Fakirliğe tahammül ve zenginler
Bugün içinde bulunduğun fakirlik haline dayan; ona sabırla dayanmak zenginliğin ta kendisidir. Bu hal masumluk halidir. Sen onu takdir edemezsin
Haber Merkezi





Arzu ettiğin şey karşına çıkarsa, belki hatalarla dolar, helak olursun. Hak seni fakir ederse, hatalara karşı aciz olur, bir şey yapamazsın. Haberin olmadan Hak seni esirgemiş olur.
Hakk'ın arzusu üzere sabra devam edersen, O'nun katında sana öyle iyilik olur ki, onu saymaya ve anlamaya gücün yetmez…
Bulunduğun alt hale razı ol, işlerin aniden değişir. Bağırıp, çağırma. Verilmiyor diye bağırırsan, verilince utanırsın. Bir kimse kader önünde boynunu eğer, elinde hazır olana razı olursa, her şeye gücü yeten Hak Teâlâ onu her şeyin üstüne çıkarır.
Tevazu sahibi ve iyi edeb hali takınmak seni arzularına yakın kılar; büyüklük satmak ve üstelik edepsiz olmak seni arzuladığın şeylerden uzak kılar…

Ey insanoğlu!
Kendine karşı ne kadar cimrisin! Allah senden borç istiyor ama lütfedip vermiyorsun. Allah'ın "İçinizden kim Allah'a borç verir" buyurduğunu hiç işitmedin mi?
O'nun adına muhtaç bir kuluna borç verdiğin zaman Allah senin elindeki malı kat kat arttıracak ve senin bugün ve yarın verdiğinden çok daha fazlasını sana iade edecek. Kazanç ortada olduğuna göre onunla muamele edin.
İmam Cafer-i Sadık (r.a.) elinde elli dinar olup beş yüz dinara ihtiyaç duyduğu zaman elindeki elli dinarı tasadduk ederdi. Birkaç gün sonra eline beş yüz dinar geçerdi. Geçmese bile Rabb'ini suçlamaz, O'na karşı çıkmaz ve cimrilik isnadında bulunmazdı.
A zavallı! Bir fakir sana gelip borç isterse hiç ikilemeden ona borç ver ve "Bu bana borcunu geri verebilir mi?" diye hiç düşünme! Nefsine muhalefet et ve ona borç ver. Bir süre geçtikten sonra da onu hibe et!

Ey zenginler!
Size böyle birisi gelip borç istediğinde verin ve verdiğiniz parayı kendisine bağışladığınızı yüzüne söylemeyin. Aksi halde incinir. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra onu bulup, verdiğiniz borcu sizden bir bağış olarak kabul etmesini rica ederek alacağınızı silin! Böylece ona iki sevinç yaşatmış olursunuz.
Hz. Peygamber (s.a.v.), "Allah'ın kuluna hediyesi kapısına gelen dilencidir" buyurmuştur.
Fakir nasıl Allah'ın hediyesi olmasın ki. O senin adına dünyadan alıp ahiretine vermektedir. İhtiyaç vaktinde bulacağın bir şeyi senin için saklamaktadır. Senin ona verdiğin miktar yok olup gidecektir; ama senin Allah katındaki derecen yükselecektir.
Kapılarınızı fakirlerin yüzüne çarparsanız, Allah da kapısını sizin suratınıza çarpar. Ama siz kapınızı onlara açarsanız, Allah da kapısını size açar. İnfak edin, cimrilik etmeyin. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Şeytan sizi Allah yolunda harcama yaptığınızda fakir düşersiniz diye korkutur ve böylece (cimrilik gibi) kötülüklere teşvik eder."
Halbuki Allah infak etmeniz halinde yerine yenisini koyacağını buyuruyor.

Amellerin en üstünü; sırrı Allah-u Teâlâ dışındakilere duyurmaktan korumaktır. Sabırlı ve doğru olmalısın! Sana dünyadan iki şey yeter: Fakirle sohbet ve veliye hizmet. Fakirlik, Allah-u Teâlâ dışında her şeyden müstağni olmaktır.
Fakirlik ve tasavvuf ciddi şeylerdir. Bu ikisini hezeyanlarla karıştırmak olmaz. Allah bizi ve sizi ve tüm Müslümanları muvaffak eylesin! Âmin.
Fakirlik halinde, geçim durumundan aciz kaldığın bir zamanda nikah işiyle karşılaşırsan, bu halinde de sabreder ve beklersen, Hak Teâlâ'ya senin başından bu işi giderir, yahut sana bir kolaylık verir evlenirsin, yahut muhafazası altına alır geçimini kolaylaştırır.

Böylece dünyada güçlük göstermeden, ahirette de sıkıntıya sokmadan istediğini sana verir ve bu sabrından dolayı sana, sabırlı haline şükreden ismini verir.
Eğer evlenmek senin nasibinde varsa, ister istemez olur, olunca yaptığın sabır şükre çevrilir. Allah-u Teâlâ Hazretleri ise şükredenlere bol ihsanlar vereceğini şöyle vaad etmiştir:
"Eğer şükrederseniz nimetimi arttırırım, küfür yoluna saparsanız azabı şiddetlidir." (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)
















































































