logo
13 EKİM 2026

Etimesgut Belediyesi'nde yeni operasyon: 25 gözaltı

Ankara'nın Etimesgut Belediyesi'ne ikinci dalga operasyon yapıldı

13.10.2026 10:19:00
İhlas Haber Ajansı
 
Etimesgut Belediyesi'nde yeni operasyon: 25 gözaltı
Etimesgut Belediyesi'nde yeni operasyon: 25 gözaltı
Ankara'nın Etimesgut Belediyesi'ne ikinci dalga operasyon yapıldı. Aralarında belediye başkan yardımcılarının da bulunduğu 5'i belediye çalışanı 25 kişi gözaltına alındı.

CHP'li Etimesgut Belediyesi'ne yönelik başlatılan soruşturma yeni bir operasyon yapıldı. Operasyon kapsamında aralarında iki belediye başkan yardımcısının da bulunduğu 25 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Başkan yardımcıları Fikret Gözüoğlu ile Gültekin Bayındır ve çok sayıda belediye personeli gözaltına alındı. Fikret Gözüoğlu, Erdal Beşikçioğlu ile Mutlu Kerimoğlu'nun tutuklandıkları operasyonun ardından göreve getirilmişti.

Gültekin Bayındır ise Beşikçioğlu döneminde başkan yardımcısıydı. Toplam 25 şüpheli hakkında arama el koyma gözaltı işlemi yapıldı. Şüphelilerin tamamının gözaltına alındığı öğrenildi.

Yaşlılıkta dinç kalmanın 10 püf noktası


Yaş almak kaçınılmaz olsa da yaşlanma sürecinin nasıl ilerleyeceği yalnızca takvimdeki yaşımızla belirlenmiyor. Genetik mirasımız bazı hastalıklara yatkınlığımızı etkileyebiliyor; ancak fiziksel aktiviteden beslenmeye, uykudan sosyal ilişkilere kadar yaşamımız boyunca sürdürdüğümüz alışkanlıklar da sağlıklı yaşlanmada önemli rol oynuyor. 
 

13.10.2026 09:04:00 / Güncelleme: 13.10.2026 09:14:48
Murat Çorbacı
 
Yaşlılıkta dinç kalmanın 10 püf noktası
Yaşlılıkta dinç kalmanın 10 püf noktası

İç Hastalıkları, Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Berrin Karadağ, toplumumuzda birçok kişinin "Annemde de babamda da kalp hastalığı, diyabet var. Genetik kaderim bu, elimden ne gelir ki?" düşüncesinde olduğunu belirterek "Japonya bir deprem ülkesidir. Coğrafi yapısı, yani 'genetiği' gereği her an yıkıcı bir sarsıntıyla karşı karşıyadır. Ancak Japonlar, doğru mühendislik ve sağlam binalarla en şiddetli depremlere bile meydan okurlar. İşte bizim vücudumuz da böyledir. Genetik mirasınız size riskli bir zemin sunmuş olabilir; ancak inşa edeceğiniz sağlam yaşam alışkanlıkları, bu risklerin ortaya çıkmasını veya etkilerini azaltmaya yardımcı olur. Yaşlanmayı tamamen durduramayız ama biyolojik saatimizi yavaşlatmak, gençlik yıllarından itibaren atacağımız doğru adımlarla bizim elimizdedir" dedi. Sağlıklı yaşlanmaya yönelik adımların, genç ve orta yaşlardan itibaren atılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Karadağ, yaşlılıkta fiziksel ve zihinsel açıdan dinç kalabilmenin 10 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Hücresel yakıtı ayarlamak: Akdeniz tipi beslenme ve sağlıklı kilo

Sürekli yüksek kalorili, işlenmiş ve şekerli ürünler tüketmek, hücrelerimizin paslanmasını ve yaşlanmayı hızlandırır.  Gençlikten itibaren antioksidanlardan, zeytinyağı, sebze, meyve, tam tahıl ve liften zengin Akdeniz tipi beslenme benimsenmelidir. Porsiyonları hafifçe azaltmak ve tabağı farklı renklerde besinlerle çeşitlendirmek, hücresel yaşlanmayı yavaşlatır, hücrelerimizin kalitesini doğrudan korur ve vücuda ihtiyacı olan tüm koruyucu beslenme öğelerini sağlar. Sağlıklı vücut ağırlığını korumak da sağlıklı yaşlanmanın önemli adımlarındandır.

Kas rezervini korumak: Direnç ve güç egzersizleri

Prof. Dr. Berrin Karadağ, yaşlılıkta en büyük biyolojik tehditlerden birinin kas kütlesi kaybı olduğunu belirterek şöyle konuşuyor: "Sadece yürümek kasları korumaya yetmez. Haftada en az iki gün kasları zorlayan hafif ağırlık veya direnç egzersizleri yapmalıyız. Gençlikte ve orta yaşlarda ne kadar güçlü bir kas ve kemik rezervi oluşturursanız, ileri yaşlarda dengeniz o kadar sağlam olur. Kas kütlesi, yaşlılık dönemindeki gizli metabolik sigortamızdır. Kuvvetli kaslar eklemlere binen yükü azaltarak kireçlenmeyi ve kronik ağrıları da engeller. Güçlü bir iskelet yapısı, ileri yaşta kimseye bağımlı olmadan özgürce hareket edebilmenin tek anahtarıdır."

