logo
21 MAYIS 2026

Enflasyon son 15 yılın zirvesinde

Şubat ayı enflasyonu geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19.67 arttı. Bu rakam son 15 yıllık dönemde görülen en yüksek Şubat ayı enflasyonu olurken, enflasyon Eylül ayından bu yana ilk kez yüzde 20'nin altını gördü

04.03.2019 00:00:00
Enflasyon son 15 yılın zirvesinde
Enflasyon son 15 yılın zirvesinde
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Şubat ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre Tüketici fiyat endeksinde (TÜFE) Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 0.16, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 1.23, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19.67 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 17.93 artış gerçekleşti.

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise 2019 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 0.09, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 0.55, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 29.59 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 29.97 artış gösterdi.

En yüksek artış sağlıkta

TÜFE'de ana harcama grupları itibariyle 2019 yılı Şubat ayında endekste yer alan gruplardan, eğitimde yüzde 1.64, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 0.90, lokanta ve otellerde yüzde 0.87 ve ulaştırmada yüzde 0.71 artış gerçekleşti.

Endekste yer alan gruplardan çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 0.39, eğlence ve kültürde yüzde 0.37 ve haberleşmede ise yüzde 0.34 düşüş gerçekleşti. Aylık en fazla düşüş gösteren grup yüzde 4,81 ile giyim ve ayakkabı oldu. Yıllık en fazla artış yüzde 29.25 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubunda gerçekleşti.

TÜFE'de, bir önceki yılın aynı ayına göre çeşitli mal ve hizmetler yüzde 28.08, ev eşyası yüzde 27.59, eğlence ve kültür yüzde 20.43 ve lokanta ve oteller yüzde 19.79 ile artışın yüksek olduğu diğer ana harcama grupları oldu.

Fiyat artışında rekor marulun

Tüketici fiyatları bazında Şubat ayında bir önceki aya göre en yüksek fiyat artışı, yüzde 35.19 ile marulda oldu.

TÜİK verilerine göre, fiyat artışında marulu, yüzde 23.97 ile maydanoz, yüzde 18.66 ile kırmızı lahana izledi.

Şubatta fiyatı en çok artan diğer ürünler arasında yüzde 13.62 ile dereotu, yüzde 13.02 ile salatalık, yüzde 11.24 ile sarımsak, yüzde 10.99 ile portakal, yüzde 9.31 ile magazinler ve dergiler, yüzde 9.25 ile pırasa ve yüzde 8.54 ile ilaçlar sıralandı. Geçen ay en fazla fiyat düşüşü ise yüzde 14.99 ile erkek kazağında gerçekleşti.

Bunu yüzde 14.66 ile domates, yüzde 13.62 ile kadın kabanı, yüzde 11.49 ile çocuk kazağı, yüzde 10.81 ile elbise, yüzde 9.66 ile kadın botu, yüzde 9.39 ile erkek montu izledi.

Şubat 2019'da endekste kapsanan 418 maddeden; 29 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 235 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 154 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.

HABER MERKEZİ



Ersoy hakkında iddianame hazırlandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklu gazeteci Mehmet Akif Ersoy ve 7 şüpheli hakkındaki soruşturmayı tamamladı. Hazırlanan iddianamede, Ersoy hakkında "nitelikli cinsel saldırı" ve "örgüt kurma" suçlarından 65 yıla kadar hapis cezası talep edildi

20.05.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Ersoy hakkında iddianame hazırlandı
Ersoy hakkında iddianame hazırlandı
İstanbul'da yürütülen uyuşturucu ve organize suç soruşturması kapsamında geçtiğimiz aylarda tutuklanan eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ve beraberindeki 7 şüpheli hakkındaki yargılama süreci başlıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlanan kapsamlı iddianame, incelenmek üzere İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

65 yıla kadar hapis istemi

Savcılık tarafından hazırlanan sevk yazısında, Mehmet Akif Ersoy'un organize bir suç yapısı içinde faaliyet gösterdiği iddia ediliyor. Ersoy hakkında hazırlanan dosyada şu suçlamalar öne çıkıyor:

• 11 kez nitelikli cinsel saldırı,

• Suç örgütü kurma ve yönetme,

• Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama,

• Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma.

Toplanan deliller ve gizli tanık beyanları doğrultusunda savcılık, ünlü gazeteci için toplamda 65 yıl 3 aya kadar hapis cezası verilmesini talep etti.

