logo
11 ŞUBAT 2026

FETÖ ile mücadele sonuna kadar sürecek

 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümünde yaptığı değerlendirmede, FETÖ'ye karşı mücadelenin sonuna kadar sürdürüleceğini ifade etti.

15.07.2020 13:59:00
FETÖ ile mücadele sonuna kadar sürecek
FETÖ ile mücadele sonuna kadar sürecek
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, FETÖ'ye karşı mücadelenin sonuna kadar sürdürüleceğini ifade etti. Aynı zamanda hem ülke içinde hem de ülke dışında yürütülen askeri operasyonlara da değinen Erdoğan, "Türkiye, terörle mücadelede tarihinin en başarılı dönemini yaşıyor. Bununla da kalmıyor Irak, Suriye ve Libya gibi sınır ötesi faaliyetleriyle güvenlik hattını çok ilerilere taşıyor" dedi.
 
Temizlik meşakkatli süreç
 
Erdoğan, şunları kaydetti: "Devlet ve toplum hayatımızın kılcal damarlarına kadar sızan terör örgütü FETÖ'yü titiz bir çalışmayla büyük ölçüde tasfiye ettik. Elbette böylesine sinsi ve karanlık bir örgütle mücadelenin uzun ve meşakkatli bir süreç olduğunu biliyoruz. Sonuna kadar dikkatimizi canlı tutacak, gardımızı indirmeyeceğiz. Ülkemize ve milletimize yapılan ihanetin hesabını sonuna kadar soracak, kimseyi mağdur etmeden suçluları cezalandıracağız. Dünyanın neresine kaçarlarsa kaçsınlar, peşlerini bırakmayacağız. Rabbimizin 'Sizin şer gördüklerinizde hayır, hayır gördüklerinizde şer vardır' emri ilahisinin tecellisi olarak bugün Türkiye, 15 Temmuz öncesinden daha güçlü, milletimiz 15 Temmuz öncesinden daha muhabbetlidir."

Meclis'teki anma törenine katıldı
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz anma törenine katıldı. 15 Temmuz 2016 gecesi Meclis bahçesindeki bombanın düştüğü alana TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karanfil bıraktı. Akabinde saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okundu, dualar edildi. TBMM 15 Temmuz Şehitler Anıtı önünde düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi Türkiye'ye saldıran FETÖ'cu hainlerin TBMM'yi özellikle hedef almasının rastgele bir tercih olmadığına dikkat çekerek, şunları söyledi: "Bu Meclis masa başında değil, savaş meydanında kurulmuş bir Meclis'tir. Bu Meclis sadece düşmanla değil, ihanetle de mücadele ederek zafere yürümüş bir Meclis'tir. Bu Meclis, ülkemizi her sıkıntılı dönemin ardından milletimizin umudu olarak yeniden ayağa kaldıran Meclis'tir. Bu Meclis, Polatlı'dan top sesleri gelirken de tepesine bombalar yağdırılırken de azimle milletin hizmetinde olmayı sürdürmüş Meclis'tir. Bu Meclis, mayası bağımsızlık ateşiyle yoğrulmuş bir Meclis'tir. Bu Meclis, tarihi gömülmek istenen 700 yıllık bir cihan devletinden genç bir cumhuriyet çıkartarak milletimizin ayağına takılmaya çalışılan prangayı kırıp atan bir Meclis'tir. Böyle bir Meclis'in 10 yılı aşkın süre mensubu olarak görev yapmaktan şeref duyuyorum. Milletin seçtiği Cumhurbaşkanı olarak bu Meclis'te yemin ederek göreve başlamış olmaktan şeref duyuyorum. Türkiye'nin en büyük yönetim reformunu bu Meclis'te birlikte yürütmüş olmaktan şeref duyuyorum. Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak 17 yılı aşkın süredir bu Meclis'te birlikte milletimize hizmet etmekten şeref duyuyorum. Milli iradenin üstünlüğünü tesis etmek ve korumak için kimi zaman vesayete kimi zaman darbecilere kimi zaman teröristlere kimi zaman küresel güçlere karşı bu Meclis'te omuz omuza mücadele vermiş olmaktan şeref duyuyorum. Dünyada Gazi unvanını bu kadar hakeden ve bu kadar hakkıyla taşıyan bir başka Meclis bilmiyorum. Dünyada meclisine bu kadar sahip çıkan ve gerektiğinde gövdesini ona siper eden bir başka millet de bilmiyorum."
 
