logo
02 NİSAN 2026

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan, ''MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli'yi hedef alan dünkü saygısız ve hadsiz açıklamaları asla tasvip etmediğimizi, kabul edilemez bulduğumuzu ifade etmek isterim'' dedi

03.12.2025 13:46:00 / Güncelleme: 03.12.2025 15:16:28
Anadolu Ajansı
Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu
Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, grup toplantısının ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.

Vefat eden 26. ve 27. Dönem AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk'e yüce Allah'tan rahmet ve mağfiret niyaz eden Erdoğan, Cemal Öztürk'ü hep nezaketi, çalışkanlığı, tevazulu ve memleketi için çarpan samimi kalbiyle hayırlı hatırlayıp, hayırlar yad edeceklerini söyledi.

Cemal Öztürk'ün ailesine, yakınlarına, Giresunlulara ve AK Parti teşkilatına başsağlığı dileyen Erdoğan, salondakilerle Öztürk'ün ruhu için Fatiha Suresi'ni okudu.

Ekonomide yılın 3. çeyrek verilerinin geçen aydan itibaren açıklanmaya başladığını aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:

"Kasım ayının ilk günlerinde yılın 9 ayına dair turizm istatistikleri TÜİK tarafından milletimizle paylaşılmıştı. Buna göre, 2025 yılının 9 ayında ülkemizi ziyaret eden kişi sayısı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,6 artarak, 49 milyon 993 bine çıkmıştı. Turizm gelirlerinde ilk 3 çeyrekte 50 milyar doları yakalamıştık. Böylece tüm zamanların üç çeyrek rekorunu kırmıştık. Pazartesi günü açıklanan büyüme rakamları da oldukça müspet geldi. Ekonomimiz 21 çeyrektir kesintisiz sürdürdüğü büyüme trendini 2025'in 3. çeyreğinde de devam ettirmiştir. Türkiye ekonomisi 3. çeyrekte yıllık bazda yüzde 3,7 büyüyerek istikrarlı seyrini korumuştur. Bu oranla OECD ülkeleri arasında 4'üncü olduk. G20 ülkeleri arasında da 5'inci sırada yer aldık. Tarımda zirai don ve kuraklık kaynaklı hiç arzu etmediğimiz bir küçülme yaşadık. İnşallah bu yıl yağışların da bol ve bereketli olmasıyla tarımın toparlanmasını bekliyoruz. Makine ve teçhizat yatırımlarındaki artış ise üretime ilişkin umutlarımızı daha da güçlendirmiştir. Yıllıklandırılmış milli gelirimiz 1,5 trilyon doları aşmıştır. Büyüme rakamlarımız milletimiz için hayırlı uğurlu olsun."

"Hedef, terör belasına son vererek Türk ekonomisini şahlandırmak"

Erdoğan, Türkiye'nin risk primindeki düşüşe dikkati çekerek, Türkiye'nin kredi risk priminin (CDS) 233 baz puana gerileyerek son 7 yılın en düşük seviyesine indiğini vurguladı.

Kasım ayı enflasyon rakamlarının bugün açıklandığını anımsatan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Orada da umutlarımızı artıran bir tabloyla karşılaştık. Buna göre, kasım ayı enflasyonumuz 0,87 geldi. Temel mal enflasyonu yüzde 18'ler seviyesine indi. Hizmet enflasyonundaki düşüş ise sürüyor. Deprem konutları ve sosyal konut projelerimizde birlikte kira enflasyonunda hızlı bir gerileme bekliyoruz. Bu güzel haberlerin de ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Her zaman söylediğim gibi Türkiye'nin hedefi, rotası, izleyeceği güzergah bellidir. Bu hedef, 86 milyonun tamamının refahını kalıcı biçimde artırmaktır. Bu hedef, 2028 yılında 1,9 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaşmaktır. Bu hedef, gelecek 3 yıl içinde mal ihracatımızı 375 milyar dolara çıkarmaktır. Bu hedef, yine 3 yıl sonra turizmde 100 milyar dolar gelir elde etmektir. Bu hedef, ülkemize 2 trilyon dolar maliyeti olan terör belasına son vererek Türk ekonomisini şahlandırmaktır."

"Hedeflerimizden kopmadık ve kopmuyoruz"

"Bölgemizdeki sıcak çatışmalara, küresel ekonomideki belirsizliklere, gümrük tarifeleri üzerinden alevlenen ticaret savaşlarına Türkiye'nin önünü kesmek için türlü oyunlar çeviren melun ve meyus odaklara rağmen hamdolsun hedeflerimizden kopmadık ve kopmuyoruz" diyen Erdoğan, "Bizi cesur kılan, bizi her türlü badire karşısında güçlü ve dirençli kılan işte budur. Hedeflerimize ulaşacağımıza olan sarsılmaz inancımızdır." dedi.

Ekonomi başta olmak üzere her alanda daha aydınlık bir Türkiye'ye hep beraber ulaşacaklarını dile getiren Erdoğan, "Bu ülkeye yeni bedeller ödetmeyecek, bedel ödetmek isteyenlere de geçit vermeyeceğiz. Suyu bulandırıp bulanık suda sazan avına çıkanların oyunlarına gelmeyeceğiz." ifadelerini kullandı.

"KOBİ'lerimize çalışan başına verdiğimiz desteği 3 bin 500 liraya yükseltiyoruz"

Ekonomide rakamların, oranların ve karşılaştırmaların önemli olduğunu ama asıl önemlisinin 86 milyonun topyekun düşüncesi, fikri ve kanaati olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Asıl olan esnafın, tüccarın, emeklinin, emekçinin ne dediği ne hissettiğidir. Bu süreçte sadece rakamlara, sadece oranlara bakmıyor, çarşıya, pazara, esnafa, tüccara, reel sektörün kalbinin attığı sanayi bölgelerimize de kulak veriyoruz. Reel sektörden gelen talep ve şikayetleri daima dikkatle dinledik. Bugün de hissiyatımız en üst seviyededir. Kabine toplantımız sonrasında KOBİ'lerimizle ilgili yeni bir müjdemizi paylaştık. Geçen yıl emek yoğun üretim yapan tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya sektörlerinde başlattığımız koruma programını devam ettiriyoruz. İstihdamını koruyan KOBİ'lerimize çalışan başına verdiğimiz aylık 2 bin 500 liralık desteği, 2026 senesinde 3 bin 500 liraya yükseltiyoruz. Büyük ölçekli firmalarımızı da dahil edeceğimiz yeni programla 1 milyon 100 bin istihdamı koruyacak emekçi ve sanayicimizin yanında olacağız. Yeni programımızın ekonomimize hayırlı olmasını diliyorum."

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, uluslararası ilişkilerde oldukça yoğun mesai gerçekleştirdiklerini belirtti.

Güney Afrika'da düzenlenen G20 Liderler Zirvesi kapsamında önemli temaslarda bulunduklarını ifade eden Erdoğan, G20 ülkelerinin dünya ekonomisinin yüzde 85'ini, nüfusunun ise üçte ikisini temsil ettiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 ülkelerinin, iktisadi güçleri, dünya siyasetindeki ağırlıklarıyla küresel sorunlara çözüm arayışında ön plana çıktığını vurguladı.

G20'nin aktif üyelerinden biri olan Türkiye'nin, çalışmalara gereken desteği verdiğini dile getiren Erdoğan, 2015'deki "Dönem Başkanlığı" sırasında düşük gelirli ülkelerin sesi olduklarını, Johannesburg Zirvesi'nde de "Daha adil bir dünya mümkün" şiarıyla küresel sistemin yapılandırılmasına olan ihtiyacı dile getirdiklerini anlattı.

Erdoğan, dünya genelinde her 10 kişiden birinin hala aşırı yoksullukla mücadele ettiğinin altını çizerek, "Dünyanın bir çok ülkesine gittiğimizde şu ibretlik manzarayla sık sık karşılaşıyoruz, bir yanda dünyanın en pahalı markalarıyla arzı endam eden bir avuç elit varken, diğer yanda günlük bir dolar gelirle hayata tutunmaya çalışan milyonları görüyoruz. Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan mevcut düzenin sürdürülebilir olmadığının altını her zeminde çiziyoruz." diye konuştu.