"Uyuşturucu ile cinsel ilişkiye zorlama" iddiası

Dosyadaki iddialara göre şüphelilerin, mağdur kadınlara uyuşturucu madde temin ederek onları cinsel ilişkiye zorladıkları ve bu süreçler üzerinden maddi ya da sektörel güç elde ettikleri öne sürülüyor. İddianamede Ersoy ile birlikte hareket ettiği savunulan Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik de şüpheli sıfatıyla yer alıyor.

Mehmet Akif Ersoy ise hakimlik sorgusunda ve savcılık ifadesinde tüm bu iddiaları kesin bir dille reddetti. Suçlamaların asılsız olduğunu belirten Ersoy, herhangi bir suç örgütüyle veya iddia edilen eylemlerle bağının bulunmadığını savundu. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesinin ardından önümüzdeki günlerde duruşma gününün netleşmesi bekleniyor.

AKP milletvekilinin damadı gözaltına alındı

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, açığa alınan eski SGK Antalya İl Müdürü Mehmet Tanrıöver ve beraberindeki şüpheliler gözaltına alındı. Olayın arka planında, yabancı uyruklu bir iş insanının 100 milyon TL'lik borcuna karşılık 200 bin euro rüşvet istendiği iddiaları yer alıyor

20.05.2026 16:10:00
Haber Merkezi
AKP milletvekilinin damadı gözaltına alındı
AKP milletvekilinin damadı gözaltına alındı
Antalya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü bünyesinde patlak veren rüşvet iddiaları adli operasyona dönüştü. Yabancı uyruklu bir iş insanından borç silme karşılığında rüşvet istendiği iddiaları üzerine başlatılan soruşturmada, bir süre önce açığa alınan eski İl Müdürü Mehmet Tanrıöver ve özel kalem personeli R.B. gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında Mehmet Tanrıöver'in avukat oğlu ve aynı zamanda AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin'in damadı olan Mehmet Rıdvan Tanrıöver'in de ifadesine başvurulmak üzere gözaltına alındığı bildirildi.

100 milyon TL'lik borç için 200 bin euro iddiası

Antalya yerel basınında geniş yankı uyandıran olay, kentte faaliyet gösteren yabancı uyruklu bir iş insanının resmi şikayetiyle gün yüzüne çıktı.

İddialara göre, SGK'ya yaklaşık 100 milyon TL icra ve vergi borcu bulunan iş insanına, bu borcun sistemden silinmesi veya usulsüz şekilde çözülmesi karşılığında 200 bin euro rüşvet teklif edildi. İş insanının rüşvet talebini reddederek durumu adli makamlara ve SGK Genel Müdürlüğü'ne bildirmesi üzerine yasal süreç başlatıldı.

Müfettiş raporu sonrası operasyon başladı

Olayın ihbar edilmesinin ardından Ankara'dan Antalya'ya gönderilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri, kurumda haftalar süren geriye dönük evrak ve ihale incelemesi gerçekleştirdi. Bu süreçte İl Müdürü Mehmet Tanrıöver tedbiren görevden uzaklaştırılarak açığa alındı.

Müfettişlerin hazırladığı raporda usulsüzlük iddialarına dair somut bulgulara yer verilmesiyle birlikte Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı operasyon talimatı verdi. Jandarma ekiplerince sabah saatlerinde düzenlenen eş zamanlı baskınlarla eski müdür Mehmet Tanrıöver ve özel kalem çalışanı R.B. yakalanarak emniyete götürüldü.

Damat Tanrıöver: 'Rüşvet girişimi doğru ama babamın bağı yok'

Operasyon öncesinde konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Mehmet Tanrıöver'in oğlu ve Milletvekili Ali Şahin'in damadı avukat Mehmet Rıdvan Tanrıöver, söz konusu iş insanından rüşvet istenmesi olayını doğrulamıştı. Ancak Tanrıöver, rüşvet talebinin babasıyla bir ilgisi olmadığını, bizzat babasının durumun tespiti için müfettiş talep ettiğini öne sürerek olayın arkasında siyasi bir komplo olduğunu iddia etmişti.

Gözaltına alınan şüphelilerin Antalya İl Jandarma Komutanlığı ve emniyetteki ifade işlemleri devam ederken, soruşturmanın kapsamının genişleyebileceği belirtiliyor.

