logo
03 EYLÜL 2026

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Almanya veya Polonya'nın saldırıya uğramasının, Avrupa Birliği'nin (AB) de saldırıya uğraması anlamına geldiğini belirtti

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Almanya veya Polonya'nın saldırıya uğramasının, Avrupa Birliği'nin (AB) de saldırıya uğraması anlamına geldiğini belirtti

03.09.2026 15:30:00
AA
 
 Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Almanya veya Polonya'nın saldırıya uğramasının, Avrupa Birliği'nin (AB) de saldırıya uğraması anlamına geldiğini belirtti
 Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Almanya veya Polonya'nın saldırıya uğramasının, Avrupa Birliği'nin (AB) de saldırıya uğraması anlamına geldiğini belirtti
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Almanya veya Polonya'nın saldırıya uğramasının, Avrupa Birliği'nin (AB) de saldırıya uğraması anlamına geldiğini belirtti.

Barrot, Almanya'nın Weimar kentinde, Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ve Polonya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski ile bir toplantıya katıldı.

Toplantının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Barrot, 35 yıl önce dönemin Fransız, Alman ve Polonyalı dışişleri bakanlarının ülkelerinin yakınlaşması amacıyla "Weimar Üçgeni" girişimini başlattığını kaydetti.

Jean-Noel Barrot, bu grubun Polonya'nın "Avrupa ailesine" yeniden girmesini sağladığını belirterek, "35 yıl önceki dünya, bugünkünden farklı" dedi.

Avrupalı devletlerin bugün güvenlik, refah ve demokrasilerini savunma konusunda sorunlarla mücadele ettiğine dikkati çeken Barrot, Avrupa ekonomilerinin ticaret savaşlarıyla karşı karşıya olduğunu ve demokrasilerinin saldırıya uğradığını vurguladı.

"Bu kadar ciddi bir eylem karşılıksız kalmayacak"
Barrot, bugünkü toplantıda AB'nin karşılaştığı büyük krizleri ele aldıklarını ve bu 3 ülkenin Ukraynalılara desteklerini dile getirdiklerini aktararak, adil ve kalıcı bir barışın koşullarını hazırlamak için askeri ve insani çabalarını koordine etmeye devam ettiklerini aktardı.

Almanya'daki Leipzig-Halle Havalimanı'nda 4 Ağustos'ta patlayıcı düzenek içerdiği değerlendirilen insansız hava aracı (İHA) bulunması nedeniyle bu ülkeyle dayanışmasını dile getiren Barrot, "Avrupa'nın merkezinde ulaşım altyapılarını hedef alan bu kadar ciddi bir eylem karşılıksız kalmayacak ve Almanya'nın bu yönde attığı adımları destekliyoruz." diye konuştu.

Ankara'daki NATO Zirvesi için "tarihi zirve" yorumu
Jean-Noel Barrot, Avrupalıların uluslararası arenada birlik içinde olması gerektiğini vurgulayarak, "Almanya veya Polonya saldırıya uğradığında, saldırıya uğrayan ayrıca Avrupa Birliği'nin kendisidir." değerlendirmesinde bulundu.

NATO'nun geleceğini de görüştüklerini aktaran Barrot, Türkiye'de 7-8 Temmuz'da düzenlenen NATO Zirvesi'ni kastederek, "Tarihi bir zirve olan Ankara Zirvesi'nin izinden giderek, 3 ülkemiz de NATO'nun Avrupalılaşmasının lokomotifleri olmalı." ifadesini kullandı.

Barrot, Ukrayna-Rusya Savaşı bağlamında Avrupa ülkelerinin agresif bir tutum sergilemediğini savunarak, "Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i, sürekli gerilimi tırmandırmaya çalışmakla" suçladı.

