logo
27 NİSAN 2026

Erdoğan körfeze sıcak para turuna çıkıyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Önümüzdeki hafta Cumhurbaşkanı'mızın Körfez turu var, 3 ülkeyi kapsıyor şimdilik. Suudi Arabistan, Katar ve BAE. Önemli ticari anlaşmalar ve yatırım anlaşmaları imzalanacak" dedi.

11.07.2023 09:38:00 / Güncelleme: 11.07.2023 09:44:06
Anadolu Ajansı
Erdoğan körfeze sıcak para turuna çıkıyor
Erdoğan körfeze sıcak para turuna çıkıyor

Bolat, basın kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelerek gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Göreve başladığında ilk icraat olarak ikinci el otomobil piyasasına ilişkin harekete geçtiğini anlatan Bolat, sektöre ilişkin tebdili kıyafetle yoğun denetim gerçekleştirdiklerini ve tespit edilen stokçuluk faaliyetlerine ceza kestiklerini söyledi.

Bolat, Bakanlığın, geçen yıl da sektöre "6 ay 6 bin kilometre" sınırlaması getirdiğini anımsatırken bu uygulamayı, bireysel satıcıları da kapsayacak şekilde 6 ay daha uzattıklarını belirtti. Bireysel satıcıların bir takvim yılı içinde 3'ten fazla otomobil satışı yapamayacağını da hatırlatan Bolat, "Bireyselde satışta 3'ü açan satışlar, zaten ticari satış kabul ediliyor. Baktık ki yaklaşık 4 bin 800 kişi, 50'den fazla satış yapmış. Bunlar ya bireysel ya galeriler ya da bayilerin yanında çalışanlar ve akrabaları üzerinden yapılan satışlar. Bunlardan savunma istendi ve savunmaları alınıyor, gerekli cezalar kendilerine gönderilecek." diye konuştu.

İkinci el fiyatının, bu yıl sonuna kadar sıfır araç fiyatından daha yüksek olamayacağı yasağını getirdiklerini de aktaran Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İlan siteleri, 15 Temmuz'dan itibaren sıfır araç fiyatından daha yüksek ikinci el fiyatı koymamaları konusunda uyarıldı. İlan siteleri de bu ilanları koymak isteyenleri uyaracak. Buna uyulmazsa 300 bin liraya kadar ceza kesilecek. Türkiye Noterler Birliği ile gerekli temas ve işbirliği sağlandı. 15 Temmuz itibarıyla noterler de 3'ten fazla bireysel satışı gerçekleştirmeyecekler. Burada çok ciddi açgözlülük uygulamalarını gördük. Bir nevi ihtiyaçtan oto alımından ziyade otoyu bir spekülasyon ve yatırım aracı ama daha çok spekülasyon amaçlı, manipülatif ve fahiş fiyat amaçlı ticaretini yapma gayretleri var. Biz son iki haftadır aldığımız tedbirlerle bu konuda çok önemli düzenlemeler yaptık. Bayilerin bir kısmının, stokladıkları araçları mecbur kalıp piyasaya sürmeye başladıklarını 'araç yok' dedikleri müşterilerini ve hatta galerileri arayıp 'araç var, almak ister misiniz' dediklerini müşahede ediyoruz. İkinci elde satışların gevşediğini müşahede ediyoruz, fiyatlarda da daha yüksek olan ikinci el satışların, sıfır araç satış fiyatına doğru aşağı doğru ivme kazandığı gözlemini yaptık. Birkaç hafta zaman alacak ama burada istikrarı kısa sürede piyasada sağlayacağız."

Bolat, otomobil sektöründe fiyat ve ticari uygulamalar anlamında çok ciddi bozulma yaşandığını gördüklerini belirterek "Bunu da maalesef sektörün aktörlerinin bir kısmı yapıyor. Bizim görevimiz piyasada düzenleyici ve denetleyici olmak, bunu yaparken de yanlış yapana müeyyide uygulamak. Bu müdahale kaçınılmazdı, acildi ve biz de Bakanlık olarak bu müdahaleyi yaptık." ifadelerini kullandı.

Sektördeki "çürük elmaları" ayıklamada onların da gayret göstermesini istediklerini bildiren Bolat, "Elimizde başka enstrümanlar da var, adım adım giriyoruz. 15 Temmuz'da yönetmelik yürürlüğe girince noterler, bireysel satışları 3'ten fazla olmamak kaydıyla durduracaklar, ilan sitesi uyarı yapacak, daha başka enstrümanlar da arkadaşlarımız planlıyorlar." dedi.

