logo
28 EYLÜL 2026

'Evet, hayat pahalılığı vardır ama..'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu'nda düzenlenen, "Kuruluşundan Günümüze Milletvekilleri ve İl Başkanları Toplantısı"nda konuştu

21.03.2022 22:30:00
 
'Evet, hayat pahalılığı vardır ama..'
'Evet, hayat pahalılığı vardır ama..'

Konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak ve onlara teşekkür ederek başlayan Erdoğan, "Kuruluşundan bugüne AK Parti çatısı altında birlikte yol yürüdüğümüz arkadaşlarımızdan vefat edenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Rabbim o dava erlerini cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyorum. Milletvekili ve il başkanı olarak bu davaya eşsiz katkılar vermiş sizler başta olmak üzere emeğiyle, birikimiyle, gayretiyle partimize hizmet etmiş her bir arkadaşıma şükranlarımı sunuyorum. Rabbim son nefesimize, gücümüzün son katresine kadar bize bu kutlu yolda çalışmayı nasip etsin diyorum." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sık sık tekrarladığımız bir tespitimiz var. Diyoruz ki; AK Parti milletin partisidir, AK Parti'yi kuran da iktidara getiren de girdiği 15 seçimin tamamında sandıktan birinci çıkaran da verdiği her mücadelede dimdik yanında durarak başarıya ulaşmasını sağlayan da milletimizdir. Bunun için de siyasetimizin eser ve hizmet siyaseti olduğunu söylüyoruz." dedi.

AK Parti kadrolarının tüm kademeleriyle millete hizmetkar olmak için göreve talip olmuş insanlardan oluştuğunu söyleyen Erdoğan, böyle olduğu için de AK Parti'nin kadro değişimlerini bayrak yarışı olarak gördüklerini söylediklerini aktardı.

Tüm parti organlarında, şehirlerine ve Türkiye'ye hizmet eden herkesin bu bayrak yarışında yer aldığına dikkati çeken Erdoğan, kendilerinin de bu davanın manevi bayrağını önceki büyüklerinden devraldıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti ailesi içinde yer alan her bir kardeşimin Türkiye'nin son 20 yılında elde edilen her bir kazanımda, her bir başarıda, her bir zaferde payı vardır, katkısı vardır, rolü vardır, hakkı vardır. Partimizi medeniyetimizin, tarihimizin ve ülkemizin tüm birikimini ortaya koyan bir büyük resim olarak değerlendiriyorum. Bu resmin içinden hangi rengi, hangi motifi, hangi çizgiyi, hangi kısmı dışarıda bırakırsanız bırakın orada bir büyük eksiklik ortaya çıkar. Sözüm sizlerle birlikte ağustos ayında 21'inci yılını geride bırakacağımız AK Parti'mizin çatısı altında sorumluluk üstlenmiş tüm kardeşlerimedir." diye konuştu.

"Ülkeye hizmet etmek sadece unvanla, sadece makam mevki ile olmaz"
"Türkiye'nin en büyük siyasi teşekkülü, dünyanın da belki en büyük sivil toplum hareketi olan bu parti sizlerin evidir." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İnsan kendi evine gitmek, kendi evine sahip çıkmak, kendi evini geliştirmek, büyütmek, güçlendirmek için herhalde davet beklemez. Sadece partimizin değil, ülkemizin de en kıymetli birikimi, en önemli tecrübesi, en paha biçilmez zenginliği işte bugün buradadır. Üstelik bu değerli birikim, ülkenin ve milletin çok büyük fedakarlıklarla, çok büyük bedellerle sağladığı imkanlar, tahsis ettiği kaynaklar, ayırdığı vakitle elde edilmiştir. Ne parti olarak ne ülke olarak böylesine bir hazineye sırt çeviremeyiz, böyle bir vebalin altına giremeyiz. Hiçbir haklı, haksız gerekçe sizlerin kendinizi AK Parti'nin ve ülkenin verdiği mücadelelerin dışında tutmanızın sebebi, bahanesi olamaz. Ülkeye hizmet etmek sadece unvanla, sadece makam, mevki ile olmaz. Anadolu'yu kendimize çerisiyle, dervişiyle, ahisiyle, abdalıyla birlikte, hep birlikte vatan yaptık. Milli Mücadeleyi 'Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır, o satıh bütün vatandır' anlayışıyla kadını erkeği, her yaştan, her kökenden, her meşrepten insanımızın seferberliğiyle kazandık. Türkiye'yi küresel ve yerli vesayet güçlerinin, darbecilerin, geri kalmışlığın pençesinden AK Parti öncülüğünde verdiğimiz mücadeleyle hep birlikte kurtardık."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de Türkiye'nin içinden geçtiği kritik dönemde aynı anlayış, inanç ve azimle çalışmaları, gayret göstermeleri gerektiğine vurgu yaparak, şöyle devam etti:

"Her biriniz bulunduğunuz ilde, bulunduğunuz çevrede gücü ve etkisi unvanla, şöhretle, maddi değerle ölçülemeyecek düzeyde birer markasınız. Sizlerden işte bu marka değerinizin hakkını vermenizi istiyorum. Sizlerden ülkenin ve milletin üzerinizdeki hakkının gereğini yerine getirmenizi istiyorum. Sizlerden evlatlarınıza, torunlarınıza göğsünüzü gererek miras bırakacağınız bir Türkiye için sahip olduğunuz gücü, itibarı, çevreyi, imkanı sonuna kadar kullanmanızı istiyorum. Sizlerden aktif çalışma hayatınızı bitirip de köşenize çekildiğinizde huzur içinde büyük ve güçlü Türkiye'nin inşası konusunda her hal ve şart altında 'üzerime düşeni yaptım' diyebileceğiniz bir gayret sergilemenizi özellikle istiyorum. Sizlerden küçük cihadı bitirdiğinde büyük cihada başlamayı emreden medeniyet duruşu, 'Kim var?' denildiğinde sağına soluna bakmadan 'Ben varım' diyebilecek dava adamı kararlılığı istiyorum. Buradaki her bir arkadaşımda ve temsil ettiği tüm kardeşlerimizde tüm bunları Allah için yapacak bir inanç bir irade, bir adanmışlık, bir mücadele azmi olduğunu biliyorum."

"Mücadele bayrağını yükseltelim diyorum"
"Biz bugüne kadar girdiğimiz her mücadeleyi sizlerin desteğini, duasını, varlığını yanımızda hissederek verdik." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bölgemizin ve dünyanın ekonomik krizler, savaşlar, sosyal ve siyasi mühendislik oyunlarıyla yeniden şekillendirilmeye çalışıldığı şu dönemde sizleri bir kez daha saflarımızı sıklaştırmaya özellikle davet ediyorum. Cumhuriyetimizin 100'üncü kuruluş yıl dönümüne sizlerle birlikte ilan ettiğimiz 2023 hedeflerimize ulaşmak, ülkemizin büyük emek ve zahmetle elde ettiği kazanımlarını korumak, büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasını tamamlamak için yine, yeniden tekrar ve daha kararlı bir şekilde mücadele bayrağını yükseltelim diyorum. Kendi içimizde birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi, dayanışmamızı güçlü tuttuğumuz müddetçe Allah'ın izniyle üstesinden gelemeyeceğiniz hiçbir mesele, aşamayacağımız hiçbir zorluk, elde edemeyeceğimiz hiçbir zafer yoktur. Sizler başta olmak üzere AK Parti ailesinin her bir ferdi karşımızdaki muhalefetin tümünü cebinden çıkartacak birikime, enerjiye, dirayete, kabiliyete sahiptir. İnşallah 2023 Haziranında seçim zaferini beraberce kutlayacak, ülkemizi 2053'e taşıyacak yolun taşlarını hep birlikte inşallah döşeyeceğiz. Bu doğrultuda göstereceğiniz gayretler için şimdiden her birinize şükranlarımı sunuyorum. Rabbim doğruların yardımcısıdır."

"Durmak yok, yola devam diyoruz"
Erdoğan, bugün AK Parti Genel Merkezi tarafından düzenlenen "Forum Metaverse" toplantısında partililerin yanı sıra akademisyenler ve gençlerle geleceğin teknolojilerini konuştuklarını söyledi.

