logo
22 EYLÜL 2026

Fıkıh Köşesi

30.06.2006 00:00:00
 
Ağlamanın hükmü ile ilgili dünkü konuya devam ediyoruz... İslam, ölen için hüzünlenip ağlamayı caiz görmüş, ancak, bu hüznü ve matemi ileri boyutlara taşımayı uygun görmemiştir. Enes b. Malik (ra) şöyle rivayet ediyor.: Allah Resulü (a.s.): "Bu gece benim bir oğlum doğdu. Ona (büyük) babam İbrahim'in ismini verdim" buyurdu. Sonra Allah Resulü çocuğu Ebu Seyf denilen bir demircinin karısı olan Ümmü Seyf'e (süt annesi olarak) teslim etti. Sonra çocuğu getirmek için yola çıktı. Ben de kendisine tabi olup onunla beraber gittim. Nihayet Ebu Seyf'in yanına vardık. Ebu Seyf körüğünü üfürüyordu ve evi de dumanla dolmuştu. Ben hemen Allah Resulü'nün önünde süratle yürüyerek: Ey Ebu Seyf! Körüğünü tut, Allah Resulü geldi dedim. Ebu Seyf körüğü durdurdu. Allah Resulü çocuğun getirilmesini istedi. Çocuk getirildiğinde Allah Resulü çocuğu bağrına bastı ve Allah'ın söylemesini taktir ettiği şeyleri söyledi. Enes der ki: Allah'a yemin olsun ki çocuğu, Allah Resulü'nün önünde can çekişirken gördüm. Allah Resulü'nün gözleri yaşardı ve: "Göz ağlar, kalb mahzun olur. Fakat biz Rabbimizin razı olacağı sözden başka bir şey söylemeyiz. Vallahi Ey İbrahim, biz senin için gerçekten üzülüyoruz!" buyurdu.

Saldırganın anne, baba ve dedesi de gözaltında

Turgutlu'da sabah saatlerinde okul servisi bekleyen öğrencilerin üzerine av tüfeğiyle rastgele ateş açıldı. 15 yaşındaki saldırgan H.O. kısa sürede yakalanırken, olayla ilgili adli soruşturmada anne, baba ve dede de gözaltına alındı. Bakanlıklar teyakkuza geçti

22.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Saldırganın anne, baba ve dedesi de gözaltında
Saldırganın anne, baba ve dedesi de gözaltında
Türkiye bugün sabah saatlerinde Manisa'dan gelen kara haberle sarsıldı. Manisa'nın Turgutlu ilçesinde yer alan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınlarında saat 07.59 sıralarında meydana gelen silahlı saldırıda, 2'si ağır olmak üzere 11 öğrenci yaralandı. 15 yaşındaki okul öğrencisi saldırgan H.O. ile birlikte ailesi de gözaltına alınırken, olay ülkede büyük bir infiale yol açtı.

Sabah saatlerinde rastgele ateş açtı

Olay, Turgutlu ilçesi Albayrak Mahallesi Pehlivan Sokak üzerinde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, okul binasının yakınında öğrencilerin servis beklediği esnada yaya olarak elinde av tüfeğiyle gelen 15 yaşındaki H.O., çevreye rastgele ateş etmeye başladı. Silah sesleri üzerine çevrede büyük bir panik yaşanırken, kurşunların hedefi olan öğrenciler kanlar içinde yere yığıldı.

Saldırganın elinde pompalı tüfekle yürüdüğü ve olayın ardından koşarak kaçtığı anlar, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kameralarına anbean yansıdı. 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan yoğun ihbarların ardından bölgeye çok sayıda ambulans ve polis ekibi sevk edildi.

3 öğrenci üniversite hastanesine sevk edildi

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ve yerel makamlar tarafından yapılan açıklamalarda, saldırıdan etkilenen 11 kişinin tamamının öğrenci olduğu bildirildi. Yaralıların ilk müdahaleleri Turgutlu Devlet Hastanesi'nde gerçekleştirildi. Ancak hayati tehlikesi bulunan ve durumları ağır olan 3 öğrenci, ileri tetkik ve tedavi amacıyla Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi.