İstanbul’da sağanak yağış

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da etkili olan ani sağanak yağış ve yerel dolu geçişleri megakentte hayatı olumsuz etkiledi

20.05.2026 16:06:00
Haber Merkezi
İstanbul’da sağanak yağış
İstanbul’da sağanak yağış
İstanbul'da sağanak yağış etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, ani sıcaklık düşüşüyle birlikte yağışlar bazı ilçelerde yerini doluya bıraktı.

Başakşehir, Bağcılar, Esenler, Küçükçekmece ve Zeytinburnu başta olmak üzere birçok noktada şiddetli yağış görüldü.

Ana arterlerde ve ara sokaklarda kısa sürede oluşan su birikintileri sürücülere zor anlar yaşattı. Yağmura hazırlıksız yakalananlar bina altlarına ve dükkan tentelerine sığındı. Yağış nedeniyle ulaşımda da aksamalar oldu.

Avrupa Yakası'nda hayatı durma noktasına getiren hava dalgası, Anadolu Yakası'nda daha hafif hissedildi. Üsküdar, Kadıköy ve Ümraniye çevrelerinde yağışlar hafif geçişler şeklinde görüldü. Yağışın ardından gökyüzünde beliren gökkuşağı ise vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla kaydedildi.

Son hacı kafilesi yarın yola çıkacak

Hac farizasını yerine getirmek için Türkiye'den kutsal topraklara gidecek son hacı kafilesi, yarın yola çıkacak
 

20.05.2026 14:34:00
AA
Son hacı kafilesi yarın yola çıkacak
Son hacı kafilesi yarın yola çıkacak
Diyanet İşleri Başkanlığının "2026 Yılı Hac Organizasyonu" kapsamında 18 Nisan'da Türkiye'den Suudi Arabistan'a başlayan hac yolculuğu yarın itibarıyla sona erecek.

Mekke'ye hareket edecek kafileyle birlikte yaklaşık 85 bin hacı adayının kutsal topraklara gidişi tamamlanacak.

Hacı adayları hac farizalarını yerine getirdikten sonra 25 Mayıs akşamından itibaren Arafat'a çıkacak ve orada vakfeye duracak.

Buradan Müzdelife ve Mina yolculuğu yapacak hacılar, Cemerat'ta şeytan taşladıktan sonra Kabe'ye giderek tavaf ve say gerçekleştirecek.

Daha sonra ihramdan çıkacak hacılar, 27 Mayıs'ta başlayacak Kurban Bayramı'nı kutsal topraklarda idrak edecek.

Hacıların yurda dönüş yolculuğu ise 31 Mayıs'ta başlayacak. Kafilelerin dönüşü 19 Haziran'a kadar sürecek.

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP yönetimini topa tuttu

Kemal Kılıçdaroğlu, yayımladığı videolu mesajda CHP'nin "emanet" olduğunu vurgulayıp "arınma" ve "iç muhasebe" ifadelerini kullandı. Açıklamalarda parti içi süreçlere ve yargı tartışmalarına doğrudan değinilmemesi dikkat çekti

20.05.2026 13:30:00 / Güncelleme: 20.05.2026 14:16:37
Haber Merkezi
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP yönetimini topa tuttu
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP yönetimini topa tuttu
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yayımladığı videolu mesajında Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir miras değil "emanet" olduğunu belirtti. Partinin tarihine ve mücadelesine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, CHP'nin zor dönemlerden geçtiğini hatırlattı.

Kılıçdaroğlu konuşmasında CHP'yi "ulu çınar" olarak nitelendirerek, partinin "kirlenmişliğe sığınak olamayacağını" ifade etti. Gerektiğinde "arınma" ve "iç muhasebe" yapılabileceğini ancak partinin yolundan dönmeyeceğini söyledi.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamasının tamamı ise şöyle:

"Değerli dostlarım, cesur yol ve dava arkadaşlarım. Ve bu güzel ülkenin vicdan sahibi asil yurttaşları. Bir milletin geleceği siyasetin aklıyla, vicdanıyla ve ahlakıyla şekillenir. Milletin helal sofraları temiz siyasetle bereketlenir. Çünkü kirlenen siyaset önce vicdanı çürütür, sonra ahlakı yok eder ve en sonunda da gözünü milletin ekmeğine diker. İşte bu yüzden siyaseti temiz tutmak ve milletin sofrasına bereketi taşımak bu ülkede siyaset yapan herkesin namus borcudur.

