Emniyet'in hafta başında medyaya yansıyan raporunda neler deniyor, biliyor musunuz? İşte size demir leblebi gibi somut tespitler...
"Son yıllarda hızla artan misyonerlik faaliyetleri, Türkiye'nin millî bütünlüğünü tehdit eder noktaya ulaştı. Kanunî boşlukları iyi kullanan misyonerler, etnik kökenleri kaşıyarak, yeni azınlıklar oluşturma gayretinde... 8 milyonu aşkın İncil bedava dağıtılırken, İstanbul başta olmak üzere büyük illerde açılan korsan kilise sayısında patlama oldu. Sadece Sakarya'da 3 bin insanımız İslam'dan kopartılarak Hıristiyanlaştırıldı."
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş bey, yıllardan beri ne diyordu... İşte bunları söylüyordu meydanlarda, ekranlarda, yazılarında, sohbetlerinde... 90'lı yıllarda kaleme aldığı "Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler" adlı muhteşem eserinde dikkat çektiği tehditler, şimdi tek tek başımıza gelmiyor mu?
BTP liderinin öngörüleri tek tek başımıza geliyor da; bizim, ne zaman aklımız başımıza gelecek...?
Emniyet'in raporunda neler yok ki? Bakalım...
"Vatikan ile bağlantılı çalışan misyonerler, Sakarya'da 3 bin depremzedeyi Hıristiyanlaştırdı. Faaliyet kapsamında konsoloslukların, kiliseler aracılığıyla yapılan vize başvurularını anında onayladığına, öğrencilere de bedava üniversiteye hazırlık kursu verildiğine dikkat çekildi. Türkiye için hedefin, 10 yıl içinde 5 milyon kişiyi Hıristiyanlaştırarak, yeni bir azınlık yaratmak olduğu belirlendi.
Emniyet birimlerinin, topladığı istihbarat bilgilerine göre, Türkiye'deki misyoner çalışmaları, Ermeni Toprakları Merkezi, Avrupa Kiliseler Birliği, Ortodoks Kiliseler Birliği ve Dünya Kiliseler Birliği üyesi kişiler ve bunların yerli taşeronları tarafından yürütülüyor.
Misyonerlik faaliyetleri, Türkiye'deki misyoner faaliyetleri, Karadeniz'de Pontus, Güneydoğu'da Yezidîlik, Keldanîlik ve Hıristiyan Kürtler, Doğu Anadolu'da Ermenilik, Ege Bölgesi ve İstanbul'da ise "Hıristiyanlığın Eski Toprakları" şifreleri ile gündeme getirilip, etnik kökenler öne çıkarılıyor."
Emniyet'e göre, sadece Sakarya'da 3 bin kişi, bu da 2 aylık deprem günleri süresince; tamam... Ama ya sonraki faaliyetlerin bilançosu; ya İstanbul'da, İzmir'de, Mersin'de, Trabzon'da, Samsun'da, Mardin'de, tüm Türkiye'de yapılan Hıristiyanlaştırma faaliyetlerinin istatistiği... Atı alan Üsküdar'ı geçti.
Emniyet yetkilileri, bu raporlarıyla AKP hükümetine ne demek istiyorlar, dersiniz... AKP kurmayları, bu raporları gördükleri ve bildikleri halde neler yapıyorlar, hangi yasal düzenlemeler için kollarını sıvamışlar, harıl harıl çalışıyorlar; bu raporları nasıl karşılıyorlar, dersiniz....
O noktaya geçmeden, Alman Welt Am Sonntag gazetesinin 30 Mayıs'ta yayınladığı "Vatikan'ın gizli raporu"na da şöyle bir göz atalım, dilerseniz.
Alman Welt am Sonntag, Vatikan'ın büyük bir meblağdan oluşan bir fonu, gizli "Congregation for the Evangelization of Peoples (İnsanları Evangelist Yapma Cemaati)"in kullanımına verdiğini yazdı. ABD Başkanı Bush da "radikal bir evangelist"tir, biliyorsunuz.
