logo
24 NİSAN 2026

Erdoğan müjdeyi açıkladı: Doğalgaz bulduk

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amasra-1 kuyusunda sondaj çalışmaları yapan Fatih Sondaj Gemisi'nin 135 milyar metreküp doğalgaz rezervi keşfettiğinin müjdesini açıkladı. Erdoğan, "Böylelikle Karadeniz'de toplam doğalgaz keşfimiz 540 milyar metreküpe ulaştı" dedi

04.06.2021 20:40:00
Erdoğan müjdeyi açıkladı: Doğalgaz bulduk
Erdoğan müjdeyi açıkladı: Doğalgaz bulduk
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Filyos Limanı açılışı ve doğalgaz işleme tesisinin temel atma törenini gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zonguldak ziyaretinin ardından helikopterle Filyos'a hareket etti. Burada limana iniş gerçekleştiren Erdoğan, müjde açıklaması öncesinde çalışmalar hakkında brifing aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bugün Zonguldak'ta her birbiri birbirinden güzel bir dizi program vesilesi ile bir araya gelmiş bulunuyoruz. Cuma namazını hemen akabinde açılışını yaptığımız Uzunmehmet Camii'nde yaptık. Camimizin ülkemize kazandırdığı Zonguldak'a farklı bir zenginlik kazandıracaktır. Bir kez daha bu güzel eseri inşa ederek Zonguldak halkının istifadesine sunan hayırseverlerimize teşekkür ediyorum. Buradan Zonguldak Belediyemize ayrıca bu süreci yakından takip ettiği için teşekkür ediyor. Akabinde belediyemizi de ziyaret etmek suretiyle şehrimize yapılan hizmetleri ve projeleri dinleme imkanı bulduk. Ziyaret sırasında deniz kurdu 2021 tatbikatına bağlanarak kahraman askerlerimize başarılar diledik. TSK'nın en kapsamlı tatbikatından olan Denizkurdu sayesinde denizlerimizdeki harekat kabiliyetini görme ve geliştirme imkanı sağlıyoruz. Daha nice şanlı şerefli zaferlere imza atacaklarına inanıyoruz. Türkiye'nin ilk biyomaskesiyle tam ve yarım yüz maskelerinin üretileceği MFA Koca Yusuf Maske Fabrikası'nın açılışını gerçekleştirdik.' diye konuştu.

'Tarihi ana şahitlik ediyoruz, mazisi 150 yıl'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 150 yıllık mazisi bulunan tarihi ana şahitlik edildiğine vurgu yaparak şunları kaydetti:
'Şimdi de tarihi bir ana şahitlik etmek üzere Fliyos'tayız. Heyecanlıyım. Zira bu eser 10 yıllık değil 20 yıllık değil. Mazisi 150 yıl. Ta Sultan Abdülhamid'e dayanıyor. O günden bu güne ihmallerle geldi dayandı. Buraya gelmeden önce limanı ve gaz işleme tesislerimizin inşa edileceği alanı gezdik. Sunumları dinledik. Büyük tonajlı gemilerin yükleme ve boşaltma yapabileceği uluslararası bir ticaret ve sanayi alanı kurma projesi olan Filyos Limanı nihayet hayata geçti. Burası aynı anda 13 gemiyi tanker hariç alabilecek durumda. 13 gemi buraya yanaşabilecek durumda. Draftı itibariyle de gayet yüksek bir derinliğe sahip bu limanımız Türkiye'nin en büyük limanı konumunda. Bu da şu anda Batı Karadeniz'de yerini görüyorsunuz gayet muhteşem, mendireğiyle olsun, yanaşma alanlarıyla olsun Batı Karadeniz'de böyle güzel bir limana Zonguldak'ın sahip olması demek artık buradan dünyaya açılma şansını Zonguldak'ta yakalayacağız. Bu liman aynı zamanda 2023 hedeflerimiz arasında yer alan ülkemizi dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına çıkartmak projemizin de önemli alt yapılarından biridir. Laf ola beri gele yok. İcraat, icraat, icraat. Ülkemizin en büyük üç limanından biri olan Filyos yıllık 25 milyon ton kapasitesiyle ülkemize büyük katkı sağlayacak. çeyrek büyüme rakamlarımız, ardından Mayıs ihracat rakamlarımız yine yeni rekorlarla açıklandı. İlk çeyreğindeki yüzde 7'liek büyümenin devam edeceğinin ispatı 16.5 milyar dolar olarak gerçekleşen ihracattı. Bay Kemal bu rakamları iyi takip et. Böylece yılın ilk 5 ayındaki ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine göre 85 milyar doları üzerine çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 80'ler düzeyinde gerçekleşmesiyle yakaladığımız ivmenin sağlıklı ve kalıcı olduğunu gösteriyor. Enflasyondaki düşüşün sürmesi de başka bir sevindirici haberdir. Hamdolsun Allah'a Bunu da yakaladık. Limanın alt yapı inşaatı kamu kaynakları ile tamamlanırken üst yapı, yap işlet devret modeliyle hayata geçecektir. Bugün limanın inşası tamamlanan şu mendirek, geri saha ve rıhtım bölümlerini hizmete açıyoruz. Karadeniz'in çıkış kapısı olacak Filyos Limanı hem Marmara hem de boğazların yükünü hafifletecek. Orta Asya dış ticaretin demiryolu ağı üzerinden güneye ve orta doğuya ulaşmasına sağlayacaktır. Filyos Limanının ülkemize, sektörlerimize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum' şeklinde konuştu.

