logo
04 MAYIS 2026

'Enflasyon yıl sonunda makul seviyeye inecek'

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, "Biz belli bir plan çerçevesi içerisindeyiz. Adımlarımızı atıyoruz. Bu adımlarımızın etkilerini zaman içerisinde görüyoruz. Enflasyon konusunda atılan adımlarla yıl sonuna gelecek makul seviye ve sonrasında emin olun bu sıkıntılı dönemi geçtiğimizde yine aynı karamsarlıklara karşı biz toplum olarak galip geleceğiz. Biraz sabır." dedi

11.04.2022 17:49:00
'Enflasyon yıl sonunda makul seviyeye inecek'
'Enflasyon yıl sonunda makul seviyeye inecek'

Bakan Nebati, Atatürk Kültür Merkezinde düzenlenen "Mardin İş Dünyası ile Buluşma" programında, Mardin'in Mezopotamya'nın merkezinde 7 bin yılı aşan tarihiyle çok kültürlü yaşam tarzı ve tarihi dokusuyla adeta bir açık hava müzesini andırdığını söyledi.

Mardin'in önümüzdeki yıllarda çok daha fazla turist çekeceğine inandığını kaydeden Nebati, "Bölge evet ihmal edilmişti ama 2002'de Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde AK Parti hükümeti olarak atılmış olan adımlar, yapılmış olan projelerin tamamlanmasıyla bu bölge adeta büyük bir kalkınma çağı yaşıyor. Çünkü geçmişin bütün olumsuz izlerinin silindiği ve her ülke vatandaşının eşit koşullar içerisinde yaşadığı, her nefes alan canlının bu ülkenin en önemli unsuru olduğuna inanan bir liderimiz var." ifadelerini kullandı.

Yeşil deniz olarak anılan ve ülkenin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden kabul edilen Mardin ovasının ülkenin tarımını çeşitlendirdiğini ve zenginleştirdiğini anlatan Nebati, ülke tarımında önemli paya sahip olan kentin bitkisel üretim değerinin son 10 yılda yüzde 248 oranında artış sağlayarak 4,3 milyar lira düzeyine ulaştığını bildirdi.

Mardin'in tarımsal gelişimini hızlandırmak için tarımsal destekleri 2021 yılına göre yaklaşık 12 kat arttırdıklarını vurgulayan Nebati, tarımdaki sulamada elektrikte KDV oranını düşürdüklerini aktardı.

Bakan Nebati, şöyle konuştu:

"Mardin yıllık ortalama 3 bin saat güneş süresine sahip. Bu sürenin iyi değerlendirmesi lazım. Rahatlıkla Allah'ın bize bahşettiği bu ovada güneşin enerjisinden faydalanacak, ivme kazandıracak çalışmalarımızı yapmamız lazım. Böylece iddiamız olan tarımsal üretimde de kendi kendine yeten ve fazlasını ihraç eden önemli bir adımı atmış olacağız. Elhamdülillah bu yıl yağmur yağdı. Kar senesi var, bereket senesi. İnşallah bütün Türkiye'de bu güzel imkanı en iyi şekilde kullanacağız."

"Bizim iddiamız, Türkiye'nin stratejik konumunun sağladığı fırsatlardan maksimum seviyede faydalanabilmektir. Ve bizim bir iddiamız daha var. Türkiye ekonomisini dünyanın ilk on ekonomisi arasına sokmaktır. Küresel düzeyde lider bir ülke olma gibi bir iddiamız var." ifadelerini kullanan Nebati, onun için iş insanlarını dinlemeye geldiklerini kaydetti.

İddia sahibi olmanın öz güven gerektirdiğini dile getiren Nebati, şöyle dedi:

"Eğer öz güvenini inşa etmiş, geniş ufuklara sahip iseniz ve bunların içerisine gençleri de katıyorsanız, iyimserliği bir düstur olarak alıyorsanız, karamsarlığı elinizin tersi ile itiyorsanız, yerli aracı, uçağı, teknolojiyi, İHA'ları, SİHA'larınızı yaparsınız. Eğer karamsarlığı iter, öz güveninizle iddialarınıza yönelik olarak çalışırsanız yollarınızı, köprülerinizi bitirir ve dünyanın etkilenmiş olduğu salgın döneminde ülkenizi farklı bir noktaya taşırsınız. Eğer öz güveniniz ve iddianız varsa, zorlukların üstesinden nasıl geleceğinizi bilip ve bu zorluklara karşı her türlü enstrümanı en iyi şekilde geliştirirsiniz. Eğer bir iddianız varsa, iddianızı destekleyecek somut önerilerle ortaya çıkarsınız ve bu somut önerilerle karamsarlığa dönüştürülmeye çalışılan toplumu en iyi şekilde sevk ve idare edersiniz. Eğer iddianız ve öz güveniniz güçlüyse, güçlü bir lideriniz varsa, Türkiye'nin bulunduğu konumun en önemli jeopolitik imkanları sağlayan bir ülke konumunda olduğuna inanıyorsanız, Allah'a da hamdediyorsanız, merak etmeyin her türlü zorluğun üstesinden gelirsiniz."