"İkinci el otomobil ithalatı çalışması yok"

İkinci el araç ithalatına izin verileceği yönündeki haberlerin sorulması üzerine Ömer Bolat, Türkiye'nin ithalatındaki artışta otomotiv ve altın ithalatının etkili olduğunu söyledi. Bolat, "Bu anlamda, İkinci el oto ithalatında Bakanlığımızda herhangi bir çalışma yapılmadı ama ekonomiyle ilgili kararlar yalnızca Bakanlığımızın alacağı karar olmayıp Cumhurbaşkanımızın, kabinenin içinde yer aldığı geniş istişarelerle bu kararlar alınıyor ama şimdilik böyle bir ikinci el oto ithalatı konusunda bir şey yok." cevabını verdi.

Bolat, marketlere yönelik fahiş fiyat ve stokçuluk denetimlerinin de aksatılmadan sürdüğüne işaret ederek "Mesela, 81 ilde 53 bin firma 306 bin ürün denetimi yapılmış şu ana kadar ve 212 milyon lira idari para cezası kesildi. Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu var, fahiş fiyat ve stokçuluk faaliyetlerine karşı işlem yapıyor. Ceza miktarları 30 bin lira ile 300 bin lira arasında değişiyor. Rekabet Kurumumuz da kartel oluşumları ya da hakim durum gibi rekabet bozucu eylemlere karşı büyük soruşturmalar yapıyor. Ellerinde 35 kadar soruşturma var, diğer sektörler de dahil olmak üzere. Soruşturmaların hızlandırılmasında azami gayret içindeler." değerlendirmesinde bulundu.

Süpermarket pazarında ciddi rekabetin bulunduğunu belirten Ticaret Bakanı Bolat, "Yeni bir perakende yasasını güncelleme konusunda sektörle, üreticilerle istişare halinde toplantılar yaparak bu konuda çalışma yürüteceğiz. Bunu hükümet olarak da istişare edeceğiz ama bütün olayın temelinde enflasyonla mücadelenin başarılması yatmakta." diye konuştu.

Bolat, tek haneli enflasyon döneminde bu konuların çok fazla konuşulmadığına işaret ederek şunları kaydetti:

"Cin şişeden çıktı, tekrar cini şişenin içine tıkamak kolay olmuyor. Anti enflasyonist faaliyetlerde başarılı oldukça fiyat tartışmaları da aşağı doğru gelecektir. 8 ay önce yüzde 85,51 olan TÜFE, haziran itibarıyla yüzde 38,21'e düşürüldü. Bu, başarıldı. Takip ediyoruz, son aylarda da fiyatlarda marketlerde, nispeten geçen yılki dalgalanmaların boyu bayağı kısaldı. Biz fahiş dediğimiz aşırı vurgun yapmayı amaçlayan ya da tüketiciyi kazıklamayı amaçlayan uygulamalara elimizdeki yetkilerle müdahale etmeye devam edeceğiz. Daha geniş planda kanuni düzenlemeler konusunda çalışmalarımızı sürdürüp uygulama noktasına getirmek için çalışacağız."

"Fahiş fiyattan satanlardan alışveriş yapmayalım"

Fahiş fiyat görülmesi durumunda tüketicinin Bakanlığa ihbar etmesini de talep eden Bakan Bolat, sözlerine şöyle devam etti:

"Biz bütün ihbarlara baskınlar yapıyoruz. Sosyal medyadan ya da Bakanlığımıza bildirilen tüm ihbarlara denetim mekanizmasını çalıştırıyoruz. Bunun bir yolu da bilinçli tüketim. Öyle satıcı varsa oradan alışveriş yapmamalıyım, kim makul satıyorsa oradan almalıyım. Merkez Bankası fiyat istikrarında gerekli çalışmaları yürütüyor bütün gücüyle, Hazine ve Maliye Bakanlığı para ve maliye politikaları alanında yürütüyor. Merkez Bankamız para ve döviz kurum politikalarında mücadelesini yürütecek. Biz de Ticaret Bakanlığı olarak düzenleme denetim ve yaptırım uygulama ile caydırıcılık görevini yapacağız. Tüketicimiz de fahiş fiyat uygulaması yapan yerlerden alışveriş yapmayacak, daha uygun yerlerden yapacak. Bu şekilde piyasada rekabeti artıracağız."

Bazı marketlerin, KDV artışlarını yürürlük süresinden önce uyguladığının belirtilmesi üzerine ise Bolat, "Denetim ekiplerimizin çalışmalarında, KDV farkı KDV olarak mı yansıtılıyor yoksa üstüne çok daha fazla ekleyerek tüketici zararına çaba içine mi giriliyor kontrol ediyor, bu denetimler yapılıyor." dedi.

