Oburlar oburu Baba Yaver
Ahmet Rasim naklediyor:
Meşhur oburlardan zavallı Baba Yaver, yeme ve içme hususunda unutulacak insanlardan değil. Bir Ramazan gecesi mühim bir yerde iftarda bakın neler yemiş ve içmiş:
- Üç türlü orta kâse çorba.
- On kişilik bir sofraya getirilen pastırmalı yumurtanın üçte ikisi.
- Sırt sırta verilmiş iki hindinin keza üçte ikisi.
- Bir kayık sahan emir dolma.
- Bir mertebânî tabak sakız muhallebisi.
- Bir okka küçük bir tepsi baklava
- Kefenli, üzümlü, fıstıklı, havuçlu, biberli bir ufak lenger Buhara pilavı.
- Kaymaklı bir hayli kayısı kompostosu.
Nihayet dudakları morarıyor, gık diyemeyecek bir hale geliyor. Oturduğu yerden kalkamayarak uyuklamaya başlıyor. O esnada ev sahibi galiba patlayacak vehmiyle Baba Yaver'i yavaşça dürterek:
"Baba, baba; sana bir karbonat vereyim mi?" diye uyandırınca:
" Onları istemem evlat. Biraz kızarmış ekmekle bir dilim kaşar peyniri getirsinler. Yediklerimi hazmettirir" diyor.
Bu hali Ahmet Rasim'in zamanında gazetelerden birisine böylece bir fıkra halinde yazması üzerine, Baba Yaver bunu haber alır ve: "Bana nazar değdirecek" diye beş-on gün ona küskün durur. Bir gün Baba Yaver şiş karnıyla yanlarına gelerek:
"Yemeğimi yedim, öyle evden çıktım" dediği halde, Basra mektupçusu Re'fet Bey'in davet-i felaketi ile karşılaşmış. Orada tok karnına yedikleri ve içtikleri:
- Eski yirmilik şişlerden 45 şiş kebabı.
- Yirmi şiş köfte.
- Dört tabak kuskus pilavı.
- Otuz beş kâse üzüm hoşafı.
Akabinde bezik masasına oturmuş, pek sevdiği oyununa kavuşmuş... Son senelerinde zayıflamış, 85 sene tıka basa kendisini doyuran bu zat ahirete aç karnına gitmiş.
Ahmet Rasim naklediyor:
Meşhur oburlardan zavallı Baba Yaver, yeme ve içme hususunda unutulacak insanlardan değil. Bir Ramazan gecesi mühim bir yerde iftarda bakın neler yemiş ve içmiş:
- Üç türlü orta kâse çorba.
- On kişilik bir sofraya getirilen pastırmalı yumurtanın üçte ikisi.
- Sırt sırta verilmiş iki hindinin keza üçte ikisi.
- Bir kayık sahan emir dolma.
- Bir mertebânî tabak sakız muhallebisi.
- Bir okka küçük bir tepsi baklava
- Kefenli, üzümlü, fıstıklı, havuçlu, biberli bir ufak lenger Buhara pilavı.
- Kaymaklı bir hayli kayısı kompostosu.
Nihayet dudakları morarıyor, gık diyemeyecek bir hale geliyor. Oturduğu yerden kalkamayarak uyuklamaya başlıyor. O esnada ev sahibi galiba patlayacak vehmiyle Baba Yaver'i yavaşça dürterek:
"Baba, baba; sana bir karbonat vereyim mi?" diye uyandırınca:
" Onları istemem evlat. Biraz kızarmış ekmekle bir dilim kaşar peyniri getirsinler. Yediklerimi hazmettirir" diyor.
Bu hali Ahmet Rasim'in zamanında gazetelerden birisine böylece bir fıkra halinde yazması üzerine, Baba Yaver bunu haber alır ve: "Bana nazar değdirecek" diye beş-on gün ona küskün durur. Bir gün Baba Yaver şiş karnıyla yanlarına gelerek:
"Yemeğimi yedim, öyle evden çıktım" dediği halde, Basra mektupçusu Re'fet Bey'in davet-i felaketi ile karşılaşmış. Orada tok karnına yedikleri ve içtikleri:
- Eski yirmilik şişlerden 45 şiş kebabı.
- Yirmi şiş köfte.
- Dört tabak kuskus pilavı.
- Otuz beş kâse üzüm hoşafı.
Akabinde bezik masasına oturmuş, pek sevdiği oyununa kavuşmuş... Son senelerinde zayıflamış, 85 sene tıka basa kendisini doyuran bu zat ahirete aç karnına gitmiş.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.





























































































