logo
14 ŞUBAT 2026


Esad Halep'te işi bitirmek üzere

Esad güçleri Halep'in çok sayıda mahallesini yeniden ele geçirdi. İsyancılar şimdiden "Bizim için Halep bir kader savaşı. Rejim başarılı olursa devrimi yok edecek" demeye başladı

20.11.2014 00:00:00
Suriye'nin ikinci büyük şehri Halep'te yönetim güçleriyle isyancılar arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) Cemal Maruf'un Türkiye'ye kaçması da isyancılar açısından Halep'te işlerin ters gittiğini gözler önüne seriyor. Suriye güvenlik kaynaklarına göre Halep'teki karşı saldırıyı bizzat Devlet Başkanı Beşşar Esad yönetiyor. Esad'ın Halep ve kırsalı silahlı gruplardan temizlenmedikçe Şam'a dönmeyeceğini belirten güvenlik kaynakları, Halep'teki isyancıların tamamen temizlenmesi için İdlib ve Deyr ez-Zor'dan bölgeye çok sayıda yeni birlik sevk edildiğini bildirdi. Bu arada Başbakan Davutoğlu, bir kez daha Halep'in isyancılardan arınması halinde yaklaşık 2 milyon mültecinin Türkiye'ye göç edeceğini iddia ederek, Suriye'ye askeri müdahalede bulunulması gerektiğini ima etti. Ancak bu veri gerçeklerle bağdaşmıyor. Zira Şam, isyanın başından beri Esad güçlerinin denetimi altında ve başkentte yaşam normal akışında devam ediyor. Fuarların bile düzenlendiği Şam'dan göç edenlerin sayısı da oldukça az...Dünyanın dikkatleri Halep üzerindeHalep'in isyancılardan arındırılmak üzere olması Avrupa medyası tarafından da öne çıkarılıyor. Financial Times'ın dünya haberleri sayfalarında dün Halep'teki durumu ele alan bir izlenim yazısı yer aldı. Haberde radikal isyancı örgütlerden Batı destekli ılımlı muhaliflere Suriyeli isyancı güçlerin Halep uğruna bir 'kader savaşı' verdiği anlatıldı. 5 bin kişilik Ceyş el Mücahidin adlı grubun lideri Ebu Huzeyfe gazeteye yaptığı açıklamada, "Bizimle, rejim güçleri arasındaki çizgi bir ila iki kilometre. Yolu ya biz keseceğiz ya da rejim. Bizim için Halep bir kader savaşı. Rejim başarılı olursa devrimi yok edecek" dedi. Ebu Emin kod adlı grup lideri ABD'nin IŞİD'e karşı hava saldırısı düzenlemesini eleştirerek, "İnsanlarımızın gözünde işbirlikçilere dönüştük. Paralı askerler gibi görünüyoruz" şeklinde konuştu. ABD Suriye'de tampon bölgeye 'hayır' diyecek Öte yandan İngiliz Daily Telegraph gazetesi Amerikan yönetiminin Başkan Yardımcısı Joe Biden'in ziyaretinde "Türkiye'yi ve 'ılımlı' Suriyeli muhalifleri kızdırma pahasına, Suriyeli mülteciler için bir güvenli bölge oluşturulması talebine olumsuz cevap vereceğini" yazdı. Daily Telegraph Fransa'nın güvenli bölge fikrine destek verdiğini, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da Halep'in Esad rejiminin eline geçmesi halinde iki ila üç milyon mültecinin Türkiye'ye gitmesinden korkulduğu yönündeki sözlerini hatırlattı. Ancak Washington'da verilen bir brifingte üst düzey Beyaz Saray yetkililerinin "Bildiğiniz gibi Türk hükümeti uzun süredir uçuşa yasak bölge ve tampon bölge fikrini savunuyor. Bu yeni bir fikir değil. Türkiye'yle bölgede güvenliği nasıl geliştirebileceğimizi görüşmeye devam ediyoruz, ancak bu aşamada uçuşa yasak bölge ya da tampon bölge düşünmüyoruz" dediği aktarıldı. İstanbul'a 21 Kasım'da varacak olan Biden, önce Başbakan Ahmet Davutoğlu ile çalışma yemeği yiyecek. Biden, 22 Kasım'da da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelecek. HABER MERKEZİ

Beyni dumura uğratan besinlere dikkat


 
Zihinsel yorgunluk, odaklanma güçlüğü ve unutkanlık çoğu zaman yoğun tempoya bağlansa da, bilimsel veriler bu şikâyetlerin beslenme alışkanlıklarıyla yakından ilişkili olabileceğini gösteriyor. 

