logo
16 TEMMUZ 2026

Evdeki çöpleri altına dönüştüren yöntem ‘Kompost’

Son yıllarda çevre kirliliği ve iklim kriziyle mücadelede bireysel adımlar öne çıkarken, evlerimizde başlattığımız küçük bir değişim mutfak atıklarını doğa için adeta "siyah altına" dönüştürüyor

16.07.2026 00:13:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Evdeki çöpleri altına dönüştüren yöntem ‘Kompost’
Evdeki çöpleri altına dönüştüren yöntem ‘Kompost’
Son yıllarda çevre kirliliği ve iklim kriziyle mücadelede bireysel adımlar öne çıkarken, evlerimizde başlattığımız küçük bir değişim mutfak atıklarını doğa için adeta "siyah altına" dönüştürüyor.

Türkiye'de her yıl tonlarca organik atık çöpe giderken, çevre bilincine sahip vatandaşlar ve belediyeler kompost gübre yapımı ile hem israfın önüne geçiyor hem de toprağı canlandırıyor.

Mutfaktan çıkan sebze meyve kabukları, kahve posaları ve bahçe atıklarının geri dönüştürülmesiyle elde edilen kompost, kimyasal gübrelere doğal ve sürdürülebilir bir alternatif sunuyor.







Çöp Değil, Toprağın İlacı

Uzmanlar, evsel atıkların yaklaşık yüzde 50'sinin organik maddelerden oluştuğunu belirtiyor. Bu atıklar çöpe gittiğinde, oksijensiz ortamda çürüyerek güçlü bir sera gazı olan metan gazı salınımına neden oluyor. Oysa kompost yöntemiyle bu atıklar, toprağın yapısını iyileştiren zengin birer besin kaynağı haline geliyor.

Kompost yapmanın çevreye ve toprağa faydaları ise saymakla bitmiyor:

Toprak Verimliliği: Toprağın organik madde miktarını artırır, bitkilerin daha sağlıklı büyümesini sağlar.

Su Tasarrufu: Kompost eklenen toprak, suyu daha iyi tuttuğu için sulama ihtiyacını azaltır.

Atık Azaltımı: Çöp depolama alanlarına giden atık miktarını yarı yarıya düşürür.







Evde Kompost Nasıl Yapılır?

Evde veya bahçede kompost yapmak aslında sanıldığı kadar zor değil. İşin sırrı, "Yeşil Atıklar" (Azot zenginleri) ile "Kahverengi Atıklar" (Karbon zenginleri) arasında doğru dengeyi kurmaktan geçiyor. İyi bir kompost için ideal oran, yaklaşık 1 ölçü yeşil atığa karşılık 2-3 ölçü kahverengi atık kullanmaktır.

Yeşil Atıklar (Azot Kaynağı): Taze sebze ve meyve kabukları, çay ve kahve posaları, taze otlar, budama atıkları ve kalsiyum desteği sağlayan yumurta kabukları bu gruptadır.

Kahverengi Atıklar (Karbon Kaynağı): Kuru yapraklar, dallar, küçük parçalara ayrılmış yumurta kartonları, kurumuş çimler, saman ve kimyasal boya içermeyen sade kağıt ile kartonlar bu grupta yer alır.

Komposta Konulmaması Gerekenler: Et, balık, süt ürünleri, yağlı yemek artıkları, kedi-köpek dışkısı ve hastalıklı bitkiler; koku ve haşere oluşumunu tetiklediği için kompost kovasına kesinlikle eklenmemelidir.







Adım Adım Doğal Gübre Reçetesi

Alan Seçimi: Bahçeniz varsa gölge bir köşeye kompost alanı oluşturabilir veya eviniz için özel satılan havalandırmalı hazır kompost kovalarını (Bokashi veya solucanlı kompost gibi) tercih edebilirsiniz.

Katmanlama: Çürümeyi kolaylaştırmak ve hava sirkülasyonu sağlamak için en alta kalın dalları koyun. Üzerine bir kat kahverengi, bir kat yeşil atık ekleyin.

Nem ve Hava Kontrolü: Kompostun nemli kalması (sıkılmış bir sünger kıvamında) gerekir. Ayrıca mikroorganizmaların çalışabilmesi için haftada bir kez karışımı altüst ederek havalandırmalısınız.

Mutlu Son: Ortalama 2 ila 6 ay içinde atıklarınız toprak kokulu, koyu renkli ve homojen bir yapıya kavuşacaktır. İşte bu, doğal gübrenizin hazır olduğu anlamına gelir!







