logo
03 MAYIS 2026

Erciyes'te kar kalınlığı 15 santime ulaştı

Türkiye'nin en önemli kış turizm merkezlerinden Erciyes Kayak Merkezi'nin 2 bin 500 rakımlı bölgesine kadar yağan kar yağışı yeni sezon için heyecanlandırırken Koronavirüs salgını nedeniyle bu sezonun kontrollü bir şekilde geçeceğini aktaran Erciyes A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Zafer Akşehirlioğlu, Avrupa'da kısıtlamaların devam etmesinin kendileri için bir şans olduğunu söyledi

07.11.2020 21:25:00
Erciyes'te kar kalınlığı 15 santime ulaştı
Erciyes'te kar kalınlığı 15 santime ulaştı
Ülkemizin önemli kayak merkezlerinden Erciyes Dağı'nda birkaç gündür yağan kar yüzleri güldürdü. Dağın 2 bin 500 rakımlı bölgesinde yaklaşık 15 santime kadar ulaşan kar kalınlığı, Erciyes'i doğal örtüsü olan beyaza bürüdü. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Erciyes A.Ş. tarafından yaz boyunca yeni sezon hazırlıkları tamamlanırken, pandemi dolayısıyla da gerekli tedbirler alındı. Koronavirüs salgını nedeniyle bu sezonun kontrollü bir şekilde geçeceğini aktaran Erciyes A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Zafer Akşehirlioğlu, Avrupa'da kısıtlamaların devam etmesinin kendileri için bir şans olduğunu aktardı. Akşehirlioğlu, "Birkaç gün önce yağan karla birlikte Erciyes beyaz örtüsüne bürünmüş oldu. 2 bin 500 rakımlara kadar kar yağışı gerçekleşti, yaklaşık 15 santim civarında o bölgelerde, daha üstlere çıkıldıkça tabi daha yüksek kar yağışları mevcut. Bunlar güzel haberler kayak sezonu için. Zaten sokağa çıkma kısıtlamalarının ardından yazın hizmetimize başlamıştık. Özellikle bisiklet yarışları, kampları daha sonra futbol sahalarımızın hazırlaması ve gurbetçi misafirlerimizi gondollarımızda ağırladık. Tabi bir taraftan da kış hazırlıklarımız devam etti. Şuanda onları da tamamlamış ve artık kışa hazır bir vaziyette bekliyoruz. İnşallah bu kar yağışı devam edecek, biz de suni karlamayla takviye edeceğiz. Kısa sürede inşallah kayak sezonunun başlamasını hepimiz bekliyoruz. Bu sene salgının etkisinde olacak. Onunla alakalı tüm tedbirlerimizi almış durumdayız kayak merkezi olarak. Özellikle Avrupa'daki kısıtlamaların devam etmesi bizim için bir şans olacak. Kış turizmimizin daha iyi geçeceğini düşünüyoruz. Zaten doğası gereği kask, mesafe ve maske kullanımı gerektiren, soğuğa karşı kalın kıyafetlerin giyilmesi gerektiği bir spor olduğu için de daha tedbirli, güzel bir sezon geçireceğiz. Keyifli bir sezon olacak ama bu sene biraz farklı kontrollü bir sezon olacak" dedi.İHA

Türkiye'de ilk kez yaşandı


 
Türkiye'de ilk kez dünyaya gelen zürafa yavrusunun ismi "Çınar" oldu. Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nda doğan zürafanın ismi, anket sonucunda "Çınar" olarak kararlaştırıldı.

02.05.2026 12:17:00
AA
Türkiye'de ilk kez yaşandı
Türkiye'de ilk kez yaşandı

Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nda dünyaya gelen zürafa yavrusuna, yapılan anket sonucunda "Çınar" ismi verildi.
Türkiye'nin en büyük, Avrupa'nın ikinci, dünyanın ise dördüncü büyük doğal yaşam alanlarından biri olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nda dünyaya gelen erkek zürafa yavrusunun isminin belirlenmesi için Büyükşehir Belediyesinin sosyal medya hesaplarından anket yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, katıldığı bir televizyon programında, zürafa yavrusunun isminin anket sonucunda "Çınar" olarak belirlendiğini kaydetti.

Ziyaretçilerin ilgisini çekiyor

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Dairesi Başkanı Celal Özsöyler, Kasım 2024'te dişi zürafa Selvi'nin hamile kaldığını belirterek "Hamileliği 15 ay kadar sürüyor. Bu sürede erkek zürafamız Şakir, fizyolojik ömrü dolduğu için vefat etti. Geçtiğimiz 14 Şubat Sevgililer Günü'nde Selvi'nin yavrusu oldu. Gece doğum başladı ve 1,5 saat sonra Selvi yavrusunu doğurdu. Sağlıklı bir erkek yavrumuz oldu" diye konuştu.