Tokat'ta 19 adrese eş zamanlı operasyon: 14 gözaltı

Tokat'ın Niksar ilçesinde jandarma ekiplerince 14 şüpheliye yönelik 19 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda çok sayıda ruhsatsız silah, mühimmat ve kaçak alkol ele geçirildi

03.09.2026 13:50:00
İHA
 
Tokat'ta 19 adrese eş zamanlı operasyon: 14 gözaltı
Tokat'ta 19 adrese eş zamanlı operasyon: 14 gözaltı
Tokat İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, yasa dışı silahlanmanın ve kaçakçılığın önlenmesine yönelik yürüttükleri çalışmalar kapsamında 14 şüpheliyi takibe aldı. Adli makamlardan alınan arama kararının ardından Niksar ilçesindeki 19 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Adreslerde yapılan aramalarda 6 tabanca, 8 kurusıkı tabanca, 1 havalı tabanca, 14 ruhsatsız av tüfeği, bin 294 tabanca mermisi, 21 tabanca şarjörü, 350 av tüfeği kartuşu, 3 kilogram barut, 3 fişek doldurma aparatı, 6 kama ve 3 çakı ele geçirildi.

Aramalarda ayrıca 4 sikke ile 27 litre kaçak alkol bulundu.

Operasyon kapsamında şüpheliler hakkında adli işlem başlatıldı.

Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığı kazaya ilişkin Alsu gemisindeki 9 şüpheli gözaltına alındı

Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığı kazaya ilişkin Alsu gemisindeki 9 şüpheli gözaltına alındı

03.09.2026 12:00:00
AA
 
Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığı kazaya ilişkin Alsu gemisindeki 9 şüpheli gözaltına alındı
Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığı kazaya ilişkin Alsu gemisindeki 9 şüpheli gözaltına alındı
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri'nin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde Kocaeli'den Aliağa'ya seyir halinde olan, rulo sac metal ve inşaat demiri yüklü Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi ile Türk bayraklı Alsu isimli ticari geminin çarpışması sonucu Tuğberk İmamoğlu isimli geminin batması ve gemide bulunan 10 kişilik mürettebata ulaşılamaması üzerine başlatılan soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında, kazaya karışan Alsu gemisinde bulunan 10 kişiden aşçı hariç 9'u hakkında şüpheli işlemi uygulanarak gemide ifadeleri alındı.

Soruşturmanın ve idari tahkikat dosyasının devam etmesi ile geminin güvenliği dikkate alınarak şüphelilerin jandarma eşliğinde gemide muhafaza altına alındığı öğrenildi.

Başsavcılıkça, olayda yer alan kişilerin kusur durumlarının tespit edilmesi için bilirkişi heyeti görevlendirildi. Heyetin hazırlayacağı ön raporun bugün öğle saatlerine kadar Başsavcılığa sunulmasının ardından hangi şüphelilerin adliyeye sevk edileceğinin belirleneceği ve mevcutlu olarak adliyede hazır edilmesi için talimat verileceği belirtildi.

Gemide bulunan şüphelilere yapılan testlerde alkole rastlanmadığı ve ayrıntılı tetkik için şüphelilere kan testi de yapıldığı öğrenildi.

Alsu gemisinin su altında olan kısımlarında dalgıçlar tarafından inceleme yapılacağı bilgisine ulaşıldı.

Ayrıca, şüphelilerin ifadelerinde Tuğberk İmamoğlu gemisindeki 2 ya da 3 mürettebatın gemi batmadan önce güverte kısmında olduğunu beyan ettiği, kurtulduklarına ilişkin herhangi bir delil ve emare olmamakla birlikte vefat etmiş olmaları halinde bu kişilerin naaşlarına ulaşma olasılığının bulunduğu ancak henüz geminin enkazına ulaşılamadığı belirtildi.

Soruşturma
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, saat 03.00 sıralarında Silivri ilçesinin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde Kocaeli'den Aliağa'ya seyir halinde olan, rulo sac metal ve inşaat demiri yüklü Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi ile Türk bayraklı Alsu isimli ticari geminin çarpışması sonucu Tuğberk İmamoğlu isimli geminin battığı ve gemide bulunan 10 kişilik mürettebata ulaşılamadığı ihbarı üzerine Başsavcılıkça derhal soruşturma başlatıldığı belirtilmişti.