Gece mesaisi: Kaliteli uyku ve hücresel onarım

Uyku, vücudun gece temizliği ve derin bakım seansıdır. Melatonin ve büyüme hormonu gibi kritik anti-aging (yaşlanma karşıtı) hormonlar derin uykuda en üst seviyede salgılanır. Her gece 7-8 saat kesintisiz uyku, beyindeki zararlı protein atıklarının temizlenmesini sağlayarak  bilişsel sağlığın korunmasına katkı sağlar. Yetersiz uyku ise ertesi gün kronik bir stres tablosu yaratarak hücrelerin erkenden yaşlanmasına yol açar. Uyuduğunuz odanın tamamen karanlık ve serin olmasına özen göstermelisiniz.

Beyni antrenmansız bırakmamak: Bilişsel esneklik ve sosyal bağlar

Emeklilik dönemi 'zihinsel bir duraklama veya inzivaya çekilme' olarak görülmemelidir. Beyin, kullanılmadıkça körelen nöronal ağlara sahiptir. Yeni bir dil öğrenmek, bir enstrüman çalmak veya sürekli yeni bilgiler edinmek beyindeki sinirsel bağları canlı tutar. Güçlü sosyal ilişkiler ve dostluklar kurmak da, yalnızlığı ve buna bağlı depresif süreçleri önleyerek ömrü uzatır. Sevdiklerinizle geçirdiğiniz kaliteli zamanlar, beyinde mutluluk hormonu salgılatarak bilişsel gerilemeyii yavaşlatır. Zihninizi her gün şaşırtacak yeni bulmacalar veya rotalar deneyerek onu tembellikten kurtarın. Sosyal olarak aktif olan bireylerin biyolojik yaşının, akranlarına göre çok daha genç kaldığı tıbben kanıtlanmıştır.

'İkinci beyni' beslemek: Bağırsak mikrobiyotası sağlığı

Prof. Dr. Berrin Karadağ, bağırsaklarımızdaki milyarlarca yararlı bakterinin, bağışıklık sisteminden ruh halini yönetmeye dek önemli işlevleri olduğunu ancak yaşlandıkça azalmaya başladığını belirterek şöyle konuşuyor: "Yoğurt, kefir, turşu gibi fermente gıdalar ve bol lifli sebzeler tüketerek bağırsak mikrobiyotasını zengin tutmak, sistemik kronik enflamasyonu baskılamanın ve yaşlanmayı yavaşlatmanın en modern tıbbi yoludur. Sağlıksız bir bağırsak florası, tüm vücuda yayılan sessiz bir yangının fitilini ateşler. Mutluluk hormonu olan serotoninin büyük kısmı burada üretildiğinden, bağırsak sağlığı yaşlılıkta hayata pozitif bakabilmenin de gizli formülüdür."

Mitokondriyal sağlık: Kronik stres yönetimi

Kronik stres, hücrelerimizin enerji santralleri olan mitokondrilere doğrudan zarar verir ve vücutta sessiz bir "enflamasyon" (iç yangı) durumu yaratır. Meditasyon, doğada zaman geçirmek veya düzenli nefes egzersizleri yapmak, stres hormonu kortizolü dengeler. Sakin ve dingin bir zihin, hücre düzeyinde yaşlanma hızını yavaşlatan en doğal ilaçtır. Sürekli endişe halinde yaşamak, DNA'larımızın koruyucu kapakları olan telomerleri hızla kısaltır. Hayatın getirdiği zorluklara karşı geliştireceğiniz psikolojik dayanıklılık, cildinizdeki kırışıklıklardan damar sertliğinize kadar her şeyi etkiler. Gün içinde kendinize sadece 'durma' ve nefes alma molaları vererek enerji santrallerinizi koruma altına alın.

Vücudun akışkanlığı: Hidrasyon ve hücresel su dengesi

Yaş ilerledikçe vücudun susuzluk hissi ve algısı azalarak kronik susuzluğa neden olur. Hücrelerin toksinlerden arınması, böbrek fonksiyonlarının korunması ve cildin elastikiyeti için yeterli su tüketimi şarttır. Yeterince su içmediğimizde kanımız koyulaşır ve kalbimiz dokuları beslemek için çok daha fazla çalışmak zorunda kalır. Eklemlerimizin arasındaki sıvı seviyesinin korunması ve hareket kabiliyetimizin azalmaması da doğrudan su tüketimimize bağlıdır. Masanızda her zaman dolu bir sürahi bulundurmayı yaşamsal bir alışkanlık haline getirin.

Kemik gücü ve hormonal denge: D vitamini ve doğru takviyeler

Yaşlanma sürecinde kemik yoğunluğunu korumak ve bağışıklığı güçlü tutmak için D vitamini, magnezyum ve B12 gibi değerlerin yeterli seviyede olması gerekir. Hekim kontrolünde doğru takviye stratejisi, eksilen biyolojik depoları doldurur. Kulaktan dolma bilgilerle, rastgele vitamin kullanmak yerine, kan analizlerinize göre hekim önerisi doğrultusunda gerekli takviyeleri almalısınız. Yaş alırken kemik erimesine dur demek, ilerideki adımlarımızın kırılmaz güvencesidir.

