logo
12 AĞUSTOS 2026

Erdoğan: Kuklayı da kuklacıyı da, oyunu kimin yazdığını da çok iyi biliyoruz

Erdoğan, AK Parti grup toplantısında parti içinde değişikliğe gidileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan "Yorulan arkadaşlarımız varsa hatası, kusuru, yanlışı olanlar varsa kardeşlik hukukumuzu koruyarak onları dinlenmeye alacağız. Bürokratik vesayete fırsat vermeyiz" dedi.

15.05.2024 13:23:00 / Güncelleme: 15.05.2024 14:32:51
Haber Merkezi
 
Erdoğan: Kuklayı da kuklacıyı da, oyunu kimin yazdığını da çok iyi biliyoruz
Erdoğan: Kuklayı da kuklacıyı da, oyunu kimin yazdığını da çok iyi biliyoruz
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yorulan arkadaşlarımız, motivasyonunu yitiren arkadaşlarımız varsa, hatası, kusuru, yanlışı olanlar varsa, kardeşlik hukukumuzu koruyarak onları dinlenmeye alacağız; yeni, heyecanlı, dinamik arkadaşlarımızla kadromuzu güçlendirerek yolumuza devam edeceğiz." dedi.

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, toplantının ülke, millet, demokrasi ve partisi için hayırlara vesile olmasını Allah'tan niyaz etti.

"Aşkınız, sevdanız ve vefanız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" diyen Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nı dün yine coşku ve heyecan dolu bir atmosferde icra ettiklerini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024 yılının bu ilk il başkanları toplantısında hem son 5 ayın muhasebesini yaptıklarını hem de illerin adeta röntgenini çektiklerini belirterek, "Teşkilatımızın kararlılığı, dinamizmi ve heyecanı karşısında partimizin Genel Başkanı ve bir neferi olarak, hakikaten büyük bir gurur duydum. Bizi örselemeye çalışanlara inat, üstat Necip Fazıl'ın o veciz ifadesiyle yolumuza 'pekleşe pekleşe' devam ediyoruz." diye konuştu.

AK Parti'nin ayırıcı vasfının, istişareye önem vermesi ve attığı her adımı istişareyle atması olduğuna işaret eden Erdoğan, AK Parti'nin kuruluşundan itibaren daima ortak akılla hareket ettiklerini, bunu güçlendirerek sürdüreceklerini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Son 1 yılımıza damga vuran seçimler dolayısıyla gelenekselleşmiş istişare kamplarımızı yapamamıştık. İstişare toplantımızı önümüzdeki haftalarda gerçekleştiriyoruz. Milletvekillerimizle 7-8 Haziran tarihinde, belediye başkanlarımızla da 1-2 Temmuz'da inşallah bir araya geleceğiz. Önümüzdeki döneme dair yol haritamızın da şekilleneceği bu toplantıların, şimdiden partimiz ve davamız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Kongrelerimizle ilgili takvimi de inşallah yakında ilan edeceğiz. Yetkili arkadaşları gerekli hazırlıkları yapmak üzere talimatlandırdık. Bu süreci de dava ve yol arkadaşlığımıza halel getirmeden yürüteceğiz."

"Dış politika kulvarında özellikle yoğun bir 4 haftayı geride bıraktık"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin siyaset tasavvurunda, görev ve sorumluluk almak kadar gerektiğinde tüm rütbelerden azade bir şekilde bu partinin bir eri olarak çalışmanın da büyük bir şeref olduğunu vurgulayarak, her kongre sürecini, kadroları arasındaki bir bayrak yarışı olarak gördüklerini aktardı.

Erdoğan, "Yorulan arkadaşlarımız, motivasyonunu yitiren arkadaşlarımız varsa, hatası, kusuru, yanlışı olanlar varsa, kardeşlik hukukumuzu koruyarak onları dinlenmeye alacağız; yeni, heyecanlı, dinamik arkadaşlarımızla kadromuzu güçlendirerek yolumuza devam edeceğiz. Kurulduğumuz günden beri yenilenerek, tazelenerek geliyoruz. İnşallah bundan sonra da aynı çizgide hareket edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

14 Mayıs 2023'te yapılan genel seçimin üzerinden dün itibarıyla 1 yıl geçtiğini hatırlatan Erdoğan, TBMM'nin, bu 1 yıl içinde yine gece-gündüz demeden çalıştığını ve milletin beklentilerini karşılayacak yasaları çıkardığını söyledi. Erdoğan, "Aynı süreçte hükümetimiz de başta şahsım olmak üzere, tüm kabine üyelerimizle gecemizi gündüzümüze katarak ülkemizin refahı, kalkınması ve güvenliği için ter döktük, döküyoruz. Sadece son grup toplantımızdan bu yana yurt içinde ve yurt dışında birçok programa katıldık, farklı liderleri ülkemizde misafir ettik. Dış politika kulvarında özellikle yoğun bir 4 haftayı geride bıraktık." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, söz konusu süreçte gerçekleştirdiği kabul ve ziyaretlere ilişkin video izletildi.

"Biz, sonuna kadar yapıcı ve uzlaşmacı tutumumuzu koruyacağız"

Erdoğan, diplomaside olduğu gibi iç siyasette de yoğun gayret içinde olduklarını dile getirerek, Meclisin gündeminde adaletten ticarete, ekonomiden güvenliğe ve eğitime geniş bir yelpazede kanunlaşma sürecinde olan tekliflerin bulunduğunu bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerek hayat pahalılığı ve fırsatçılık gerekse son dönemde sıkça basında yer alan öğretmenlerimize yönelik şiddetle mücadelede yasal zeminin güçlendirilmesine ihtiyaç duyuyoruz. AK Parti Grubumuzun, Cumhur İttifakı'ndaki ortağımız MHP ile işbirliği ve eş güdüm içinde bu konuları çok iyi takip etmesini bekliyorum. Meclis tatile girmeden, yasal düzenlemeleri çıkarmamız gerekiyor." sözlerini sarf etti.

Yeni anayasa görüşmelerine de değinen Erdoğan, şu görüşleri paylaştı:

"Yeni ve sivil anayasa meselesinde Meclis Başkanımızın çalışmalarına destek vermemiz, önemlidir. Cumhuriyet'in ilk asrını darbe anayasasıyla karşılamış ve geçirmiş olmanın mahcubiyeti içindeyiz. Toplumsal temsil kabiliyeti en yüksek meclislerden olan 28'inci dönemin; milletimize, demokrasimize ve gelecek nesillere yapacağı iyiliklerin zirvesinde Türkiye'nin 64 yıllık sivil anayasa hasretini dindirmek olacaktır. Sivil anayasa iradesinin, günlük siyasetin geçici tartışmalarına kurban edilmemesi gerektiği kanaatindeyiz.

Aceleye getirmeden ama çok da fazla uzatmadan istişari temasları bitirip, somut adımlar atılmasında fayda görüyoruz. Biz, sonuna kadar yapıcı ve uzlaşmacı tutumumuzu koruyacağız. Önümüzde, inşallah kesintisiz bir 4 sene daha var. Bu 4 yılın her gününü, ilk günkü heyecanla, ilk günkü aşkla dolu dolu geçirecek; Allah'ın izniyle, ülkemizi her alanda yeni seviyelerle, yeni rekorlarla buluşturacağız. Türkiye'nin son 21 yılına mührünü vurmuş bir kadro olarak, gelecek asrına da eserlerimiz ve projelerimizle inşallah biz istikamet çizeceğiz."

"31 Mart seçimleri bir güven oylaması değildir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs seçimlerinde aziz milletin, iktidar olma yetkisini kendilerine tevdi ettiğini, 10 ay sonrasında 31 Mart yerel seçimlerinde ise kendilerine bir ikazda bulunduğunun unutulmaması gerektiğini belirterek, "31 Mart seçimleri bir güven oylaması değildir. Seçmenin, ülkenin idaresine ilişkin tercihlerinde bir kırılma, bir değişiklik olmamıştır. Önce 14 Mayıs'ta, 2 hafta sonra 28 Mayıs'ta seçmen kararlı bir şekilde hükümeti Cumhur İttifakı'na emanet etmiş, yerel seçimde tercihini sandığa farklı şekilde yansıtmıştır. Bu ikisini birbirinden ayırmak durumundayız." düşüncesini dile getirdi.