Güçleri yetseydi...
 
15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Özel Harekat Başkanlığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ile Meclis binasına bomba yağdıran darbecilerin ne yaptıklarını gayet iyi bildiklerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "15 Temmuz gecesi tankları ve zırhlı araçlarıyla Ankara'nın, İstanbul'un caddelerinde önlerine gelen herkesi ezip geçerek ilerleyen darbeciler yaptıkları işin gayet şuurundaydılar. 15 Temmuz gecesi devletin, vatanı korumak üzere namuslarını emanet ettiği silahları millete çeviren darbeciler o tetiklere taammüden dokunuyor, bilerek kan döküyor, can alıyorlardı. Eğer güçleri yetseydi bu Meclis'i taş üstünde taş bırakmayacak şekilde yıkmaktan çekinmeyeceklerinden emin olunuz. Eğer güçleri yetseydi ülkenin cumhurbaşkanı, başbakanı başta olmak üzere seçilmiş tüm yöneticilerini katletmekten çekinmeyeceklerine emin olunuz. Eğer güçleri yetseydi kendileri gibi düşünmeyen milletimizin her bir ferdine hayatı zehir etmekten çekinmeyeceklerine emin olunuz. Eğer güçleri yetseydi uğruna nice fedakarlıklar yaptığımız bin yıllık vatanımızı müstevlilere bırakmakta tereddüt etmeyeceklerinden emin olunuz. Eğer güçleri yetseydi Türk milletini Anadolu'dan ve Avrupa'dan kazıyıp atmak, İslam'ın tüm izlerini bu topraklardan silmek isteyenlerin bayram edeceğinden emin olunuz. Hamdolsun, Allah'ın yardımı ve milletimizin direnişi sayesinde güçleri yetmedi ve darbe girişimi başarısızla sonuçlandı" diye konuştu.
 

Yunanistan Başbakanı Miçotakis Ankara'da

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere Ankara'ya geldi

11.02.2026 16:23:00
İhlas Haber Ajansı
Yunanistan Başbakanı Miçotakis Ankara'da
Yunanistan Başbakanı Miçotakis Ankara'da
Türkiye-Yunanistan 6'ncı Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi kapsamında Türkiye'yi ziyaret edecek olan Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere Ankara'ya geldi. Esenboğa Havaalanına iniş yapan Miçotakis, havaalanından çıkış yaptı. Çıkışın ardından Miçotakis, Erdoğan ile görüşmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne yola çıktı.

Erdoğan ile Miçotakis görüşmesinde, ikili münasebetlerin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunulması öngörülüyor. Ziyaret çerçevesinde ayrıca, ikili ilişkileri güçlendirmeye atfedilmiş çeşitli metinlerin imzalanması da gündemde bulunuyor.

Miçotakis'i karşılamaya Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da katıldı.

Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası

Gezi Parkı olayları kapsamında yargılanan ünlü menajer Ayşe Barım hakkında hüküm açıklandı
 

11.02.2026 16:04:00
Haber Merkezi
Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası
Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen karar duruşmasında, Gezi Parkı olayları kapsamında yargılanan ünlü menajer Ayşe Barım hakkında hüküm açıklandı. Mahkeme, Barım'ı "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı.

Duruşma sabah saatlerinde başladı. Tutuksuz yargılanan Ayşe Barım, sağlık sorunları nedeniyle kalp pili taşıdığını belirterek savunmasında suçlamaları reddetti. Barım, "Ben suçsuzum, devletime ve milletime bağlı biriyim. Dosyada somut delil yok, beraatimi talep ediyorum. Tahliyem için teşekkür ederim, ameliyatlarımı yaptırmak istiyorum" dedi. Barım, daha önce 1 Ekim'de sağlık gerekçesiyle tahliye edilmişti.

Savcılık ağırlaştırılmış müebbet talep etmişti

Savcılık, esas hakkındaki mütalaada suç vasfını değiştirerek ağırlaştırılmış müebbet hapis talep etmişti. İddianamede ise Barım'ın Gezi Parkı eylemlerinde aralarında Serenay Sarıkaya, Hande Erçel gibi isimler bulunan sanatçıları eylemlere yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından biri olduğu öne sürülerek 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis istenmişti.