14.02.2026 01:00:00
AHMET SAFA TERZİ
Beyni dumura uğratan besinlere dikkat
Beyni dumura uğratan besinlere dikkat

Zihinsel yorgunluk, odaklanma güçlüğü ve unutkanlık çoğu zaman yoğun tempoya bağlansa da, bilimsel veriler bu şikâyetlerin beslenme alışkanlıklarıyla yakından ilişkili olabileceğini gösteriyor.

Bunlar beyni vuran besinler

Yüksek oranda işlenmiş gıdalar, düzensiz kan şekeri dalgalanmaları, mikro besin eksiklikleri ve yetersiz sıvı alımı; beyin fonksiyonlarını olumsuz etkileyerek beyin sisi tablosunu tetikleyebiliyor. Buna karşılık antiinflamatuvar ve antioksidan yönü güçlü, dengeli bir beslenme modeli bilişsel performansın korunmasında önemli bir rol oynuyor.

Acıbadem Life Beslenme ve Diyet Uzmanı Zehra Elban, "Beyin sağlığı yalnızca uzun vadeli hastalık riskleriyle değil, günlük zihinsel performansla da doğrudan ilişkilidir; doğru beslenme, zihinsel berraklığın en temel destekçilerinden biridir" değerlendirmesinde bulundu.

Beyin bunlara ihtiyaç duyuyor

Beyin dokusunun yüksek metabolik aktiviteye sahip olduğu için belirli mikro besinlere düzenli olarak ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Zehra Elban, "Özellikle B12 vitamini, folat, D vitamini, demir, magnezyum ve omega-3 yağ asitlerinin yetersizliği; bilişsel performans düşüşü, dikkat dağınıklığı ve zihinsel bulanıklıkla ilişkilendirilir. Omega-3 yağ asitleri, beyin hücrelerinin sağlıklı yapısını korumaya yardımcı olur. Aynı zamanda beyindeki inflamasyonu azaltarak düşüncelerin daha net olmasına katkı sağlar. Bu etki, beyin sisi olarak tanımlanan unutkanlık, dalgınlık ve odaklanma sorunlarının hafiflemesine yardımcı olabilir. Özellikle koyu yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı-mor renkli meyveler, turunçgiller ve zeytinyağı gibi besinler bu açıdan öne çıkar. Ispanak ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunan lutein üzerindeki klinik çalışmalarda hafıza, öğrenme gibi bilişsel alanlarda iyileştirici etkileri ortaya konulmuştur" dedi.

Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı


Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) Medyametre Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması'na göre, Türkiye'de günlük ortalama radyo dinleme süresinin 1 saat 40 dakika olduğu belirlendi. Araştırma, Türkiye genelinde 15 yaş ve üzeri toplam 15 bin 766 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

14.02.2026 00:52:00
AA
Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı
Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı

Yaklaşık yüz yıl önce yayın hayatına başlayan radyo, ilk çıktığı yıllarda haberleşme alanında oldukça önemli bir kitle iletişim aracı oldu. Radyo, ilerleyen yıllarda yayıncılık alanını genişletti ve farklı program içeriklerini de bünyesine dahil etti. Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) Medyametre Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması'na göre, Türkiye'de günlük ortalama radyo dinleme süresinin 1 saat 40 dakika olduğu belirlendi. Araştırma, Türkiye genelinde 15 yaş ve üzeri toplam 15 bin 766 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Cihaz sahiplik oranlarına bakıldığında, evinde bir radyosu olanların oranı yüzde 14.5 olarak kaydedildi. Cinsiyete göre dağılım incelendiğinde de radyoya sahip olan erkek oranının kadınlardan fazla olduğu ortaya kondu. Evinde veya iş yerinde radyo cihazı olanların yaşa göre dağılımına bakıldığında, en az bir radyosu olanların oranının 15-24 yaş grubunda yüzde 9.8, 25-34 yaş grubunda yüzde 12.9, 35-44 yaş grubunda yüzde 15.7, 45-54 yaş grubunda yüzde 15.6, 55-64 yaş grubunda yüzde 17.2 ve 65 yaş ve üzeri yaş grubunda ise yüzde 18 olduğu ifade edildi.

Bu veri, yaş arttıkça radyoya sahip olan kişi sayısının da arttığını gösterdi. Radyo yayınları ve dijital ortamlardan müzik dinlemelerinin yüzde 67.9 ile en fazla araç radyosundan yapıldığı, bunu sırasıyla yüzde 27 ile klasik radyo, yüzde 18 ile televizyon, yüzde 17.2 ile cep telefonu, yüzde 4.2 ile bilgisayar ve tabletin takip ettiği görüldü.