Milletin 31 Mart'ta verdiği mesajı duymazdan gelmeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz o mesajı aldık, gereğini de yapmaya başladık. Ancak milletin, AK Parti'den ya da Cumhur İttifakı'ndan desteğini çektiğini zannedenler fena halde yanılırlar. Bu yanılgıya özellikle sizler düşmeyeceksiniz. Bakanlarımız, milletvekillerimiz, bütünüyle teşkilatımız, aziz milletimizin bize 14 Mayıs'ta yüklediği emanetin idrakinde olacağız. Bu emanetin bize 5 yıllığına yüklendiğinin farkında olacağız. Hiç sağa sola bakmadan; işimize, hedeflerimize kilitlenecek, milletimizin yüklediği emanetin inşallah hakkını vereceğiz. Bu noktada, içimizde, kadrolarımızda, eğer yanlış değerlendirmeler yapanlar, milletin mesajını yanlış okuyanlar varsa, atalete veya tembelliğe tevessül edenler olursa, onlarla, hiç tereddüt etmeden yollarımızı ayırırız."

Erdoğan, partisinin çalışma usulünün belli olduğunu söyleyerek, "Hemen yarın seçim olacakmış gibi hazırlıklıyız. Hemen yarın milletimiz tarafından hesaba çekilecekmiş gibi çok çalışırız. Aynı zamanda, biz hiç seçim olmayacakmış gibi, süreye bakmadan, tarihe bakmadan, kendimizi seçim tarihleriyle kısıtlamadan çalışan bir kadroyuz. Şunu çok net ifade etmek isterim; Ne teşkilatımızda, ne de bürokrasi kadrolarında, rehavete, tembelliğe, gevşemeye, isteksizliğe, gönülsüzlüğe asla ve asla tahammülümüz olamaz. Son 21 yılda çetin mücadeleler sonucu gerilettiğimiz bürokratik vesayetin tekrar nüksetmesine fırsat vermeyiz, vermeyeceğiz." dedi.

"Buradayız; dimdik, sapasağlam ayaktayız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde gündeme gelen her hadiseyi tüm boyutlarıyla, en ince detayına kadar takip ettiklerini belirterek, "Kanunun dışına çıkan; hatası, kastı veya marazı olan kim varsa, hukuk zemininde hesabını mutlaka soruyoruz. Ülkeye ve millete karşı vazifesini yapmamanın hiçbir bahanesi olmaz. Bizim için her bir saniye, milletimizin emanetidir; o her saniyeyi milletimiz için sarf etmek boynumuzun borcudur." diye konuştu.

Son 22 yılda, AK Parti ve hükümetleriyle ilgili karamsar ve kötümser senaryolar yazanların olduğunu dile getiren Erdoğan, "Bize süre biçenler oldu. Bize, gazete manşetlerinden ömür biçenler oldu. 'Bu iş bitti' deyip yolunu değiştirenler oldu. Bu davaya ihanet edenler oldu. Korkanlar, ürkenler, hırslarına yenilenler oldu. Onlar şimdi yoklar, esameleri okunmuyor; unutulup gittiler. Ama Allah'a hamdolsun, biz buradayız; dimdik, sapasağlam ayaktayız. Dava burada ve inşallah yarın da burada olacak. Mevla ömür, milletimiz de yetki verdikçe burada olmaya devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i AK Parti Genel Merkezi'nde kabul ettiğini ve 1,5 saatin üzerinde verimli bir görüşme yaptıklarını hatırlattı.

Türkiye'de siyasetin bir "yumuşamaya" ihtiyacı olduğunu; bu konuda her zaman olduğu gibi üzerlerine düşeni yaptıklarını, yapmaya devam edeceklerini vurgulayan Erdoğan, hiçbir zaman kutuplaşmanın, gerilimin, kamplaşmanın tarafı olmadıklarını, olmayacaklarını belirtti.

Erdoğan, Türkiye'yi bir ve beraber gördüklerini, hiçbir ayrım yapmadan bütün olarak 85 milyonun tamamını kucakladıklarını söyledi.

Milletin her bir ferdini "Türkiye ortak paydası"nda buluşturmak için büyük mücadeleler verdiklerine işaret eden Erdoğan, siyasetlerini gerilim ve kutuplaşma üzerine değil hizmetler, hedefler, projeler, yatırımlar üzerine inşa ettiklerini dile getirdi.

Haksızlık, adaletsizlik karşısında öfkelendiklerini, milletle irtibatlarında her zaman kucaklayıcı ve kuşatıcı olduklarının altını çizen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Temennimiz odur ki önümüzdeki 4 yıl gerilimle değil karşılıklı hoşgörüyle geçsin. İstiyoruz ki muhalefet yıkıcı, kırıcı değil yapıcı olsun. Arzumuz odur ki Türkiye'nin meseleleri siyasetin günlük polemiklerinin üzerinde ele alınsın. Biz, milletimizin de takdir ve talep ettiği bu iklimin Türk siyasetinin normali haline gelmesini ümit ediyoruz. Siyaseti yüksek gerilim hattına hapsetmek isteyenler her zaman olacaktır ama olmasını istemiyoruz. FETÖ'ye diyet borcunu ödemek için 'Yenikapı ruhunu' baltalayanlar, görüyoruz ki asla boş durmuyor. Siyasetteki tüm sermayesi köken, meşrep, inanç, bunun üzerinden insanları ayırmak olanların nereye varmaya çalıştığının idrakindeyiz. Kuklayı da kuklacıyı da oyunu kimin yazdığını da çok iyi biliyoruz. Ne kadar çirkinleşirse çirkinleşsinler, biz o tuzağa düşmeyeceğiz."

Erdoğan, kendilerine yakışanın ağırbaşlılık, tevazu ve hoşgörü olduğunu vurguladı.

"Cumhur İttifakı daha da güçlenerek yoluna devam edecek"

"Başkaları ne yaparsa yapsın, biz kucaklayıcı ve kuşatıcı olacağız." diyen Erdoğan, şunları ifade etti:

"Partimizin kapıları, ilkeleri, bizim ilkelerimizle örtüşen herkese açıktır. Biz milletimizin, devletimizin çıkarları için kin tutarız ama siyasette kin kavramını asla kabul etmeyiz. İhanete varmayan her dostluk bizim için bakidir. Yeter ki samimiyet olsun, hüsnüniyet olsun, ülkeye ve millete hizmet derdi olsun. Diğer her şey bir şekilde hal yoluna koyulur. Siyasette yumuşama iklimini kara kışa çevirmeye çalışanlar olduğunu, Cumhur İttifakı surlarında gedik açmak isteyenler olduğunu biliyoruz ve görüyoruz. Daha önce de bu tarz teşebbüslerle karşılaştık. Allah'a hamdolsun hepsinden güçlenerek çıktık. İnşallah yine aynısı olacak. Fitne ve nifak odaklarına kesinlikle göz açtırmayacağız. Cumhur İttifakı daha da güçlenerek, saflarını sıklaştırarak, dayanışmasını artırarak yoluna devam edecek. Türkiye Yüzyılı'nın inşası için omuz omuza çalışmayı her zamankinden daha adanmış şekilde sürdüreceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelindeki Filistinliler ve kendileri için 15 Mayıs'ın anlamlı bir gün olduğunu söyledi.

Bugünün "büyük felaket" anlamındaki Nekbe'nin 76. yıl dönümü olduğunu aktaran Erdoğan, Osmanlı'nın Filistin topraklarından çekilmek zorunda kalmasının ardından İngilizlerin himayesinde siyonistlerin toprakları işgale başladığını anlattı.

Filistin topraklarındaki ilk kitlesel katliamın, 1918'de Osmanlı'nın çekilmesiyle başladığına işaret eden Erdoğan, siyonist çetelerin, siyonist terör örgütlerinin, toplu cinayetler işleyerek Filistinlileri topraklarından sürdüğünü ve göç etmek zorunda bıraktığını dile getirdi.

"Er ya da geç Filistinliler evlerine dönecekler"

Erdoğan, o dönem yüz binlerce Filistinlinin yanlarına sadece evlerinin anahtarlarını alarak, Lübnan'a, Ürdün'e, Suriye'ye ve diğer bölge ülkelerine gittiğini, mülteci kamplarında zor bir hayata başladığını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kalanların durumu gidenlerden daha kötüydü. 14 Mayıs 1948'de İsrail devleti kuruldu ve işgal, soykırım politikaları artık bir devlet politikası olarak sürdürüldü. İşte Filistinliler, İsrail devletinin kurulmasının hemen ertesi günü, 15 Mayıs'ı, 'büyük felaket' yani 'Nekbe' olarak ilan ettiler ve her yıl 15 Mayıs'ta, evlerine, bağımsızlıklarına kavuşma umudunu tazeliyorlar. Bu Nekbe gününde, tüm Filistinli kardeşlerimize kalpten selamlarımızı gönderiyorum. Nekbe'nin acısını en az onlar kadar yüreğimizde hissediyoruz. Nekbe'nin yıl dönümünde, en az onlar kadar umudu muhafaza ediyoruz. Er ya da geç Filistinliler evlerine dönecekler. Er ya da geç Filistinliler, yastıklarının altında muhafaza ettikleri ve nesilden nesile emanet bıraktıkları o anahtarlarını kullanacak ve inşallah kendi evlerine, yuvalarına kavuşacaklardır."

