logo
28 MART 2026

Erdoğan'dan Ekrem İmamoğlu'na tepki

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından asılan afişlere tepki gösteren Erdoğan, "Gelirken bilboardlarda bir şeyler gördüm İstanbul'u konutlarla donatmışlar, bizim 23 yılda yapamadığımızı onlar 5 yılda yapmışlar. Böyle bir şey gördünüz mü' Ey Ekrem Efendi, sen bunları delillindir ispat et, bak bakalım Erdoğan ne yapıyor' Bizim icraatımızın ulaştığı yerlere senin hayallerin bile ulaşamaz Ekrem. Şimdi aynı azim ve kararlılıkla aynı hizmet aşkıyla çalışarak ülkemizi bölgesinde ve dünyada çok daha yüksek seviyelere götüreceğiz" ifadelerini kullandı.

07.02.2025 19:33:00
İhlas Haber Ajansı
Erdoğan'dan Ekrem İmamoğlu'na tepki
Erdoğan'dan Ekrem İmamoğlu'na tepki
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün İstanbul Teşkilatımızda bayrak değişimi yaşanıyor. 4 yıldır İstanbul İl Başkanlığı görevini şanla, şerefle, konumunun getirdiği sorumluluk bilinciyle yürüten ve bugün nöbeti devreden Osman Nuri Kabaktepe'ye, partim ve teşkilatım adına teşekkür ediyorum. Gençler, unutmayın 2028'den sonra yeni bir İstanbul, yeni bir Türkiye inşa edeceğiz" dedi.

AK Parti İstanbul 8. Olağan İl Kongresi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşti. Zeytinburnu Kazlıçeşme'deki Basketbol Gelişim Merkezi'ndeki kongrede konuşmasına kongreye katılanları selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kıymetli yol ve dava arkadaşlarım, biliyorsunuz bugün İstanbul Teşkilatımızda bayrak değişimi yaşanıyor. 4 yıldır İstanbul İl Başkanlığı görevini şanla, şerefle, konumunun getirdiği sorumluluk bilinciyle yürüten ve bugün nöbeti devreden Osman Nuri Kabaktepe'ye, partim ve teşkilatım adına teşekkür ediyorum. Osman Nuri kardeşimle birlikte farklı kademelerde görev yapmış yol ve dava arkadaşlarımıza da takdir ve tebriklerimi iletiyorum. Gençler, unutmayın 2028'den sonra yeni bir İstanbul, yeni bir Türkiye inşa edeceğiz. Bugünden itibaren AK Parti İstanbul İl Başkanlığı vazifesini üstlenecek olan Abdullah Özdemir kardeşime de Rabbim'den üstün hizmetler, gayretler ve başarılar niyaz ediyorum. Bugün aramızda olmayan, dünya defterini kapatıp, beka alemine göç etmiş tüm kardeşlerimizi, büyüklerimizi, yol arkadaşlarımızı rahmetle şükranla yad ediyorum" dedi.

AK Parti'nin bir erdemliler hareketi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ana kucağıdır. Baba ocağıdır. Vatan için aşkla çarpan kalplerin buluşma noktasıdır. Bu kutlu hareketin her bir mensubu, partimiz ve ülkemiz için ter döken her bir yol arkadaşımız adını tarihe şimdiden yazdırmıştır. 81 ilimizin yanı sıra gönül ve kültür coğrafyamızda dünyanın farklı köşelerinde bu harekete destek veren, kendi kaderini AK Parti'nin ve Türkiye'nin kaderiyle birleştiren her bir kardeşimiz bizim için değerlidir. Şu an bu salonda bulunan her bir kardeşimin bu hareketin tarihinde silinmez bir yere sahip olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Görevimiz ne olursa olsun, hepimiz kökü mazide gözü atide olan kutlu bir davanın neferleriyiz. Tayyip Erdoğan olarak, Genel Başkan sıfatımdan ziyade, bu hareketin bir neferi olmanın heyecanını her zaman kalbimin derinliklerinde hissettim. Bu davanın bir mensubu, sizlerin yol ve mücadele arkadaşı olmaktan her zaman şeref duydum. Son nefesime kadar da AK Parti'nin, millete, memlekete ve insanlığa hizmet mücadelesinde yer almanın haklı gururunu yaşayacağım. Sevdanız için teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.