"Kız meselesi" iddiası ve aile boyu gözaltı

Güvenlik güçlerinin hızlı takibi neticesinde saldırıyı gerçekleştiren 15 yaşındaki H.O., suç aleti tüfekle birlikte kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. İlk belirlemelere göre şüphelinin, aynı okulun 9-C sınıfı öğrencisi olduğu ve olaydan bir gün önce okul önünde akranlarıyla "kız meselesi" yüzünden kavga ettiği öğrenildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, adli sürece ilişkin yaptığı açıklamada çok çarpıcı bir detayı paylaştı. Bakan Gürlek, 15 yaşındaki zanlının yanı sıra, silahın muhafaza koşulları ve ihmaller zincirinin araştırılması kapsamında çocuğun annesi, babası ve silahın sahibi olduğu belirlenen dedesinin de gözaltına alındığını duyurdu. Ayrıca olay öncesinde akran zorbalığı iddialarının da titizlikle incelendiği aktarıldı.

7 müfettiş görevlendirildi

Yaşanan facianın ardından devletin ilgili tüm kurumları Manisa için harekete geçti.

Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), saldırının yaşandığı İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde eğitim öğretime 22 Eylül günü için ara verildiğini açıkladı. Karadeniz programları kapsamında Trabzon'da bulunan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, programlarını acilen iptal ederek özel uçakla Manisa'ya hareket etti.

Diğer yandan olayın her yönüyle soruşturulması için İçişleri Bakanlığı 2 Mülkiye ve 2 Polis Başmüfettişi; MEB ise 3 Bakanlık müfettişi görevlendirerek bölgeye gönderdi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise, olaydan etkilenen öğrenci, veli ve öğretmenler için 25 kişilik psikososyal destek ekibinin sahada çalışmalara başladığını duyurdu.

Okul önünde gerginlik ve RTÜK'ten yayın uyarısı

Saldırı haberini alan endişeli veliler okul önüne akın etti. Çocuklarının durumunu öğrenmek isteyen aileler ile okul çevresinde emniyet şeridi çeken kolluk kuvvetleri arasında zaman zaman arbede ve gergin anlar yaşandı.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ise toplumsal infiali ve bilgi kirliliğini önlemek adına medyaya acil bir uyarı yayınladı. RTÜK, olay anına ait şiddet unsuru içeren korkutucu görüntülerin paylaşılmamasını, yalnızca resmi makamların açıklamalarına itibar edilmesini isteyerek aksine hareket eden kanallara yasal yaptırım uygulanacağını hatırlattı.

Öte yandan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı sosyal medya platformlarında olay üzerinden provokasyon ve dezenformasyon yapan hesaplara karşı geniş kapsamlı bir soruşturma başlattı. Olayla ilgili çok yönlü adli ve idari tahkikat kararlılıkla sürdürülüyor.

Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki bir okul önünde bugün silahlı saldırı düzenlendi. İkisi ağır 11 kişi yaralandı. Söz konusu saldırı okullardaki güvenlik zafiyetini yeniden gündeme getirdi.

Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde bugün silahlı saldırı düzenlendi. İkisi ağır 11 kişi yaralandı. Silahla ateş açan kişi, saldırganın annesi, babası ve dedesi de gözaltına alındı. Olayın yaşandığı okulda eğitime ara verildi. Söz konusu saldırı okullardaki güvenlik zafiyetini yeniden gündeme getirdi

22.09.2026 15:26:00 / Güncelleme: 22.09.2026 15:42:29
Ahmet Turan Yiğit
 
Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki bir okul önünde bugün silahlı saldırı düzenlendi. İkisi ağır 11 kişi yaralandı. Söz konusu saldırı okullardaki güvenlik zafiyetini yeniden gündeme getirdi.
Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki bir okul önünde bugün silahlı saldırı düzenlendi. İkisi ağır 11 kişi yaralandı. Söz konusu saldırı okullardaki güvenlik zafiyetini yeniden gündeme getirdi.
Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde bugün silahlı saldırı düzenlendi. İkisi ağır 11 kişi yaralandı. Silahla ateş açan kişi, saldırganın annesi, babası ve dedesi de gözaltına alındı. Olayın yaşandığı okulda eğitime ara verildi. Söz konusu saldırı okullardaki güvenlik zafiyetini yeniden gündeme getirdi.

Okullarda şiddetin önlenmesi yalnızca güvenlik kameraları ve disiplin cezalarıyla mümkün değil. Uzmanlara göre öğrencilerin kendini güvende, değerli ve bir topluluğa ait hissetmesi en az güvenlik önlemleri kadar önemli. Gençlerin psikolojik ihtiyaçlarının karşılanmadığı durumlarda yalnızlık, öfke ve umutsuzluk duyguları şiddete zemin hazırlayabiliyor.