Türkiye'de doğan ilk zürafa olan "Çınar", Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nı ziyaret edenlerin ilgisini çekiyor.
Okan Araman, Antakya'dan Doğal Yaşam Parkı'nı gezmek için geldiklerini belirterek "Türkiye'de ilk defa zürafanın doğduğunu duyduk. Onu görmeye geldik, ben oğlum kadar küçükken buraya gelmiştim. Şakir'in babasını görmüştüm. Şimdi de yavrusunu gördüğümüz için heyecan duyduk" dedi.

Yozgat'ta Mayısta kar etkili oldu


 
 
Yozgat kent merkezi, mayısta yağan karla beyaza büründü.

02.05.2026 10:25:00
AA
Yozgat'ta Mayısta kar etkili oldu
Yozgat'ta Mayısta kar etkili oldu

Yozgat kent merkezi, mayısta yağan karla beyaza büründü.

Kentte gece başlayan sağanak, sabah yerini kara bıraktı. Kar nedeniyle evlerin çatıları ile araçların üzeri beyaz örtüyle kaplanırken, çiçek açan meyve ağaçları da kar altında kaldı.

Vatandaşlardan Hasan Selvi, Mayısta böyle bir kar yağışı beklemediklerini belirterek, "Bu yıl iklimlerde değişim var. İnşallah bu kar yağışıyla birlikte geçen yıllardaki gibi don olayı yaşamayız. Çiftçilerimiz yağışla rahat eder. Barajlarımız için de güzel oldu. Bu yağışlarla birlikte verimli bir yıl geçireceğimizi düşünüyorum" dedi.

Çapanoğlu Mahallesi esnafından Mesut Aydın ise mayısta sabaha güzel bir kar yağışıyla uyandıklarını söyleyerek, karın rahmet ve bereket getirmesini, kuraklığın yaşanmadığı bir yıl olmasını temenni etti.

Bacaklarda geçmeyen şişliğe ve ağrıya dikkat!


 
Günümüzde özellikle kadınlarda sık görülen varis ve lipödem, dolaşım sistemiyle ilişkili, son derece önemli iki hastalık olmasına rağmen toplumsal farkındalığın az olması nedeniyle sadece estetik bir problem gibi algılanarak göz ardı edilebiliyor.

02.05.2026 10:09:00
MURAT ÇORBACI
Bacaklarda geçmeyen şişliğe ve ağrıya dikkat!
Bacaklarda geçmeyen şişliğe ve ağrıya dikkat!

Son yıllarda hareketsiz (sedanter) yaşam, bilgisayar başında uzun süre kesintisiz oturma, sağlıksız beslenme, fazla kilo, aşırı tuz tüketimi, yetersiz su içme, düzenli egzersiz yapılmaması ve yanlış kıyafet seçimi gibi etkenler, dolaşım sistemini ciddi şekilde bozabiliyor. Günlük yaşamda çoğu zaman fark edilmeyen bu hatalar zamanla bacaklarda şişlik, ağrı ve dolaşım bozukluklarına zemin hazırlayabiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC) Uzmanı Dr. Arzu Ercan, genetik etkenlerin yanı sıra yanlış yaşam alışkanlıklarının da varis ve lipödemin günümüzde hızla yaygınlaşmasına yol açtığını belirterek, erken dönemde müdahale edilmezse tablonun daha da ağırlaşabileceğini söylüyor. Bacaklarda ağrı, şişlik, morarma ve şekil bozukluğu gibi belirtilerin mutlaka ciddiye alınması ve zaman kaybetmeden doktora başurulması gerektiğini belirten Dr. Ercan, "Nasıl olsa geçer, diyerek belirtileri görmezden gelmek ya da doktora gitmeyi ertelemek hastalığın ilerlemesine yol açar. Erken dönemde doktora başvurmak en kritik adımdır" dedi.

'Kilo aldım' sanılıyor, lakin!..

Lipödemin çoğu zaman kilo artışıyla karıştırıldığını vurgulayan Dr. Ercan "Lipödem, vücudun özellikle alt bölgelerinde anormal yağ birikimi ile karakterize kronik bir yağ dokusu hastalığıdır. Hastalar genellikle bunu kilo artışı zanneder ve diyet-egzersize rağmen sonuç alamadıklarında hayal kırıklığı yaşarlar" şeklinde konuştu.
Varisin ise; toplardamarların genişlemesi ve işlevini yitirmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Dr. Ercan, kanın geriye kaçmasıyla damarların belirginleştiğini ifade etti. Hastalığın zamanla ağrı, yanma ve şişlik gibi şikayetlerle ilerleyebileceğini ve özellikle uzun süre ayakta kalan kişilerde riskin arttığını vurguladı.