"Bizim icraatımızın ulaştığı yerlere senin hayallerin bile ulaşamaz Ekrem"
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından asılan afişlere tepki gösteren Erdoğan, "Gelirken bilboardlarda bir şeyler gördüm İstanbul'u konutlarla donatmışlar, bizim 23 yılda yapamadığımızı onlar 5 yılda yapmışlar. Böyle bir şey gördünüz mü' Ey Ekrem Efendi, sen bunları delillindir ispat et, bak bakalım Erdoğan ne yapıyor' Bizim icraatımızın ulaştığı yerlere senin hayallerin bile ulaşamaz Ekrem. Şimdi aynı azim ve kararlılıkla aynı hizmet aşkıyla çalışarak ülkemizi bölgesinde ve dünyada çok daha yüksek seviyelere götüreceğiz" ifadelerini kullandı.

"MHP Lideri Bahçeli'nin durumu iyi"
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin sağlık durumu hakkında konuşan Erdoğan, "AK Parti ve Cumhur İttifakı Türkiye Yüzyılı'nı birlikte inşa edeceğiz. Bu vesileyle Cumhur İttifakı ortağımız, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye şahsım ve partim adına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Kendisine Yüce Allah'tan acil şifalar diliyorum. Sağlık durumu iyi olan Sayın Bahçeli'nin nekahat dönemini İnşallah bir an önce tamamlayarak, Türkiye'ye ve Türk milletine hizmet mücadelesine eskisinden daha büyük bir kararlılıkla devam ettireceğine inanıyorum. Nitekim bugün yaptığım ikili telefon görüşmesinde de durumunun gayet iyi olduğunu kendinden dinleme fırsatını buldum" bilgisini verdi.

"Fitne tüccarlarına ümit kırıntısı dahi vermeyeceğiz"
Küfre açılan bir kapı olarak görülen yeis tuzağına asla düşmeyeceklerini ve işleri ile hedeflerine odaklanacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ben değil biz diyeceğiz. Aramıza nifak tohumları ekmeye kalkanların oyunlarına gelmeyecek, pusuda bekleyen fitne tüccarlarına ümit kırıntısı dahi vermeyeceğiz. Biz çıkar birliği değil; dava arkadaşlığı, kader ortaklığı yapmış, kardeşçe kenetlenmiş kadroyuz. Bulunduğumuz görevlere sadece aziz millete layıkıyla hizmet yapmak için geldik. Millet bizi buralarda tuttuğu müddetçe de kimin ne dediğine bakmadan hizmet üretmekten bir an olsun geri durmayacağız. İnancımızda küfre açılan bir kapı olarak görülen yeis tuzağına asla düşmeyecek, işimize ve hedeflerimize odaklanacağız. Bu toprakları birbirine daha sıkı bağlarla kenetlemeyi sürdüreceğiz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak iç cephemizi sağlamlaştıracak, 85 milyonun hayallerini gerçeğe dönüştürmenin gayretinde olacağız. Milli güvenliğimize tehdit oluşturan tüm yapılarla mücadelemizi, şehit ailelerimizin ve gazilerimizin yüzünü kara çıkartmayacak şekilde sürdüreceğiz. Mevla yâr ve yardımcımız olsun, yolumuzu bahtımızı açık etsin diyorum" şeklinde konuştu.

"2 asır geçse dahi böylesi büyük afeti unutmak mümkün değil"
Dün 53 bin 737 canımızı yitirdiğimiz 6 Şubat depremlerinin ikinci seneyidevriyesiydi. Asrın felaketinde hayatını kaybeden kardeşlerimi bir kez daha rahmetle yadettik. Onun için Adıyaman'daydık. Üzerinden 2 asır geçse dahi böylesi büyük afeti unutmak mümkün değil. Rabbim kederli ailelerimize sabr-ı cemil ihsan eylesin. Depremin yıldönümünde de afetzedelerimizi yalnız bırakmadık. Bakanlarımız, milletvekillerimiz, genel merkez, MYK, MKYK üyelerimiz deprem bölgesindeki şehirlerimizi ziyaret etti. Adıyamanlı kardeşlerimizle kucaklaştık hem depremzedelerimize yeni yuvalarının anahtarını teslim ettik hem de bazı hayırseverlerimize plaketlerini takdim ettik. Dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden geçer" diye konuştu.

"453 bin konut ve iş yerinin inşasını tamamlayacağız"
Deprem bölgesindeki şehirlerin yeniden ayağa kaldırıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Konutlarıyla, altyapı projeleri, sosyal donatı alanları, hastaneleri, okulları, işyerleriyle şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırıyoruz. Son iki yılda depremin yol açtığı kayıp ve zararın telafisiyle, afet risklerinin azaltılması için 2,6 trilyon liralık kaynak kullandık. Şimdiye kadar 201 bin 580 konut ve iş yerinin kurasını çektik, anahtarlarını hak sahibi vatandaşlarımıza teslim ettik. Elbette henüz her şey bitmiş değil. Daha yapacak çok işimiz, teslim etmemiz gereken birçok konut var. Biz de zaten ilk günden beri mesuliyetimizin bilinciyle hareket ediyoruz. Konutların yüzde 45'ini teslim ettik. Kalan 252 bin konut ve iş yerimizi de hızlıca bitirmenin gayretindeyiz. Yıl başına kadar 453 bin konut ve iş yerinin inşasını tamamlayacağız" ifadelerini kullandı.