Ve dostlarım, bu ağır sorumluluk herkesten önce ve herkesten daha fazla Cumhuriyet Halk Partililerin görevidir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi koca bir çınardır. Cumhuriyet Halk Partisi bu milletin yokluk içinden ayağa kalkma iradesidir. Darbeler görmüştür, boyun eğmemiştir. Kapatılmıştır, teslim olmamıştır. Baskılar yaşamıştır ama asla diz çökmemiştir. Teslim alınamamıştır.

Dostlarım, Cumhuriyet Halk Partisi kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olan ve milletimizin istiklal iradesinin üzerinde tecelli ettiği bir ruhtur. Ruhaniyete ihanet olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi bize bırakılmış bir miras değildir. Partimiz bizlere kutsal bir emanettir. Emanet kirletilemez. Emanete kara çalınamaz.

Kardeşlerim, hele ki bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da. Ama yolundan asla dönmez. Çünkü bu yürüyüş bir iktidar yürüyüşüdür. Çünkü bu yürüyüş halkın umudunu yeniden ayağa kaldırma yürüyüşüdür.

Benden susmamı veya başka şeyler söylememi bekleyenler var. Beni iyi dinleyin. Kemal Kılıçdaroğlu milletin ve partisinin çıkarlarını kendi ikbali için müzakere etmez. Bin kere toprak olur da, bin kere çiçek açar, namuslu, dürüst evlatlarının elinde ama eğilip bükülmez. İftiralarınız da, tehditleriniz de vız gelir. Ben doğruyu söylerim. Ben hakikatin yanında dururum.

Bakınız, yetmiş yılı aşkın ömrünü bu halkın adalet kavgasına adamış, boğazından tek bir haram lokma geçmemiş ve evlatlarına bırakacağı tek mirası verdiği ahlak kavgası olan Bay Kemal'den hiç kimse başka bir şey söylemesini asla beklemesin. Aklımız nefsimize uymasın. Yolumuz dürüstlükten ayrılmasın. Rehberimiz vicdanımız olsun. Sağlıcakla kalın, benim sevgili yurttaşlarım."

Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından en son 22 Kasım 2025 tarihinde video yayımlamıştı.

CHP'DEN KILIÇDAROĞLU'NA JET YANIT
 
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Kılıçdaroğlu'nun paylaştığı videoya ilişkin açıklamalarda bulundu:
 
"Videoyu tam izleyemedim, Erdoğan konuşurken paylaştı sayın Kılıçdaroğlu videoyu... CHP tertemiz bir partidir, böyle olduğu için biz kendisiyle kilometrelerce Ankara'dan İstanbul'a adalet yürüyüşü yaptık.
 
Cumhuriyet Halk Partisi tertemiz bir partidir. Tertemiz bir parti olduğu için biz kendisiyle kilometrelerce, Ankara'dan İstanbul'a Adalet Yürüyüşü yaptık. Niye? Seçilmiş bir milletvekili tutuklandığı için.
 
Bugün Sayın Genel Başkan Kılıçdaroğlu da bu koltukta otursaydı; mesela iki dönem, üç dönem üst üste belediye başkanlığımızı yapan, kendi döneminde atanan çok kıymetli Zeydan Karalar tutuklandığında o da bizimle yürürdü. Ya da evinden gidip, Beylikdüzü'nden getirip "İstanbul'u kazanacaksın" dediği Sayın Ekrem İmamoğlu tutuklandığında yine Ankara'dan İstanbul'a beraberce yürürdük.
 
Biz bu yürüyüşü bir anlamda Türkiye'nin her yerinde yapıyoruz. Büyükçekmece, Kartal, Beşiktaş, Beylikdüzü… Bunların hepsi 2019'da atanmış belediye başkanlarımız. Beraberce atadık, el kaldırdık. Çok kıymetli Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'yla kaldırdık.
 
Kılıçdaroğlu elbette arınmadan bahsederken adaletin arınmasından bahsediyor. Yargının arınmasından bahsediyor. Kendisiyle, bizimle yürüyen yol arkadaşlarımızın haksız, hukuksuz iddianameler ve soruşturmalarla şu anda cezaevinde olduğu bir düzenin arınmasından bahsediyor Sayın Başkanım. Ben öyle algıladım.
 
Partimize yapılan tehditlerin bu ülkeyi kirlettiğini düşündüğünü görüyorum ben. Mesela butlan konusunda da benzer şeyleri algıladım. AK Parti'nin sipariş usulü partiye darbe diye bir kararı ahlaksızlıkla tanımladığını görüyorum.
 
