logo
05 EKİM 2026

Fenerbahçe Alman Fröhlich'e imza attırdı

11.08.2006 00:00:00
 
Türkiye'yi bu sezon FIBA Bayanlar Avrupa Liginde temsil edecek olan Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımı, Alman Milli Takım oyuncusu Linda Fröhlich ile 1 yıllık sözleşme imzaladı.

Menajer Didem Akın, bu sezon WNBA'de Indiana Fever takımında oynayan Fröhlich'in, Tammy Sutton Brown ve Cappie Pondexter'den sonra üçüncü yabancı oyuncuları olduğunu söyledi.Akın, geçen sezon Rusya'nın Spartak Moskova takımının formasını giyen Linda'nın 1979 doğumlu, 1.88 metre boyunda ve 84 kilo olduğunu belirterek, ''Linda'nın takımımıza büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Özellikle geçtiğimiz yıl Rusya'nın Spartak Moskova takımı ile bize karşı oynadığı maçlarda gösterdiği performansla hem bizim, hem de taraftarlarımızın büyük beğenisini kazanmıştı'' dedi.

Transferlerden dolayı kulüp başkanı Aziz Yıldırım ve yöneticilere teşekkür eden Didem Akın, ''İnanıyoruz ki bize sağlanan bu imkanları en iyi şekilde değerlendirip, 100. kuruluş yılımızda Fenerbahçe camiasına yakışır bir sezon geçirerek, hem Türkiye'de, hem de Avrupa'da başarılı sonuçlar alacağız'' diye konuştu.

Şanlıurfa'ya iniş yapan yolcu uçağında bomba ihbarı

Ankara'dan Şanlıurfa'ya sefer yapan yolcu uçağında patlayıcı madde bulunduğuna ilişkin not tespit edilmesi üzerine uçak, Şanlıurfa GAP Havalimanı'na güvenli şekilde iniş yaptı. Uçakta bulunan 136 yolcu ve 7 mürettebatın tahliyesi için gerekli güvenlik tedbirleri alındı

05.10.2026 22:58:00
İhlas Haber Ajansı
 
Şanlıurfa'ya iniş yapan yolcu uçağında bomba ihbarı
Şanlıurfa'ya iniş yapan yolcu uçağında bomba ihbarı
Ankara'dan Şanlıurfa'ya sefer yapan yolcu uçağında patlayıcı madde bulunduğuna ilişkin not tespit edilmesi üzerine uçak, Şanlıurfa GAP Havalimanı'na güvenli şekilde iniş yaptı. Uçakta bulunan 136 yolcu ve 7 mürettebatın tahliyesi için gerekli güvenlik tedbirleri alındı.

Edinilen bilgilere göre, bir hava yolu şirketinin VF 4180 sefer sayılı uçağı saat 19.00'da Ankara'dan Şanlıurfa'ya hareket etti. Uçakta patlayıcı madde bulunduğuna ilişkin bir not bulunması üzerine durum güvenlik birimlerine bildirildi.

Uçak, saat 20.05'te Şanlıurfa GAP Havalimanı'na iniş yaptı. Uçakta bulunan 136 yolcu ve 7 mürettebatın güvenli şekilde tahliye edilmesi için gerekli tedbirler alındı. Yolcuların ve mürettebatın tahliyesinin ardından güvenlik birimleri tarafından uçakta patlayıcı madde araması gerçekleştirilecek.
Olayla ilgili güvenlik birimlerinin çalışmaları sürüyor.

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak'tan bomba ihbarı yapılan uçağa ilişkin açıklama

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Ankara'dan Şanlıurfa'ya sefer yapan bir yolcu uçağında patlayıcı madde bulunduğuna ilişkin not bulunduğunu ve iniş yapan uçaktaki yolcuların ve mürettebatın güvenli şekilde tahliyesinin ardından uçakta arama yapılacağını açıkladı.

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak yaptığı açıklamada, "5 Ekim 2026 tarihinde saat 19.00'da Ankara'dan Şanlıurfa'ya hareket eden yolcu uçağında patlayıcı madde bulunduğuna ilişkin bir not bulunması üzerine söz konusu uçak saat 20.05'te Şanlıurfa GAP Havalimanı'na iniş yapmış olup, yolcuların güvenli şekilde tahliye edilmesi ve devamında uçakta güvenlik birimlerimiz tarafından patlayıcı madde araması gerçekleştirilecektir. Uçakta 136 yolcu ve 7 mürettebat bulunmaktadır. Uçakta bulunan yolcuların ve mürettebatın güvenli şekilde tahliyesi için bütün tedbirler alınmıştır" dedi.