Hitler'in, Yahudi soykırımını yaparken yalnız olmadığını söyleyen Erdoğan, o dönem Avrupa'daki çok sayıda ülkenin Hitler'i desteklediğini belirtti.

"Hitler, acımasızca katliam yaparken, soykırım yaparken, kendisini çok güçlü, çok kudretli, yenilmez hissediyordu. Ne oldu? Kafasına bir kurşun sıktı, yanmış cesedi Almanya gibi harabeye dönmüş sığınağında bulundu." ifadelerini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Aynı şekilde Bosna'da, Bosna Sırplarının lideri Mladic, Karadzic, Bosna'da kıyım yaparlarken Avrupa ve birçok ülke arkalarındaydı. Birleşmiş Milletlerin güya koruması altındaki Srebrenitsa'da soykırım yaparken dünyanın güçlü ülkeleri arkalarındaydı. Dünyanın gözü önünde 8 bin 372 Boşnak kardeşimizi şehit ettiler. Yenileceklerini asla düşünmüyorlardı. Bir gün hesap vereceklerini hiç hesaba katmıyorlardı. Ne oldu? Yakalandılar, mahkemeye çıktılar ve bir zamanların o kudretli politikacıları, o soykırımcı generalleri hesap verdiler, şimdi hapiste ölümü bekliyorlar. Er ya da geç, Gazze Kasabı Netanyahu'yu ve onunla birlikte Gazze'de soykırıma ortak olanları da unutmayın aynı akıbet bekliyor. Göreceksiniz, döktükleri her damla kanın hesabını mutlaka verecekler. Vahşice katlettikleri 35 bin Filistinlinin, yaralanan ve uzvunu kaybeden 80 bini aşkın Gazzelinin ahı bunların peşini asla bırakmayacak. Biz de soykırımcıların hukuka hesap vermesi için enselerinde olacağız."

"Kimse bizden susmamızı beklemesin"

Gazze soykırımın hesabı sorulmadan dünyanın huzura kavuşamayacağını ve temiz kalamayacağını ifade eden Erdoğan, tüm dünyanın bu hakikati kabullenmesi gerektiğini söyledi.

Erdoğan, "Kimse bizden susmamızı, sözümüzü yumuşatmamızı beklemesin. Bunlar cani oldukları kadar küstahlar, barbar oldukları kadar da şımarıklar." dedi.

Filistin'de bombalarla mermilerle en ölümcül silahlarla keskin nişancılarla açlıkla susuzlukla insanların öldürüldüğüne işaret eden Erdoğan, İsrail'in hastaneleri ve ambulansları hedef aldığını anımsatarak, "İnsanları evlerinden çıkarıp güya güvenli bölgelere yönlendirdiler, güvenli bölgelerde sivil katlettiler. Yardım için, bir parça ekmek için koşuşan insanları öldürdüler. Annelerine, evlatlarının parçalarını toplattılar. Tarihte bunun örneği yok." şeklinde konuştu.

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Gazze'de saldırılarını sürdüren İsrail'i eleştirdi. Erdoğan, "Hitler bile, tarihe kara bir leke olarak geçen o insanlık dışı Holokost'u yaparken bu kadar aleni yapmadı, bu kadar cüretkar değildi. Bunlar o kadar pervasız ki kameralar önünde, canlı yayınlarda gazetecileri, doktorları, sivilleri, daha kundaktaki bebekleri katlettiler; camileri, okulları, kiliseleri bombaladılar. Bundan kaçamazlar, kaçamayacaklar. Mahkeme-i Kübra'ya çıkmadan önce, inşallah dünyada bunun hesabını verecek, cezasını çekecekler." diye konuştu.

Uluslararası mahkemenin baskı altına alınmaya çalışıldığına işaret eden Erdoğan, "Birlemiş Milletler kürsüsünden Birleşmiş Milletler Şartı'nı parçalayarak güya dünyaya meydan okuyorlar. Nesin sen ya? Orada o ufak kağıt makinesinin içerisinde onu parçalamak suretiyle bu işten yırtacağını mı zannediyorsun? Bunun bedelini ödeyeceksiniz. Filistin'e destek veren profesörleri, öğrencileri açıkça tehdit ediyorlar. Ellerindeki devasa medya ve lobi gücünü kullanarak herkesi susturmaya teşebbüs ediyorlar. Antisemitizm yaftası vurduklarında, insanların korkacağını, geri adım atacağını zannediyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, insanlık bu katillerin yakasını bırakmayacak. İnsanlık bıraksa dahi biz bu katillerin, bu soykırımcıların, bu gözü dönmüş cinayet şebekesinin peşini bırakmayacağız." değerlendirmesinde bulundu.

"Hamas, Gazze'de Anadolu'nun ileri hat savunmasını yapıyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:

"Şimdi Hamas'ı destekliyoruz diye, Hamas'a sahip çıkıyoruz diye dışarıda ve içeride bizi eleştiriyorlar. Yahu sizde hiç mi vicdan yok, hiç mi insafınız kalmadı? Gazze'de açlıktan ölmek üzere olan masum yavrulara yardım götüren tırlara bile tahammül edemeyenleri savunacak kadar, bu terörü, bu terör devletini savunacak kadar mı ruhunuzu, kimliğinizi, kişiliğinizi kaybettiniz?

Sanmayın ki İsrail Gazze'de duracak. Sanmayın ki Ramallah güvenlik içinde olacak. Bu azgın devlet, bu terör devleti, eğer durdurulmazsa 'vadedilmiş topraklar' hezeyanıyla gözünü er ya da geç Anadolu'ya dikecek. İsrail, Gazze'de sadece Filistinlilere saldırmıyor; bize saldırıyor bize. Hamas, Gazze'de, Anadolu'nun ileri hat savunmasını yapıyor. Bunu göremeyecek kadar kör müsünüz? Bunu anlamayacak kadar mı idrakiniz kapandı? Ben Hamas'ı Kuvayımilliye'ye benzetince rahatsız olanlar var. Neden rahatsız oldunuz? Kuvayımilliye'ye de affedersiniz, eşkıya demediler mi, asi demediler mi, isyancı demediler mi, hain demediler mi, şaki demediler mi? Bugün Hamas'a terör örgütü diyenler, 100 yıl önce olsa, inanın, Kuvayımilliye'ye de terör örgütü diyecekler, asi, şaki, hain diyeceklerdi."

Türk milletinin her zaman mazlumun, mağdurun, garibin, gurebanın yanında durduğunu belirten Erdoğan, özellikle de istiklali için, özgürlüğü için, vatanlarını korumak için mücadele edenlerin yanında durduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hem kendi topraklarının istiklali için savaşan hem de Anadolu'yu savunan Hamas'ın yanında durmaya devam edeceğiz. Ruhunu, aklını ve vicdanını siyonist katillere kiraya verenlere asla itibar etmeyeceğiz." dedi.

Anneler Günü'nde 81 ilde Filistinli anneler için "susmayacağız" diyerek örnek bir duruş sergileyen AK Parti Kadın Kollarını tebrik eden Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları Üniversiteler Teşkilatını da 60'tan fazla üniversitede gerçekleştirdiği barışçıl Filistin'e destek eylemleri için ayrıca kutladı.

- "Hak bildiğimiz, inandığımız kutlu yolda azimle ve sabırla yürüyeceğiz"

Türkiye'nin, mazlum ve mağdurların umudu haline dönüşmesinden emperyalistlerin rahatsız olmasını anlayabildiklerini kaydeden Erdoğan, insani değerleri ve adaleti merkeze alan politikalarıyla Türkiye'nin, yüzyıllardır devam ettirilen sömürge düzenine çomak soktuğunu söyledi.