Bolat, hal yasasına ilişkin de çalışmaları bulunduğunu da anlatırken "Halleri belediyeler işletiyor. Belediyeler, yeni ve modern haller yapma konusunda finansman sıkıntısı çektiklerini ifade ediyorlar. En önemli şey, tarladaki ürünü fazla zayiat olmadan aracısını azaltarak hale getirip tüketicinin beğenisine sunmak. Sebze ve meyvelerde bir iki günde hızlı çürüme oluyor. Çiftçilerimizin kendi aralarında kooperatif kuramamaktan kaynaklı olarak haldeki komisyoncularla, kabzımallarla çalıştıklarını görüyoruz. Bizim görevimiz üreticilerimizin kooperatifler üzerinden hızlı şekilde ürünlerini hale getirmelerini hızlandırmak. Hal yasasını yenileme konusunda Bakanlığımızın çalışması devam ediyor." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Körfez turuna çıkacak

Türkiye'ye yönelik yatırım taleplerini de değerlendiren Bolat, şunları kaydetti:

"Dünyanın her tarafından, Avrupa'dan, ABD'den, İslam dünyası ve Körfez ülkelerinden Türkiye ile iş yapma, yeni yatırımlar yapma noktasında büyük bir iştah var. Seçim öncesinde de bunu görüyorduk. Seçim sürecinde 'bekle gör' modundaydılar ama seçim bittikten sonra, güçlü kabine kurulduktan sonra yurt dışından Türkiye'de iş yapmaya yönelik çalışmalar fiiliyata dökülmeye başlandı. Heyetlerin biri gidiyor, biri geliyor. Bunun somuta dökülmesi an meselesi. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz ile Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek, ekip halinde önce BAE'de, sonra Katar'da yoğun temaslarda bulundu. Suudi Arabistan'la yoğun temaslar var. Önümüzdeki hafta Cumhurbaşkanı'mızın Körfez turu var, 3 ülkeyi kapsıyor şimdilik. Suudi Arabistan, Katar ve BAE. Önemli ticari anlaşmalar ve yatırım anlaşmaları imzalanacak. Kurmaylar yoğun şekilde çalışıyorlar. BAE ile ikili ticaret anlaşmamız zaten imzalandı, onay sürecinde, 10 milyar dolarlık karşılıklı ticaret hacmini ilk planda 25 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz, daha sonra 40 milyar dolar hedefi var. Siyasi alandaki hızlı yakınlaşma, Türkiye'miz, ekonomimiz, halkımız için çok güzel ekonomik faydalara dönüşecek. Suudi Arabistan Ticaret Bakanı bizi aradı, aynı istek ve kararlılığı onda da gördük."

"Yakın zamanda dış yatırımlarda büyük bir ivme göreceğiz."

Bolat, Abu Dabi Kalkınma Holdingi (ADQ) İcra Kurulu Başkanı Mohamed Hassan Al Suwaidi ile yaptığı görüşmeyi de anımsatırken "BAE'nin en büyük yatırım holdingi ADQ beni ziyaret etti. Başkan bizimle görüştükten 3 saat sonra Ticaret Bakanı olarak atandı. Görüşmemiz kendisine uğurlu geldi. Bize, 'Biz Türkiye'de yatırım konusunda 30 milyar dolarlık hedefimiz var. Her türlü gıda ürün sektöründe, lojistik, taşımacılık sektöründe, ilaç ve hastane işletmeciliği sektöründe, altyapı yatırımlarında ve start-up'ların olduğu teknoloji girişim firmaları alanında, bu 5 alanda tekliflere açığız' diye açık bir mesaj verdiler. Cumhurbaşkanımızın ziyareti ve yapılacak anlaşmalardan sonra dış yatırımlarda büyük bir hızlanma olacak. Avrupa'dan da ciddi arayışlar var. Herkes başlamaya hazır. Önümüzdeki birkaç ay içinde, sonbahara girerken biz bu girişimlerin somut yatırımlara dönüşeceğine inanıyoruz. Mevcut yatırımlarını artırma eğiliminde olacak olanlar ve yeni girecek olanlar var. Yakın zamanda dış yatırımlarda büyük bir ivme göreceğiz." ifadelerini kullandı.

Deprem felaketi sonrası oluşan ihtiyaçlar ile memur ve emekli maaş düzenlemeleri nedeniyle bütçe dengesinin önemine işaret eden Bolat, "Korkunç bir deprem yaşadık. Hazine ve Maliye Bakanlığı raporuna göre, 103 milyar dolarlık kaynağa ihtiyaç var. Bu kaynak 4 yıla yayılan sürede tamamlanmış olacak. Çok ciddi bütçe açığı ortaya çıkacak ve kamunun borçlanma limiti aşılmış olacaktı. Bu gerçekten hareketle deprem için bir Milli Dayanışma Paketi adı altında bu program hazırlandı. Ek bütçe çıkarılması kararı alındı. Ek bütçe de 1,1 trilyon lira civarında." diye konuştu.