Damar yaşını korumak: Kardiyovasküler esneklik ve toksinlerden kaçınmak

Sigara, alkol ve aşırı tuz gibi damarın iç çeperini bozan faktörlerden uzak durmak hayati önem taşır. Düzenli kardiyo egzersizleri (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet) damar esnekliğini koruyarak dokulara giden oksijen miktarını artırır ve organ yaşlanmasını geciktirir. Esnekliğini kaybeden sertleşmiş damarlar, yüksek tansiyona ve dolayısıyla kalp krizine davetiye çıkarır. Damar sağlığını korumak, tüm organlarımıza gençlik iksiri pompalamak demektir.

Proaktif Tıp: Düzenli check-up ve koruyucu sağlık taramaları

Prof. Dr. Berrin Karadağ, hastalık kapıyı çalmadan, fonksiyon kaybı gelişmeden önce önlem almanın, modern geriatrinin temel yasası olduğunu belirterek, "Tansiyon, kan şekeri ve kolesterol değerlerinin yakın takibi, damar sağlığımızı sessiz hasarlardan korur. Yaşınıza uygun düzenli sağlık taramalarını ve aşıları ihmal etmemek, genetik fay hatlarınızın nerede olduğunu bilip ona göre koruyucu duvarlar örmenizi sağlar. Tıpta en ucuz ve en etkili tedavi, hastalıktan korunmaktır. Küçük bir kan tahlili veya erken fark edilen bir dengesizlik, yıllar sonra büyük bir felakete dönüşebilecek bir hastalığı başlamadan bitirebilir. Bedeninizi dinleyin ama onu düzenli olarak uzman bir hekim mühendisliğine emanet etmeyi de unutmayın."

Tükenmişliği 4 adımla önleyin


 
Sabahları uyanmak istemiyor, kendinizi bitkin, yetersiz ve sürekli duvara çarpıyormuş gibi hissediyorsanız tükenmişlik sendromu ile karşı karşıya olabilirsiniz. Peki bu durumda ne yapılabilir?
 

13.10.2026 08:44:00
Murat Çorbacı
 
Tükenmişliği 4 adımla önleyin
Tükenmişliği 4 adımla önleyin

Psikiyatri Uzmanı Dr. Talat Sarıkavak, özellikle son yıllarda iş ile yaşam sınırlarının silikleşmesi, artan iş yükü, işyerinde kendini güvende hissetmemek ve sürekli ulaşılabilir olma baskısının tükenmişlik sendromuna zemin hazırlayabildiğini belirterek, "Şüphesiz kurumların da bazı düzenlemeleri mutlaka yapmaları gerekir. Ancak bireysel olarak günlük yaşantınızda yapabileceğiniz bazı değişiklikler de, tükenmişliğin fiziksel ve ruhsal açıdan daha ciddi boyutlara ulaşmasını önlemeye katkı sağlayabilir. Gerekli önlemler alınmadığında ise tükenmişlik; hafıza ve uyku sorunlarından mide-bağırsak şikayetlerine, kalp ve damar sağlığından bağışıklık sisteminin zayıflamasına dek çeşitli fiziksel ve ruhsal sorunlarla ilişkili olabilmektedir" dedi. Günümüzde tükenmişliğin sıklıkla depresyonla karıştırıldığını, bu durumun da gereksiz ve artan antidepresan kullanımına yol açabildiğini belirten Dr. Sarıkavak, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında yaptığı açıklamada, tükenmişlik sendromuna karşı kişisel olarak alınabilecek 4 etkili önlemi anlattı.

Size iyi gelen uğraşlar edinin

Bireylerin iş saatleri dışında tamamen farklı bir kimliğe bürünebilmeleri hayati önem taşır. Düzenli yürüyüş, bütçe gerektirmeyen el sanatları veya okuma grupları gibi hobiler zihni yeniler. Özellikle sivil toplum kuruluşlarında gönüllü sosyal sorumluluk faaliyetlerinde bulunmak, tükenmişlikte sıklıkla kaybolan 'kişisel başarı ve işe yarama' hissini güçlü bir şekilde onararak kişiye doğal bir psikolojik kalkan sağlar.

Ekran maruziyetini sınırlayın

Modern çağın en sinsi tehlikelerinden biri olan 'dijital yorgunluk', yoğun ekran maruziyetiyle birlikte beynin sürekli alarm halinde kalmasına neden olabilir. Bu durum uyku hijyenini bozarak strese karşı bedeni koruyan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayabilir. Sağlıklı kalmak için ekran maruziyetini özellikle akşam saatlerinde sınırlamak ve biyolojik uyku ritmini tavizsiz bir şekilde korumak, bedenin stres yükünü azaltmak açısından kritik rol oynar.