"Hiç mi vicdan azabı duymuyorsunuz"
Bölge halkına oy tercihlerinden dolayı hakaret edenlere tepki gösteren Erdoğan, "Söz verdik, ahdettik. Allah'ın izniyle milletimize mahcup olmayacağız. Daha artçı sarsıntılar devam ederken, ortalığı velveleye verip de iki yıldır ortalıkta görünmeyen deprem turistlerine bir çift sözüm var. Asrın felaketinde asrın vicdansızlığını sergilediniz. Sırf oy tercihlerinden dolayı depremzedelerimize hakaret ettiniz. Şimdi geriye dönüp bakınca hiç mi kendinizden utanmıyorsunuz' En zor, en acılı günlerinde bu millete yaptığınız kötülüklerden dolayı hiç mi vicdan azabı duymuyorsunuz' İktidara, muhalefet etmekle devletinize ve milletinize düşmanlık etmenin arasındaki devasa ayrımının farkına acaba ne zaman varacaksınız' Bir çift sözüm de bol bol vaat dağıtıp, sırra kadem basanlaradır. Hani bedava ev yapıyordunuz' Hani her şeyi ücretsiz sağlıyordunuz' Ne oldu' Niçin sözlerin arkasında duramadınız' Her fırsatta hükümeti, devleti, AK Parti'yi acımasızca eleştiriyorsunuz. Bizim yaptıklarımızı kötüleyeceğinize belediyeler eliyle yapsaydınız ya! Şu anda yönetimi sizde olan belediyelerde ne yapıyorsunuz' Bedava konutları, evleri, işyerleri unuttunuz mu' Niçin yapmıyorsunuz' Elinizi tutan mı oldu, sizi engelleyen mi oldu' Neden yapmadığınızı çıkın milletimize, depremzedelere lütfen açıklayın. Bu soruların hiçbirine tatmin edici cevap veremezler. Siyaset yapmakla polemik yapmayı aynı şey zannediyorlar. Unutmayın her tırtıldan kelebek olmaz maalesef bunların kozasında ülkeye ve millete hizmet eden siyasetçi çıkmıyor. Deprem bölgesinde verdikleri sözler seçim sonrasında unutuldu gitti. Bu işleri az çok bilen herkes Türkiye'nin deprem bölgesinde yürüttüğü çalışmalardan hayranlık ve takdirle bahsediyor. Biz 100 bin 200 bin konut yaptık deyince hayretlerini gizleyemediklerini defalarca gördük yurt dışında. Ana muhalefet partisi deprem meselesinde bile polemik yapıyor. Karalama, kötüleme peşinde koşuyor" dedi.

Muhalefetin elindeki büyükşehir ve İstanbul'un trafikten toplu ulaşıma, temel belediyecilik hizmetlerinden çevreye kadar sapır sapır döküldüğünü belirten Erdoğan, "Bu tür durumlar için büyüklerimizin kullandığı bir kelam-ı kibar vardır. Eskiler hem iş yapmayıp, yapılan işe çalım atanlara dinime dahleden bari müselman olsa, derler. Ana muhalefetin ahvali de tam olarak böyle. Depreme dair, depreme hazırlığa dair ne bir projeleri ne de elle tutulur bir icraatları var. İnşa etmek deyince akıllarına ev, köprü, yol, hastane değil balya balya dizilen para kuleleri geliyor. Şişirilmiş konser faturaları ile belediyeleri yağmalamaları kâr sayıyorlar. Halk düşmanı radikal sol örgütlerin sloganıyla adliye önünde polise saldırmak neredeyse rutinleri hale geldi. Devletin hakim, savcısı ile uğraştıkları kadar bünyelerini saran yolsuzluk, hırsızlık, kayırmacılıkla uğraşmıyorlar. Parti içi iktidar kavgası gözlerini kör etmiş durumda. Yıllarca Gandi Kemal diyerek omuzlarında taşıdıkları şahsı bugün gık dese linç ediyorlar. Salındaki ve solundakilerin arasında kalmaktan pestile dönmüş mevcut genel başkanın çaresizliği, öfkesi artık diline vuruyor. Millete hakaret edenlerle teşriki mesaisi arttıkça sayın Özel'in üslubu değişmeye başladı. 'Hata ettik' tavır sergilemektense hakaret ederek suç bastırmaya çalışıyor. Yönettikleri belediyelerde fetret dönemi yerini çöküş dönemine bıraktı. Trafikten toplu ulaşıma, temel belediyecilik hizmetlerinden çevreye kadar İstanbul dahil büyükşehirlerimiz sapır sapır dökülüyor. Artık İstanbul'da yanan otobüslerden geçilmiyor. Kendi televizyon kanallarındaki ekran yüzlerini dahi isyan noktasına getirdiler. Kokudan, bozuk yollardan, yanan otobüslerden, depreme dair tedbirsizlikten artık onlar bile rahatsız olmaya başladılar. Daha önce neydi çöp, çukur, çamur. Aynı hale gelmedi mi İstanbul' Makyaj döküldükçe bu tepkiler daha da artacaktır. İş üretenlerle polemik üretenlerin farkı zamanla daha net görülecektir" şeklinde konuştu.

