logo
23 HAZİRAN 2026

Eski Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed gündemi değerlendirdi

Eski Malezya Başbakanı Dr. Mahathir Muhammed, "Adil, hukukun üstünlüğünü takip eden, zulüm olmayan, özgürlüğün olduğu bir medeniyet bugün artık yok. Tüm bunlar, bu değerleri tasarlayan, ortaya çıkaran insanlar tarafından yıkıldı" dedi.

 

27.06.2024 11:30:00 / Güncelleme: 27.06.2024 11:39:05
AA
Eski Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed gündemi değerlendirdi
Eski Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed gündemi değerlendirdi

Eski Malezya Başbakanı Dr. Mahathir Muhammed, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Malezyalı siyasetçi, uluslararası değerlerin hiçe sayılması, Birleşmiş Milletlerin (BM) yapısı, Gazze'de devam eden soykırıma verilen Batı desteği, küresel düzen ve dünya gençlerinin küresel düzendeki adaletsizlikleri ve Gazze'deki İsrail soykırımını protesto etmesi konularında değerlendirmede bulundu.

Soru: İnsan medeniyetinin, ürettiği temel değerlerin reddedilmesiyle sona erdiğini belirttiniz. Sizce bu sonuca hangi gelişmeler veya eğilimler yol açtı, açıklayabilir misiniz?

İnsanlık birkaç yüzyıldır kabul ettiğimiz temel değerleri geliştirdi. Örneğin insan hakkı, yaşam hakkı, yaşamın kutsallığı, ifade özgürlüğü gibi. Bunlar kabul ettiğimiz ve değer verdiğimiz şeyler. Buna rağmen İsrail, Gazze'de Filistinlilere soykırım yaparken ABD ve Avrupa ülkelerinin İsrail'e verdiği destek, insan haklarını umursamadıklarını, yaşamın kutsallığı hakkında düşünmediklerini ve hatta aslında İsrail'e Filistinlileri öldürmek için silah, bomba ve roket sağlayarak soykırım yapmasına yardım ettiklerini gösteriyor. Bu, geçmişte tanıttıkları temel değerleri terk ettiklerini gösteriyor. İnsan haklarını hesaba katmıyorlar, yaşamın kutsallığı hakkında düşünmüyorlar ve hatta aslında İsrail'in Filistin halkını öldürmesini destekliyorlar. Bu nedenle kendi değerlerini terk etmişlerdir. Dolayısıyla, adil, hukukun üstünlüğünü takip eden, zulüm olmayan, özgürlüğün olduğu bir medeniyet bugün artık yok. Tüm bunlar, bu değerleri tasarlayan, ortaya çıkaran insanlar tarafından yıkıldı.

Soru: Filistin'deki direniş ve İsrail soykırımının küresel ölçekte ezen ve ezilenin temsil edildiği bir çatışmaya dönüştüğü iddia ediliyor. Filistin mücadelesinin daha geniş bir anlatıyı içerdiğine inanıyor musunuz?

Gazze'deki Filistin halkının başına gelenlerin kimsenin beklemediği bir şey olduğunu düşünüyorum. Tüm insanlığın hukukun üstünlüğüne saygı duyacağını, baskıcı olmayacağını, insan katliamları yapmayacağını ve suç eylemlerine destek olmayacağını düşünüyorduk. Bu nedenle özellikle Batılı güçlerin davranışlarına tekrar bakmamız gerekiyor. Özgürlük vb. fikirleri savunanlar onlardı ama şimdi aslında kendi fikirlerini reddeden insanlar oldular.

Soru: Büyük ülkelerin sahip olduğu veto yetkisi göz önüne alındığında, BM'nin bu çatışmaları çözmedeki etkinliğini nasıl değerlendiriyorsunuz' BM'yi daha etkili hale getirmek için ne gibi değişiklikler önerirsiniz' Mevcut zorluklara rağmen insan hakları, özgürlük ve adalet değerlerini küresel ölçekte yeniden canlandırmak için hangi adımlar atılabilir' Önerebileceğiniz belirli eylemler veya politikalar var mı?