G20 Zirvesi'ndeki mesajlarının Afrikalılar nezdinde memnuniyetle karşılandığını belirten Erdoğan, Türkiye'nin uluslararası platformlardaki dik ve dirayetli duruşuyla daha fazla takdir topladığını, çağrılarının daha fazla makes bulduğunu, bunda son 20 yılda Afrika'yla ilişkilerin geliştirilmesinin büyük payı olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 20 yılda Afrika'daki büyük elçiliklerin sayısının 12'den 44'e çıkarıldığını, Afrika ülkelerinin Ankara'daki temsilciliklerinin ise 10'dan 38'e yükseldiğini bildirdi.

"Afrika ve Afrika halkları bizim kardeşimizdir"

Afrika kıtasıyla ticaretin 20 yılda 5 milyar dolardan 37 milyar dolar seviyelerine geldiğini, hedefin 50 milyar dolar olduğunu söyleyen Erdoğan, doğrudan yatırımların 10 milyar dolara ulaştığını, Türk şirketlerinin 97 milyar dolar değerinde 2 binden fazla proje üstlendiğini hatırlattı.

Erdoğan, THY'nin 41 ülkede 64 noktaya ulaşarak Afrika kıtasının en geniş uçuş ağına sahip firmalarından birisi olduğunu aktardı.

Türkiye Maarif Vakfı'na ait okulların 22 bin öğrenciye eğitim hizmeti verdiğini kaydeden Erdoğan, Türkiye mezunu öğrencilerin kıtada bakan, büyükelçi, bürokrat, işadamı, akademisyen olarak önemli görevlere geldiğine işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Afrika ve Afrika halkları bizim kardeşimizdir. Bu kardeşlik hukukunun gereklerini yerine getirmek bizim görevimizdir. Bu hukuka 20 yıl boyunca hiç gölge düşürmedik, inşallah düşürmeyeceğiz. Şunun da bilinmesinde fayda görüyorum, biz her şeyden önce vicdan sahibi bir millet ve devletiz. En yakınımızdan en ücra köşeye kadar ulaşabildiğimiz her yere imkanlarımız ölçüsünde el uzatmak bizim için çekinilecek bir durum değildir. Tam tersine Türkiye'nin alan el konumundan son 23 yılda veren el konumuna gelmesi ülkemiz ve milletimiz adına bir kıvanç vesilesidir. Nasıl 103 bin tonu aşan insani yardımlarımızla Gazze'ye en fazla yardım gönderen ülkelerden biriysek, neredeyse tüm dünyanın derin bir sessizlikle izlediği Sudan'daki trajediye de en fazla hassasiyet gösteren biziz."

Erdoğan, AFAD'ın, Türk Kızılay'ın, Türkiye Diyanet Vakfı'nın ve insani yardım vakıflarının Gazze'de olduğu gibi Sudan'daki insani felaketi de hafifletmek için seferberlik ruhuyla koşturduğunu söyledi.

Akan kanın durması, Sudan'ın daha fazla kaosa sürüklenmemesi için yoğun çaba içerisinde olduklarının altını çizen Erdoğan, büyük ülke ve büyük millet olmak neyi gerektiriyorsa içeride ve dışarıda bu tavır içerisinde olacaklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler de takip etmişsinizdir, 2026 yılı Türkiye açısından kelimenin tam anlamıyla bir uluslararası zirveler yılı olacak. COP31 Zirvesi vesilesiyle 200'e yakın ülkeyi Antalya'mızda ağırlayacağız. Temmuz ayında NATO Zirvesi'ni başkentimiz Ankara'da gerçekleştireceğiz. Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13'üncü zirvesine ülkemizde ev sahipliği yapacağız. 2026 senesi boyunca da Türkiye'nin itibarına itibar katmayı sürdüreceğiz." ifadesini kullandı.

Afrika'yla ilgili Erdoğan'ın açıklamalarının ardından Türkiye-Afrika ilişkilerine ilişkin video izletildi.

"İstiyoruz ki, bir asır sonra bile hayırla yad edilelim"

Erdoğan, yaptığı konuşmada, Namık Kemal'in Hürriyet Kasidesi'nden bir bölümü okuyarak, "Günümüz Türkçesiyle ifade edecek olursak, 'Kendini insan bilenler, halka hizmetten usanmaz. Mert olanlar, ezilenlere yardımdan el çekmez.'" ifadelerini kullandı.

Gelecek nesillere, devraldıklarından daha ileri bir ekonomi, daha güçlü bir demokrasi, daha caydırıcı bir savunma sanayi, daha itibarlı bir dış politika, daha iyi hizmet üreten bürokrasi teslim etmek amacıyla dur durak bilmeden çalıştıklarının altını çizen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"İstiyoruz ki, yarın veya ertesi gün değil, bizden 40-50 sene hatta bir asır sonra bile hayırla, şükranla, minnetle yad edilen eserler bırakalım. İstiyoruz ki, çocuklarımıza her alanda müreffeh ve muzaffer bir ülke emanet edelim. İstiyoruz ki, gençlerimize demokrasi standartları, hukuk standartları yaşam standartları çok yüksek bir Türkiye teslim edelim. İstiyoruz ki, yıllardır halının altına süpürülmüş sorunları çözelim 'Türkiye Yüzyılı'nın inşasının önündeki büyük, küçük bütün engelleri kaldıralım. Bizim yegane niyetimiz budur. Bizim siyasette varlık gayemiz budur."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen günlerde savunma sanayinde küresel bir başarıya daha imza attıklarını söyleyerek, "KIZILELMA adını verdiğimiz insansız savaş uçağımız, Murat isimli radarımızla tespit edilen bir savaş uçağını GÖKDOĞAN isimli füzemizle havadan havaya tam isabetle vurmayı başardı. Böylece KIZILELMA, havadan havaya görüş ötesi hedefi vurabilen ilk insansız savaş uçağı oldu. Türkiye, hava savunmasında çok stratejik bir imkana sahip olma yolunda ciddi bir üstünlük elde etti. Milletimize bu gururu yaşatan tüm kurumlarımıza, bilim insanlarımıza, çalışanlara ve özel sektörümüze ülkem ve milletim adına buradan samimi tebriklerimi iletiyorum." ifadelerini kullandı.

Bu testlerin Sinop'ta yapıldığını ve küresel başarıya bu şehirde ulaşıldığını belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biliyorsunuz CHP Genel Başkanı, bu testleri, 'Sinop'ta balıklar rahatsız oluyor' diyerek eleştirmişti. Biz ona yine Sinoplu Diyojen'in meşhur sözüyle cevap verelim, 'gölge etme başka ihsan istemez.' Siz gidin kurultay üstüne kurultay yapın. Siz gidin kendi iç meselelerinizle uğraşın. Siz gidin gırtlağınıza kadar battığınız pisliklerden arının. Siz gidin önce içinizdeki yolsuzluk yapanları ayıklayın. Bize gölge etmeyin o bize yeter. Şimdi çıkmış, artık ismini bile duymaya tahammül edemedikleri selefi Kılıçdaroğlu gibi birilerini 'cellat' olmakla itham ediyor. Neymiş, DEM Parti'nin terörsüz Türkiye sürecine katkı vermesi Stockholm Sendromuymuş, yani celladına aşık olmakmış. Yahu insanda biraz utanma olur, mahcubiyet olur. Hadi Türkiye'yi bilmiyorsun. Hadi dış politikadan haberin yok. Hadi ekonomide elifi görsen mertek zannedersin. İnsan bari kendi geçmişini bilir, kendi kara sicilini bilir.