İstanbul ile Ankara arasında süper hızlı tren projesini gündeme aldıklarını söyleyen Erdoğan, "İstanbul-Ankara YHT hattımızdan sonra tamamen yeni bir hat olacak Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren hattı projesini gündeme aldık. 344 kilometre olacak süper hızlı tren hattımız saatte 350 km. hıza çıkarak seyahat süresine 80 dakikaya indirecek. 2018'de hizmete aldığımız İstanbul Havalimanımız Türkiye'yi küresel havacılıkta zirveye taşıdı. 2023 yılı sonunda Sabiha Gökçen Havalimanımızın hizmet kapasitesini ikiye katlayan ikinci pistin açılışını yaptık. Tersane İstanbul projesini hayata geçirdik. Çamlıca Televizyon Radyo Kulesi'ni hizmete sunduk. Yeni Atatürk Kültür Merkezi binasını inşa ettik. Rami Kışlası'nı muhteşem kültür merkezine dönüştürdük. Şehrimize 6 endüstri bölgesi, 18 teknopark, 420 ARGE kurduk. 8 bin 235 özel sektör projesinde yaklaşık 2 trilyon lira yatırım gerçekleşti. 384 bin kişilik istihdam sağladık."

Uludağ'da Mart sonunda kar sürprizi

Uludağ'da mart ayının son haftasında etkili olan kar yağışı ve fırtına, bölgeyi adeta yeniden kışa döndürdü. Hava sıcaklıklarının ani düşüşüyle birlikte başlayan yoğun kar yağışı, kısa sürede etkisini artırarak yüksek kesimlerde tipi şeklinde görüldü

28.03.2026 17:40:00 / Güncelleme: 28.03.2026 17:42:34
İHA
Uludağ'da Mart sonunda kar sürprizi
Uludağ'da Mart sonunda kar sürprizi
Bursa kent merkezinde dün bahar havası hissedilirken, bugün Uludağ'da yaşanan ani değişim hem vatandaşları hem de turizm işletmecilerini şaşırttı.

Özellikle zirveye yakın bölgelerde görüş mesafesinin yer yer düştüğü, rüzgarın etkisiyle kar fırtınası çıktı.



Yetkililer ise fırtına nedeniyle sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Kar kalınlığının yeniden artış gösterdiği Uludağ'da, yağışın aralıklarla devam etmesinin beklendiği öğrenildi.

Sessiz tehlike ağızda başlıyor!


 
Ağız ve diş sağlığının yalnızca diş çürüğü ya da diş kaybı ile sınırlı olmadığını, tüm vücut sağlığınızı doğrudan etkileyen kritik bir öneme sahip olduğunu biliyor muydunuz? “Basit bir diş eti kanaması” denilerek yeterince önemsenmeyen sorunun hayati riske dahi yol açabildiğini?

28.03.2026 14:40:00
MURAT ÇORBACI
Sessiz tehlike ağızda başlıyor!
Sessiz tehlike ağızda başlıyor!

Ağız ve diş sağlığının yalnızca diş çürüğü ya da diş kaybı ile sınırlı olmadığını, tüm vücut sağlığınızı doğrudan etkileyen kritik bir öneme sahip olduğunu biliyor muydunuz? "Basit bir diş eti kanaması" denilerek yeterince önemsenmeyen sorunun hayati riske dahi yol açabildiğini? Hatta kalp krizi riskinin diş etinden başlayabildiğini? Diş Eti Hastalıkları Uzmanı (Periodontolog) Prof. Dr. Ülkü Noyan, özellikle diş eti hastalıklarının kalp ve damar hastalıklarıyla güçlü bir bağlantısı olduğunu belirterek, Alzheimer ve kanser sürecini de olumsuz etkilediğini, buna karşın toplumdaki farkındalığın hala son derece yetersiz olduğunu vurguluyor.

