logo
12 EKİM 2026

Fotoğrafın ünlü isimleri Beyoğlu'nda

12.02.2007 00:00:00
 
Türk fotoğrafının ustaları 12 Şubat'tan itibaren Beyoğlu'nda olacak. Sergide, aralarında Ara Güler'in de bulunduğu 40 ünlü yer alıyor. Antartist Yayıncılıktan çıkan 'Türk Fotoğrafçıları Kütüphanesi' isimli kitapta fotoğraflarıyla yer alan birbirinden başarılı fotoğrafçıların eserleri Beyoğlu'ndaki Ziraat Bankası Galerisi'nde sergilenecek. Sergide; Coşkun Aral, İzzet Kehribar, Ara Güler, Şakir Eczacıbaşı gibi birbirinden ünlü 40 fotoğrafçının eserleri yer alıyor. Sergi, 2 Mart'a kadar tüm fotoğraf tutkunlarına açık olacak.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ekim sonunda Ankara'ya geleceği açıklandı

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ekim sonunda Ankara'ya geleceği açıklandı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu, Aliyev'in Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne katılacağını duyururken iki ülke arasındaki ilişkilere yönelik iddialara da yanıt verdi

11.10.2026 20:10:00
Haber Merkezi
 
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ekim sonunda Ankara'ya geleceği açıklandı
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ekim sonunda Ankara'ya geleceği açıklandı
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ekim ayının sonunda Türkiye'ye gelecek. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Aliyev'in 30 Ekim'de Ankara'da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi'ne katılacağını açıkladı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu Kocaeli'deki Türk Dünyası Gençlik Buluşması'nda yaptığı konuşmada, Aliyev'in diğer devlet başkanlarıyla birlikte zirvede önemli kararlar alacağını söyledi. Zorlu, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin bozulduğuna yönelik iddialara da değindi.

TÜRKİYE-AZERBAYCAN İLİŞKİLERİNE YÖNELİK İDDİALARA YANIT
Son dönemde iki ülke arasındaki ilişkileri hedef alan paylaşımları üzüntüyle takip ettiklerini belirten Zorlu, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki iş birliğinin sürdüğünü vurguladı.

İki ülkenin birbirini eleştirebileceğini ancak bunun ilişkilerin temelini değiştirmeyeceğini söyleyen Zorlu, "Şu an Cumhurbaşkanlarımız en yüksek seviyede irtibat halindedir" ifadelerini kullandı.

Zorlu, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin geçmişte çeşitli sınamalardan geçtiğini belirterek iki ülke arasındaki bağlara zarar vermeyi amaçlayan girişimlerin sonuçsuz kalacağını savundu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) de 9 Ekim'de yaptığı açıklamada, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkileri hedef alan bazı yayın ve sosyal medya paylaşımlarına tepki göstermişti. DMM, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın sürdüğünü bildirmişti.

LİDERLER 30 EKİM'DE ANKARA'DA BULUŞACAK
Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi, 29-30 Ekim tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek. Teşkilatın resmi takvimine göre dışişleri bakanları 29 Ekim'de, devlet başkanları ise 30 Ekim'de bir araya gelecek.

Zorlu, zirvenin gündeminde Türk devletleri arasında kimlikle seyahatin yaygınlaştırılması ve ulaşım koridorlarının geliştirilmesine yönelik çalışmaların da bulunduğunu belirtti.

Zirveyle birlikte Türk Devletleri Teşkilatının dönem başkanlığının Azerbaycan'dan Türkiye'ye geçmesi öngörülüyor.

DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu

DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olması için DEM Parti’nin oylarına ihtiyaç duyması halinde, eşit vatandaşlık ve ana dilde eğitimin önünü açacak anayasal düzenlemeler için verilecek söze göre “duruma bakılabileceğini” söyledi

11.10.2026 19:07:00
Haber Merkezi
 
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Erdoğan'ın adaylık sürecinde DEM Parti'nin oylarına ihtiyaç duyması halinde nasıl bir tavır alacakları sorulan Çandar, yeni anayasa kapsamında eşit vatandaşlık ve ana dilde eğitim konularında verilecek sözlerin belirleyici olabileceğini ifade etti.