Bursa'da uyuşturucu operasyonu : 84 kişi tutuklandı

Bursa'nın Gemlik ilçesinde yürütülen soruşturma kapsamında 4 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi

14.02.2026 00:18:00
İhlas Haber Ajansı
Bursa'da uyuşturucu operasyonu : 84 kişi tutuklandı
Bursa'da uyuşturucu operasyonu : 84 kişi tutuklandı
Bursa'nın Gemlik ilçesinde yürütülen soruşturma kapsamında 4 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Çok sayıda uyuşturucu madde ve silah ele geçirilirken, gözaltına alınan 102 kişiden 84'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen kapsamlı soruşturma çerçevesinde büyük bir uyuşturucu operasyonu gerçekleştirildi.



21 Ağustos 2025'te başlatılan soruşturma sürecinde yapılan 176 ara yakalamada 229 kişi hakkında "Uyuşturucu madde kullanmak" suçundan işlem yapılırken, teknik ve fiziki takipler sonucunda 102 şüphelinin "Uyuşturucu madde ticareti yapmak" suçunu işlediği tespit edildi.



Operasyon sürecinde gerçekleştirilen yakalamalar ve adres aramalarında 1 kilo 561 gram sentetik kannabinoid, 3 kilo 418 gram metamfetamin, 1 kilo 545 gram esrar, 16 ecstasy hap, 38 sentetik ecza hapı, 1 hassas terazi, 3 tabanca, 486 fişek ve 2 av tüfeği ele geçirildi. Soruşturma kapsamında 102 şüphelinin yakalanmasına yönelik 10 Şubat 2026'da Bursa merkezli olmak üzere Bolu, Artvin ve Edirne'de 84 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyona 1 helikopter, 3 İHA, 12 dedektör köpeği, 170 ekip, özel harekat ve çevik kuvvet unsurlarıyla birlikte yaklaşık 1000 personel katıldı.

Gerçekleştirilen operasyonlarda 102 şüpheli gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 84'ü tutuklanırken, 16 kişi adli kontrol şartıyla, 2 kişi ise ev hapsi tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı. Firari 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Casperlar liderine "Diplomatik Kaçış" operasyonu: Soruşturmada çarpıcı detaylar

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) iş yerlerinin kurşunlanması ve haraç olaylarının faili olarak uluslar arası düzeyde aranan Casperlar Organize Suç Örgütü yöneticilerinden "Emmi" kod adlı Mehmet Kurtoğlu'nun diplomatik plakalı araçla yurt dışına kaçırıldığı iddiası, güvenlik birimlerini harekete geçirdi. Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 6 şüpheli tutuklandı

13.02.2026 13:06:00 / Güncelleme: 13.02.2026 13:10:39
İHA
Casperlar liderine "Diplomatik Kaçış" operasyonu: Soruşturmada çarpıcı detaylar
Casperlar liderine "Diplomatik Kaçış" operasyonu: Soruşturmada çarpıcı detaylar
KKTC'de çok sayıda silahlı saldırı ve tehdit olayının faili olarak aranan Kurtoğlu'nun, yurt dışına kaçtıktan sonra Romanya'da yakalandığı öğrenildi. Romanya makamlarınca Bulgaristan'a teslim edilen Kurtoğlu, Bulgar polisi tarafından Kapıkule Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye deport edildi. 10 Ocak'ta gözaltına alınan Kurtoğlu, emniyette verdiği ifadede kaçış sürecini tüm ayrıntılarıyla anlattı.



İstanbul'dan Edirne'ye gizli sevk

Kurtoğlu ifadesinde, İstanbul'dan korsan taksiyle Edirne'ye getirildiğini, şehir merkezindeki bir apart otelde bir gece konakladığını söyledi. Ertesi gün Edirne Yeni Sanayi Sitesi 29 blokta bulunan bir oto yıkama işletmesine götürüldüğünü belirten Kurtoğlu, burada bir süre bekletildiğini aktardı.

İddialara göre, daha sonra üç kişiyle birlikte Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu'na ait diplomatik plakalı bir aracın bagaj bölümüne bindirilerek sınırdan çıkarıldı. Aracın Kapıkule üzerinden Bulgaristan'a geçtiği, ardından Romanya'ya ulaşıldığı öne sürüldü.