HAREM-İ İBRAHİM’DE PROVOKASYON: AKP YİNE ‘LANETLEDİ’!

Harem-i İbrahim Camii’nde yeni provokasyon… AK Parti yine “lanetledi”. Peki, somut adım ne olacak?

05.10.2026 21:30:00
Haber Merkezi
 
HAREM-İ İBRAHİM’DE PROVOKASYON: AKP YİNE ‘LANETLEDİ’!
HAREM-İ İBRAHİM’DE PROVOKASYON: AKP YİNE ‘LANETLEDİ’!
Harem-i İbrahim Camii'nde İsrailli yerleşimcilerin provokasyonuna AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik sert tepki gösterdi: "Barbarlıktır… Sessiz kalmayacağız."

Ancak kamuoyunun önündeki soru değişmedi: Lanetlemek, kınamak ve tepki göstermek yetiyor mu? Türkiye bundan sonra hangi somut adımı atacak?

İşgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentindeki Harem-i İbrahim Camii'nde İsrailli yerleşimcilerin müzik eşliğinde dans ederek provokasyon yaptığı görüntüler büyük tepki çekti. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla olayı sert sözlerle kınadı.

Çelik, "Harem-i İbrahim Camii'ne yönelik devam eden insanlık dışı saygısızlıkları ve işgalcilerin camide yaptığı provokasyonları lanetliyoruz" dedi. İsrail makamlarının hukuksuzlukları "teşvik ve himaye etmesinin kabul edilemez" olduğunu belirten Çelik, "Kutsallarımıza yönelik bu fütursuz saldırılara karşı sessiz kalmayacağız" ifadelerini kullandı.

SORU BASİT: PEKİ SONRA?

Çelik'in sözleri sert. Fakat kamuoyunun merak ettiği konu artık yalnızca "Türkiye ne düşünüyor?" değil.

Asıl soru şu: Türkiye ne yapacak?

Çünkü Harem-i İbrahim Camii meselesi bugün ortaya çıkmış bir olay değil. Türkiye, daha önce de İsrail'in caminin statüsüne yönelik girişimlerini reddetti. Dışişleri Bakanlığı Temmuz 2025'te İsrail'in Harem-i İbrahim Camii'nin statüsünü değiştirme ve Filistinlilere ait yetkileri gasp etme girişimlerine karşı uluslararası toplumdan tedbir alınmasını istemişti.

Eylül 2026'da ise İsrail'in Yahudi bayramlarını gerekçe göstererek camiyi günler boyunca ibadete kapattığı bildirildi. Yani mesele tek bir provokasyon değil; tekrarlanan bir uygulama.

"SESSİZ KALMAYACAĞIZ" DENİYOR AMA…

Türkiye'nin İsrail'le ticareti 2 Mayıs 2024'ten itibaren tamamen durdurduğunu Ticaret Bakanlığı açıklıyor.

Ancak bunun dışında Mescid-i Aksa, Harem-i İbrahim gibi kutsal mekânlara yönelik ihlalleri durdurmaya yönelik hangi yeni diplomatik, hukuki veya uluslararası girişimin devreye sokulacağı kamuoyuna açıklanmış değil.

Üstelik TBMM'de İsrail'e yönelik daha kapsamlı bir ambargo öngören bir kanun teklifi de bulunuyor. Teklifte İsrail gemilerinin Türkiye limanlarına girişinin yasaklanması ve Türkiye'de yaşayan hiç kimsenin İsrail'le ticaret yapamaması öngörülüyor; ancak teklif hâlen komisyonda.

LANETLEME DEĞİL, CAYDIRICILIK

Türkiye'nin "kınama" ve "lanetleme" açıklamalarının ötesine geçip geçmeyeceği tartışması tam da burada başlıyor.

İsrail'in kutsal mekânlara yönelik uygulamaları sürerken Ankara'nın önünde diplomatik girişimlerden uluslararası kuruluşlara başvurulara, yaptırım mekanizmalarından uluslararası baskının artırılmasına kadar çeşitli araçlar bulunuyor.

Dışişleri Bakanlığı da daha önce Mescid-i Aksa baskınları sonrasında "caydırıcı tedbirler" çağrısı yapmıştı.

Ertürk’e 2 yıl 2 ay hapis, ardından tahliye

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk, üç yıl önceki televizyon programındaki sözleri nedeniyle 17 Ağustos’ta tutuklandı

05.10.2026 21:01:00
Haber Merkezi
 
Ertürk’e 2 yıl 2 ay hapis, ardından tahliye
Ertürk’e 2 yıl 2 ay hapis, ardından tahliye
Emekli Tuğamiral Türker Ertürk, üç yıl önceki televizyon programındaki sözleri nedeniyle 17 Ağustos'ta tutuklandı. Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada hapis cezasına çarptırılan Ertürk, tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliye edildi. Kararın ardından gözaltı ve tutuklama tedbirinin gerekliliği yeniden tartışma konusu oldu.