Vatikan'ın İslam'ın yayılmasını engelleme raporunu yayınlayan Andreas Englisch, cemaatin öncelikli hedefinin Hz. Muhammed'in insanlığın gözündeki imajını zedelemek yoluyla İslam'ın yayılmasını frenlemek ve insanların İslam dinine gösterdiği ilgiyi azaltmak olduğunu ifade etti. Raporda, Papa'nın İnsanları Hıristiyanlaştırma Cemaati'ne verdiği açık desteğin altı çizilerek, Papa'nın Katolik inancın yeryüzünde yaygınlaştırılması için gereken tüm yeni metod, yol ve yöntemlerin kullanılması yönünde talimatlarının titizlikle uygulandığı, bu bağlamda fakir ülkelerdeki Müslümanlara bedava sağlık hizmetleri verilerek Hıristiyanlaştırılması, diğer bölgelerde ise, Hıristiyan-Müslüman diyalogunun desteklenmesi adı altında çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi.
Şimdi anlaşıldı mı, kimler kimlere çalışıyor, yerli diyalogcularımız kimlere taşeronluk yapıyor? Şimdi anlaşıldı mı, dinlerarası diyalogu "devlet politikası" haline dönüştüren siyasi iradenin kimlere hizmet ettiği? Şimdi anlaşıldı mı, İmar Yasası'na "ibadethane" kavramını sokuşturan AKP'nin kime niyat, kime kısmet, kime hizmet ettiği...?
Şimdi anlaşıldı mı, AKP'li Tayyar Altıkulaç'ın beyanatında görüldüğü üzere, İmam-Hatip tartışmaları arasından nasıl olduysa birden "okullarımızda papaz ve hahamların ders vermesinin yasal düzenlemelerinin artık gerekli olduğu"nun niçin ifade edildiği...?
AKP binmiş bir alamete...
Emniyet raporları, AKP'ye diyor "Mersin'e...!"; AB talimatlarına endekslenmiş AKP gidiyor tersine...
Ne Emniyet raporları, ne Vatikan'ın günyüzüne çıkan planları, ne akl-ı selim sahiplerinin ikazları AKP'yi maalesef ayıktırmıyor.
AKP'yi ancak, onu iktidara taşıyanlar, dolayısıyla bu "ısrarlı yanlışlarına ortak olan destekçilerinin ikazları" ayıktırabilir. Bu ikazı yapmayanlar, bilsinler ki AKP'nin yanlışlarının "bilfiil işlemiş gibi" ortağıdırlar...
Hiç kimse bu ağır vebalin altından kalkamaz; bu böyle biline...
"Son yıllarda hızla artan misyonerlik faaliyetleri, Türkiye'nin millî bütünlüğünü tehdit eder noktaya ulaştı. Kanunî boşlukları iyi kullanan misyonerler, etnik kökenleri kaşıyarak, yeni azınlıklar oluşturma gayretinde... 8 milyonu aşkın İncil bedava dağıtılırken, İstanbul başta olmak üzere büyük illerde açılan korsan kilise sayısında patlama oldu. Sadece Sakarya'da 3 bin insanımız İslam'dan kopartılarak Hıristiyanlaştırıldı."
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş bey, yıllardan beri ne diyordu... İşte bunları söylüyordu meydanlarda, ekranlarda, yazılarında, sohbetlerinde... 90'lı yıllarda kaleme aldığı "Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler" adlı muhteşem eserinde dikkat çektiği tehditler, şimdi tek tek başımıza gelmiyor mu?
BTP liderinin öngörüleri tek tek başımıza geliyor da; bizim, ne zaman aklımız başımıza gelecek...?
Emniyet'in raporunda neler yok ki? Bakalım...
"Vatikan ile bağlantılı çalışan misyonerler, Sakarya'da 3 bin depremzedeyi Hıristiyanlaştırdı. Faaliyet kapsamında konsoloslukların, kiliseler aracılığıyla yapılan vize başvurularını anında onayladığına, öğrencilere de bedava üniversiteye hazırlık kursu verildiğine dikkat çekildi. Türkiye için hedefin, 10 yıl içinde 5 milyon kişiyi Hıristiyanlaştırarak, yeni bir azınlık yaratmak olduğu belirlendi.
Emniyet birimlerinin, topladığı istihbarat bilgilerine göre, Türkiye'deki misyoner çalışmaları, Ermeni Toprakları Merkezi, Avrupa Kiliseler Birliği, Ortodoks Kiliseler Birliği ve Dünya Kiliseler Birliği üyesi kişiler ve bunların yerli taşeronları tarafından yürütülüyor.
Misyonerlik faaliyetleri, Türkiye'deki misyoner faaliyetleri, Karadeniz'de Pontus, Güneydoğu'da Yezidîlik, Keldanîlik ve Hıristiyan Kürtler, Doğu Anadolu'da Ermenilik, Ege Bölgesi ve İstanbul'da ise "Hıristiyanlığın Eski Toprakları" şifreleri ile gündeme getirilip, etnik kökenler öne çıkarılıyor."