'30 milyon nüfus ve 80 milyar dolarlık ekonomiye erişim imkanı sağlıyor'
2 milyar 225 milyon liralık yatırımla hayata geçen projenin demiryolu ve karayolu bağlantılarının da sürdüğünü açıklayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
'Bugün açılışını yaptığımız Filyos Limanı aslında Filyos Vadisi Projesi'nin bir parçasıdır. Endüstri Bölgesi, limanı ve diğer ulaşım imkanlarıyla Filyos Vadisi ulusal ve uluslararası yatırımcılara entegre sanayi konsepti sunuyor. Yatırımcılara birçok imkan vadediyoruz. Milli teknoloji hamlesi ışığında yüksek teknoloji katma değer ürünler, sanayi ve teknoloji yatırımlarımıza devam ediyoruz. Filyos Vadisi'nin görüyorsunuz göbeğinde yer alan yaklaşık 600 hektarlık alana sahip Türkiye'nin ilk mega endüstri bölgesini işte bu vizyonla ilan ettik. Bölge 350 kilometre çapındaki bir alanda 30 milyon nüfus ve 80 milyar dolarlık ekonomiye erişim imkanı sağlıyor. Havalimanı, demiryolu ve karayolu bağlantılara sahip stratejik konumuyla muazzam bir lojistik konumu barındırıyor. Filyos Endüstri Bölgesi büyük yatırımcıları bölgeye çekerek dış ticaret açığının azaltılması noktasında üretim üssü olarak çalışacak. Yenilikçi ve çevre dostu yaklaşımıyla özel sektörün liderliğinde profesyonel şekilde faaliyetlerine başladı. Endüstri bölgesi orta, yüksek ve yüksek teknoloji odaklı yatırımlara ev sahipliği yapacak. Yer tahsislerinden sonra temel atma faaliyetleri başlayacak. Filyos Vadisi entegre yapısıyla önümüzdeki dönemde bölgenin ve Türkiye'nin ihracatına ve yatırımları çok önemli bir katkı sağlayacak.'

'Fatih Sondaj Gemimiz Amasra-1 kuyusunda 135 milyar metreküplük yeni doğalgaz keşfi yaptı'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'Heyecanlıyım' diyerek Amasra-1 kuyusunda sondaj yapan Fatih Sondaj Gemisi'nin tespit ettiği rezerv miktarını açıkladı. Erdoğan, kuyuda 135 milyar metreküplük yeni doğalgaz keşfinin yapıldığını açıklayarak dünyaya duyurdu. Erdoğan, 'Bu bölgenin stratejik özelliğini artıran bir diğer husus da biliyorum heyecanla bekliyorsunuz. Karadeniz'deki Sakarya gaz sahasındaki tespit ettiğimiz gazın kara bağlantı ve işleme tesisine ev sahipliği yapacak olmasıdır. Karadeniz'de çalışmalara başlayan Fatih Sondaj Gemisi geçtiğimiz yıl toplamda 405 milyar metreküplük doğalgaz rezervi keşfettik. Bu sonuç dünyada 2020 yılında denizlerde yapılan en büyük keşif olarak kayıtlara geçmiştir. Biz yıllar yılı kiralama usulü bu işleri yapıyorduk. Ama şimdi kiralama usulü geride kaldı. Şimdi kendi gemilerimizle hem sismik araştırmaları hem de sondaj araştırma çalışmalarımızı yapıyoruz. Artık bütün bunları yaparken artık kim ne der yok. Biz ne deriz var. Karar bizim. Ülkemizin hidrokarbon kaynakları konusundaki uzun arayışların yüz güldüren neticeye ulaştırması olan bu keşfin yeni müjdelerin olacağı Milletimize yeni müjdeyi daha paylaşıyoruz. Heyecanlıyım. Fatih Sondaj Gemimiz yine Sakarya Gaz Sahası'ndaki Amasra-1 kuyusunda 135 milyar metreküplük yeni bir doğalgaz keşfi daha yaptı. Hayırlı olsun. Böylece Karadeniz'deki toplam gaz keşfimiz 540 milyar metreküpe ulaştı. Yeni gaz arama ve sondaj çalışmalarımız sürüyor. İnşallah bu bölgeden yeni müjdeler de bekliyoruz. Birazdan Kanuni Sondaj gemimizle canlı bağlantı kuracağız. Fatih'in açtığı kuyularda üretime başlayacak. Karadeniz gazını 2023'te kullanıma sunmak için arkadaşlarımız gece gündüz çalışıyor. Fliyos'taki tesisi de hızla tamamlayarak hem denizde hem karada bu işi bir an önce bitirmekte kararlıyız. Türkiye'yi en büyük cari açık kalemi olan enerji ithalatından kurtararak kalkınma hamlemizi hızlandırmak en büyük hedefimizdir. Denizdeki gazı üç etapta karaya çıkartmayı hedefliyoruz. Deniz tabanında doğalgaz üretim sistemleri, karada doğalgazı işleyecek ve kullanıma hazır hale getirecek olan tesistir. Üçüncü aşama ise denizdeki sistemle karadaki tesisi birbirine bağlayacak boru hattıdır. Bu aşamaya kadar karada ve denizde yapılan her işlem ve yatırım milli ekonomimize ilave katkı sağlayacak. İmkanlar ortaya çıkartacaktır. 10 kuyunun çalışmaları yapılacak. Türkiye'nin denizdeki ve karadaki arama faaliyetleri bu gün geldiği yer dikkatli, sabırlı ve azimli çalışmaların ürünüdür. Nice sıkıntılara, sabotajlara, ihanetlere göğüs gererek baş koyduğumuzu bu yola adım adım ilerledik." ifadelerini kullandı.

