logo
20 MAYIS 2026

'Evet, hayat pahalılığı vardır ama..'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu'nda düzenlenen, "Kuruluşundan Günümüze Milletvekilleri ve İl Başkanları Toplantısı"nda konuştu

21.03.2022 22:30:00
'Evet, hayat pahalılığı vardır ama..'
'Evet, hayat pahalılığı vardır ama..'

Konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak ve onlara teşekkür ederek başlayan Erdoğan, "Kuruluşundan bugüne AK Parti çatısı altında birlikte yol yürüdüğümüz arkadaşlarımızdan vefat edenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Rabbim o dava erlerini cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyorum. Milletvekili ve il başkanı olarak bu davaya eşsiz katkılar vermiş sizler başta olmak üzere emeğiyle, birikimiyle, gayretiyle partimize hizmet etmiş her bir arkadaşıma şükranlarımı sunuyorum. Rabbim son nefesimize, gücümüzün son katresine kadar bize bu kutlu yolda çalışmayı nasip etsin diyorum." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sık sık tekrarladığımız bir tespitimiz var. Diyoruz ki; AK Parti milletin partisidir, AK Parti'yi kuran da iktidara getiren de girdiği 15 seçimin tamamında sandıktan birinci çıkaran da verdiği her mücadelede dimdik yanında durarak başarıya ulaşmasını sağlayan da milletimizdir. Bunun için de siyasetimizin eser ve hizmet siyaseti olduğunu söylüyoruz." dedi.

AK Parti kadrolarının tüm kademeleriyle millete hizmetkar olmak için göreve talip olmuş insanlardan oluştuğunu söyleyen Erdoğan, böyle olduğu için de AK Parti'nin kadro değişimlerini bayrak yarışı olarak gördüklerini söylediklerini aktardı.

Tüm parti organlarında, şehirlerine ve Türkiye'ye hizmet eden herkesin bu bayrak yarışında yer aldığına dikkati çeken Erdoğan, kendilerinin de bu davanın manevi bayrağını önceki büyüklerinden devraldıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti ailesi içinde yer alan her bir kardeşimin Türkiye'nin son 20 yılında elde edilen her bir kazanımda, her bir başarıda, her bir zaferde payı vardır, katkısı vardır, rolü vardır, hakkı vardır. Partimizi medeniyetimizin, tarihimizin ve ülkemizin tüm birikimini ortaya koyan bir büyük resim olarak değerlendiriyorum. Bu resmin içinden hangi rengi, hangi motifi, hangi çizgiyi, hangi kısmı dışarıda bırakırsanız bırakın orada bir büyük eksiklik ortaya çıkar. Sözüm sizlerle birlikte ağustos ayında 21'inci yılını geride bırakacağımız AK Parti'mizin çatısı altında sorumluluk üstlenmiş tüm kardeşlerimedir." diye konuştu.

"Ülkeye hizmet etmek sadece unvanla, sadece makam mevki ile olmaz"
"Türkiye'nin en büyük siyasi teşekkülü, dünyanın da belki en büyük sivil toplum hareketi olan bu parti sizlerin evidir." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İnsan kendi evine gitmek, kendi evine sahip çıkmak, kendi evini geliştirmek, büyütmek, güçlendirmek için herhalde davet beklemez. Sadece partimizin değil, ülkemizin de en kıymetli birikimi, en önemli tecrübesi, en paha biçilmez zenginliği işte bugün buradadır. Üstelik bu değerli birikim, ülkenin ve milletin çok büyük fedakarlıklarla, çok büyük bedellerle sağladığı imkanlar, tahsis ettiği kaynaklar, ayırdığı vakitle elde edilmiştir. Ne parti olarak ne ülke olarak böylesine bir hazineye sırt çeviremeyiz, böyle bir vebalin altına giremeyiz. Hiçbir haklı, haksız gerekçe sizlerin kendinizi AK Parti'nin ve ülkenin verdiği mücadelelerin dışında tutmanızın sebebi, bahanesi olamaz. Ülkeye hizmet etmek sadece unvanla, sadece makam, mevki ile olmaz. Anadolu'yu kendimize çerisiyle, dervişiyle, ahisiyle, abdalıyla birlikte, hep birlikte vatan yaptık. Milli Mücadeleyi 'Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır, o satıh bütün vatandır' anlayışıyla kadını erkeği, her yaştan, her kökenden, her meşrepten insanımızın seferberliğiyle kazandık. Türkiye'yi küresel ve yerli vesayet güçlerinin, darbecilerin, geri kalmışlığın pençesinden AK Parti öncülüğünde verdiğimiz mücadeleyle hep birlikte kurtardık."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de Türkiye'nin içinden geçtiği kritik dönemde aynı anlayış, inanç ve azimle çalışmaları, gayret göstermeleri gerektiğine vurgu yaparak, şöyle devam etti:

"Her biriniz bulunduğunuz ilde, bulunduğunuz çevrede gücü ve etkisi unvanla, şöhretle, maddi değerle ölçülemeyecek düzeyde birer markasınız. Sizlerden işte bu marka değerinizin hakkını vermenizi istiyorum. Sizlerden ülkenin ve milletin üzerinizdeki hakkının gereğini yerine getirmenizi istiyorum. Sizlerden evlatlarınıza, torunlarınıza göğsünüzü gererek miras bırakacağınız bir Türkiye için sahip olduğunuz gücü, itibarı, çevreyi, imkanı sonuna kadar kullanmanızı istiyorum. Sizlerden aktif çalışma hayatınızı bitirip de köşenize çekildiğinizde huzur içinde büyük ve güçlü Türkiye'nin inşası konusunda her hal ve şart altında 'üzerime düşeni yaptım' diyebileceğiniz bir gayret sergilemenizi özellikle istiyorum. Sizlerden küçük cihadı bitirdiğinde büyük cihada başlamayı emreden medeniyet duruşu, 'Kim var?' denildiğinde sağına soluna bakmadan 'Ben varım' diyebilecek dava adamı kararlılığı istiyorum. Buradaki her bir arkadaşımda ve temsil ettiği tüm kardeşlerimizde tüm bunları Allah için yapacak bir inanç bir irade, bir adanmışlık, bir mücadele azmi olduğunu biliyorum."

