görüyor. Burada bir suç örgütü yok. Gerçekten büyük bir zalimlikle mücadele eden kader arkadaşlarım var."

Duruşmaların canlı yayınlanmasını istediğini ifade eden İmamoğlu, duruşmaların başladığı ilk günden, bugüne geçmiş duruşmaların da yayınlanmasını istediğini söyledi.

Özgürlüğü, itibarını ve emeğini savunduğunu aktaran İmamoğlu, "Bütün iddialar çöptür ve çökmüştür. Hani 'Delillere göre savunma yapılsın.' deniyor, 6 ay bitti, bir tek delili şu mahkemede huzurda kimse görmedi, ben de görmedim. Gören varsa şimdi yansıtsınlar, ben özür dileyeceğim." beyanında bulundu.

Savunma hakkına ilk müdahalenin avukatı Mehmet Pehlivan'ın tutuklandığında başladığını ve sonrasında Silivri'de savunma hakkının elinden alındığını savunan İmamoğlu, savunmasını 7-8 saatte bitirmesinin istendiğini, süre sınırlaması getirildiğini ve savunmasına engel olunduğunu öne sürdü.

Hak yemediğini ve hakkını da yedirmeyeceğini belirten İmamoğlu, "Mahkeme salonundan çıkarıldım. Duruşmaya getirilmeme kararı usulsüzce uygulandı." beyanında bulundu.

Sanık İmamoğlu, tüm arkadaşlarının özgürlüğüne kavuşmasını isteyerek, "Bu davanın şahidi millettir. Bu hukuksuzlukların şahidi millettir. Cumhuriyet, demokrasi, adalet için bedeli hayatım da olsa sonuna kadar mücadele edecek bir Ekrem İmamoğlu buradadır. Ben bu iddianameyi yazanları burada yargılamaya devam edeceğim." dedi.

Aylık tutukluluk incelemesi kapsamında tutuklu sanıkların taleplerinin alınması tamamlandıktan sonra mahkeme, cumhuriyet savcısına görüşünü sordu.

Cumhuriyet savcısı, tüm tutuklu sanıkların bu hallerinin devamını istedi.

Mahkeme, inceleme için duruşmaya ara verdi.

51 sanığın tutukluluğunun devamına karar verildi

Mahkeme heyeti, aranın ardından, tutuklu sanıklar Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı ve İBB Meclis Üyesi Ali Rıza Akyüz ile reklamcı Serkan Öztürk'ün tahliyesine karar verdi.

Tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ile eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve Medya''''''' AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 51 sanığın tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere 7 Eylül Pazartesi gününe ertelendi. 

Ankara'da 3,9 büyüklüğünde deprem

Ankara'nın Kalecik ilçesinde saat 20.11'de 3,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi

03.09.2026 21:08:00
AA
 
Ankara'da 3,9 büyüklüğünde deprem
Ankara'da 3,9 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Ankara'nın Kalecik ilçesi olan 3,9 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 11,74 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.
 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.