Aidiyet ve değerlilik duygusu güçlendirilmeli

Bir topluluğa ait olma, kendini önemli hissetme ve yaşamına anlam katan amaçlara sahip olma gençler için temel ihtiyaçlar arasında. Bu alanlardaki eksiklikler, öğrencilerin içe kapanmasına, öfke ve umutsuzluk yaşamasına yol açabiliyor. "Kimse beni anlamıyor" düşüncesi, şiddet riskinin habercisi olabiliyor.

Güvenilir bir yetişkinle kurulan ilişki koruyucu rol oynar

Öğrencinin hayatında güvenebileceği bir yetişkinin bulunması, şiddeti önlemede kritik bir etken. Öğretmen, okul psikolojik danışmanı veya ebeveynle kurulan güvenli ilişkiler, çocuğun çevresine ve hayata duyduğu güveni artırıyor. Bu nedenle şiddeti önleme çalışmalarında yalnızca davranışlara değil, ilişkilerin niteliğine de odaklanmak gerekiyor.

Kamera ve disiplin önlemleri tek başına yeterli değil

Şiddet çoğu zaman öncesinde işaretler veren bir süreç içinde gelişiyor. Sosyal geri çekilme, yoğun öfke, tehdit dili ve planlama davranışları erken dönemde fark edilirse önleme şansı artıyor. Metal dedektörleri, kamera sistemleri ve disiplin cezaları tek başına yeterli değil; psikolojik ve sosyal destek çalışmalarıyla birlikte yürütülmeli.

Üç aşamalı önleme yaklaşımı

Uzmanlar, okul şiddetini önlemede üç aşamalı bir yaklaşım öneriyor:

Birincil önleme: Tüm öğrencileri kapsayan sosyal-duygusal öğrenme, empati eğitimi ve zorbalık karşıtı programlar.

İkincil önleme: Sessizleşen ve yalnızlaşan öğrencilerin erken fark edilmesi, depresyon belirtilerinin izlenmesi.

Üçüncül önleme: Yüksek risk durumlarında kriz müdahalesi ve aile-okul-uzman iş birliği.

Dijital yaşam da kapsanmalı

Modern önleme çalışmalarının yalnızca okul içinde değil, dijital yaşamda da sürdürülmesi gerekiyor. Yoğun ekran maruziyeti sosyal izolasyona yol açabiliyor, bazı rol modeller şiddeti estetikleştirebiliyor. Bu nedenle öğrencilerin dijital ortamda karşılaştıkları içerikler de dikkatle değerlendirilmelidir.

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, "YENİ Parti isminin başına küçük bir düzenleme koyarak konuyu kapatabiliriz" dedi

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, "YENİ Parti isminin başına küçük bir düzenleme koyarak konuyu kapatabiliriz" dedi

22.09.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
 YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, "YENİ Parti isminin başına küçük bir düzenleme koyarak konuyu kapatabiliriz" dedi
 YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, "YENİ Parti isminin başına küçük bir düzenleme koyarak konuyu kapatabiliriz" dedi
YENİ Parti Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında gerçekleştirildi. YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, parti genel merkezinde MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Emre, YENİ Parti ismine itiraz edilmesi üzerine toplantıda ismin önüne bir düzeltme yapılarak sorunun çözüleceğini açıkladı.

Kamu kaynaklarıyla özel zararların kurtarılmaması gerektiğini söyleyen Emre, "YENİ Parti olarak Ekonomi Eşgüdüm Konseyi toplandı. Bir kanun teklifi hazırladı. Tıpkı yurt dışındaki örneklerde olduğu gibi bu tip durumlarda çıkan zararların, zarara sebebiyet verenlerin mal varlıkları tespit edilerek oradan karşılanmasına yönelik bir kanun teklifi hazırladı. Bu hafta içerisinde bu kanun teklifi Ümit Özlale, İzmir Milletvekili tarafından Meclise sunulacak" açıklamasında bulundu.

"MECLİS TARAFINDAN ERKEN SEÇİM KARARI ALINMASI GEREKİR"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tekrar aday olmasına ilişkin eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un sözlerine değinen Emre, "Tunç, '2028 yılında Cumhurbaşkanımızı tekrar seçmek için bir seçim düzenlenecek' diyor. Şimdi bir defa Anayasamıza göre Erdoğan'ın görev süresi bitmiştir. İki dönemdir bunu fazlasıyla doldurmuştur. Görevi dolan bir cumhurbaşkanının bir kez daha aday olabilmesi için görevinin son döneminde Meclis tarafından erken seçim kararı alınması gerekir. Bunun için de Anayasa'daki gerekli sayı 360'tır" diye konuştu.