"Mücadele bayrağını yükseltelim diyorum"
"Biz bugüne kadar girdiğimiz her mücadeleyi sizlerin desteğini, duasını, varlığını yanımızda hissederek verdik." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bölgemizin ve dünyanın ekonomik krizler, savaşlar, sosyal ve siyasi mühendislik oyunlarıyla yeniden şekillendirilmeye çalışıldığı şu dönemde sizleri bir kez daha saflarımızı sıklaştırmaya özellikle davet ediyorum. Cumhuriyetimizin 100'üncü kuruluş yıl dönümüne sizlerle birlikte ilan ettiğimiz 2023 hedeflerimize ulaşmak, ülkemizin büyük emek ve zahmetle elde ettiği kazanımlarını korumak, büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasını tamamlamak için yine, yeniden tekrar ve daha kararlı bir şekilde mücadele bayrağını yükseltelim diyorum. Kendi içimizde birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi, dayanışmamızı güçlü tuttuğumuz müddetçe Allah'ın izniyle üstesinden gelemeyeceğiniz hiçbir mesele, aşamayacağımız hiçbir zorluk, elde edemeyeceğimiz hiçbir zafer yoktur. Sizler başta olmak üzere AK Parti ailesinin her bir ferdi karşımızdaki muhalefetin tümünü cebinden çıkartacak birikime, enerjiye, dirayete, kabiliyete sahiptir. İnşallah 2023 Haziranında seçim zaferini beraberce kutlayacak, ülkemizi 2053'e taşıyacak yolun taşlarını hep birlikte inşallah döşeyeceğiz. Bu doğrultuda göstereceğiniz gayretler için şimdiden her birinize şükranlarımı sunuyorum. Rabbim doğruların yardımcısıdır."

"Durmak yok, yola devam diyoruz"
Erdoğan, bugün AK Parti Genel Merkezi tarafından düzenlenen "Forum Metaverse" toplantısında partililerin yanı sıra akademisyenler ve gençlerle geleceğin teknolojilerini konuştuklarını söyledi.

Dünya tarihinin en hızlı teknolojik gelişiminin yaşandığı bir dönemde kendileri gibi geçiş dönemi nesillerine düşen çok önemli görevlerin olduğunu ifade eden Erdoğan, AK Parti'nin iktidara geldiğinde ülkenin her alanda sancısını çektiği asırlık ihmalleri, altyapı ve üstyapı eksiklerini kucağında bulduğunu söyledi.

Erdoğan, iktidara gelince hemen kolları sıvadıklarını, planlarını, programlarını hazırladıklarını, kısa sürede cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanları üçe, beşe, ona katlayan eser ve hizmetler ortaya koyduklarını ifade etti.

Türkiye'nin altyapısı geliştikçe yatırım ve üretiminin çoğaldığını, istihdamının arttığını, ihracatının yükseldiğini anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tüm gayretlerimize rağmen arzu ettiğimiz yere gelmekte zorlanıyorduk. Kusura bakmayın, Cuma günü malum 1915 Çanakkale Köprüsü'nün açılışını yaptık, orada da şifa bulduk elhamdülillah. İnşallah bu hafta da Tokat Havalimanı'nın açılışını yapacağız. Durmak yok, yola devam diyoruz. Tabii bir de buna 2013'te başlayan ve kesintisiz devam eden, ülkede kaos çıkarma, istikrarımızı bozma, güvenliğimizi zayıflatma girişimleri eklendi. Hamdolsun bu tuzakların ve saldırıların hepsinin üstesinden geldik."


Elektrik, doğal gaz sübvansiyonu
Erdoğan, salgınla birlikte küresel üretim ve lojistik sisteminde yaşanan sarsıntının, bunca yıldır ülkeyi hazırladıkları büyük atılım için önlerine tarihi bir fırsat çıkardığını dile getirdi.

Bu arada yaşadıkları zorlu hadiselerin de etkisiyle ekonomi programında köklü bir değişikliğe gitme zaruretiyle karşılaştıklarını anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

"Ülkemizi klasik, faiz, kur, enflasyon kabullerinin dışına çıkartarak kendi ihtiyaçlarımıza uygun, önümüze çıkan fırsatları değerlendirebilmemize imkan sağlayacak yeni bir ekonomi programını hayata geçirdik. Dünyanın salgınla sarsılan dengelerinin, bölgesel, siyasi ve ekonomik gerilimlerin ardından Ukrayna-Rusya savaşı gibi sıcak çatışmalarla iyice bozulduğu bir dönemdeyiz. Bu durumun olumsuz etkilerini de yaşıyoruz. Önce kurdaki istikrarsızlığı aldığımız tedbirler ve kurduğumuz mekanizmalarla önemli ölçüde kontrol altına aldık. Ardından hem kurdaki yükseliş hem de küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmanın tetiklediği hayat pahalılığına karşı vatandaşlarımızı koruma altına alacak politikalara yöneldik. Bu doğrultuda asgari ücret artışından memur ve işçi maaşlarına yapılan zamlara, sosyal desteklerin yelpazesinin genişletilmesinden enerji sübvansiyonlarına kadar pek çok adımı attık. Sadece elektrik, doğal gaz ve akaryakıt desteği için geçen yıl 165 milyar liralık bir kaynak kullandık. Vergi kayıplarıyla bu rakam 200 milyar liranın üzerindedir."