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında sosyal medyada yeniden dolaşıma giren televizyon programı görüntüleri üzerine soruşturma başlatıldı. Ertürk, 17 Ağustos 2026'da gözaltına alındıktan sonra "halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" ve "suç işlemeye tahrik" suçlamalarıyla tutuklandı.

Ancak Ertürk'ün tutuklanmasının ardından başlayan hukuki tartışmanın merkezinde şu soru bulunuyor: Bir kişinin tutuklanması için yalnızca hakkında kuvvetli suç şüphesinin bulunması yeterli mi?

Kanun ne diyor?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesine göre tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin yanı sıra tutuklama nedeninin bulunması gerekiyor. Ayrıca tutuklama, beklenen ceza ile ölçülü değilse uygulanamıyor.

Kanunda tutuklama nedenleri arasında kişinin kaçması veya kaçacağına ilişkin somut olgular ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ya da tanıklar üzerinde baskı kurma ihtimaline ilişkin kuvvetli şüphe bulunması sayılıyor.

Üstelik CMK'nın 101. maddesi, tutuklama kararında kuvvetli suç şüphesinin, tutuklama nedenlerinin, ölçülülüğün ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağının somut olgularla açıkça gerekçelendirilmesini zorunlu kılıyor.

Dosyada tartışmanın kilit noktası

Ertürk'ün suçlamaya konu edilen sözleri bir televizyon programında söylenmiş ve söz konusu görüntüler daha sonra sosyal medyada yeniden gündeme gelmişti. Ertürk ise duruşmadaki savunmasında görüntülerin yıllar önceki bir televizyon programından kesilerek oluşturulduğunu ve bağlamından koparıldığını savundu.

Dolayısıyla soruşturmanın dayandığı görüntülerin mevcut olması, tutuklamanın kendiliğinden zorunlu olduğu anlamına gelmiyor. Tutuklama açısından ayrıca kaçma, delilleri karartma veya benzeri somut tutuklama nedenlerinin ve adli kontrolün neden yeterli olmayacağının ortaya konulması gerekiyor.

Mahkeme ceza verdi ama tahliye etti

Bugünkü duruşmada mahkeme Ertürk hakkında hapis cezasına hükmetti. Haber kaynaklarında kararın miktarı konusunda farklı aktarımlar bulunuyor; DHA, 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası verildiğini bildirirken, bazı kaynaklar 1 yıl 14 ay 20 gün şeklinde aktardı. Ortak nokta ise mahkemenin Ertürk'ün tahliyesine karar vermiş olması.

Bu tablo hukuken önemli bir soruyu gündeme getiriyor:

Eğer tutuklama tedbiri gerekli ve ölçülüydüyse, neden ilk duruşmada verilen ceza sonrasında Ertürk tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliye edildi?

İfade özgürlüğünü ilgilendiren bir dosyada, tutuklama tedbirinin gerçekten zorunlu olup olmadığı ve daha hafif bir tedbirle aynı amaca ulaşılıp ulaşılamayacağı hukuk açısından tartışmanın merkezinde bulunuyor.

Ertürk açısından ortaya çıkan tablo ise dikkat çekici: 17 Ağustos'ta tutuklandı, 5 Ekim'de hâkim karşısına çıktı, hapis cezası aldı ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliye edildi.

Asıl soru şu: "Verilen hapis cezasından önce 49 gün süren tutukluluk gerçekten zorunlu muydu?"

Yasin Kol'un hesap hareketlerinde diğer hakemlerle para transferleri tespit edildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen MHK soruşturması kapsamında gözaltına alınan Süper Lig hakemi Yasin Kol'un hesap hareketlerine ilişkin MASAK raporunun detayları ortaya çıktı. Raporda Kol'un aynı maçta görev aldığı bazı hakemlerle para transferleri gerçekleştirdiği kaydedildi. Ayrıca Kol ile aynı maçta görev alan hakemlerle aynı adı taşıyan 64 karşı tarafla yapılan bankacılık transferlerinin 50'sinin, birlikte görev alınan maçın 3 gün öncesi ile 2 gün sonrası arasındaki dönemde gerçekleştiği belirtildi

