İngiltere, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 'sıradan lider' muamelesini reva görmüş.
'Ey Buckingham Sarayı kendinize gelin' denilecek sandım. Ama acıları olduğundan bu seferlik es geçildi sanırım.
Konunun ortasından girdik, kusura bakılmasın.
Malumunuz, geçen hafta ölen İngiltere Kraliçesi Elizabeth'in cenaze töreni 19 Eylül'de düzenlenecek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da "Kraliçe Elizabeth'in cenaze törenine katılacak mısınız" diye sorulunca, " Taziye mesajımızı sosyal medyadan gönderdik. Tabii bizim de programlar vesaire var. Eğer programlar el verirse merasime katılmayı düşünüyorum. Ama bütün mesele bizim de kendi programlarımızla beraber bunu denk getirebilmek" demişti.
Ama gelin görün ki, son 20 yıldır Türkiye'nin devlet protokolüne AKP hükümetleri tarafından getirilen şatafatlı yeniliklerle, Kraliçe Elizabeth'in cenaze törenindeki kurallar pek uyuşacak gibi değil.
Kurallar pek çok lidere uysa da koruma ordusu ve zırhlı aracı olmadan seyahat etmeyen, istisnasız özel uçağıyla uçan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın standartlarına uyması zor.
İngiltere, törene gelecek liderlere bazı şartlar sundu.
Buna göre; törene katılacak yabancı liderlerin İngiltere'ye ticari uçuşlarla gelmeleri istendi, özel jetle seyahat etmekte ısrar eden liderlerin Londra'daki hava alanlarına inemeyecekleri, cenaze töreni sırasında helikopterle transfere izin verilmeyeceği ve liderlerin 19 Eylül'de Westminster Aziz Peter Kilisesi'ndeki cenazeye katılmak için kendi zırhlı devlet arabalarını kullanamayacakları ve otobüsle toplu olarak gidebilecekleri ifade edildi.
Soru şu: Bu şartların hangisi ya da hangileri Cumhurbaşkanı Erdoğan'a uyar?
Cevap elbette 'hiçbiri…'
Hem de zırhlı aracı olmadan cenaze törenine gitmek, yok artık daha neler…
Ya hu kendi ülkesinde dahi zırhlı aracı ve koruma ordusu olmadan bir kilometre gitmeyen bir lider Londra'daki cenaze törenine nasıl diğer liderlerin bindiği otobüsle gidebilir.
Olur mu öyle şey…
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İngiltere'nin bu şartlarına uyarak cenaze törenine katılır mı henüz belli değil.
Ancak Abdullah Gül'ün yaptığı gibi yapılabilirdi. Yani önceden gidilebilirdi.
Sayın Gül'ün ölüm döşeğinde olan kraliçenin ya da ölmüş ancak henüz ölümü kamuoyuna duyurulmadan içeriden bilgi alarak önceden Londra'ya gitmiş olabileceğini tahmin ediyorum.
Ama bunu görevdeki bir cumhurbaşkanı yapamaz ki…
Yapsa yapsa eski bir cumhurbaşkanı yapar.
Abdullah Gül de yaptı işte.
Sahi Abdullah Gül'ün Kraliçe Elizabeth'in öldüğünün açıklandığı gün İngiltere'de olduğu ortaya çıkmıştı.
Haftaya pazartesi, yani 19 Eylül'de toprağa verilecek olan kraliçenin defin törenine kadar Abdullah Gül, İngiltere'de mi kalıyor, bilen varsa lütfen söylesin…
Demek ki İngiltere kraliçesi Sayın Gül için bu kadar değerli…
Bakalım Cumhurbaşkanı Erdoğan için kraliçenin değeri ne kadar?
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024































