Stresi yönetmeyi öğrenin

Tükenmişliğe karşı, farkındalık (mindfulness) temelli stres azaltma uygulamaları, beynin korku ve stres tepkilerini azaltarak duygusal tükenmeyi kısa vadede hafifletmeye ve kişinin 'anda kalmasına' yardımcı olabilir. Ancak kalıcı bir iyileşme sağlamak için psikoterapi yöntemlerinden yararlanılmalıdır.

İş stresini eve taşımayın

Tükenmişlik, tıpkı bulaşıcı bir hastalık gibi iş yerinden aile yaşamına sıçrama ve eşlerin veya çocukların psikolojisini bozma potansiyeline sahiptir. Araştırmalar, stresini eve taşıyan kişilerin eşlerinde de benzer tükenmişlik ve performans düşüşleri görüldüğünü kanıtlamaktadır. Eve girmeden önce zihinsel bir bariyer oluşturmak, evde iş konuşmamak ve aile içi iletişimde 'işten psikolojik olarak kopabilmeyi' başarmak, hem bireyi hem de ailenin bütünlüğünü korur. 

Trafik faciasına neden olan iki sürücü tutuklandı

Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nda 11 kişinin hayatını kaybettiği, 27 kişinin yaralandığı feci tur otobüsü kazasında hukuki süreç başladı. Bilirkişi raporu otoyoldaki korkunç ihmali gözler önüne sererken, otobüs şoförü ve çekici sürücüsü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi

12.10.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Trafik faciasına neden olan iki sürücü tutuklandı
Trafik faciasına neden olan iki sürücü tutuklandı
Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nun Akhisar geçişinde yaşanan ve tüm Türkiye'yi yasa boğan feci trafik kazasının ardından yürütülen adli soruşturmada sıcak gelişmeler yaşandı.

11 vatandaşı hayattan koparan, 27 kişinin ise yaralanmasına neden olan tur otobüsü katliamına ilişkin gözaltına alınan sürücüler, Akhisar Adliyesi'ne sevk edildi. Nöbetçi hakimlikçe sorgulanan otobüs şoförü M.A. ve arkadan çarpan çekicinin sürücüsü H.K. tutuklandı. Otobüsün yedek şoförü ve aynı zamanda sahibi olan M.Y. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Bilirkişi raporu ihmali belgeledi

Kazanın ardından Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çok yönlü soruşturmada, olay yerinde yapılan incelemeler ve ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntüleri doğrultusunda ön bilirkişi raporu hazırlandı. Hazırlanan rapor, otoyollarda asla yapılmaması gereken ölümcül kural ihlallerini bir bir deşifre etti.

Bilirkişi raporuna göre, kazanın asıl nedeni otobüs şoförünün yaptığı akılalmaz hata oldu. Tur otobüsü sürücüsü M.A.'nın, otoyol üzerindeki kavşağı kaçırdığı, hatasını telafi etmek amacıyla otoyolda geri manevra yapmaya çalıştığı belirlendi. Hızlı akan otoyol trafiğinde devasa otobüsle geri geri gitmeye çalışan M.A.'nın, kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu rapora yansıdı.

Çekici sürücüsü hız sınırını aşmış

Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise arkadan çarpan çekiciye ait veriler oldu. Tutuklanan çekici sürücüsü H.K.'nin, otoyol standartlarının ve görüş mesafesinin getirdiği hız sınırlarına uymadığı, yasal limitlerin üzerinde seyrettiği tespit edildi.

Otoyolda geri manevra yapan otobüsü fark etmesine rağmen yüksek hızı nedeniyle zamanında duramayan çekici sürücüsü de kazanın boyutunun büyümesinde kusurlu bulundu.

Soruşturma derinleşiyor

Kazada yaralanan 27 kişinin bölgedeki çeşitli hastanelerde tedavileri devam ederken, otopsi işlemleri tamamlanan 11 kişinin cenazeleri memleketlerine gönderildi.

Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı yetkilileri, otoyollardaki bu tür ağır kural ihlallerine karşı denetimlerin ve cezai yaptırımların en üst düzeyde uygulanacağını belirtti. Akhisar Başsavcılığı, kazayla ilgili geniş çaplı soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.

Şoförlerin ifadeleri ortaya çıktı

Manisa'nın Akhisar ilçesinde 11 kişinin can verdiği, 27 kişinin ise yaralandığı tur otobüsü faciasına ilişkin gözaltına alınan 3 şoförün jandarmadaki ilk ifadeleri ortaya çıktı. Faciaya davetiye çıkaran dehşet anlarını anlatan otobüs sürücüsü, kavşağı kaçırdığı için otoyolda geri manevra yapmaya çalıştığını itiraf etti

12.10.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
Şoförlerin ifadeleri ortaya çıktı
Şoförlerin ifadeleri ortaya çıktı
Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nun Akhisar Gişeleri mevkisinde meydana gelen ve 11 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan feci kazanın ardından başlatılan adli soruşturma derinleşerek devam ediyor.

Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 3 cumhuriyet savcısının titizlikle yürüttüğü soruşturma kapsamında, hastanedeki tedavileri tamamlanan otobüs sürücüsü M.A., yedek şoför M.Y. ve tır (çekici) sürücüsü H.K. gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi.

Güvenlik kameralarına da yansıyan otoyoldaki tehlikeli geri manevra anlarının ardından, şüphelilerin jandarma komutanlığındaki ifadelerinde verdikleri detaylar kan dondurdu.