Prof. Dr. Noyan, ağız ve diş sağlığının önemine yönelik çarpıcı bilgiler verdi; alınacak basit ama etkili 7 yöntemi anlattı.
1. Günde en az iki kez, özellikle gece yatmadan önce dişlerinizi fırçalayın.
2. Doğru teknik ve size uygun diş fırçası için mutlaka diş hekiminin önerisini alın.

3. Günde en az bir kez diş ipi ya da arayüz fırçası kullanın. Bakteriler en çok, diş fırçasının ulaşamadığı alanlarda birikir.
4. Ağız kokusunun ve bakterilerin önemli kaynaklarından biri dil yüzeyidir. Bu nedenle mutlaka dilinizi de temizleyin.

5. Ağız gargarasını hekim önerisi olmadan kullamayın. Çünkü gargaralar yararlı bakterileri de yok ederek damar sağlığı için gerekli olan nitrit oksit üretimini azaltabilir. Ayrıca alkollü gargaralar, özellikle sigara kullanan bireylerde kanser riskini artırabilir.

6. Her gün yeterli su için. Tükürük ağız içini koruyan doğal bir savunmadır. Ağız kuruluğu yaşayan bireylerin gün boyunca suyu yudum yudum tüketmesi büyük önem taşır.
7. En az 6 ayda bir mutlaka diş hekimine gidin. Yapılan kontroller, yalnızca diş taşı temizliği değil, zararlı bakterilerin hastalık oluşturacak seviyeye ulaşmasını önlemek için gereklidir. Çünkü temizlik yapılmasından 9-11 hafta sonra zararlı bakteriler çoğalmaya başlar.

Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı

Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinde kolonlarında çatlama sesi duyulan bina tedbir amaçlı olarak boşaltıldı. 51 vatandaş tahliye edildi

28.03.2026 00:30:00 / Güncelleme: 28.03.2026 06:15:06
İHA
Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı
Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı
Edinilen bilgilere göre, ilçenin Bağcılar Mahallesi 1063. Sokaktaki zemin ile birlikte 6 katlı Habib Apartmanı'nın kolonlarında çatlama sesi duyulması üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunuldu.



İhbar üzerine olay yerine AFAD, polis, Bağlar Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü ve zabıta ekibi yönlendirildi. Ekiplerin yaptıkları inceleme sonucu binada risk durumu olması nedeniyle biri boş, 9 dairedeki 51 vatandaş geçici olarak tahliye edildi.



Binaya şeridi çekilerek, polis ekipleri tarafından güvenlik önlemi aldı. Nihai kararın yapılacak detaylı inceleme sonucu belirleneceği öğrenildi.

Bu topraklar üzerinde büyük hesaplar yapılıyor

Ülkemizin ve halkımızım başı dertlerden kurtulmuyor. Nice insanımızı teröre kurban verdik. Terörün ismi değişiyor, kendi devam ediyor. Nedir bu ülkemizin başında kaç yıldır dönüp dolaşan karabulutlar?

28.03.2026 00:21:00
Haber Merkezi
Bu topraklar üzerinde büyük hesaplar yapılıyor
Bu topraklar üzerinde büyük hesaplar yapılıyor
"Ülkemizin ve halkımızım başı dertlerden kurtulmuyor. Nice insanımızı teröre kurban verdik. Terörün ismi değişiyor, kendi devam ediyor. Nedir bu ülkemizin başında kaç yıldır dönüp dolaşan karabulutlar?

Talep enflasyon sadece mallarda olmuyor. Ülkelerin de enflasyonu var. Bizim bulunduğumuz coğrafya bizi öyle bir noktaya taşıdı ki, bize talep fazla oldu. Türkiye'ye talep fazla.

Ama şu anda siz, Ortadoğu'da herhangi bir devleti söz konusu yapsanız bizim coğrafi şartlarımızı taşımadığı için bu dertlerin binde birini oralarda bulamazsınız. Biz farklı bir coğrafyadayız. Allah bizi öyle bir yere koydu ki, Avrupa'nın, Ortadoğu'nun, Türk-İslam dünyasının, Rusya'nın bir noktada şartelleri bize bağlı.

İşte bunun için bizde düğmeye basıldığı zaman Balkanlar harekete geçiyor, Avrupa harekete geçiyor, Asya harekete geçiyor, Uzakdoğu harekete geçiyor, Türk Cumhuriyetleri harekete geçiyor. Cenab- ı Hak, bizi enteresan bir coğrafyaya koydu. Dengemiz çok farklı. Farklı olan bu coğrafi yapıya bütün gözler, dost gibi görünse de maalesef "kem nazarla" bakıyor. İşte asıl mesele de bu bakışlara bağlı.