Halen elektrik ve doğal gazda ciddi sübvansiyon yaptıklarına dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sadece bu iki alandaki destek rakamının yıl sonunda 300 milyar lirayı bulması bekleniyor. Ülkemiz bütçesi için bunlar çok büyük, çok önemli rakamlardır. Buna rağmen vatandaşlarımızın en önemli sıkıntısının, sancısının, şikayetinin, hayat pahalılığı olmaya devam ettiğini biliyoruz. İster küresel emtia fiyatlarındaki artıştan, ister içimizdeki bazı kesimlerin aç gözlülüğünden kaynaklansın hayat pahalılığının önüne geçmek, vatandaşımızı enflasyona ezdirmemek boynumuzun borcudur. Ukrayna'daki savaş başta olmak üzere bölgesel krizlerle uğraşırken vatandaşımızın günlük hayatını etkileyen sorunları asla ihmal etmiyoruz. Ancak bu hususları değerlendirirken şu gerçeklerin de asla unutulmaması gerektiğine inanıyoruz. Her şeyden önce Türkiye, insanlarının can ve mal güvenliği konusunda en küçük bir tereddüt yaşanmadığı bir ülkedir. Bunun yanında Türkiye, insanların yatırım, istihdam, üretim, ihracat için çalışırken devletinden her türlü desteği aldığı bir yerdir. Asıl önemlisi, Türkiye, istihdamı yani insanların çalışacak iş, evlerine götürecek ekmek, kirasını ödeyecek para, çocuklarına mahcup olmayacak geçim meselesini her şeyin önünde tutan bir ülkedir. Evet, hayat pahalılığı vardır ama insanların düne göre biraz daha az miktarda alabiliyor olsa da istedikleri her ürüne erişiminin olduğu bir ülkede yaşıyoruz."

Erdoğan, hayat pahalılığının olumsuz etkilerinin yanı başlarındaki Avrupa başta olmak üzere dünyanın her yerindeki insanlar tarafından hissedildiğini vurguladı.

"Her hesabı Türkiye ile gelişmiş Avrupa ülkelerindeki asgari ücret karşılaştırmasıyla yapanlar bir de bu mukayeseyi, insanların alışageldiği hayat biçimleri, satın alma güçleri bakımından yapsınlar da ortaya çıkan fotoğrafı görsünler." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Kiradan benzine, yol parasından yiyeceğe, kıyafetten doğal gaza bu mukayeseyi yaptığınızda gerçek durum daha iyi anlaşılacaktır. İstihdamı yani insanımızın çalıştığı işini, oradan elde ettiği gelirini koruma öncelikli ekonomi politikamızı sürdüreceğiz. Sosyal destek programlarımızın etkinliğini artırarak hiçbir vatandaşımızın sahipsiz, aç, açıkta, umutsuz kalmadığı bir sistemle hedeflerimize doğru yürümeyi sürdüreceğiz. Salgın döneminde üretim ve lojistik gücümüzün cazibesi artmış, ihracatımız rekor üstüne rekor kırarak büyümüştür. Ukrayna kriziyle birlikte finans ve turizm gibi hizmet sektörlerinde de ülkemizin yıldızı yükselişe geçti. İnşallah bu fırsatları en iyi şekilde değerlendirerek ülkemizin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına çıkarma sözümüzü yerine getireceğiz. Seçim sürecine hem bu sıkıntılar hem bu fırsatlarla birlikte giriyor olmamız, kendimizi doğru şekilde anlatarak her kesimden insanımızın gönlünü kazanmamızın şart olduğuna işaret ediyor. Bu konuda en büyük desteği de sizlerden bekliyoruz.

İnşallah hep beraber, kol kola, yürek yüreğe vermek suretiyle 2023'te hem Cumhurbaşkanlığını kazanarak hem Meclis'te Cumhur İttifakı'nı çoğunluğa geçirerek Türkiye'yi hak ettiği yere inşallah çıkartacağız. Ülkemizin son 20 yılına nasıl eserlerimizle mührümüzü bastıysak 2023'ten başlayarak geleceğine de yine biz damgamızı vuracağız. Rabbim birliğimizi, kardeşliğimizi son nefesimize kadar daim eylesin."

Toplantıda parti üyeliği bulunan eski bakan, milletvekilleri ve il başkanları yer aldı.

Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri

Kastamonu'da 19 Mayıs kutlamalarında sahne alan jandarma komandoları, vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı.

19.05.2026 19:43:00
İhlas Haber Ajansı
Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri
Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri
Kastamonu'da 19 Mayıs kutlamalarında sahne alan jandarma komandoları, vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı.

Kastamonu'da 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla kutlama programı düzenlendi. Program, İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu, günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yaptı. Kuşcu, "Milletimizin bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, umutların yeniden filizlendiği, tarihimizin en anlamlı dönüm noktalarından biri olan 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nın 107. yılını büyük bir gurur ve coşkuyla kutlamak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz" dedi.