05.10.2026 16:54:00
İhlas Haber Ajansı
 
Yasin Kol'un hesap hareketlerinde diğer hakemlerle para transferleri tespit edildi
Yasin Kol'un hesap hareketlerinde diğer hakemlerle para transferleri tespit edildi
Yasin Kol hakkında hazırlanan bilirkişi raporunda yer verilen MASAK incelemesinde, şüphelinin 11 bankada 50 hesabı ve 41 farklı IBAN numarasının bulunduğu aktarıldı. Hesap kayıtlarında meslek bilgilerinin farklı şekillerde yer aldığı, SGK kayıtlarına göre ise Mart 2018-Ağustos 2026 arasında bir üniversitede güvenlik görevlisi olarak çalıştığı belirtildi. Raporda, Kol'un hesaplarındaki işlem hacminin 2020 yılından sonra belirgin şekilde arttığı, artışın 2024-2026 döneminde hızlandığı kaydedildi. 2026 yılında hesaplara yaklaşık 22,3 milyon lira giriş olurken, 40,8 milyon lira para çıkışı gerçekleştiği aktarıldı.

TFF'den 6,8 milyon lira ödeme

MASAK raporunda, Kol'un Türkiye Futbol Federasyonundan hakemlik ödemesi aldığı da belirtildi. 2018-2026 yılları arasında dış kaynaklı 25 milyon 57 bin 733 liralık transfer girişinin 6 milyon 883 bin lirasının TFF'den geldiği kaydedildi. Aynı dönemde Kol'un çalıştığı üniversiteden hesabına 2,5 milyon lira geldiği, iki kurumdan yapılan ödemelerin toplam dış kaynaklı girişlerin yaklaşık yüzde 37,45'ini oluşturduğu aktarıldı. Kalan 15 milyon 674 bin liranın ise gerçek kişiler ve diğer kurumlardan geldiği belirtildi. Raporda ayrıca 4 milyon 985 bin liralık transferin açıklama bölümünde "borç veya borç iadesi" ibaresinin bulunduğu ifade edildi.

Diğer hakemlerle para transferleri

Raporda, şüpheli Kol'un "dolandırıcılık", "bilişim yoluyla hırsızlık", "banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması" gibi suç kayıtları bulunan kişilerle para giriş ve çıkışlarının olduğu belirtilirken, maç takvimi ile diğer hakemlerle gerçekleştirdiği transferlere ilişkin tespitlere de yer verildi. Raporda, Kol ile aynı maçta görev alan hakemlerle aynı adı taşıyan 64 karşı tarafla yapılan bankacılık transferlerinin 50'sinin, birlikte görev alınan maçın 3 gün öncesi ile 2 gün sonrası arasındaki dönemde gerçekleştiği belirtildi. Söz konusu transferlerin 47'sinin Kol tarafından ekipteki yardımcı ve dördüncü hakemlere gönderilen 100 lira ile 5 bin lira arasındaki ödemeler olduğu, bu ödemelerin 44'ünde Kol'un ilgili maçın hakemi olduğu aktarıldı. Ödemelerin 40'ının maç başladıktan sonra yapıldığı kaydedildi.

Raporda söz konusu ödemelerin nedeninin mevcut kayıtlardan belirlenemediği belirtilerek, şu ifadeler yer aldı:

"Yasin Kol'la aynı maçta görev alan hakemlerle aynı adı taşıyan 64 karşı tarafla bankacılık transferlerinin 50'si birlikte görev alınan bir maçın 3 gün öncesi ile 2 gün sonrası arasındadır, bunların 47'si Yasin Kol'dan ekipteki yardımcı ve dördüncü hakemlere yapılan 100 lira ile 5 bin lira arasındaki ödemelerdir. Bu ödemelerin 44'ünde Yasin Kol ilgili maçın hakemidir ve 40'ı maçın başlamasından sonra yapılmıştır."

Raporda ayrıca O.T.'ye 12 işlemle 1 milyon 880 bin lira, aynı adı taşıyan vergi kimlik numarasından ise 1 işlemle 100 bin lira geldiği, karşı yönde transfer bulunmadığı aktarıldı. K.S.'ye ise 358 bin 900 lira gönderildiği belirtildi.

Yasin Kol tutuklama talebiyle sevk edildi

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Bürosunun koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile bazı hakem ve gözlemciler hakkında işlem yapılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Süper Lig hakemi Yasin Kol ile Süper Lig yardımcı hakemi Göktuğ Hazar Erel'in emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildiği, Kol'un "şike ve teşvik primi", Erel'in ise "resmi belgede sahtecilik" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildiği belirtildi.