İhracatçıların döviz yükümlülüklerinin esnetilip esnetilmeyeceğine ilişkin soru üzerine ise Bolat, yapılan ihracatın dövizinin ülkeye gelmesinin önemine işaret etti. Bolat, Merkez Bankası ile Hazine ve Maliye Bakanlığının bu konuları çalıştığını belirtirken "Bize de gelen bu talepleri paylaşıyoruz. Ülke ve ekonomi için döviz dengesi için olması gereken neyse o yapılacak, onu rahatlıkla söyleyebilirim." yanıtını verdi.

 İhracatçının finansman kanalları açılıyor

Bolat, Merkez Bankasının politika faizini artırması sonrasında bankaların kredi musluklarını açmaya başladığına işaret ederek "Merkez Bankamızla geçen hafta bir toplantı yaptık. İhracatçıların finansmana erişimindeki sıkıntı ve kaygılarını ilettik. Orada da oldukça pozitif, olumlu bir bakış açısı görmekten memnunuz. İhracatçılarımız kaygı duymasın, finansman kanalları açılıyor." değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye-AB ilişkilerini hızlandırmayı planlıyoruz"

AB ile ilişkiler ve Gümrük Birliğinin güncellenmesi sürecine ilişkin de bilgi veren Bolat, şunları kaydetti:

"AB'den birçok liderin seçim sonunda Türkiye ile yeniden çalışma konusunda istekli olduğunu gözlemledik. Önümüzdeki süreçte orta vadede Gümrük Birliği'nin güncelleme müzakerelerinin hızla başlatılıp bir sonuca varması talebimiz var. En son AB'nin 10 gün önceki Liderler Zirvesi'nde liderler, AB Komisyonu'na görev verdiler, 'Türkiye ile AB ilişkilerinde değerlendirme raporu hazırlayın' diye. Bu da önemli bir gelişme. Yakında o rapor çıkar. Biz de Ticaret Bakanlığı olarak bu konuda istekliyiz. Önümüzdeki günlerde Bakan Yardımcım Mustafa Tuzcu Bey Brüksel'e gidecek. Ben de AB'nin Genişlemeden Sorumlu Başkan Yardımcısı ile görüşme niyetindeyim. En azından gerginliğin ortadan kalktığı dönemi proaktif yaklaşımla eyleme dönüştürerek Türkiye-AB ilişkilerini hızlandırmayı, güçlendirmeyi planlıyoruz."

 

15 Temmuz darbe girişimi genç gazetecilerin manşetleriyle hatırlanacak

Basın İlan Kurumu, iletişim fakültesi öğrencilerinin kriz dönemlerinde doğru, hızlı ve sorumlu habercilik refleksi kazanmalarına katkı sağlamak amacıyla "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi" programını hayata geçiriyor. Programın ilk etkinliği 29 Nisan'da Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde gerçekleştirilecek

27.04.2026 14:30:00 / Güncelleme: 27.04.2026 14:32:07
Haber Merkezi
15 Temmuz darbe girişimi genç gazetecilerin manşetleriyle hatırlanacak
15 Temmuz darbe girişimi genç gazetecilerin manşetleriyle hatırlanacak
Basın İlan Kurumu tarafından 15 Temmuz Darbe Girişiminin 10. yıl dönümünde "Hafızayı Koru, Hakikati Yaz" temasıyla Türkiye genelinde 7 bölgeyi temsilen 7 üniversiteyle iş birliği içerisinde yürütülecek olan "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi", genç iletişimcilerin mesleki reflekslerini tarihsel bir olay üzerinden yeniden değerlendirmelerine imkân tanıyacak.

Teori ve uygulamayı bir araya getiren gazetecilik atölyesi, iki bölümden oluşacak. Atölyenin ilk bölümünde medya etiği ve sorumlu yayıncılık, dezenformasyonla mücadele, kriz ve olağanüstü durumlarda hızlı ve doğru haber üretimi ile haber ve kaynak doğrulama başlıklarında akademisyenler ve deneyimli gazeteciler tarafından teorik eğitimler verilecek.

İkinci bölümde ise öğrenciler gerçek bir haber üretim sürecini deneyimleyerek haber yazımı, görsel kullanımı, manşet oluşturma ve gazete birinci sayfasının tasarlanması aşamalarından meydana gelen uygulamalı çalışmayı gerçekleştirecek. Her biri 5 kişiden oluşan gruplar halinde çalışacak katılımcılar; deneyimli gazeteciler ve dizgi ekiplerinin rehberliğinde "O gece sen olsan nasıl manşet atardın?" refleksiyle 15 Temmuz darbe girişimini anlatan gazete birinci sayfasını baskıya hazır hale getirecek.