Atatürk'ün bu anlamlı günü gençlere emanet etmesinin tesadüf olmadığını belirten Kuşcu, gençlerin ülkenin geleceğinde sanat, spor, kültür, bilim ve teknoloji alanlarında önemli görevler üstleneceğini ifade etti.

Öğrenciler tarafından şiirler okundu, spor ve halk oyunları gösterileri sergilendi. Yaklaşık 350 öğrencinin katıldığı gösteriler, tribündeki vatandaşlardan alkış aldı.

Kutlamalarda en büyük ilgiyi ise Jandarma Komando Eğitim Merkez Komutanlığı Gösteri Birliği'nin gösterisi gördü. Komandoların silahlı hareketleri, kule inişi, yakın dövüş ve senaryo destekli operasyon gösterileri izleyenlerden beğeni aldı. Nefes kesen gösteriler sırasında heyecan dolu anlar yaşandı. Vatandaşlar, komandoların performansını cep telefonu kameralarıyla kaydetti.

Programa Vali Meftun Dallı ve il protokolü ve vatandaşlar katıldı.

Gıda raflarına bakanlık ayarı

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda israfını önlemek için Son Tüketim Tarihi ve Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi uygulamalarını ayırdı. Son tüketim tarihi geçen riskli ürünler raftan tamamen menedilirken, tavsiye edilen tüketim tarihi geçen gıdalar indirimli özel reyonlarda satılabilecek

19.05.2026 17:43:00
Haber Merkezi
Gıda raflarına bakanlık ayarı
Gıda raflarına bakanlık ayarı
Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda etiketlerindeki tarih kargaşasını önlemek ve gıda israfının önüne geçmek amacıyla market raflarında tarihi geçmiş ürünlerin satışına yönelik radikal bir düzenlemeyi hayata geçirdi.

81 ildeki gıda esnafına, sanayicilere ve belediyelere gönderilen yeni talimat doğrultusunda, marketlerde Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) yönetimi tamamen birbirinden ayrılıyor ve TETT'si geçen bazı ürünlerin israf edilmemesi için "özel reyon" şartı getiriliyor.

Yeni prosedür

Bakanlığın attığı bu adım, tüketicilerin en çok yanıldığı iki kavram arasındaki çizgiyi kesin olarak netleştiriyor.

Süt, peynir, yoğurt, tereyağı, et ve et ürünleri gibi mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen ve halk sağlığı riski taşıyan gıdalarda STT kriteri tavizsiz uygulanacak. Son Tüketim Tarihi bir gün bile geçmiş ürünlerin rafta bulundurulması kesinlikle yasak olup, tespit edilen işletmelere ağır idari para cezaları kesilecek.

Bakliyat, makarna, un, şeker, bitkisel sıvı yağlar ve çay gibi kolay bozulmayan, Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi geçtiğinde sadece aroma veya tazelik gibi kalite kaybı yaşayan gıdalar için ise yeni bir formül geliştirildi. Bu ürünler, tadı ve kokusu bozulmamış olmak kaydıyla marketlerde kurulacak "özel reyonlarda" uygun fiyatlarla halka arz edilebilecek.

Amaç, tonlarca gıda israfını önlemek

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilendirici kılavuzlarda, tüketicilerin sadece Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi ibaresi geçtiği için aslında tamamen güvenilir ve yenilebilir olan tonlarca gıdayı çöpe attığı vurgulanıyor. Bu düzenleme ile hem milyarlarca liralık ekonomik kaybın önüne geçilmesi hem de dar gelirli vatandaşların güvenilir gıdaya daha uygun fiyatlarla ulaşması hedefleniyor.

Ambalajlarda bilgi şeffaflığı artıyor

Düzenleme sadece reyon ayrımıyla sınırlı kalmıyor. Bakanlık, tüketicilerin etiketleri okurken yanılgıya düşmemesi için gıdanın adı ve net miktarının ambalajın en görünür yerinde (temel görüş alanında) yer almasını zorunlu kıldı. Tüketicinin doğrudan görebileceği bu yeni tasarım formatına uymayan eski etiketli ürünler, raf ömrüne bakılmaksızın 31 Aralık 2026 tarihinden sonra piyasada barındırılmayacak.

Gıda denetim ekipleri, 81 ilde marketlerin bu kurallara uyup uymadığını, özel reyonların standartlarını ve Son Tüketim Tarihi takibini sıkı abluka altına almış durumda.

'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'

Rasim Ozan Kütahyalı'nın tutuklanmasıyla ilgili konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor" dedi

19.05.2026 14:00:00
AA
'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'
'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Rasim Ozan Kütahyalı'nın tutuklandığı yasa dışı bahis operasyonunun arkasında ciddi bir mali takip olduğunu belirterek, "Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor" dedi.

Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın yasa dışı bahis soruşturması kapsamında tutuklanmasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Gürlek, operasyonun arkasında ciddi bir mali takibin olduğunu vurguladı.

Bakan Gürlek, Kütahyalı'nın yasa dışı bahisten tutuklandığını hatırlatarak, ​"Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor. O da bu para hareketleri esnasında MASAK takibine takılmış durumda. İllegal bahis sitelerine para gönderme, aracılık etme gibi iddialar var. Başsavcılığımız mali hareketleri inceleyerek kendi takdiri doğrultusunda bu kararı verdi" ifadesini kullandı.

Gürlek ayrıca, mevcut kanunlara göre, yasa dışı bahsi oynatan, buna aracılık eden, yer ve imkan sağlayan ya da bu sitelere para transferi gerçekleştirenlerin eylemlerinin "suç teşkil ettiğini" anımsattı.