"Öz güvenimiz kuru bir öz güven değil. Son 20 yılda bu ülkenin nereden nereye geldiğini ortaya koyan somut, bitmiş projeler, atılmış adımlar, ülkenin nereden nereye geldiğini gösteren kanıtlayan net rakamlarla ortaya koyduk. Biz 20 yıl öncesi Türkiye'si değiliz." diyen Nebati, 21. yüzyıla damga vuran bir ülke olduklarını aktardı.

- "Atacağımız daha çok çok adımlar var"

Cumhurbaşkanı Erdoğan önderliğinde her türlü olumsuzluğu en iyi şekilde sevk ve idare eden bir ülke olduklarını ifade eden Nebati, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biz kendimize güveniyoruz. Siz ülkenize, Cumhurbaşkanınıza, kabinesine, bürokrasisine güvenin, kendi kendinize, şahsiyetinize güvenin. Atacağımız daha çok adımlar var. İşte bunun için de yepyeni bir dönüşümü gerçekleştirelim dedik. Yeni Türkiye modeline Türkiye ekonomisi modelini 20 Aralık'ta Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde sizlerle paylaştık. Zorlukların ne olacağını bilerek, zorlukları kestirerek, bu zorlukların üstesinden nasıl geleceğimizi bilerek adımlarımızı atıyoruz."

"Rusya-Ukrayna, kimsenin bu noktaya geleceğini, beklemediği bir ortamda bile biz çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız İstanbul'u bir merkez haline getirecek diplomasi örneği oluşturacak adımlar atıyor." değerlendirmesinde bulunan Nebati, Türkiye'nin ortaya koyduğu performansla adeta 21. yüzyıl ülkesi olma idealini gerçekleştirecek adımları sergilediğini bildirdi.

- "Biz başarıların altına imza attıkça bizi karalıyorlar"

Onun için eğitimden sağlığa, fiziki beşeri ve sanayi alt yapısından ihracatta, bankacılıktan kamu kesimine ve sosyal güvenliğe kadar bir çok alanda önemli kazanımlar elde ettiklerine dikkati çeken Nebati, şöyle devam etti:

"Son iki yılda tüm dünya gibi bizleri de etkisi altına alan küresel salgın koşullarını bu güçlü temellerimiz sayesinde atlattık. Böylece 2021'de kaydettiğimiz yüzde 11'lik büyümeyle G-20 ülkeleri içerisinde en yüksek büyüme performansı gösteren ülke olduk. Bu yüksek büyümeyi aynı zamanda iç talep ve dış talep arasında dengeli bir kompozisyon da elde ederek, önemli bir başarıya imza attık. Biz başarıların altına imza attıkça bizi karalıyorlar. Olsun, biz çalışmaya devam edeceğiz, işimizi yapacağız. Şubat ayı itibarıyla yıllık bazda 2,3 milyon yeni istihdam oluşturduk. Dünyanın salgınla karşı karşıya kaldığı son yüz yılın en şiddetli 2 yılında bunu yaptık. İşsizlik açıklandı işte, 10,7'ye düştü. Lütfen hatırlayın 2 yıl önce salgın başladığında 'işsizlik patlayacak, fabrikalar kapanacak' diyorlardı. Zorluklar aşılmak içindir. Bu zorlukların üstesinden geldik, bizim bir iddiamız var ve menzilimiz var. Bu bölge kalkınacak, Türkiye kalkınacak. Ve Türkiye, 21. yüzyılın hak ettiği seviyeleri en hızlı şekilde yakalayacak. Bizim iddiamız, tarımda ve enerjide ithalata bağlı olmayan bir ülke konumuna gelmek."

Bu zorlukların üstesinden geldiklerini, her türlü zorluğun üstesinden gelebilecek kabiliyet, güç ve öz güvenin olduğunu dile getiren Nebati, şunları söyledi:

"Problem, sorun, zorluk ne derseniz deyin enflasyon, üretimde, istihdamda, ihracatta sağladığımız bu olumlu görünümü son dönemde ortaya çıkan yüksek enflasyon, hayat pahalılığını yenerek daha da pekiştirmek istiyoruz. Önümüzdeki dönemde öncülüğümüz halkımızın refahını arttırmak için alım güçlerini eskisinin üzerine çıkarmak bunun için de enflasyonu makul seviyelere düşürmek olacaktır.

Enflasyon sadece bizim değil tüm dünyanın meselesi olsa da bu sorunu kalıcı şekilde ortadan kaldırmak için var gücümüzle çalışıyoruz, enerji sarf ediyoruz ve elimizden gelen her türlü gayreti ortaya koyuyoruz."

Finansal istikrarı sağladıklarını, yatırım ortamını güçlendirdiklerini belirten Nebati, böylece döviz kurlarında piyasa koşulları içerisinde sağladıkları istikrar ile enflasyon üzerindeki baskıları azalttıklarını dile getirdi.