"Dünya beşten büyüktür" tespitinin ne kadar doğru olduğunun yaşanan her krizde bir kez daha ortaya çıktığını anlatan Erdoğan, "Bu çağrımızın Afrika'dan Asya'ya iradeleri yok sayılan ülkelerde günden güne daha fazla makes bulduğunu görüyoruz. Türkiye, giderek bir cazibe, bir çekim merkezi haline gelmektedir. Ülkemize yönelik propagandaların artmasının gerisindeki sebeplerden biri de işte budur." ifadelerini kullandı.

Kimin ne yaptığını ve nereye varmak istediğini iyi bildiklerini ifade eden Erdoğan, "Bunlara bugüne kadar boyun eğmedik, Allah'ın izniyle, bundan sonra da geri adım atmayacağız. Hak bildiğimiz, inandığımız kutlu yolda azimle ve sabırla yürüyeceğiz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti:

"Şunun bilinmesini isterim; Tayyip Erdoğan olarak tek başıma kalsam da Filistinli, Suriyeli, Somalili, Türkistanlı, Sudanlı mazlumların hakkını savunmaya devam edeceğim. Siyonist katillerin ve piyonlarının bizi hedefe koyması; ürkecek, çekinilecek bir şey değil, göğsümüzde gururla taşıyacağımız bir şeref madalyasıdır. Her zaman söylüyorum; korkaklar zafer anıtı dikemez. Ne yarım asrı bulan siyasi hayatımızda ne de 21 yılı aşan iktidarlarımız boyunca korkanlardan, sinenlerden, zoru görünce kaçanlardan olmadık. Gün oldu, vesayetçilere meydan okuduk. Gün oldu, eli kanlı terör örgütlerine meydan okuduk. Gün oldu, emniyet, yargı ve ordu içinde yuvalanmış FETÖ'cü alçaklara meydan okuduk. Vatanımızın bekasına, milletimizin istiklaline kim kast ederse, bundan sonra da karşılarında dimdik durmaya devam edeceğiz. Hükümetimiz, ittifakımız ve devletimiz her zamankinden daha güçlüdür, daha kararlıdır, hedeflerine daha fazla kilitlenmiştir. Gazze'de soykırım bitinceye ve katiller hukuk önünde hesap verinceye kadar tüm imkanlarımızla Filistin halkına sahip çıkacağız."

"Nekbe, büyük felaket gününde, Filistin davasının yanında olduğumuzu buradan ilan ediyoruz"

"Görüyorum ki; kimi vicdan fukaraları Filistin'den gelen yaralıları Türkiye'de tedavi etmemizden rahatsız olmuş." diyen Erdoğan, "Vah zavallılar. İstedikleri kadar rahatsız olsunlar. İstedikleri kadar ortalığı ayağa kaldırsınlar. Bu milletin de, bu devletin de, hamdolsun, yaralının yarasını saracak gücü ve kudreti ziyadesiyle vardır. Türkiye, bunların muhayyilesinden çok çok büyüktür." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin, kendi vatandaşına da misafire, muhacire, muhtaca, yaralıya da en kaliteli sağlık hizmetini sunabilecek büyük bir ülke olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bunlar bereket kavramını bilmezler. Bunlar şefkat kavramını, merhamet kavramını bilmezler. Bunlar, ensar-muhacir kardeşliğinin ne demek olduğunu bilmezler. Bizim kültürümüzde misafir, bereketiyle gelir. Sen bir hastaya, bir yaralıya kucak açarsın, Allah da onun mükafatını verir." dedi.

Bu milleti de bu devleti de ayakta tutanın; kaybetmediği, kaybetmeyeceği şefkati, merhameti ve misafirperverliği olduğunu dile getiren Erdoğan, "Dün Gazzeli Çanakkale'de bizim toprağımızı savundu. Mezar taşı orada, Çanakkale'de. Bugün biz de elbette Gazzelinin, Filistinlinin yanında duracağız. Bunu da bir karşılık, bir borç duygusuyla değil, bu milleti millet yapan şefkatle, merhametle, alicenaplıkla yapacağız." ifadelerini kullandı.

Filistin'e selamlarını yollayan Erdoğan, "Nekbe, büyük felaket gününde, her zerremizle, her imkanımızla, Filistin'in, Filistin davasının yanında olduğumuzu buradan bir kez daha ilan ediyoruz." dedi.

Dış ticaret mevzuatına aykırı davranan firmalara ceza yağdı

Ticaret Bakanlığı, bu yılın ilk 7 ayında dış ticaret işlemleri kapsamında yapılan sonradan ve ikincil kontrol denetimleri sonucunda toplam 8,9 milyar liralık ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendiğini bildirdi

12.08.2026 11:10:00
Anadolu Ajansı
 
Dış ticaret mevzuatına aykırı davranan firmalara ceza yağdı
Dış ticaret mevzuatına aykırı davranan firmalara ceza yağdı

Ticaret Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, dış ticaret işlemlerinde vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi, kamu gelirlerinin korunması ve gümrük işlemlerini mevzuata uygun şekilde gerçekleştiren dış ticaret erbabının haklarının gözetilmesinin amaçlandığı belirtildi.

Bu kapsamda geçmiş dönemlere ilişkin gümrük ve dış ticaret işlemlerinin denetiminin etkin ve kararlı şekilde sürdürüldüğüne işaret edilen açıklamada, Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, risk analizleri ve kontrol çalışmaları yapıldığına değinildi.

Açıklamada, söz konusu çalışmalarda ileri veri analitiği tekniklerinden yararlanıldığı da vurgulandı.

Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü bünyesindeki kontrol şubelerince, ikincil kontrol beyanname incelemeleri yapıldığı bildirilen açıklamada, 3 bin 223 firma tarafından tescil edilen 19 bin 638 gümrük beyannamesinin kontrol edildiği belirtildi.

Açıklamada, bu incelemeler sonucunda 7,2 milyar liralık ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendiği bilgisi verildi.

"Tutar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 arttı"

Bakanlık müfettişlerince yapılan sonradan kontrol firma denetimleri kapsamında ise 145 firmanın denetlendiğine dikkat çekilerek, şunlar kaydedildi:

"Söz konusu denetimler sonucunda 1,7 milyar lira ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendi. Böylece, bu yılın ilk 7 ayında gerçekleştirilen sonradan ve ikincil kontrol denetimleri sonucunda toplam 8,9 milyar lira ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlenmiş oldu. Söz konusu tutar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 artış gösterdi. Bakanlık, dış ticaret işlemlerinin mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak, vergi kayıp ve kaçağını önlemek ve kurallara uygun faaliyet gösteren firmaların haklarını korumak amacıyla geçmiş dönem gümrük ve dış ticaret işlemlerine yönelik kontrollerini etkin şekilde sürdürecektir." 

Yıllar içinde ‘PKK’ düştü, geriye sadece ‘şehit’ kaldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon'un Maçka ilçesinde dokuz yıl önce katledilen 15 yaşındaki Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik için yayımladığı anma mesajında, fail terör örgütü PKK'nın adına yer vermedi

12.08.2026 04:13:00
Haber Merkezi
 
Yıllar içinde ‘PKK’ düştü, geriye sadece ‘şehit’ kaldı
Yıllar içinde ‘PKK’ düştü, geriye sadece ‘şehit’ kaldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon'un Maçka ilçesinde dokuz yıl önce katledilen 15 yaşındaki Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik için yayımladığı anma mesajında, fail terör örgütü PKK'nın adına yer vermedi.

11 Ağustos 2026 tarihinde yapılan bu paylaşım, geçmiş yıllardaki mesajlarla karşılaştırıldığında dikkat çekici bir üslup değişikliğini ortaya koydu.


Geçmişte "hain PKK" deniyordu



Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yalnızca şu ifadelere yer verdi:

"Vatan için, bayrak için toprağa düşen iki kahramanımızı; Eren Bülbül evladımız ile Jandarma Astsubayımız Ferhat Gedik'i şehadetlerinin 9'uncu yılında rahmetle yâd ediyorum."

Oysa geçmiş yıllardaki anma mesajlarında terör örgütünün adı net bir şekilde telaffuz ediliyor ve "Hain terör örgütü PKK tarafından katledilen evlatlarımız" vurgusu yapılıyordu.

2019 mesajı



"Şehadetlerinin 2. yılında, bölücü terör örgütü PKK tarafından alçakça katledilen Eren Bülbül evladımızı ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik'i rahmetle, minnetle anıyorum. Terörle mücadelemiz içeride ve dışarıda amansız bir şekilde devam edecek."