Şimdi bu beyefendiye sormak lazım. Ya sen ömrün boyunca hiç mi CHP'nin utanç lekeleriyle dolu tarihini okumadın? Tek parti faşizminin bu millete neler yaşattığını hiç mi öğrenmedin? Sen kimin cellat, kimin mağdur olduğunu bilmiyor olabilirsin ama benim Kürt kardeşim kimin cellat olduğunu çok iyi bilir. Şurada, Ulus Meydanı'nda İstiklal Mahkemelerinde alelacele kararlar alıp darağaçlarında iskemleyi kimin devirdiğini milletim gayet iyi bilir. Merhum Menderes'i, Polatkan'ı Zorlu'yu adım adım darağacına kimin taşıdığını milletim bilir. Şimdi ardından timsah gözyaşları döktükleri Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamlarına kimin sessiz kalarak onay verdiğini benim milletim çok iyi bilir. Terörle mücadele adı altında Tunceli'den başlayarak bizim dönemimize kadar Kürt kardeşlerimizin kanını kimin döktüğünü benim milletim çok iyi bilir. Sayın Özel hedef saptırmasın. Kendini boşu boşuna hiç yormasın. Eğer cesareti varsa ve bir cellat görmek istiyorsa aynaya baksın. Kendi tarihine baksın. CHP'nin geçmişine baksın. Celladı orada zaten görecektir."
 
"CHP'nin saklamaya çalıştığı gizli yüzü, niyeti, fikri ve zikri deşifre oluyor"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'de yönetimin değişmesine rağmen "her şeye çıkar odaklı bakma" anlayışından CHP'nin kurtulamadığını belirtti.

CHP'nin gözünde kendilerinin "ağa", geri kalan milyonlar ise "maraba" konumunda olduğunu kaydeden Erdoğan, CHP için Kürtlerin oy deposundan ibaret olduğunu söyledi.
Erdoğan, "Ama artık yutmazlar. Denklem gayet basittir. Hiçbir karşılık beklemeden seçimlerde oy verdiğinizde sizden iyisi yok. Tersi bir durumda ise sizden kötüsü yok. Bakın biz buna daha önce 14-28 Mayıs seçimlerinde deprem bölgesinde şahit olduk. Sırf kendi cumhurbaşkanı adaylarına oy vermediler diye depremzedelerimize günlerce etmediklerini bırakmadılar. Gece vakti misafirhanelerden kovmaktan, sosyal medyadaki edepsizliklere kadar her türlü vicdansızlığı, her türlü hoyratlığı sergilediler. Bugün de aslında aynısı tekerrür ediyor. CHP zihin kodlarındaki faşizmi ve elitizmi dışa vuruyor. CHP'nin saklamaya çalıştığı gizli yüzü, niyeti, fikri ve zikri deşifre oluyor." diye konuştu.
AK Parti olarak kendilerinin tavırlarının belli olduğunu kaydeden Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Onlar ne yaparsa yapsın, biz Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Çerkes'iyle, Laz'ıyla tüm Türkiye'yi kucaklamaya devam edeceğiz. Hiçbir ayrım gözetmeden, 86 milyonun her bir ferdini aynı samimiyetle, aynı muhabbetle bağrımıza basacağız. Terörsüz Türkiye sürecindeki çalışmalarla ilgili şu hakikati bugün tarihe kayıt olarak düşmek istiyorum. Bundan 24 sene evvel, 14 Ağustos 2001 tarihinde partimizi kurarken sergilediğimiz irade neyse, 2005 yılında Diyarbakır'da 'bu sorun benim de sorunumdur' derken ortaya koyduğumuz cesaret neyse, 2013 yılında, 'çözüm için baldıran zehri içmek gerekirse, biz o baldıran zehrini de içeriz, yeter ki bu ülkeye huzur gelsin, refah gelsin' dediğimiz gündeki kararlılığımız neyse, AK Parti olarak bugün de aynı iradeyi, aynı cesareti ve samimiyeti taşıyoruz.

Partimizin, ittifakımızın ve devletimizin, önce 'Terörsüz Türkiye'yi ardından ülkemize yönelik terör tehdidinin bertaraf edildiği terörsüz bölgeyi inşa etme azmi tamdır. Cumhur İttifakı, hedef, anlayış ve fikir birliği içindedir. Her fırsatta söylüyorum, bugün tekrar altını çizerek ifade ediyorum, Allah'ın izniyle aziz milletimizin de hayır duasıyla bu sefer başaracağız. Evlatlarımıza terörün karanlık gölgesinin düşmediği bir Türkiye'yi inşallah teslim edeceğiz. Cumhur İttifakı olarak bir siyasi risk alıyorsak sadece elimizi değil gövdemizi de taşın altına koyuyorsak işte bunun için alıyoruz."
 
"Bahçeli'yi hedef alan açıklamaları tasvip etmiyoruz"
 
Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Terörsüz Türkiye" süreciyle Türkiye'nin yarım asırlık bir beladan, sorundan, musibetten tamamen kurtulması için çaba gösterdiklerini, Cumhur İttifakı'nın bütün mücadelesinin bunun için olduğunu söyledi.

Kürdistan Demokrat Partisi Başkanı Mesut Barzani'nin ofisinden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin sözlerine yönelik yapılan açıklamayı eleştiren Erdoğan, "İttifak ortağımız MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'yi hedef alan dünkü saygısız ve hadsiz açıklamaları asla tasvip etmediğimizi, kabul edilemez bulduğumuzu burada ifade etmek isterim." sözlerini sarf etti.

Gerek Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in gerekse Dışişleri Bakanlığının konuya dair rahatsızlıkları açıkça dile getirdiğini, gerekli diplomatik adımların atıldığını, izahat yapılmasının istendiğini belirten Erdoğan, "Bu vahim hatadan bir an önce dönülmeli ve düzeltilmelidir." değerlendirmesinde bulundu.

Bundan sonra "Terörsüz Türkiye" sürecinin biraz daha ivme kazanmasını ümit ettiklerini dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"İyimser konuşurken 23 yıllık tecrübelerimizin ışığında elbette şu riskleri de göz ardı etmiyoruz, hedefe yaklaştıkça istismar mekanizmaları daha fazla devreye girecek. Terör bitince işsiz kalacak olanlar, bunu engellemek için daha fazla mesai yapacak. Türkiye'nin bu paslı prangadan kurtulmasını istemeyenler son ana kadar vazgeçmeyecek. Bunların tamamının farkındayız ve hepsine de hazırlıklıyız. İnancım ve samimi duam odur ki sorunları çözmek amacıyla milletimizin Gazi Meclisimize gönderdiği bütün milletvekillerimiz, hayati önemi haiz bu konuda bizimle aynı hissiyatı paylaşır, aynı hedefe yürür. Özellikle tarihi bir sorumluluk üstlenen Komisyonumuzun şimdiye kadar başarıyla yürüttüğü çalışmalarını bundan sonra da milletin ve memleketin menfaatlerini önceleyen bir anlayışla tekemmül ettireceğine inanıyorum. AK Parti olarak biz bugüne kadar olduğu gibi sorumluluk almaya, yapıcı ve ön açıcı olmaya devam edeceğiz."
 
"Etki ajanları milletimizin huzurunu bozmak için yoğun gayret içindeler"
 
Erdoğan, ana muhalefetin eski yönetim, yeni yönetim ve paralel yönetim arasında giderek kızışan çatışmalarını örtmek, belediyelerde ortaya çıkan yolsuzluklarını perdelemek için topluma karamsarlık pompaladığını, umutsuzluk yaymaya çalıştığını çok net gördüklerini ve bildiklerini vurguladı.

Muhalefetin bu noktada yalnız olmadığını da anladıklarını kaydeden Erdoğan, "İçeride ya da dışarıda birtakım etki ajanları milletimizin huzurunu bozmak, milletimizi kutuplaştırmak, özellikle de gençlerimizi umutsuzluğa, karamsarlığa sevk etmek için yoğun gayret içindeler. Bir yandan tarihimizin en yıkıcı depreminin yaralarını sarıyoruz, bir yandan açılıştan açılışa koşuyoruz. Bir yandan ekonomiyi büyütüyoruz, diğer yandan savunma sanayinde küresel rekorlar kırıyoruz yani her alanda büyük bir atılım ve kalkınma seferberliği içindeyiz. Tabii bunları görmek için Türkiye'ye nereden baktığınız son derece önemli." ifadesini kullandı.