Çandar, DEM Parti açısından Anayasa'nın 42. ve 66. maddelerinin önem taşıdığını belirterek, ana dilde eğitimin önündeki engelleri kaldıracak bir anayasa değişikliği sözü verilmesi halinde konunun değerlendirilebileceğini söyledi. Çandar, "Ana dilde eğitimin önünü tıkayan engelleri kaldıran bir anayasa değişikliği sözü verirse dediğim gibi 42. ve 66. maddeler o zaman bakılır duruma" ifadelerini kullandı.

ÖCALAN'IN STATÜSÜ İÇİN SOMUT ADIM ÇAĞRISI
Çandar, Abdullah Öcalan'ın statüsüne ilişkin tartışmaların da somutlaşması gerektiğini belirtti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Öcalan'ın bir statüyle rol üstlenmesi gerektiğine yönelik açıklamalarını hatırlatan Çandar, bu konunun sürecin ilerleyişi açısından önem taşıdığını söyledi. Öcalan'ın süreçte üstleneceği rolün belirginleşmesi gerektiğini savunan Çandar, silah bırakma ve demokratik siyasete geçiş başlıklarının hayata geçirilmesi için yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Çandar'a göre, sürecin ilerlemesi kapsamında eski PKK mensuplarının Türkiye'ye dönüşü ve örgüt üyeliği nedeniyle cezaevinde bulunanların yasal düzenlemelerden yararlanması gibi konuların da ele alınması gerekiyor.

ERDOĞAN'IN ADAYLIĞINDA 42. VE 66. MADDE VURGUSU
Erdoğan'ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olması için Meclis'te bir oylama yapılması ihtimalinde DEM Parti'nin destek verip vermeyeceği sorusunu yanıtlayan Çandar, öncelikle Erdoğan'ın adaylık ve seçim sürecinde DEM Parti oylarına ihtiyaç duyup duymayacağının netleşmesi gerektiğini söyledi.
Çandar, Erdoğan'ın hem adaylık sürecinde hem de seçimi kazanmak için DEM Parti'nin desteğine ihtiyaç duyması halinde yeni anayasa başlığının önem kazanacağını belirtti. DEM Parti açısından vatandaşlık tanımı ile ana dilde eğitim konularının temel başlıklar olduğunu kaydetti.

Çandar, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Yani hiç o noktaya geldiği zaman iki şeyin cevabını bulmamız lazım. Bir, Erdoğan aritmetik olarak DEM Parti'ye ihtiyaç duyacak mı? Duymayacaksa sorun yok. O zaman zaten o aritmetikle seçim kararı alınabilir. Ama seçilmesi için Kürt oyuna ihtiyaç duyacak. Yine DEM Parti'ye ihtiyacı var demektir. Aritmetik için de DEM Parti'ye ihtiyaç duyar, seçim için de DEM Parti'ye ihtiyaç duyarsa, Erdoğan'ın en kuvvetle vurguladığı meclise açış konuşmasına bir hafta önce de iki şey çok ön plana çıktı konuşmasına. Bir süreç, "terörist Türkiye" diyor bundan dönüş yok, çok önemsiyor. İki, yeni anayasa diyor. Yeni anayasada bizim için, DEM Parti için 42. ve 66. maddeler, vatandaşlık tanımı, Kürtleri tamamıyla dışlayan ve Kürtlerin eşit vatandaşlığını yok eden bir anlamda vatandaşlık tanımı ve Kürtçeye ana dilde eğitim yani Kürtçe yazması gerekmiyor. Ana dilde eğitimin önünü tıkayan engelleri kaldıran bir anayasa değişikliği sözü verirse dediğim gibi 42. ve 66. maddeler o zaman bakılır duruma"

Sigara satışında TC kimlik numarası isteneceği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı bulurken, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu konuya ilişkin açıklama yaptı

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'ndan sigara satışında T.C. kimlik tartışmalarına yanıt: 18 yaş altını korumayı amaçlayan yeni kanun taslağında kişisel veriler esas alınacak, sosyal alanlardaki sigara mağduriyetleri için de adımlar atılacak

11.10.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
 Sigara satışında TC kimlik numarası isteneceği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı bulurken, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu konuya ilişkin açıklama yaptı
 Sigara satışında TC kimlik numarası isteneceği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı bulurken, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu konuya ilişkin açıklama yaptı
Sigara satışında TC kimlik numarası isteneceği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı bulurken, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu konuya ilişkin açıklama yaptı. Sosyal medya hesabı üzerinden sigara nedeniyle tahrip olmuş bir akciğer görseli paylaşan Bakan Memişoğlu, vatandaşların endişelenmemesi gerektiğini ifade etti.