Mahkeme heyeti, Barım'ı doğrudan fail değil "yardım eden" sıfatıyla değerlendirdi. Temel ceza 15 yıl olarak belirlendi; iyi hal indirimi uygulanarak 12 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildi. Barım'ın hükmen tutuklanmasına yer olmadığına karar verildi; tutuklama uygulanmadı. Ancak yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri devam edecek.

Karar, İstinaf Mahkemesi'nde temyiz edilebilecek. Gezi Parkı dosyaları kapsamında Barım'ın davası, muhalefet ve sivil toplum tarafından "siyasi" olarak nitelendirilirken, resmi kaynaklar "delillere dayalı yargılama" vurgusu yapıyor.

Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı

Kadın cinayetlerinin simge isimlerinden biri haline gelen Özgecan Aslan, vahşice katledilişinin 11'inci yılında da unutulmadı. Genç yaşta hayattan koparılan Özgecan, Mersin'deki kabri başında dualarla ve gözyaşlarıyla anıldı

11.02.2026 14:28:00 / Güncelleme: 11.02.2026 14:32:59
İHA
Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı
Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı
Mersin'in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015'te okulundan evine dönmek üzere bindiği minibüste vahşice öldürülen üniversite öğrencisi 19 yaşındaki Özgecan Aslan, mezarı başında dualarla anıldı. Anne Songül Aslan, baba Mehmet Aslan ve yakınları, Özgecan'ın Toroslar ilçesi Akbelen Şehir Mezarlığı'ndaki kabrine gelerek, çiçek bırakıp dua etti. Anne Songül Aslan, kızının kabrine çiçek koyduktan sonra mezar taşını öptü, bir süre Kur'an-ı Kerim okudu.



Acıları 11 yıldır dinmedi

Aslan ailesi, 11'inci ölüm yıl dönümünde kızları Özgecan'ı kabri başında dualarla andı. Anne Songül Aslan ve baba Mehmet Aslan'ın da yer aldığı anma programında Kur'an-ı Kerim okunmasının ardından dualar edildi. Duygusal anların yaşandığı anmada Aslan çifti zaman zaman gözyaşlarına hakim olamazken, yakınları ve katılan vatandaşlar da Özgecan'ın mezarı başında dua ederek aileye destek verdi. Mezara çiçekler bırakılırken, Özgecan rahmet ve özlemle anıldı.



"Sen nasıl kadına dokunursun, katledersin?"

Baba Mehmet Aslan gazetecilere yaptığı açıklamada, artan kadın cinayetlerine tepkisini dile getirirken, "Sen nasıl kadına dokunursun, katledersin' Nasıl şiddet uygularsın' Her gün bir kadın cinayeti. Biraz kendimize gelelim. Sevgiden, barıştan başka, adaletten başka bu işin bir çıkış yolu yok. Allah gönderdiği son dinin adını İslam koymuş, İslam barış demek. Bir parça seveceksin, bir parça anlayışlı olacaksın. Başka bir şey yok. Nedir yani' Üç günlük dünyanın çukurundayız. Hepimiz birbirimize yardımcı olacağız, birbirimizi seveceğiz. Birazcık anlayış göstereceğiz. Ne diye gidip küçük çocukların, kızların, erkeklerin ırzına geçiyorsunuz' Şeref dediğin şey aklın kendisidir. Akıl da hikmet olmadan çalışmıyor" dedi.



"Özgem 11 yıl oldu göç edeli"

Anne Songül Aslan ise evladının yokluğunun acısının ilk günkü gibi taze olduğunu ifade ederek, "Özgem 11 yıl oldu göç edeli. Allah hiçbir anneye, babaya bu acıyı göstermesin diyorum. Hiçbir suçu yoktu evladımın. Hayalleri vardı, hedefleri vardı. 'Okuyacağım, dünyanın en iyi psikoloğu olacağım' diyordu. Çok dürüsttü, çok namusluydu, çok böyle pozitif bir insandı. Hep güler yüzlüydü. Derslerine çalışırdı, işinde gücünde bir kızdı. Allah ona o acıyı yaşatanların aynısını onlara yaşatsın diyorum. Böyle suçsuz, günahsız evlatlarımız birer birer gidiyor" diye konuştu.

Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme

Şişli Belediye Başkanlığı görevinden tutuklanarak uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan hakkında "kent uzlaşısı" davasından tahliye kararı verildi. Şahan, İBB davası kapsamında tutuklu olduğu için cezaevinde kalacak

11.02.2026 14:23:00
İHA
Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme
Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme
Şişli Belediye Başkanlığı görevinden tutuklanarak uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan hakkında sıcak bir gelişme yaşandı.

Şahan hakkında PKK/KCK terör örgütüne yardım etmek suçlamasıyla tutuklu bulunduğu dosya kapsamında adli kontrolle tahliye kararı verildi.

Şahan'ın, İBB dosyası kapsamında tutuklu olduğu için cezaevinde kalmaya devam edeceği öğrenildi.

'Somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz'

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurul Toplantısının açılışında konuşan Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Kurum olarak sektörde gerçek karşılığı olan, sahada hissedilen ve somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti

11.02.2026 14:17:00 / Güncelleme: 11.02.2026 14:21:39
Haber Merkezi
'Somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz'
'Somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz'
Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurul Toplantısı, Genel Müdür Abdulkadir Çay'ın konuşmasıyla başladı.

Yoğun bir faaliyet dönemini geride bıraktıklarını aktaran Çay, basın camiasının temsilcileriyle, kamu kurumlarının yöneticileriyle ve diğer paydaşlarla bir araya gelme fırsatı bulduklarını kaydetti.

Genel Müdür Çay, "Her fikri, talebi ve eleştiriyi, sahadan gelen kıymetli birer veri olarak ele aldık. Sektörümüzün birikimini, potansiyelini ve beklentilerini yakından izleme fırsatı bulduk. Geleceğe dönük atılacak adımlarda, yönümüzü tayin etmemizde bizlere fayda sağlayacak bilgiler edindik. Şunun altını özellikle çizmek isterim ki bu yaklaşım bir başlangıç refleksi değil; sürdürülebilir bir yönetim anlayışının uygulamasıdır. Meseleleri yerinde tespit etmek, çözüm yollarını sektörle ve ilgili kurumlarla istişare içinde şekillendirmek yönetim politikamızın temelini oluşturmaktadır" şeklinde konuştu.

Mesleki standartlar, çağın gereklerine göre yeniden ele alınmalı

Dijital dönüşüm sürecinin basın sektörü açısından artık ertelenebilir bir başlık olmaktan çıktığını, doğrudan mesleğin geleceğine ilişkin temel bir mesele hâline geldiğini belirten Çay, haberin üretiminden sunumuna, dağıtımından doğrulanmasına kadar tüm gazetecilik pratiklerinin köklü bir değişimden geçtiğini söyledi.



Bu değişimin teknoloji ve altyapının güçlendirilmesini, yeni becerilerin kazanılmasını ve mesleki standartların çağın gereklerine göre yeniden ele alınmasını zorunlu kıldığını vurgulayan Genel Müdür Çay, şöyle konuştu:

"Kurumumuz, İletişim Başkanlığımızın da vizyonu doğrultusunda, basın sektörünün dönüşümüne yön veren ve yol haritası oluşturan kurumsal bir aktör olarak konumlanmaktadır. Bu anlayışla gerçekleştirdiğimiz 'Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler' paneli, sektörün tam da bu ihtiyacına cevap veren önemli bir buluşma olmuştur. İletişim Başkanımız Sayın Prof. Dr. Burhanettin Duran'ın katılımlarıyla gerçekleşen panel yalnızca sektörel bir etkinlik olmaktan öteye geçerek devletin iletişim ve medya politikalarıyla uyumlu üst düzey bir buluşma olarak kamuoyunda karşılık bulmuştur. Akademi, sektör ve uygulayıcıların aynı çatı altında bir araya gelmesi; tartışmaları teorinin ötesine taşıyarak sahaya temas eden bir perspektif kazandırmıştır."