"YENİ PARTİ İSMİNİN BAŞINA KÜÇÜK BİR DÜZENLEME KOYARAK KONUYU KAPATABİLİRİZ"
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Emre, YENİ Parti'nin ismine itiraz edildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bu itirazlar karşısında iki parti isminin karıştırıldığı yönünde kararlar yani iltibas iddiasıdır. Bu yönde hüküm çok çok istisnadır. Bakıldığında sandıkta gördüğü zaman iki amblemi kimse karıştırmaz, burası açıktır. YENİ Parti isminin başına küçük bir düzenleme koyarak konuyu kapatabiliriz. Ama YENİ Parti'yi biz, milletin isteğiyle, iradesiyle kurduk. İsmini de sevdiler. Şu an bizim Kurucular Kurulumuz bu konuda yetkili. Henüz kurultay toplanmadığı için Kurucular Kurulunda da şu ana kadar aksi yönde bir değerlendirme ya da temas olmadı, istek olmadı. Yenilik Partisi başvurusunu geri çekebilir. Anayasa Mahkemesi burada başvuru konusunda hızlıca karar verip, 'iltibas yoktur' şeklinde karar verebilir. Ha iltibas olduğuna yönelik bir düşünce oluşursa da zaten dediğim gibi biz bunu hızlıca düzenleyebiliriz."

8 öğrenci yaralandı, 2'si ağır

Manisa Turgutlu'da bir lisenin önünde gerçekleştirilen pompalı tüfekli saldırıda yaralılar hastaneye kaldırıldı. Turgutlu Belediye Başkanı Akın "can kaybı" açıklamalarını reddederken, MEB okulda eğitime ara verildiğini ve 3 bakanlık müfettişinin kente gönderildiğini açıkladı

22.09.2026 10:59:00 / Güncelleme: 22.09.2026 11:15:53
Haber Merkezi
 
8 öğrenci yaralandı, 2'si ağır
8 öğrenci yaralandı, 2'si ağır
Manisa'nın Turgutlu ilçesi Albayrak Mahallesi'nde bulunan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde sabah saat 08.00 sıralarında büyük bir facianın eşiğinden dönüldü. 2011 doğumlu olduğu belirlenen 15 yaşındaki şüpheli H.O., okul giriş saatinde elindeki pompalı tüfekle çevreye rastgele ateş açtı. Silah sesleriyle birlikte okul çevresinde büyük bir panik yaşanırken, bölgeye çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi.

Belediye Başkanı Çetin Akın: "Ölü iddiaları kesinlikle bana ait değildir"

Saldırının ilk anlarında sosyal medyada ve bazı basın organlarında "1 öğrenci hayatını kaybetti" yönünde çıkan haberlerin ardından, Turgutlu Belediye Başkanı Çetin Akın net bir yalanlama mesajı yayınladı.

Başkan Akın yaptığı açıklamada, "Okul saldırısına ilişkin '1 ölü, 4 yaralı' şeklinde şahsıma aitmiş gibi paylaşılan açıklama kesinlikle bana ait değildir. Bu konuda tarafımdan herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Kamuoyunun doğru ve resmi kaynaklardan yapılan bilgilendirmeleri esas almasını rica ederim" ifadelerini kullandı. Manisa Valiliği ise olaydan ilk belirlemelere göre 8 kişinin yaralandığını ve hayati tehlikelerinin bulunmadığını bildirdi.

Okulda eğitime ara verildi, 3 müfettiş görevlendirildi

Dehşet veren olayın ardından Milli Eğitim Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği yazılı bir açıklama paylaştı. Yaşanan menfur hadisenin ardından devletin tüm birimlerinin teyakkuza geçtiğini belirten MEB, şu kararları duyurdu:

Eğitime Ara Verildi: İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 22 Eylül 2026 Salı günü eğitim-öğretim faaliyetlerine 1 gün süreyle ara verilmiştir. 

Bakanlık Müfettişleri Sahada: Manisa il müfettişlerinin tahkikat sürecine ilave olarak, 3 Bakanlık müfettişi olayı tüm yönleriyle incelemek üzere derhal Manisa'ya yönlendirilmiştir.

Psikososyal Destek Başladı: Saldırıdan olumsuz etkilenen öğrenci, öğretmen ve veliler için psikososyal destek ekipleri sahada rehabilitasyon çalışmalarına başlamıştır.

