logo
28 EYLÜL 2026

'Enflasyon yıl sonunda makul seviyeye inecek'

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, "Biz belli bir plan çerçevesi içerisindeyiz. Adımlarımızı atıyoruz. Bu adımlarımızın etkilerini zaman içerisinde görüyoruz. Enflasyon konusunda atılan adımlarla yıl sonuna gelecek makul seviye ve sonrasında emin olun bu sıkıntılı dönemi geçtiğimizde yine aynı karamsarlıklara karşı biz toplum olarak galip geleceğiz. Biraz sabır." dedi

11.04.2022 17:49:00
 
'Enflasyon yıl sonunda makul seviyeye inecek'
'Enflasyon yıl sonunda makul seviyeye inecek'

Bakan Nebati, Atatürk Kültür Merkezinde düzenlenen "Mardin İş Dünyası ile Buluşma" programında, Mardin'in Mezopotamya'nın merkezinde 7 bin yılı aşan tarihiyle çok kültürlü yaşam tarzı ve tarihi dokusuyla adeta bir açık hava müzesini andırdığını söyledi.

Mardin'in önümüzdeki yıllarda çok daha fazla turist çekeceğine inandığını kaydeden Nebati, "Bölge evet ihmal edilmişti ama 2002'de Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde AK Parti hükümeti olarak atılmış olan adımlar, yapılmış olan projelerin tamamlanmasıyla bu bölge adeta büyük bir kalkınma çağı yaşıyor. Çünkü geçmişin bütün olumsuz izlerinin silindiği ve her ülke vatandaşının eşit koşullar içerisinde yaşadığı, her nefes alan canlının bu ülkenin en önemli unsuru olduğuna inanan bir liderimiz var." ifadelerini kullandı.

Yeşil deniz olarak anılan ve ülkenin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden kabul edilen Mardin ovasının ülkenin tarımını çeşitlendirdiğini ve zenginleştirdiğini anlatan Nebati, ülke tarımında önemli paya sahip olan kentin bitkisel üretim değerinin son 10 yılda yüzde 248 oranında artış sağlayarak 4,3 milyar lira düzeyine ulaştığını bildirdi.

Mardin'in tarımsal gelişimini hızlandırmak için tarımsal destekleri 2021 yılına göre yaklaşık 12 kat arttırdıklarını vurgulayan Nebati, tarımdaki sulamada elektrikte KDV oranını düşürdüklerini aktardı.

Bakan Nebati, şöyle konuştu:

"Mardin yıllık ortalama 3 bin saat güneş süresine sahip. Bu sürenin iyi değerlendirmesi lazım. Rahatlıkla Allah'ın bize bahşettiği bu ovada güneşin enerjisinden faydalanacak, ivme kazandıracak çalışmalarımızı yapmamız lazım. Böylece iddiamız olan tarımsal üretimde de kendi kendine yeten ve fazlasını ihraç eden önemli bir adımı atmış olacağız. Elhamdülillah bu yıl yağmur yağdı. Kar senesi var, bereket senesi. İnşallah bütün Türkiye'de bu güzel imkanı en iyi şekilde kullanacağız."

"Bizim iddiamız, Türkiye'nin stratejik konumunun sağladığı fırsatlardan maksimum seviyede faydalanabilmektir. Ve bizim bir iddiamız daha var. Türkiye ekonomisini dünyanın ilk on ekonomisi arasına sokmaktır. Küresel düzeyde lider bir ülke olma gibi bir iddiamız var." ifadelerini kullanan Nebati, onun için iş insanlarını dinlemeye geldiklerini kaydetti.