Birleşmiş Milletler fikri çok iyi bir fikir. Maalesef bu, İkinci Dünya Savaşı'nda zaferi kazananlar tarafından oluşturuldu. 5 ülke BM'yi kurmaya karar verdi. Ancak, BM'yi kurduklarında kendilerine belirli ayrıcalıklar, veto yetkileri verdiler. Yani kaç kişi, kaç ülke bir kararı desteklerse desteklesin, 5 ülkeden herhangi biri BM kararını veto edebilir. İşte, Birleşmiş Milletlerin bazı alanlarda başarısız olduğu yer burasıdır. Tıp ve gıda dağıtımı gibi alanlarda BM iyi bir iş çıkardı. Ancak, savaşların olmaması ve cinayetlerin olmamasını sağlama konusunda BM başarısız oldu. Çünkü, veto yetkisine sahip beş ülke genellikle kendi çıkarlarına uymayan her şeyi reddediyor. Gazze örneğinde, 150 ülke İsrail'in soykırım yaptığını ve savaşı durdurması gerektiğini ilan etti. Ancak, veto yetkisine sahip olan ABD, BM kararını reddetti. Yani eğer BM'yi neredeyse bir dünya hükümeti olarak görmek istiyorsanız, o zaman kimseye veto yetkisi verilmemeli. Veto yetkisine sahip olmamalılar. Çünkü veto yetkisine sahip olduklarında, 1 ülke diğer 190 ülkeyi reddedebilir. Bu hiç de demokratik değildir. Bu nedenle ya BM'deki veto yetkilerinden kurtulmalıyız ya da sınırlı yetkilere sahip yeni bir dünya hükümeti kurmalıyız. Çünkü, bugün birçok ortak sorunumuz var. Örneğin, son zamanlarda yaygın olan pandemi olan Kovid-19, dünyanın tüm ülkeleri için ortak bir sorundu. Bir ülke olarak değil, bir dünya olarak hareket etmemiz gerekiyor. Bu yüzden, iklim değişikliği gibi dünyayı etkileyen ortak sorunlarla başa çıkabilen bir yönetime ihtiyacımız var. Ülkelerin kendi başlarına bu sorunlarla başa çıkamadıklarını görüyoruz. Bu yüzden, ortak sorunları ele alacak bir dünya otoritesi olmalı. Bu yüzden benim fikrim BM'nin veto yetkilerinden kurtulması gerektiği yönündedir. Eğer bunu yapamazlarsa, o zaman birçok ortak sorunumuzdan sorumlu olan başka bir dünya otoritesi kurmalıyız.

Soru: İslam ülkeleri, önemli finansal kaynaklara ve askeri yeteneklere, çok büyük bir nüfusa ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) gibi uluslararası örgütlere sahip. Sizce neden bu devam eden soykırımı önlemek için müdahale etmediler?

Çok sayıda İslam ülkesi, ülkelerini yönetme konusunda güçlü olamadı. Bu yüzden İslam ülkelerinde, birçok şiddet olayı hatta iç savaşlar var. Bu yüzden, İslam ülkeleri işlerini düzgün bir şekilde yönetemiyor. Çok fazla paraları var. Herhangi bir ülkede daha önce hiç olmadığı kadar çok para var. Çünkü petrol var ve tonlarca para kazanıyorlar. Ama, bu para ülkenin güçlendirilmesine harcanmıyor. Aslında, paranın çoğu dolar tahvilleri almak için kullanılıyor. Dolar tahvilleri almak, ABD'ye para ödünç vermek gibi bir şey. ABD'nin parayla yaptığı şeyler ise Müslüman ülkelerin menfaatine değil. Müslümanlar İİT'yi kurdular. İİT, tüm Müslüman ülkeleri bir araya getirmesi gereken bir örgüt. Ancak, İİT'de karar sadece oybirliği ile alınabilir yani, İİT tarafından alınan herhangi bir kararın 50'den fazla ülkenin tamamı tarafından kabul edilmesi gerekmektedir. Bir ülke kabul etmezse, o karar uygulanamaz. Bu yüzden oybirliği yerine çoğunluk kararına dönmemiz gerekiyor. Eğer bunu yaparsak, belki ümmetin savunulması gibi bazı konularda anlaşmaya varabiliriz. Açıkçası, paramız var, insan gücümüz var, ama Müslümanları korumak için organize değiliz. Şu anda olan şey, bireylerin intikam almak için kendi başlarına hareket etmeleri. Bu Müslümanlar için iyi değil. Çünkü, aslında suçsuz insanları öldürüyorlar. Örneğin, Avrupa ülkelerinde yaşadıklarında, Filistin ve İsrail arasındaki çatışmaya karışmayan Avrupalıları öldürüyorlar. Sorunlarımızı nasıl yöneteceğimize dair uygun bir stratejiye sahip olmalıyız. Bu, Müslümanların sadece insanları öldürmek için değil Filistin topraklarını geri kazanmak için strateji uygulamasına ve ne yapması gerektiğine karar vermek adına kıdemli üyelerden oluşan bir komite veya kabine tarafından oluşturulmalı.

Soru: Batı ülkeleri, Gazze'de yaşanan olayları nasıl rasyonalize ediyor ve hükümet desteğini nasıl meşrulaştırıyor' Bu tablo liberal değerlerle çelişiyor mu, yoksa aslında liberalizmin özünü mü yansıtıyor?