Scooter kullanımı özellikle büyükşehirlerde hem şikayetleri hem de kazaları artırabiliyor. Kullanıcısı her geçen gün çoğalsa da ilgili mevzuat tam olarak bilinmiyor

Scooter kullanımı özellikle büyükşehirlerde hem şikayetleri hem de kazaları artırabiliyor. Kullanıcısı her geçen gün çoğalsa da ilgili mevzuat tam olarak bilinmiyor. Peki scooter kullanımı kuralları neler? Kural ihlalinde ceza kesiliyor mu? Kaldırımlara yanlış park edilen scooterların cezası ne? TÜKONFED Başkan Vekili Güllü açıkladı

05.10.2026 13:15:00 / Güncelleme: 05.10.2026 14:03:44
Haber Merkezi
 
 Scooter kullanımı özellikle büyükşehirlerde hem şikayetleri hem de kazaları artırabiliyor. Kullanıcısı her geçen gün çoğalsa da ilgili mevzuat tam olarak bilinmiyor
 Scooter kullanımı özellikle büyükşehirlerde hem şikayetleri hem de kazaları artırabiliyor. Kullanıcısı her geçen gün çoğalsa da ilgili mevzuat tam olarak bilinmiyor
Scooterların trafikteki sayısı artıyor. Özellikle büyükşehirlerde hem şahsi scooterını kullananların hem de paylaşımsal scooterları kullananlar bir hayli arttı. Sayının artmasıyla trafik kazalarının çoğalması da kaçınılmaz oldu. Peki 2020 yılında hayatımıza giren, yönetmeliği 2021'de hazırlanan ve cezalarının da 2025 yılında güncellendiği scooter kullanımına ilişkin kurallar neler? Scooter kullanıcıları bu kuralları biliyor mu? TÜKONFED (Tüketici Konfederasyonu) Başkan Vekili avukat İbrahim Güllü Sputnik Türkiye'ye konuştu ve scooter kullanımına dair bilinmeyenleri anlattı.

Scooter mevzuatı yeterli mi, yasal düzenleme ne aşamada?
Türkiye'de elektrikli scooterların kullanımını düzenleyen mevzuat bulunuyor. Mevzuatın bulunması, kuralların sahada etkili biçimde uygulandığı anlamına gelmiyor. Tüketici açısından temel mesele, yalnızca scooter kiralama ücretleri değil; güvenli ulaşım, doğru bilgilendirme, kazalarda sorumluluk ve ihlaller karşısında etkili denetimdir. Elektrikli scooterlar, 2020 yılında 7261 sayılı Kanun ile Karayolları Trafik Kanunu kapsamına alındı. 2021 yılında ise Elektrikli Skuter Yönetmeliği yürürlüğe girdi. Bu düzenlemelerle scooterların nerelerde kullanılabileceği, yaş ve hız sınırları, işletmeci izinleri ve denetim esasları belirlendi. 2 Aralık 2025 tarihli değişikliklerle paylaşımlı scooter işletmecilerinin coğrafi sınırlandırma, kullanıcı bilgilendirmesi, kaza verilerinin bildirilmesi ve park ihlallerine müdahale gibi yükümlülükleri de düzenlendi. Mevzuatın temel eksikliği, kuralların varlığından çok uygulama, denetim ve sorumlulukların sahada etkin biçimde işletilmesiyle ilgilidir.

Scooterlarda hız sınırı var mı?
"Elektrikli scooterların teknik olarak ulaşabileceği azami hız 25 km/saat" ifadesini kullanan Güllü, "Bununla birlikte, yerel trafik komisyonları ve UKOME tarafından belirli bölgelerde daha düşük hız sınırları getirilebilir. Paylaşımlı scooter firmaları, belirlenen hız sınırlarını yazılım ve coğrafi çitleme sistemleriyle uygulamakla yükümlüdür. Bazı bölgelerde hızın düşürülmesi, belirli alanlarda ise sürüşün kısıtlanması gerekir. Burada önemli olan, scooterın yalnızca teknik hız sınırına uygun olması değil, kullanıcının bulunduğu yolun şartlarına uygun hızda seyretmesidir. Özellikle yaya yoğunluğunun bulunduğu alanlarda yüksek hız, ciddi yaralanmalara neden olabilir." dedi.

Scooterların girmesi yasak olan yollar var mı?
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 66. maddesi ve Elektrikli Skuter Yönetmeliği uyarınca scooterların kullanılması yasak olan yollar bulunuyor:
Otoyollar,
Şehirler arası karayolları,
Azami hız sınırı 50 km/saati aşan karayolları,
Yaya yolları ve kaldırımlar,
Ayrı bisiklet yolu veya bisiklet şeridi bulunan yerlerde, bu yol yerine taşıt yolunu kullanması,
Yetkili kurumlarca ayrıca belirlenen yasaklı bölgeler de bulunmaktadır.
Ayrıca scooterla başka bir araca tutunmak, manevra dışında tek elle sürmek, bir scooter üzerinde birden fazla kişi taşımak ve taşıt yolunun bir şeridinde ikiden fazla scooterın yan yana seyretmesi de yasak.