2020 Mesajı

"Şehadetinin üçüncü yılında, terör örgütü PKK tarafından alçakça katledilen Eren yavrumuzun kanını yerde bırakmadık ama acısı hala yüreğimizde... Eren Bülbül ile birlikte bu vatan uğruna canlarını gözünü kırpmadan feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle, hürmetle yâd ediyorum."

2022 mesajı



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Ağustos 2017'de Trabzon Maçka'da teröristlerin kurduğu pusuda şehit düşen Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Ferhat Gedik'i andı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Terör örgütü PKK'nın alçakça katlettiği Eren evladımız ile Jandarma astsubayımız Ferhat Gedik'i şehadetlerinin 5. yılında tazimle yâd ediyorum. Şehitlerimizin eli kanlı katiller sürüsüne cesurca karşı gelişinden aldığımız güçle terörle mücadelemize aman vermeden devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. (https://www.iletisim.gov.tr/turkce/haberler/detay/cumhurbaskani-erdogan-5-yil-once-sehit-edilen-eren-bulbul-ve-ferhat-gediki-andi)

Kamuoyundan ve Siyasetten Tepki Yağdı

Mesajda PKK ifadesinin kullanılmaması, sosyal medyada ve muhalefet kanadında tepkiyle karşılandı. Yapılan eleştirilerde, terörle mücadelede kararlılık vurgusu yapılırken, şehitlerin katili olan örgütün adının anılmamasının kabul edilemez olduğu belirtildi.

Hain saldırıda 41 kurşun yiyerek şehit düşen Ferhat Gedik ve henüz çocuk yaştaki Eren Bülbül'ün anmasında ortaya çıkan bu yeni dil politikası, terörün adını koymaktan imtina edildiği gerekçesiyle eleştirilerin odağında kalmaya devam ediyor.

Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ

Mersin merkezli yürütülen ve Türkiye genelindeki denetimsizlik ağını gözler önüne seren yasa dışı bahis operasyonunda 54 kişiden 37'si tutuklanırken, yaklaşık 13 milyar TL’lik devasa bir işlem hacmine ulaşıldığı açıklandı

11.08.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ
Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ
Mersin'de yurt dışı bahis siteleri üzerinden yaklaşık 13 milyar TL işlem hacmiyle yasa dışı bahis faaliyeti yürüttükleri ve suç gelirlerini akladıkları öne sürülen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda, gözaltına alınan 54 kişiden 37'si tutuklandı. Şüphelilere ait 5 taşınmaz ve 24 araca el konulurken, banka ve kripto hesaplarına bloke uygulandı.

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', '7258 Sayılı Kanuna muhalefet' ve 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçları kapsamında çalışma yaptı.

Teknik ve fiziki takip sonucu, yurt dışı bahis siteleri üzerinden toplam 12 milyar 976 milyon 499 bin 349 TL işlem hacmiyle yasa dışı bahis faaliyeti yürüttükleri ve suç gelirlerini akladıkları belirlenen suç örgütlerine yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 54 şüpheli gözaltına alındı.

Soruşturma kapsamında savcılık talimatıyla şüphelilere ait 5 taşınmaz ve 24 araca el konulurken, tüm banka ve kripto hesaplarına bloke uygulandı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 37'si tutuklanırken, 16'sı hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. 1 şüpheli ise savcılıktan serbest bırakıldı.

Mersin Emniyet Müdürlüğü, vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla suç ve suçlularla mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.

Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ



Yürütülen soruşturmada, şebekenin sadece yerel bir çete olmadığı; Adana, Antalya, İzmir, Kilis, Mardin, Siirt ve Tekirdağ gibi birçok ilde kurdukları "finans ofisleri" ile örgütlendikleri saptandı.

Bu durum, iktidarın Türkiye'yi getirdiği ekonomik ve idari tablonun acı bir özetidir:

Yasa dışı bahis şebekeleri, ülkenin en ücra köşelerine kadar uzanan mali transfer ağlarını merkezi otoritenin gözü önünde kurabilmektedir.

Vatandaşın banka hesabındaki en ufak hareketi, esnafın üç kuruşluk vergisini büyüteçle inceleyen mali denetim mekanizmaları, milyarlık kripto ve banka transferlerini ancak iş işten geçtikten sonra fark etmektedir.

Zanlıların el konulan 5 taşınmazı, 24 aracı ve bloke edilen sayısız kripto hesabı, Türkiye'nin adeta bir "kara para cennetine" dönüştürüldüğünün somut kanıtıdır.

Ekonomik Buhran Gençleri Suç Ağının Kucağına İtiyor



İktidar, siber polisiye operasyonlarla "başarı" tablosu çizmeye çalışsa da madalyonun diğer yüzünde derin bir yönetimsel zafiyet bulunmaktadır. Enflasyonun kontrolden çıktığı, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı ve genç işsizliğinin zirve yaptığı mevcut düzende, yasa dışı bahis ve kolay yoldan para kazanma sektörü iktidarın ekonomi politikalarının bir yan ürünü haline gelmiştir.

Vatandaş geçim derdiyle boğuşurken, milyarlarca liralık kayıt dışı paranın sisteme enjekte edilmesi ve "suç gelirlerinin aklanması" suçunun bu kadar yaygınlaşması, yasal denetimlerin ve caydırıcılığın tamamen işlevsizleştiğini kanıtlamaktadır.

Operasyonlar Sinek Avlamaktan İbaret: Bataklık Ne Zaman Kurutulacak?

Bu operasyon, buz dağının sadece görünen kısmıdır. Türkiye genelinde faaliyet gösteren yurt dışı kaynaklı yüz binlerce bahis sitesine ve bu sitelerin yurt içindeki devasa finansal ayaklarına karşı kalıcı, yapısal önlemler alınmamaktadır.

Mevcut siyasi irade, ekonomik çöküşü gizlemek için günübirlik şovlara sığınırken; ülkenin finansal güvenliği, gençliği ve geleceği denetimsiz dijital kumar ve kara para çarklarında öğütülmeye devam etmektedir.

Sorumlular, adliye koridorlarında tutuklanan 37 kişiden çok daha fazlasıdır; asıl sorumlu, bu organize finansal boşluğu yaratan ve ülkeyi gri listelerin kıyısında dolaştıran ekonomi ve hukuk yönetimidir.

MASAK raporundan milyonluk para trafiği çıktı

Yasa dışı bahis ve spor suçları soruşturması kapsamında gözaltına alınan Galatasaray taraftar grubu ultrAslan'ın lideri Sebahattin (Muzaffer) Şirin emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilirken, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan detaylı inceleme raporu finansal hareketlerdeki devasa boyutu gözler önüne serdi

11.08.2026 16:56:00 / Güncelleme: 11.08.2026 17:01:08
Haber Merkezi
 
MASAK raporundan milyonluk para trafiği çıktı
MASAK raporundan milyonluk para trafiği çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturmada, "Sebahattin Şirin" ismiyle tanınan tribün lideri Muzaffer Şirin'in emniyetteki sorgusu tamamlandı. Sağlık kontrolünden geçirilen Şirin, ifadesi alınmak üzere Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Soruşturma dosyasına giren ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran MASAK raporunda, Şirin ve 26 yaşındaki oğlu İbrahim Şamil Şirin'in banka hesaplarında toplam 51 milyon TL'ye yakın bir işlem hacmi belirlendi.

Şoför kadrosundaki oğulun hesabından milyonlar geçti

MASAK raporunun en dikkat çekici detaylarından biri, Sebahattin Şirin'in oğlu İbrahim Şamil Şirin'in hesaplarındaki hareketlilik oldu. İncelemelere göre, bir medya kuruluşunda aylık ortalama 39 bin 358 TL maaşla şoför olarak çalışan ve bu iş yerinden toplamda 275 bin 509 TL resmi gelir elde eden Şamil Şirin'in banka hesaplarındaki toplam işlem hacmi 38 milyon 440 bin TL olarak kayıtlara geçti.

Oğul Şirin'in hesaplarındaki yıllara göre parasal artış şu şekilde raporlandı:

• 2022 Yılı: 2 milyon TL işlem hacmi

• 2023 Yılı: 9 milyon 325 bin TL işlem hacmi

• 2024 Yılı: 11 milyon 331 bin TL işlem hacmi

• 2025 Yılı: 7 milyon 951 bin TL işlem hacmi

• 2026 Yılı (7 Ağustos'a kadar): 7 milyon 487 bin TL işlem hacmi

Raporda ayrıca İbrahim Şamil Şirin'in, babasının haricinde 1.282 farklı kişiyle toplamda 12,3 milyon TL'yi bulan yüksek tutarlı ve karmaşık para transferleri gerçekleştirdiği, Papara ve PayFix gibi elektronik ödeme platformları üzerinden milyonlarca liralık girdi-çıktı sağladığı saptandı. Şamil Şirin'in üzerine kayıtlı İstanbul Çatalca'da 5 dönümlük bir tarla ile Güngören'de bir daire bulunduğu da tespitler arasında yer aldı.