Türkiye'ye başkalarının ellerine tutuşturduğu gözlüklerle bakanların her şeyi bulanık göreceklerini ancak Türkiye'ye kendi gözüyle ve gözlüğüyle bakanların her alanda yükselen, büyüyen, güçlenen, iddiaları, tezleri olan, ayakları yere sağlam basan özgüvenli bir Türkiye göreceklerini vurgulayan Erdoğan, bu toprakların 1000 yılı aşkın süredir Müslüman Türk hakimiyeti altında olduğunun, bu topraklarda isteyenin istediğine inanmakta özgür olduğunun, isteyenin kendi ibadethanesinde, kendi ibadetini yapmakta özgür olduğunun, bu toprakların hoşgörü toprağı olduğunun altını çizdi.

Üç kıtada hüküm süren, üç kıtada at koşturan cihan imparatorluğunun bakiyesi Selçuklu'nun, Osmanlı'nın devamı bir ülke olduklarını anlatan Erdoğan, 7 asır önce "Yaratılanı severim, Yaradan'dan ötürü" diyen Yunus Emre'nin sevgi diliyle konuştuklarını, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" buyuran Şeyh Edebali'nin hikmet dolu tavsiyesinin izinden gittiklerini, tarihe ve ecdatlarına baktıklarında insan ve insanı merkeze alan bir devlet anlayışı gördüklerini belirtti.
 
"Onlar camileri yıkarken biz burada kiliseleri tamir ediyoruz"
 
Avrupa'da zaman zaman birilerinin çıkıp, Türkiye'ye ve İslam ülkelerine dini azınlıklar üzerinden ders vermeye kalktığını söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Oysa ki bu coğrafya en az 1000 yıldır kimi komşu devletler, 1400 yıldır kesintisiz İslam hakimiyeti altındadır. Bu coğrafyada Hristiyan var, Musevi var, Ermeni, Rum, Keldani, Ezidi, Süryani ve daha nice topluluk var. 1400 yıldır bu coğrafyada varlar ve özgürce ibadetlerini yerine getiriyorlar. Avrupa'da 1950'lere kadar bunun bir örneğini bulamazsınız, göremezsiniz. Bu topraklarda sayısı az ya da çok onlarca farklı inanış, asırlar boyu huzur içinde yaşamıştır ama Batı'da tarih boyunca bırakın azınlıkları, mezhepler üzerinden kan dökülmüş, milyonlarca insan kırıma uğramıştır. Bizimle Batı arasındaki en temel zihniyet farkı işte budur. Bizim kendimize güvenimiz tam. Onlar camileri yıkarken biz burada kiliseleri tamir ediyoruz çünkü bizim korkumuz yok. Biz kendimize güveniyoruz. Biz gücümüzün farkındayız. Biz devletlerden bir devlet, milletlerden bir millet değiliz. Biz inancımızla, kimliğimizle, ideallerimizle, 3 kıta, 7 iklimde düzen kurmuş Türk milletiyiz. Biz tarihiyle, vicdanıyla, merhametiyle, adaletiyle büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti'yiz."
Önce kendilerine güveneceklerini ve özgüven sahibi olacaklarını kaydeden Erdoğan, bu milletin Allah'ın izniyle aşamayacağı hiçbir engelin olmadığını ifade etti.

AK Parti olarak kuruldukları günden itibaren korku üzerine değil, umut üzerine bir gelecek inşa etmenin mücadelesini verdiklerini dile getiren Erdoğan, "23 yıl boyunca hangi sorunu çözmek için elimizi uzatsak 'aman bölünürüz, aman parçalanırız' diye engel çıkardılar. 23 yıl boyunca hangi alanda kısıtlamaları, yasakları kaldırsak, özgürlükleri genişletsek, 'aman geriye gideriz' diye korku saldılar. Peki ne oldu? 23 yılda Türkiye bölündü mü, parçalandı mı, geriye gitti mi? Elbette hayır. Tam tersine, Türkiye büyüdü, güçlendi, bir ve beraber oldu, her alanda daha da ileriye gitti." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kardeşlerim, unutmayın, önce zihinlerdeki prangaları kırıp atacağız, elimizi, kolumuzu bağlayan, ufkumuzu karartan, vizyonumuzu daraltan zincirlerden kurtulacağız. Önce biz kendimize inanacak, kendimize güvenecek, emin adımlarla geleceğe yürüyeceğiz. Milletimden medyada, sosyal medyada, siyasette her fırsatta, umutsuzluk, karamsarlık yayanlara, bütün bunlara karşı uyanık olmalarını istirham ediyorum." dedi.

Gençleri sanal alemde kutuplaştıran, kamplaştıran, umutsuzluğa sevk eden yayınların nereden, kimler tarafından yapıldığını tek tek ortaya çıkardıklarının altını çizen Erdoğan, "Biri, Arap ülkesine yerleşmiş, oradan gençler arasında Arap düşmanlığını yaymaya çalışıyor. Biri, Amerika'ya yerleşmiş, oradan İstanbul'un gençlerini sokağa dökmeye çalışıyor. Biri, İsrail'den yayın yapıyor, burada kışkırtma yapıyor. Farklı maskeler altında hepsi aynı odağa hizmet ediyor. Bunlara aldanmayın, lütfen prim vermeyin. Hiç kimsenin endişesi olmasın, mevcut sorunları da aşacağız, ekonomiyi daha da büyüteceğiz, soframızdaki ekmeği daha da büyüteceğiz. Huzuru, kardeşliği, özgürlüğü, demokrasiyi, güvenliği daha da büyüteceğiz." sözlerini sarf etti.
 
"İnançla, güvenle, özgüvenle inşallah Türkiye Yüzyılı'nı hep birlikte inşa edeceğiz"
 
Erdoğan, geleceğe sağlam adımlarla ilerlediklerine, asırların tortularını kaldırarak, engelleri aşarak ilerlediklerine dikkati çekerek, "Biz kendimize güvenirsek, birbirimize güvenirsek, 86 milyon kardeş olursak, Allah'ın izniyle aşamayacağımız engel, erişemeyeceğimiz hedef yoktur. İnanıyorsanız üstünsünüz, inanıyorsanız zafer sizindir. İnançla, güvenle, özgüvenle inşallah Türkiye Yüzyılı'nı hep birlikte inşa edeceğiz. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun diyorum." diye konuştu.

2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi'nin, TBMM Genel Kurulu'nda görüşüleceğini anımsatarak, milletvekillerine başarılar dileyen Erdoğan, milletvekillerinin, gerilime, tahriklere, hakaretlere boyun eğmeden, sabırla ve tahammülle bütçe sürecini yönetmelerini beklediğini vurguladı.
 

Bakan Bolat: "İran'a açılan kapılarda sorun yok"

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin Asya'ya açılan en önemli kapılarından biri olan Van'ın Kapıköy Gümrük Kapısı ile Ağrı Gürbulak ve Hakkari Esendere sınır kapılarında giriş-çıkış işlemlerinin rutin seyrinde devam ettiğini söyledi.