"ÖNCELİĞİMİZ 18 YAŞ ALTI ÇOCUKLAR"
Soru işaretlerini anladıklarını belirten Memişoğlu, temel amaçlarının 18 yaş altındaki çocuklara tütün ürünü satışını engellemek olduğunu dile getirdi. Bakan Memişoğlu, mahremiyeti gözeten ve kişisel verilerin korunmasını sağlayan elektronik sistemler dâhil tüm seçeneklerin masada olduğunu aktardı.

YENİ KANUN TASLAĞI YOLDA
Tütünle mücadelenin ortak bir sorumluluk olduğunu belirten Bakan Memişoğlu, kişisel verilerin korunması ilkesi çerçevesinde yeni bir kanun taslağı ve mevzuat çalışması yürütüldüğünü açıkladı. Sigara içmeyen vatandaşların temiz hava hakkını korumak için sosyal alanlardaki düzenlemelerin de süreceği vurgulandı.

Memişoğlu'nun paylaşımı şöyle:

"Bu gördüğümüz tablo, önlenebilir bir yıkımdır. Tütün ürünlerinin bedenimizde bıraktığı tahribat sadece bireysel bir tercih değil, toplum olarak taşıdığımız ortak bir yüktür.

Açıklamalarımız üzerindeki soru işaretlerini anlıyorum. Vatandaşlarımız müsterih olsun; önceliğimiz 18 yaş altındaki çocuklarımıza yaş doğrulaması yaparak tütün ürünü satışını önlemek ve onları tütünün zararlı etkilerinden korumaktır. Bu doğrultuda, mahremiyeti gözeten, kişisel verileri koruyan ve uygulama kolaylığı sağlayan elektronik sistemler dahil bütün seçenekleri değerlendiriyor, yeni kanun taslağımızı ve mevzuatımızı da bu çerçevede ele alıyoruz.

Sigara içmeyen milyonlarca vatandaşımızın haklı hassasiyetini ve temiz hava hakkını çok iyi biliyoruz; sosyal alanlarda yaşanan mağduriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalarımızı da sürdürüyoruz.

Amacımız, başta evlatlarımız olmak üzere toplumumuzu tütünün yıkıcı etkilerinden korumaktır. Hep birlikte daha sağlıklı, daha rahat nefes alabilen bir Türkiye'yi inşa etmektir.

Unutmayalım; tütünle mücadele hepimizin mücadelesidir."

Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama

Adana merkezli 11 ilde çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 106 şüpheliden 73'ü tutuklandı

11.10.2026 10:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama
Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama
Adana merkezli 11 ilde çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 106 şüpheliden 73'ü tutuklandı.

Suç ve suçlularla mücadele kapsamında, çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerinin faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve örgüt mensuplarının yakalanması amacıyla Adana merkezli 11 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.



Operasyon kapsamında 106 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 73'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 33 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi

Edirne'deki İpsala Gümrük Sahası'nda bir minibüste 65 kilo 112 gram uyuşturucu ele geçirildi

11.10.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi
İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi
Edirne'deki İpsala Gümrük Sahası'nda bir minibüste 65 kilo 112 gram uyuşturucu ele geçirildi.