Güvenlik kameraları incelendi

Kurtoğlu'nun beyanı üzerine Edirne Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri geniş çaplı çalışma başlattı. Apart otel ve oto yıkama istasyonuna ait güvenlik kamerası görüntüleri mercek altına alındı. Yapılan teknik incelemede, söz konusu aracın Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu'na ait diplomatik plakalı araç olduğu tespit edildi. Ayrıca aracın 23 Ocak ile 1 Şubat tarihleri arasında Kapıkule üzerinden Bulgaristan'a, Pazarkule Gümrük Kapısı'ndan ise Yunanistan'a birden fazla giriş-çıkış yaptığı belirlendi.



"VİP Kaçakçılık" şüphesi

Soruşturmada Kurtoğlu'nun İstanbul'dan Edirne'ye getirilmesinde rol aldığı iddia edilen korsan taksici ile Edirne'de saklanmasına ve sınır dışına çıkarılmasına yardım ettiği değerlendirilen A.Ç., B.B.Ç., F.O., M.G., C.Ö. ve A.Y.F. isimli şüpheliler yakalanarak gözaltına alındı.

Şüphelilerin, diplomatik dokunulmazlıktan yararlanılarak gerçekleştirildiği öne sürülen bu organizasyonda aktif rol aldıkları iddia ediliyor. Emniyetteki işlemlerinin ardından zanlılar geniş güvenlik önlemleri altında Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edilen 6 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Diplomatik boyut araştırılıyor

Olayın diplomatik araç kullanılması iddiası sebebiyle uluslar arası boyut kazandığı belirtilirken, ilgili konsolosluk aracı ve görevli personel hakkında da idari ve adli inceleme başlatıldığı öğrenildi.

Soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.

İzmir'de dereler taştı: Yeni Foça'yı su bastı

İzmir'in Foça ilçesine bağlı Yeni Foça bölgesinde gece başlayan şiddetli sağanak yağış su baskınlarına neden oldu

13.02.2026 07:06:00 / Güncelleme: 13.02.2026 07:10:40
İHA
İzmir'de dereler taştı: Yeni Foça'yı su bastı
İzmir'de dereler taştı: Yeni Foça'yı su bastı
Fevzi Çakmak Mahallesi'nde bulunan Şavklı Dere ve Sıcak Dere'nin taşması sonucu sahil şeridi, pazaryeri ve iç mahalle sokakları sular altında kaldı.



Gece saatlerinden itibaren etkisini artıran yağışla birlikte dere yataklarından taşan çamurlu sular yerleşim yerlerine yayıldı.



İç kesimlerdeki cadde ve sokaklar derelerden gelen çamurlu sularla kaplanırken, sahil şeridinde ve mahalle aralarında park halindeki bazı araçlar su içinde kaldı. Sahil bandındaki dükkanları ve evlerin zemin katlarını su bastı.



Yağışın halen devam ettiği bölgede sahil yolu ve mahalle aralarındaki sokaklarda su seviyesi yükseliyor. Park halindeki çok sayıda araç su içinde kalırken, Yağışın halen devam ettiği Bölgedeki taşkın ve su baskınları etkisini sürdürüyor.

Sigara omurgayı da mahvediyor


 
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Hilmi Kaya, omurgadaki disklerin doğrudan damarlarla beslenmediğini ifade etti.  Kaya, “Sigara, damarları daraltarak kanın taşıdığı oksijen miktarını azaltır, aşırı ve sürekli yüklenme ise bu dolaylı beslenmeyi mekanik olarak daha da zorlaştırır. Kanlanamayan yani yeterince beslenemeyen diskler zamanla esnekliğini ve dayanıklılığını kaybeder ve dolayısıyla dejenerasyon adı verilen yıpranma süreci başlar” dedi.

13.02.2026 00:37:00
AHMET SAFA TERZİ
Sigara omurgayı da mahvediyor
Sigara omurgayı da mahvediyor

Günlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor. Uzun süre oturmak, hareketsizlik, yanlış yüklenme ve kilo artışı omurganın zamanla daha fazla zorlanmasına neden oluyor. Vücutta en hızlı yıpranan yapılardan birinin omurga olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Hilmi Kaya, omurgadaki disklerin doğrudan damarlarla beslenmediğini ifade etti. 

Kaya, "Bu disklerin kendilerine ait bir kan dolaşımları olmadığı için besin ve oksijeni çevredeki kemik dokudan dolaylı olarak alırlar. Bu durum diskleri dış etkenlere karşı daha hassas hale getirir. Sigara, damarları daraltarak kanın taşıdığı oksijen miktarını azaltır, aşırı ve sürekli yüklenme ise bu dolaylı beslenmeyi mekanik olarak daha da zorlaştırır. Kanlanamayan yani yeterince beslenemeyen diskler zamanla esnekliğini ve dayanıklılığını kaybeder ve dolayısıyla dejenerasyon adı verilen yıpranma süreci başlar" dedi.