02.04.2026 19:30:00
İhlas Haber Ajansı
Bakan Bolat: "İran'a açılan kapılarda sorun yok"
Bakan Bolat: "İran'a açılan kapılarda sorun yok"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin Asya'ya açılan en önemli kapılarından biri olan Van'ın Kapıköy Gümrük Kapısı ile Ağrı Gürbulak ve Hakkari Esendere sınır kapılarında giriş-çıkış işlemlerinin rutin seyrinde devam ettiğini söyledi.
Van'a gelen Bakan Bolat, Van Ticaret ve Sanayi Odası'nda düzenlenen 2026 yılı Mart ayı dış ticaret verilerinin açıklandığı toplantıya katıldı. Ardından Van'ın düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıldönümü törenine iştirak eden Bolat, daha sonra Türkiye'nin Asya'ya açılan kapısı olan Kapıköy Gümrük Kapısı'na geçti. Burada gerçekleştirdiği incelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Bolat, Bölge Dış Ticaret ve Gümrük Müdürlüğü'nden yürütülen çalışmalara ilişkin brifing aldıklarını belirtti. Çalışmaların yolunda devam ettiğini ifade eden Bakan Bolat, "Gerek yük taşımacılığı, gerekse demiryolu, yolcu ve yük taşımacılığı, gerekse karayolu ile turist giriş çıkışında bir aksama yok. Biz de arkadaşlarımıza gerekli talimatları verdik. Van Kapıköy, bizim modernleştirdiğimiz, yenilediğimiz kapılardan birisi. Toplam 20'ye yakın gümrük kapımızı biliyorsunuz son 23 yıl içinde dünyada örnek gösterilebilecek bir şekilde hükümetimiz modernleştirdi, yeniledi. Özel sektörle de işbirliği yaptı. Van Kapıköy de onlardan birisidir. Tabii şurada gördüğünüz yeni tesis çalışmaları devam ediyor. Bu anlamda Türkiye ile komşumuz İran arasındaki bu önemli geçiş noktası görevini yapmaya devam ediyor. Fonksiyon icra ediyor" diye konuştu
Bundan sonra barış ve ateşkes sürecinin gerçekleşmesiyle Kapıköy Gümrük Kapısı'nın ticari yük taşımacılığı ve yolcu giriş-çıkışları anlamında daha yoğun bir şekilde çalışacağını belirten Bakan Bolat, "Diğer iki gümrük kapımız Ağrı Gürbulak ve Hakkari Esendere kapılarında da normal rutin giriş-çıkış işlemleri devam ediyor. Arkadaşlarımızdan aldığımız bilgiler ışığında yeni talimatlarımızı verdik" şeklinde konuştu.İHA

Bursa'da 8 katlı sitede can pazarı

Bursa'da 8 katlı sitenin çatı katında çıkan yangın korku dolu anlar yaşattı. Yangında mahsur kalan ve dumandan etkilenen 2 çatı ustası itfaiye ekiplerince kurtarıldı

02.04.2026 13:50:00 / Güncelleme: 02.04.2026 14:49:49
İhlas Haber Ajansı
Bursa'da 8 katlı sitede can pazarı
Bursa'da 8 katlı sitede can pazarı
Bursa'nın merkez Yıldırım ilçesinde 8 katlı sitenin çatı katında çıkan yangın korku dolu anlar yaşattı. Yangında mahsur kalan ve dumandan etkilenen 2 çatı ustası itfaiye ekiplerince kurtarıldı. Yangın bir saatlik çalışmayla söndürüldü. 

Alınan bilgiye göre, 11.15 sıralarında Millet Mahallesi'nde Andapark sitesinin 8.katındaki çatısında yangın çıktı. Çatı izolasyon tadilatı yapıldığı esnada çıkan yangın kısa sürede büyüdü.



Yangında mahsur kalan bir çatı ustası ile dumandan etkilenen başka bir çalışan için zamanla yarış başladı. Kendini dışarıya atan kişi çatının ucunda kurtarılmayı bekledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin 40 metre merdivenli aracı mahsur kalan kişiyi kurtardı. Dumandan da etkilenen başka bir kişiye de 112 ekibi müdahale etti.

Polis ve itfaiye yangının kesin çıkış sebebiyle ilgili soruşturma başlattı.

MSB'den Perinçek'in iddiasına yanıt

MSB, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, yaptığı açıklamada, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130 uçağı ile ilgili iddialara cevap verildi. "Bir siyasi parti genel başkanı tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan ve siyasi saiklerle yapılan açıklamalar, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir dezenformasyondur" ifadesini kullandı
 

02.04.2026 12:39:00 / Güncelleme: 02.04.2026 12:59:58
Anadolu Ajansı
MSB'den Perinçek'in iddiasına yanıt
MSB'den Perinçek'in iddiasına yanıt

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Aktürk, Bakanlığın tüm birlik ve kurumlarının, Türkiye'nin savunma ile güvenliği için nitelik ve nicelik olarak daha da güçlenmeye, üstlenmiş olduğu tüm görevleri başarıyla yerine getirmeye devam ettiğini söyledi.

Tuğamiral Aktürk, 1 Mart'ta 629 bin 129 adayın katılımıyla gerçekleştirilen Milli Savunma Üniversitesi sınavı sonuçlarının 24 Mart'ta açıklandığını hatırlatarak, 25 Mart'ta başlayan tercih işlemleri kapsamında bir hafta içerisinde 55 bin adayın harp okulları ve astsubay meslek yüksekokulları için tercihlerini tamamladığını belirtti.

Tercih işlemlerinin, 24 Nisan'da tamamlanacağını ifade eden Aktürk, şunları kaydetti:

"Şanlı ordumuzda görev yapmak isteyen gençlerimizi, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü milli ve çağdaş eğitim anlayışıyla yetiştiren savunma, güvenlik ve strateji alanlarında bilgi üreten ve uluslararası düzeyde saygın bir konuma sahip Milli Savunma Üniversitemize bekliyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında, 8-9 Nisan'da Samsun'da gerçekleştirilecek Orta Karadeniz Kariyer Fuarı'na katılım sağlanacak, engelli ve Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Şekilde Yaralananlardan Sürekli İşçi Temini başvuruları 6-10 Nisan tarihleri arasında İŞKUR'a yapılabilecektir."

Terörle mücadele

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye'nin huzur, güvenlik ve istikrarı için aralıksız şekilde görev ve faaliyetlerine devam ettiğini belirtti.

Bu kapsamda yapılan çalışmalara ilişkin bilgi veren Aktürk, "Geride bıraktığımız hafta içerisinde, 2 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir." dedi.

Hudut güvenliği

Kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiği hudutlarda hafta boyunca 2'si terör örgütü mensubu olmak üzere 171 kişinin yakalandığını aktaran Aktürk, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısının 1695 olduğunu bildirdi.

Aktürk, engellenen 1968 kişiyle birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısının da 18 bin 897'ye ulaştığı bilgisini verdi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ikili ilişkiler ve NATO başta olmak üzere uluslararası görevler kapsamında, Kıbrıs, Azerbaycan, Libya, Somali, Katar, Bosna Hersek ve Kosova'da kardeş, dost ve müttefik ülkelere destek vererek bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlamayı sürdürdüğünü ifade eden Aktürk, Türkiye'nin 1952'den bu yana üyesi olduğu ve etkin katkılar sunduğu NATO'nun 77'nci kuruluş yıl dönümünü kutladı.

Aktürk, Türkiye'nin ittifak içerisindeki sorumluluklarını bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğini, NATO'nun barış, güvenlik ve istikrara yönelik faaliyetlerine önemli katkılar sunmayı sürdüreceğini vurguladı.

108 yıl önce Taşnak ve Bolşevik çeteleri tarafından Azerbaycan Türklerine karşı gerçekleştirilen mezalimde hayatını kaybedenleri rahmetle anan Aktürk, kardeş Azerbaycan halkının acısını gönülden paylaştıklarını ifade etti.

İsrail

Orta Doğu'daki gelişmeler kapsamında İsrail ve ABD tarafından İran'a yapılan saldırılarla başlayan ve İran'ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla şiddetlenen savaşın, bölgeye daha da yayılma tehlikesinin devam ettiğine işaret eden Aktürk, şöyle devam etti:

"Tüm ihtilafların uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği yönündeki kararlı tutumumuz ve bu yöndeki çabalarımız sürmektedir. Bölgemizin huzur ve istikrarına zarar veren çatışmaların en kısa zamanda sonlandırılması temennimizdir. Öte yandan İsrail'in, Lübnan'daki uluslararası hukuk ve insancıl hukukun ihlali niteliğindeki saldırılarıyla 3 Birleşmiş Milletler barış gücü personeli hayatını kaybetmiştir. İsrail ayrıca, Suriye'nin güneyindeki saldırılarıyla ülkenin egemenlik ve toprak bütünlüğünü ihlal etmeye, Batı Şeria'da yasa dışı yerleşim faaliyetlerine ve Gazze'yi hedef alan saldırılarına da devam etmektedir. Uluslararası sistemin meşruiyetinin ve uluslararası hukuka olan inancın daha fazla zedelenmemesi amacıyla başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası toplumu, İsrail'in bu saldırganlıklarının önlenmesi için sorumluluk almaya bir kez daha davet ediyoruz."