"Yolcular uyarınca emniyet şeridine girmeye çalıştım"

Bursa'dan Denizli'nin Pamukkale ilçesindeki kaplıcalara gitmek üzere yola çıkan ve direksiyonu Balıkesir'in Susurluk ilçesinde devralan ana şoför M.A., ifadesinde hatasını itiraf etti. Otoyolda sapağı kaçırdığını belirten sürücü, şu sözlerle kendini savundu:

"Seyir halindeyken yolcular dönmemiz gereken kavşağı kaçırdığımızı söyledi. Bunun üzerine panikledim ve yolu uzatmamak adına geri manevra yaparak emniyet şeridine girmeye çalıştım. Tam bu sırada arkadan gelen tır hızla çarptı. Her şey bir anda oldu."

Yedek şoför: "Kavşağın kaçtığını fark edip ayağa kalktım, ön koltuklara savruldum"

Aynı zamanda tur otobüsünün sahibi de olan yedek şoför M.Y., kaza anında direksiyon başında olmadığını, kazanın tamamen bir anlık dikkatsizlik ve hatalı karar sonucu yaşandığını belirtti:

"Kaza anında arka sıralardaki yolcu koltuklarından birinde oturuyordum. Sürücü arkadaşımın kavşağı kaçırdığını fark ettim ve ne olduğunu sormak için ayağa kalkıp ön tarafa doğru ilerlemeye başladım. Tam o esnada çok büyük bir çarpışma hissettim ve şiddetli darbeyle ön koltukların olduğu bölüme doğru savruldum."

Tır sürücüsü: "Sola manevra yapacak alanım kalmadı"

Otoyolda kendi şeridinde normal seyir hızıyla ilerlediğini iddia eden tır sürücüsü H.K. ise kazadan kaçmasının mümkün olmadığını savundu. Önünde aniden geri gelen devasa bir otobüsle karşılaştığını belirten H.K., ifadesinde şunları söyledi:

"Kendi şeridimde nizami bir şekilde ilerliyordum. Önümdeki tur otobüsünün geri geri geldiğini son anda fark edebildim. Çarpmamak için hemen sola manevra yapmaya çalıştım ancak otoyol trafiğinde ve o mesafe içinde sola kaçacak alanım, manevra yapacak vaktim kalmadı. Kurtaramayarak otobüse arkadan çarptım."

Faciadan kurtulan yolcu ihmali gözler önüne serdi

Kazada 75 yaşındaki eşi Mümine Eryılmaz'ı kaybeden ve kendisi de yaralı olarak Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi'nde tedavi gören 76 yaşındaki Süleyman Eryılmaz, şoförün ifadesini doğrular nitelikte açıklamalarda bulundu. Gözyaşları içinde o dehşet anlarını anlatan Eryılmaz, "Akhisar'a geldiğimizde dönmemiz gereken yolu geçtiğimizi anladık. Şoför, yanındaki diğer görevliye 'yanlış yola gittin' diyerek sitem etti ve aracı sağa çekip geri geri gelmeye başladı. Yol uzamasın diye böyle bir risk aldılar. O sırada arkadan gelen tır büyük bir gürültüyle vurdu, sonrasını hatırlamıyorum" diyerek yaşanan büyük ihmali gözler önüne serdi.

Tur şirketinden "bireysel hata" açıklaması

Kazanın ardından kamuoyunda yükselen tepkiler üzerine My World Turizm şirketinden de yazılı bir savunma geldi. Firma yönetimi, söz konusu otobüsün ve sürücüsünün kaza öncesindeki son 5 gün boyunca istirahatte olduğunu ve herhangi bir taşımacılık faaliyetinde kullanılmadığını iddia ederek şunları kaydetti:

"Araç ve şoförümüz kaza öncesinde beş gün boyunca dinlendirilmiştir. Kazanın maalesef tamamen sürücünün o anki bireysel hatasından kaynaklandığını düşünüyoruz. Konuyla ilgili tüm dijital kayıtlar ve belgeler devletimizin adli birimlerine teslim edilmiştir."

Gözaltındaki 3 şoförün Akhisar Adliyesi'ndeki yargılanma süreçleri devam ederken, hastanede tedavisi süren 13 yaralının durumunun yakından takip edildiği bildirildi.

İstanbul 2 No’lu Baro’da sürpriz sonuç

İktidar blokunun açık destek verdiği adayın İstanbul 2 No’lu Barosu seçimlerini 6 oy farkla kaybetmesi hukuk camiasında geniş yankı uyandırdı. Tüm dikkatler şimdi 68 binden fazla avukatın sandık başına gideceği, ittifakların ve güçlü grupların yarışacağı tarihi İstanbul Barosu seçimlerine çevrildi

12.10.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
İstanbul 2 No’lu Baro’da sürpriz sonuç
İstanbul 2 No’lu Baro’da sürpriz sonuç
Türkiye genelindeki barolarda ekim ayı itibarıyla genel kurul ve seçim hareketliliği en üst seviyeye ulaştı. Kamuoyunun yakından takip ettiği hukuk dünyasındaki ilk kritik yarış, İstanbul 2 No'lu Barosu'nda yaşandı.