Akademik camianın birikimi ile basının sahadaki tecrübesini buluşturmalıyız

Konuşmasında sektörün nitelikli insan kaynağı ihtiyacına değinen Çay, yapay zekâ uygulamaları ve değişen habercilik pratikleriyle çok boyutlu analiz yapabilme, veriyi doğru yorumlama ve teknolojik imkânlardan etkin biçimde yararlanma becerilerinin daha da önem kazandığının altını çizerek, bu noktada akademik camianın bilgi birikimi ile basının sahadaki tecrübesinin buluşmasının kritik bir role sahip olduğunu dile getirdi.

Genel Müdür Çay, "Özellikle İletişim Fakültelerini sektörün önemli bir paydaşı olarak görüyoruz. Üniversitelerimizle birlikte yürünecek yolun, yeni yetkinlik alanlarının tanımlanmasına ve insan kaynağı niteliğinin artırılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olarak Kurumumuz ile İbn Haldun Üniversitesi arasında imzalanan iş birliği protokolü özel bir anlam taşıyor. Önümüzdeki süreçte de akademiyle olan iş birliklerini çeşitlendirerek sürdürmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.

Dijital yayıncılığa uyumlu yeni iş modelleri sektörde karşılık buluyor

Basın sektörünün çağın gereklilikleri doğrultusunda dönüşümü sürecinde yalnızca bugünü değil, orta ve uzun vadeyi birlikte düşünmek zorunda olduklarını kaydeden Çay, sektörün sürdürülebilirliğinin gelir yapısının öngörülebilir olmasına, mali yüklerin yönetilebilirliğine ve kurumların kendi kapasitelerini güçlendirebilmesine doğrudan bağlı olduğunu söyledi.

Genel Müdür Çay, "Basınımızın önemli gelir kaynaklarından biri olan resmî ilan ve reklamların artırılması için yoğun bir çaba gösteriyoruz. Ancak şunu açıkça ifade etmek isterim ki, yalnızca bu gelire dayanan bir yayıncılık anlayışı tek başına yeterli değildir. Dijital yayıncılığa uyumlu yeni iş modelleri, dijital reklamcılık, abonelik sistemleri ve üretilen içeriğin değerine dayalı gelir yöntemleri, sektörde her geçen gün daha fazla karşılık buluyor" ifadelerini kullandı.



Basın işletmeleri, yatırım planlarını daha öngörülebilir bir zeminde yapabilecek

Ekonomik sürdürülebilirlik bağlamında finansmana erişim konusunda açıklamalarda bulunan Genel Müdür Çay, bu doğrultuda basın işletmelerinin kredi ve teminat imkânlarına daha kolay ve doğrudan ulaşabilmesini sağlayacak somut bir adımı hayata geçirdiklerini hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:

"Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının ev sahipliğinde, Kredi Garanti Fonu ile imzaladığımız protokol, bu yaklaşımın güçlü ve kurumsal bir yansıması olmuştur. Söz konusu iş birliği; basın işletmelerinin kredi süreçlerinde karşılaştıkları teminat kaynaklı güçlükleri azaltırken, bankalar tarafından sağlanacak finansmanı sektör açısından daha erişilebilir hâle getirmiştir. Önümüzdeki 5 yılı kapsayacak şekilde planlanan destek mekanizmasıyla, 2 binin üzerinde süreli yayın için bu yıl toplam 7,5 milyar TL kredi limiti belirlendi. Böylelikle, basın işletmelerinin orta ve uzun vadeli yatırım planlarını daha öngörülebilir bir zeminde yapabilmelerine imkân tanınmış oldu."

Konuşmasında, Basın İlan Kurumu ile Türkiye Sigorta ile hayata geçirilen iş birliği hakkında da bilgiler veren Çay, "Sektörün gerçek gücü olan, sahada ter döken basın emekçilerinin sosyal imkânları, çalışma koşulları ve refahı Kurumumuz açısından tali değil, doğrudan asli bir önceliktir. Bu anlayış doğrultusunda Türkiye Sigorta ile hayata geçirilen iş birliğini; basın emekçilerinin günlük yaşamlarındaki konfor alanlarının artmasına yönelik anlamlı bir destek olarak görüyorum" dedi.

Faaliyetlerimizi, teoride değil uygulamada karşılığı olacak şekilde ele alıyoruz

"Kurum olarak önümüzdeki dönemde de sektörde gerçek karşılığı olan, sahada hissedilen ve somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz" diyen Çay, attıkları her adımı, yaptıkları her düzenlemeyi masada değil sahada, teoride değil uygulamada karşılığı olacak şekilde ele aldıklarını ifade etti.