Açıklamasında bunları görüyorum. Mutlak butlan kararıyla, AK Parti'nin siparişiyle hiçbir arkadaşımızın şerefini, haysiyetini ayaklar altına alarak Cumhuriyet Halk Partisi'nin koltuğuna, Atamızın koltuğuna oturmayacağını söylediğini görüyorum Sayın Genel Başkanımızın.
 
O yüzden Adalet Yürüyüşü yaptığı Ankara'dan İstanbul'a; arkadaşları için, yol arkadaşları için…
 
Zeydan Bey bizim 2010 yılından beri yol arkadaşımız. Ekrem Bey 2010 yılından beri ilçe başkanımız. Ekrem Bey ilk ilçe başkanlığını çok kıymetli Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu döneminde kazandı, göreve başladı. Onun döneminde ilk ilçesini kazandı. Onun döneminde İstanbul'u iki kez kazandı.
 
Herhalde arınma derken ona yapılan komploları ve komplocuların yargıdan arınmasını demek istediğini görüyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi menziline ulaştırmakta kararlıyız" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizi ortak akılla sağduyuyla samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız” dedi
 

20.05.2026 13:26:00
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi menziline ulaştırmakta kararlıyız" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi menziline ulaştırmakta kararlıyız" dedi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, dün, Samsun'da istiklal meşalesinin yakılmasının 107. yıl dönümünü geride bıraktıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı aralarında şampiyon sporcuların da bulunduğu 200'ü aşkın gençle Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde kutladıklarını ifade etti.

Cumartesi günü ise Kocaeli'de, Kocaelispor Stadyumu'nun içini ve dışını hıncahınç dolduran gençlerle bir araya geldiklerini anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

"207 üniversitemizden, 81 vilayetimizden gelen gençlerimiz ülkemizde misafir olarak bulunan üniversiteli genç kardeşlerimizin heyecanına ortak oldular. Stadyumun içi kadar dışı da çok farklıydı. Heyecan vericiydi. Her yaştan, her kökenden, her gelir grubundan ve farklı hayat tarzından 100 bin gencimiz adeta bir insan seli olup Kocaeli'ye akmıştı. Kocaelili kardeşlerimiz de misafirlerine başarıyla ev sahipliği yaptılar. Türkiye'nin beşeri hazinesinin zenginliğine orada bir kere daha şahitlik ettik. Başta CHP olmak üzere muhalefeti kıskandıran, muhalefetin gençlerle ilgili iddialarını tek tek çürüten bir şölene imza attık. Kocaeli'deki şölen bizim sadece gençlerin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz buluşmalarımızdan 14'üncüsüydü. Bunun dışında kongrelerimizde, sohbet toplantılarımızda farklı etkinliklerde özellikle de gençlerimizle yüzlerce defa bir araya geldik, hasbihal ettik."

Bu programlarda gençlerle birlikte bütün vatandaşlara gönül kapılarını açtıklarını anlatan Erdoğan, "Yunus'un 'Biz kimseye kin tutmazuz, kamu alem birdir bize' anlayışıyla bu ülkenin tüm gençlerini aynı samimiyetle bağrımıza bastık. Yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca, daima gençlerle yol yürümüş bir kardeşiniz olarak şunu bir defa çok net söylemek isterim. Gençleri hafife alan, gençlere sırtını dönen bir hareketin başarı şansı yoktur." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin omuz vermediği bir mücadelenin zafere ulaşamayacağını, kalıcı olamayacağını dile getirdi. Merhum Nurettin Topçu'nun "Gençlik geleceğin tohumudur" sözünü aktaran Erdoğan, gençliğe yüz çevirmenin geleceğe yüz çevirmek anlamına geldiğini söyledi.

Terörsüz Türkiye süreci
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizi ortak akılla sağduyuyla samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız. Devletimizin ilgili kurumları örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak farklı modaliteler üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyor." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"İnşallah 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz Cumhur İttifakı ile yeni başarılara, zaferlere imza atacağız."

İBB davasında 40. gün

Sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı. 11. haftasına giren İBB davasının 40. günü başladı. Davada, "Savcılık tarafından yönlendirildim" diyerek etkin pişmanlık ifadesini geri çeken Murat Kapki'nin son avukatı savunma yapmaktan vazgeçti

20.05.2026 11:47:00
Haber Merkezi
İBB davasında 40. gün
İBB davasında 40. gün
Sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı. 11. haftasına giren İBB davasının 40. günü başladı. Davada, "Savcılık tarafından yönlendirildim" diyerek etkin pişmanlık ifadesini geri çeken Murat Kapki'nin son avukatı savunma yapmaktan vazgeçti.