AK Parti ve MHP çevrelerinin desteklediği adayın seçimi kaybetmesiyle sonuçlanan bu gelişmenin ardından, gözler savunma mesleğinin amiral gemisi olarak nitelendirilen İstanbul Barosu seçimlerine dikildi.


2 No'lu Baro'da 6 oy farkla sürpriz sonuç


"Çoklu baro" düzenlemesinin ardından kurulan İstanbul 2 No'lu Barosu, 11 Ekim 2026 Pazar günü 4. Olağan Genel Kurulu kapsamında sandık başına gitti. Seçimde, iktidar kanadının açık desteğini arkasına alan Ali Kasım Tuna ile bağımsız İslami çevrelerin ve Milli Görüş kökenli avukatların adayı Rıza Saka yarıştı.

AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir'in adaylık toplantısına katıldığı, eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un destek verdiği ve listesinde Adalet Bakanı Akın Gürlek'in avukatı Abdullah Adır'ın da yer aldığı Ali Kasım Tuna 1016 oyda kaldı. Geçmişte AK Parti bünyesinde de siyaset yapmış olan Rıza Saka ise 1022 oy alarak sadece 6 oy farkla baro başkanlığına seçildi.

Seçimin ardından Rıza Saka'yı destekleyen grubun galibiyeti salonda "tekbirlerle" kutlaması dikkat çekerken, kaybeden aday Ali Kasım Tuna, 31 oyun geçersiz sayıldığını belirterek İlçe Seçim Kurulu'na resmi itirazda bulunduklarını ve yasal sürecin devam ettiğini duyurdu.


Gözler İstanbul Barosu'nda


2 No'lu Baro'daki bu çekişmeli başlangıç, gözleri doğrudan asıl büyük yarışın yaşanacağı İstanbul Barosu seçimlerine çevirdi. 68 bin 220 kayıtlı avukatıyla dünyanın en büyük barolarından biri olan İstanbul Barosu, yeni başkanını ve kurullarını belirlemek üzere 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde sandık başına gidecek.

10-11 Ekim tarihlerindeki ilk toplantıda yasal çoğunluk sağlanamadığı için genel kurul ve oy verme işlemleri kesin olarak bu tarihlerde Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek.


Adaylar ve kurulan büyük ittifaklar


İstanbul Barosu'nda bu yılki seçimler, geçmiş yıllara kıyasla çok daha stratejik ortaklıklara ve ittifaklara sahne oluyor. Sandığa yansıyacak dengeleri değiştirebilecek güncel adaylık tablosu şu şekilde şekillendi:

• Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu (Değişim İçin Avukatlar): 2024 yılındaki seçimleri 7 bin 197 oyla kazanan mevcut başkan Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, grubunun adayı olarak ikinci dönem için yeniden yarışıyor.

• Prof. Dr. Ümit Kocasakal (Cumhuriyetçi Güç Birliği): Seçim sürecinin en büyük ittifaklarından biri Kocasakal ismi etrafında kuruldu. Eski baro başkanlarından Prof. Dr. Ümit Kocasakal, Önce Avukat Grubu, İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu (İMAG) ve bazı Çağdaş Avukatlar Grubu bileşenlerinin ortak adayı oldu.

• Hasan Kılıç (Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu & Yükseliş Hareketi): Geçtiğimiz seçimlerde kıl payı kaybeden Hasan Kılıç, bu kez Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu ile Önce İlke ÇAG Yükseliş Hareketi'nin tek bir çatı altında birleşmesiyle çok daha güçlü bir konsolidasyonla yarışa giriyor.

• Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu (Avukat Hakları Grubu / Önce İlke Muhalefeti): Cumhuriyetçi cephede aday çatlağı tartışmalarına yol açan bir diğer hamle olarak, eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun oğlu Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu da adaylar arasında yer alıyor.

• Dr. Atakan Adem Selanik (Cumhuriyet Avukatları): Seçim pusulasında yer alacak bir diğer kanat olan Cumhuriyet Avukatları grubu, başkan adayı olarak Dr. Atakan Adem Selanik ile yola çıktıklarını ilan etti.

• Arife Gökkaya Dinç (Bağımsız Avukatlar): Muhafazakar ve bağımsız hukukçuları bünyesinde barındıran grup ise bu seçimlerde kadın aday Arife Gökkaya Dinç ile temsil edilecek.

2 No'lu Baro'daki kırılmanın ardından, ana baroda hükümet politikalarına muhalif grupların ve milliyetçi-ulusalcı ittifakların nasıl bir performans sergileyeceği, 25 Ekim akşamı sandıkların açılmasıyla netlik kazanacak.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu

Yükseköğrenim öğrencilerinin merakla beklediği Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) burs ve öğrenim kredisi başvuru süreci resmen başladı

12.10.2026 10:30:00
AA
 
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu
Yükseköğrenim öğrencilerinin merakla beklediği Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) burs ve öğrenim kredisi başvuru süreci resmen başladı.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla başvuru ekranının e-Devlet sistemi üzerinde erişime açıldığını açıkladı.