Bakan Nebati, şunları kaydetti:

"Mevcut durumda faiz ve kur üretim ve yatırım ihracat açısından uygun yönetilebilir bir noktaya gelmiştir. Ancak geçtiğimiz aylarda ortaya çıkan Rusya-Ukrayna savaşı özellikle enerji ve gıda gibi küresel emtia fiyatlarındaki artışı daha da hızlandırdı. Örneğin, 2020 yılında ortalama 43 dolar civarında olan petrolün varil fiyatı şu an 100 dolar seviyesinde. 2020'de 9,6 avro olan doğal gazın fiyatı şu anda 107 avro civarında. 2020'de 98 olan küresel gıda endeksi şimdi 160 seviyesindedir. Ve 2020'de 5 dolar olan buğdayın fiyatı şu anda 10 dolar. Küresel gelişmeler ve Rusya-Ukrayna savaşının etkileriyle artan girdi maliyetleri yıllık enflasyonun mart ayında 61,1 seviyesine yükselmesine sebep oldu. Enflasyondaki yükselişe bağlı olarak fiyatlama davranışları ve enflasyon beklentilerinin de kötüleştiği bir dönemi yaşadık. Bunun farkındayız.

Son dönemde tüketici enflasyonundaki artışta döviz kuru ve emtia fiyatları gibi arz yönlü maliyet artışı kaynaklı faktörler ön plana çıktığı için enflasyondaki bu artışın geçici olduğunu değerlendiriyoruz. Diğer taraftan fiyat artışlarını vatandaşlarımıza sınırlı yansımasına yönelik adımlarımızı atmaya devam ediyoruz. Gıda ürünleri, temel ihtiyaç maddeleri ve tarımsal sulama ile meskenlerde kullanılan elektrikte KDV indirimini yaptık. Kurduğumuz enflasyonla mücadele timleri vasıtasıyla gerçekleştirilen bu indirimlerin etiketlere yansıyıp yansımadığını kontrol ediyoruz. Fahiş fiyat, fiyat manipülasyonu ve stokçuluğa asla izin vermiyor, bunun için tüm önlemleri alıyoruz. Bu kapsamda sadece 40 bini aşkın işletmeyi bizzat saha denetimine tabi tuttuk. Bazı bakliyat ürünlerine, yemlik ürünlere, karkas et ve sağlık bitkilerine ihracat kısıtlaması getirdik. Bitkisel yağlarda 30 Haziran'a kadar gümrük vergisini sıfırladık."

Tarım ürünlerine yönelik rekolte ve fiyat gelişmesini önceden tespit etmek üzere erken uyarı sistemini kurduklarını, maliyetleri düşürmek için de yoğun bir şekilde bunun kurulumunun tamamlandığını bildiren Nebati, tarım ve hayvancılığa yönelik çalışmaları ve yapılan destekleri aktardı.

Altın tasarruf ekonomi sistemiyle sisteme dahil olan firma sayısının artmasıyla altının da tasarruf aracı olarak kullanılmasında piyasaya girmesinde ve dahil olmasında önemli adımlar attıklarını bildiren Nebati, şöyle dedi:

"Bu adımlara ek olarak yurt içi tasarruf sahiplerini enflasyona karşı koruyacak alternatif yatırımları üzerinde de çalışıyoruz. Bu enstrümanlar ve atacağımız ilave adımlarla beklentileri düzelterek enflasyonu yıl sonu makul bir seviyeye getireceğiz. Biz belli bir plan çerçevesi içerisindeyiz. Adımlarımızı atıyoruz. Bu adımlarımızın etkilerini zaman içerisinde görüyoruz. Enflasyon konusunda atılan adımlarla yıl sonuna gelecek makul seviye ve sonrasında emin olun bu sıkıntılı dönemi geçtiğimizde yine aynı karamsarlıklara karşı biz toplum olarak galip geleceğiz. Biraz sabır. Atmış olduğumuz bu adımlarla yatırımın, üretimin ve ihracatın ne kadar elzem olduğunu özellikle son yıllarda küresel tedarik zincirinde yaşanan değişimlerde ülkemiz için nasıl fırsatlar doğurduğunu farkındayız. Bu nedenle sizlere ülkemizin dünyada ilk 10 ekonominin arasına girmesini sağlamak için daha fazla yatırım, üretim ve ihracatı tavsiye ediyorum. Sadeleştirme kapsamında gıda üretimini tesliminde KDV oranlarında değişiklik yaptık. KDV iadesi yoluyla finansmana hızlı bir şekilde firmalarımızın erişimini sağlayacak adımlar attık. Dünyada yeşil dönüşümün getirdiği fırsatlardan yararlanmanızı tavsiye ediyoruz. Değerli yatırımcılar ve iş insanları kulaklarınızı iyi açın. Özellikle yeşil dönüşümün getirdiği fırsatlardan yararlanmanızı tekrar tekrar tavsiye ediyorum. Çok önemli bir fırsatlar bütünlüğü sunuyor."