'Enerjide elde ettiğimiz başarılar Karadeniz'deki doğalgaz keşfiyle sınırlı değil'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karadeniz'deki keşiflerin yanı sıra petrol keşiflerine dikkat çekerek şöyle devam etti:
'Bugün topladığımız meyvelerin gerisinde böyle bir arka plan vardır. Kara bağlantı işleme tesisinin bir an önce tamamlanması ümidiyle şimdiden ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Enerjide elde ettiğimiz başarılar, Karadeniz'deki doğalgaz keşfiyle de sınırlı değildir. Geçtiğimiz haftalarda Diyarbakır ve Kırklareli'ndeki üç kuyuda günlük 6 bin 800 varillik yeni petrol keşfi yapmıştık. Son üç yılda günlük petrol üretimimizi yüzde 35 artırarak 61 bin varile çıkarttık. Yıllık petrol üretimimizi 54 milyon varil sınırına dayandı. Yenilenebilir enerji kaynaklarımızı her geçen yıl artırıyoruz. Bugün enerjide Türkiye'nin toplam kurulu gücü olan 96 bin megavatın 61 bin megavatını yerli enerji olarak hallettik. 50 bini de yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilmektedir. İthal kaynaklarımızdan oluşan enerji kaynağımız 35 bin megavattır. Hali hazırda bin megavatlık güneş enerjisi yatırımıyla ilgili süreci tamamladık. 2 bini güneş, 2 bini rüzgâr olmak üzere 4 bin megavatlık yenilenebilir enerji yatırımını harekete geçirmiş olacağız. Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin üçüncü reaktörünü temel atma törenini Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdik. Vadeli elektrik piyasasıyla da elektriğin ileri tarihli alım ve satımına imkan sağlıyoruz. Gelecek nesillere eser bırakmaya devam edeceğiz.'

'Büyük ve güçlü Türkiye'nin ayak sesleri daha yakından gelmeye başladıkça birilerinin telaşı artmaya başladı'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 yıldır eser ve hizmet siyasetiyle gece gündüz çalıştıklarını ifade etti. Terör örgütleri ve kriz merkezleri üzerinden Türkiye'yi köşeye sıkıştırdığını ve hedeflerinden uzaklaştırdığını sananlara cevabın açılışını yaptıkları Filyos Limanı olduğunu anlatan Erdoğan şöyle devam etti:
'Kamil odur ki koya dünyada bir eser. Eseri olmayanın yerinde yeller eser. Biz eser ve hizmet siyasetiyle 19 yıldır milletimizin emrinde gece gündüz çalışıyoruz. Yaptığımız işlerin şahidi milletimizin ta kendisidir. Filyos Projesi işte bu anlayışın örneklerinden biridir. Filyos'u ülkemizin kara, demir ve havayollarına bağlayacak ulaştırma alt yapıları tüm bölgeye de hizmet verecektir. Artık Batı Karadeniz'de yeni bir dönem başlıyor. Zonguldaklı, Bartınlı, Karabüklü ve bölgedeki diğer şehirlerde yaşayan kardeşlerimiz bu yatırımlardan daha çok istifade edeceklerdir. Türkiye'nin yatırım, istihdam ve üretim ihracat konusundaki 2023 hedeflerinin 2053 vizyonunu afaki söylemler olmadığı çok daha iyi anlaşılacaktır. Terör örgütleri ve kriz merkezleri üzerinden köşeye sıkıştırdığını hedeflerinden uzaklaştırdığını sananlara cevabımız işte bugün burada açılışını yaptığımız ve temelini attığımız tesisler ve müjdesini verdiğimiz haberlerdir. Büyük ve Güçlü Türkiye'nin ayak sesleri daha yakından gelmeye başladıkça birilerini telaşı artmaya başladı. Bu kutlu yürüyüşü engelleyemeyecekler

Hiranur'un öldürülmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı

Mersin'de 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar'ın otomobilde tabancayla öldürülmesine ilişkin davada mütalaasını açıklayan savcı tutuklu sanıklardan Hüseyin Arda Ş.'nin 'çocuğa karşı kasten öldürme' ve 'ruhsatsız silah bulundurma' suçlarından, 2 sanığın da 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçlarından cezalandırılmasını talep etti

24.04.2026 13:06:00 / Güncelleme: 24.04.2026 13:09:35
İhlas Haber Ajansı
Hiranur'un öldürülmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Hiranur'un öldürülmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Hüseyin Arda Ş. (19), Mustafa Z. (27) ve Nazmi Ç. (20) cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada, Hiranur'un ailesi ve yakınları ile taraf avukatları hazır bulundu.