15 yaş altına elektrikli scooter yasak
Elektrikli scooter kullanımında yaş sınırı 15 yaşını doldurmuş olmaktır. Paylaşımlı scooter işletmecileri 15 yaşını bitirmemiş kişilere hizmet veremez. Bu nedenle kiralama uygulamalarında yaş doğrulaması önemlidir. Başka bir kişinin hesabı üzerinden yaş sınırını karşılamayan bir çocuğun scooter kullanması, hem güvenlik hem de sorumluluk açısından sorun yaratabilir. Ebeveynler, çocuklarının başka kişilerin hesabıyla scooter kiralamasına izin vermemeli; yaş sınırının yanı sıra çocuğun trafik deneyimini ve güvenli sürüş becerisini de dikkate almalıdır.

Türkiye'de, 65-74 yaş aralığında yapay zeka kullanan bireylerin oranı geçen yıl yüzde 1,7 iken, bu yıl yüzde 5,1'e çıktı

Türkiye'de, 65-74 yaş aralığında yapay zeka kullanan bireylerin oranı geçen yıl yüzde 1,7 iken, bu yıl yüzde 5,1'e çıktı

05.10.2026 11:48:00 / Güncelleme: 05.10.2026 14:48:38
AA
 
 Türkiye'de, 65-74 yaş aralığında yapay zeka kullanan bireylerin oranı geçen yıl yüzde 1,7 iken, bu yıl yüzde 5,1'e çıktı
 Türkiye'de, 65-74 yaş aralığında yapay zeka kullanan bireylerin oranı geçen yıl yüzde 1,7 iken, bu yıl yüzde 5,1'e çıktı
AA muhabirinin, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) "Yapay Zeka İstatistikleri 2026" bülteninden derlediği bilgilere göre, ülkede bilgisayar sistemlerinin metin, görüntü, ses gibi farklı büyük veri türlerini işleyerek, orijinal içerik oluşturmasına yarayan üretken yapay zekayı kullandığını beyan eden bireylerin oranı 2025'te yüzde 19,2 iken, bu yıl yüzde 37,6'ya yükseldi.

Yapay zeka kullanımı yaş gruplarına göre incelendiğinde, yaşlı bireylerin yapay zeka kullanım oranının bu yıl, geçen yıla göre büyük oranda arttığı görüldü. Bu doğrultuda, 65-74 yaş grubunda yapay zeka kullanımı geçen yıl yüzde 1,7 iken, bu yıl yüzde 5,1'e ulaştı. Böylece, bir yılda yapay zeka kullanan yaşlı nüfusun oranı, 3 katına çıkmış oldu.

Öte yandan, yaşlı erkek bireylerde yapay zeka kullanım oranı yüzde 2'den yüzde 5,3'e çıkarken, kadınlarda yüzde 1,2'den yüzde 4,9'a ulaştığı hesaplandı. Buna göre, yaşlı kadınlardaki yapay zeka kullanım oranı da bu yıl 2025'e göre 4 katına çıktı.

Gençlerin yarısından fazlası yapay zeka kullanıyor

Rakamlar, gençlerin büyük kısmının yapay zekayı gündelik hayatına entegre ettiğini de ortaya koydu.

Verilere göre, 16-24 yaş aralığındaki bireylerin yapay zeka kullanım oranı 2025'te yüzde 39,4 iken, bu yıl yüzde 64,9'a çıktı.

Öte yandan, 25-34 yaş grubunda ise bu teknolojinin kullanım oranı, aynı dönemlerde sırasıyla yüzde 30 ve yüzde 55,7 olarak kayıtlara geçti.

Yaş grupları ilerlediğinde bu teknolojinin kullanım oranı gerilerken, 35-44 yaş grubunda geçen yıl yüzde 15,5 olan yapay zeka kullanımı bu yıl yüzde 38,1'i buldu.

Ayrıca, 45-54 yaş grubunda aynı dönemlerde yapay zeka kullanım oranı yüzde 7,1'den yüzde 20,6'ya, 55-64 yaş aralığında da yüzde 3,1'den yüzde 10,6'ya çıktı.