Bakan Nebati, "Önümüzdeki yıl doğal gazın ilk vanasını çevireceğiz ve nükleer enerji santralimizin ilk ünitesini açacağız, inşallah dünyadaki bu sorunların bertaraf edildiği savaş etkilerinin azaldığı bir yılın sonunda yani 2023'te Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yılında Türkiye temel alt yapı yatırımlarını tamamlamış, geleceğe güvenle bakan, umutlu, dirayetli, öz güvenli ve kararlı duruşuyla 2053'ün hazırlığını yapacak. Emin olun önümüzdeki engeller gittikçe azalıyor. Bunları da aşacağız. Enflasyonu da aşacağız. Sıkıntıları aşacağız. Yeter ki siz üretim, yatırım yapın." değerlendirmesinde bulundu.

AR-GE faaliyetlerine destek vermeye devam edeceklerini, proje bankacılığını yaygınlaştıracaklarını belirten Nebati, mega endüstri bölgelerinin kurulmasını teşvik etiklerini bildirdi.

Türkiye'yi sanayinin konuşulmadığı dönemlerden altyapısını büyük ölçüde tamamlamış, kaynaklarını üretime ayırabilen bir ülke haline getirdiklerine dikkati çeken Nebati, şunları kaydetti:

"Ufkunuzu geniş tutun. Ufku geniş olan iyimser olur. Öz güvenini inşa etmiş değerli vatandaşlarımızın destekleri ve çalışmalarıyla 21. yüzyıl Türkiye'nin yüzyılı olacaktır. 21. yüzyılda küresel düzeyde lider bir ülke konumuna geleceğimiz iddiasını sürdürüyor, daha güçlü bir şekilde sürdürüyoruz. Vahşi sulamaya karşıyız. Vahşi sulamadan vazgeçin. Size damla ve yağmurlama sulamada her türlü desteği veriyoruz. Lütfen vahşi sulamadan vazgeçin. Elektrikle ilgili yaşadığınız problemin giderilmesinde 4 yılda amorti eden fakat 1 artı 7 yıl yüzde 50 hibeyle imkan sağlayan GES'lerinizi kurun. Problemi kökünden çözün. Size balık vermeyi değil, balık tutmayı öğretmek istiyoruz. Bu topraklar bizim dedelerimizin topraklarıdır. Bu toprakları vahşi sulamayla ne olursunuz çoraklaştırmayın. Elektrikte yüzde 25 destekleme var. Damla sulama girebilirsiniz. GES'e girerek elektrik kesintilerinden ve yüksek faturalardan kurtulun. Damlama sistemine girerek verimdeki artışın, katma değerini alıp cebinize koyun. Her gün yaşanan elektrik kesildi, kesilmedi, faturam ödendi, ödenmedi probleminden temelli olarak kurtulun."

Üretmek ve hizmet etmek istediklerini ifade eden Nebati, toprağın önemine değindi.

Bakan Nebati konuşmasını şöyle tamamladı:

"Bu toprak bize saygı gösterin diyor. Gelin bu toprağı damlama sulamayla, gelin bu toprağı yağmurlama sistemiyle saygı gösterelim. Ne kadar çok saygı gösterirsek o kadar çok verir. Bu son iki yıldaki salgın ve Rusya-Ukrayna savaşı dünyada tarımın ne kadar önemli olması açısından kendisini kanıtlamış oldu. Arz güvenliği her toplum için önemli oldu. Üretilen gıdaların içeride tüketilmesi öncelikli oldu. Allah bize vermiş toprağı, havayı. Suyu, güneşi vermiş. Diyor ki bunu en iyi şekilde değerlendirin. Biz de diyoruz ki, bu toprağa biz saygı göstereceğiz. Bu toprağı koruma kollama faaliyeti de bizlerin olsun. Biz emek verelim. Bizden de bu konuda ne istiyorsanız emirlerinize amadeyiz."

Mardin Valisi Mahmut Demirtaş ile Ticaret ve Sanayi Odası Mehmet Ali Tutaşı da birer konuşma yaptı.

Programa, AK Parti Mardin milletvekilleri Şeyhmus Dinçel ve Cengiz Demirkaya, AK Parti İl Başkanı Faruk Kılıç, AK Parti MKYK üyeleri Orhan Miroğlu ve Cüneyt Yüksel, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile iş insanları katıldı.
 

Arnavutköy'de rüzgar nedeniyle minaresi sallanan caminin yakınındaki 2 bina boşaltıldı

İstanbul'un Arnavutköy ilçesinde şiddetli rüzgar nedeniyle minaresi sallanan caminin yakınındaki 2 bina önlem amaçlı boşaltıldı

03.05.2026 19:45:00
AA
Arnavutköy'de rüzgar nedeniyle minaresi sallanan caminin yakınındaki 2 bina boşaltıldı
Arnavutköy'de rüzgar nedeniyle minaresi sallanan caminin yakınındaki 2 bina boşaltıldı
İstanbul'un Arnavutköy ilçesinde şiddetli rüzgar nedeniyle minaresi sallanan caminin yakınındaki 2 bina önlem amaçlı boşaltıldı.

Yavuz Selim Mahallesi'ndeki Berat Camisi'nin minaresi şiddetli rüzgarın etkisiyle sallanmaya başladı.

Çevredeki vatandaşların bildirmesi üzerine olay yerine polis ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Ekipler çevrede güvenlik önlemi alırken, caminin yanındaki 2 bina önlem amaçlı tahliye edildi.