Modern tedaviler yüz güldürüyor

Günümüzde gelişen tıbbi yöntemlerle hem varis hem de lipödem tedavisinde başarılı sonuçlar alındığını belirten KVC Uzmanı Dr. Arzu Ercan şöyle konuştu: "Lazer ve radyofrekans gibi minimal invaziv yöntemlerle varis tedavi edilebilmektedir. Lipödemde ise manul lenf drenajı, kompresyon tedavisi ve egzersiz temelli multidisipliner yaklaşımlar ön plana çıkmaktadır. Artık ameliyatsız ya da minimal girişimlerle hastalar kısa sürede günlük hayatlarına dönebiliyor. Ancak tedavi sürecinde kişiye özel planlama büyük önem taşıyor." RECEP BAHAR

Varis ve lipödeme zemin hazırlayan 8 etken!

KVC Uzmanı Dr. Arzu Ercan, varis ve lipödeme yol açabilen 8 etkeni şöyle açıkladı:
• Uzun süre hareketsiz kalmak
• Dar kıyafetler ve yanlış ayakkabı seçimi
• Düzenli egzersiz yapmamak
• Fazla kilo
• Dengesiz beslenme
• Aşırı tuz tüketimi
• Bilgisayar başında uzun süre kesintisiz oturmak
• Yetersiz su tüketimi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kritik nüfus genelgesi


 
Aile ve Nüfus On Yılı konulu genelge Resmi Gazete'de yayımlandı. Genelgede "Evlilik müessesesinin toplumsal itibarı korunacak, evliliklerin sağlam temeller üzerine inşa edilmesi ve nitelikli bir biçimde sürdürülmesi, genç yetişkinlerin evliliğe teşvik edilmesi ve evliliğin kolaylaştırılmasına yönelik mekanizmalar güçlendirilecektir" denildi.

02.05.2026 06:37:00
HABER MERKEZİ/AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kritik nüfus genelgesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kritik nüfus genelgesi

Aile ve Nüfus On Yılı (2026-2035) konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, Resmi Gazete'de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı genelgede, toplumların istikrarlı şekilde varlıklarını sürdürebilmesinde güçlü aile ve nüfus yapısının hayati rol oynadığı belirtildi.

Türkiye'de ailenin, toplumun temeli olarak kabul edildiği ve bu hususun Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 41'inci maddesiyle teminat altına alındığına işaret edilen genelgede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde aileyi "toplumun doğal ve temel birimi" olarak tanımladığı ve devlete ailenin korunmasına ilişkin görev yüklediği vurgulandı.

Genelgede, küresel ölçekte uzun yıllar nüfus artışının kalkınmanın önünde engel görülerek doğurganlığı azaltıcı politikalar uygulandığı anımsatılarak şunlar ifade edildi:
"Öte yandan, cinsiyetsizleştirme başta olmak üzere zararlı akımlar insan hakları ve bireysel özgürlükler söylemini araçsallaştırarak aile kurumunu, nesilleri, milli ve manevi değerleri tehdit etmeye başlamıştır. Günümüzde demografik yapımızda medeni durum, hane büyüklüğü, yaş profili ve mekansal dağılım boyutlarıyla belirgin bir dönüşüm yaşanmaktadır. Doğurganlık hızımız Cumhuriyet tarihimizin ölçülen en düşük seviyesine gerilemiş, aile ve nüfus yapısındaki menfi değişimler varoluşsal bir boyuta ulaşmıştır."

Aile ve nüfus politikalarının eş güdüm içinde etkin uygulanmasının büyük önem arz ettiği belirtilen genelgede, bu minvalde 15 Mayıs 2024 tarihli ve 32547 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi" konulu 2024/6 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu ve 172 sayılı Nüfus Politikaları Kurulu Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Nüfus Politikaları Kurulunun kurulduğu hatırlatıldı.

Devlet, aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı yaklaşımla hareket edecek

2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesiyle ivme kazanan çalışmaların uzun vadeli ve bütüncül bir politika çerçevesinde yürütülmesi amacıyla 2026-2035 döneminin "Aile ve Nüfus On Yılı" olarak ilan edildiği belirtilen genelgede, mezkur dönemde hayata geçirilmesi hedeflenen stratejik öncelikler ile uygulama modeli ve araçlarını ortaya koyan "Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi"nin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda hazırlandığı ve Bakanlığın resmi internet adresinde "www.aile.gov.tr" yayımlandığı ifade edildi.