Ben şahsen, Türk Milleti ile kendi milletimizin dışında dost olacak bir millet bulacağımızı hiç zannetmiyorum.



Mesela; güneydoğuyu ele alalım. Güneydoğu, verimli hilal adıyla anılan tarihi Mezopotamya dediğimiz bölgedir. Burası insanlığın ilk beşiği, merkezidir. Bu merkezde birçok medeniyetler, devletler kuruldu. Bu bölge Cenab-ı Hakk'ın sevip, seçtiği peygamberlerin yaşadığı, ilahi hakikatleri insanlara tebliğ ettiği, irşat-ikaz yaptığı yerdir.

Dolayısıyla bu bölgede milli düşünceler, dini düşünceler hakimdir. Bu bölgede fertlerden devletlere uzanan çıkar hesapları vardır. Milli düşünceler, idealler, geçmişi yüzyıllara dayanan siyasetler var.  Adam Amerika'da ama hesabı burada. Amerika nere,  bu bölge nere? Bu nereden kaynaklanıyor? Burası çok enteresan bir yerdir  de  ondan kaynaklanıyor.

Güneydoğu'dan batıya geçelim. Trakya bölgesine, İstanbul'a gelin. İstanbul hakkında fazla konuşmamıza gerek var mı? İstanbul, medeniyetlerin buluştuğu ve fetihle birlikte bir devrin batıp yeni bir devrin ortaya çıktığı fevkalade bir coğrafyadır.

Ege'ye geç, apayrı bir bölge. Akdeniz'e geç hakeza. Dolayısıyla dünyada insan kalmadı ki gözü bizde olmasın. "Burası benim vatanım" diyor adam. " Diyalogcu" arkadaşlarımıza; "Rüya görseniz gelirler rüyanızı bile alıp ağzınıza koyarlar. Gerçekleri görün ayıkın" diyoruz.

"Yok, onlar bize öyle bakmazlar" diyor. Niye bakmasın? Herkes senin gibi aptal mıdır?

"Biz hicretimizi tamamlamadık. Mutlaka o bölgeye hicret ederek hicretimiz tamamlayacağız. Çünkü o bölge bizimdir" diyorlar.

Bu topraklar üzerinde büyük hesaplar yapılıyor



Bir zamanlar biz bunlara çok çanak, çömlek verdik. "İşte sizin tapularınız" dedik. Erkeksen git de sen Avrupa'da sana ait bir şey bul. Osmanlı oralarda yıllarca kaldı. Adamlar Osmanlı'yı hatırlatacak camiye varıncaya kadar ne varsa hepsini yıktılar.

Sen ise kaç yüzsene evvelki bilmem neyin kazısını yapıyorsun. Bu çok yanlış bir şey. Bizim, millet olarak kendi değerlerimize sahip çıkmamız şarttır.

Gözleri bu topraklarda olduğu için de habire problem çıkartıyorlar. Adam umudunu bu ülkede çıkacak kavgalara bağladı. Onun için gelip de sana: "Nihat efendi, Haydar Hocayı çok sev. O da seni çok sevsin. Birlik, beraberlik içinde dertlerini, sıkıntılarınızı çözün" diyecek değildir.

Ya ne diyecek? "Birbirinize sırtınızı dönün" diyecek. Senin eline bir silah verecek, benim elime de bir silah verecek ve bizi birbirimize kırdıracak.

Dikkat ederseniz, anarşik olaylarda kullanılan silahların hiç birisi Türk yapısı değildir. "Cinayet işlerken tutukluk yaparsa bu işten vazgeçer" diye en modern silahları kullandırıyorlar. Adamlar hesapları bu kadar ince yapıyor.

Güneydoğu için; "Burası Yahova'nın bize vadettiği arzdır" diye inanan ve hesaplarını buna göre yapan birileri var, bir güç var. Doğu bölgemizde; "On yılda büyük bir devlet olmak durumunda, hatta mecburiyetindeyim" diyen bir hayalci Ermenistan var.

Bütün bunlara rağmen sen; " Bu topraklar üzerinde kimsenin gözü yoktur" diyorsan, sen kendini kandırıyorsun demektir.

Bir başka husus da şudur:

Ortadoğu'nun gelirlerini elde edebilmek için ülkemizi sıçrama tahtası olarak kullanmak isteyen Batılı ülkeler var. Bunlar güya dostlarımız, müttefiklerimizdir. Onun için bizim Güneydoğu'nun sınırları şu anda Batı tarafından çizilmedi.