Adana'da depremler devam ediyor: AFAD ön değerlendirme raporunu açıkladı

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 4,1 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. AFAD, dün 14.43'te merkez üssü yine Saimbeyli ilçesinde olan 5,2 büyüklüğündeki deprem ile ilgili ön değerlendirme raporunu açıklamıştı

05.10.2026 07:00:00
AA
 
Adana'da depremler devam ediyor: AFAD ön değerlendirme raporunu açıkladı
Adana'da depremler devam ediyor: AFAD ön değerlendirme raporunu açıkladı

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 01.51'de, merkez üssü Saimbeyli olan 4,1 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin, yerin 7 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi. 

AFAD, Adana'daki depreme ilişkin ön değerlendirme raporunu yayınlamıştı 

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Adana'nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen depremin ardından bölgeye ilişkin ön değerlendirme raporunu yayımladı.

AFAD Deprem Dairesi Başkanlığınca hazırlanan ön değerlendirme raporunda, dün 14.43'te merkez üssü Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldiği belirtildi.

Yerin 7 kilometre derininde meydana gelen bu depremin en yakın yerleşim birimi olan Adana'nın Feke ilçesine bağlı Akoluk köyüne uzaklığının 7,114 kilometre olduğu ifade edilen raporda, "Ana şoktan, 12.58'e kadar geçen zamanda, büyüklükleri 1 ile 2,4 arasında değişen 16 artçı deprem kaydedilmiştir." bilgisine yer verildi.

Raporda, depremin hangi faydan kaynaklandığının yapılacak ayrıntılı sismolojik ve saha çalışmaları ile belirleneceği kaydedildi.

Bölgede 1900'dan bu yana büyüklüğü 4 ve üzerinde 32 depremin meydana geldiği, bunların en büyüğünün 5,7 olduğu bildirilen raporda, bölgede ayrıca 1900 yılı öncesine ait 3 tarihsel dönem deprem kaydının bulunduğu aktarıldı.

Rapordaki bilgilerin depremin meydana gelmesini takiben 1 saatlik sürede üretilen verilerin kullanılarak derlendiği ifade edildi. 

TBMM, 6 Ekim Salı günü çalışmalarına başlayacak. Genel Kurul’da Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınırken, TCMB Başkanı Fatih Karahan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak

TBMM, 6 Ekim Salı günü çalışmalarına başlayacak. Genel Kurul’da Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınırken, TCMB Başkanı Fatih Karahan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak

04.10.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
TBMM, 6 Ekim Salı günü çalışmalarına başlayacak. Genel Kurul’da Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınırken, TCMB Başkanı Fatih Karahan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak
TBMM, 6 Ekim Salı günü çalışmalarına başlayacak. Genel Kurul’da Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınırken, TCMB Başkanı Fatih Karahan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), haftalık çalışmalarına 6 Ekim Salı günü başlayacak. Genel Kurul'un gündeminde, Türk Kızılay Derneğinin görev ve yetkileri ile hak ve muafiyetlerini düzenleyen Türk Kızılay Kanunu Teklifi bulunuyor.

Teklifin yasalaşması halinde Türk Kızılay; Uluslararası Kızılay ve Kızılhaç Dernekleri Federasyonu, Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve diğer ülkelerin ulusal Kızılay ve Kızılhaç derneklerinden Türkiye'ye gönderilen olağan ve olağanüstü dönem yardımlarının alınması ve kullanılmasında tek yetkili kuruluş olacak.

Düzenlemeyle, afet, savaş ve çatışma gibi olağanüstü dönemlerde görev bölgelerinde fiilen çalışan Kızılay personeline nakdi tazminat ödenmesi de öngörülüyor. Ayrıca Kızılay şube ve temsilciliklerinin bulunduğu il ve ilçelerde, şube başkanları Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının mütevelli heyetlerinde yer alacak.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 6 Ekim'de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda sunum gerçekleştirecek. Karahan'ın küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi, enflasyon ve para politikası başlıklarında değerlendirmelerde bulunması bekleniyor.

TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu da Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi'ni görüşmek üzere toplanacak.

Meclis'te salı ve çarşamba günleri ise grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları yapılacak.

Adana ile Osmaniye'de 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğünde üç deprem meydana geldi

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 4,8 ve 4,9, Osmaniye'nin Sumbas ilçesinde ise 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi

04.10.2026 17:07:00
AA
 
Adana ile Osmaniye'de 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğünde üç deprem meydana geldi
Adana ile Osmaniye'de 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğünde üç deprem meydana geldi
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 14.19'da 4,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Saimbeyli olan 4,8 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin yerin 7,99 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.