Bakan Bak açıklamasında, "GSB Burs ve Öğrenim Kredisi başvuruları an itibarıyla başladı. Başvurularınızı e-Devlet sistemi üzerinden 16 Ekim saat 23.59'a kadar gerçekleştirebilirsiniz. Tüm imkânlarımızla daima yanınızda olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.  

BAŞVURULAR E-DEVLET ÜZERİNDEN ALINACAK
Öğrenciler başvurularını, 16 Ekim 2026 Cuma günü saat 23.59'a kadar e-Devlet kapısı üzerinden TC kimlik numaraları ve şifreleriyle giriş yaparak tamamlayabilecek.

Başvuru sırasında öğrencilerin beyan ettiği ekonomik, sosyal ve eğitim durumuna ilişkin bilgiler, ilgili kamu kurumları aracılığıyla doğrulanacak.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ekim sonunda Ankara'ya geleceği açıklandı

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ekim sonunda Ankara'ya geleceği açıklandı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu, Aliyev'in Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne katılacağını duyururken iki ülke arasındaki ilişkilere yönelik iddialara da yanıt verdi

11.10.2026 20:10:00
Haber Merkezi
 
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ekim sonunda Ankara'ya geleceği açıklandı
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ekim sonunda Ankara'ya geleceği açıklandı
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ekim ayının sonunda Türkiye'ye gelecek. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Aliyev'in 30 Ekim'de Ankara'da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi'ne katılacağını açıkladı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu Kocaeli'deki Türk Dünyası Gençlik Buluşması'nda yaptığı konuşmada, Aliyev'in diğer devlet başkanlarıyla birlikte zirvede önemli kararlar alacağını söyledi. Zorlu, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin bozulduğuna yönelik iddialara da değindi.

TÜRKİYE-AZERBAYCAN İLİŞKİLERİNE YÖNELİK İDDİALARA YANIT
Son dönemde iki ülke arasındaki ilişkileri hedef alan paylaşımları üzüntüyle takip ettiklerini belirten Zorlu, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki iş birliğinin sürdüğünü vurguladı.

İki ülkenin birbirini eleştirebileceğini ancak bunun ilişkilerin temelini değiştirmeyeceğini söyleyen Zorlu, "Şu an Cumhurbaşkanlarımız en yüksek seviyede irtibat halindedir" ifadelerini kullandı.

Zorlu, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin geçmişte çeşitli sınamalardan geçtiğini belirterek iki ülke arasındaki bağlara zarar vermeyi amaçlayan girişimlerin sonuçsuz kalacağını savundu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) de 9 Ekim'de yaptığı açıklamada, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkileri hedef alan bazı yayın ve sosyal medya paylaşımlarına tepki göstermişti. DMM, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın sürdüğünü bildirmişti.

LİDERLER 30 EKİM'DE ANKARA'DA BULUŞACAK
Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi, 29-30 Ekim tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek. Teşkilatın resmi takvimine göre dışişleri bakanları 29 Ekim'de, devlet başkanları ise 30 Ekim'de bir araya gelecek.

Zorlu, zirvenin gündeminde Türk devletleri arasında kimlikle seyahatin yaygınlaştırılması ve ulaşım koridorlarının geliştirilmesine yönelik çalışmaların da bulunduğunu belirtti.

Zirveyle birlikte Türk Devletleri Teşkilatının dönem başkanlığının Azerbaycan'dan Türkiye'ye geçmesi öngörülüyor.

Manisa Valisi Özkan kazada yaralananları ziyaret etti

Manisa'nın Akhisar ilçesi İstanbul Orhangazi-İzmir otoyolunda tır ile yolcu otobüsünün çarpışması sonucu meydana gelen kazada 11 kişi öldü 27 kişi de yaralandı. Manisa Valisi Vahdettin Özkan, kazada yaralanan vatandaşları tedavi gördükleri hastanede ziyaret ederek sağlık durumları hakkında bilgi aldı

11.10.2026 17:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
Manisa Valisi Özkan kazada yaralananları ziyaret etti
Manisa Valisi Özkan kazada yaralananları ziyaret etti
Kaza İstanbul - Orhangazi - İzmir otoyolunun İzmir istikameti Manisa'nın Akhisar ilçesi Ballıca Mahallesi mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 16 AED 124 plakalı My World Tur otobüsü ile 78 YD 559 plakalı tır çarpıştı. Kazanın etkisiyle yolcu otobüsü yan devrilirken tır ise yoldan çıktı.

İhbar üzerine bölgeye çok sayıda Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı ekipler ile ambulans ve otoyol jandarma trafik ekipleri sevk edildi. Kazada 11 kişi hayatını kaybederken 27 kişi de yaralandı. Yaralılar ise çevredeki hastanelere kaldırılırdı.

Vali Özkan yaralıları ziyaret etti

Öte yandan Vali Özkan, kazanın ardından Akhisar Mustafa Kirazoğlu Devlet Hastanesine kaldırılan yaralıları ziyaret ederek durumları ve tedavi süreçleri hakkında bilgi aldı.