Duruşma, Kültür A.Ş.'nin tutuklu eski genel müdürü Serdar Taşkın'ın savunmasıyla başladı.

Taşkın, savcılık sorgusunda isnat edilen eylemler hakkında hiçbir soru sorulmadığını söyledi. 23 Mart 2025'te tutuklandığını belirten Taşkın, 14 ay sonra dahi hakkında hiçbir somut delilin olmadığını belirtti.

Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında açıklamalarda bulundu

20.05.2026 11:44:00
Haber Merkezi
Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'
Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

İYİ Parti lideri Dervişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar ise şöyle:

"Dün malum 19 Mayıs'tı. Bir milletin küllerinden yeniden doğmaya başladığı gün. Cesaret ile inancın vatan toprağında buluştuğu gün. Makamlara sarılmışların ardından milletin 'devlet başa' deme iradesidir. 19 Mayıs bir milletin içinde kopan fırtınadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin de kuruluşunun ilk adımıdır. Kutlu ve mutlu olsun.

Bu milletin geleceğini ne mandacılar ne de yabancı ülkelerde yazılanlar kurtaracaktı. Bu vatanın çocukları kendi geleceklerini ne Saray hesaplarına ne de terör örgütünden medet umanların cazgırlığına teslim etmeyecektir.

"ÖCALAN'IN SON SUÇU SON ŞEHİDİMİZİN KATLİDİR"
Öcalan'ın son suçu son şehidimizin katlidir. Terörsüz Türkiye'nin yolu Türk milletinin iradesinden geçer. Hukukun üstünlüğünden geçer. Yasaklardan arınmış Türkiye'den geçer.

Ne şehit ne de gaziler feda ettikleri, her birimizin hayat vadettikleri için mübarektirler ve öyle yaşayacaklardır. Türk devletin geleceği bir terör hükümlüsünün dediklerine fena edilemez. Türk milliyetçiliği teröristi yeni sıfatlarda meşrulaştırmaya göz yummayacak. Herkes haddini bilecek.

"CUMHURİYET'İN SAVCILARINI GÖREVE ÇAĞIRIYORUM"
Öcalan'ın statüsü bellidir. Bir terör hükümlüsüdür. Ona rol biçilemez. Sarayın savcıları oturadursunlar, Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum. Malum şahısların ellerine tutuşturulan raporların dolaşıma sokullması da teröre yardımdır. Cumhuriyet'e sahip çıkmak için ey savcılar, ey bu milletin gençleri neyi bekliyorsunuz. Bu kardeşlik, barış değildir. Bu ihanettir.

Kardeşlik iddiası PKK'ya meşrulaştırmak değildir. Kürtleri PKK'nın temsil iddiasından kurtarmaktır. Örgüt baskısından kurtarmaktır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin terörle ilgili tek kurumu vardır o da milli güvenlik kurumudur. MGK'yı mı feshetmeye çağırıyorsunuz? Karnınızdan konuşmayı bırakın. Bu artık kesindir, sen içimizdeki İrlandalısın."

Yoğun bakım hastalarının cihaza bağlı olmadığı ortaya çıktı

Elazığ'da dün 23 şüphelinin gözaltına alındığı özel sağlık kuruluşlarına yönelik operasyon çerçevesinde Medikal Hospital'da yoğun bakım ünitesinde yatan hastaların cihazlara bağlı olmadığı ve tüm cihazların hasta varmış gibi açık gösterildiği ortaya çıktı

19.05.2026 13:25:00
İHA
Yoğun bakım hastalarının cihaza bağlı olmadığı ortaya çıktı
Yoğun bakım hastalarının cihaza bağlı olmadığı ortaya çıktı
Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Elazığ İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Elazığ Medikal Hospital, Eyşan Özgü Bakım Merkezi ve Dünya Diyaliz Merkezi mercek altına alındı. Yapılan çalışmada, kuruluşların mevzuata aykırı işlemler yaptığı, kamu zararına sebebiyet verdiği ve haksız kazanç sağladığı belirlendi. Ardından jandarma ekipleri tarafından düğmeye basıldı ve dün düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda aralarında doktor, hemşire, hastane çalışanı ve kamu personelinin de olduğu 23 şüpheli gözaltına alındı. 18 ev ve 3 iş yerinde detaylı aramalar yapılarak tüm evraklara el konuldu. Ayrıca devam eden soruşturma kapsamında Elazığ Medikal Hospital ve Özel Doğu Anadolu Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Ali Ş.'de dün akşam saatlerinde Kırıkkale'de ekipler tarafından yakalanarak gözaltına alındı.