İddia sahibi olmanın öz güven gerektirdiğini dile getiren Nebati, şöyle dedi:

"Eğer öz güvenini inşa etmiş, geniş ufuklara sahip iseniz ve bunların içerisine gençleri de katıyorsanız, iyimserliği bir düstur olarak alıyorsanız, karamsarlığı elinizin tersi ile itiyorsanız, yerli aracı, uçağı, teknolojiyi, İHA'ları, SİHA'larınızı yaparsınız. Eğer karamsarlığı iter, öz güveninizle iddialarınıza yönelik olarak çalışırsanız yollarınızı, köprülerinizi bitirir ve dünyanın etkilenmiş olduğu salgın döneminde ülkenizi farklı bir noktaya taşırsınız. Eğer öz güveniniz ve iddianız varsa, zorlukların üstesinden nasıl geleceğinizi bilip ve bu zorluklara karşı her türlü enstrümanı en iyi şekilde geliştirirsiniz. Eğer bir iddianız varsa, iddianızı destekleyecek somut önerilerle ortaya çıkarsınız ve bu somut önerilerle karamsarlığa dönüştürülmeye çalışılan toplumu en iyi şekilde sevk ve idare edersiniz. Eğer iddianız ve öz güveniniz güçlüyse, güçlü bir lideriniz varsa, Türkiye'nin bulunduğu konumun en önemli jeopolitik imkanları sağlayan bir ülke konumunda olduğuna inanıyorsanız, Allah'a da hamdediyorsanız, merak etmeyin her türlü zorluğun üstesinden gelirsiniz."

"Öz güvenimiz kuru bir öz güven değil. Son 20 yılda bu ülkenin nereden nereye geldiğini ortaya koyan somut, bitmiş projeler, atılmış adımlar, ülkenin nereden nereye geldiğini gösteren kanıtlayan net rakamlarla ortaya koyduk. Biz 20 yıl öncesi Türkiye'si değiliz." diyen Nebati, 21. yüzyıla damga vuran bir ülke olduklarını aktardı.

- "Atacağımız daha çok çok adımlar var"

Cumhurbaşkanı Erdoğan önderliğinde her türlü olumsuzluğu en iyi şekilde sevk ve idare eden bir ülke olduklarını ifade eden Nebati, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biz kendimize güveniyoruz. Siz ülkenize, Cumhurbaşkanınıza, kabinesine, bürokrasisine güvenin, kendi kendinize, şahsiyetinize güvenin. Atacağımız daha çok adımlar var. İşte bunun için de yepyeni bir dönüşümü gerçekleştirelim dedik. Yeni Türkiye modeline Türkiye ekonomisi modelini 20 Aralık'ta Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde sizlerle paylaştık. Zorlukların ne olacağını bilerek, zorlukları kestirerek, bu zorlukların üstesinden nasıl geleceğimizi bilerek adımlarımızı atıyoruz."

"Rusya-Ukrayna, kimsenin bu noktaya geleceğini, beklemediği bir ortamda bile biz çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız İstanbul'u bir merkez haline getirecek diplomasi örneği oluşturacak adımlar atıyor." değerlendirmesinde bulunan Nebati, Türkiye'nin ortaya koyduğu performansla adeta 21. yüzyıl ülkesi olma idealini gerçekleştirecek adımları sergilediğini bildirdi.

- "Biz başarıların altına imza attıkça bizi karalıyorlar"

Onun için eğitimden sağlığa, fiziki beşeri ve sanayi alt yapısından ihracatta, bankacılıktan kamu kesimine ve sosyal güvenliğe kadar bir çok alanda önemli kazanımlar elde ettiklerine dikkati çeken Nebati, şöyle devam etti:

"Son iki yılda tüm dünya gibi bizleri de etkisi altına alan küresel salgın koşullarını bu güçlü temellerimiz sayesinde atlattık. Böylece 2021'de kaydettiğimiz yüzde 11'lik büyümeyle G-20 ülkeleri içerisinde en yüksek büyüme performansı gösteren ülke olduk. Bu yüksek büyümeyi aynı zamanda iç talep ve dış talep arasında dengeli bir kompozisyon da elde ederek, önemli bir başarıya imza attık. Biz başarıların altına imza attıkça bizi karalıyorlar. Olsun, biz çalışmaya devam edeceğiz, işimizi yapacağız. Şubat ayı itibarıyla yıllık bazda 2,3 milyon yeni istihdam oluşturduk. Dünyanın salgınla karşı karşıya kaldığı son yüz yılın en şiddetli 2 yılında bunu yaptık. İşsizlik açıklandı işte, 10,7'ye düştü. Lütfen hatırlayın 2 yıl önce salgın başladığında 'işsizlik patlayacak, fabrikalar kapanacak' diyorlardı. Zorluklar aşılmak içindir. Bu zorlukların üstesinden geldik, bizim bir iddiamız var ve menzilimiz var. Bu bölge kalkınacak, Türkiye kalkınacak. Ve Türkiye, 21. yüzyılın hak ettiği seviyeleri en hızlı şekilde yakalayacak. Bizim iddiamız, tarımda ve enerjide ithalata bağlı olmayan bir ülke konumuna gelmek."

Bu zorlukların üstesinden geldiklerini, her türlü zorluğun üstesinden gelebilecek kabiliyet, güç ve öz güvenin olduğunu dile getiren Nebati, şunları söyledi:

"Problem, sorun, zorluk ne derseniz deyin enflasyon, üretimde, istihdamda, ihracatta sağladığımız bu olumlu görünümü son dönemde ortaya çıkan yüksek enflasyon, hayat pahalılığını yenerek daha da pekiştirmek istiyoruz. Önümüzdeki dönemde öncülüğümüz halkımızın refahını arttırmak için alım güçlerini eskisinin üzerine çıkarmak bunun için de enflasyonu makul seviyelere düşürmek olacaktır.

Enflasyon sadece bizim değil tüm dünyanın meselesi olsa da bu sorunu kalıcı şekilde ortadan kaldırmak için var gücümüzle çalışıyoruz, enerji sarf ediyoruz ve elimizden gelen her türlü gayreti ortaya koyuyoruz."

Finansal istikrarı sağladıklarını, yatırım ortamını güçlendirdiklerini belirten Nebati, böylece döviz kurlarında piyasa koşulları içerisinde sağladıkları istikrar ile enflasyon üzerindeki baskıları azalttıklarını dile getirdi.

Bakan Nebati, şunları kaydetti:

"Mevcut durumda faiz ve kur üretim ve yatırım ihracat açısından uygun yönetilebilir bir noktaya gelmiştir. Ancak geçtiğimiz aylarda ortaya çıkan Rusya-Ukrayna savaşı özellikle enerji ve gıda gibi küresel emtia fiyatlarındaki artışı daha da hızlandırdı. Örneğin, 2020 yılında ortalama 43 dolar civarında olan petrolün varil fiyatı şu an 100 dolar seviyesinde. 2020'de 9,6 avro olan doğal gazın fiyatı şu anda 107 avro civarında. 2020'de 98 olan küresel gıda endeksi şimdi 160 seviyesindedir. Ve 2020'de 5 dolar olan buğdayın fiyatı şu anda 10 dolar. Küresel gelişmeler ve Rusya-Ukrayna savaşının etkileriyle artan girdi maliyetleri yıllık enflasyonun mart ayında 61,1 seviyesine yükselmesine sebep oldu. Enflasyondaki yükselişe bağlı olarak fiyatlama davranışları ve enflasyon beklentilerinin de kötüleştiği bir dönemi yaşadık. Bunun farkındayız.

Son dönemde tüketici enflasyonundaki artışta döviz kuru ve emtia fiyatları gibi arz yönlü maliyet artışı kaynaklı faktörler ön plana çıktığı için enflasyondaki bu artışın geçici olduğunu değerlendiriyoruz. Diğer taraftan fiyat artışlarını vatandaşlarımıza sınırlı yansımasına yönelik adımlarımızı atmaya devam ediyoruz. Gıda ürünleri, temel ihtiyaç maddeleri ve tarımsal sulama ile meskenlerde kullanılan elektrikte KDV indirimini yaptık. Kurduğumuz enflasyonla mücadele timleri vasıtasıyla gerçekleştirilen bu indirimlerin etiketlere yansıyıp yansımadığını kontrol ediyoruz. Fahiş fiyat, fiyat manipülasyonu ve stokçuluğa asla izin vermiyor, bunun için tüm önlemleri alıyoruz. Bu kapsamda sadece 40 bini aşkın işletmeyi bizzat saha denetimine tabi tuttuk. Bazı bakliyat ürünlerine, yemlik ürünlere, karkas et ve sağlık bitkilerine ihracat kısıtlaması getirdik. Bitkisel yağlarda 30 Haziran'a kadar gümrük vergisini sıfırladık."