Basın İlan Kurumu'nun çalışması, özellikle kriz ve olağanüstü dönemlerde medyanın üstlendiği kritik rolü genç kuşaklara aktarmayı amaçlarken; aynı zamanda doğru bilgi, etik yayıncılık ve sorumlu haberciliğin önemine dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra genç gazeteci adaylarının demokrasi, millî birlik ve toplumsal sorumluluk temelli bir gazetecilik bilinci geliştirmesini hedefliyor.

"15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi"nin ilk programı 29 Nisan 2026 Çarşamba günü Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilecek. Atölye çalışması; Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi İletişim Fakültelerinde düzenlenecek etkinliklerle devam edecek.

Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme: Dönemin Tunceli Emniyet Müdürü ifadeye çağrıldı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli İl Emniyet Müdürü Yılmaz Delen'in Erzurum'da ifadesi alınıyor.

27.04.2026 14:08:00 / Güncelleme: 27.04.2026 14:21:20
Haber Merkezi
Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme: Dönemin Tunceli Emniyet Müdürü ifadeye çağrıldı
Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme: Dönemin Tunceli Emniyet Müdürü ifadeye çağrıldı
Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrıldı
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrıldı.
Yalova İl Emniyet Müdürü olan Delen, talimat üzerine Erzurum'a geldi. Delen'in Erzurum Adliyesi'nde ifade işlemleri başladı.
Tunceli'de 2019-2021 yılları arasında İl Emniyet Müdürlüğü görevini yürüten Yılmaz Delen, 23 Ocak 2026'da Yalova İl Emniyet Müdürlüğüne atanmıştı.

12 zanlı tutuklanmıştı
Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.
Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 15 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Şüphelilerden dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında, yurt dışında olduğu tespit edilen firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarılmış, Tunceli Devlet Hastanesi'nin bilgi işlem görevlileri B.Y. ve Y.E. de gözaltına alınmıştı.

Uçaklarda Powerbank şarjı yasaklandı

Uçaklarda powerbank şarjı yasaklandı. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, yolcu güvenliği için uçuş sırasında taşınabilir batarya şarjını tamamen men etti. Artık her yolcu en fazla 2 adet powerbank taşıyabilecek

27.04.2026 12:30:00
Eyüp Kabil
Uçaklarda Powerbank şarjı yasaklandı
Uçaklarda Powerbank şarjı yasaklandı
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM), uçuş güvenliğini artırmak amacıyla taşınabilir bataryaların (powerbank) uçak içinde şarj edilmesini yasakladı. Yolcular artık en fazla iki adet powerbank taşıyabilecek. Bu düzenleme, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü'nün (ICAO) Mart 2026'da yürürlüğe giren küresel teknik talimat güncellemelerine dayanıyor.

SHGM'nin resmi açıklamasına göre, "Söz konusu değişiklik kapsamında, hava aracında taşınabilir bataryaların (powerbank) şarj edilmesi yasaklanmıştır. Her bir kişinin taşıyabileceği taşınabilir batarya sayısı en fazla iki adetle sınırlandırılmıştır." Karar, lityum iyon bataryalardan kaynaklanan yangın ve güvenlik risklerini azaltmayı hedefliyor. Benzer kısıtlamalar Lufthansa Group, bazı Asya havayolları ve diğer uluslararası taşıyıcılar tarafından da uygulanmaya başlandı.

Yeni kuralların detayları

Şarj yasağı: Uçuş sırasında powerbank'leri uçak içi prizlere takarak şarj etmek veya powerbank ile cihaz şarj etmek tamamen yasak. Powerbank'ler kapalı ve erişilebilir konumda (koltuk cebi, yolcunun üzerinde veya koltuk altı el bagajında) tutulmalı.

Taşıma sınırı: Yolcu başına en fazla 2 adet powerbank. Fazlası kabul edilmiyor.

Bagaj kuralları: Powerbank'ler sadece kabin (el) bagajında taşınabilir. Check-in bagajına (uçak altı) verilmesi kesinlikle yasak (bu kural daha önce de geçerliydi).

Kapasite limitleri: Genellikle 100 Wh altı serbest, 100-160 Wh arası havayolu onayı gerekebiliyor, 160 Wh üzeri yasaklı.

Mürettebat istisnası: Kabin ekibi operasyonel ihtiyaçlar için powerbank taşıyıp kullanmaya devam edebilecek.

Bu değişiklikler, son yıllarda powerbank kaynaklı batarya yangınları nedeniyle gündeme gelen riskleri ele alıyor. ICAO, 27 Mart 2026'dan itibaren tüm üye ülkelerde (193 ülke) geçerli olacak güncellemeyi onayladı. Türkiye'de SHGM bu kuralları derhal uygulamaya koydu.