Adamlar Lozan'ı kabul etmiyorlar. "Biz, Sevr'e göre iş yaparız" diyorlar. Bu anlattıklarımın hiçbiri hayal değildir. Biz burada dedikodu da yapmıyorum. Gerçekleri konuşuyoruz. Maalesef gerekli duyarlılığı göstermiyoruz. Oysa çok hassas olmamız lazım. Bunlar, ihmale gelmeyen milli konulardır. Milli konular dejenere edilirse, Mısır piramitleri gibi, bir taş yerinden oynadığı zaman topyekûn her şey yıkılıp gider." (Prof. Dr. Haydar Baş Niçin Türkiye eserinden)

Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan, Meltem TV ekranlarında Orta Doğu'daki savaş, mezhep tartışmaları ve Türkiye'nin duruşu hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu

27.03.2026 14:46:00 / Güncelleme: 27.03.2026 20:54:15
Ahmet Turan Yiğit
Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu
Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu
Mustafa Hayri Ergan, Meltem TV ekranlarında Orta Doğu'daki savaş, mezhep tartışmaları ve Türkiye'nin duruşu hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Ergan, Bugün bakıyorum Yeni Şafak yazarı çıkmış işte demiş ki ehli sünnet İslam'ın özüdür, özsuyudur. Şiilik dahil bunun dışındaki bütün oluşumlar bidattır. Sonradan zuhur etmiştir. İslam düşmanları Şia ile ittifak yaparak İslam'ın önünü tıkamaya çalışmaktadır" diyor. Yani şu zamanda böyle bir açıklama nereye hizmet etmektedir? Şimdi bu açıklamanın neye hizmet ettiği çok açık. Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan yaptı bu açıklamayı. Yani bu da iktidarın amiral gemisi dediğimiz gazetelerden bir tanesi. En büyük destekçisi bunun yazarı. Bu açıklamayı bugün yapıyor. Bu mezhep çatışmasını canlı tutma isteğinin birilerinde var olduğunu gösteriyor. Ya şu an İran, İsrail'le Amerika'yla savaşta. İsrail Amerika'yla savaştayken onun mezhebini sorguluyorsun" dedi.

BTP Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan'ın açıklamasını izleyin:

Karabük'te valilik konutu tehlike altında: Çatlaklar ilerliyor

Karabük'te inşaat çalışmaları sonrası oluşan çatlak ve yarıkların valilik konutuna doğru ilerlemesi endişe oluştururken, bölgede başlatılan güçlendirme çalışmaları aralıksız sürüyor

27.03.2026 14:40:00 / Güncelleme: 27.03.2026 14:43:12
İHA
Karabük'te valilik konutu tehlike altında: Çatlaklar ilerliyor
Karabük'te valilik konutu tehlike altında: Çatlaklar ilerliyor
Olay, Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bölgede yürütülen inşaat faaliyetlerinin ardından yolda oluşan çatlaklar zamanla genişleyerek derin yarıklara dönüştü.



Yarıkların valilik konutuna doğru ilerlemesi üzerine yetkililer harekete geçerken, bölgede güvenlik önlemleri artırıldı.



Muhtemel bir riskin önüne geçmek amacıyla güçlendirme ve dolgu çalışmalarına hız verildi.



Öte yandan, çalışmalar kapsamında yol çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı.



Ekipler, çatlak ve yarıkların ilerlemesini durdurmak için kontrollü şekilde müdahalelerini sürdürüyor.

Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi

Oyuncu Hande Erçel, İstanbul'da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında Adli Tıp Kurumu'na gelerek kan ve saç örneği verdi

27.03.2026 13:12:00
İhlas Haber Ajansı
Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi
Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen 'uyuşturucu' soruşturması sürüyor.

Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan oyuncu Hande Erçel, Savcılığa ifade vermek üzere Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na geldi. Savcılığa ifade veren Erçel, işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Erçel ardından Adli Tıp Kurumu'na geldi. Burada kan ve saç örneği veren Erçel, ardından Adli Tıp Kurumu'ndan ayrıldı.

Dilovası'ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var"

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü

27.03.2026 00:32:00 / Güncelleme: 27.03.2026 06:39:16
İHA
Dilovası'ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var"
Dilovası'ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var"
Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8'i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi.



"Patlamalar peş peşe oldu"



Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay'ın yandığını gördüm. Hürol'un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail'i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi.



"İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi"



Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş'u tehlike konusunda uyardığımda bana 'Biz önlemlerimizi aldık' dedi" diye konuştu.



"Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım"



Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı.


"Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı"



Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi.



"Bir işçi 'İçimde kötü bir his var' dedi"



Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva'da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, 'İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var' dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı.


"Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar"



Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112'yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş'u aradım, 'Yangın var, hemen gel' dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken 'Karıştırıcıda kıvılcım çıktı' dedi. Ataşehir'deki merkez ofiste Kurtuluş'un çocukları kalıyordu. Ayten'e olay günü, 'Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı'' diye sorduğumda bana, 'İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti' dedi" ifadelerini kullandı.