Yunanistan'dan Türkiye'ye giriş yaparak İpsala Gümrük Sahası'na gelen bir minibüste Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan incelemede 65 kilo 112 gram skunk esrar cinsi uyuşturucu madde ele geçirildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

150 MİLYON LİRALIK PARA TRAFİĞİ DEŞİFRE EDİLDİ

İstanbul’da yasa dışı bahis ve dolandırıcılık soruşturmasında 150 milyon liralık suç geliri iddiasıyla 12 şüpheli yakalandı

10.10.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
150 MİLYON LİRALIK PARA TRAFİĞİ DEŞİFRE EDİLDİ
150 MİLYON LİRALIK PARA TRAFİĞİ DEŞİFRE EDİLDİ
İstanbul'da yasa dışı bahis ve dolandırıcılık soruşturmasında 150 milyon liralık suç geliri iddiasıyla 12 şüpheli yakalandı. Para el değiştirmeden düzenlenen operasyonda milyonlarca liralık mal varlığına el konuldu. Peki, kamuoyunda tartışılan trilyonluk fon işlemleri ve yüksek tutarlı para hareketlerine ilişkin iddialar ne aşamada?

İstanbul'da Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında yasa dışı bahis ve dolandırıcılık ağına operasyon düzenledi. Emniyet kaynaklarından aktarılan bilgilere göre, yaklaşık 150 milyon liralık suç geliriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen para hareketleri mercek altına alındı.

Soruşturmada, yasa dışı bahis faaliyetlerinden elde edildiği öne sürülen paranın Arnavutköy'de faaliyet gösteren bir kuyumcuya ait banka hesaplarına aktarıldığı belirlendi. Para transferleriyle bağlantılı 378 bin 350 doların elden teslim alınacağı tespit edilince ekipler harekete geçti.

PARA EL DEĞİŞTİRMEDEN OPERASYON

Dolarların el değiştireceği sırada başlatılan operasyonun ilk aşamasında bir şüpheli yakalandı. Soruşturmanın genişletilmesiyle para transferlerine aracılık ettikleri ve suç gelirlerinin aktarımında kullanılmak üzere banka hesapları temin ettikleri öne sürülen 11 kişi daha gözaltına alındı.

Operasyon kapsamında suç gelirleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen 7 daire, 11 araç ve 3 motosiklete el konuldu. Şüphelilerin banka hesapları ve dijital materyalleri de incelemeye alındı.

Toplam 12 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin suçluluğu ise yargılama sonucunda belirlenecek.

KÜÇÜK PARA TRAFİĞİNE OPERASYON VAR, BÜYÜK İDDİALARIN HESABI NE OLDU?

Yasa dışı bahis ve dolandırıcılıkla mücadele kapsamında yapılan operasyon, suç gelirlerinin izinin sürülmesinin ve para hareketlerinin incelenmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Ancak kamuoyunda tartışılan yüksek tutarlı fon işlemleri ve milyarlarca liraya ulaşan para trafiği iddiaları da yanıt bekliyor. Bu dosyalardaki işlemlerin kimler tarafından gerçekleştirildiği, para hareketlerinin nasıl oluştuğu ve varsa hukuka aykırılıkların hangi aşamada bulunduğu konusunda şeffaf bilgilendirme yapılması gerekiyor.

150 milyon liralık olduğu belirtilen bir para trafiğine yönelik operasyon düzenlenmesi, elbette suçla mücadele açısından önemli. Peki kamuoyuna yansıyan çok daha büyük tutarlı fon iddiaları hangi aşamada?

Burada mesele, bir soruşturmayla diğerini karşı karşıya getirmek değil; hukukun her dosyada aynı titizlikle uygulanıp uygulanmadığını sorgulamak. Suç gelirlerinin kaynağı araştırılıyorsa, yüksek tutarlı finansal işlemlere ilişkin iddialar da somut deliller üzerinden incelenmeli.

VATANDAŞIN BEKLENTİSİ: HER DOSYADA AYNI HASSASİYET

Geçim sıkıntısı yaşayan vatandaş, bir yandan yüksek fiyatlar ve borçlarla mücadele ederken diğer yandan büyük para hareketlerine ilişkin iddiaların aydınlatılmasını bekliyor. Kamuoyunun güveni, yalnızca operasyon haberleriyle değil, soruşturmaların sonuçlarının açıklanması ve hukuka aykırılık tespit edilirse sorumluların hesap vermesiyle güçlenir.

Asıl ölçü, operasyonun kaç kişiyi kapsadığı değil; suç iddialarının ne kadarının delillerle aydınlatıldığı ve hukukun herkes için eşit uygulanıp uygulanmadığıdır.

Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!