Ekiplerin bölgedeki çalışmaları sürüyor.

Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak? Bakan Ersoy'a soruldu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kurban Bayramı tatilinin dokuz güne çıkarılıp çıkarılmayacağına dair soruyu yanıtladı

03.05.2026 17:21:00
Haber Merkezi
Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak? Bakan Ersoy'a soruldu
Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak? Bakan Ersoy'a soruldu
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın'da düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali'nde gazetecilerle bir araya geldi.

Bakan Ersoy, konuya ilişkin gelen soru üzerine "Dokuz günlük tatil turizm açısından gayet olumlu olur. Ama bu kabinede tartışılıp alınacak bir karar" dedi.

Kurban Bayramı 27 Mayıs'ta başlayacak, 30 Mayıs'ta bitecek. 2016, 2018, 2019, 2021, 2023, 2024 yıllarında Kurban Bayramı tatilinin dokuz güne çıkarılması kararlaştırılmıştı.

Kabine Toplantısı için henüz belirlenmiş bir tarih yok.

Fatih Sultan Mehmet Han kabri başında anıldı

Fatih Sultan Mehmet Han, vefatının 545. yıl dönümünde kabri başında anıldı. İstanbul Valisi Davut Gül'ün katılımıyla gerçekleşen programda, Osmanlı padişahı dualarla yâd edildi.

03.05.2026 16:52:00
İhlas Haber Ajansı
Fatih Sultan Mehmet Han kabri başında anıldı
Fatih Sultan Mehmet Han kabri başında anıldı
Fatih Sultan Mehmet Han, vefatının 545. yıl dönümünde kabri başında anıldı. İstanbul Valisi Davut Gül'ün katılımıyla gerçekleşen programda, Osmanlı padişahı dualarla yâd edildi.
Fatih Sultan Mehmet Han, vefatının 545. yıl dönümünde Fatih Camii haziresinden bulunan kabri başında tören düzenlendi. Törene İstanbul Valisi Davut Gül, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, İstanbul İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin, İstanbul İl Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı ve Fatih İlçe Müftüsü Abdurrahman Şenoğlu katıldı. Törende, Fatih Camii İmamı Kurra Hafız Yusuf Yılmaz tarafından Kur'an-ı Kerim okundu.

Tilavetin ardından İstanbul İl Müftüsü Tuncel tarafından dua edildi
Programda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "Büyük bir devlet adamı ve komutan. Aynı zamanda büyük bir lider olan Fatih Sultan Mehmet Han Hazretleri'nin ölüm yıldönümü için bir araya geldik. Kendisine Allah'tan rahmet diliyoruz. Mekânı cennet olsun. Fatih Sultan Mehmet sadece bir komutan, bir lider, bir devlet adamı değildi. Aynı zamanda çağ açan çağ kapatan ve bununla birlikte de yeni bir medeniyet tasavvuru başlatan bir devlet adamıydı. Farklılıkları bir arada yaşatan ilme adalete önem veren ve bunları bize miras bırakan devlet adamıydı. Bizler de Fatihin mirasını bu şehirde aynı hassasiyetle devam ettiriyoruz. Rabbim birliğimizi beraberliğimizi kardeşliğimizi daim etsin. Onun bize bıraktığı miras üzerinde birlikte yaşamayı nasip etsin" şeklinde konuştu.İHA

İstanbul'da 1 Mayıs'ta gözaltına alınanlarla ilgili son karar


 
İstanbul'da, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde tedbir kararlarına uymadığı için gözaltına alınan 580 kişi serbest bırakıldı. Gözaltına alınanlar savcılığa sevkedilmedi. 

02.05.2026 12:12:00
Haber Merkezi/AA
İstanbul'da 1 Mayıs'ta gözaltına alınanlarla ilgili son karar
İstanbul'da 1 Mayıs'ta gözaltına alınanlarla ilgili son karar

İstanbul'da, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde tedbir kararlarına uymadığı için gözaltına alınan 580 kişi serbest bırakıldı. Gözaltına alınanlar savcılığa sevkedilmedi.

Kentte, Emek ve Dayanışma Günü'nde eylem ve etkinlik yapılmasına izin verilmeyen alanlarda izinsiz gösteri yapma girişiminde bulunarak, tedbir kararlarına uymadıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 580 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler, işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

Doğru gıda takviyesi nasıl seçilir?


 
Modern yaşam hızlandı, beslenme düzeni değişti, güneşle temas azaldı, yeni trend takviyeler ise hayatın tam ortasına yerleşti. Raflar vitamin, mineral ve bitkisel desteklerle dolup taşarken, her gün yeni bir madde gündeme geliyor. Ancak “Her düşük değer takviye gerektirir mi?" gibi sorular giderek daha fazla önem kazanmaya başladı.

02.05.2026 10:28:00
MURAT ÇORBACI
Doğru gıda takviyesi nasıl seçilir?
Doğru gıda takviyesi nasıl seçilir?