Gelecek Toprakta

Sürdürülebilir bir yaşam için mutfağımızda radikal bir temizlik yapmanın tam zamanı. Siz de evinizde kompost yapmaya başlayarak hem doğaya borcumuzu ödeyebilir hem de saksılarınızdaki çiçekleri ve bahçenizdeki ağaçları en doğal şekilde besleyebilirsiniz. Unutmayın, doğada hiçbir şey çöp değildir; her bitiş, yeni bir yaşamın başlangıcıdır.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, İzmir'de Dinç ve Öztürk ailelerinin düğün törenine katıldı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, İzmir'de BTP'nin eski İzmir İl Başkanı Mehmet Dinç'in torunu Esra Dinç ile Eray Öztürk'ün düğün törenine katıldı

13.07.2026 16:18:00
Haber Merkezi
 
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, İzmir'de Dinç ve Öztürk ailelerinin düğün törenine katıldı
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, İzmir'de Dinç ve Öztürk ailelerinin düğün törenine katıldı
Yoğun katılımın yaşandığı düğünde BTP Genel Başkan Yardımcıları, parti yöneticileri, teşkilat mensupları ile çok sayıda davetli de hazır bulundu.






Düğünde konuşma yapan Mehmet Dinç, BTP'nin kurucusu merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, onun sayesinde hayatının değiştiğini ifade etti.








Haydar Baş'ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli'nin insanlığa bırakılmış önemli bir miras olduğunu söyleyen Dinç, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Hayatımın yönünü değiştiren, geçmişimdeki yanlışlardan uzaklaşıp tertemiz bir hayata adım atmama vesile olan merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ı rahmet ve minnetle anıyorum. Dünyaya Milli Ekonomi Modeli gibi büyük bir eser bıraktı. Bugün onun emanetini sürdüren Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Sayın Hüseyin Baş'a ve değerli genel başkan yardımcılarımıza düğünümüze katılarak bizleri yalnız bırakmadıkları için teşekkür ediyorum. Allah Sayın Hüseyin Baş'ı muvaffak etsin, bu yoldan hiçbirimizi ayırmasın."






Konuşmanın ardından davetlilerin alkışları eşliğinde BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da genç çifti tebrik etti.

Baş, Esra Dinç ve Eray Öztürk'e düğün hediyesini takdim ederek ömür boyu mutluluklar diledi.






Düğün programının sonunda Mehmet Dinç ve ailesiyle bir araya gelen Hüseyin Baş, aile fertleriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Samimi atmosferiyle dikkat çeken düğün töreni, davetlilerin iyi dilekleri ve hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.




















Gazeteciliğin tarihi ve toplumsal önemi

İnsanoğlunun çevresinde olup biteni öğrenme ve bunu başkalarına aktarma arzusu, insanlık tarihi kadar eskidir

13.07.2026 00:16:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Gazeteciliğin tarihi ve toplumsal önemi
Gazeteciliğin tarihi ve toplumsal önemi
İnsanoğlunun çevresinde olup biteni öğrenme ve bunu başkalarına aktarma arzusu, insanlık tarihi kadar eskidir.

Ancak bu arzunun kurumsal, etik ve profesyonel bir mesleğe dönüşmesi, yüzyıllar süren bir mücadelenin ve teknolojik devrimin sonucudur.

Günümüzde "Dördüncü Kuvvet" olarak adlandırılan gazetecilik, demokrasilerin işlemesi ve toplumların doğru bilgiye ulaşması için hayati bir organ vazifesi görüyor.







Antik Çağ'dan Matbaaya: İlk Adımlar

Gazeteciliğin kökleri, Antik Roma'ya kadar uzanır. M.Ö. 59 yılında Julius Caesar'ın emriyle taş veya metal levhalara kazınarak forumlara asılan Acta Diurna (Günlük İşler), tarihin ilk düzenli haber bülteni kabul edilir.

Bu levhalarda siyasi gelişmeler, askeri zaferler, gladyatör dövüşlerinin sonuçları ve hatta önemli ölüm ilanları yer alırdı. Çin'de ise Tang Hanedanlığı döneminde (M.S. 618-907) saray haberlerini bürokratlara iletmek amacıyla Kaiyuan Za Bao adlı el yazması bültenler saray tarafından dağıtılıyordu.

Ancak haberciliğin kaderi, 1450'lerin ortasında Johannes Gutenberg'in hareketli parçalı matbaayı icat etmesiyle kökten değişti. Bilginin çoğaltılabilir ve ucuz hale gelmesi, haberin kitlelere yayılmasının önünü açtı.







Modern Gazetelerin Doğuşu ve Basın Özgürlüğü Mücadelesi

Düzenli yayınlanan ilk gazete, 1605 yılında Strasbourg'da Johann Carolus tarafından basılan Relation aller Fürnemmen und gedenckwürdigen Historien oldu. İngiltere'de 1702'de çıkan The Daily Courant ise ilk başarılı günlük gazete olarak tarihe geçti.

Bu dönemde gazeteler, kralların ve hükümetlerin sıkı sansürleriyle karşılaştı. Gazetecilik tarihi, aynı zamanda bir basın özgürlüğü ve sansürle mücadele tarihidir.

18. yüzyılda Aydınlanma Çağı ile birlikte gazeteler, sadece haber veren değil, fikir tartışmalarının yürütüldüğü, monarşilerin sorgulandığı siyasi arenalara dönüştü. Amerika ve Fransız devrimlerinde gazetelerin kitleleri harekete geçirmedeki rolü büyüktü.