Yasa dışı bahis organizasyonlarında adı geçen ve yurt dışında bulunan şüphelilere yönelik adli süreçlerin kesintisiz sürdüğünü ifade eden Gürlek, dijital mecralara yönelik yaptırımların da kararlılıkla uygulandığını belirtti.

Kırmızı Bülten çıkarıldı

Akın Gürlek, firari isimler ve erişim engelleriyle ilgili olarak ise "Kamu düzenini ilgilendirdiği için bu sitelere yönelik hızlıca erişim engelleme kararları alınıyor. Yurt dışındaki şüphelilerin, aralarında adı geçen eski futbolcuların da bulunduğu isimlerin hepsine yönelik kırmızı bülten çıkarıldı" diye konuştu.

Adalet Bakanı Gürlek, yasa dışı bahisle mücadelenin kararlılıkla süreceğini bildirdi.

Yoğun bakım hastalarının cihaza bağlı olmadığı ortaya çıktı

Elazığ'da dün 23 şüphelinin gözaltına alındığı özel sağlık kuruluşlarına yönelik operasyon çerçevesinde Medikal Hospital'da yoğun bakım ünitesinde yatan hastaların cihazlara bağlı olmadığı ve tüm cihazların hasta varmış gibi açık gösterildiği ortaya çıktı

19.05.2026 13:25:00
İHA
Yoğun bakım hastalarının cihaza bağlı olmadığı ortaya çıktı
Yoğun bakım hastalarının cihaza bağlı olmadığı ortaya çıktı
Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Elazığ İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Elazığ Medikal Hospital, Eyşan Özgü Bakım Merkezi ve Dünya Diyaliz Merkezi mercek altına alındı. Yapılan çalışmada, kuruluşların mevzuata aykırı işlemler yaptığı, kamu zararına sebebiyet verdiği ve haksız kazanç sağladığı belirlendi. Ardından jandarma ekipleri tarafından düğmeye basıldı ve dün düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda aralarında doktor, hemşire, hastane çalışanı ve kamu personelinin de olduğu 23 şüpheli gözaltına alındı. 18 ev ve 3 iş yerinde detaylı aramalar yapılarak tüm evraklara el konuldu. Ayrıca devam eden soruşturma kapsamında Elazığ Medikal Hospital ve Özel Doğu Anadolu Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Ali Ş.'de dün akşam saatlerinde Kırıkkale'de ekipler tarafından yakalanarak gözaltına alındı.






Elazığ Medikal Hospital'ın yoğun bakımda bir personel tarafından cep telefonu ile çekilen görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde yoğun bakımda yatan hastaların cihaza bağlı olmadığı ve diğer tüm cihazların da hasta varmış gibi gösterilerek çalıştırıldığı görüldü.








"Hepsini mi göstermişler. Burada hasta bile yok"

Personelin ise çekim yaparken, "Bunlar bir yolunu bulur. Kaç kişi geldi çıktı kaç kişi parasını aldı. Benim içerde 3 aylık param var. Ağlamayana mama yok. Kapıda gördüm, ben pazartesi Dünya Diyalize gitmem. Saat 09.00'da buradan çıkacağım. Sabah 5'te uyandım. Diyor ki 'Hayır gideceksin' Ne yapacağım o zaman ekmeğimden olacağım. Bu istifa ettirmek için mobing. Makineye bağlı falan değil. Buda makineye bağlı değil. Hepsini mi göstermişler. Burada hasta bile yok" ifadelerini kullandığı duyuldu.

6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaralayan saldırgan intihar etti

Mersin'in Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde eski eşinin de aralarında olduğu 6 kişiyi silahla vurarak öldüren zanlı sıkıştırıldığı bir evde yakalanacağını anlayınca intihar etti

19.05.2026 10:37:00
Anadolu Ajansı
6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaralayan saldırgan intihar etti
6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaralayan saldırgan intihar etti

Mersin'de lokanta ve farklı mahallelerde düzenlediği silahlı saldırılarda aralarında eski eşinin de olduğu 6 kişiyi öldürüp, 8 kişiyi yaralayan saldırgan, saklandığı yerin jandarma ekiplerince sarılmasının ardından tabancasıyla intihar etti.

Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde dün işlediği cinayetlerin ardından kaçan Metin Öztürk'ün (37) otomobili gece saatlerinde Karakütük Mahallesi kırsalında bulundu.

Çokak mevkisindeki ormanlık alana yakın bir ikamette saklandığı belirlenen saldırganın etrafı İl Jandarma Komutanlığı ve jandarma özel harekat ekiplerince sarıldı.

Bölgeyi helikopter ve insansız hava araçlarıyla da kontrol altında tutan ekipler, Metin Öztürk'ün tabancasıyla intihar ettiğini belirledi.

Ekiplerin olay yerindeki incelemesi sürüyor.

Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi'nde sokakta yürüyen eski eşi Arzu Özden'i (32) tabancayla öldüren Metin Öztürk, Tarsus ilçesindeki farklı mahallelerde lokanta sahibi Sabri Pan'ı (30) ve iş yerinde çalışan Ahmet Ercan (18), hayvan otlatan Yusuf Oktay (16), motosikletli Abdullah Koca (50) ile bir akaryakıt istasyonunda bekleyen tır şoförü Gökay Selfioğlu'nu öldürmüş, kaçış güzergahında 8 kişiyi yaralamıştı.

Mersin Valiliği saldırganın, madde bağımlılığı kaynaklı birçok hastane girişinin ve çeşitli psikiyatrik tanılarının olduğunun tespit edildiğini açıklamıştı. 