Mahkemede bazı tanıklar dinlenirken, cumhuriyet savcısı mütalaasında sanıklardan Hüseyin Arda Ş.'nin 'çocuğa karşı kasten öldürme' ve 'ruhsatsız silah bulundurma' suçlarında, Mustafa Z. ve Nazmi Ç.'nin ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçlarından cezalandırılmasını talep etti.

Taraf avukatlarının beyanlarının ardından söz verilen sanıklar, tahliyelerini istedi.



Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Duruşmanın ardından Aygar'ın ailesi ve yakınları ile müşteki avukatları, Mersin Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Mersin Barosu Başkanı Gazi Özdemir de katılırken, Özdemir baro olarak davayı yakından takip ettiklerini belirterek, "Hiranur davasında adaletin sağlanması adına Mersin Barosunun üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirecek, çocuklara yönelik istismar olaylarında ve kadına yönelik şiddet olaylarında biz avukatlar yılmadan adaletin ve hukukun üstünlüğünün sağlanması adına mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz" dedi.

Avukat Derya Demir ise dosyayı başından beri takip ettiklerini belirterek, "Başından beri titizlikle takip ettiğimiz Hiranur dosyasının bugün önemli bir aşamasını geride bıraktık. Savcı mütalaasını açıkladı. Biz elbette ki bu mütalaayı kabul etmeyecek ve buna uzun bir dilekçeyle itiraz edeceğiz. Sevindirici diğer haber üç sanığın da tutukluluk halinin devam etmesi. Biz mücadeleyi sürdüreceğiz, sürecin takipçisi olacağız" ifadelerini kullandı.

Merkez Toroslar ilçesi Akbelen Mahallesi'nde 1 Eylül 2025'te meydana gelen olayda, 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar, park halindeki otomobilde tabanca ile vurularak hayatını kaybederken polis, Hiranur'un erkek arkadaşı Hüseyin Arda Ş. (19), M.Z. (27) ile Nazmi Ç.'yi gözaltına almış, 3 şüpheli de sevk edildikleri mahkemece tutuklanmıştı.

Madencilere biber gazlı müdahale

Ankara'daki Kurtuluş Parkı'nda günlerden beri eylem yapan açlık grevindeki madenciler, polis ablukasına alındı. Maden işçilerinin yürüyüşüne polis engel oldu. Madenciler, protesto için üstlerini çıkardı. Üç işçi fenalaştı. Polis tarafından işçilere biber gazı sıkıldı

24.04.2026 11:24:00 / Güncelleme: 24.04.2026 12:36:23
Haber Merkezi
Madencilere biber gazlı müdahale
Madencilere biber gazlı müdahale
Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding'e bağlı Doruk Madencilik'te çalışan işçiler, aylardır ödenmeyen ücretleri, kıdem tazminatları ve gasp edilen diğer hakları için başlattıkları mücadeleyi Ankara'ya taşıdı.

Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde yaklaşık 190 kilometrelik yolu yürüyerek başkente ulaşan madenciler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde polis engeliyle karşılaştı.

Doruk Madencilik işçileri, uzun süredir maaş alamama, tazminat haklarının ödenmemesi, rızaları dışında ücretsiz izne çıkarılma ve sendikalaşma nedeniyle işten atılma gibi sorunlarla karşı karşıya kaldı.

Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi yaklaşık 130 işçi, bu taleplerle Eskişehir-Ankara sınırından yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca "Alın terimizi istiyoruz!", "Hakkımızı almadan gitmeyeceğiz" sloganlarıyla ilerleyen madenciler, 9 günde başkente vardı.

Pazartesi sabahı Ümitköy civarında bakanlık önüne yürümek isteyen işçilerin yolu polis tarafından kesildi. müdahale sırasında Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, örgütlenme uzmanı Başaran Aksu ve çok sayıda işçi gözaltına alındı. İşçiler biber gazı ve fiziksel müdahaleye maruz kaldıklarını belirtti. Ablukayı kısmen kıran grup, bakanlık önüne ulaşarak oturma eylemi ve açlık grevine başladı. Üstlerini çıkaran işçiler, "Açız, yoksuluz, çıplağız" diyerek taleplerini haykırdı.

Gözaltılar

Salı günü bakanlık önünde oturma eylemi yapan 110 işçi sabaha karşı gözaltına alındı. Sendika, fiili abluka ve gözaltı uygulandığını savundu. İşçiler yaklaşık 14 saat gözaltında kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Serbest kalan işçiler, eylemlerine Kurtuluş Parkı'nda devam etti. Açlık grevinin üçüncü gününde de nöbet devam etti, şu an yaklaşık 81 işçi ve 4 sendika yetkilisi açlık grevinde.

Açlık grevi 4. gününde

Açlık grevi bugün 4. güne girdi. İşçiler Yıldızlar SSS Holding önünde de açıklama yaptı. Polis, holding bahçesinde basın açıklamasına "özel mülk" gerekçesiyle izin vermedi. Yaklaşık 30 madencinin etrafı 200 kolluk kuvvetiyle çevrildi. İşçiler, "İş, ekmek, barış", "Vur vur inlesin, Yıldızlar Holding dinlesin", "Direne direne kazanacağız" şeklinde sloganlar attı.