Günümüzde pek çok kişi, yaşam temposu ve beslenme düzenindeki değişiklikler nedeniyle eksik kaldığını düşündüğü vitamin ve mineralleri takviyelerle tamamlamaya yöneliyor. Geleneksel beslenme biçimlerinin yerini işlenmiş gıdalara bırakması, taze sebze-meyve tüketiminin azalması mikro besin alımını düşürürken; kapalı ofislerde uzun saatler çalışma, güneş ışığına daha az maruz kalma gibi modern yaşam faktörleri özellikle D vitamini başta olmak üzere çeşitli eksiklikleri artırıyor. Öte yandan gelişmiş laboratuvar testleri sayesinde belirti vermeyen eksiklikler daha sık tespit ediliyor, sosyal medya ve pazarlama dili ise 'doğal, mucize, hızlı etki' söylemleriyle takviyelere olan ilgiyi körüklüyor.

Takviyelere ne zaman ihtiyaç duyulur?

Bu noktada laboratuvar değerlerinin tek başına belirleyici olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. İsmet Tamer, "Tahlilde değerin düşük çıkması her zaman takviye başlanacağı anlamına gelmez. Eksikliğin derecesi, klinik bulgular ve risk faktörleri birlikte değerlendirilmelidir. Bazı hafif düşüklüklerde yaşam tarzı düzenlemesi yeterliyken, ciddi düzeylerde hedefe yönelik tedavi gerekebilir" diyerek bilinçli yaklaşımın önemini vurguluyor.

Takviyelerin içeriği boş olabilir!

Vitamin ve bitkisel takviyelerin içerik güvenilirliğinin hem dünyada hem Türkiye'de en çok tartışılan başlıklardan biri olduğunu belirten Prof. Dr. İsmet Tamer, "Bağımsız laboratuvarların yaptığı analizlerde zaman zaman ürün etiketinde yazan etken maddenin ya çok düşük oranda bulunduğu ya da hiç bulunmadığı tespit edilebiliyor. Bu durum şaşırtıcı değil. Gıda takviyeleri ilaçlar kadar sıkı onay süreçlerinden geçmediği için kalite kontrol üreticinin beyanına ve uyguladığı standartlara bağlıdır. Bağımsız kuruluşlarca test yapılmadığında etiket ile içerik arasında tutarsızlık görülebilir. Özellikle online satış platformlarındaki her ürün denetimlerden geçmediği için dikkatli olunması gerekiyor" diye konuştu.

Doğru takviye nasıl seçilir?

Tüketicilerin takviye seçerken dikkat etmesi gereken noktalar konusunda pratik bir 'alışveriş kontrol listesi' hazırlayan Prof. Dr. İsmet Tamer, şunları söyledi: "Etiket mutlaka incelenmeli. Etken maddenin adı ve miktarı şeffaf şekilde yazıyor mu? Her bileşenin dozu belirtilmiş mi? Yan etki, gebelik-emzirme ve çocuk kullanımı uyarıları yer alıyor mu? Üretim yeri, marka iletişim detayları net olmalı. İlaç kullanıyorsanız dikkat! Bitkisel ve doğal takviyeler ilaçlarla etkileşime girebilir. Düzenli ilaç kullananlar mutlaka hekim görüşü almalı."

Vücudunuz kalp krizi geçirmeden bir ay önce sizi nasıl uyarıyor?


 
İnsanların çoğu, geçirdiği kalp krizinden önce vücutlarının onlara gönderdiği uyarı işaretlerini görmezden geliyor. Gerçi bu işaretleri ayırt etmek de kolay değil... Hatta kalp krizi geçiren doktorlar bile bu belirtileri ayırt etmekte zorlanıyor. Ancak kalp krizi geçiren insanların anlattıkları önci işaretleri kısmen de olsa ortaya koyuyor.

02.05.2026 10:19:00
MURAT ÇORBACI
 Vücudunuz kalp krizi geçirmeden bir ay önce sizi nasıl uyarıyor?
 Vücudunuz kalp krizi geçirmeden bir ay önce sizi nasıl uyarıyor?

İnsanların çoğu, geçirdiği kalp krizinden önce vücutlarının onlara gönderdiği uyarı işaretlerini görmezden geliyor. Gerçi bu işaretleri ayırt etmek de kolay değil... Hatta kalp krizi geçiren doktorlar bile bu belirtileri ayırt etmekte zorlanıyor. Ancak kalp krizi geçiren insanların anlattıkları önci işaretleri kısmen de olsa ortaya koyuyor. İşte o işaretler...

1. Geçmeyen yorgunluk.
2. Çeneye, boyuna, omuza veya kola yayılan ağrı.

3. Antiasitlerin bile geçiremediği hazımsızlık, mide bulantısı ve gastrointestinal problemler.
4. Merdivenleri çıkarken nefes darlığı... Kardiyoloji uzmanları 'eğer iki kat merdiveni rahat çıkamıyorsanız, mutlaka doktora başvurun' diyor.

5. Sıradan işleri yaparken hissedilen nefes darlığı. Bu, 'kalbiniz yeterli oksijen alamıyor' anlamına geliyor.
6. Genellikle mide ekşimesine bağlanan periyodik göğüs ağrısı.