MHP'li milletvekili ve il başkanının konvoyunda kaza: 1 ölü, 4 yaralı

Kahramanmaraş'ta MHP'li milletvekili ve il başkanının bulunduğu konvoyda meydana gelen trafik kazasında ilk belirlemelere göre 1 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı

11.10.2026 17:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
MHP'li milletvekili ve il başkanının konvoyunda kaza: 1 ölü, 4 yaralı
MHP'li milletvekili ve il başkanının konvoyunda kaza: 1 ölü, 4 yaralı
Kaza, Afşin-Göksun kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, MHP Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç ile MHP Kahramanmaraş İl Başkanı Mansur Metehan'ın ilçedeki ziyaretleri dolayısıyla yola çıkan konvoyda trafik kazası meydana geldi. Kazada ilk belirlemelere göre 1 kişi hayatını kaybederken, 4 kişi yaralandı.

Kazada yaralananlar arasında Milletvekili Zuhal Karakoç ve şoförünün de bulunduğu öğrenildi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve güvenlik ekipleri sevk edildi.

Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?

Kahramanmaraş merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22’si tutuklandı

11.10.2026 11:06:00
Haber Merkezi
 
DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?
DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?
Kahramanmaraş merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22'si tutuklandı. Ev ve iş yerlerinde dijital materyaller, yasaklı yayınlar, ruhsatsız silahlar ve mühimmat ele geçirildi. Türkiye'nin yıllardır mücadele ettiği DEAŞ yapılanması, sınır güvenliği ve örgütün ülke içindeki bağlantılarıyla ilgili soruları yeniden gündeme getirdi.

Türkiye'de terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonlar sürüyor. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 6 Ekim'de Kahramanmaraş merkezli olarak İstanbul, Ankara, Konya, Zonguldak, Adana, Hatay ve Gaziantep'te eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22'si tutuklandı, 17'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

EV VE İŞ YERLERİNDEN SİLAH VE DOKÜMAN ÇIKTI



Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 117 dijital materyal, 117 yasaklı yayın ve doküman, 2 kurusıkı tabanca, 3 ruhsatsız tabanca, 9 av tüfeği, 6 tabanca şarjörü, 317 fişek, 78 kurusıkı tabanca fişeği, 201 av tüfeği fişeği ve 6 kesici alet ele geçirildi.

Soruşturma kapsamında şüphelilerin örgütle bağlantılarının ve faaliyetlerinin ortaya çıkarılması hedefleniyor. Ancak ele geçirilen materyallerin niteliği ve şüphelilere yöneltilen suçlamaların ayrıntıları, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında netleşecek.

BUGÜNE KADAR KAÇ DEAŞ ŞÜPHELİSİ YAKALANDI?



Türkiye'de DEAŞ'la mücadele kapsamında yıllardır çok sayıda operasyon düzenleniyor. Ancak bugüne kadar yakalanan bütün şüphelileri kapsayan, güncel ve tek bir resmî toplam sayı kamuya açık kaynaklarda doğrulanamıyor.

Bununla birlikte, açıklanan operasyon rakamları mücadelenin boyutunu ortaya koyuyor. İçişleri Bakanlığı, 13 Nisan 2026'da 56 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 525 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

Bakanlığa göre şüphelilerin bir bölümünün geçmişte DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüttüğü, bir bölümünün de örgüte finansal destek sağladığı tespit edildi. Yakalananlardan 88'i geri gönderme merkezlerine teslim edildi.

Bu rakamlar, yalnızca tek bir operasyon dalgasına ait. Dolayısıyla farklı tarihlerdeki operasyonların sonuçlarıyla birleştirilmeden, Türkiye'de bugüne kadar yakalanan toplam DEAŞ mensubu sayısı olarak sunulmamalı.

DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE'YE NASIL GİRDİ?

DEAŞ'ın Türkiye'deki varlığı, Suriye'de iç savaşın derinleştiği ve örgütün Irak ile Suriye'de geniş alanları kontrol ettiği yıllarda sınır aşan bir güvenlik sorununa dönüştü. Yabancı terörist savaşçılar, çatışma bölgelerine ulaşmak için farklı ülkelerden seyahat ederken Türkiye'yi bir geçiş güzergâhı olarak kullanmaya çalıştı. Türkiye'den bazı kişilerin de Suriye'ye geçerek örgüte katıldığı güvenlik soruşturmalarına yansıdı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, yabancı terörist savaşçıların ülkeye girişini önlemek amacıyla giriş yasakları uygulandığını, havalimanları ve otobüs terminallerinde risk analiz birimleri kurulduğunu ve yasa dışı yollarla ülkeye giren, terör örgütleriyle bağlantılı olduğundan şüphelenilen yabancıların tespit edilerek sınır dışı edildiğini bildiriyor. Bakanlık, 2011'den bu yana on binlerce kişiye giriş yasağı konulduğunu belirtiyor.

Sınır güvenliğinin yanı sıra örgütün insan devşirme, propaganda, finansman ve ülke içindeki bağlantıları da mücadelenin önemli başlıkları arasında bulunuyor. İnternet ve sosyal medya üzerinden propaganda, kişiler arası bağlantılar ve yasa dışı finansal ağlar, güvenlik birimlerinin takip ettiği alanlar arasında yer alıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.