Tarım ürünlerine yönelik rekolte ve fiyat gelişmesini önceden tespit etmek üzere erken uyarı sistemini kurduklarını, maliyetleri düşürmek için de yoğun bir şekilde bunun kurulumunun tamamlandığını bildiren Nebati, tarım ve hayvancılığa yönelik çalışmaları ve yapılan destekleri aktardı.

Altın tasarruf ekonomi sistemiyle sisteme dahil olan firma sayısının artmasıyla altının da tasarruf aracı olarak kullanılmasında piyasaya girmesinde ve dahil olmasında önemli adımlar attıklarını bildiren Nebati, şöyle dedi:

"Bu adımlara ek olarak yurt içi tasarruf sahiplerini enflasyona karşı koruyacak alternatif yatırımları üzerinde de çalışıyoruz. Bu enstrümanlar ve atacağımız ilave adımlarla beklentileri düzelterek enflasyonu yıl sonu makul bir seviyeye getireceğiz. Biz belli bir plan çerçevesi içerisindeyiz. Adımlarımızı atıyoruz. Bu adımlarımızın etkilerini zaman içerisinde görüyoruz. Enflasyon konusunda atılan adımlarla yıl sonuna gelecek makul seviye ve sonrasında emin olun bu sıkıntılı dönemi geçtiğimizde yine aynı karamsarlıklara karşı biz toplum olarak galip geleceğiz. Biraz sabır. Atmış olduğumuz bu adımlarla yatırımın, üretimin ve ihracatın ne kadar elzem olduğunu özellikle son yıllarda küresel tedarik zincirinde yaşanan değişimlerde ülkemiz için nasıl fırsatlar doğurduğunu farkındayız. Bu nedenle sizlere ülkemizin dünyada ilk 10 ekonominin arasına girmesini sağlamak için daha fazla yatırım, üretim ve ihracatı tavsiye ediyorum. Sadeleştirme kapsamında gıda üretimini tesliminde KDV oranlarında değişiklik yaptık. KDV iadesi yoluyla finansmana hızlı bir şekilde firmalarımızın erişimini sağlayacak adımlar attık. Dünyada yeşil dönüşümün getirdiği fırsatlardan yararlanmanızı tavsiye ediyoruz. Değerli yatırımcılar ve iş insanları kulaklarınızı iyi açın. Özellikle yeşil dönüşümün getirdiği fırsatlardan yararlanmanızı tekrar tekrar tavsiye ediyorum. Çok önemli bir fırsatlar bütünlüğü sunuyor."

Bakan Nebati, "Önümüzdeki yıl doğal gazın ilk vanasını çevireceğiz ve nükleer enerji santralimizin ilk ünitesini açacağız, inşallah dünyadaki bu sorunların bertaraf edildiği savaş etkilerinin azaldığı bir yılın sonunda yani 2023'te Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yılında Türkiye temel alt yapı yatırımlarını tamamlamış, geleceğe güvenle bakan, umutlu, dirayetli, öz güvenli ve kararlı duruşuyla 2053'ün hazırlığını yapacak. Emin olun önümüzdeki engeller gittikçe azalıyor. Bunları da aşacağız. Enflasyonu da aşacağız. Sıkıntıları aşacağız. Yeter ki siz üretim, yatırım yapın." değerlendirmesinde bulundu.

AR-GE faaliyetlerine destek vermeye devam edeceklerini, proje bankacılığını yaygınlaştıracaklarını belirten Nebati, mega endüstri bölgelerinin kurulmasını teşvik etiklerini bildirdi.