Genelgede, "Aile ve Nüfus On Yılı'nda, aile ve nüfusun güçlendirilmesine yönelik politikaların geliştirilmesi ve uygulamaya geçirilmesi başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin ortak ve kararlı biçimde hareket etmesini gerekli kılmaktadır." ifadesine yer verilerek, bu çerçevede yapılacaklar şöyle sıralandı:

"1- Aile ve nüfus yapısının korunması ve güçlendirilmesi hususundaki ülke önceliklerimiz ulusal politika belgeleri ile kurumların stratejik plan ve programlarına dahil edilecek, bu öncelikler uluslararası belgelerin müzakere süreçlerinde ve uluslararası kuruluşların Türkiye ülke programlarının hazırlanması, kabulü ve uygulanmasında kamu kurum ve kuruluşlarınca esas alınacaktır.

2- Tüm kamusal politika, düzenleme, uygulama ile kamu kurumları tarafından yürütülen veya desteklenen araştırmalar aile kurumuna ve nüfus değişimine etkileri yönünden değerlendirmeye tabi tutulacak ve sonuçlar uygulama süreçlerine yansıtılacaktır.

3- Kamu kurum ve kuruluşları somut görev alanlarıyla ilgili faaliyetlerinde aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı yaklaşımla hareket edecek, uygulamalarını buna göre yürütecek, resmi belgelerinde, plan ve programlarında, hizmet içi eğitimlerinde aile ve nüfus politikasıyla uyumlu kavramsal çerçeve esas alınacak, bu çerçeveye ilişkin rehberlik Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından sağlanacaktır.

4- Aileyi ve nüfusu olumsuz etkileyen cinsiyetsizleştirme akımı, zararlı alışkanlık ve bağımlılıklar, nesilleri her türlü menfi etki ve müdahaleye karşı koruyacak bütüncül bir politika çerçevesinde ele alınacaktır.

5- Evlilik müessesesinin toplumsal itibarı korunacak, evliliklerin sağlam temeller üzerine inşa edilmesi ve nitelikli bir biçimde sürdürülmesi, genç yetişkinlerin evliliğe teşvik edilmesi ve evliliğin kolaylaştırılmasına yönelik mekanizmalar güçlendirilecektir.

6- 'Annelik ve babalık' çocuğun sağlıklı gelişimindeki belirleyici rolüyle toplumsal bir değer olarak tahkim edilecek, çok çocuklu aile yapısı desteklenecek, çocuk sahibi olmayı özendiren ve kolaylaştıran uygulamalar hayata geçirilecektir.

7- Gençlerin donanımlı bireyler olarak yetiştirilmesine yönelik politikalar güçlendirilecek, yaşlı refahına yönelik sürdürülebilir sosyal güvenlik ve sağlık sistemleri ile başta aile merkezli olmak üzere çeşitlendirilmiş bakım ve destek modelleri geliştirilecek, kuşaklar arası dayanışma pekiştirilecektir.

8- Nüfusun dengeli dağılımını gözeten bütünleşik bir çerçevede kırsal alandaki nüfus kaybının önlenmesi, kentlerde yoğunlaşan nüfusun kırsal alanlara geri dönüşünün özendirilmesi ve kentsel mekanların aile ve çocuk odaklı bir perspektifle dönüştürülmesi için bütüncül tedbirler hayata geçirilecektir.

9- Mevcut hukuki düzenlemeler aile ve nüfus yapısını koruma ve güçlendirme yaklaşımıyla gözden geçirilecek, belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda yeni hukuki düzenlemelere ilişkin çalışmalar yürütülecektir.

10- Aile ve nüfus yapısında meydana gelen değişimlerin düzenli olarak takip edilmesi ve incelenmesine yönelik ulusal, stratejik ve resmi istatistik üretilen araştırmalar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sorumluluğunda yürütülecek, güçlü aile ve nüfus hedefleri doğrultusunda lisansüstü programlar ve araştırma teşvikleri başta olmak üzere akademik altyapı geliştirilecektir.

11- Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi'nin etkin icrası için kurumsal yapılanma, yerel uygulama kapasitesi, işbirliği, teknik ve dijital altyapı güçlendirilecek, personelin mesleki yetkinliği geliştirilecektir.

12- Türkiye'nin konuya ilişkin olarak uluslararası mecralarda üstlendiği öncü rolü tahkim eden diplomasi faaliyetleri yürütülecek, ülkemiz ile benzer tutum sergileyen ülkelerle işbirlikleri geliştirilecektir.

13- Tüm kitle iletişim araçlarındaki zararlı unsurların tespiti, değerlendirilmesi ve önlenmesine yönelik dijital aile kalkanı oluşturulması başta olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında gerekli tedbirler alınacak, aile dostu yayıncılık teşvik edilecek ve sorumlu medya kullanımı bilinci yaygınlaştırılacaktır.