Elazığ Medikal Hospital'ın yoğun bakımda bir personel tarafından cep telefonu ile çekilen görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde yoğun bakımda yatan hastaların cihaza bağlı olmadığı ve diğer tüm cihazların da hasta varmış gibi gösterilerek çalıştırıldığı görüldü.








"Hepsini mi göstermişler. Burada hasta bile yok"

Personelin ise çekim yaparken, "Bunlar bir yolunu bulur. Kaç kişi geldi çıktı kaç kişi parasını aldı. Benim içerde 3 aylık param var. Ağlamayana mama yok. Kapıda gördüm, ben pazartesi Dünya Diyalize gitmem. Saat 09.00'da buradan çıkacağım. Sabah 5'te uyandım. Diyor ki 'Hayır gideceksin' Ne yapacağım o zaman ekmeğimden olacağım. Bu istifa ettirmek için mobing. Makineye bağlı falan değil. Buda makineye bağlı değil. Hepsini mi göstermişler. Burada hasta bile yok" ifadelerini kullandığı duyuldu.

BTP’den coşkulu 19 Mayıs şöleni

Partisinin Ankara Gençlik Kolları tarafından organize edilen coşkulu 19 Mayıs şöleninde konuşan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, “Milli kimliğimizi kaybedersek vatanımızı da kaybederiz” dedi

19.05.2026 12:10:00
Haber Merkezi
BTP’den coşkulu 19 Mayıs şöleni
BTP’den coşkulu 19 Mayıs şöleni
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Ankara Gençlik Kolları, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı düzenlenen programla kutladı. Kutlama programına BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program şölen havasında geçti. Hep birlikte söylenen marşlar salonda büyük coşku oluştururken, Hüseyin Baş dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, Türkiye Cumhuriyeti'nin kıyamet sabahına kadar var olacağını söyleyen BTP lideri Baş, şöyle konuştu:






"19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutlamak için buradayız. Türkiye, tarihinde bu kadar şanlı ve büyük başarıların olduğu tek ülkedir. Biz millet olarak birliğimizi tesis etmeyi başarırsak, bizi bölüp parçalamaya çalışan bütün dış mihraklara en şiddetli biçimde karşı durursak, kıyamet sabahında şu dünya üzerinde bir tane devlet ayakta kalırsa o da Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacak arkadaşlar, bundan hiç endişeniz olmasın. Tarihin en büyük adamlarından biri Mustafa Kemal Atatürk'tür. Onun gibi tutkuyla hatırlanan ve anılan başka bir örnek de hiçbir yerde bulamazsınız."






"Evlerinize bayrak asın"

Prof. Dr. Haydar Baş'ın milli bayramlarda ifade ettiği, "evlerinize bayrak asın" tavsiyesini hatırlatan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, "Bu milli bayramlar bizler için, bizden sonra gelen nesiller için, evlatlarımız için; Atamızı, cumhuriyetimizi ve bağımsızlığımızı muhafaza etmek adına en önemli günlerdir. O yüzden ebedi liderimiz merhum Haydar Baş her zaman milli bayramlar için bize bir öğütte bulunurdu ve 'Evlerinize bayrak asın. Eğer evlerinize bayrak asmazsanız başka ülkelerin askerleri gelir sizin evinize kendi bayraklarını asar' derdi. Biz de bu motivasyonla, bu kararlılıkla, bu inançla ve bu bilinçle milli bayramları layıkıyla kutlamaya devam edeceğiz arkadaşlar" şeklinde konuştu.