Baba Sebahattin Şirin'in 12,5 milyonluk hesabı ve gayrimenkulleri

Soruşturmanın odağındaki ultrAslan lideri Sebahattin Şirin'in 2011-2026 yıllarını kapsayan banka hesaplarında ise 12 milyon 558 bin TL'lik işlem hacmi saptandı. Bu tutarın 6 milyon 36 bin TL'sini hesaba gelen, 3 milyon 642 bin TL'sini hesaptan çıkan transferler oluştururken; 2 milyon 580 bin TL'yi aşan kısmın ise nakit olarak çekildiği belirlendi.

Raporda Şirin'in en yoğun finansal ilişkisinin, 2017 yılından bu yana bünyesinde çalıştığı görünen bir gayrimenkul şirketiyle olduğu ve bu şirketten hesabına 6 ayrı işlemle 4 milyon 350 bin TL aktarıldığı yazıldı. Baba ile oğul arasındaki karşılıklı doğrudan para transferinin ise 1 milyon 521 bin TL olduğu hesaplandı. Sebahattin Şirin'in üzerine kayıtlı taşınmazlar arasında İstanbul Güngören ve Balıkesir Ayvalık'ta gayrimenkuller ile 2023 model lüks bir araç bulunuyor.

Evinden adeta servet çıkmıştı

Soruşturma kapsamında polis ekiplerinin Şirin'in ikametinde gerçekleştirdiği ve yaklaşık 8,5 saat süren aramalarda ele geçirilenler de rapordaki mali tabloyu destekler nitelikte. Evde yapılan aramalarda; 841 bin 895 Euro, 51 bin 953 Dolar, 18 bin 865 Sterlin ve 795 bin 825 TL nakit paranın yanı sıra 13,3 milyon TL değerinde altın ve mücevherat ele geçirilmişti. Evdeki gizli bölmelerden çıkan nakit ve ziynet eşyalarının toplam piyasa değerinin 65 milyon TL olduğu aktarılmıştı. Maddi varlıkların yanında evde 1 adet ruhsatsız tabanca, mühimmat ve 4 adet balistik çelik yelek bulunması da dikkat çekmişti.

Ağır suçlamalar karşısında adli süreç başladı

Tribün lideri hakkında yürütülen soruşturmada suçlamalar oldukça geniş kapsamlı tutuluyor. Şirin; 6222 Sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'a muhalefet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, karaborsada örgütlü bilet dolandırıcılığı, uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma/kullanma suçlamalarıyla hakim karşısına çıkacak. Şirin'in savcılık sorgusunun ardından mahkemeye sevk edilmesi bekleniyor.

Eren Bülbül'ü şehit edenleri unutmadık!

11 Ağustos 2017'de şehit düşen Eren Bülbül için iktidardan kararlılık açıklamaları peş peşe gelirken, dün gece yasalaşan PKK'lılara yönelik ceza erteleme adımları, evladını vatan uğruna toprağa veren aileleri ve gazileri derin bir üzüntüye sevk etti

11.08.2026 14:50:00 / Güncelleme: 11.08.2026 14:52:11
Haber Merkezi
 
Eren Bülbül'ü şehit edenleri unutmadık!
Eren Bülbül'ü şehit edenleri unutmadık!
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda dün yaklaşık 12 saat süren görüşmelerin ardından "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" kabul edilerek yasalaştı. 12 maddelik düzenleme, 467 "evet", 87 "ret" ve birkaç çekimser oyla geçti. Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye yasası" veya "çerçeve yasa" olarak bilinen teklif, PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiili varlığına son verdiğinin ve tüm silah ile mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti, bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla teyit edilip Resmi Gazete'de yayımlanması şartına bağlanıyor.

Yasa; PKK/KCK'yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, propaganda yapma, örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ile terörün finansmanı suçlarını kapsıyor. Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda soruşturma, kovuşturma ve infaz 5 yıl; daha ağır olanlarda 10 yıl ertelenebiliyor. Erteleme süresinde yeni terör suçu işlenmezse soruşturmalar düşebiliyor, cezalar infaz edilmiş sayılıyor. Kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005 öncesi müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar (Abdullah Öcalan ve bazı üst düzey isimler dahil) kapsam dışında tutuluyor. Başvuru süresi ve izleme kurulları gibi mekanizmalar da öngörülüyor. Hükümet yetkilileri, düzenlemenin genel af olmadığını, yalnızca şartların oluşması halinde uygulanacak geçici bir çerçeve olduğunu vurguluyor.

Şehit aileleri ve gaziler tepkili

Ancak yasanın Meclis'ten geçmesi, şehit yakınları, gaziler ve bazı muhalefet çevrelerinde derin rahatsızlık yarattı. Düzenlemenin, terör örgütü mensuplarına yönelik ceza ertelemeleri öngörmesi nedeniyle şehitlerin, yakınlarının ve gazilerin onurunu ve acısını incittiği ifade ediliyor.

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği gibi kuruluşlar ile İYİ Parti gibi muhalefet partileri, sürecin mağdur-fail dengesini bozduğunu, şehit ailelerinin ve gazilerin yeterince dinlenmediğini savundu. Bazı gaziler ve şehit yakınları, özlük hakları talepleriyle eylemlerini sürdürürken, çerçeve yasayı "ihanet metni" olarak nitelendiren eleştiriler yükseldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek gibi yetkililer, şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetlerinin temel ölçü olacağını, onların onurunu incitecek hiçbir tasarrufa izin verilmeyeceğini belirtse de, eleştiriler dinmedi.

Eren Bülbül ve Ferhat Gedik 9 yıl önce şehit edilmişti

Bu tartışmalar, 11 Ağustos 2017'de Trabzon'un Maçka ilçesi kırsalında PKK'lı teröristlerin saldırısında şehit edilen 15 yaşındaki Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik'in şehadetlerinin 9. yılında daha da belirginleşti.

İktidar kanadı, Eren Bülbül'ün şehadetine ilişkin açıklamalarında her zaman "kanının yerde bırakılmayacağı" vurgusunu yapmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehadetlerinin 9. yılında sosyal medya hesabından şu mesajı paylaştı: "Vatan için, bayrak için toprağa düşen iki kahramanımızı; Eren Bülbül evladımız ile Jandarma Astsubayımız Ferhat Gedik'i şehadetlerinin 9'uncu yılında rahmetle yâd ediyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun."

Erdoğan daha önceki yıllarda da benzer anma mesajları yayımlamış, "Eren yavrumuzun kanını yerde bırakmadık ama acısı hala yüreğimizde" gibi ifadeler kullanmıştı. İçişleri Bakanı gibi yetkililer de "Eren Bülbül evladımız gibi başka hiçbir evladımızı teröre kurban vermek istemiyoruz" demişti. Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül'ün bazı açıklamalarında sürece destek verdiği yönünde haberler yer alırken, genel olarak şehit yakınları ve gaziler cephesinde yasanın yarattığı incinme hissi güçlü şekilde dile getiriliyor.

Buna karşın, dün yasalaşan teklifle birlikte yürütülen "terörün tasfiyesi" süreçlerinin, iktidarın geçmişteki kararlı söylemleriyle ne derece uyuştuğu siyasetin ve halkın ana tartışma maddesi olmaya devam ediyor. Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül ise evladının acısını ilk günkü gibi yaşadığını belirterek, adaletin ve hainlere karşı duruşun hiçbir zaman sarsılmaması gerektiğini yineliyor.

Türkiye'nin en ilginç kubbeli camisi Bursa'da



 
Bursa'daki Safa Camisi açılıp kapanabilen kubbesiyle dikkati çekiyor.

11.08.2026 11:16:00
AA
 
Türkiye'nin en ilginç kubbeli camisi Bursa'da
Türkiye'nin en ilginç kubbeli camisi Bursa'da

Bursa'nın Nilüfer ilçesinde 2013 yılında ibadete açılan Safa Camisi, açılıp kapanan kubbesiyle ilgi çekiyor. Beşevler Mahallesi'nde bin 250 metrekarelik alanda, mini bir külliye olarak inşa edilen ve konferans salonu ile sportif alanlara da sahip 900 kişilik cami, Bursa'nın yanı sıra farklı kentlerden gelen ziyaretçileri ağırlıyor.