Başsavcılığın itirazı üzerine iki gazeteci hakkındaki adli kontrol kararı ağırlaştırıldı. İmza atma şartıyla serbest bırakılan Murat Ağırel ve İsmail Saymaz için bu kez ev hapsi kararı verildi

10.10.2026 10:57:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!
Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!
Başsavcılığın itirazı üzerine iki gazeteci hakkındaki adli kontrol kararı ağırlaştırıldı. İmza atma şartıyla serbest bırakılan Murat Ağırel ve İsmail Saymaz için bu kez ev hapsi kararı verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturmasında gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında uygulanan adli kontrol tedbiri ağırlaştırıldı.

Soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan Ağırel ve Saymaz hakkında, nöbetçi 3. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından imza atma yükümlülüğü şeklinde adli kontrol kararı verilmişti.

BAŞSAVCILIĞIN İTİRAZI KABUL EDİLDİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının söz konusu karara itiraz etmesi üzerine dosyayı değerlendiren nöbetçi 4. Sulh Ceza Hâkimliği, iki gazeteci hakkında da ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti.

Böylece Ağırel ve Saymaz hakkında daha önce verilen imza atma yükümlülüğünün yerini ev hapsi tedbiri aldı.

Soruşturmaya ilişkin yargı süreci devam ederken, ev hapsi kararının gerekçesine ve dosyanın bundan sonraki aşamalarına ilişkin ayrıntılar ayrıca önem taşıyor.

Omuzdaki arıza nasıl sinyal veriyor?


 
Son yıllarda omuz ağrısı ve hareket kısıtlılığı şikayetiyle doktora başvuranların sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Uzun saatler bilgisayar başında çalışmak, hareketsiz yaşam, yanlış duruş alışkanlıkları ve yaşla birlikte ortaya çıkan yıpranmalar bu artışta önemli rol oynuyor.
 

10.10.2026 00:20:00
Murat Çorbacı
 
Omuzdaki arıza nasıl sinyal veriyor?
Omuzdaki arıza nasıl sinyal veriyor?

Ceket giymekte zorlanmak, yüksek bir rafa uzanamamak, gece ağrıdan uyanmak ya da saç tararken omuzda güçsüzlük hissetmek ise çoğu zaman günlük yorgunluğa veya yaşlanmaya bağlanıyor. Ancak çoğu zaman önemsenmeyen bu yakınmalar, omuzdaki tendon yırtıklarından sıkışma sendromlarına kadar uzanan çeşitli sorunların ilk habercisi olabiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Abdullah Yener İnce, erken dönemde fark edilen omuz problemlerinin büyük bölümünde fizik tedavi, egzersiz programları, aktivite düzenlemeleri ve gerekli durumlarda uygulanan enjeksiyon tedavileri gibi konservatif yöntemlerle başarılı sonuçlar alınabildiğini belirterek, "Şikayetlerin uzun süre göz ardı edilmesi ise hareket kaybına, yaşam kalitesinde belirgin düşüşe ve bazı hastalarda cerrahi tedavi gereksinimine yol açabiliyor" dedi. Dr. İnce, omuzlarımızda ihmale gelmez 6 kritik sinyali anlattı.

1. Gece ağrıyla uyanmak

Omuz hastalıklarının en tipik belirtilerinden biri gece ağrısıdır. Özellikle ağrıyan omzun üzerine yatamamak veya ağrı nedeniyle sık sık uyanmak, tendon yırtıkları ve omuz sıkışma sendromunun erken belirtileri arasında yer alabilir. Araştırmalar, omuz tendon yırtığı bulunan kişilerde gece ağrısının en sık görülen yakınmalardan biri olduğunu göstermektedir. Gece uykusunu bozacak düzeye ulaşan ağrıların ihmal edilmemesi gerekir.

2. Saçı tararken ya da eli sırta götürürüken zorlanmak

Günlük yaşamda basit görünen bu hareketlerde zorlanmak, omuz hareket açıklığının azaldığını gösterebilir. Özellikle donuk omuz hastalığında kolu arkaya götürmek, baş üzerine kaldırmak veya dışa çevirmek giderek zorlaşır. Hastalar çoğu zaman bu durumu yaşlanmanın doğal sonucu sanırken, erken dönemde müdahale hareket kaybının ilerlemesini önleyebilir.