Emniyet'e göre, sadece Sakarya'da 3 bin kişi, bu da 2 aylık deprem günleri süresince; tamam... Ama ya sonraki faaliyetlerin bilançosu; ya İstanbul'da, İzmir'de, Mersin'de, Trabzon'da, Samsun'da, Mardin'de, tüm Türkiye'de yapılan Hıristiyanlaştırma faaliyetlerinin istatistiği... Atı alan Üsküdar'ı geçti.
Emniyet yetkilileri, bu raporlarıyla AKP hükümetine ne demek istiyorlar, dersiniz... AKP kurmayları, bu raporları gördükleri ve bildikleri halde neler yapıyorlar, hangi yasal düzenlemeler için kollarını sıvamışlar, harıl harıl çalışıyorlar; bu raporları nasıl karşılıyorlar, dersiniz....
O noktaya geçmeden, Alman Welt Am Sonntag gazetesinin 30 Mayıs'ta yayınladığı "Vatikan'ın gizli raporu"na da şöyle bir göz atalım, dilerseniz.
Alman Welt am Sonntag, Vatikan'ın büyük bir meblağdan oluşan bir fonu, gizli "Congregation for the Evangelization of Peoples (İnsanları Evangelist Yapma Cemaati)"in kullanımına verdiğini yazdı. ABD Başkanı Bush da "radikal bir evangelist"tir, biliyorsunuz.
Vatikan'ın İslam'ın yayılmasını engelleme raporunu yayınlayan Andreas Englisch, cemaatin öncelikli hedefinin Hz. Muhammed'in insanlığın gözündeki imajını zedelemek yoluyla İslam'ın yayılmasını frenlemek ve insanların İslam dinine gösterdiği ilgiyi azaltmak olduğunu ifade etti. Raporda, Papa'nın İnsanları Hıristiyanlaştırma Cemaati'ne verdiği açık desteğin altı çizilerek, Papa'nın Katolik inancın yeryüzünde yaygınlaştırılması için gereken tüm yeni metod, yol ve yöntemlerin kullanılması yönünde talimatlarının titizlikle uygulandığı, bu bağlamda fakir ülkelerdeki Müslümanlara bedava sağlık hizmetleri verilerek Hıristiyanlaştırılması, diğer bölgelerde ise, Hıristiyan-Müslüman diyalogunun desteklenmesi adı altında çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi.
Şimdi anlaşıldı mı, kimler kimlere çalışıyor, yerli diyalogcularımız kimlere taşeronluk yapıyor? Şimdi anlaşıldı mı, dinlerarası diyalogu "devlet politikası" haline dönüştüren siyasi iradenin kimlere hizmet ettiği? Şimdi anlaşıldı mı, İmar Yasası'na "ibadethane" kavramını sokuşturan AKP'nin kime niyat, kime kısmet, kime hizmet ettiği...?
Şimdi anlaşıldı mı, AKP'li Tayyar Altıkulaç'ın beyanatında görüldüğü üzere, İmam-Hatip tartışmaları arasından nasıl olduysa birden "okullarımızda papaz ve hahamların ders vermesinin yasal düzenlemelerinin artık gerekli olduğu"nun niçin ifade edildiği...?
AKP binmiş bir alamete...
Emniyet raporları, AKP'ye diyor "Mersin'e...!"; AB talimatlarına endekslenmiş AKP gidiyor tersine...
Ne Emniyet raporları, ne Vatikan'ın günyüzüne çıkan planları, ne akl-ı selim sahiplerinin ikazları AKP'yi maalesef ayıktırmıyor.
AKP'yi ancak, onu iktidara taşıyanlar, dolayısıyla bu "ısrarlı yanlışlarına ortak olan destekçilerinin ikazları" ayıktırabilir. Bu ikazı yapmayanlar, bilsinler ki AKP'nin yanlışlarının "bilfiil işlemiş gibi" ortağıdırlar...
Hiç kimse bu ağır vebalin altından kalkamaz; bu böyle biline...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019




























































