14- Güçlü aile ve nüfus hedeflerine dair iletişim kampanyaları yürütülecek, bu konular örgün ve yaygın eğitim programlarında temel bir bileşen olarak ele alınacaktır.

15- Her yıl mayıs ayının son haftası 'Milli Aile Haftası' olarak kutlanacak, kamu kurum ve kuruluşlarınca bu haftanın anlam ve önemine uygun etkinlikler düzenlenecektir."

Genelgede, "Aile ve Nüfus On Yılı kapsamında yürütülecek tüm çalışmalarda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda hareket edilmesi, bu Genelge ile Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi doğrultusunda tüm kamu kurum ve kuruluşlarının yıllık faaliyetleri belirlenerek mezkur Bakanlığa raporlanması ve izlenmesi ile ihtiyaç duyulacak her türlü desteğin anılan Bakanlığa sağlanması hususlarında bilgilerini ve gereğini rica ederim." ifadesi yer aldı.

Sumud aktivistleri yaşadıklarını anlattı


 
İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayıp alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistleri için İstanbul Havalimanı'nda karşılama töreni yapıldı. Aktivistlerden Hüseyin Şuayb Ordu, "Hayvanlara bile yapılmayacak muameleyi yaptılar. 200 insanı konteynerlere tıkış tıkış koydular ve işkence ettiler. Birçok arkadaşımız halen yaralı. İki tane arkadaşımızı aldılar, kaçırdılar kafalarına göre" dedi.

02.05.2026 05:50:00
HABER MERKEZİ/AA
Sumud aktivistleri yaşadıklarını anlattı
Sumud aktivistleri yaşadıklarını anlattı

Haydut topluluk (topluluk izra devlet böyle bir şeyi yapmaz) İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayıp alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistleri için İstanbul Havalimanı'nda karşılama töreni yapıldı.
Uçakta yer alan 18'i Türk vatandaşı olmak üzere toplam 59 kişiyi, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, TBMM Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, İstanbul Havalimanı Mülki İdare Amiri Doç. Dr. İlker Haktankaçmaz ve Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe apronda güller ve Filistin kefiyeleriyle karşıladı.
Havalimanı çıkışında aktivistler ve onları karşılayanlar, İsrail aleyhinde sloganlar attı.



İsrail terörü Avrupa'nın sınırlarına kadar dayandı

Mavi Marmara Derneği Başkanı ve Özgürlük ve Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Beheşti İsmail Songür ise İsrail'in Filistin'in ve Orta Doğu'nun bir meselesi olmaktan çıktığını belirterek, "Şu an İsrail terörü Avrupa'nın sınırlarına kadar dayanmıştır" dedi.
Songür, İsrail'in geçen yıl da uluslararası sularda aynı saldırıyı yaptığını hatırlatarak, "Şimdi yine Akdeniz'in ortasında Sumud Filosu'na yaptığı bu saldırının arkasındaki isim aynı terörist İsrail'dir." ifadelerini kullandı.
59 aktivistin geldiğini anımsatan Songür, şunları kaydetti:
"Bunlar iki gün önce terör güçlerinin saldırısıyla Girit Adası'nın açıklarında gemileri alıkonuldu. Amerika, İsrail ve Yunanistan işbirliğiyle tüm bu isimler hukuksuz bir şekilde Yunanistan'a bırakıldı. Aynı zamanda Sumud Filosu'na ait bir gemi batırıldı. Şu an açık denizlerde seyrüseferine devam eden 31 tane daha gemimiz bulunuyor. Halihazırda 11 Türk vatandaşımız ve 200'den fazla katılımcıyla Sumud Filosu'na ait diğer gemiler, Girit açıklarında bekliyor. Önümüzdeki günlerde, diğer ülkelerin limanlarından katılımlarla bu filo daha da büyüyerek devam edecektir. Şu an hem karadan hem de denizden İsrail'in bu hukuksuz ablukasına karşı, işlemiş olduğu insanlık suçlarına, soykırıma karşı dünya vicdanı Gazze'ye doğru hareketine devam ediyor."

İsrail dünyanın teröristidir, dünyanın belasıdır

Filo katılımcılarından gazeteci ve aktivist Muhammed Özdemir, İsrail askerleri tarafından esir alınan ancak başlarını eğmeyen tüm filo katılımcılarına teşekkür etti.
Filodakilerin İsrail'in tehditlerine ve şiddetlerine boyun eğmediklerini belirten Özdemir, "İsrail bize yaptığı müdahaleyle şunu göstermiş oldu. İsrail dünyanın teröristidir, İsrail dünyanın belasıdır. Biz bu belayı inşallah adım adım, hızlı bir şekilde bitirmeye devam edeceğiz. Merak etmeyin" şeklinde konuştu.

