Dörtyol'da bir çok tarihi yerleşmeler ve kalıntılar bulunmaktadır. M.Ö. 5 bin ile 50 yılları arasında aktif bir yerleşme yeri olan Kinethöyük bunlardan en eski olanıdır. Dörtyol'un kuruluş yılları ise 11. yüzyılın sonlarına dayanmaktadır. 1338 yılında Memlüklerin Çukurova'yı fethinden sonra Üç Oklu Türkmen Boyları içinde bulunan Özerler'in Özerli ve Ocaklı mahallelerine yerleştikleri tespit edilmiştir.
19 Mayıs 1919 tarihi, Türk İstiklâl Harbi'nin hukuken, siyâseten ve bir anlamda da fiilen başladığı tarihtir. Milletin kendi istiklâlini kurtarmak yönünde kendi azim ve kararını ortaya koyduğu bir tarihtir. Bu tarihten sonra Anadolu'da Kuvâ-yı Milliye derlenip toparlanacak ve Hâkimiyet-i Milliye'nin idâmesi için mücâdeleye başlanacaktır. Mücâdele neticesi Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a çıkmadan önce tasarladığı vechile, yıkılan bir imparatorluktan yepyeni ve millî bir Türk devleti hayat bulacaktır. Bu sebeple 19 Mayıs tarihi, Türk tarihinde çok önemli bir yere sahiptir.
Dörtyol Milli Mücadele'de Atatürk'e çok büyük destek veren yerlerden biridir. Atatürk Milli Mücadele'ye başlama kararını adana bölgesinde almıştır. Milli Mücadele'nin ilk kurşunu da Adana'ya bağlı Dörtyol ilçesinde atılmıştır. Dedelerimizden İsmail Ağa, Milli Mücadele'de Atatürk' e destek veren çetelerin başında yer almış. Aynı zamanda Kara Hasan Paşa ve Emin Hoca gibi önder isimler Atatürk'le beraber bu mücadelenin içerisindedirler.
Dörtyol'da Fransız askerlerinin iki kadının başörtüsünü çıkarttırması bu mücadeleyi alevlendirmiştir. Dedemiz İsmail Ağa "Irzımızı, namusumuzu ayaklar altına aldılar. Artık dağlar bizi kabul edecek oldu. Silahını alan dağa çıksın" demiş. Yani bu sebeple hem dini hem de milli bir mücadele başlamıştır. Atatürk olmasaydı din ve namus da elden gidecekti. Bunun bilincinde olan dindar aileler Ataürk'e destek vermişler. Çardaklı Hoca, Hacı İlyaz Hoca, Hacı Emin Hoca ve Deli Ağa Atatürk'ün yanında yer almıştır. Dedelerimizden Seyyid İsmail Ağa da bu mücadelenin ilk şehitlerindendir.
Mondros'tan sonra 9 kasım 1918 günü öğleden sonra İskenderun'a 15 kişilik bir İngiliz müfrezesi çıktı ve resmen işgal başladı. 11 Aralık 1918'de İskenderun limanından çıkarma yapan Fransız askerlerine Dörtyol'da 19 Aralık 1918'de Mehmet Kara (Kara Hasan Paşa) tarafından sıkılan ilk kurşun Milli Mücadele'yi başlatmıştır.
3 Ermeni ile 1 Türk'ün kavgası büyür. Etraftan gelen Türkler Ömer Hocaoğlu Mehmet, kardeşi Ahmet ve arkadaşlarıyla bir Ermeni'yi öldürürler. Diğer iki Ermeni ise kaçar. Yaralı bir Ermeni Dörtyol'da Fransız karargahına giderek durumu anlatır. O sırada Mehmet kardeşi Ahmet'le birlikte "Fransızlar bizi yakalar" diyerek Karakese köyüne kaçarlar. Fransız üniforması giymiş Ermeni ve Fransız askerleri Özerli köyüne giderler.
Yaralı Ermeni'ye "Sizi kim dövdü?" diye sorduklarında Ermeni yanlışlıkla Özerli yerine Karakese köyünü gösterir. Karakese köyünde Türkler, Dörtyol ve Özerli yollarına taşlardan barikat kurup beklerler. Silahlanan halka Özerlili Kara Hasan Paşa emir verir, "Ben ateş etmeden kimse ateş etmesin. Ellemeyin iyice yaklaşsınlar. Ölen kardeşlerimizin intikamını alacağız" der.