Yolculara öneri

Seyahat öncesi havayolu şirketinizin kurallarını kontrol edin. Hasarlı, şişmiş veya düşük kaliteli powerbank'leri uçakta kullanmayın. Güvenlik kontrollerinde sorun yaşamamak için kapasite etiketlerini (Wh) görünür tutun.

Bu düzenleme, havacılığın sıfır kaza hedefine katkı sağlarken yolcuların konforunu en az etkileyecek şekilde tasarlandı. Güncellemeler için SHGM ve havayolu duyurularını takip etmenizi öneririz.

Beykoz'daki yangını söndürme çalışmaları devam ediyor

İstanbul Beykoz'da gündüz saatlerinde çıkan ve geniş bir alana yayılan orman yangınına 7 saattir müdahale devam ediyor

27.04.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
Beykoz'daki yangını söndürme çalışmaları devam ediyor
Beykoz'daki yangını söndürme çalışmaları devam ediyor
İstanbul Beykoz'da gündüz saatlerinde çıkan ve geniş bir alana yayılan orman yangınına 7 saattir müdahale devam ediyor.

Beykoz Kılıçlı Mahallesi'ndeki ormanlık alanda saat 15.50 sıralarında çıkan yangına itfaiye ekiplerinin karadan müdahalesi sürüyor.

Beykoz-Şile sınırındaki yangının geniş bir alana yayılması ve kısıtlı ulaşım imkanı nedeniyle ekiplerin müdahalesi güçlükle devam ediyor.

Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret

Meltem TV ve Köy TV yöneticileri, TV48’e ziyarette bulundu

26.04.2026 15:31:00
Haber Merkezi
Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret
Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret
Meltem TV ve Köy TV yöneticileri, TV48'e ziyarette bulundu. Ziyarete, Meltem TV ve Köy TV Yöneticisi Adem Birinci, Genel Müdür Mustafa Uğurlu ve yorumcu Hasan Hüseyin Tekin katıldı.

Heyet, ziyaret kapsamında Prof. Dr. Haydar Baş tarafından kaleme alınan Hoş Geldin Atatürk adlı kitabı TV48 ekibine hediye etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette, medya alanında yapılabilecek iş birlikleri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.

İlerleyen süreçte ortak projeler geliştirilmesi yönünde temenniler dile getirilirken, ziyaret, günün anısına çekilen fotoğrafların ardından sona erdi.

Bingöl'de 4.4 büyüklüğünde deprem

Bingöl'ün Yedisu ilçesinde saat 08.01'de 4,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi

26.04.2026 09:22:00
AA
Bingöl'de 4.4 büyüklüğünde deprem
Bingöl'de 4.4 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Yedisu ilçesi olan 4,4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 7 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Bingöl Valiliğinin sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda, depremin ardından ilgili kurumlar tarafından yapılan ilk incelemelerde herhangi bir can ve mal kaybının tespit edilmediği belirtildi.

Açıklamada, "Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Allah ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten korusun." ifadelerine yer verildi. 

İstanbul'da büyük operasyon

İstanbul'un Pendik ilçesinde düzenlenen operasyonda, boş bir arsada toprak altındaki su kuyusuna gizlenmiş, ruhsatsız tabanca yapımında kullanılacak 3 bin 92 silah parçası ele geçirildi. 4 şüpheli yakalandı.

25.04.2026 11:27:00 / Güncelleme: 25.04.2026 11:33:40
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da büyük operasyon
İstanbul'da büyük operasyon
İstanbul'un Pendik ilçesinde düzenlenen operasyonda, boş bir arsada toprak altındaki su kuyusuna gizlenmiş, ruhsatsız tabanca yapımında kullanılacak 3 bin 92 silah parçası ele geçirildi. 4 şüpheli yakalandı.

Edinilen bilgilere göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, silah kaçakçılarına yönelik geniş çaplı bir çalışma gerçekleştirdi. Pendik'te kırsal bir alanda binlerce silah üretiminde kullanılabilecek parçaların gizlendiği yönünde istihbarat alan ekipler, tespit edilen araziyi takibe aldı.



Havadan dron ile bölgeyi didik didik inceleyen emniyet ekipleri, arazide toprak altına inip çıkanlar olduğunu saptadı. Yapılan çalışmalarda toprak altında dron destekli arazi taramalarında yeraltı su deposu tespit edildi.

Drone ile su kuyusunda yapılan tespitlerin ardından operasyon için düğmeye basıldı. Dün söz konusu bölgeye düzenlenen baskında, boş su deposunda çuvallara gizlenmiş 3 bin 92 adet tabanca yapımında kullanılacak parça, bin 869 sürgü ve çok sayıda çeşitli silah parçası ele geçirildi.