Netanyahu'nun ibretlik sonunu göreceğiz

Küresel Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Ayçin Kantoğlu, İsrail'in filo katılımcılarına yaptıklarını kınadı.
İsrail'in Filistinlilere yaklaşık bir asırdır işkence çektirdiğini dile getiren Kantoğlu, şunları ifade etti: "Kendisini dünyanın efendisi zannedenlere söyleyecek bir çift sözümüz var, canları cehenneme. Filistin'i öyle YouTube üzerinden falan görmeyeceğiz, kendi gözlerimizle göreceğiz. Ama gördüğümüz bir şey daha olacak, Netanyahu'nun ibretlik sonunu da göreceğiz ve tüm dünya bunu ilelebet izleyecek inşallah."
Filonun katılımcılarından Hüseyin Şuayb Ordu, İsrail askerlerinin iki gün önce Akdeniz'in ortasında kendilerini kaçırarak işkence ettiğini söyledi. İsrail askerlerinin filo katılımcılarını bir konteynere yerleştirdiğini anlatan Ordu, şöyle devam etti: "Hayvanlara bile yapılmayacak muameleyi yaptılar. 200 insanı konteynerlere tıkış tıkış koydular ve işkence ettiler. Birçok arkadaşımız halen yaralı. İki tane arkadaşımızı aldılar, kaçırdılar kafalarına göre. Bu aslında Avrupa'nın insan hakları, demokrasi dediği, Birleşmiş Milletler'in dediği şeyin göbeğine vurulmuş son baltadır, son darbedir. Daha bunun da üstüne hiçbir şey yapmayacaklarsa bu devletler, kendilerine medeni, insan, çağdaş deme hakkına sahip değildir. İsrail gelmiştir Avrupa'nın göbeğinde 'Buranın lideri benim, buranın kralı benim, canım ne isterse, canımın istediğine istediğimi yaparım, siz de hiçbir şey yapamazsınız' demiştir. Bir, öncelikle Avrupalıların bunu anlaması lazım. İkincisi, bize bunu yapan Filistinlilere neler neler yapıyor bunu defalarca kez gördük."


En nihayetinde İsrail'in bu soykırımcı yüzüyle karşılaştım

Filo katılımcılarından Katy Davidson, İngiltere'de yaşayan bir gıda mühendisi ve sıradan bir insan olduğunu belirterek ekranda izledikleri karşısında dayanamadığı, bir şeyler yapmak gerektiğini hissettiği için yola çıktığını anlattı.
İsrail'i kendilerine yaptıkları için kınayan Davidson, esir alınan 2 aktivistin serbest bırakılmasını isteyerek, şöyle konuştu:
"En nihayetinde İsrail'in bu soykırımcı yüzüyle karşılaştım. Bizi aldattılar, bize' Saif ve Thiago'nun ayrıldığını' söylediler. Biz gerekirse İsrail'e gidelim ama onları arkada bırakmayalım dedik. 'Onların zaten ayrıldığını' söylediler ve bizi aldattılar. Şimdi tıpkı 11 bin Filistinli gibi onlar da esir. Sadece Filistinliler değil, onlara yardım etmek isteyenler de esir. Eğer dünyadaki bütün ülkeler sizlerin ülkesi gibi olsaydı, halkları sizin ülkeleriniz gibi olsaydı bunlar böyle olmazdı. Bizim orada iki gündür karşılaştığımız şeylerden birisi de İsrail'in cezasızlıkla muamele edileceklerini bilerek pervasızca ve cüretkarca davranmasıydı. Eğer beni dinliyorsan İngiltere Başbakanı Keir Starmer, sana mesajım şudur: Türkiye'den öğren, bunu öğren, sana yazıklar olsun."

Filistin var, çünkü direniyor

Arjantinli Milletvekili Monica Schlotthauer ise kendilerini kaçıran İsrail askerlerinin işkencelerine maruz kaldıklarını anlatarak, "Aşağılandık, psikolojik tacize maruz kaldık ama yılmadık, yılmayacağız. Çünkü Filistinli kardeşlerimiz bunu misliyle yaşıyor. Filistin var, çünkü direniyor. Karşısında ise ölüm makinesi bir devletin askerleri var. ABD, Avrupa Birliği ve bütün ülkeler iki yüzlü politikalarıyla siyonist devletin bütün politikalarını meşru kılıyorlar" dedi.
Konuşmaların ardından havalimanından ayrılan aktivistler, İstanbul Adli Tıp Kurumuna götürülerek sağlık kontrolünden geçirildi.