Batı ülkeleri, İsrail'in kendisini koruma hakkına sahip olduğunu söyleyebilir. Ancak, İsrail'in güvenliğini sağlama hakkı varsa, Filistinlilerin de güvenliğe ihtiyacı var. 70 yıldır İsrailliler, Filistinlilere baskı uyguladı. Filistin topraklarına yerleşim birimleri inşa etti. Filistin topraklarına duvarlar ördü. Kudüs'ü başkentleri olarak aldı. Tüm bunlar uluslararası hukuka ve Filistinlilere karşı. Sorun şu ki Avrupalılar her zaman İsrail'i destekliyor, hatta İsrail uluslararası suç işlediğinde bile destekliyorlar. İsrail uluslararası sularda gemilere müdahale ettiğinde, bu Deniz Hukuku'na aykırıdır. Çünkü uluslararası sulardasınız, özgürsünüz. Ancak, İsrail uluslararası sularda gemilere müdahale etti ve yüklerini ele geçirdi. Sorunumuz şu ki Avrupalılar İsrail'i yarattı ve şimdi İsrail'i suç işlediğinde bile savunmak istiyor. Bunu İsrail'in güvenliğine sahip olması gerektiği için yaptıklarını söylüyorlar. Ama, Filistin halkının da güvenliğe ihtiyacı var. Dolayısıyla eğer Filistin halkına zulüm ediyorsanız, Filistin halkının İsrail'e karşı harekete geçme hakkı olur ve ben geçen yıl 7 Ekim'de bunu yaptıklarını düşünüyorum.

Soru: ABD'nin liderliğindeki küresel düzen çöküyor mu ve Filistin'deki devam eden durum bu sistemi nasıl etkiliyor?

Ne yazık ki pek bir şey yapamayız. Çünkü ABD çok güçlü bir ülke ve eğer ABD'ye karşı gelirseniz ABD size yaptırım uygulayabilir. Karşılaştığımız sorun bu. Şimdi, eğer sadece İsrail olsaydı, İsrail'e karşı hareket edebilirdik. Şu anda, sadece ABD değil, Avrupa ülkeleri de İsrail'in soykırımını destekliyor. Eğer İsrail'e karşı hareket edersek, ABD ve Avrupa ülkeleri tarafından yaptırıma uğrayabiliriz ve çoğu ülke, ekonomilerine zarar vereceği için onlardan yaptırım görmeyi kabul etmek istemiyor.

Soru: ABD üniversitelerinde ve pek çok Avrupa ülkesinde gösteriler düzenleniyor. Gençlerin mevcut küresel düzenin sorgulanmasında ve özellikle Filistin konusundaki haksızlıklara karşı protesto etmede oynadığı rol hakkındaki görüşünüz nedir?

Gençlerin gerçekleri olduğu gibi görebildiklerini ve kendi hükümetlerinden etkilenmediklerini görmekten memnuniyet duyuyorum. Kendi hükümetleri, İsrail'in soykırımını destekliyor ama gençler soykırıma karşılar. Yahudilere karşı değiller. Antisemitik değiller. Sadece İsrail'in Gazze'de insanları öldürme eylemine karşılar. Dolayısıyla gençlerin kendi hükümetlerinin politikalarını reddedeceklerine ve kendi hükümetlerini devireceklerine dair umudumuz var. Gençler arasından çıkacak yeni liderlikten, temel değerlerine bağlı kalacaklarını görmeliyiz. Şu anda konuştuğumuz değerler gibi, insan hakları, özgürlük, basın özgürlüğü, hukukun üstünlüğü eksikliği vb. Dolayısıyla tüm ulusların gençleri için umudumuz var, bunlar arasında Yahudi gençler de bulunuyor.

Soru: Uzun kariyerinizi ve küresel olayların mevcut durumunu düşünerek, adalet ve insan hakları için çaba gösteren genç nesle ne tür tavsiyelerde bulunmak veya nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Genç insanların mevcut sorunlar hakkındaki görüşlerini ifade etmeleri gerektiğini düşünüyoruz. İsrail'in yürüttüğü soykırıma karşı çıkmalılar. Hatta kendi hükümetlerine bile karşı çıkmalılar. Hükümetleri İsrail'i desteklerken, genç insanların iyi değerleri korumaları umudumuzu artırır. Böylece liderlerinin kaybettiği medeni değerleri geri getirebiliriz. Liderleri, İsrail'e verdikleri desteğe dair daha fazla endişeleniyorlar ve İsrail'in yasaları çiğnediğini ve suç işlediğini görmüyorlar. Bu yüzden genç insanlar bize umut veriyor. Gelecekte, belki de eski medeni değerleri yeniden benimseyecek genç liderler bulabiliriz. Umarım gençler, sizinki gibi yayınları dinlerler. Böylece kendi ülkelerinin vatandaşları olsalar da hükümetleri yanlış yaptığında hükümetlerine yanlış olduğunu söylemeleri ve hükümete karşı gösteri yapmaları gerektiğini bilirler. Hatta, hükümet onlara karşı polisi gönderse bile bunu yapmaları gerektiğini bilirler.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.