Düzenli yürüyüş omurga ağrılarını azaltıyor

Omurga yaşlanmasını geciktirmek için iki temel noktaya dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, "İlki, romatizmal bazı hastalıklarda erken tanı ile süreci yavaşlatmak. İkincisi ise günlük yükü doğru yönetmek. Hareketi rutine yaymak, ani ve kontrolsüz yüklenmelerden kaçınmak, kasları yavaş yavaş güçlendirmek ve sigara gibi disk beslenmesini bozan faktörlerden uzak durmak çok kıymetli. Omurga sağlığını koruyanların ortak noktası ideal kiloda kalmaları ve hareketli bir yaşam sürmeleri. Günlük 7 bin adımın üzerine çıkan kişilerde ağrı ve şikâyetlerin çok daha az görüldüğü bilinmeli. Dejeneratif hastalıklarda ayırıcı tanı önemli çünkü altta görülen dejenerasyona rağmen romatizmal hastalıklar gibi bazı durumlar klinik süreci etkileyebilir ve bunların da ayırt edilmesi gerekir" dedi.

İBB yetkilileri ısrarla o soruya cevap vermiyor


 
İBB Meclisinde dün İstanbul'da ulaşıma zam konuşuldu. AKP Grup Sözcüsü Murat Türkyılma, "Sadece son 5 ay içerisinde yüzde 55 ulaşıma zam yapıldı. İETT'nin bütçesinden 3 liranın 1 lirasını siz sadece 2019'dan sonra bakım işlerine başlamış bir şirkete verdiniz. Aslında bakımın bedelini otobüslere değil, yandaşların bakımına harcadınız" dedi. Ancak Meclisteki CHP'li üyeler yine bu iddialara cevap vermedi.

13.02.2026 00:30:00 / Güncelleme: 13.02.2026 00:35:22
Haber Merkezi/aa
İBB yetkilileri ısrarla o soruya cevap vermiyor
İBB yetkilileri ısrarla o soruya cevap vermiyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisinde, kentte otobüs, metro, metrobüs, minibüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine yüzde 20 zam yapılması tartışmaya neden oldu. İBB Meclisi şubat ayı toplantılarının üçüncü oturumu, Meclis 2. Başkanvekili Gökhan Gümüşdağ başkanlığında Saraçhane'deki belediye binasında yapıldı.
Mecliste, kentteki otobüs, metro, metrobüs, minibüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine yüzde 20 zam yapılmasını içeren "Toplu Ulaşım Ücret Tarifesi Düzenlemesi" başlıklı gündem maddesinin görüşülmesi sırasında siyasi gruplar arasında tartışma yaşandı.

5 aydaki zam oranı yüzde 55

AK Parti Grup Sözcüsü Murat Türkyılmaz, "Sadece son 5 ay içerisinde yüzde 55 ulaşıma zam yapıldı. İETT'nin finansal durumu bu kadar iyiyse bir siyasi kurum, vatandaşın en temel ihtiyaçlarından birisi olan ulaşım konusunda son 5 ayda niye yüzde 55 zam yapar? İETT'nin bütçesinden 3 liranın 1 lirasını, siz sadece 2019'dan sonra bakım işlerine başlamış bir şirkete verdiniz (Remzi Baka'nın şirketi ULAŞIM İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ). Aslında bakımın bedelini otobüslere değil, yandaşların bakımına harcadınız. Bu nedenle bu sorunu yaşıyorsunuz. İETT yönetilemez hale geldiği için bugün bu zamlara vatandaşımız maruzdur." İBB'nin İstanbulkart'a akaryakıt ve yüksek hızlı trenden daha fazla zam yapıldığını anlatan Türkyılmaz, "Ulaşımı ilgilendiren ana etkenler üzerinden değerlendirme yaptığımızda bu zamları açıklayacak makul bir gerekçe maalesef bulamıyorsunuz. Bugün 42 liralık bir bilet fiyatıyla, özel aracınızla 12 kilometre gidebiliyorsunuz. Elektrikli araç kullanıyorum. Şu anda toplu ulaşım araçlarından çok daha ucuza Pendik'ten buraya (Fatih) gelebiliyorum. Maalesef ulaşım bu noktaya geldi" ifadelerini kullandı.