Sadece Kurumu değil, tüm sektörü ilgilendiren konu başlıklarına odaklanmaya çalıştıklarını kaydeden Genel Müdür Çay, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Kurumumuzu sektörün üzerinde konumlanan bir yapıdan ziyade sektörle birlikte düşünen, çözüm üreten ve basının güçlenmesini kendi sorumluluğu olarak gören bir anlayışla yönetiyoruz. İnanıyoruz ki güçlü bir basın ancak karşılıklı güvenle ve uzun vadeli bir vizyonla mümkündür. Bu istikamet doğrultusunda değişen dünyayı doğru okuyan, sektöre temas eden ve çözüm üretme iradesini kararlılıkla ortaya koyan bir Basın İlan Kurumu anlayışıyla yolumuza devam edeceğiz."

Genel Müdür Çay'ın konuşmasının ardından Başkanlık Divanı seçimi yapılarak yoklama alındı ve Genel Kurul Gündemi belirlendi.

Yönetim Kurulu Durum Raporu ve Denetçiler Raporları okunduktan sonra Yönetim Kurulu'nun tekliflerine ilişkin sunum yapıldı. Akabinde ise üyeleri belirlenen İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonları çalışmalarına başladı.

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurulu'nun 13 Şubat 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek son oturumunda, komisyonların görüşleri doğrultusunda sunulan teklifler karara bağlanacak.

Poyraz sahili kırmızıya boyadı

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde etkili olan poyraz nedeniyle sahil kesiminde kırmızı yosun tabakaları oluştu

11.02.2026 13:05:00 / Güncelleme: 11.02.2026 13:08:14
İHA
Poyraz sahili kırmızıya boyadı
Poyraz sahili kırmızıya boyadı
Marmara Denizi'nde birkaç gündür sert esen poyraz, deniz yüzeyindeki yosunları kıyıya sürükledi. Özellikle Süleymanpaşa sahil bandında yer yer yoğunlaşan kırmızı yosun birikintileri, sahil hattında dikkat çeken bir görüntü oluşturdu.



Dalga ve rüzgarın etkisiyle kıyıya taşınan yosunlar, bazı bölgelerde kalın bir tabaka halini aldı. Sabah saatlerinde sahilde yürüyüş yapan vatandaşlar, oluşan manzaranın alışılmışın dışında olduğunu dile getirdi. Kıyıda biriken yosunların zaman zaman kokuya neden olduğu gözlendi.



Yetkililer, poyrazın deniz dibindeki ve yüzeydeki organik materyalleri kıyıya taşımasının doğal bir süreç olduğunu belirterek, rüzgarın şiddetinin düşmesiyle birlikte birikintinin azalmasının beklendiğini kaydetti.

Erzincan'da güne 4.1 büyüklüğünde deprem ile başladı

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Erzincan'ın Kemah ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı

11.02.2026 10:35:00
İhlas Haber Ajansı
Erzincan'da güne 4.1 büyüklüğünde deprem ile başladı
Erzincan'da güne 4.1 büyüklüğünde deprem ile başladı
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Erzincan'ın Kemah ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı.

AFAD'ın paylaştığı bilgilere göre Erzincan'ın Kemah ilçesinde saat 00.38'de 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin derinliği ise 7.02 kilometre olarak kaydedildi.

Deprem çevre ilçelerde de hissedildi ve bölgede kısa süreli tedirginliğe yol açtı. Şu ana kadar olumsuz bir durum veya can kaybı bildirilmedi.

Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı


Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı.

11.02.2026 00:26:00 / Güncelleme: 11.02.2026 00:40:24
Haber Merkezi
Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı
Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığına ise Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi atandı. Her iki atama da sürpriz olarak değerlendiriliyor. 
 
Gürlek, İstanbul'daki operasyonların mimari
 
1982 yılında Nevşehir'de doğan Gürlek, 2 Haziran 2022'den 7 Ekim 2024'e kadar Adalet Bakan Yardımcısı olarak görev yaptı. Kısaca bakanlığı tanımayan bir isim değil. Bakanlıktaki görevi öncesinde de tanınan bir hakimdi. Türkiye'nin farklı bölgelerinde hakimlik görevlerinde bulunan Gürlek, 2021 yılında birinci sınıf hakimliğe terfi etti. Gürlek, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 37. Ağır Ceza Mahkemesi ve 14. Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığı görevlerini yürüttüğü dönemde aldığı kararlarla Türkiye gündeminde yer aldı.
 