Sumud aktivistleri Adli Tıp'ta

İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayarak alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistleri için İstanbul Havalimanı'nda karşılama töreni düzenlendi. Havalimanı VIP Terminali çıkışında basın açıklaması yapan aktivistler, konuşmaların ardından otobüslerle Bahçelievler'deki Adli Tıp Kurumu Başkanlığına götürüldü. Burada sağlık kontrolünden geçirilen aktivistler, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Adli Tıp Kurumu Başkanlığından ayrıldı.

İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı

Ankara'nın Çankaya ilçesinde kontrolden çıkan kamyonetin altında kalan 2 işçi hayatını kaybetti

01.05.2026 18:10:00 / Güncelleme: 01.05.2026 18:12:02
AA
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
Kırkkonaklar Mahallesi Şemsettin Günaltay Caddesi'nde seyir halindeki özel su firmasına ait 07 FHF 37 plakalı kamyonet, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı.

Yokuş aşağı hızla ilerleyen aracın sürücüsü, iddiaya göre kamyonet hareket halindeyken araçtan aşağı atladı.

Kamyonet, o sırada kanalizasyon hattında Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) adına çalışma yaptığı belirtilen taşeron firma personeli Bayram Demirhan ve Kadir Ortataş'a çarptı.

İşçileri altına alan kamyonet, park halindeki araçlara çarparak durabildi.

İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Demirhan ve Ortataş'ın olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

Polis, kazayla ilgili inceleme başlatırken, sürücü gözaltına alındı.

Sokakta uyuyan yaşlıya tekme atan gençlere tepki yağdı

İzmir Buca’da sokakta uyuyan yaşlı bir adama tekme atan iki genç, görüntüleri sosyal medyada paylaşınca infiale yol açtı. Olay, yaşlılara yönelik şiddeti ve gençlerdeki empati kaybını yeniden gündeme taşırken, soruşturma başlatıldı

01.05.2026 17:36:00
Eyüp Kabil
Sokakta uyuyan yaşlıya tekme atan gençlere tepki yağdı
Sokakta uyuyan yaşlıya tekme atan gençlere tepki yağdı
İzmir'in Buca ilçesinde yaşanan dehşet verici bir olay, Türkiye'nin dört bir yanında büyük tepki çekti. Sokakta uyuyan yaşlı bir adama tekme atan ve bunu sosyal medyada "eğlence" amacıyla paylaşan iki genç, görüntülerin hızla yayılmasıyla birlikte infiale yol açtı.

Olay, Buca'da bir sokakta gece saatlerinde meydana geldi. Görüntülerde, yerde yatan ve muhtemelen evsiz olan yaşlı bir vatandaşın yüzüne tekme atan gençlerin kahkahaları duyuluyor. Saldırganlar, videoyu "komik" bir içerik olarak paylaştı. Ancak paylaşım kısa sürede binlerce kişiye ulaştı ve öfke dalgası yarattı. Sosyal medya kullanıcıları, "Bu ne vicdansızlık?", "Yaşlıya saygı kalmadı" ve "Adalet istiyoruz" gibi yorumlarla tepki gösterdi. Birçok kişi, görüntüleri savcılığa ve polise iletti.

İzmir Emniyet Müdürlüğü, olayla ilgili soruşturma başlattı. Şüphelilerin kimlik tespitinin yapıldığı ve gözaltı işlemleri için çalışma yürütüldüğü öğrenildi. Olayın ardından yaşlı vatandaşın sağlık durumunun iyi olduğu, ancak psikolojik olarak büyük travma yaşadığı belirtildi. Yerel yetkililer, evsiz vatandaşlara yönelik destek çalışmalarını artıracaklarını açıkladı.

Toplumda yükselen endişe

Bu olay, Türkiye'de gençlerde şiddet eğilimi, empati kaybı ve sosyal medya üzerinden "şöhret" arayışının yarattığı tehlikeleri bir kez daha gündeme taşıdı. Uzmanlar, özellikle pandemi sonrası dönemde artan yalnızlık, aile içi iletişim eksikliği ve dijital bağımlılığın gençleri böyle davranışlara itebileceğini vurguluyor. Benzer vakalar son yıllarda sıklaşırken, "yaşlılara şiddet" tartışmaları yeniden alevlendi.

Sosyal medyada #İzmirBuca ve #YaşlıyaŞiddet etiketleri trend olurken, birçok influencer ve sivil toplum örgütü konuya dikkat çekti. Bazı kullanıcılar, "Bu sadece iki genç değil, toplumun aynası" yorumu yaparak köklü çözüm çağrısında bulundu.

Polis, olayla ilgili gelişmeleri yakından takip ediyor. Savcılık soruşturması sürerken, şüphelilerin "kasten yaralama" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla yargılanması bekleniyor.