7. Belirgin bir neden olmadan soğuk terleme.
8. Baş dönmesi veya sersemlik hissi.
9. Düzensiz kalp atışları veya çarpıntı. Çoğu insan, gerçek kalp krizinden haftalar önce bu belirtilerden muzdarip olur.

Peki, kalp sağlığını korumak için ne yapmalı?

1. Kan basıncı, şeker ve kolesterol seviyelerini takip etmek.
2. Acil bir durum oluşana kadar beklemek yerine sağlıklı beslenerek kalp sağlığını desteklemek.
3. Egzersiz yapmak.
3. Elbette, vücudunuzun büyük bir olaydan önce her zaman size bir uyarı verdiğini bilmek.

Bacaklarda geçmeyen şişliğe ve ağrıya dikkat!


 
Günümüzde özellikle kadınlarda sık görülen varis ve lipödem, dolaşım sistemiyle ilişkili, son derece önemli iki hastalık olmasına rağmen toplumsal farkındalığın az olması nedeniyle sadece estetik bir problem gibi algılanarak göz ardı edilebiliyor.

02.05.2026 10:09:00
MURAT ÇORBACI
Bacaklarda geçmeyen şişliğe ve ağrıya dikkat!
Bacaklarda geçmeyen şişliğe ve ağrıya dikkat!

Son yıllarda hareketsiz (sedanter) yaşam, bilgisayar başında uzun süre kesintisiz oturma, sağlıksız beslenme, fazla kilo, aşırı tuz tüketimi, yetersiz su içme, düzenli egzersiz yapılmaması ve yanlış kıyafet seçimi gibi etkenler, dolaşım sistemini ciddi şekilde bozabiliyor. Günlük yaşamda çoğu zaman fark edilmeyen bu hatalar zamanla bacaklarda şişlik, ağrı ve dolaşım bozukluklarına zemin hazırlayabiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC) Uzmanı Dr. Arzu Ercan, genetik etkenlerin yanı sıra yanlış yaşam alışkanlıklarının da varis ve lipödemin günümüzde hızla yaygınlaşmasına yol açtığını belirterek, erken dönemde müdahale edilmezse tablonun daha da ağırlaşabileceğini söylüyor. Bacaklarda ağrı, şişlik, morarma ve şekil bozukluğu gibi belirtilerin mutlaka ciddiye alınması ve zaman kaybetmeden doktora başurulması gerektiğini belirten Dr. Ercan, "Nasıl olsa geçer, diyerek belirtileri görmezden gelmek ya da doktora gitmeyi ertelemek hastalığın ilerlemesine yol açar. Erken dönemde doktora başvurmak en kritik adımdır" dedi.

'Kilo aldım' sanılıyor, lakin!..

Lipödemin çoğu zaman kilo artışıyla karıştırıldığını vurgulayan Dr. Ercan "Lipödem, vücudun özellikle alt bölgelerinde anormal yağ birikimi ile karakterize kronik bir yağ dokusu hastalığıdır. Hastalar genellikle bunu kilo artışı zanneder ve diyet-egzersize rağmen sonuç alamadıklarında hayal kırıklığı yaşarlar" şeklinde konuştu.
Varisin ise; toplardamarların genişlemesi ve işlevini yitirmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Dr. Ercan, kanın geriye kaçmasıyla damarların belirginleştiğini ifade etti. Hastalığın zamanla ağrı, yanma ve şişlik gibi şikayetlerle ilerleyebileceğini ve özellikle uzun süre ayakta kalan kişilerde riskin arttığını vurguladı.

Modern tedaviler yüz güldürüyor

Günümüzde gelişen tıbbi yöntemlerle hem varis hem de lipödem tedavisinde başarılı sonuçlar alındığını belirten KVC Uzmanı Dr. Arzu Ercan şöyle konuştu: "Lazer ve radyofrekans gibi minimal invaziv yöntemlerle varis tedavi edilebilmektedir. Lipödemde ise manul lenf drenajı, kompresyon tedavisi ve egzersiz temelli multidisipliner yaklaşımlar ön plana çıkmaktadır. Artık ameliyatsız ya da minimal girişimlerle hastalar kısa sürede günlük hayatlarına dönebiliyor. Ancak tedavi sürecinde kişiye özel planlama büyük önem taşıyor." RECEP BAHAR

Varis ve lipödeme zemin hazırlayan 8 etken!

KVC Uzmanı Dr. Arzu Ercan, varis ve lipödeme yol açabilen 8 etkeni şöyle açıkladı:
• Uzun süre hareketsiz kalmak
• Dar kıyafetler ve yanlış ayakkabı seçimi
• Düzenli egzersiz yapmamak
• Fazla kilo
• Dengesiz beslenme
• Aşırı tuz tüketimi
• Bilgisayar başında uzun süre kesintisiz oturmak
• Yetersiz su tüketimi

Sumud Filosu aktivistlerinden Davidson'dan şok açıklama

 
Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve İsrail'in ablukasını kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'nun aktivistlerinden Katy Davidson, İsrail tarafından alıkonuldukları anlara ilişkin, "Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar" dedi.