Fransız ve Ermeni askerleri 50 metre kadar yaklaşırlar.
İşte o anda Türkiye' de Milli Mücadele'nin ilk kurşununu düşmana Ömer Hocaoğlu Mehmet Kara, namı diğer Kara Hasan Paşa sıkar.
Çete harbi tankı, topu, teyyaresi, tüfeği, cephanesi doktoru ve ilacı olan düşmanla bunlardan hiçbiri olmayan çetelerin dolma tüfekle ve düşmanları perişan ettikleri bir kahramanlık destanıdır.
Çete harbi Dörtyol'da atılan ilk kurşunla Çukurova'da başlayan ve Anadolu'ya yayılan Mustafa Kemal'in kurtuluş fikrine temel olan bir Kuvva-yi Milliye hareketidir.
Dörtyol'un Küllü köyüne gelip yerleşen Kadı Hacı Mustafa ile Hafız Hoca Hasan Polat adlı iki Ahıskalı Türk köyün cami imamlığını yapıyordu. Mili Mücadele'nin başlamasında Kara Hasan Paşa'ya ve çetelerine dini, milli, manevi yardım ve destekleri olmuştur.
Çaylı köyünden Hoca Mehmet Can, Özerli köyünden Hacı Emin Hoca, Kuzucular'dan Hacı İlyas Hoca, Hacı Mustafa Erdem, Çardaklı Hoca ile kapılı köyünden Ali Rıza Yılmaz Hoca, Fransız ve Ermenilerin Dörtyol'u işgal etmeleri üzerine camileri kapatıp silahını alarak Gavurdağları'nda Kara Hasan Paşa çetesine katıldılar. Milli Mücadele'yi kazanıncaya kadar yiğitçe savaştılar.
Dörtyol'dan gelen Fransız ve Ermeniler İcadiye ve Kuzuculu'yu top ateşine tutuyorlardı. Halk dağdan Kuzuculu'nun yanışını seyrediyordu. Evler, camiler ateşe verilip yakılıyordu. Bu duruma dayanamayan halkın umudu ve manevi kahramanlarından Çardaklı Hoca ve Emin Hoca halka hitap eder:
"Düşman evimizi yurdumuzu işgal etti. Şimdi yakıp yıkıyorlar. Evsiz yurtsuz ne zamana kadar yaşayabiliriz? Allah'ını, vatanını, milletini seven düşmana karşı koysun. Haydin hep beraber düşmanla savaşalım.''
Atatürk'ü götüren tren Erzin'den sonra Dörtyol istasyonunda da durur. Dörtyol halkı ve çeteler, büyük bir bayram coşkusuyla Atatürk'ü karşıladılar. Yolun bir tarafında Dörtyollu kahraman çeteler diğer tarafta halk bulunuyordu.
Atatürk'ü ilk olarak kaymakam Hafız Sadık Bey, Halk Fırkası Reisi Kara Hasan Paşa ve Halk Fırkası Katibi Emin Bey ile daire müdürleri karşıladılar.
Memur ve subayların da bulunduğu karşılamada çetecilerden Deliağa, İkizoğlu Hüseyin Efendi, Nazif Hoca, Mustafa Çavuş, Dudu Mehmet Ağa, Tellioğlu Osman Efendi, Hacı İlyas efendi, Esenin oğlu Ahmet Efendi, Divlimzade Hacı Efendi, Mehmet Emin Hoca, Resul Ağa ve Selim Çavuş da bulunuyorlardı.
Fransız ve Ermenilerle yapılan bu mücadeleler sonucunda ise 9 Ocak 1922 tarihinde Dörtyol düşman işgalinden kurtulmuştur.
- Yine bir seçim zamanı / 04.03.2024
- Depremde yaşadıklarımız / 07.02.2024
- Atatürk’ü anlamak / 09.11.2019



























































