Bu arada CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan ve Utku Çakırözer, DİSK Sosyal-İş ve diğer sendikalar, öğrenciler ve çeşitli sivil toplum örgütleri işçileri ziyaret etti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da Kurtuluş Parkı'ndaki eylemcileri dinledi.

İşçiler ödenmeyen ücretlerin ve tazminatların bir an önce ödenmesini, ücretsiz izin ve işten atmaların iptal edilmesini ve sendikal hakların tanınmasını istiyor ayrıcı "Hakkımızı almadan Ankara'dan ayrılmayacağız" diyorlar.

Sendika yetkilileri, 2023 seçimleri öncesi dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Enerji Bakanı Fatih Dönmez'in işletmeye gelip "takip edeceğiz" sözü verdiğini, ancak hiçbir adım atılmadığını belirtiyor.

Doruk Maden direnişi, Türkiye'nin çeşitli illerinden destek alıyor. Sendikalar ve muhalefet partileri, işçilerin yalnız olmadığını vurguluyor. Eylem, maden işçilerinin kronik hak ihlallerini bir kez daha gündeme getirdi. Gelişmeler yakından takip ediliyor; işçiler talepleri karşılanana kadar açlık grevini sürdürme kararlılığında.

Taksilerde yeni dönem

1 Eylül 2026’dan itibaren Türkiye’deki tüm ticari taksilerde yeni dönem başlıyor. Taksimetreyle entegre mali cihaz zorunlu hale geliyor, her yolculuk sonunda yüzde 20 KDV dahil fiş otomatik olarak kesilecek 

23.04.2026 18:01:00
Haber Merkezi
Taksilerde yeni dönem
Taksilerde yeni dönem
İstanbul, Ankara, İzmir ve Türkiye genelindeki ticari taksilerde köklü bir değişim kapıda. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın (GİB) 13 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 591) ile taksi işletmecilerine "Taksi Mali Cihazı" zorunluluğu getirildi. 1 Eylül 2026 itibarıyla mevcut tüm taksilerde taksimetreyle entegre çalışan bu cihaz devreye girecek ve her yolculuk sonunda otomatik olarak yüzde 20 KDV içeren fiş veya e-belge düzenlenecek.

Gerçek usulde vergilendirme ve KDV yükümlülüğü 

1 Ocak 2026'dan itibaren taksi plakası sahipleri basit usulden gerçek usule geçti. Bu geçişle birlikte taksi ücretleri artık yüzde 20 oranında Katma Değer Vergisi'ne (KDV) tabi hale geldi. Günlük ortalama 10 bin TL ciro yapan bir takside yaklaşık 2 bin TL KDV ödemesi gündeme geliyor. Plaka sahipleri ayrıca gelir vergisi, geçici vergi ve stopaj gibi yükümlülüklerle karşı karşıya kalacak. Sektör temsilcileri, vergi yükünün %45'e varabileceğini belirterek yeni sistemin maliyetlerini tartışıyor.

Taksi mali cihazı nedir, nasıl çalışacak? 

Taksimetre ile senkronize çalışan, Bakanlık onaylı cihaz yolculuk bitiminde taksimetre kapanınca otomatik fiş/fatura kesecek. 

Fişte yüzde 20 KDV dahil olacak, belirli tutarların üzerinde veya yolcu talep ederse "fatura yerine geçen belge" verilecek. 

Kartlı ödeme (POS) özelliği zorunlu olacak, harici bağımsız POS cihazı kullanılamayacak. 

Sistem GPS ve zaman verilerini kaydederek tüm işlemleri anlık olarak GİB'e iletecek. 

Fiş kesilmeden yeni yolculuk başlatılamayacak, bu sayede kayıt dışı ekonomi büyük ölçüde önlenecek.

Geçiş takvimi 

Mevcut plaka sahipleri en geç 1 Eylül 2026'ya kadar cihazı alıp kullanmaya başlamak zorunda. 

Yeni plaka alanlar veya taksimetre değiştirenler işe başlama veya değişiklikten itibaren 30 gün içinde cihazı devreye almak zorunda. Tebliğe uymayan taksiciler, cihaz üreticileri ve servisler Vergi Usul Kanunu cezalarıyla karşı karşıya kalacak.

Yolcuları da ilgilendiriyor

Diğer tüm işletmelerde olduğu gibi taksilerde de fiş/fatura almak artık zorunlu. Denetimlerde fiş almadan indiği tespit edilen yolculara da idari para cezası uygulanabilecek. Yolcuların seyahat sonunda fişi talep etmesi ve saklaması önem taşıyor.

Taksiciler, artan vergi yükü nedeniyle maliyetlerin yükseleceğini ve plaka fiyatlarının düştüğünü belirtiyor. Öte yandan düzenleme, kayıtlı ekonomiyi güçlendirmeyi, kartlı ödemeyi yaygınlaştırmayı ve Maliye'ye anlık veri akışı sağlamayı hedefliyor.

Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında savcı görüşünü açıkladı: 3 sanık hakkında tahliye talep edildi

Aziz İhsan Aktaş davasında cumhuriyet savcısı sanıkların tutukluluk durumuna ve taleplere ilişkin görüşünü açıkladı. Savcı, 3 tutuklu sanığın tahliyesini talep etti. Duruşma sanıkların tutukluluğa ilişkin beyanları ile sürüyor

22.04.2026 13:51:00
İHA
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında savcı görüşünü açıkladı: 3 sanık hakkında tahliye talep edildi
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında savcı görüşünü açıkladı: 3 sanık hakkında tahliye talep edildi
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar'ın arasında bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 16'sı tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan salonda görülen duruşmada, cumhuriyet savcısı, sanıkların tutukluluk durumu ve taleplere ilişkin görüşünü açıkladı.

Duruşma savcısı, Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi, Beşiktaş Belediyesi personeli Gülşah Ocak, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi'nin tutuklulukla geçirdikleri süre dikkate alınarak tahliyelerine karar verilmesini talep etti.

Rıza Akpolat, Kadir Aydar, Utku Caner Çaykara ve Oya Tekin'in aralarında bulunduğu diğer tutuklu sanıkların ise kuvvetli suç şüphesi, mevcut delil durumu ile üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti dolayısıyla tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep edildi.

Tanık dinletilmesi, tefrik ve mal varlığı tedbirlerinin kaldırılması taleplerinin mevcut delil durumu ve dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak reddine karar verilmesi talep edildi.

Duruşma sanıkların tutukluluğa ilişkin beyanları ile sürüyor.

İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı

Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), İstanbul'da Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı havanın etkili olacağının tahmin edildiğini belirterek, beklenen kuvvetli yağış nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli olunması yönünde vatandaşları uyardı

22.04.2026 13:40:00
İHA
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
AKOM'dan İstanbul ve Marmara Bölgesi için yağış uyarısı geldi. İstanbul başta olmak üzere Marmara bölgesi genelinin Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına girmesinin beklendiği belirtilerek, cuma gününe kadar aralıklı yağış geçişlerinin görüleceği, sıcaklıkların 12-16 derece aralığında mevsim normallerinin altında seyretmeye devam edeceğinin tahmin edildiği ifade edildi.

Yağışların özellikle öğle saatlerinden itibaren etkisini artırarak yer yer kuvvetli şekilde görüleceğinin tahmin edildiği belirtildi. AKOM, beklenen kuvvetli yağış nedeni ile yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli olunması yönünde vatandaşları uyardı.

Hafta sonu itibari ile çoğunlukla güneşli bir gökyüzünün hakim olacağının, sıcaklıkların 20 dereceler civarına yükseleceğinin öngörüldüğünü belirtildi.

Öte yandan İstanbul'daki barajlarda doluluk oranının ise yüzde 70,39 seviyesinde bulunduğu, barajlardaki su miktarının 611 milyon metreküp olarak ölçüldüğü kaydedildi.

Trakya’da "Nükleer Santral İstemiyoruz" paneli yapıldı

Trakya Platformu ve Trakya Kent Konseyleri Birliği öncülüğünde, Trakya Belediyeler Birliği'nin desteği ile Kırklareli'nin Vize ilçesinde 18 Nisan 2026 tarihinde "Trakya'da Nükleer Santral İstemiyoruz" başlıklı bir panel gerçekleşti. Panele, bilim insanları, hukukçular, yerel yöneticiler ile bölge halkı katıldı. Panelin sonuç bildirgesinde, "Kurulacak bir nükleer santral, başta soğutma suyu deşarjı olmak üzere deniz ekosistemlerinde geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açabilecek; deniz çayırlarını ve balıkçılık faaliyetlerini ciddi biçimde tehdit edecek ve bölgenin ekolojik dengesini bozacaktır" uyarısı yapıldı

22.04.2026 12:57:00 / Güncelleme: 22.04.2026 13:00:38
Haber Merkezi
Trakya’da "Nükleer Santral İstemiyoruz" paneli yapıldı
Trakya’da "Nükleer Santral İstemiyoruz" paneli yapıldı
Kırklareli'nin Vize ilçesinde 18 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen "Trakya'da Nükleer Santral İstemiyoruz" panelinin sonuç bildirgesinde şunlar ifade edildi:

"Trakya Platformu ve Trakya Kent Konseyleri Birliği öncülüğünde, Trakya Belediyeler Birliği'nin desteği ve farklı disiplinlerden bilim insanları, hukukçular, yerel yöneticiler ile bölge halkının katılımıyla 18 Nisan 2026 tarihinde Vize'de gerçekleştirilen "Trakya'da Nükleer Santral İstemiyoruz" başlıklı panel sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler kamuoyuyla paylaşılmaktadır.

Panel süresince ortaya konulan bilimsel, hukuki ve toplumsal veriler birlikte değerlendirildiğinde ve panele katılım dikkate alındığında, nükleer santralin istenmediği açıkça görülmektedir. Trakya'da planlanan yaklaşık 14 bin dönümlük nükleer santral projesinin kamu yararı, çevre hakkı ve yaşam hakkı ilkeleriyle bağdaşmadığı ortaya konmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti yalnızca bir hukuk devleti değil, aynı zamanda bir çevre devletidir. Başta Anayasa'nın 56. maddesi olmak üzere, kıyıların, ormanların ve tarım alanlarının korunmasına ilişkin hükümler, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına almaktadır. Bu çerçevede, yaşam hakkını riske atan bir projenin kamu yararı ile gerekçelendirilmesi mümkün değildir.