7 yıllık toplam zam oranı yüzde 1515

MHP Grup Başkanvekili Orkun Ayhan, İBB yönetiminin, zam konusunda ekonomik şartlardan, bakım onarım giderlerinden ve hayat pahalılığından bahsettiğini söyleyerek, "Bu hayat ne kadar pahalandı ki yüzde 1515'lik bir artışa sebep oldu? Artık insaf. Bu trajikomik olma durumunu geçti. Millete zulmetme aşamasına geçmiş bulunmaktasınız." dedi.
1 Nisan 2019 tarihini baz alarak dolar kuru üzerinden bugüne kadarki artışın yüzde 680 olduğunu kaydeden Ayhan, Euro kuru bazında artışın yüzde 723, motorinde yüzde 805, asgari ücrette yüzde 1289, simitte ise yüzde 1042 artış olduğunu kaydetti. Ayhan, "Siz hangi parametreleri, hangi hesapları yapıyorsunuz da yüzde 1515 gibi bir zam yapıyorsunuz?" diye sordu.

Hükümet de Marmaray'a zam yaptı

CHP Grup Sözcüsü Gencay Özcan ise ulaşıma yapılan zam oranını, çay fiyatı üzerinden değerlendirdi. Marmaray'a yüzde 25.49 zam yapıldığını anlatan Özcan, "Yüzde 25.49 zammı yapmayın, geri alın, Marmaray'ı kullanan insanlar da size dua etsin. Hadi yapmayın" diye konuştu.
Özcan ise 34 liralık teklifi için, Kocaeli'nde biletin 35 lira olduğunu ve bu uygulamanın oradan başlaması gerektiğini dile getirdi. Bunun üzerine Cumhur İttifakı grubu tarafından, İstanbulkart ile Marmaray ücretinin ilk basımda 34 lira olması için aykırı teklif sunuldu. Mecliste yapılan oylamada aykırı teklif, CHP'li üyelerin oylarıyla reddedildi.
CHP Grup Başkanvekili Ülkü İnanlı, bugün iki tane toplu ulaşım ücret tarifesinin uygulandığını, İBB'nin toplu ulaşım için yüzde 20, TCDD'nin ise Marmaray için getirdiği zam oranının yüzde 25 olduğunu dile getirdi. İnanlı, "Zam yapmayı kimse istemez. Bu yüzde 20 bile olsa bu artış zorunlu nedenlerden yapılmıştır" dedi.

İBB'den toplu ulaşıma yüzde 20 zam talebi

İBB komisyonlarınca hazırlanan teklifte, kentteki otobüs, metro, metrobüs, minibüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine yüzde 20 zam yapılması istendi

 

12.02.2026 13:56:00
Anadolu Ajansı
İBB'den toplu ulaşıma yüzde 20 zam talebi
İBB'den toplu ulaşıma yüzde 20 zam talebi

Tarife Komisyonu ile Ulaşım ve Trafik Komisyonu, İBB Meclisi toplantısında komisyonlara sevk edilen kentteki toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine zam öngören tekliflerle ilgili çalışmalarını tamamladı.

Komisyonlar tarafından hazırlanan ve bugünkü İBB Meclisi toplantısındaki gündemde yer alan teklifte, kentteki otobüs, metro, metrobüs, minibüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine yüzde 20 zam yapılması talep edildi.

Bu kapsamda, elektronik tam biletin 35 liradan yüzde 20 zamla 42 liraya, "Mavi Kart" aylık abonman ücretinin 2 bin 748 liradan 3 bin 298 liraya çıkarılması istendi.

Taksimetre açılış ücretinin 54,50 liradan 65,40 liraya, mesafe ücretinin kilometre başına 36,30 liradan 43,56 liraya, zaman tarifesi ücretinin saatte 453,71 liradan 544,45 liraya, kısa mesafe ücretinin 175 liradan 210 liraya yükseltilmesi talep edildi.

Minibüslerde "indi-bindi" diye tarif edilen kısa mesafe ücretinin 4 kilometreye kadar 32,50 liradan 39 liraya, 4 ila 7 kilometre arasında 34 liradan 41 liraya, 7 ila 11 kilometre arasında 35 liradan 42 liraya, 11 ila 15 kilometre arasında 36 liradan 43 liraya, 15 ila 20 kilometre arasında 39 liradan 47 liraya, öğrenci ücretinin ise 21 liradan 25 liraya çıkarılması istendi.