Telgraftan Dijital Çağa: Teknolojik Dönüşüm

Endüstriyel matbaaların gelişmesi ve telgrafın icadı, habercilikte hız devrimi yarattı. Telgraf sayesinde aylar süren kıtalararası haber akışı dakikalara indi.

20. yüzyılda radyo ve televizyonun hayatımıza girmesi, haberi sesli ve görüntülü olarak evlerin içine taşıdı. Canlı yayınlar, insanlığın küresel olaylara eş zamanlı tanıklık etmesini sağladı.

Bugün ise internet, yapay zeka ve sosyal medya ağları ile "Dijital Gazetecilik" çağını yaşıyoruz. Her bireyin potansiyel bir içerik üreticisi olduğu bu yeni ekosistemde, haber saniyeler içinde milyonlara ulaşıyor. Ancak bu hız, beraberinde ciddi bir dezenformasyon (yalan haber) sorununu da getiriyor.







Gazeteciliğin Hayati Önemi: Neden İhtiyacımız Var?

Gazetecilik, sadece olayları aktaran bir kronikçi değildir. Güçlü demokratik toplumların inşasında üstlendiği kritik roller şunlardır:

Denetleme ve Hesap Sorulabilirlik: Gazetecilik, kamu adına güç odaklarını (siyaset, sermaye, kurumlar) denetler. Yolsuzlukları, adaletsizlikleri ve hak ihlallerini gün yüzüne çıkararak şeffaflığı sağlar. Bu yönüyle yasama, yürütme ve yargıdan sonra "Dördüncü Kuvvet" olarak anılır.







Kamuoyunu Bilgilendirme: Sağlıklı bir demokrasi, doğru bilgilendirilmiş seçmenlere dayanır. Vatandaşların sandığa giderken veya toplumsal olaylar karşısında tutum alırken doğru, tarafsız ve doğrulanmış bilgiye ihtiyacı vardır.

Toplumsal Hafıza ve Farkındalık: Gazeteciler, tarihin ilk taslağını yazar. Azınlıkların, dezavantajlı grupların veya sesini duyuramayanların sesi olarak toplumsal vicdanı ayakta tutarlar.







Dezenformasyonla Mücadele: Bilgi kirliliğinin ve yapay zeka tarafından üretilen sahte içeriklerin zirve yaptığı günümüzde, geleneksel gazetecilik refleksleri olan "teyit etme", "kaynak doğrulama" ve "etik filtreleme" hiç olmadığı kadar değer kazanmıştır.

Özetle; gazetecilik biçim değiştirse, kağıttan ekranlara taşınsa da üstlendiği misyon değişmemiştir. Gerçeğin manipüle edilmeye çalışıldığı her dönemde, bağımsız ve etik gazetecilik toplumların en önemli güvencesi olmaya devam edecektir.

Antalya'da termometreler 38 dereceyi gösterdi: Sahiller doldu

Antalya'da yüzde 55 nem oranıyla birlikte termometreler 38 dereceyi gösterince tatilciler Konyaaltı Sahili'ne akın etti

11.07.2026 16:56:00
İHA
 
Antalya'da termometreler 38 dereceyi gösterdi: Sahiller doldu
Antalya'da termometreler 38 dereceyi gösterdi: Sahiller doldu
Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, Antalya kent merkezinde hava sıcaklığı 30 derece olarak ölçüldü. Nem oranının yüzde 55 seviyelerine çıkmasıyla birlikte hissedilen sıcaklık daha da arttı.






Termometrelerin 38 dereceyi gösterdiği kentte, yüksek nemin etkisiyle birlikte sıcak havadan bunalan vatandaşlar, serinlemek için dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili'ni tercih etti. Deniz suyu sıcaklığının 29 dereceyi bulduğu sahilde yoğunluk oluşurken, vatandaşların bir bölümü denize girerek serinlemeye çalıştı.








Kimi vatandaşlar sahil bandındaki çim alanlarda piknik yapıp gölgelik bölgelerde dinlenirken, bazıları ise son dönemlerde ilgi gören ayakta kürek sörfü (SUP) yaparak denizin ve güneşli havanın tadını çıkardı.








"Isparta'dan yüzmek için geldik"

Arkadaşlarıyla birlikte Isparta'dan Antalya'ya denize girmek için gelen Tolunay Şenbaş, kente sık sık geldiklerini belirterek, "Isparta'dan geldik. Antalya'ya sık sık geliyoruz, on numara şehir bence. Bu yüzden sürekli geliyoruz, hafta sonu yüzmeye geliyoruz. Deniz çok güzeldi, tam yüzmelikti. Antalya'yı çok seviyoruz, cennet bence" dedi. Şenbaş'ın arkadaşı Melih Doğan ise, "Isparta'dan yüzmek için geldik, Antalya'yı seviyoruz. Sürekli geliyoruz" ifadelerini kullandı.




















logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.