Hatay'da minibüs dolusu göçmen yakalandı

Hatay'da polis ekipleri tarafından takibe alınan 2 araçta yapılan aramada 16 kaçak göçmen yakalanırken, olayla ilgili yakalanan 3 organizatör tutuklandı

19.05.2026 10:02:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da minibüs dolusu göçmen yakalandı
Hatay'da minibüs dolusu göçmen yakalandı
Araç sürücüsüne trafik kurallarını ihlalden 15 bin TL ceza uygulandı.







Hatay Emniyet Müdürlüğü görevlilerince göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yapılan çalışmalar aralıksız sürüyor. Polis ekiplerinin çalışmalarında 16 Nisan tarihinde Belen-İskenderun yolu üzerinde takip neticesinde durdurulan minibüs içerisinde yapılan aramada, Türkiye'de geçerli oturma izni olmadığı anlaşılan 16 yabancı uyruklu göçmen yakalandı.








Olayla ilgili olarak 3 organizatör yakalanarak gözaltına alındı ve çıkarıldığı adli makamlarca tutuklanarak cezaevine teslim edildi. 






Ayrıca, araç sürücüsüne trafik kural ihlallerinden 15 bin TL idari para cezası yazılarak araç trafikten men edildi. Yakalanan yabancı uyruklu göçmenler gerekli incelemeler sonrası İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.

İklim değişikliği fındıkta bile sulamayı zorunlu hale getirdi!


 
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, iklim değişikliklerinin tarımsal üretim üzerinde baskıları artırdığı ve fındıkta sulamanın zorunlu hale geldiğini söyledi. 

19.05.2026 00:55:00 / Güncelleme: 19.05.2026 00:58:37
AA
İklim değişikliği fındıkta bile sulamayı zorunlu hale getirdi!
İklim değişikliği fındıkta bile sulamayı zorunlu hale getirdi!

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, iklim değişikliklerinin tarımsal üretim üzerinde baskıları artırdığı ve fındıkta sulamanın zorunlu hale geldiğini söyledi.

Prof. Dr. Demir, "Meyvecilikte, fındık üretiminde krizler yaşadık. Eskiden Karadeniz Bölgesi'nde fındıkta sulamaya ihtiyaç yok gibi bir algı vardı. Ama özellikle küresel ısınmayla ve küresel iklim değişimiyle beraber bu algı değişmeye başladı. Karadeniz Bölgesi'nde yaşanan bu süreç fındıkta da sulamayı zorunlu hale getirmiştir. Yani fındıkta sulama artık bir lüks değil, zorunlu bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkmaktadır" dedi.


Prof. Dr. Demir, yapılan araştırmalar sonucunda fındıkta sulamayla verimde yaklaşık yüzde 20 ile 60 arasında artış gözlemlendiğini vurgulayarak, şöyle devam etti: "Tabii bu arazinin coğrafyasına, topografik eğime, ürettiğimiz ürünün çeşidine ve iklim faktörlerine bağlı olarak değişmektedir. Fındıkta sulama yapmadığımız zaman sadece verim düşüklüğü değil, aynı zamanda üretilen ürünlerde kalite, ürün iriliğinde, tane çapında, boş fındık oranının artması gibi pek çok problemle karşılaşıyoruz. Onun için de bizim mutlak suretle artık özellikle Samsun başta olmak üzere Karadeniz'in sahil kesimi öncelikle yani 450 metre rakımın altındaki bölgeler öncelikle olmak üzere önümüzdeki süreçlerde sıcak yaz aylarında ciddi anlamda sulamayı düşünmek ve projelerini almak durumundalar."

Polis ve jandarma saldırganın peşinde


 
Mersin'de silahlı saldırgan 6 kişiyi öldürdü, 8 kişiyi yaraladı. Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde silahlı saldırılar gerçekleştiren zanlının yakalanması için çalışmalar sürüyor.

19.05.2026 00:07:00 / Güncelleme: 19.05.2026 15:03:50
HABER MERKEZİ/AA
Polis ve jandarma saldırganın peşinde
Polis ve jandarma saldırganın peşinde

Mersin'de 37 yaşındaki Metin Ö., lokanta ve farklı mahallelerde düzenlediği silahlı saldırılarda aralarında eski eşinin de olduğu 6 kişiyi öldürdü, 8 kişiyi yaraladı.
İddiaya göre, Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi'nde sokakta yürüyen eski eşi Arzu Özden'i (32) tabancayla öldüren Metin Ö. (37) otomobiliyle kaçtı.
Sabri Pan'ın (30) Tarsus ilçesi Kadelli Mahallesi'ndeki lokantasının önüne giden Metin Ö, aracının camından silahla ateş açtı. İhbar üzerine adrese 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Saldırıda Pan ve iş yerinde çalışan Ahmet Ercan (18) yaşamını yitirdi.

Çobanı ve tır sürücüsünü de katletti

Kaburgediği Mahallesi'nde hayvan otlatan Yusuf Oktay (16) ile Yeniköy Mahallesi'nde Abdullah Koca'yı (50) ve bir akaryakıt istasyonunda bekleyen tır şoförü Gökay Selfioğlu'nu öldürdüğü öğrenilen Metin Ö, kaçış güzergahında 8 kişiyi yaraladı.

Saldırganın yakalanması için çalışmalar sürüyor

Jandarma ve polis ekipleri, saldırganı yakalamak için çalışmalara devam ediyor.
Tarsus ve Çamlıyayla ilçeleri ile Adana'nın Pozantı ilçesindeki kara yollarında önlem alan ekipler, bölgeyi helikopter ve dronlarla inceliyor.

