Seçimler sadece vatandaşın tercihlerini belirlemez. Belki de daha önemlisi ülke idaresine talip olanların niyet ve programlarını da ortaya kor.
Her ne kadar bizim siyasi hayatımızda sağ gösterip sol, sol gösterip sağ vurmak sıkça başvurulan seçim taktiklerinden olsa da 3 Kasım seçimlerinde bu oyunların tutmayacağı da artık belli olmuştur.
Bunun birkaç sebebi olsa bile çok önemli bir tek sebebi vardır. O da Prof. Dr. Haydar Baş ve Bağımsız Türkiye Partisi'dir.
Diğer bazı sebepler ise bizzat parti liderlerinin ve kadrolarının kendilerini açığa çıkarmalarıdır. Esasen siyasi kadrolar bugüne kadar çeşitli vesilelerle kendilerini açığa çıkarıyorlardı. Ancak vatandaşın önünde gerçek alternatifler olmadığı için neticede kiracı gibi bir partiden bir partiye gidip gelmek zorunda kalıyordu.
Şimdi durum çok farklı. Çünkü partilerin kendilerini ifade etmelerinin, başarısız ve yanlış yönetimlerinin dışında, Bağımsız Türkiye Partisi ve onun güçlü lideri Prof. Dr. Haydar Baş memleketimizin iç ve dış meselelerine getirdiği tek ve doğru bakışla bütün oyunları bozduğu gibi halkın önüne açık ve net bir adresi de koyuyor.
Türkiye'de uzun yıllardan beri ilk defa bir lider hem devlete ve hem de millete sahip çıkıyor. Yine aynı lider hem askere ve hem de sivile sahip çıkıyor.
Ve yine aynı lider milletin hem dinine ve hem de milliyetçiliğine sahip çıkıyor. Ve bunların hiç birini diğerinin alternatifi olarak görmüyor. Ve hepsini aynı potanın içinde aynı derecede tutuyor.
Bugüne kadar siyasi partilerin kiminin sağdan, kiminin soldan köşe kapmaca oynadıklarını ve bunun ülkeyi nasıl bölünme ve parçalanma noktasına getirdiğini hatırlarsak Prof. Dr. Haydar Baş'ın millet ve devlet adına ortaya koyduğu bu toplumsal barış projesinin ne manaya geldiğini ve niçin tek doğru olduğunu daha iyi anlamış oluruz.
Bir de bunun tamamıyla milli dinamik kalkınma programlarıyla desteklendiğini ve hayata geçirildiğini hesaba katarsak, diğer siyasi partilerin ve onların arkasındaki güçlerin oyunlarının tamamen bozulduğunu ve halkın bu 3 Kasım seçimlerinde Prof. Dr. Haydar Baş'ı niçin Başbakan yapacağı gerçeğini şimdiden görmüş ve anlamış oluruz.
Bugün Türkiye siyasi bağımsızlığın yanında ekonomik bağımsızlık ve toplumsal barış diyerek 70 milyonu kardeş yapan Prof. Dr. Haydar Baş etrafında bütünleşirken, büyük bir millet ve büyük bir devlet olmanın da haklı gururunu ve haklı sevincini yaşıyor.
Her ne kadar bizim siyasi hayatımızda sağ gösterip sol, sol gösterip sağ vurmak sıkça başvurulan seçim taktiklerinden olsa da 3 Kasım seçimlerinde bu oyunların tutmayacağı da artık belli olmuştur.
Bunun birkaç sebebi olsa bile çok önemli bir tek sebebi vardır. O da Prof. Dr. Haydar Baş ve Bağımsız Türkiye Partisi'dir.
Diğer bazı sebepler ise bizzat parti liderlerinin ve kadrolarının kendilerini açığa çıkarmalarıdır. Esasen siyasi kadrolar bugüne kadar çeşitli vesilelerle kendilerini açığa çıkarıyorlardı. Ancak vatandaşın önünde gerçek alternatifler olmadığı için neticede kiracı gibi bir partiden bir partiye gidip gelmek zorunda kalıyordu.
Şimdi durum çok farklı. Çünkü partilerin kendilerini ifade etmelerinin, başarısız ve yanlış yönetimlerinin dışında, Bağımsız Türkiye Partisi ve onun güçlü lideri Prof. Dr. Haydar Baş memleketimizin iç ve dış meselelerine getirdiği tek ve doğru bakışla bütün oyunları bozduğu gibi halkın önüne açık ve net bir adresi de koyuyor.
Türkiye'de uzun yıllardan beri ilk defa bir lider hem devlete ve hem de millete sahip çıkıyor. Yine aynı lider hem askere ve hem de sivile sahip çıkıyor.
Ve yine aynı lider milletin hem dinine ve hem de milliyetçiliğine sahip çıkıyor. Ve bunların hiç birini diğerinin alternatifi olarak görmüyor. Ve hepsini aynı potanın içinde aynı derecede tutuyor.
Bugüne kadar siyasi partilerin kiminin sağdan, kiminin soldan köşe kapmaca oynadıklarını ve bunun ülkeyi nasıl bölünme ve parçalanma noktasına getirdiğini hatırlarsak Prof. Dr. Haydar Baş'ın millet ve devlet adına ortaya koyduğu bu toplumsal barış projesinin ne manaya geldiğini ve niçin tek doğru olduğunu daha iyi anlamış oluruz.
Bir de bunun tamamıyla milli dinamik kalkınma programlarıyla desteklendiğini ve hayata geçirildiğini hesaba katarsak, diğer siyasi partilerin ve onların arkasındaki güçlerin oyunlarının tamamen bozulduğunu ve halkın bu 3 Kasım seçimlerinde Prof. Dr. Haydar Baş'ı niçin Başbakan yapacağı gerçeğini şimdiden görmüş ve anlamış oluruz.
Bugün Türkiye siyasi bağımsızlığın yanında ekonomik bağımsızlık ve toplumsal barış diyerek 70 milyonu kardeş yapan Prof. Dr. Haydar Baş etrafında bütünleşirken, büyük bir millet ve büyük bir devlet olmanın da haklı gururunu ve haklı sevincini yaşıyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (A) / diğer yazıları
- RESUL BALCI: Karlar düşerken / 22.02.2025
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012
























































