Saldırganın 'kız meselesi' nedeniyle kavga ettiği öğrenildi

Emniyet güçlerinin hızlı takibiyle kıskıvrak yakalanarak gözaltına alınan 15 yaşındaki şüpheli H.O.'nun, söz konusu okulun 9-C sınıfında eğitim gördüğü ortaya çıktı. Yapılan ilk incelemelerde, saldırganın olaydan bir gün önce okul önünde "kız meselesi" yüzünden başka şahıslarla kavga ettiği ve saldırıyı bu nedenle gerçekleştirdiği iddia edildi.

Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen çok yönlü soruşturma ve adli süreç titizlikle devam ediyor.

"İsrail bağlantılı forex dolandırıcılığı" operasyonunda gözaltına alınan 133 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul'da, İsrail bağlantılı uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 133 şüpheli, tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi

22.09.2026 03:00:00
AA
 
"İsrail bağlantılı forex dolandırıcılığı" operasyonunda gözaltına alınan 133 şüpheliye tutuklama talebi
"İsrail bağlantılı forex dolandırıcılığı" operasyonunda gözaltına alınan 133 şüpheliye tutuklama talebi

İçişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) öncülüğünde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, Interpol, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Interpol Genel Merkezinin katkılarıyla, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ve Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüklerince uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik yürütülen soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 213 şüphelinin sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'nde savcılık işlemleri tamamlandı.

Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 133'ü tutuklama, 56'sı ise adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Şüphelilerden 24'ünün ise ifadesinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi.

Operasyon

Türkiye'de faaliyet gösteren İsrail bağlantılı uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığı kapsamında 25 şirkete bağlı sözde 40 çağrı merkezi ve finans ofisi ile bu yapıları yöneten şüpheliler tespit edilmiş, çağrı merkezlerinde çok sayıda yerli ve yabancı kişinin çalıştığı belirlenmişti.

Çağrı merkezleri ve finans ofislerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 191 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilere ait, suçtan elde edildiği değerlendirilen 1,5 milyar lira değerindeki mal varlıklarına, 80 araca ve 12 mülke el konulmuş, banka, kripto varlık ve şirket hesaplarına bloke uygulanmıştı.

Ekipler, adreslerinde bulunmayan 10 zanlıyı da yaptıkları çalışmalar sonrası gözaltına almış, çalışmaların devamında 12 şüpheli daha yakalanmıştı.

Gözaltına alınan şüphelilerin 9'unun İsrail, 11'inin Pakistan, 25'inin ise Azerbaycan, Suriye, Ürdün, Ukrayna, Tayland, Endonezya, Fas, Kazakistan, Filipinler, İran, Çin, Lübnan, Filistin, Meksika, Mısır, Mozambik, Arjantin ve Bangladeş uyruklu olduğu öğrenilmişti. 

Savcı tutukluluğun devamını istedi

Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nin (DHMİ) eski daire başkanı Mehmet Cemil Acar, "rüşvet" ve "yolsuzluk" suçlamasıyla yargılandığı davadan tahliye oldu

21.09.2026 22:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Savcı tutukluluğun devamını istedi
Savcı tutukluluğun devamını istedi
Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nin (DHMİ) eski daire başkanı Mehmet Cemil Acar, "rüşvet" ve "yolsuzluk" suçlamasıyla yargılandığı davadan tahliye oldu.

Ankara 89. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Mehmet Cemil Acar bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, taraf avukatları salonda hazır bulundu. Mahkeme hakimi, dava dosyasına gelen evrakı okumasının ardından sanık Acar'a söz verdi.

Acar ise, "Çok söyleyecek lafım var, söyleyeceklerim bana zarar verecek. O nedenle susmayı tercih ediyorum. Bilirkişi 6 hafta sonra listeye eklendi, üzerinden 5 ay geçti, hâlâ rapor yok. Bunların zulmünü ben yaşıyorum. Ben suçlu ilan edildim, sonra buna suç uydurulmaya çalışıldı. Bugün 542. gün, 18 ay yatırıldım. Ben sanki bir düşman devletin vatandaşıymışım gibi muamele gördüm. Ben Türkiye Cumhuriyeti'ne 28 yıl onurumla, şerefimle çalıştım. 18 aylık süre doldu. Beni cezalandırın, herkes kurtulsun. Mahkemeye saygım sonsuzdur. Takdir sizindir" dedi.

Savcı tutukluluğun devamını istedi

Cumhuriyet savcısı, Acar hakkında kuvvetli suç şüphesi bulguları olduğunu, delillerin tamamının toplanmadığını ve delillerin karartılma ihtimalinin devam etmesi sebebiyle tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.