Silahlarla bağlantısı bulunan 4 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, yapılan operasyon ile Türkiye genelinde bugüne kadar tek seferde ele geçirilen silah yapımında kullanılacak en yüksek miktarda silah parçası olduğu belirtildi.

Yakalanan 4 silah kaçakçısı, sorgulanmak üzere İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şubesine götürüldü.

Operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri çok yönlü olarak devam ediyor.

Diyabetin atlanmaması gereken 5 belirtisi


 
Tip 2 diyabet, Türkiye'de milyonlarca insanın kabusu durumunda. Diyabetin belirtileri de aslında çok net... İşte öne çıkan beş belirti..

25.04.2026 01:10:00
MURAT ÇORBACI
Diyabetin atlanmaması gereken 5 belirtisi
Diyabetin atlanmaması gereken 5 belirtisi

Tip 2 diyabet, Türkiye'de milyonlarca insanın kabusu durumunda. Diyabetin belirtileri de aslında çok net... İşte öne çıkan beş belirti...

1. Sürekli yorgunluk: Dinlendikten sonra bile kendinizi bitkin hissediyorsunuz. Vücudunuz glikozu doğru şekilde kullanmakta zorlanıyor, bu da mevcut enerjinizi azaltıyor.

2. Aşırı susuzluk ve ağız kuruluğu: Gerçekten susuzluğunuzu gidermekte zorlandığınız için sürekli su içiyorsunuz. Bu, yüksek kan şekeriyle ilgili bir durum.

3. Sık idrara çıkma: Özellikle de geceleri. Vücudunuz fazla şekeri idrar yoluyla atmaya çalışıyor.

4. Bulanık görme: Kan şekeri seviyelerindeki dalgalanmalar, göz merceğinin şeklini geçici olarak etkileyerek görmeyi istikrarsız hale getirebilir.

5. Yaraların yavaş iyileşmesi: Küçük kesikler veya sıyrıklar daha uzun sürede iyileşiyor; bu da dolaşım ve bağışıklık sisteminin etkilendiğinin bir işaretidir.
Bu belirtiler, özellikle tip 2 diyabet söz konusu olduğunda, başlangıçta belirsiz olabilir. Bunlardan birkaçını fark ederseniz, bir sağlık uzmanına danışmanız ve kan şekerinizin ölçülmesini sağlamanız önemlidir.

Formula 1 heyecanı Türkiye’ye dönüyor

Formula 1, 2027’den itibaren 5 yıl boyunca İstanbul Park’a dönüyor. Türkiye, efsane 8. virajıyla yeniden motor sporlarının kalbi olacak ve dünya gündemine damga vuracak 

24.04.2026 21:00:00
Haber Merkezi
Formula 1 heyecanı Türkiye’ye dönüyor
Formula 1 heyecanı Türkiye’ye dönüyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Dolmabahçe Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisi'nde düzenlenen "Formula 1 Türkiye GP Tanıtım Programı"nda dünyanın en prestijli motor sporları organizasyonu Formula 1'in 2027 yılından itibaren İstanbul Park'a geri döneceğini resmen açıkladı. Anlaşma, en az 5 sezon (2027-2031) sürecek ve Türkiye'yi yeniden F1 haritasının en gözde duraklarından biri haline getirecek.

Erdoğan, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Türkiye'nin Formula 1 takvimine tekrar dahil edilmesini ülkemizin güçlü organizasyon kabiliyetine, modern spor ve sağlık altyapısına, son yıllarda bölgesinin 'istikrar adası' rolünü perçinlemesine ve elbette Türk milletinin misafirperverliğine duyulan büyük güvenin yeni bir işareti olarak görüyorum. Türkiye olarak bu güveni daha önce olduğu gibi yine boşa çıkarmayacak, her açıdan kusursuz bir organizasyonla yarışlara ev sahipliği yapacağız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından 2027 Türkiye Grand Prix'i için sembolik start butonuna bastı. Etkinlik sırasında bir Formula 1 aracı, Galataport'tan başlayarak İstanbul'un tarihi yarımadasında tur attı ve Dolmabahçe'ye ulaştı. Bu görsel şov, hem İstanbulluları hem de motor sporları severleri heyecanlandırdı.

İstanbul Park'ın öyküsü

İstanbul Park, daha önce 2005-2011 yılları arasında aralıksız 7 sezon Formula 1'e ev sahipliği yapmış ve "8. viraj"ıyla (bugün hâlâ efsane olarak anılan keskin dönüş) tüm dünyada ün kazanmıştı. Pandemi döneminde 2020 ve 2021'de de takvime dönmüş, ancak 2022'den itibaren listeden çıkmıştı. Yeni anlaşmayla pist, 2027'den itibaren en az 2027-2031 arası tam 5 yıl boyunca her sezon Türkiye Grand Prix'ine ev sahipliği yapacak. Formula 1 İcra Kurulu Başkanı Stefano Domenicali ve Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA) Başkanı Mohammed Ben Sulayem'in de katıldığı törende, anlaşmanın uzun vadeli iş birliğinin başlangıcı olduğu vurgulandı.