Planlanan proje alanı; 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarında orman alanı, tarım arazisi ve mutlak içme suyu koruma alanı olarak tanımlanmakta olup, Istranca Ormanları ve longoz ekosistemleri gibi yüksek ekolojik değere sahip hassas alanlarla doğrudan ilişkilidir. Bu alan yalnızca bir arazi değil; yeraltı ve yerüstü su sistemleri, gölleri, dereleri ve kıyı ekosistemleriyle birlikte işleyen bütüncül bir yaşam alanıdır. Nitekim 15.04.2026 tarihinde Kırklareli ili Demirköy ilçesi Sivriler Köyü ile Vize ilçesi Kışlacık Köyü sınırları içerisinde yer alan Panayır İskelesi ve çevresi, Doğal Sit – Nitelikli Doğal Koruma Alanı olarak tescillenmiştir.



Bu alana kurulacak bir nükleer santral, başta soğutma suyu deşarjı olmak üzere deniz ekosistemlerinde geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açabilecek; deniz çayırlarını ve balıkçılık faaliyetlerini ciddi biçimde tehdit edecek ve bölgenin ekolojik dengesini bozacaktır. Istrancaların kalbine yapılacak böyle bir müdahale, yalnızca bugünü değil, bölgenin geleceğini geri dönüşü zor bir risk alanına dönüştürmek anlamına gelmektedir.

Nükleer santrallerde risk hiçbir zaman sıfıra indirgenemez. Deprem, sel ve iklim krizine bağlı aşırı hava olayları gibi öngörülemeyen süreçler, teknik güvenlik önlemlerini aşabilmektedir. Geçmişte yaşanan kazalar bu durumu açıkça göstermiştir. Radyasyon il sınırlarını tanımaz; etkisi yalnızca proje alanıyla sınırlı kalmaz, Marmara ve Karadeniz havzasını kapsayan geniş bir coğrafyaya yayılabilir. Nükleer riskin etkileri, gıda zinciri ve su sistemleri aracılığıyla farklı bölgelere taşınabilir.

Bilimsel çalışmalar, iyonize radyasyonun insan sağlığı üzerinde kanserojen etkiler oluşturduğunu ve düşük doz maruziyetlerin dahi uzun vadede genetik sonuçlar doğurabildiğini ortaya koymaktadır. Bu etkiler özellikle çocuklar açısından daha yüksek riskler barındırmaktadır. Nükleer risk yalnızca fiziksel değil; psikolojik, sosyal ve ekonomik sonuçlarıyla da toplum üzerinde kalıcı etkiler yaratmaktadır.

Enerji politikaları açısından yapılan değerlendirmelerde, Türkiye'nin mevcut kurulu gücünün talebin üzerinde olduğu, dolayısıyla kısa ve orta vadede nükleer enerjiye zorunlu bir ihtiyaç bulunmadığı ifade edilmiştir. Nükleer enerji yüksek maliyetli ve dışa bağımlı bir model oluştururken, rüzgâr ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklar daha ekonomik ve güvenli alternatifler sunmaktadır.

Öte yandan sürecin şeffaf ve katılımcı bir şekilde yürütülmediği; yerel halkın, bilim insanlarının ve ilgili tüm paydaşların karar alma süreçlerine yeterince dâhil edilmediği görülmektedir. Bu durum hukuk devleti ilkesine açıkça aykırıdır. Bu ölçekte bir proje, toplumdan ve bilimsel akıldan kopuk şekilde hayata geçirilemez.

Trakya yalnızca bir bölge değil; başta İstanbul olmak üzere geniş bir coğrafyanın hava, su ve tarımsal gıda deposudur. Bu nedenle kısa vadeli enerji tercihleri uğruna uzun vadeli ekolojik ve toplumsal risklerin göze alınması kabul edilemez. Bölgenin sahip olduğu doğal değerler dikkate alındığında, Istranca Ormanları'nın UNESCO koruma statüsüne kavuşturulması ve bugüne kadar verilen zararlar da göz önüne alınarak Trakya'nın daha güçlü koruma statüleriyle güvence altına alınması gerekmektedir.

Tüm bu değerlendirmeler ışığında; Trakya'da planlanan nükleer santral projesinin durdurulması, sürecin şeffaf, katılımcı ve bilimsel temelde yeniden ele alınması, bölgenin ekolojik ve tarımsal değerlerine sahip çıkılması ve enerji politikalarında yenilenebilir kaynaklara öncelik verilmesi gerektiği açıkça ortaya konmaktadır.

Bizler, yaşam hakkını ve doğayı savunan tüm paydaşlar olarak, hukuki ve demokratik haklarımız çerçevesinde bu sürece karşı durmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz. Başta Vize olmak üzere tüm Trakya halkı, yaşam alanlarına yönelik bu tehdide vize vermeyecektir.