Aktürk, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun bugün Libya Kara Kuvvetleri Komutanı'nı kabul edeceği bilgisini paylaştı.

3'üncü Uluslararası Askeri Sporlar Konseyi (CISM) Dünya Yarı Maraton Şampiyonası'nın Genelkurmay Başkanlığının organizatörlüğünde 24 ülkeden 128 sporcunun katılımıyla 3-7 Nisan'da Antalya'da düzenleneceğini belirten Aktürk, bu kapsamda 4 Nisan'da Türk Armoni Yıldızları (TÜRKAY) Orkestrasınca konser verileceğini söyledi.

Savunma sanayisi ve envantere giren yeni silah sistemleri

Savunma sanayisinin her alanında yerli ve milli olarak geliştirilen stratejik ve teknolojik ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin daha da artırıldığına dikkati çeken Aktürk, şöyle konuştu:

"Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda yeni nesil T-155 kundağı motorlu fırtına obüs, 5,56 milimetre hafif makineli tüfek ile 17 kişilik karinalı bot, muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından hafta içerisinde başta Türk Silahlı Kuvvetlerimiz olmak üzere dost ve müttefik ülkeler ile uluslararası iş ortaklarına muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmış, yerli ve milli olarak geliştirilen Milli Deniz Topu Denizhan'ın üretimi tamamlanan 6'ncısı istif sınıfının 5'inci fırkateyni olan Akdeniz'e entegre edilmek üzere teslim edilmiştir."

ASFAT yükleniciliğinde 2'nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü'nde, Senegal Hava Kuvvetlerine ait CN-235 tipi uçağın bakım ve onarımına yönelik sözleşme imzalandığı bilgisini veren Aktürk, söz konusu uçağın, bakım-onarım için Kayseri'ye intikal ettirildiğini, bu projenin, uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesi ile bakım-onarım kabiliyetlerinin küresel ölçekte etkin şekilde sunulması açısından önem arz ettiğini bildirdi.

Aktürk, "Milli Mücadelemizin başladığı süreçte ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan ve bugün dünyanın önde gelen haber ajansları arasında yer alan Anadolu Ajansının 106'ncı kuruluş yıl dönümünü şimdiden tebrik ediyoruz." dedi.

"NATO konusunda eksik bilgiler var"

Türkiye'nin, Karadeniz'e yönelik güvenlik anlayışı ve NATO Karargahları hakkındaki sorulara ilişkin açıklamada, son dönemde bazı basın yayın organları ile sosyal medya mecralarında, Türkiye'nin NATO'ya katkıları, Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu ve Karadeniz'de yürütülen faaliyetlere ilişkin konularda eksik bilgiler üzerinden değerlendirmeler yapıldığı ve bazı kavramların karıştırıldığı vurgulandı.

Açıklamada, "Öncelikle Bakanlığımız tarafından, kamuoyunun doğru ve zamanında bilgilendirilmesi esas alınmakta, bu kapsamda her hafta düzenli olarak basın bilgilendirme toplantısı icra edilmekte ve basın mensuplarının soruları cevaplandırılmaktadır. Savunma ve güvenlik konularında yapılan çalışmalar ilgili makamlarla koordineli olarak yürütülmekte, süreç tamamlandıktan sonra gerekli bilgiler milli güvenliğimizi zafiyete uğratmayacak şekilde kamuoyuyla şeffaf olarak paylaşılmaktadır." ifadeleri kullanıldı.

Türkiye'nin, Karadeniz'e yönelik temel stratejisi ve bu strateji çerçevesinde inisiyatif alarak kurulan NATO ve NATO dışı çok uluslu Deniz Karargahları ile Adana'da kurulum çalışmaları devam eden Çok Uluslu Kolordu Karargahı hakkında ise şu açıklamalarda bulunuldu:

"Bölgesel sahiplik ilkesi ve Montrö Sözleşmesi'nden taviz verilmesi söz konusu değildir. Bütün çalışmalar buna göre yapılmaktadır. Türkiye'nin, Karadeniz'e yönelik güvenlik anlayışı, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin sağladığı denge ve istikrarın korunmasına, bölgesel sahiplik ilkesi doğrultusunda Karadeniz'e kıyıdaş ülkelerin öncelikli rol üstlenmesine dayanmaktadır. Bu yaklaşım sayesinde Karadeniz, geçmişte olduğu gibi günümüzde de geniş çaplı bir çatışma alanına dönüşmemiştir. Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Montrö hükümlerini kararlılıkla uygulayarak çatışmanın deniz boyutuna yayılmasını önlemiştir. Karadeniz'de artan jeopolitik rekabet ve güvenlik risklerine rağmen ülkemiz, bölgedeki istikrarın korunması, gerilimin tırmandırılmaması ve güvenliğin öncelikle kıyıdaş ülkeler tarafından sağlanması yönündeki tutumunu sürdürmektedir. Bu doğrultuda Türkiye, Karadeniz'in bir rekabet alanına dönüşmesini engellemeye yönelik inisiyatif almaya devam etmekte ve bölgesel güvenlik mimarisinin korunmasında aktif rol üstlenmektedir."

Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu

Açıklamada, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın anlaşmayla sona ermesi durumunda alınacak güvenlik düzenlemelerine yönelik planlamaların yürütüldüğü ve halihazırda 33 ülkenin katılma isteğini beyan ettiği, "Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu"nun, NATO ile ilişkili olmayan çok uluslu bir girişim olduğuna işaret edildi.

Bu girişim kapsamında oluşturulan Çok Uluslu Ukrayna Kuvvetinin (MNF-U), Fransa'da çekirdek personel ile teşkil edilen operatif karargah üzerinden yönetilmesinin planlandığına vurgu yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Bu kuvvetin Deniz Unsur Komutanlığı (MCC) görevi güvenlik ve istikrarın korunması, bölgesel sahiplik ilkesinin sürdürülmesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile tesis edilen dengenin muhafazası amacıyla ülkemiz tarafından yürütülecektir. Bu doğrultuda, 15-16 Nisan 2025 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye'nin deniz boyutundaki planlama faaliyetlerine liderlik etmeyi sürdürmesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin ortaya koyduğu hukuki çerçevenin planlamalarda esas alınması hususlarında mutabakata varılmıştır. Deniz Unsur Komutanlığı Karargahı, 25 Ağustos 2025 tarihinden itibaren tamamı Türk personelden oluşan çekirdek kadro ile teşkil edilmiştir. Deniz Unsur Komutanlığına 14 ülke katkı beyanında bulunmuştur ancak deniz platformlarına yönelik katkılar sadece kıyıdaş ülkeler olan Türkiye, Romanya ve Bulgaristan tarafından sağlanacaktır."

MCM Black Sea

Rusya-Ukrayna Savaşı esnasında Karadeniz'de sürüklenen mayın tehlikesine karşı kurulan Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu'nun (MCM Black Sea) görevlerine ilişkin bilgilerin de yer aldığı açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Türkiye öncülüğünde Romanya ve Bulgaristan tarafından oluşturulmuş, NATO kuvvet yapısı dışında kalan bir girişimdir. Söz konusu görev kuvveti, 11 Ocak 2024 tarihinde imzalanan mutabakatla kurulmuş ve 1 Temmuz 2024'te ilk aktivasyonu ilan edilmiştir. Temel görevi, Karadeniz'de mayın arama faaliyetleri icra etmek ve kritik sualtı altyapılarının güvenliğine katkı sağlamak olan bu yapı, katılımcı ülkelerin milli mayın arama gemileriyle faaliyet göstermekte, komuta ve karargah görevi 6 aylık rotasyonlarla üç ülke arasında dönüşümlü olarak yürütülmektedir. Halihazırda görev kuvveti, ülkemiz tarafından komuta edilen 9'uncu aktivasyon periyodunu icra etmektedir."