"Hürol Eroğlu'nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz"



Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu'nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi.
Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.

Saha Down sendromlu bireylerin


 
 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında özel bir spor etkinliği düzenledi. İBB Esenler Spor Kompleksi’ndeki etkinliğe katılan Down sendromlu bireyler, basketbol gösteri maçı ve parkur yarışlarıyla doyasıya eğlendi.

26.03.2026 22:55:00
MURAT ÇORBACI
Saha Down sendromlu bireylerin
Saha Down sendromlu bireylerin

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ve Spor İstanbul, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında toplumsal farkındalığı artırmak ve özel gereksinimli bireyleri sporla buluşturmak için özel bir etkinlik gerçekleştirdi.
İBB Esenler Spor Kompleksi'ndeki organizasyonda İBB Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü ve Türkiye Down Sendromu Derneği'nin katılımıyla,4 yaş ve üzeri Down sendromlu bireyleryer aldı. Açılış töreninin ardından basketbol gösteri maçına geçilirken hava atışını İBB Spor İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Bilge Donuk yaptı. Ailelerin de tribünde yerini aldığı etkinlikte oldukça keyifli bir havada geçen basketbol gösteri maçından sonra sıra parkur yarışlarına geldi. Parkur yarışlarında da doyasıya eğlenenDown sendromlu bireylere kapanış töreninde bu anlamlı güne özel hazırlanan madalyalar verildi.

Engelliler harekete geçti

Engelli bireylerin fiziksel aktiviteye yönlendirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdüren İBB Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ve Spor İstanbul, her yaştan engelli bireyi 39 tesiste,10 branş ve 5 branşa özgü disiplinde sporla bir araya getiriyor. Engelli Spor Hizmetleri (ESH) ile Önleyici Spor Hizmetleri (ÖSH) kapsamında sunulan spor hizmetlerinden, 2025 yılında yaklaşık 8 bin engelli birey yararlanırken, toplam katılım sayısı 160 bine ulaştı.

Binde 1 oranında görülüyor

Down sendromu, 21. kromozom çiftinde fazladan bir kromozom bulunması sonucu ortaya çıkıyor. Birleşmiş Milletler de bu nedenle 21 Mart tarihini (21.03) "Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü" olarak ilan etti. Her yıl bu özel güne yönelik etkinlikler düzenleyen İBB Spor İstanbul, toplumsal bilinç ve farkındalığın artırılmasına katkı sunmayı hedefliyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada 6 milyondan fazla Down sendromlu birey bulunuyor. Ayrıca her 1.000-1.100 doğumdan birinde Down sendromu görülüyor. Türkiye'de bu alanda net bir veri bulunmamakla birlikte, Türkiye Down Sendromu Derneği'nin paylaştığı bilgilere göre ülke genelinde yaklaşık 100 bin Down sendromlu bireyin yaşadığı tahmin ediliyor. 

İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi

Petrol Mühendisi Necdet Pamir, küresel enerji piyasaları, petrol ve doğalgaz fiyatları, Türkiye’nin enerji stratejisi ve bölgesel jeopolitik riskleri detaylı şekilde analiz etti

26.03.2026 20:37:00
Ahmet Turan Yiğit
İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi
İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi
Petrol Mühendisi Necdet Pamir, küresel enerji piyasaları, petrol ve doğalgaz fiyatları, Türkiye'nin enerji stratejisi ve bölgesel jeopolitik riskleri detaylı şekilde analiz etti. Pamir, enerji krizlerinin arka planındaki ekonomik ve stratejik unsurları örneklerle açıkladı.

Pamir, "Bugünün British Petrolumu, o zamanın Anglo-Persian Oil Company'si, İngiliz hükümetinin kontrolündeki şirket tamamen İran petrolünün üstüne çökmüş durumdaydı. Musadık geldi petrolü millileştirdi. En büyük günahı bu. CIA ve MI6 birlikte TP Ajax denen bir operasyonla Musaddık'ı devirdiler. Yani o zaman da nükleere mi gidiyordu? İran ya sürekli böyle palavradan ve bakın şeyler, gerekçeler uydurmaya çalışıyorlar. Yıllar geçtikten sonra 1953'ün üzerinden bir takım belgeler sır niteliğini kaybettikten sonra Amerikan merkezi haber alma örgütü 60 yıl sonra açık açık İran'ı Sovyet saldırısına açık bırakmanın ABD'yi TP Ajax'ı planlamak ve uygulamak zorunda bıraktı" dedi.

Petrol Mühendisi Necdet Pamir'in konuşmasını izleyin:
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.