Vatandaşlara rastgele ateş açtı

Kaburgediği Mahallesi Muhtarı İsa Gür, markette çalışan yeğeni Veli Şimşek'in saldırıda yaralandığını ve tedavisinin Tarsus Devlet Hastanesinde sürdüğünü söyledi.
Saldırganın iş yerinin önüne gelir gelmez otomobilinden ateş açtığını dile getiren Gür, "Başta şaka yapıyorlar, torpil falan fırlatıyorlar sandım ama değilmiş. Çocuk 'vuruldum' dedi. Sonra arabaya koşup saldırganın peşinden gittim ama yakalayamadım" dedi. Gür, Metin Ö'yü tanımadıklarını belirterek, saldırganın bölgedeki insanlara rastgele ateş açtığını ifade etti.

El değiştiren ekranlar ve kararan yayınlar

TMSF kayyumları, adli operasyonlar ve kara para soruşturmalarıyla sarsılan Türkiye medyasında televizyon kanalları peş peşe el değiştiriyor. Kararan ekranların ve susturulan gazetecilerin gölgesinde bağımsız yayıncılık dijital mecralara taşınıyor

18.05.2026 15:00:00
Eyüp Kabil
El değiştiren ekranlar ve kararan yayınlar
El değiştiren ekranlar ve kararan yayınlar
Türkiye televizyon yayıncılığı sektörü, son yıllarda mali soruşturmalar, idari yaptırımlar, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) devirleri ve peş peşe gelen mülkiyet değişiklikleriyle tarihinin en hareketli ve sancılı dönemlerinden birini yaşıyor.

Özellikle Habertürk, Show TV, Flash Haber ve TELE1 gibi kamuoyunun yakından takip ettiği televizyon kanalları, adli ve idari operasyonların odağında yer alarak köklü değişimler geçirdi.

Habertürk ve Show TV

Medya patronaj haritasındaki en büyük kırılmalardan biri Ciner Yayın Holding bünyesindeki kanallarda yaşandı. Habertürk TV, Show TV, Bloomberg HT ve HT Spor gibi dev markalar, Aralık 2024'te Turgay Ciner'in medya sektöründen çekilme kararıyla Bilgi Üniversitesi ve Doğa Koleji'nin de sahibi olan Can Grubu'na satıldı. Bu işlemle kanallar ilk büyük el değiştirmesini yaşadı.

Ancak Can Grubu dönemi uzun sürmedi. Eylül 2025'te İstanbul Küçükçekmece Başsavcılığı tarafından Can Holding'e yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında, aralarında Habertürk ve Show TV'nin de bulunduğu 121 şirkete jandarma operasyonu düzenlendi. Şirketlerin yönetimi TMSF'ye (kayyum) devredildi.

Habertürk ve Show TV, 1 yıla yakın süredir TMSF kayyumu yönetiminde yayın faaliyetlerini sürdürüyor ve ilerleyen süreçte devlet eliyle yeniden ihale edilerek satılmayı bekliyor.

Flash Haber TV

Türkiye'nin en eski televizyon markalarından olan ve bir dönem kapanıp ardından logodaki yeşil rengi kırmızıya çevirerek muhalif bir çizgiyle geri dönen Flash Haber TV, hukuki süreçlerin en sert vurduğu kanallardan biri oldu. Kanal, kurucusu Ömer Ziya Göktuğ'un vefatının ardından süreç içinde mülkiyet krizleriyle karşılaştı ve yürütülen bir kara para aklama soruşturması neticesinde TMSF kontrolüne geçti.

TMSF, kanalı Ağustos 2025'te ihale yoluyla satışa çıkardı. Ekim 2025'te yapılan açık artırmayı Öz Er-Ka İnşaat'ın sahibi Eşref Keleş kazandı ve kanal yeni sahibine geçti. Ancak hukuki ve mali yüklerin getirdiği açmazlar aşılamadı.

Flash Haber TV, geçtiğimiz gün itibarıyla tüm canlı yayın faaliyetlerine son verdiğini resmen duyurdu. Yönetim, basın emekçilerinin tazminatlarını ödeyerek ekranı kararttı; kanal şu an yeni bir ihale ve teknik ekipman satış süreci başlayana kadar yalnızca arşiv/tekrar yayınları yapıyor.

TELE1

Son yıllarda medya özgürlüğüne yönelik en sert ve mülkiyet hakkını doğrudan hedef alan operasyonlardan biri TELE1 TV'ye yönelik gerçekleştirildi. Kanal, yalnızca RTÜK'ün ağır idari cezalarıyla yıpratılmakla kalmadı, topyekûn bir hukuki ve idari operasyonun odağı oldu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir "casusluk" soruşturması gerekçe gösterilerek Ekim 2025'te Terörle Mücadele (TEM) ekipleri TELE1 Genel Merkezi'ne şafak baskını düzenledi. Kanalın kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ gözaltına alınarak tutuklandı. Yaklaşık 6 aydır Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Yanardağ, bu davanın kanala el koymak için üretilmiş bir kumpas olduğunu savunmaktadır.

Yanardağ'ın gözaltına alındığı günün akşamında, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kanala kayyum olarak atandı. 24 Ekim 2025 Cuma günü saat tam 19.28'de, ana haber bülteni sunucusu Murat Taylan canlı yayındayken içeri giren kayyum heyeti yayını zorla kestirdi. Yönetimi devralan kayyum, haber programlarını tamamen kaldırarak kanalı belgesel yayınına geçirdi ve internet sitesine haber girişini yasakladı.