Türkiye'yi sanayinin konuşulmadığı dönemlerden altyapısını büyük ölçüde tamamlamış, kaynaklarını üretime ayırabilen bir ülke haline getirdiklerine dikkati çeken Nebati, şunları kaydetti:

"Ufkunuzu geniş tutun. Ufku geniş olan iyimser olur. Öz güvenini inşa etmiş değerli vatandaşlarımızın destekleri ve çalışmalarıyla 21. yüzyıl Türkiye'nin yüzyılı olacaktır. 21. yüzyılda küresel düzeyde lider bir ülke konumuna geleceğimiz iddiasını sürdürüyor, daha güçlü bir şekilde sürdürüyoruz. Vahşi sulamaya karşıyız. Vahşi sulamadan vazgeçin. Size damla ve yağmurlama sulamada her türlü desteği veriyoruz. Lütfen vahşi sulamadan vazgeçin. Elektrikle ilgili yaşadığınız problemin giderilmesinde 4 yılda amorti eden fakat 1 artı 7 yıl yüzde 50 hibeyle imkan sağlayan GES'lerinizi kurun. Problemi kökünden çözün. Size balık vermeyi değil, balık tutmayı öğretmek istiyoruz. Bu topraklar bizim dedelerimizin topraklarıdır. Bu toprakları vahşi sulamayla ne olursunuz çoraklaştırmayın. Elektrikte yüzde 25 destekleme var. Damla sulama girebilirsiniz. GES'e girerek elektrik kesintilerinden ve yüksek faturalardan kurtulun. Damlama sistemine girerek verimdeki artışın, katma değerini alıp cebinize koyun. Her gün yaşanan elektrik kesildi, kesilmedi, faturam ödendi, ödenmedi probleminden temelli olarak kurtulun."

Üretmek ve hizmet etmek istediklerini ifade eden Nebati, toprağın önemine değindi.

Bakan Nebati konuşmasını şöyle tamamladı:

"Bu toprak bize saygı gösterin diyor. Gelin bu toprağı damlama sulamayla, gelin bu toprağı yağmurlama sistemiyle saygı gösterelim. Ne kadar çok saygı gösterirsek o kadar çok verir. Bu son iki yıldaki salgın ve Rusya-Ukrayna savaşı dünyada tarımın ne kadar önemli olması açısından kendisini kanıtlamış oldu. Arz güvenliği her toplum için önemli oldu. Üretilen gıdaların içeride tüketilmesi öncelikli oldu. Allah bize vermiş toprağı, havayı. Suyu, güneşi vermiş. Diyor ki bunu en iyi şekilde değerlendirin. Biz de diyoruz ki, bu toprağa biz saygı göstereceğiz. Bu toprağı koruma kollama faaliyeti de bizlerin olsun. Biz emek verelim. Bizden de bu konuda ne istiyorsanız emirlerinize amadeyiz."

Mardin Valisi Mahmut Demirtaş ile Ticaret ve Sanayi Odası Mehmet Ali Tutaşı da birer konuşma yaptı.

Programa, AK Parti Mardin milletvekilleri Şeyhmus Dinçel ve Cengiz Demirkaya, AK Parti İl Başkanı Faruk Kılıç, AK Parti MKYK üyeleri Orhan Miroğlu ve Cüneyt Yüksel, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile iş insanları katıldı.
 

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

İBB davasının 88. duruşması başladı

İBB davasına ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşması başladı

28.09.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
 
İBB davasının 88. duruşması başladı
İBB davasının 88. duruşması başladı

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da bulunduğu duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İBB Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaat ile sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna" ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu, kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma" ve "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet" ve 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Birleşen ikinci dosya

Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlanmış ve 29 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

Sanıklar Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "rüşvet alma ve verme" ile "rüşvete aracılık etme" suçlarından 62'şer yıldan 168'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları, diğer 26 sanık hakkında ise aynı suçlardan 3 yıldan 168 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 57 tutuklu sanık bulunuyor.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.