Bu tür olaylar, toplumda dayanışma ve empati ihtiyacını bir kez daha hatırlatıyor. Yetkililerden, özellikle risk altındaki gençlere yönelik eğitim ve farkındalık programlarının artırılması yönünde çağrılar geliyor.

Beşiktaş'tan Taksim'e yürümek isteyen gruba müdahale

İstanbul'da 1 Mayıs nedeniyle Beşiktaş'tan Taksim'e çıkmak isteyen grup, polisin tüm uyarılarına rağmen dağılmayınca gözaltına alındı.

01.05.2026 10:12:00
İhlas Haber Ajansı
Beşiktaş'tan Taksim'e yürümek isteyen gruba müdahale
Beşiktaş'tan Taksim'e yürümek isteyen gruba müdahale
İstanbul'da 1 Mayıs nedeniyle Beşiktaş'tan Taksim'e çıkmak isteyen grup, polisin tüm uyarılarına rağmen dağılmayınca gözaltına alındı.



1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle Beşiktaş'ta toplanan bir grup, Taksim'e yürümek istedi. Polis ekipleri, gruba dağılmaları yönünde uyarılarda bulundu.



Dağılmayarak çeşitli sloganlar atan göstericiler, polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Gözaltına alınan grup, polis minibüsüne bindirildi.

İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü tedbirleri

İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılmasına izin verilmeyen bölgeler ile kutlama alanları başta olmak üzere birçok noktada güvenlik önlemleri uygulanıyor

01.05.2026 10:08:00
AA
İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü tedbirleri
İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü tedbirleri

İstanbul Emniyet Müdürlüğünce Taksim Meydanı çevresi başta olmak üzere kentte yoğun güvenlik önlemi alındı.

Beyoğlu'nda toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılmasına izin verilmeyen Taksim Meydanı'na çıkan sokaklar demir bariyerlerle kapatıldı, meydana çıkılan bazı yerlerde kontrol noktaları oluşturuldu.

İstiklal Caddesi'nde yaya ve araç trafiğine izin verilmezken, Tarlabaşı Bulvarı'ndan İstiklal Caddesi'ne çıkan yollarda bölgedeki işletmelerde görev yapan çalışanların kontrollü olarak geçişlerine müsaade ediliyor.

Taksim Meydanı'na sadece Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakmak isteyen sendikaların temsilcilerinin girmesine izin veriliyor.

Beşiktaş Meydanı ve Barbaros Bulvarı'nda ise polisler yol kenarında tedbir amaçlı bekleyişini sürdürüyor.

Şişli Mecidiyeköy'de Halaskargazi Caddesi trafiğe kapatılırken, polis ekipleri araçlarla güvenlik önlemi aldı. Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA) da çevrede hazır bulunuyor.

Emniyet ekipleri, Kadıköy'e yürüyüş yapacak grupların toplandığı Haydarpaşa Numune Hastanesi önünde ve çevresinde de yoğun güvenlik önlemi aldı. Grupların, Kadıköy Rıhtım Meydanı'na ineceği yol araç trafiğine kapatıldı.

Kutlama alanı olarak belirlenen Kadıköy Rıhtım Meydanı'na sendikaların gelmesi beklenirken, alanda sahne kuruldu, flamalar asıldı. Bölgede çok sayıda çevik kuvvet ekibi görev yaparken, TOMA'lar da belirlenen noktalarda hazır bekletiliyor.

Balıkesir'de yolcu otobüsü devrildi: Ölü ve yaralılar var

Balıkesir'in Bandırma ilçesinde devrilen yolcu otobüsündeki 3 kişi öldü, 30 kişi yaralandı

01.05.2026 09:52:00 / Güncelleme: 01.05.2026 09:57:00
AA
Balıkesir'de yolcu otobüsü devrildi: Ölü ve yaralılar var
Balıkesir'de yolcu otobüsü devrildi: Ölü ve yaralılar var

Muğla'ya gitmek için Tekirdağ'dan yola çıkan Pamukkale firmasına ait K.U. idaresindeki 35 PK 328 plakalı yolcu otobüsü, Bandırma-Çanakkale kara yolunun Külefli Mahallesi mevkisinde, kontrolden çıkarak refüje çarptıktan sonra devrildi.

Kazada, otobüsteki yolcular Nazire Akova, Elif Kel ve Kemal Can Sert olay yerinde yaşamını yitirdi, 30 kişi de yaralandı.



İhbar üzerine olay yerine gelen polis, itfaiye ve sağlık ekiplerince araçtan çıkarılan yaralılar, çevredeki hastanelere kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

Cenazeler, Bandırma Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna götürüldü.



Ulaşıma kapanan yol, otobüsün kaldırılmasının ardından açıldı.

Otobüs sürücüsü K.U. gözaltına alındı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.