Demirtaş'ı o yargıladı
 
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde Selahattin Demirtaş'ın ve Sırrı Süreyya Önder'in "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan yargılaması yapıldı ve Demirtaş 4 yıl 8 ay, Önder ise 3 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu karar Demirtaş'a getirilen siyaset yasağının temelini oluşturdu.
Selçuk Kozağaçlı'nın da arasında bulunduğu 20 avukatın yargılandığı (Çağdaş Hukukçular Derneği) ÇHD davasında İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen tahliye kararına savcılık itiraz etti. Mahkeme heyeti değiştirildi ve yeni atanan Akın Gürlek başkanlığındaki heyet hapis cezaları verdi. Kozağaçlı yeniden tutuklandı.
 
Eski Türk Tabipleri Birliği (TTB) başkanı Şebnem Korur Fincancı, "Bu Suça Ortak Olmayacağız" bildirisine imza attığı gerekçesiyle terör örgütü propagandası suçlamasıyla yargılandı. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı Akın Gürlek'in yönettiği davada, Fincancı 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
 
İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde Canan Kaftancıoğlu'nun sosyal medyadaki bazı paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada, Kaftancıoğlu 9 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmayan bu karar ile Kaftancıoğlu'nun parti yöneticisi olmasına kısıtlama getirildi.
 
Sözcü gazetesi yönetici, yazar ve çalışanlarının, "FETÖ'nün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçlamasıyla yargılandıkları dava Akın Gürlek başkanlığındaki İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen diğer önemli davalardan biridir. Bu davada, gazeteciler Necati Doğru ve Emin Çölaşan, 3 yıl 6 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Diğer sanıklara ise çeşitli sürelerde hapis cezaları verildi.
 
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde, Anayasa Mahkemesi'nin Enis Berberoğlu hakkında verdiği ihlal kararını uygulamadı. Bu nedenle dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından "Yeni Zekeriya Öz" benzetmesiyle eleştirildi.[12] Gürlek, bu ifadeleri nedeniyle Kılıçdaroğlu hakkında 75 bin TL'lik tazminat davası açtı ancak davayı kaybetti.
 
MİT TIR'ları davası sonrasında yurt dışına çıkan Cumhuriyet gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ı "kaçak" ilan etti ve gayrimenkullerine el koyma kararı verdi.ü
Yine aynı görevdeyken Hrant Dink suikastı hakkında görülen davada heyet başkanlığı yaptı. Yargılama sonunda cinayetin FETÖ hedefleri doğrultusunda işlendiğine hükmedildi.
 
Hükümetin bir parçasıydı

Nisan 2021'de Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından birinci sınıf hâkimliğe terfi ettirildi. Ardından, Danıştay üyeliğine atanan Uğurhan Kuş'un yerine 2 Haziran 2022 tarihinde Adalet Bakan Yardımcılığı görevine getirildi.
Gürlek, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından 2 Ekim 2024'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandı. Aslında atama Cumhurbaşkanlığı tarafından yapıldı. Gürlek bu görevi sırasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyonları yönetti. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun hapse atılmasına yol açtı. 

İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor


 
İstanbul'a su sağlayan barajlarda doluluk oranı yüzde 36.3'e çıktı. 
 

10.02.2026 15:14:00
ÖNDER YILMAZ
İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor
İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor

İstanbul'a su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı, yağışların ardından yükselişini sürdürerek yüzde 36.3'e çıktı.
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, 7 Aralık'ta yüzde 17.12 seviyelerine kadar düşen barajlardaki doluluk oranı, son günlerdeki yağışlarla yükselişini sürdürdü.
Doluluk yılbaşından 10 Şubat'a kadar yüzde 17.53 oranında arttı. Bu kapsamda kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı, bugün itibarıyla yüzde 36.3 olarak kaydedildi. Doluluk oranı 31 Ocak'ta yüzde 28.24 idi. Böylece son 10 günde yüzde 8'lik bir artış sağlandı. Bu oranın devam etmesi halinde Şubat ayı sonunda barajlardaki doluluk oranının yüzde 50'yi aşması bekleniyor.