3. Yüksek raflara uzanamamak

Kolun baş seviyesinin üzerine kaldırılması sırasında oluşan ağrı veya güçsüzlük, omuz sıkışma sendromunun önemli belirtilerinden biridir. Özellikle mutfakta üst raflara uzanırken ya da perde asma gibi hareketlerde ortaya çıkan ağrı, omuz tendonlarının kemik yapılar arasında sıkıştığını düşündürebilir. Tedavi edilmediğinde tendonlarda kalıcı hasar gelişebilir.

4. Kolda güç kaybı yaşamak

Çaydanlık kaldırırken, alışveriş poşeti taşırken veya kapı açarken bile güçsüzlük hissediyorsanız omuz kasları ve tendonları etkilenmiş olabilir. Özellikle rotator manşet adı verilen tendon grubundaki yırtıklar, ağrıdan çok güç kaybıyla kendini gösterebilir. Hastalar sıklıkla "Kolumda kuvvet kalmadı" veya "Eşyaları eskisi gibi kaldıramıyorum" şeklinde yakınırlar.

5. Omuzdan tıklama ve takılma seslerinin gelmesi

Her ses hastalık anlamına gelmez. Ancak ağrı ile birlikte hissedilen takılma, sürtünme veya çıtlama sesleri omuz eklemindeki yapısal sorunlara işaret edebilir. Özellikle eklem kıkırdağındaki aşınmalar, tendon problemleri veya omuz çevresindeki dokuların hareket sırasında sürtünmesi bu şikayetlere yol açabilir. Seslere ağrı veya hareket kısıtlılığı eşlik ediyorsa değerlendirilmesi önemlidir.

6. Aylardır geçmeyen ağrınız varsa

İlaç, dinlenme veya basit egzersizlere rağmen devam eden omuz ağrıları mutlaka uzman tarafından değerlendirilmelidir. Bilimsel çalışmalar, uzun süre devam eden omuz ağrılarında erken tanı ve tedavinin hem yaşam kalitesini artırdığını hem de ileride cerrahi gereksinimini azaltabildiğini göstermektedir. Özellikle üç aydan uzun süren ağrılar ihmal edilmemelidir. 

Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı


 
AK Parti iktidarında Türkiye'nin nüfusu yüzde 23 artarak 70 milyondan 86.3 milyona çıktı. Cezaevlerindekilerin sayısı ise 59 bin 512'den 434 bin 337'ye tırmandı. Artış oranı yüzde 722...

10.10.2026 00:10:00 / Güncelleme: 10.10.2026 00:18:30
Ömer Nezir
 
Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı
Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı

Türkiye'nin cezaevi nüfusu son yıllarda dikkat çekici biçimde büyüdü. Adalet Bakanlığının resmi istatistiklerine göre ceza infaz kurumlarında 31 Aralık 2024 itibarıyla 383 bin 663 kişi bulunuyordu. 2025 sonunda ise sayı 401 bin 519'a ulaştı. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, 1 Ekim 2026 itibarıyla Türkiye'deki cezaevlerinde bulunan toplam hükümlü ve tutuklu sayısı 434 bin 337... Bunların 362 bin 538'i hükümlü, 71 bin 799'u tutuklu... Toplam cezaevi kapasitesi ise 304 bin 278...
Doluluk oranı da yaklaşık yüzde 143...

2002'de rakam neydi?

2002 yılında Türkiye'de toplam cezaevi nüfusu 59 bin 512 kişiydi. Ülke nüfusu 70 milyondu, aradan geçen 23 yılda nüfus yalnızca yüzde 23 artarak 1 Temmuz 2026 itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişiye ulaştı. Lakin cezaevinde bulunanların sayısı 434 bini aşarak 7.2 katına yükseldi.

Fon soruşturmasında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı

Fon soruşturması kapsamında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklanırken, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında adli kontrol kararı verildi

09.10.2026 22:00:00
İHA
 
Fon soruşturmasında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı
Fon soruşturmasında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturması kapsamında gazeteciler hakkında yürütülen adli işlemler tamamlandı.

Soruşturma kapsamında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklanırken, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.