Okul servis ücretlerinde 0 ila 1 kilometre arası mesafe ücretinin 3 bin 376 liradan 4 bin 51 liraya yükseltilmesi talebi söz konusu gündem maddesinde yer alırken, yeni tarifenin 16 Şubat'tan itibaren geçerli olacağı belirtildi.

Öte yandan, İBB'nin düğün ve davet salonlarındaki iftar menüsü fiyatının 550 liradan yüzde 27,27 zamla 700 liraya çıkarılması istendi.

En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek

Kayseri'de yaşayan Rıfat Özdemir, Jeffrey Epstein'e benzetilmesi nedeniyle karşılaştığı olumsuz tepkiler sonrası yaşadığı şehirden ayrılıp, Ankara'ya taşındı

12.02.2026 12:51:00 / Güncelleme: 12.02.2026 12:54:43
İHA
En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek
En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek
Kayseri'de yaşayan Rıfat Özdemir, Jeffrey Epstein'e olan fiziksel benzerliği nedeniyle sosyal medyada ve sokakta hedef gösterildiğini belirterek, yaşadığı psikolojik baskı sonrası Kayseri'yi terk ederek Ankara'ya taşınma kararı aldığını ifade etti. Dış görünüşü nedeniyle çevresindekilerin olumsuz bakışlarına maruz kaldığını dile getiren Özdemir, bu süreçte çalışamadığını ve bir süre evinden çıkmayacağını söyledi.

"Epstein'e benzemek hoş bir şey değil"

Çevresindeki insanların olumsuz bakışlarından dolayı rahatsız olduğunu ifade eden Rıfat Özdemir, "Olay, yeğenim dayı sen Epstein'e benziyorsun diyerek fotoğrafımı çekip, sosyal medyada paylaşmasıyla başladı. Bu kadar çabuk yayılacağını tahmin etmedim. Paylaşıma baktığımda bir anda milyonların izlediğini gördüm. Londra basını ve Arap kanalları gibi birçok ülkeden yayınlar gördüğümde şaşırdım. Epstein'e benzemek hoş bir şey değil. Epstein'i tanımıyordum. Yeğenim Epstein'e benziyorsun dediğinde sıradan ünlü bir artist zannettim. Araştırdığımda Epstein'in çok kötü bir insan olduğunu öğrendim. Ben şu anda dekorasyon işiyle uğraşıyorum. Bu benzetmeden dolayı insanların yanlarına gidemediğim için mağdurum. İnsanların bana, sanki karşılarında Epstein varmış gibi bakmaları beni rahatsız ediyor. Bu kelimelerle anlatılacak bir şey değil. Halkımdan ricam lütfen önyargılı olmayın, insan insana benzeyebilir" dedi.

"Ankara'ya yerleştim, bir hafta evden çıkmayacağım"

Özdemir, Epstein'e olan fiziksel benzerliği nedeniyle çalışamadığını ve mağdur olduğunu belirterek, "Kayseri'yi terk etmek zorunda kaldım. Kayseri'de mağdur oldum, Ankara'ya yerleştim, bir hafta evden çıkmayacağım. Normalde yurt dışında da çalışıyorum. Şantiyelerde devamlı işlerimiz olduğu için şu anda yurt dışına bile gidemez oldum. Çekiniyorum, çünkü burada derdimi anlatabiliyorum ama yurt dışına gittiğim zaman kendimi nasıl ifade edeceğim' Yabancı dilim zaten yok. O yüzden yurt dışına gitmeyi erteledim. Normalde benim şu anda yurt dışında olmam lazımdı" şeklinde konuştu.

"Epstein'e benzemek insanı toplumdan uzaklaştırıyor"

İnsanların bakışlarından uzaklaşmak için yaşadığı şehirden ayrılıp Ankara'ya taşınmak zorunda kaldığını aktaran Özdemir, sözlerine şu şekilde devam etti:
"Hiç kimse benim yerimde olmak istemez. Kılık değiştirip, sakal bırakacağım dedim ama Epstein'in sakallı halini yapmışlar. Bu sefer benzerlik tamamen birebir aynı olacak diye sakal da bırakamıyorum. Zengin bir insan da değilim ki botoks yaptırıp, yüz ifademi değiştireyim. Eşimle beraber ne yapacağımıza karar verdik. Ben dedim ki Ankara'ya taşınalım çünkü Ankara'da daha önce de yaşamıştık. Kayseri'deki insanların bakışlarından uzaklaşmak istedim. İnsanın Kadir İnanır'a benzemesi insana haz verebilir ama Epstein'e benzemek insanı toplumdan uzaklaştırıyor. Kayseri'de rahatsız oldum, Ankara'ya taşınmak zorunda kaldım. Ankara'da da bu gibi durumlar yaşamak istemiyorum."

TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı

Kocaeli'de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen, 2 kişinin hayatını kaybettiği ve 8 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davada mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, 6 sanığın "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi

11.02.2026 17:53:00 / Güncelleme: 11.02.2026 17:58:18
İHA
TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı
TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı
Kocaeli'nin Derince ilçesinde 7 Ağustos 2023'de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen patlamada Ekrem Kalkan ve Elif Dayıoğlu hayatını kaybetmiş, 8 kişi de yaralanmıştı. Olayda TMO'nun 60 silosundan 13'ü zarar görmüştü.



Soruşturmada ismi geçen 6 sanık hakkında "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.



Olaya ilişkin açılan dava, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam etti. Duruşmaya ölen Elif Dayıoğlu'nun eşi Arif Dayıoğlu ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklar ise duruşmaya katılmadı. Müşteki Dayıoğlu, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

Mütalaa açıklandı

Cumhuriyet savcısı, esas hakkında hazırladığı mütalaada, olayla ilgili uzman bilirkişi raporuna geniş yer verdi. Raporda, TMO Derince Liman Silosu'nda gerekli önlemlerin alınmadığı, eksikliklerin giderilmediği ve 2023 yılı olağan bakımının yapılmadığı vurgulandı. Çalışma esnasında ortamda toz oluşumunun engellenmediği, zeminde toz birikimine müsaade edildiği ve düzenli temizlik yapılmadığına dikkat çekilen raporda, patlamanın hububat tozlarından kaynaklı "toz patlaması" olduğu belirtildi.



Sanıkların kusur durumları tek tek açıklandı

Mütalaada, sanıkların görev ve sorumlulukları çerçevesinde kusur durumları şu şekilde sıralandı: 

Başmüdür Kenan D. (asli kusurlu): İş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerinde belirtilen gereklilikleri yerine getirmediği, gerekli organizasyonları yapmadığı, Patlamadan Korunma Dokümanı'ndaki şartları sağlamadığı, ekipman iyileştirme (exproof cihaz kullanımı) çalışmalarını yaptırmadığı, düzenli toz temizliği ve periyodik bakımları zamanında yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu.

Müdür Yardımcısı Kemal Ö. (asli kusurlu): Düzenli toz temizleme çalışmalarını etkin yönetmediği, toz emme sisteminin kontrolünü ve periyodik bakımları yaptırmadığı, taşeron çalışmasında risk analizi ve personel eğitimi konularında yetersiz kaldığı, çalışmaya nezaretçi sağlamadığı, elektrik ve topraklama tesisatı kontrollerindeki eksiklikleri gidermediği ve geçmişte yaşanan yangınlara rağmen alanda sigara içilmesine göz yumduğu gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı.

Şef Vekili Bahri B. (asli ve tali kusurlu): Toz oluşumunu engelleyecek önlemleri aldırmadığı, risk analizi ve taşeron personel eğitimi konularında eksik kaldığı, hububat boşaltımı sürerken taşeron firmaya hazırlık talimatı verdiği, elektrik ve topraklama eksikliklerini gidermediği için asli kusurlu; alanda sigara içilmesine müsaade edilmesi nedeniyle de tali kusurlu bulundu.
Mühendis Ahmet S. (tali kusurlu): Toz temizlik çalışması ve toz emme sisteminin etkin kontrolünü yaptırmadığı, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği ve sigara içilmesine göz yumulması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtildi.

Taşeron firma sahibi Osman T. (asli kusurlu): Mersin Hidrolik firması sahibi olarak personeline iş güvenliği eğitimi aldırmadığı, risklere karşı bilgilendirmediği ve gerekli risk analizini yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu.

Taşeron firma alan yetkilisi İsmail Ç. (asli kusurlu): Hububat boşaltım çalışması devam ederken personeline katlarda tamirat ve kaynak işlemi yaptırdığı gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı.



15'er yıla kadar hapis ve meslekten men talebi

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, bilirkişi raporuna atıfta bulunarak sanıkların ihmali kusurları nedeniyle ölüm ve yaralanmalara sebebiyet verdiklerinin tespit edildiğini vurguladı.
Savcı, 6 sanığın da "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Mütalaada ayrıca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53/6. maddesi uyarınca, hapis cezasına ek olarak belirli süreyle görev yapma ve mesleklerini icra etme yasağı uygulanması istendi.

Mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.