Su tüketimi fazla

Kente su sağlayan baraj ve göletler 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahipken su miktarı 10 Şubat itibarıyla 315 milyon 331 bin metreküp olarak kaydedildi. İstanbul'da kış aylarında günde ortalama 3 milyon metreküp su tüketiliyor. Yazın turizmin etkisiyle tüketim 3.5 milyon metreküpü aşabiliyor. Mevcut su megakente 105 gün yeter!

Bu sene sıkıntı geçmiş değil

Barajlardaki doluluk oranı artmasına rağmen bu oran, son 10 yılın aynı dönemine göre en düşük ikinci seviye oldu. Doluluk oranı 10 Şubat 2023'te yüzde 32.13 idi. Geçen yıl 10 Şubat'ta ise yüzde 55.91... Bu yıl doluluk oranı, geçen yıla göre yüzde 19.6 geride bulunuyor. Bu tablo megakentin bu yıl hala daha su stresinden sıyrılamadığını ortaya koyuyor.

Türkiye'nin en kalabalık mahallesi 6 ili geride bıraktı

Bağlar ilçesindeki Bağcılar Mahallesi, 160 bin 136 kişi nüfusuyla Türkiye'nin en yoğun mahallesi olarak kayıtlara geçti

10.02.2026 14:25:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye'nin en kalabalık mahallesi 6 ili geride bıraktı
Türkiye'nin en kalabalık mahallesi 6 ili geride bıraktı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 'Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2025 Sonuçları'nı açıklamıştı. Buna göre, 2024 yılı itibarıyla 85 milyon 664 bin 944 olan ülke nüfusu, geçen yıl 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 kişiye yükseldi.

TÜİK Diyarbakır Bölge Müdürlüğü verilerine göre, Diyarbakır'ın nüfusu ise 1 milyon 853 bin 356 kişi olarak belirlendi. Bunun 935 bin 763 kişi erkek, 916 bin 593'ü kadın. Merkez Bağlar ilçesindeki Bağcılar Mahallesi ise, 160 bin 136 kişi nüfusuyla Türkiye'nin en yoğun mahallesi unvanını korudu. Bir önceki yıl 157 bin 422 olarak belirlenmişti.

İlçenin nüfusu ise 402 bin 275 kişi olarak kayıtlara geçti. Bağcılar Mahallesi, nüfus yoğunluğuyla 167 bin 531 Artvin, 138 bin 807 Gümüşhane, 85 bin 83 Tunceli, 82 bin 836 Bayburt, 90 bin 392 Ardahan ve 157 bin 363 nüfusuyla Kilis gibi illeri geride bıraktı.

Bağcılar Mahalle Muhtarı Şehmuz Şirdenli, İHA muhabirine, Türkiye nüfusunun 86 milyonu geçtiğine değinerek, Bağcılar Mahallesi'nin de 160 bini devirdiğini söyledi. Nüfuslarının 6 ilden daha yoğun olduğunu belirten Şirdenli, gittikçe geliştiği ifade etti.

Muhtar Şirdenli, şu anda yeni yapılan inşaatlar olduğunu aktararak, "Bu inşaatlar bitse eminim bunlar 200 bini de bulur. Burada 7 yıl oldu. Ben de bu mahallede muhtarlık yapıyorum. Mahallemiz güzel, ve modern. Bağlar dediğimiz zaman batı tarafından kardeşlerimiz Bağlar nasıl bir şey diyorlar. Bağlar'a gitmek istemeyenler var. Bu da Bağlar'ın bir mahallesi. Bağcılar, modern bir mahalledir" dedi.

Tek başına olduğunu kaydeden Şirdenli, "Yoğunluğumuz çok. Bunu daha önceden de yetkililere de ilettim. İki dönemdir muhtarlık yapıyorum. Mahallemde de memnunum. Kimse kimseyi rahatsız etmiyor. Sitede de herkes saygılı. Gençlerimizden, yaşlımıza kadar hepsi birbirine saygılı. Bu şekilde de seviyorum. Böyle devam edene kadar muhtarlık yapacağım" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.