Dünya tarihinin en hızlı teknolojik gelişiminin yaşandığı bir dönemde kendileri gibi geçiş dönemi nesillerine düşen çok önemli görevlerin olduğunu ifade eden Erdoğan, AK Parti'nin iktidara geldiğinde ülkenin her alanda sancısını çektiği asırlık ihmalleri, altyapı ve üstyapı eksiklerini kucağında bulduğunu söyledi.

Erdoğan, iktidara gelince hemen kolları sıvadıklarını, planlarını, programlarını hazırladıklarını, kısa sürede cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanları üçe, beşe, ona katlayan eser ve hizmetler ortaya koyduklarını ifade etti.

Türkiye'nin altyapısı geliştikçe yatırım ve üretiminin çoğaldığını, istihdamının arttığını, ihracatının yükseldiğini anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tüm gayretlerimize rağmen arzu ettiğimiz yere gelmekte zorlanıyorduk. Kusura bakmayın, Cuma günü malum 1915 Çanakkale Köprüsü'nün açılışını yaptık, orada da şifa bulduk elhamdülillah. İnşallah bu hafta da Tokat Havalimanı'nın açılışını yapacağız. Durmak yok, yola devam diyoruz. Tabii bir de buna 2013'te başlayan ve kesintisiz devam eden, ülkede kaos çıkarma, istikrarımızı bozma, güvenliğimizi zayıflatma girişimleri eklendi. Hamdolsun bu tuzakların ve saldırıların hepsinin üstesinden geldik."


Elektrik, doğal gaz sübvansiyonu
Erdoğan, salgınla birlikte küresel üretim ve lojistik sisteminde yaşanan sarsıntının, bunca yıldır ülkeyi hazırladıkları büyük atılım için önlerine tarihi bir fırsat çıkardığını dile getirdi.

Bu arada yaşadıkları zorlu hadiselerin de etkisiyle ekonomi programında köklü bir değişikliğe gitme zaruretiyle karşılaştıklarını anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

"Ülkemizi klasik, faiz, kur, enflasyon kabullerinin dışına çıkartarak kendi ihtiyaçlarımıza uygun, önümüze çıkan fırsatları değerlendirebilmemize imkan sağlayacak yeni bir ekonomi programını hayata geçirdik. Dünyanın salgınla sarsılan dengelerinin, bölgesel, siyasi ve ekonomik gerilimlerin ardından Ukrayna-Rusya savaşı gibi sıcak çatışmalarla iyice bozulduğu bir dönemdeyiz. Bu durumun olumsuz etkilerini de yaşıyoruz. Önce kurdaki istikrarsızlığı aldığımız tedbirler ve kurduğumuz mekanizmalarla önemli ölçüde kontrol altına aldık. Ardından hem kurdaki yükseliş hem de küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmanın tetiklediği hayat pahalılığına karşı vatandaşlarımızı koruma altına alacak politikalara yöneldik. Bu doğrultuda asgari ücret artışından memur ve işçi maaşlarına yapılan zamlara, sosyal desteklerin yelpazesinin genişletilmesinden enerji sübvansiyonlarına kadar pek çok adımı attık. Sadece elektrik, doğal gaz ve akaryakıt desteği için geçen yıl 165 milyar liralık bir kaynak kullandık. Vergi kayıplarıyla bu rakam 200 milyar liranın üzerindedir."