19 Mayıs 1919 öncesi Anadolu'nun durumuna dikkat çekti

Ankara'daki 19 Mayıs şölenindeki konuşmasında, "19 Mayıs 1919'da Anadolu işgal edilmiş, Sevr Anlaşması imzalanmıştı. İstanbul, payitaht işgal altındaydı" diyen BTP lideri Baş, şunları söyledi:

"Hiç kimsenin yarınlara dair bir umudu yoktu. Herkes mevcut durumu kabullenmiş, yeni bir yönetim ve yöntem oluşturmaya çalışıyordu. O dönem bir adam çıkıyor. Bütün dünya onu 1915 Çanakkale'den tanıyor. Yıllar sonra Mahatma Gandhi bile 'Atatürk İngilizleri yenene kadar biz tanrıyı İngiliz zannediyorduk' diyor. Atatürk, 16 Mayıs'ta Sarayburnu'ndan gemiye biniyor ve Samsun'a doğru yola çıkıyor. Mustafa Kemal, Samsun'a ayak basıyor ve o büyük yürüyüş orada başlıyor. Yaklaşık 3,5 yıl süren, çok büyük yokluklarla ve acılarla dolu bir milli mücadele başlatıyor. O mücadeleyi kazanıyor ve Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarak devleti yeniden ayağa kaldırıyor."






"Atatürk devletin mülkiyetini vatandaşa verdi"

Atatürk'ün kendi saltanatını ilan edebilecek gücü varken, milletimize cumhuriyeti hediye ettiğine dikkatleri çeken Hüseyin Baş, "Atatürk kendi saltanatını ilan etme imkânı olan bir insan olmasına rağmen, 'Hayır, bu devletin yönetim biçimi cumhuriyet olacak' diyor. Nedir cumhuriyet arkadaşlar? Devletin mülkiyetini vatandaşa vermektir. Meclis'te kocaman yazar; 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.' Atatürk bunu yaptı. Bu kadar önemli bir günü bayram ilan edip Türk gençliğine armağan etti" dedi.






"Biz bir medeniyeti muhafaza etmek için çalışıyoruz"

Türk gençliğinin Türkiye'yi korumak ve bağımsızlığımızı muhafaza etmek için her daim tetikte olması gerektiğini kaydeden BTP Genel Başkanı Baş, şu ifadeleri kullandı: "Buradan Türk gençliğine düşen bir vazife var değerli arkadaşlar. Atatürk, Gençliğe Hitabe'de söylediği gibi; eğer bu devletin yine bir bağımsızlık mücadelesi olacaksa o mücadele Türk gençliğinin omuzlarında olacaktır diyor. Biz de Türk gençliği olarak bu vazifenin her daim farkında olmak zorundayız. Ülkemizi korumak, bağımsızlığımızı muhafaza etmek adına her daim tetikte olmalıyız.

Bizim siyaset arenasında yapmaya çalıştığımız şey bir medeniyeti muhafaza çalışmasıdır arkadaşlar. Bir kültürü, bir tarihi, bir anlayışı gelecek yüzyıllara aktarma mücadelesi veriyoruz."






"Bütün coğrafya savaştayken Türkiye ayakta"

"Dünya büyük bir kırılma noktasında. Ekonomik sistemler değişiyor, sınırlar değişiyor" ifadelerini kullanan Hüseyin Baş, "Hemen yanı başımızda savaşta olmayan neredeyse tek bir devlet kalmamış durumda. Allah'a binlerce şükür ki Türkiye hâlâ dimdik ayakta. Bu durum, Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin kodlarının bize kazandırdığı kültürel ve manevi değerlerin sonucudur" dedi.






"Milli kimliğimizi muhafaza etmezsek vatanımızı da kaybederiz"

Türkiye'de milli kimlik muhafaza edilemezse başka hiçbir şeyin muhafaza edilemeyeceğine vurgu yapan BTP lideri Hüseyin Baş, şunları söyledi: "Bugün teknolojik ilerlemelerin baş döndürücü hızla değiştiği bir çağda yaşıyoruz. Yakın gelecekte hayatımızın birçok alanına yapay zekâ karar verecek. Böyle bir ortamda milli kimliğimizi muhafaza etmediğimiz sürece başka hiçbir şeyi muhafaza etme şansımız yok.

Bugün siyasetin gündelik tartışmalarıyla milletin önüne yapay kavgalar koyuyorlar. Eğer bu ideolojik ve etnik kavgaların içinde kaybolmaya devam edersek, çok değil 10-15 yıl sonra kavga edecek bir meselemiz bile kalmayacak. Çünkü belki de ait olacağımız bir vatanımız olmayacak. Bu yüzden her şeyden önce milli kimliğimize sımsıkı sarılmamız gerekiyor. Milli kimliğimize sarılacağımız Türkiye'deki yegâne adres de Bağımsız Türkiye Partisi'dir."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.