Trakya Platformu – Trakya Kent Konseyleri Birliği – Trakya Belediyeler Birliği"

22. duruşma başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin davada, 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 17'si tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam ediliyor

 

22.04.2026 11:39:00 / Güncelleme: 22.04.2026 12:45:57
Anadolu Ajansı
22. duruşma başladı
22. duruşma başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan 22. duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Aziz İhsan Aktaş'ın aralarında yer aldığı bir kısım tutuksuz sanık da duruşmada hazır bulundu. Duruşmada, sanıkların yakınları ile bazı CHP'li yöneticiler ve partililer izleyici olarak yer aldı.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, savunması alınan sanıkların duruşmaya gelmeme yönündeki taleplerinin kabulüne karar verilmesini istedi.

Savunması alınmayan bir sanık hakkında ifadesinin alınması için yakalama kararı çıkarılmasını talep eden savcı, beyanları alınan mağdurların davaya katılma taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etti.

Savcı, tanık dinletilmesi, tefrik ve mal varlığı tedbirlerinin kaldırılması taleplerinin mevcut delil durumu ve dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak reddine karar verilmesini istedi.

Tutuklu sanıklar Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi, Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşci ve eğitmen Gülşah Ocak'ın üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti ile tutuklulukla geçirdikleri süre dikkate alınarak tahliyelerine karar verilmesini isteyen savcı, Rıza Akpolat, Kadir Aydar, Utku Caner Çaykara ve Oya Tekin'in aralarında bulunduğu 14 sanığın kuvvetli suç şüphesi, mevcut delil durumu ile üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

Duruşma, tutuklu sanıkların tahliyeye ilişkin taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ayrıca iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi

 

21.04.2026 17:29:00 / Güncelleme: 21.04.2026 17:36:02
Anadolu Ajansı
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Sonel'in emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Erzurum Şehir Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilen Sonel, yoğun güvenlik önlemi altında adliyeye getirildi.

Savcılık sorgusu tamamlanan Sonel, "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığından Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen yazıda, Sonel hakkında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu işlediğine ilişkin yeterli şüphe bulunduğu" belirtilmişti.

Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin, hakkında İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla soruşturma başlatılan Sonel, açığa alınmıştı.

Sonel, 2017-2020 yılları arasında Tunceli'de görev yapmış ve 17 Nisan'da Elazığ'da gözaltına alınmıştı.

11 zanlı tutuklanmıştı

Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in de bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilerden Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. 



Siirt'te sel bilançosu: 200 dekarlık alanda toprak kayması yaşand

Siirt'te etkili olan sağanak yağışların ardından meydana gelen sel felaketinin bilançosu ortaya çıkmaya başladı. Kent genelinde birçok noktada ciddi hasar meydana gelirken, tarım arazileri ve hayvancılık büyük zarar gördü

21.04.2026 14:11:00 / Güncelleme: 21.04.2026 14:13:55
İHA
Siirt'te sel bilançosu: 200 dekarlık alanda toprak kayması yaşand
Siirt'te sel bilançosu: 200 dekarlık alanda toprak kayması yaşand
Edinilen bilgilere göre, kent merkezinde yaklaşık 300 dekar tarım arazisinde toprak kayması yaşandı. Şirvan ilçesinde sel sularına kapılan 90 arılı kovan ile birlikte 80-90 küçükbaş hayvan telef oldu. Bölgede köy yollarının kapanması nedeniyle ulaşımda da aksaklıklar yaşandı. Kurtalan ilçesinde sel nedeniyle yaklaşık 10-15 ton buğday zarar görürken, 340 kanatlı hayvan ile 45-50 küçükbaş hayvanın telef olduğu bildirildi.



Tillo ilçesinde ise bir fıstık işleme tesisi tamamen hasar görürken, tarım arazilerinde kaymalar meydana geldiği ve bazı köy yollarının ulaşıma kapandığı öğrenildi.

Yetkililer, selden etkilenen bölgelerde hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü, vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için ekiplerin sahadaki çalışmalarına aralıksız devam ettiğini belirtti.

Siirt'te 13 yaşındaki kayıp çocuk bulundu

Siirt'te kayıp ihbarı yapılan 13 yaşındaki çocuk, ekiplerin çalışmasıyla bulunarak ailesine teslim edildi

21.04.2026 14:06:00
İHA
Siirt'te 13 yaşındaki kayıp çocuk bulundu
Siirt'te 13 yaşındaki kayıp çocuk bulundu
Edinilen bilgilere göre, Şirvan ilçesine bağlı Taşlı köyü Yatağan mezrasında akşam saatlerinde kaybolan çocuk için gece saat 01.00'da kayıp ihbarı yapıldığı belirtildi.

İhbarın ardından bölgede geniş çaplı arama kurtarma çalışması başlatıldı. Çalışmalara AFAD, jandarma, komando birlikleri, sağlık ekipleri ve güvenlik korucuları katıldı.

Çalışmalarda, termal ve gece görüş sistemleri ile iz takip unsurlarının da kullanıldığı bildirildi.

Yapılan çalışmaların ardından çocuğun araçla şehir merkezine geldiği belirlendi.

Bulunan çocuk, daha sonra ailesine teslim edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.