Kayyum yönetiminin bağımsız yayıncılık çizgisini tamamen ortadan kaldırması üzerine, TELE1'in tüm ekran yüzleri, muhabirleri ve editörleri 31 Ekim 2025'te toplu olarak istifa ederek iş bıraktı.

İş bırakan bağımsız basın emekçileri, "Yalanlara teslim olmayacağız" şiarıyla bir araya geldi ve TELE2 Haber platformunu kurdu. Kanalın kapatıldığı simgesel saat olan 14 Kasım Cuma saat 19.28'de YouTube ve sosyal medya hesapları üzerinden canlı yayın hayatına başladılar. TELE2 Haber şu an dijital platformlarda bağımsız haberciliği sürdürüyor; ancak nisan ayında RTÜK tarafından lisans dayatması yapılarak 72 saat içinde erişim engeli getirilmesi tehdidiyle karşı karşıya bırakıldı.

Devlet kontrolündeki TELE1 ise adeta içi boşaltılmış bir yapıya dönüştü. TMSF, Nisan 2026'da TELE1'i 28 milyon TL gibi oldukça düşük (kelepir) bir muhammen bedelle resmen satışa çıkardı. Merdan Yanardağ, cezaevinden avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada, kanalın değerinin bu bedelin en az 15 katı olduğunu belirterek, "Emek ve irademizle var ettiğimiz kanalı yandaşlara peşkeş çekmek istiyorlar" diyerek yağma sürecine sert tepki gösterdi. Kanalın ihale yoluyla satışı için kritik süreç devam ediyor.

Ekol TV

Medya dünyasına en iddialı ve yüksek bütçeli girişlerden birini yapan Ekol TV, kuruluşuyla kapanışı arasında geçen kısa sürede adli operasyonlar ve karanlık sermaye tartışmalarının odağı haline geldi.

Kanal, ünlü hukukçu Prof. Dr. Ersan Şen'in liderliğinde büyük iddialarla kurulma aşamasına geçti. Ancak Ersan Şen, kanal henüz resmi yayın hayatına başlamadan yönetimden ve hisselerinden aniden ayrıldı.

Ersan Şen'in çekilmesiyle kanalı Azerbaycan kökenli ünlü iş insanı Mübariz Mansimov Gurbanoğlu satın aldı ve kanal Nisan 2024'te onun patronajında yayın hayatına başladı.

Ekol TV, yayın hayatı boyunca yasa dışı bahis ve kara para aklama iddialarına yönelik yürütülen adli dosyalarla anıldı. Medya kulislerinde dolaşan iddialar, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanala yönelik kapsamlı bir kara para soruşturması başlatmasıyla somutlaştı.

Adli kıskacın daralmasıyla birlikte, ana yatırımcı Mübariz Mansimov Ekim 2025'te tüm finansal desteğini kanaldan aniden çekti.

Şirketin yaşadığı yapısal ve mali kriz, 22 Aralık 2025'te resmi bir açıklamayla yayın faaliyetlerinin tamamen durdurulması ve yaklaşık 300 basın emekçisinin işten çıkarılmasıyla sonuçlandı.

Kanal yayını sonlandırmış olsa da hukuki süreç ve şirketin arkasındaki devir trafiği bitmedi. Şubat 2026'da, İstanbul Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma devam ederken, Ekol Medya şirketi Ticaret Sicil Gazetesi'ndeki resmi kayıtlara göre Bişar Özbey ve Mirza Ekici'ye devredildi.

Yeni yönetim "Kanalı tamamen satın almadık, frekansı ve stüdyoları devraldık" açıklamasında bulundu. Ekol TV'nin spor kanalı kanadı olan Ekol Spor ise Cengiz Topel Yıldırım'a satıldı. Ekol TV'nin kendisi şu an yayın hayatı tamamen sonlanmış, içi boşaltılmış ve adli makamların kara para incelemeleri altında bir tabela şirketine dönüşmüş durumdadır.

Türkiye'de ana akım televizyon kanalları artık yalnızca habercilik performanslarıyla değil; mahkeme koridorları, kara para soruşturmaları, holding operasyonları ve TMSF ihaleleriyle anılan mali birer özne haline gelmiş durumda.

Çorlu şehitlerini binler uğurladı

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde uğradıkları saldırı sonucu şehit olan polis memurları Erkan Tütüncüler ile Emrah Koç için cenaze namazı kılındı. Şehit polisler, dualar ve gözyaşları eşliğinde son yolculuklarına uğurlandı   

18.05.2026 14:49:00
İHA
Çorlu şehitlerini binler uğurladı
Çorlu şehitlerini binler uğurladı
Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan şehit polis memurları Erkan Tütüncüler ile Emrah Koç için ilk olarak Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde resmi tören düzenlendi. Ardından şehitler için Çorlu ilçesindeki Hacı Mehmet Şirikçi Camii'nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı.

Cenaze törenine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, milletvekilleri, protokol üyeleri, emniyet personeli ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Cenaze namazının ardından şehit polisler, dualar eşliğinde uğurlandı. Cadde boyunca toplanan binlerce vatandaş, şehitleri son yolculuklarına uğurladı.

Şehit Polis Memuru Emrah Koç'un naaşı, defnedilmek üzere Çorlu Hava Meydan Komutanlığı'ndan Van iline gönderildi. Şehit Polis Memuru Erkan Tütüncüler ise Çorlu Şehitliği'nde toprağa verilecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.