Ekonomik ve turizm açısından

F1'in dönüşü, Türkiye için yalnızca spor açısından değil, ekonomi ve turizm bakımından da kritik öneme sahip. Her Grand Prix hafta sonu yaklaşık 100-150 bin yerli ve yabancı seyirciyi ağırlayan İstanbul Park, otel doluluklarını rekor seviyeye çıkarıyor, havayolu ve restoran sektörlerini canlandırıyor. Uluslararası yayınlarla 500 milyondan fazla kişiye ulaşan organizasyon, Türkiye'nin global imajına da önemli katkı sağlayacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Formula 1'e dönmemiz şampiyonaya çok büyük değer katacak" diyerek, Türkiye'nin organizasyon kalitesinin ve istikrarının bu kararın arkasındaki en önemli etken olduğunu belirtti. Anlaşmanın detayları (bilet fiyatları, pist iyileştirmeleri, güvenlik önlemleri) önümüzdeki günlerde Formula 1 yönetimi ve Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu tarafından açıklanacak.

Motor sporları tutkunları ve gençler için yeni dönem

F1'in dönüşü, Türkiye'deki motor sporları altyapısını da güçlendirecek. beIN Sports'un yayın haklarıyla birlikte milyonlarca Türk taraftarın ekran başına kilitleneceği organizasyon, genç pilotların yetişmesi için de yeni fırsatlar yaratacak. Geçmiş yıllarda İstanbul Park'ta kazanan isimler arasında Felipe Massa, Lewis Hamilton ve Sebastian Vettel gibi efsaneler yer almıştı; şimdi yeni nesil yıldızlar aynı pistte mücadele edecek.

Türkiye'nin F1'e dönüşü, sadece bir spor etkinliği değil; aynı zamanda ülkenin uluslararası arenadaki gücünün ve cazibesinin somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. 2027'de başlayacak heyecan şimdiden başladı!

Üsküdar'da rüşvet alan 2 doktor için 12 yıl hapis istendi

Üsküdar Devlet Hastanesi'nde görev yapan ve hastalardan usulsüz şekilde para talep ettiği tespit edilmesinin ardından gözaltına alınarak tutuklanan Cem Gülçin ve Gürkan Örskıran hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. 2 doktor hakkında 4 yıldan 12 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi. Doktorların toplam 305 bin 485 lira haksız kazanç elde ettiği tespit edildi

24.04.2026 15:04:00
İhlas Haber Ajansı
Üsküdar'da rüşvet alan 2 doktor için 12 yıl hapis istendi
Üsküdar'da rüşvet alan 2 doktor için 12 yıl hapis istendi
Üsküdar Devlet Hastanesi'nde görev yapan iki doktorun hastalardan usulsüz şekilde para talep ettiği tespit edildi. Edinilen bilgilere göre, Cem Gülçin ve Gürkan Örskıran isimli doktorların muayeneye gelen hastalardan ameliyat işlemleri için ek ücret istedikleri belirlendi. Şüpheliler, rüşvet suçlamasıyla gözaltına alındı. Doktorların para istediği bazı hastaların ücretleri kabul etmediği ve bunun üzerine CİMER'e bildirerek doktorları şikayet ettiği, hastanede ise bazı yetkililerin durumu emniyete bildirdiği öğrenildi. Şikayetler üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, Üroloji doktorluğu yapan 2 şahsın hastalardan ameliyat için rüşvet aldıkları belirlendi. Şüpheli doktor Gürkan Örskıran'ın hastalarından 20 ila 30 bin TL arası rüşvet aldığı, diğer doktor Cem Gülçin'in ise bin 200 ila bin 400 dolar arasında rüşvet aldığı tespit edildi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından doktorlar hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede 2 doktor hakkında ayrı ayrı olmak üzere 4 yıldan 12 yıla kadar hapis talep edildi.

Biri kabul etti diğeri reddetti

Doktor Gürkan Örskıran savunmasında, suçlamaları kabul etmediğini hastane bünyesinde yapılan ameliyatlarda dışarıdan temin edilen herhangi bir malzeme bulunmadığını ifade etti. Doktor Cem Gülçin ise gözaltı sürecinde geçmişini düşündüğünde yaptığı şeyin etik ve ahlaklı olmadığını, talep ettiği parayı maddiyatının yeterli olmadığı için değil hırsından dolayı talep ettiğini belirtti.

12 yıla kadar hapsi talep edildi

2 doktorun, hazırlanan iddianamede "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12 yıla kadar hapsi istendi.



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.