Sanık Acar, mütalaaya karşı ise, "Mütalaayı kabul etmiyorum. Elbette birileri bu süreci de değerlendirecektir. Ben hiçbir şekilde suç işlemedim. Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Denetleme Kurulu'nun bütün işleyişlerini denetlediği tek kişiyim.

Benim hiçbir suçum yok. Sırtını bir takım siyasilere dayamış bir takım bürokratların hıncıdır bu. Bazı bürokratların spekülasyon yaparak bakanı yönlendirerek başlayan ve bugüne gelen bir süreç bu" şeklinde savunma yaptı.

Beyanların ardından mahkeme, Acar'ın tahliyesine karar vererek, sonraki duruşmayı 7 Aralık'a erteledi.

Evindeki kasadan 26 kilo altın çıktı iddiası

Mehmet Cemil Acar hakkında yürütülen soruşturma, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan suç duyurusunun ardından gündeme geldi.

Soruşturma kapsamında Acar'ın mal varlığının görevinden elde ettiği gelirle orantılı olup olmadığı araştırıldı. Dosyaya yansıyan iddialara göre Acar'ın evindeki kasada 26 kilogram külçe altın, 1 milyon 320 bin dolar ve 121 bin avro bulundu.

Acar'ın ayrıca 12 gayrimenkulünün olduğu ve emekli olmadan yaklaşık üç ay önce Batman'da bir mercimek fabrikası satın aldığı da dosyada yer alan iddialar arasında.

"Gelirimle orantısız değil" savunması

Acar ise hakkındaki suçlamaları kabul etmiyor. Mal varlığının kaynağına ilişkin açıklamalarında, sahip olduğu para ve değerlerin yasal gelirleri, ailesinden gelen varlıklar ve kendisine verilen hediyelerle bağlantılı olduğunu savunuyor.

Soruşturmanın temel noktalarından biri de mal bildirimleri ile fiili mal varlığı arasındaki ilişkinin yanı sıra bazı banka hareketlerinin niteliği oldu.

İçişleri Bakanlığı: 1070 'usulsüz vatandaşlık' tespit edildi

İçişleri Bakanlığı, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik soruşturmaya ilişkin, "Aile bireyleriyle birlikte 1070 kişi ile vatandaşlık edinme süreci devam eden 11 kişi tespit edilmiştir. Yapılan incelemede bu kişilerin 263'ünün yatırımcı, 807'sinin aile ferdi olduğu anlaşılmıştır" açıklamasında bulundu

 

21.09.2026 18:00:00
Anadolu Ajansı
 
İçişleri Bakanlığı: 1070 'usulsüz vatandaşlık' tespit edildi
İçişleri Bakanlığı: 1070 'usulsüz vatandaşlık' tespit edildi

İçişleri Bakanlığı, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik soruşturmaya ilişkin, "Aile bireyleriyle birlikte 1070 kişi ile vatandaşlık edinme süreci devam eden 11 kişi tespit edilmiştir. Yapılan incelemede bu kişilerin 263'ünün yatırımcı, 807'sinin aile ferdi olduğu, 1015 kişinin karar tarihinde, 55 çocuğun ise karar tarihinden sonra Türk vatandaşlığını kazandığı anlaşılmıştır." açıklamasında bulundu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmak isteyen yabancıların başvuru, denetim ve değerlendirme süreçlerinin 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında yürütüldüğü belirtildi.

Başvuru sahiplerinin yatırım uygunluk belgelerinin alınmasının ardından Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı tarafından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapıldığı aktarılan açıklamada, olumlu sonuçlanan başvuruların Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce sonuçlandırıldığı vurgulandı.

Bu süreçte sahte ve usulsüz ekspertiz raporlarıyla vatandaşlık sürecini suistimal etmeye çalışanlara yönelik Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünce yürütülen incelemeler sonucunda 1150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesinin iptal edildiği belirtilen açıklamada, şöyle denildi:

"Aile fertleriyle birlikte toplam 5 bin 391 kişinin vatandaşlık kararı iptal edilmiştir. Ayrıca, vatandaşlık kazandıktan sonra kamu düzeni ve milli güvenlik bakımından sakıncalı olduğu tespit edilen 263 yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte toplam 743 kişinin vatandaşlık kararı geri alınmıştır. Böylelikle toplam 1413 yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte 6 bin 134 kişinin vatandaşlık kazanma kararı iptal edilmiş veya geri alınmıştır."

11 Şubat 2026'dan itibaren ise yatırım uygunluk belgesi iptal edilen 458 yatırımcı ve aile fertleri olmak üzere toplam 1393 kişinin vatandaşlığının iptal edildiği kaydedilen açıklamada, 7 kişinin vatandaşlığının ise milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından sakınca bulunması nedeniyle geri alındığı bildirildi.

Açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmaya ilişkin, şu bilgilere yer verildi:

"21 Eylül 2026 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ise muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırıldığı belirlenen aile bireyleriyle birlikte 1070 kişi ile vatandaşlık edinme süreci devam eden 11 kişi tespit edilmiştir. Yapılan incelemede bu kişilerin 263'ünün yatırımcı, 807'sinin aile ferdi olduğu, 1015 kişinin karar tarihinde, 55 çocuğun ise karar tarihinden sonra Türk vatandaşlığını kazandığı anlaşılmıştır.

Vatandaşlık süreci devam eden 11 kişiden 1'i hakkında geri alma, 3'ü hakkında ret işlemi gerçekleştirilmiş, 7 kişinin ise vatandaşlık başvurusunda bulunmadığı tespit edilmiştir. Soruşturmaya konu hususlar, başvuru öncesi belgelere ilişkin sahtecilik girişimleri olup Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü personelimizin görev ve yetkileri kapsamında herhangi bir zafiyet veya ihmal bulunmamaktadır. Suç teşkil eden tüm usulsüzlükler adli makamlara intikal ettirilmektedir."

Kadir İnanır’ın resmi vasiyeti açıklandı

Türk sinemasının unutulmaz efsanesi Kadir İnanır'ın 1 milyar TL değerindeki devasa mirasıyla ilgili tartışmalara son noktayı koyan resmi vasiyetname detayları, usta sanatçının avukatı Bişar Abdi Alınak tarafından bugün bizzat açıklandı. İnanır'ın tüm maddi ve manevi haklarını 27 yıllık hayat arkadaşı Jülide Kural'a bıraktığı, Kural'ın hayatta olmaması durumunda ise servetin insan hakları dernekleri ile vakıflara devredilmesini bizzat vasiyet ettiği kesinleşti

21.09.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Kadir İnanır’ın resmi vasiyeti açıklandı
Kadir İnanır’ın resmi vasiyeti açıklandı
Kadir İnanır'ın vefatının ardından kamuoyunu meşgul eden miras spekülasyonlarına yönelik bugün en net ve resmi açıklama geldi. Sanatçının hayattayken vekilliğini üstlenen ve süreç boyunca yasal prosedürleri yürüten Avukat Bişar Abdi Alınak, usta oyuncunun resmi vasiyetnamesinin tüm ayrıntılarını paylaştı.

Avukat Alınak, Kadir İnanır'ın manevi hatırasını zedeleyen ve gerçeği yansıtmayan iddialara karşı yasal yollara başvuracaklarını da net bir dille ifade etti.

Doktor raporu ve iki tanık huzurunda imzalandı

Kamuoyunda bir süredir devam eden "irade sorunu" ve "sağlık durumu" iddialarını tamamen çürüten açıklamada, vasiyetnamenin 9 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul Beyoğlu 48. Noterliğinde hazırlandığı aktarıldı.

Avukat Alınak, usta aktörün vasiyet belgesini düzenlettiği esnada yetkili kurumlardan tam teşekküllü resmi sağlık raporu alındığını, belgenin iki hukuki tanık huzurunda ve Türk Medeni Kanunu'nun tüm şartlarına eksiksiz uyularak tanzim edildiğini vurguladı. Bu detay, yeğenlerin ortaya attığı iddiaların hukuki dayanağını büyük ölçüde zayıflattı.

"Bütün maddi ve manevi haklar Jülide Kural'ındır"

Resmi belgelere göre Kadir İnanır; üç otomobilini, gayrimenkuller üzerindeki tüm hak ve hisselerini, bankalardaki nakit varlıklarını, lüks saat ve kurbağa figürlerinden oluşan özel koleksiyonlarını, sanat eserlerini, tüm alacaklarını ve en önemlisi rol aldığı 182 film ile 12 dizinin 70 yıl boyunca geçerli olacak telif haklarını hayat arkadaşı Jülide Kural'a devretti.

Büyük takdir toplayan vasiyetnamede usta sanatçının toplumsal hassasiyetini gösteren çok özel bir madde de yer aldı. Mirasın açıldığı tarihte Jülide Kural'ın hayatta olmaması durumunda; yaklaşık 1 milyar TL değerindeki tüm bu dev servetin eşit paylarla İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve Nesin Vakfı'na devredilmesi bağlayıcı hükme bağlandı.