Kubbe kısmının 120 metrekarelik bölümü uzaktan kumanda sistemiyle açılıp kapanan camide avize bulunmuyor, cami içi led ampullerle aydınlatılıyor.

İşte madde madde yeni takvim

Kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen ve "Terörsüz Türkiye" hedefiyle hazırlanan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", TBMM Genel Kurulunda yapılan 12 saatlik tarihi mesainin ardından 467 kabul oyuyla yasalaştı. Geniş bir siyasi mutabakatla kabul edilen bu dönüm noktası niteliğindeki kanunun ardından, uygulamanın hayata geçirilmesi için bürokratik ve hukuki takvim işlemeye başlıyor

11.08.2026 10:50:00
Haber Merkezi
 
İşte madde madde yeni takvim
İşte madde madde yeni takvim
Meclis Genel Kurulundaki oylama sürecinin tamamlanmasıyla birlikte, Türkiye'nin terör unsurlarından tamamen arındırılmasını hedefleyen yasanın yürürlük ve uygulama aşamaları netleşti. Yasama sürecinin tamamlanmasının ardından hem Ankara bürokrasisinde hem de yargı mekanizmasında kritik adımlar atılacak. İşte Resmi Gazete yayımından başvuru sürelerine kadar adım adım işleyecek o takvim:

1. Cumhurbaşkanı onayı ve Resmi Gazete yayımı

TBMM Genel Kurulunda kabul edilen 12 maddelik kanun metni, ilk olarak Meclis Başkanlığı tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayına sunulacak. Cumhurbaşkanı'nın anayasal inceleme ve onay sürecinin ardından kanun, yürürlüğe girmek üzere Resmi Gazete'de yayımlanacak.

2. Üst kurulun oluşturulması ve takip süreci

Yasanın Resmi Gazete'de yayımlanmasının hemen ardından, yasa kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasını takip edecek koordinasyon kurulu kurulacak. Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında toplanacak bu kurulda; Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri yer alacak. Eş zamanlı olarak Meclis bünyesinde bir İzleme Komisyonu hayata geçirilecek.

3. Silah teslimi ve MGK teyit kararı

Yasadaki yargısal kolaylıklar ve erteleme mekanizmalarının devreye girebilmesi için en kritik aşamayı Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararı oluşturuyor. PKK/KCK terör örgütünün fiili varlığına son verdiğinin ve tüm silah ile mühimmatını teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerekiyor. Bu tespitin ardından MGK'nın teyit kararı Resmi Gazete'de yayımlanacak ve takvimin hukuki uygulama aşaması resmen tetiklenecek.

4. 6 aylık başvuru süresi başlayacak

MGK kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben, kanundan yararlanmak isteyen örgüt üyeleri için 6 aylık başvuru süresi işlemeye başlayacak. Şartları taşıyan kişiler, bu süre zarfında bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya kurulan özel mercilere yazılı başvuru yapmak zorunda olacak.

5. Silah ve envanter kayıt dönemi

Süreç içinde teslim olan ya da getirilen örgüt mensuplarının beraberinde bulundurdukları veya beyan ettikleri tüm silah, mühimmat, patlayıcı madde ve araç-gereçler güvenlik birimlerince kayıt altına alınacak.

6. Yargısal erteleme ve tedbirlerin değerlendirilmesi

MGK kararının ilanından sonraki dönemde, kanun kapsamına giren suçlarla ilgili yargı takvimi şu şekilde ilerleyecek:

• Kapsama giren suçlara yönelik soruşturma ve kovuşturmalar ertelenecek.

• Devam eden tutuklama ve adli kontrol tedbirleri ilgili mahkemeler, bölge adliye mahkemeleri veya Yargıtay tarafından hızla değerlendirilerek koşulları uyanların tedbirleri kaldırılacak.

• Üst mahkemelerde incelemede olan dosyalar hakkında erteleme hükümleri gereğince bozma kararları verilecek.

7. 5 ve 10 yıllık denetim ve erteleme süreci

Haklarında kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunan ve kapsam dahilinde yer alan kişilerin cezalarının infazı, infaz hakimliği kararıyla ertelenecek. Bu noktada ceza miktarına göre ikili bir takvim uygulanacak:

• 15 yıl veya daha az hapis cezası alanların infazı 5 yıl süreyle ertelenecek.

• 15 yıldan fazla, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların infazı ise 10 yıl süreyle ertelenecek.

• (Kasten öldürme suçları ve 1 Haziran 2005 öncesi işlenen ağır müebbetlik suçlar bu takvimin tamamen dışındadır).

8. Dosyaların kapatılması veya iptal süreci

Erteleme süresi boyunca ceza zamanaşımı işlemeyecek ve süreç Cumhuriyet başsavcılıklarınca yakından takip edilecek. 5 veya 10 yıllık erteleme süreleri yeni bir terör suçu işlenmeksizin geçirildiği takdirde, dosyalar hakkında "kovuşturmaya yer olmadığı" ya da "düşme" kararı verilerek cezalar infaz edilmiş sayılacak. Ancak erteleme süresi içinde yeniden terör suçu işlenirse erteleme kararı kaldırılarak yargılamalara ve cezaların infazına kalındığı yerden devam edilecek.

Kanal İstanbul sessiz sessiz yapılıyor

Kanal İstanbul güzergahında inşa edilen ilk köprü olan Sazlıdere Köprüsü'nde çalışmalar gece saatlerinde de tüm hızıyla devam ediyor

11.08.2026 09:58:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kanal İstanbul sessiz sessiz yapılıyor
Kanal İstanbul sessiz sessiz yapılıyor
Kanal İstanbul güzergahında inşa edilen ilk köprü olan Sazlıdere Köprüsü'nde çalışmalar gece saatlerinde de tüm hızıyla devam ediyor. Arnavutköy Sazlıbosna'da bulunan dev şantiye, gece karanlığında projektörlerle adeta gündüze dönerken, 196 metre yüksekliğindeki iki kulesi, yerleştirilen tabliyeleri ve gerilen eğik askı halatlarıyla köprü havadan görüntülendi.

Sazlıdere Barajı'nın güneyinde yükselen köprüde gece saatlerinde şantiyenin farklı noktalarındaki yoğun aydınlatma dikkat çekiyor. Havadan çekilen görüntülerde kulelerin çevresindeki çalışma platformları, vinçler, tabliye imalatları ve köprü güzergâhındaki şantiye faaliyetleri ışıklar altında net şekilde görülürken, köprünün çevresindeki karanlık arazi içerisinde yükselen aydınlık yapı İstanbul'un gece siluetine farklı bir görüntü kazandırıyor.



Kuzey Marmara Otoyolu'nun Başakşehir-Nakkaş kesiminin en önemli yapısı olan Sazlıdere Köprüsü'nde iki adet diamond yani elmas geometrisindeki kulenin imalatı tamamlandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından 1 Temmuz 2026'da yapılan açıklamaya göre doğu ve batıdaki kuleler 196 metre yüksekliğe ulaştı ve proje genelindeki fiziksel ilerleme yüzde 80'in üzerine çıktı. Gece köprünün her iki tarafındaki çalışma ışıkları, beyaz renkteki eğik askı halatlarını ve betonarme kuleleri a daha belirgin hale getiriyor. Karanlıkta ışıklandırılan köprü, çevresindeki Sazlıdere havzası ve uzakta görülen İstanbul yerleşimleriyle birlikte dikkat çekici görüntüler oluşturuyor. Gece boyunca devam eden çalışmalar, dev köprünün gündüz olduğu kadar gece de ne kadar büyük bir şantiye alanına dönüştüğünü gözler önüne seriyor.

440 metrelik ana açıklık

Sazlıdere Köprüsü, tamamlandığında ana açıklığı 440 metre olan gergin eğik askılı bir köprü olacak. Ana açıklığın iki yanında 210'ar metrelik yan açıklıklar bulunacak. Bu bölümlerle köprünün toplam uzunluğu 860 metreye ulaşacak. Yaklaşım viyadükleri de eklendiğinde toplam uzunluk 1 kilometre 618 metre olacak. Köprü 46 metre genişliğinde ve 4 gidiş, 4 geliş olmak üzere toplam 8 şeritli olarak tasarlandı. Köprüde toplam 136 eğik askı halatı ve bu halatların bağlanacağı 272 ankraj bulunacak. Elmas geometrisindeki kule tasarımı sayesinde köprü ayaklarının kanal kesitine etkisinin azaltılması hedefleniyor.