Adana ile Osmaniye'de 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğünde üç deprem meydana geldi

4,9 büyüklüğünde ikinci deprem
AFAD'dan yapılan açıklamaya göre, 14.36'da yine merkez üssü Saimbeyli olan 4,9 büyüklüğünde ikinci bir sarsıntı kaydedildi.

Depremin yerin 8,67 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.

Adana Valisi Mustafa Yavuz, AA muhabirine kentte iki depremin ardından ekiplerin görevlendirildiğini söyledi.

Olumsuz ihbar almadıklarını belirten Yavuz, "Şu ana kadar 112 Acil Çağrı Merkezine gelen olumsuz ihbar yok. Ekiplerimiz saha taramalarını sürdürüyor. Vatandaşlarımıza 'geçmiş olsun' diliyorum." dedi.

"Gelişmeler yakından takip edilmektedir"
Valilikten yapılan yazılı açıklamada, Saimbeyli ilçesindeki sarsıntıların ardından Osmaniye'nin Sumbas ilçesi merkezli 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldiği belirtildi.

Saha çalışmalarına ilişkin bilgi verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Meydana gelen depremler sonrasında an itibarıyla olumsuz herhangi bir durum bulunmamakta olup 112 Acil Çağrı Merkezine ulaşan olumsuz bir ihbar yoktur. AFAD ile ilgili ekiplerimiz tarafından saha tarama çalışmaları devam etmekte, gelişmeler yakından takip edilmektedir. Depremlerden etkilenen tüm vatandaşlarımıza 'geçmiş olsun' dileklerimizi iletiyoruz."

Osmaniye'de 5,2 büyüklüğünde deprem
AFAD, merkez üssü Osmaniye'nin Sumbas ilçesi olan 5,2 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildiğini bildirdi.

Depremin yerin 7 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.

Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, yazılı açıklamasında, depremden etkilenen vatandaşlara "geçmiş olsun" dileğinde bulundu.

Saha çalışmalarına ilişkin bilgi veren Serdengeçti, "İlimizde hissedilen deprem sonrası ilgili kurumlarımızla ivedilikle koordinasyon sağlanmış olup şu an itibarıyla herhangi bir olumsuzluk bulunmamaktadır. Yüce Mevla milletimizi her türlü afetten korusun." ifadelerini kullandı.

Sumbas Kaymakamı Hakan Kara da AA muhabirine, sarsıntının hemen ardından ekiplerin görevlendirildiğini söyledi.

İlçede olumsuzluk yaşanmadığını belirten Kara, "Şu ana kadar bize gelen herhangi bir olumsuzluk bulunmuyor. Ekiplerimiz sahada tarama çalışmalarını sürdürüyor. Tüm hemşehrilerime 'geçmiş olsun' dileklerimi iletiyorum." dedi.

"Çirkinler" suç örgütüne yönelik operasyon: 5 gözaltı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde, "Çirkinler" isimli suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda 5 şüpheli gözaltına alındı.

03.10.2026 21:42:00
İhlas Haber Ajansı
 
"Çirkinler" suç örgütüne yönelik operasyon: 5 gözaltı
"Çirkinler" suç örgütüne yönelik operasyon: 5 gözaltı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde, "Çirkinler" isimli suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda 5 şüpheli gözaltına alındı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından, kamuoyunda "Yeni Nesil Silahlı Suç Örgütleri" olarak bilinen yapılanmalara yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında, "Çirkinler" olarak bilinen silahlı suç örgütüne yönelik çalışma gerçekleştirildi. Soruşturma kapsamında; Zen Pırlanta sahiplerine, söz konusu suç örgütü adına yurt dışı menşeli telefon numaraları üzerinden yağma amacıyla tehdit içerikli mesajlar gönderildiği belirlendi.



Müşteki Mehmet Diribaş'ın konakladığı otele örgüt üyelerinin geldiği, otel görevlisine müştekiye ait kişisel bilgileri vererek örgütün gücünü hissettirmeye çalıştıkları, aynı sırada müştekinin kullandığı telefona da yurt dışı menşeli numaralardan tehdit mesajları gönderildiği tespit edildi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar sonucunda eylemde yer aldığı belirlenen 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüphelilerin ikametlerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda uyuşturucu madde ile hassas terazi ele geçirilirken, el konulan dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerde ise tehdit ve yağma eylemine ilişkin örgütsel nitelikte yazışma kayıtlarına rastlandı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından şüpheliler, tutuklama talebiyle Bakırköy Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, silahlı suç örgütleri ile vatandaşları tehdit, baskı ve korkutma yoluyla haksız menfaat sağlamaya yönelik suç yapılanmalarına karşı yürütülen soruşturmalar titizlik ve kararlılıkla sürdürüldüğü vurgulandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.