"Mirasçılarımdan son istek ve arzum vasiyetime uyulmasıdır"

Kadir İnanır'ın, metnin sonuna bizzat eklettiği cümle ise akrabalarıyla yaşanan gerilime usta sanatçının önceden koyduğu bir tavır niteliği taşıyor. Yeşilçam'ın usta ismi vasiyetini, "Mirasçılarımdan son istek ve arzum vasiyetime uymalarıdır" ifadesiyle sonlandırdığı bildirildi.

Beykoz 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülmeye başlanan vasiyetname açılma davası, geçtiğimiz günlerde yalnızca bazı yasal mirasçılara tebligatların ulaşmamış olması gibi usuli teknik nedenlerle 17 Aralık 2026 tarihine ertelenmişti.

Avukat Alınak, metnin zaten tüm yasal mirasçıların incelemesine açık olduğunu belirterek, usta sanatçının büyük kaybını gölgede bırakacak spekülatif, dezenformasyon içerikli haber yayan kişilere karşı Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunacaklarını ilan etti.

Burhan Özfatura yaşamını yitirdi

İzmir'in Balçova ilçesindeki evinde rahatsızlanan eski Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi

21.09.2026 15:00:00
AA
 
Burhan Özfatura yaşamını yitirdi
Burhan Özfatura yaşamını yitirdi
Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Özfatura, hayatını kaybetti.

Önceki gün ani kalp durması nedeniyle Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesine kaldırılan 83 yaşındaki Özfatura, kardiyovasküler cerrahi yoğun bakım servisindeki yaşam mücadelesini kaybetti.

Özfatura, 1984 yılında yapılan yerel seçimde Anavatan Partisi adayı olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmış, 1989 yılındaki seçimleri kaybetmişti. Burhan Özfatura, 1994 yılında bu kez Doğru Yol Partisi (DYP) adayı olarak seçime girmiş ve yeniden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti.

Görevini 1999 yılına kadar sürdüren Özfatura, çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yapmıştı.

Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti

Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti. Bektaş, fayın ne kadar kilitli olduğunun bilinmediğini söyledi

21.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
 Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti
 Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 5.0 büyüklüğündeki deprem sonrası Prof. Dr. Osman Bektaş'tan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Bektaş, 2023 depremlerinin ardından Savrun Fayı'nın durumunun belirsizliğini koruduğunu belirterek, fayın ne kadar kilitli olduğunun bilinmediğine dikkat çekti.

Adana 5 ile sallandı
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 04.02'de 5.0 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD verilerine göre 7 kilometre derinlikte gerçekleşen sarsıntı, Adana'nın yanı sıra Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri ve Gaziantep'te de hissedildi. İlk belirlemelere göre bölgede herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

Bektaş: Hareketlilik 2023'ten bu yana var
Depremin ardından yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından bölgedeki faylara ilişkin değerlendirmede bulundu.
Bektaş, Saimbeyli çevresindeki hareketliliğin 2023'ten bu yana devam ettiğine dikkat çekerek özellikle Savrun Fayı'nın mevcut durumunun ayrıntılı şekilde bilinmediğini ifade etti.

'Savrun Fayı ise kırılmadan kaldı'
Bektaş'ın değerlendirmesine göre 2023 yılında Kahramanmaraş bloğunun doğu ve kuzeyindeki büyük faylarda kırılmalar meydana gelirken, bloğun batı sınırındaki Savrun Fayı'nın kırılmadan kaldığı belirtiliyor.
Bektaş, Saimbeyli çevresindeki depremlerin ise 2023'ten bu yana bölgedeki hareketliliğin sürdüğünü gösterdiğini ifade etti.
Bektaş, Savrun Fayı'nın ne kadar kilitli olduğunun henüz bilinmediğini belirterek, "2023'te Kahramanmaraş bloğunun doğu ve kuzeyindeki büyük faylar kırıldı. Batı sınırındaki Savrun Fayı ise kırılmadan kaldı ve Saimbeyli çevresindeki depremlerle 2023 den beri hâlâ hareket ediyor. Savrun'un ne kadar kilitli olduğu bilinmiyor." dedi.

'Büyük deprem olacak' demek doğru değil
Prof. Dr. Osman Bektaş, değerlendirmesinde mevcut bilgiler ışığında Adana için kesin bir deprem öngörüsünde bulunulamayacağını belirtti. Fayın mekanik özellikleri yeterince bilinmeden "büyük deprem olacak" denilmesinin de "tehlike geçti" şeklinde bir sonuca varılmasının da doğru olmadığını ifade etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.