İstanbul'un en yüksek ikinci köprüsü

Sazlıdere Köprüsü, kule yüksekliği bakımından İstanbul'un en yüksek ikinci köprüsü olacak. Köprünün kuleleri 196 metreye ulaşırken, İstanbul'un mevcut en yüksek köprüsü Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün kule yüksekliği yaklaşık 330 metre. Diğer köprüler ile Karşılaştırıldığında Sazlıdere Köprüsü'nün 196 metrelik kuleleri, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün denizden 165 metre yüksekliğindeki kulelerini de geride bırakacak. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün kule yüksekliği ise yaklaşık 110 metre seviyesinde bulunuyor.

Vize şebekesine baskın


 
Adalet Bakanı Gürlek, vize operasyonuyla 6 ilde 49 şüpheli hakkında işlem başlatıldığını bildirdi. Gürlek, "İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir'de 63 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş 49 şüphelinin yakalanmasına yönelik adli işlemler gerçekleştirilmiştir" dedi.

11.08.2026 09:54:00 / Güncelleme: 11.08.2026 10:00:11
Haber Merkezi/AA
 
Vize şebekesine baskın
Vize şebekesine baskın

Adalet Bakanı Akın Gürlek, vize danışmanlığı adı altında faaliyet göstererek çevrim içi randevu sistemlerine yazılımlarla eriştikleri ve vatandaşlardan yüksek tutarlarda ücret tahsil ettikleri belirlenen yapılara yönelik 6 ilde düzenlenen operasyonda 49 şüpheli hakkında adli işlem gerçekleştirildiğini bildirdi.
Gürlek, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, suç ve suçlularla mücadeleyi sürdürdüklerini, Cumhuriyet başsavcılıkları, kolluk kuvvetleri ve ilgili kamu kurumlarının omuz omuza çalıştıklarını belirtti.

Randevuları toplu şekilde alıyorlar

Vatandaşların mağduriyetine yol açan, haksız kazanç sağlamayı amaçlayan ve kişisel verileri hukuka aykırı şekilde kullandığı değerlendirilen yapılara karşı tavizsiz mücadele ettiklerini vurgulayan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca koordine edilen soruşturmada, İstanbul İl Jandarma Komutanlığınca vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin, konsolosluklarla yetkili aracı kurumların çevrim içi randevu sistemlerine "bot" olarak tabir edilen yazılımlar aracılığıyla erişerek randevuları toplu şekilde aldıkları ve vatandaşların doğrudan randevu almasını fiilen imkansız hale getirdiklerinin araştırıldığını aktardı.

Vatandaşı soyuyorlar

Bakan Gürlek, şunları kaydetti: "Soruşturma kapsamında belirli sürelerde vize veya randevu temin etme garantisi verilerek vatandaşlardan 'yazılım', 'danışmanlık' ve 'hizmet bedeli' adı altında yüksek tutarlarda para tahsil edildiği, taahhüt edilen hizmetlerin yerine getirilmediği hallerde ücret iadelerinin yapılmadığı ve başvuru sahiplerine ait kişisel verilerin özel dijital sistemlere aktarıldığı yönünde önemli bulgular elde edilmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığımız Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca yapılan incelemelerde Ocak 2024-Temmuz 2026 döneminde soruşturmaya konu şirket yapılanmalarına ait hesaplarda 2 milyar 841 milyon lirayı aşan para hareketi bulunduğu ve 41 bini aşkın kişiden yaklaşık 918 milyon lira tahsil edildiği tespit edilmiştir. Tahsilatların önemli bir bölümünün şirket ortakları ve çalışanlarının hesaplarına yönlendirildiği yoğun nakit, kripto varlık ve kıymetli maden hareketleri bulunduğu belirlenmiştir. Bu kapsamda bugün İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir'de 63 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş 49 şüphelinin yakalanmasına yönelik adli işlemler gerçekleştirilmiştir.

Aramalarda ele geçirilen dijital materyaller ve belgeler üzerindeki incelemeler devam etmektedir.
Soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul İl Jandarma Komutanlığımıza operasyonlarda ve soruşturmada görev alan Cumhuriyet savcılarımıza, jandarma mensuplarımıza, Hazine ve Maliye Bakanlığımızın ilgili birimlerine ve emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızın yetkili kurumların sunduğu hizmetlere erişimini engelleyip bunu haksız kazanç kapısına dönüştürmeye çalışan yapılara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. İnsanlarımızın emeğini, parasını ve kişisel verilerini istismar eden hiçbir girişimin adaletten kaçmasına müsaade etmeyeceğiz."

Kurşun rütbe sormadı ama iktidar soruyor

Ankara Güvenpark’ta rütbe ayrımı yapılmaksızın adil özlük hakları talebiyle yaklaşık üç haftadır oturma eylemi yapan er şehit yakınları ile erbaş ve er statüsündeki gazilerin hak arayışı, polis barikatına ve iktidarın sert duvarına çarptı

10.08.2026 22:21:00
Haber Merkezi
 
Kurşun rütbe sormadı ama iktidar soruyor
Kurşun rütbe sormadı ama iktidar soruyor
Ankara Güvenpark'ta rütbe ayrımı yapılmaksızın adil özlük hakları talebiyle yaklaşık üç haftadır oturma eylemi yapan er şehit yakınları ile erbaş ve er statüsündeki gazilerin hak arayışı, polis barikatına ve iktidarın sert duvarına çarptı.

Taleplerini Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) taşımak amacıyla barışçıl bir yürüyüş başlatan kahramanların önü çevik kuvvet ekipleri tarafından kesilirken, yükselen tansiyon sonrası polis barikatı önünde arbede yaşandı.

Vatan savunmasında uzuvlarını kaybeden gazilerin demokratik hak arayışına yönelik bu sert müdahale, kamuoyunda ve muhalefet kanadında iktidara karşı büyük bir tepki dalgasına yol açtı.

Gazilere Meclis yolunda abluka ve barikat



Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelerek seslerini duyurmaya çalışan er gaziler ve şehit aileleri, rütbeli personel ile aralarındaki maaş ve sosyal hak uçurumunun kapatılmasını talep ediyor.

Hak mücadelelerini duyurabilmek adına son çare olarak TBMM'ye yürümek isteyen grubun etrafı polis ekiplerince sarıldı. "Biz buraya para istemeye gelmedik, bu ülke için bedel ödedik" diyerek isyan eden malul gazilerin ve acılı ailelerin meclis yolunda önüne set çekilmesi, başkentte vicdanları yaralayan görüntülere sahne oldu.

Hulusi Akar'ın Vicdanları Yaralayan "Evinize Gidin" Çıkışı



Sürecin başından beri eleştirilerin odağında yer alan eski Genelkurmay Başkanı, eski Milli Savunma Bakanı ve mevcut TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, eylem yapan gazilere karşı takındığı tepki çeken tavır nedeniyle sert şekilde eleştiriliyor. Akar'ın komisyon görüşmeleri sırasında şehit yakınları ve gazilere yönelik sarf ettiği iddia edilen şu sözler muhalefetin ve gazi derneklerinin büyük tepkisini topladı:

"Gerçekleri görün, evinize gidin oturun, kendinizi kullandırtmayın. Polemik üretmeye çalışanların oyuncağı olmayın."

Yıllarca komutası altında çarpışan, terörle mücadelede gözünü, kolunu, bacağını feda eden askerlerin hak arayışını "siyasi istismar" ve "provokasyon" olarak nitelendiren Akar, gazileri dinlemek ve adil bir yasa tasarısı hazırlamak yerine adeta "fırça atmayı" tercih etti

"Bizi bu yollara düşürenler utansın"

Hak arayışları engellenen er gaziler, Milli Savunma Komisyonu'nun kendilerini muhatap almadan, alanın sesini dinlemeden, kendilerine yakın sivil toplum örgütleriyle "kafalara göre" bir torba yasa tasarısı hazırladığını belirtiyor.

Güvenpark'ta açlık grevine başlayan ve polis barikatı karşısında gözyaşlarını tutamayan gazilerin "Bizi bu yollara düşürenler utansın. Reva mı bize bu yapılan?" feryatları, iktidarın terörle mücadele eden er ve erbaşları üvey evlat olarak gördüğü eleştirilerini bir kez daha tescilledi
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.