Halen elektrik ve doğal gazda ciddi sübvansiyon yaptıklarına dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sadece bu iki alandaki destek rakamının yıl sonunda 300 milyar lirayı bulması bekleniyor. Ülkemiz bütçesi için bunlar çok büyük, çok önemli rakamlardır. Buna rağmen vatandaşlarımızın en önemli sıkıntısının, sancısının, şikayetinin, hayat pahalılığı olmaya devam ettiğini biliyoruz. İster küresel emtia fiyatlarındaki artıştan, ister içimizdeki bazı kesimlerin aç gözlülüğünden kaynaklansın hayat pahalılığının önüne geçmek, vatandaşımızı enflasyona ezdirmemek boynumuzun borcudur. Ukrayna'daki savaş başta olmak üzere bölgesel krizlerle uğraşırken vatandaşımızın günlük hayatını etkileyen sorunları asla ihmal etmiyoruz. Ancak bu hususları değerlendirirken şu gerçeklerin de asla unutulmaması gerektiğine inanıyoruz. Her şeyden önce Türkiye, insanlarının can ve mal güvenliği konusunda en küçük bir tereddüt yaşanmadığı bir ülkedir. Bunun yanında Türkiye, insanların yatırım, istihdam, üretim, ihracat için çalışırken devletinden her türlü desteği aldığı bir yerdir. Asıl önemlisi, Türkiye, istihdamı yani insanların çalışacak iş, evlerine götürecek ekmek, kirasını ödeyecek para, çocuklarına mahcup olmayacak geçim meselesini her şeyin önünde tutan bir ülkedir. Evet, hayat pahalılığı vardır ama insanların düne göre biraz daha az miktarda alabiliyor olsa da istedikleri her ürüne erişiminin olduğu bir ülkede yaşıyoruz."

Erdoğan, hayat pahalılığının olumsuz etkilerinin yanı başlarındaki Avrupa başta olmak üzere dünyanın her yerindeki insanlar tarafından hissedildiğini vurguladı.

"Her hesabı Türkiye ile gelişmiş Avrupa ülkelerindeki asgari ücret karşılaştırmasıyla yapanlar bir de bu mukayeseyi, insanların alışageldiği hayat biçimleri, satın alma güçleri bakımından yapsınlar da ortaya çıkan fotoğrafı görsünler." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Kiradan benzine, yol parasından yiyeceğe, kıyafetten doğal gaza bu mukayeseyi yaptığınızda gerçek durum daha iyi anlaşılacaktır. İstihdamı yani insanımızın çalıştığı işini, oradan elde ettiği gelirini koruma öncelikli ekonomi politikamızı sürdüreceğiz. Sosyal destek programlarımızın etkinliğini artırarak hiçbir vatandaşımızın sahipsiz, aç, açıkta, umutsuz kalmadığı bir sistemle hedeflerimize doğru yürümeyi sürdüreceğiz. Salgın döneminde üretim ve lojistik gücümüzün cazibesi artmış, ihracatımız rekor üstüne rekor kırarak büyümüştür. Ukrayna kriziyle birlikte finans ve turizm gibi hizmet sektörlerinde de ülkemizin yıldızı yükselişe geçti. İnşallah bu fırsatları en iyi şekilde değerlendirerek ülkemizin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına çıkarma sözümüzü yerine getireceğiz. Seçim sürecine hem bu sıkıntılar hem bu fırsatlarla birlikte giriyor olmamız, kendimizi doğru şekilde anlatarak her kesimden insanımızın gönlünü kazanmamızın şart olduğuna işaret ediyor. Bu konuda en büyük desteği de sizlerden bekliyoruz.

İnşallah hep beraber, kol kola, yürek yüreğe vermek suretiyle 2023'te hem Cumhurbaşkanlığını kazanarak hem Meclis'te Cumhur İttifakı'nı çoğunluğa geçirerek Türkiye'yi hak ettiği yere inşallah çıkartacağız. Ülkemizin son 20 yılına nasıl eserlerimizle mührümüzü bastıysak 2023'ten başlayarak geleceğine de yine biz damgamızı vuracağız. Rabbim birliğimizi, kardeşliğimizi son nefesimize kadar daim eylesin."

Toplantıda parti üyeliği bulunan eski bakan, milletvekilleri ve il başkanları yer aldı.

RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

İBB davasının 88. duruşması başladı

İBB davasına ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşması başladı

28.09.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
 
İBB davasının 88. duruşması başladı
İBB davasının 88. duruşması başladı

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da bulunduğu duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İBB Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaat ile sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna" ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu, kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma" ve "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet" ve 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Birleşen ikinci dosya

Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlanmış ve 29 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

Sanıklar Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "rüşvet alma ve verme" ile "rüşvete aracılık etme" suçlarından 62'şer yıldan 168'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları, diğer 26 sanık hakkında ise aynı suçlardan 3 yıldan 168 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 57 tutuklu sanık bulunuyor.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.