"Açık bir dezenformasyondur"

Açıklamada, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130 uçağı ile ilgili iddialara da cevap verildi.

"Bir siyasi parti genel başkanı tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan ve siyasi saiklerle yapılan açıklamalar, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir dezenformasyondur." ifadesi yer alan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Hiçbir somut veriye dayanmayan söz konusu ifadeler, Türk Silahlı Kuvvetlerimizi kamuoyunda yıpratmaya yönelik asılsız iddialar içermekte, yapılan resmi açıklamalar kasten çarpıtılmaktadır. Özellikle, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen ve 20 kahraman silah arkadaşımızın şehit olduğu olayla ilgili şehit sayımızın dahi yanlış ifade edildiği vahim ve dayanaktan yoksun ifadeler art niyetli bir yaklaşımın ürünüdür. Düşen C-130 uçağımız ile ilgili olarak derhal başlatılan teknik inceleme tüm boyutlarıyla ve titizlikle yürütülmektedir. Hazırlanacak nihai rapor, ilgili süreçlerin tamamlanmasının ardından kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılacaktır. Konuya ilişkin suç duyurusunda bulunulmuş ve yasal işlem başlatılmıştır. Milli güvenliğimizi ilgilendiren konularda somut delillere dayanmayan mesnetsiz iddia ve ithamlara, spekülatif ve manipülatif açıklama ve yorumlara itibar edilmemesi, yapılacak resmi açıklamaların dikkate alınması büyük önem taşımaktadır."

Esenler'de milyonlarca sahte döviz ele geçirildi

İstanbul'un Esenler ilçesinde bir adrese düzenlenen operasyonda 1 milyon 250 bin sahte dolar, 655 bin sahte euro ve ekipmanlar ele geçirilirken, 3 şüpheli gözaltına alındı

01.04.2026 15:13:00 / Güncelleme: 01.04.2026 15:16:33
İHA
Esenler'de milyonlarca sahte döviz ele geçirildi
Esenler'de milyonlarca sahte döviz ele geçirildi
Esenler ilçesinde bir adreste sahte döviz basıldığının belirlenmesi üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Kaçakçılık ve Mali Suçlarla Mücadele Soruşturma Bürosu, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ve İstanbul MİT Bölge Başkanlığı koordinesinde belirlenen adrese operasyon düzenlendi.



3 şüpheli gözaltına alındı, milyonlarca sahte döviz ele geçirildi

Ekipler tarafından 31 Mart günü adrese yapılan baskında, M.C.S., M.D. ve M.N.S. isimli 3 şüpheli gözaltına alındı.

Öte yandan ekipler tarafından adreste yapılan aramalarda ise, 1 milyon 250 bin sahte dolar, 655 bin sahte euro, 1 adet kağıt kesme makinesi, 1 adet para kontrol cihazı, 1 adet para basma kalıp makinesi, 800 adet hologram, 2 adet para basımında kullanılan demir kalıp ile 18 adet para basımında kullanılan plastik kalıp ele geçirildi.



Konuya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.

6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 6 yaşındaki ilkokul öğrencisi Ela Tabakoğlu'nun okul servisinin altında kalarak hayatını kaybetmesine ilişkin hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede yer alan bilirkişi raporunda, 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istenen tutuklu servis sürücüsü İ.C. 'tali' kusurlu, 6 yaşındaki küçük kız ise 'asli' kusurlu bulundu

01.04.2026 13:31:00 / Güncelleme: 01.04.2026 13:35:01
İHA
6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu
6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu
Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi Köroğlu Caddesi'ndeki Bilgi İlkokulu önünde 4 Şubat'ta okul çıkışı servise binmek için yolun karşısına geçmeye çalışan 1. sınıf öğrencisi Ela Tabakoğlu, servis minibüsünün çarpması sonucu olay yerinde hayatını kaybetmişti. Gözaltına alınan sürücü İ.C. (46) tutuklanırken, küçük kızın cenazesi memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyünde toprağa verilmişti.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca, küçük Ela'nın ölümüyle sonuçlanan kazaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede yer alan kaza tespit ve bilirkişi raporlarına göre, olay günü saat 12.50 sıralarında, 41 P 3597 plakalı servis aracıyla 2232. Sokak üzerinden 2230. Sokak'a sağa dönüş yapan sürücü İ.C.'nin, aracın hareket ettiğini fark edip sağ taraftan koşarak gelen küçük kıza çarptığı belirtildi.

İddianamede, sağ ön kapı hizasına gelen Ela Tabakoğlu'nun sürücünün 'kör noktasında' kaldığı ve sağ ön tekerleğin yan kısmının çarpması sonucu aracın altında kalarak vefat ettiği kaydedildi.

Küçük Ela 'asli kusurlu' bulundu

Olayla ilgili hazırlanan kaza tanzim tutanağı da iddianamede yer aldı. Tutanakta, tutuklu sanık İ.C.'nin sağa dönüş kurallarını ihlal ettiği, hayatını kaybeden küçük Ela'nın ise KTK 68/1-C (Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde, taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları) kuralını ihlal ettiği belirtildi. Bilirkişi raporunda ise İ.C.'nin olayda 'tali kusurlu' olduğu, hayatını kaybeden Ela Tabakoğlu'nun ise 'asli kusurlu' olduğunun tespit edildiği vurgulandı.

"Vatandaşlar aracıma vurunca durumu anladım"

İddianamede ifadesine yer verilen tutuklu sürücü İ.C., olay günü okulda servis çektiğini ve aracı hareket ettirdikten sonra arkasından gelen küçük kızı görmediğini savundu. Yolda sağa döndüğü esnada çevredeki vatandaşların aracına vurması üzerine durumu fark ettiğini ve Ela'nın aracın altında kaldığını anladığını belirten sürücü, yaşananlardan dolayı pişman olduğunu dile getirdi.

Anne Serpil (35) ve baba Fatih Tabakoğlu'nun (36) ise şüpheliden davacı ve şikayetçi oldukları iddianamede belirtildi. İddianamede, şüphelinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek taksirle ölüme sebebiyet verdiği belirtilerek, 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve ehliyetine el konulması talep edildi.

Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü

Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında göçmen botunun batması sonucu ölü sayısının 19'a yükseldiği, 20 düzensiz göçmenin ise kurtarıldığı öğrenildi.

01.04.2026 10:55:00
İhlas Haber Ajansı
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü
Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında göçmen botunun batması sonucu ölü sayısının 19'a yükseldiği, 20 düzensiz göçmenin ise kurtarıldığı öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre, Kıyı Gözetleme Aracı tarafından Yalıkavak açıklarında, içerisinde düzensiz göçmenler olduğu değerlendirilen süratli bir lastik botun Yunanistan'ın İleryöz Adası istikametinde ilerlediği tespit edildi.



Yapılan tespit üzerine bölgeye sevk edilen TCSG-302 tarafından içerisinde çok sayıda düzensiz göçmen olduğu görülen bahse konu lastik bota dur ikazlarında bulunulurken, süratli bot ikazlara uymayarak ilerlemeye devam ederek, bölgedeki olumsuz deniz şartlarının etkisiyle su alarak battı.

Düzensiz göçmenlerin denize düştüğünün bildirilmesi üzerine bölgeye ilave 3 Sahil Güvenlik Botu ile arama kurtarma çalışmalarına hava desteği sağlanması maksadıyla İzmir'den 1 Sahil Güvenlik Helikopteri görevlendirildi. Olay yerine sevk edilen unsurlar tarafından arama kurtarma çalışmaları başlatıldı.

İlk olarak 11 düzensiz göçmenin cansız bedenine ulaşıldı. Yapılan çalışmaların devamında ölü sayısı 19'a yükselirken, 20 düzensiz göçmenin sağ olarak kurtarıldığı öğrenildi.
Bölgede çalışmalar devam ediyor.

Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti

Sarıyer'de bulunan bir binanın bahçe kısmında yoğun yağışlar sonrası toprak kayması gerçekleşti. Yaklaşık 20 metre aşağıda bulunan evlerin üzerine topraklar düştü. Sarıyer Belediyesi personelleri sokakta 6 binayı riskli görerek anlık tahliye kararı verdi. Bina sakinleri belediye personellerine isyan ederek, gidecek yerlerinin olmadığını bu sorun uzun süredir var olduğunu belirtti

01.04.2026 06:18:00 / Güncelleme: 01.04.2026 06:25:30
İHA
Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti
Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti
Olay, saat 19:00 sıralarında Sarıyer ilçesi Ayazağa Mahallesi 108. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, yoğun yağışlar sonrası sokakta bulunan bir binanın bahçesinde toprak kayması meydana geldi. Kayan topraklar yaklaşık 20 metre aşağıda bulunan evlerin üstüne düştü. Ev sakinleri durumu Sarıyer Belediyesi'ne şikayet etti. Ev sakinleri durumun ciddiye alınmadığını görerek, bu sefer de Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) şikayet etti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi şikayeti dikkate alarak, bölgeye Sarıyer Belediyesi personelleri, çok sayıda polis ve AFAD ekipleri yönlendirdi.



AFAD, toprak kayması yaşanan binanın bahçesinde inceleme yaptı. Durumu riskli değerlendiren ekipler, toplamda 6 binaya tahliye kararı verip mühürledi. Bina sakinleri belediye personellerinin anlık tahliye kararına tepki göstererek, gidecek yerlerinin olmadığını bu durumun birçok kez belediyeye bildirdiklerini ciddiye alınmadığını söyleyerek tepkiler gösterdi.



Bina Sakini Elmas Yalkın, tepki yaşanan duruma tepki göstererek, "Bu sokağın çoğu uçurumun üzerine kurulmuş bir sokak. Sokakta 20 yıldır Şişli Belediyesi ve şimdiki Sarıyer Belediyesi'ne bağlı olan bu sokak 20 yıldır istinat duvarı yapılması için baskı yapılıyordu belediyelere. Bu yoğun yağmur sonucunda da burada toprak kayması oldu. Belediyeyi bilgilendirdik buraya istinat duvarı yapılmalı diye. Belediye geldi her şey bir gün içerisinde oldu. Belediye geldi evde ocakta yemeğim varken, kapımı çaldı evimi boşaltmam gerektiğini söyledi. Riskli bölge olduğunu evi boşaltmam gerektiğini söyledi. Bende şöyle dedim biz burada yaşıyoruz hemen nasıl gidebiliriz. Şuanda sokaktayız. Belirli yerlere bant çektiler. Yapılması gereken istinat duvarı ile ilgili dönüş alamıyoruz, yaşanan olaydan sonra da alamıyoruz" dedi.



"Herhangi bir rapor yok"



Yalkın, durumla alakalı bir raporun olmadığını belirterek, "Herhangi bir rapor yok bir zemin etüdü yok bize gönderilen. Bizim kapımız çalındı evinizi boşaltın dendi" ifadelerini kullandı.

Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi

01.04.2026 00:05:00 / Güncelleme: 01.04.2026 00:08:55
Haber Merkezi
Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı
Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulması iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Eylül 2025'teki ilk dalga operasyonda gözaltına alınan Kenan Tekdağ hakkında 'ev hapsi' ve 'yurt dışı çıkış yasağı' adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.



Soruşturma çerçevesinde ikinci dalga operasyonda bir kez daha gözaltına alınan Tekdağ, 'çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma' ve 'suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama' suçlamalarıyla tutuklanmıştı.

Yaklaşık 5 aydır tutuklu bulunan Tektağ, bugün ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

121 Şirkete el konuldu



Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma çerçevesinde, Kenan Tekdağ'ın yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü Can Holding'e bağlı 121 şirkete el konuldu.

Mahkeme kararıyla bu şirketlerin yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildi.

Operasyonun kapsamı genişledi

Soruşturmanın ilk aşamasında 121 şirketle başlayan el koyma süreci, incelemelerin derinleşmesiyle birlikte holdingin diğer iştiraklerini de kapsayacak şekilde genişledi.

Bu kapsamda, holding bünyesindeki medya organlarından eğitim kurumlarına, enerji şirketlerinden spor kulüplerine kadar çok sayıda stratejik varlığa kayyum atandı.

El Konulan Başlıca Varlıklar:

Medya Grubu: Habertürk TV, Show TV, Bloomberg HT ve HT Spor.

Eğitim Kurumları: İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Doğa Koleji.

Spor: Kasımpaşa Spor Kulübü.

Enerji ve Diğer: Energy Petrol ve çeşitli sanayi iştirakleri.

Gerekçe: Kara Para Aklama ve Nitelikli Dolandırıcılık

Yargı makamları, söz konusu şirketlerin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kara para aklama", "vergi kaçakçılığı" ve "nitelikli dolandırıcılık" faaliyetlerinde araç olarak kullanıldığı iddiasıyla bu kararı aldı. El koyma kararıyla birlikte, şirketlerin finansal hareketleri ve geçmiş dönemdeki varlık transferleri mercek altına alındı.

Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Uşak Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Keskin Ezberci ile diğer 3 şüpheli adliyeye sevk edildi

31.03.2026 16:37:00
Haber Merkezi
Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi
Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında "kişi ve firmalardan rüşvet aldığı" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 4 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Keskin Ezberci, belediye personeli Deniz Aygün ve Ulaş Küçükakalın ile özel kalem müdürlüğünde görevli Ebru Yurtuluğ sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

9 şüpheli tutuklanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Uşak Belediyesine yönelik iddialarla ilgili "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında, 27 Mart'ta Uşak, Kocaeli ve Ankara'da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'nde savcılıkça ifadeleri alınan şüphelilerden Uşak Belediye Başkanı Yalım, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından tutuklama talebiyle hakimliğe gönderilmişti.

Yalım ile birlikte hakimliğe sevk edilen diğer şüpheliler Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, belediyenin Muhasebe ve Finansman Müdürü Hüseyin Yaman, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğukan Kurnaz, makam şoförü Murat Altınkaya, belediye personeli Cihan Aras ve İsmail Özçelik, Uşak Haber Medya Şirketi Sahibi Murat Baş ile Mustafa Yalım tutuklanmıştı.

Hakimlik, şüpheliler Kenan Arslan, Seher Akay, Aslıhan Aksoy ve Salih Sönmez hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar vermişti.

Artvin'de düzensiz göçmen operasyonu

Artvin'de polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda 10 düzensiz göçmen yakalanırken, organizatör olduğu belirlenen 2 kişi tutuklandı.

31.03.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Artvin'de düzensiz göçmen operasyonu
Artvin'de düzensiz göçmen operasyonu
Artvin'de polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda 10 düzensiz göçmen yakalanırken, organizatör olduğu belirlenen 2 kişi tutuklandı.

Artvin'de İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yürütülen istihbari ve operasyonel çalışmalar kapsamında düzensiz göçle mücadeleye yönelik önemli bir operasyon gerçekleştirildi.



Edinilen bilgilere göre, 30 Mart 2026 günü saat 01.00 sıralarında il merkezine giriş yapan ve "toptan gıda taşımacılığı" görüntüsü verilmiş şüpheli bir minibüs durduruldu. Araçta yapılan kontrollerde, yasa dışı yollarla Türkiye'ye giriş yaptığı tespit edilen 10 Afgan uyruklu düzensiz göçmen yakalandı.



Olayla bağlantılı olduğu belirlenen 2 göçmen kaçakçısı gözaltına alınırken, şüphelilerin kullandığı 2 araca da el konuldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Yakalanan düzensiz göçmenlerin sınır dışı işlemlerinin tamamlandığı öğrenilirken, güvenlik güçlerinin suç ve suçluyla mücadelesinin kararlılıkla sürdüğü belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.