02.05.2026 09:42:00
HABER MERKEZİ/AA
 Sumud Filosu aktivistlerinden Davidson'dan şok açıklama
 Sumud Filosu aktivistlerinden Davidson'dan şok açıklama

Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve İsrail'in ablukasını kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'nun aktivistlerinden Katy Davidson, İsrail tarafından alıkonuldukları anlara ilişkin, "Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar." dedi.
İngiliz Davidson, İsrail'in uluslararası sularda filoya yönelik saldırısı sonrası yaşadıklarını anlattı.
Küçük bir tekneyle ilerledikleri sırada insansız hava araçları ve yoğun ışıklarla takip edildiklerini belirten Davidson, İsrail ordusuna ait büyük bir savaş gemisinin tekneye yaklaştığını söyledi.

Ateş etmekle tehdit ettiler

Davidson, "Bize teknenin ön kısmına geçmemizi söylediler. Biz barışçıl şekilde oturduk ancak ısrar ettiler. Sonunda, 'Öne geçmezseniz ateş ederiz' diye tehdit ettiler. Halbuki uluslararası sulardaydık ve yasa dışı hiçbir şey yapmıyorduk" dedi.
İsrail askerleince alıkonulduktan sonra "yüzen hapishane" olarak nitelendirdiği bir ortama götürüldüklerini anlatan Davidson, buradan da botlarla alınarak konteynerlerden oluşturulan geçici bir alanda tutulduklarını dile getirdi. Davidson, "Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler (Yunan askerler) vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar" ifadesini kullandı.

Yatakları da ıslattılar

Gece boyunca ıslak yataklarda uyumaya zorlandıklarını, bazı durumlarda yatakların özellikle ıslatıldığını belirten Davidson, kendilerine sınırlı miktarda yiyecek ve su verildiğini, görevlilerin sert ve tehditkar bir tutum sergilediğini söyledi.
Davidson, kendilerine "Yunanistan'ı terk etmeleri ya da İsrail'de hapse gönderilmeleri" yönünde seçenek sunulduğunu ifade etti.
Uluslararası topluma çağrıda bulunan Davidson, "Herkesin olanlara tepki vermesi gerekiyor, çünkü bu durum Filistin ile sınırlı kalmayacak, dünya geneline yayılacak. Çünkü onlar (İsrail) siyonist ve kendileri dışında kimseyi umursamıyorlar" dedi.

İstanbul Valiliği, 1 Mayıs bilançosunu açıkladı

İstanbul Valiliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'nda izinli mitinglerle kutlandığını duyurdu

01.05.2026 20:21:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul Valiliği, 1 Mayıs bilançosunu açıkladı
İstanbul Valiliği, 1 Mayıs bilançosunu açıkladı
İstanbul Valiliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'nda izinli mitinglerle kutlandığını duyurdu. Valilik, tedbir kararlarına uymayıp izinsiz gösteri yapan 575 kişinin gözaltına alındığını belirtti.

İstanbul Valiliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutlanmasına ilişkin açıklama yaptı. İzinli mitinglerin Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'nda coşkuyla kutlandığını belirten Valilik, açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Valiliğimizce verilen izinle Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'nda düzenlenen mitinglerde coşkuyla kutlandı. Alınan kararlara uyarak bu özel günü hakkıyla - coşkuyla kutlayan tüm sendika, STK ve emekçilere; bununla birlikte, şehrimizin güvenliği, vatandaşlarımızın huzur ve refahı için gece gündüz görev yapan polisimize teşekkür ediyoruz.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün şehrimizde huzur içinde geçirilebilmesi için alınması gereken tedbirler de daha önce kamuoyuyla paylaşılmıştı. Bazı marjinal gruplar alınan tedbir kararlarını hiçe sayarak, her yıl olduğu gibi bu yılki 1 Mayıs'ta da, Emniyet birimlerimizle karşı karşıya gelmiştir. Bu gruplara İstanbul Emniyetimizin ilgili birimlerince gerekli müdahaleler yapılmıştır.

Alınan tedbir kararlarına uymayan bu marjinal gruplara yapılan müdahalelerde saat 18.00 itibariyle 575 kişi gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınan şahısların işlemleri, emniyet birimlerinde devam etmektedir."

İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı

Ankara'nın Çankaya ilçesinde kontrolden çıkan kamyonetin altında kalan 2 işçi hayatını kaybetti

01.05.2026 18:10:00 / Güncelleme: 01.05.2026 18:12:02
AA
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
Kırkkonaklar Mahallesi Şemsettin Günaltay Caddesi'nde seyir halindeki özel su firmasına ait 07 FHF 37 plakalı kamyonet, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı.

Yokuş aşağı hızla ilerleyen aracın sürücüsü, iddiaya göre kamyonet hareket halindeyken araçtan aşağı atladı.

Kamyonet, o sırada kanalizasyon hattında Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) adına çalışma yaptığı belirtilen taşeron firma personeli Bayram Demirhan ve Kadir Ortataş'a çarptı.

İşçileri altına alan kamyonet, park halindeki araçlara çarparak durabildi.

İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Demirhan ve Ortataş'ın olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

Polis, kazayla ilgili inceleme başlatırken, sürücü gözaltına alındı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.