Kayıp mürettebata ulaşılması amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon halinde yürütülen arama ve kurtarma çalışmalarının devam ettiği aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verilmişti:

"Olayın meydana geliş şekli ve nedenleri ile varsa sorumluluğu bulunan kişilerin tespit edilerek maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla uzman bilirkişi incelemelerinin yaptırılması, gemilere ait seyir, radar ve haberleşme kayıtları ile olayla ilgili tüm bilgi, belge, görüntü ve diğer delillerin ivedilikle muhafaza altına alınarak toplanması yönünde gerekli talimatlar verilmiştir. Soruşturmanın etkin ve kapsamlı şekilde yürütülmesi amacıyla bir cumhuriyet başsavcı vekili ile iki cumhuriyet savcısı görevlendirilmiş olup adli işlemler titizlikle sürdürülmektedir."

Bu arada, soruşturma kapsamında meydana gelen olaya ilişkin bilirkişi heyeti oluşturulduğu ve alınacak ön rapora istinaden olayda kusuru bulunan kişiler hakkında şüpheli sıfatıyla işlem yapılacağı öğrenilmişti.

Kazayla ilgili idari soruşturma da yürütüldüğü, ifade işlemlerinin yapılacağı bilgisine ulaşılmıştı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) bazı ihalelerine ilişkin soruşturmada 12 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında İBB Satın Alma Dairesi Başkanı Mustafa Sökmen ile Kent Lokantalarından sorumlu şube müdürü de bulunuyor

İBB'nin bazı ihalelerine ilişkin soruşturmada, Satın Alma Dairesi Başkanı Mustafa Sökmen ile Kent Lokantalarından sorumlu şube müdürü de gözaltına alındı. Savcılık, hakkında gözaltı kararı verilen bir kişinin ise yurt dışında olduğunu açıkladı

03.09.2026 11:44:00
Haber Merkezi
 
 İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) bazı ihalelerine ilişkin soruşturmada 12 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında İBB Satın Alma Dairesi Başkanı Mustafa Sökmen ile Kent Lokantalarından sorumlu şube müdürü de bulunuyor
 İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) bazı ihalelerine ilişkin soruşturmada 12 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında İBB Satın Alma Dairesi Başkanı Mustafa Sökmen ile Kent Lokantalarından sorumlu şube müdürü de bulunuyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) bazı ihalelerine ilişkin soruşturmada perşembe günü 12 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında İBB Satın Alma Dairesi Başkanı Mustafa Sökmen ile Kent Lokantalarından sorumlu şube müdürü de bulunuyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13 şüpheli hakkında verdiği gözaltı kararı üzerine operasyonu İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri düzenledi.

Başsavcılık, yurt dışında olduğu belirtilen bir şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğünü bildirdi.

Soruşturmaya ilişkin açıklamada, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği'nin hazırladığı ön inceleme raporu ile bilirkişi raporlarına atıf yapıldı.

Başsavcılık, bu raporlarda İBB Satınalma Müdürlüğü'nün bazı ihalelerinde "ihaleye fesat karıştırıldığı ve kamu zararına neden olunduğu" yönünde tespitler bulunduğunu belirtti.

İBB Başkanlık konutuna materyal alımı işinin de incelemeye konu olan ihaleler arasında yer aldığı kaydedildi.

Savcılık, soruşturmanın "Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulduğu" öne sürülen suç örgütünün eylem ve faaliyetlerine yönelik yürütüldüğünü açıkladı.

Başsavcılık açıklamasında şu ifadeler yer aldı: 
"Cumhuriyet Başsavcılığımızca Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulan suç örgütünün eylem ve faaliyetlerine yönelik olarak yürütülen soruşturmalar kapsamında, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından tanzim olunan Ön İnceleme Raporu ve ayrıca alınan bilirkişi raporları uyarınca, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Satınalma Müdürlüğü tarafından yapılan ve İBB Başkanlık konutuna materyal alımı işi dahil bir kısım ihalelere fesat karıştırıldığı ve kamu zararına neden olunduğuna yönelik tespitlere yer verildiği, bu kapsamda 13 şüpheli şahsa yönelik olarak 03.09.2026 tarihinde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyon ile şüpheliler hakkında gözaltı kararı verilmiş olup, 12 şüpheli şahıs İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince yakalanarak gözaltına alınmış, 1 şüpheli şahıs hakkında ise yurt dışında bulunması nedeniyle yakalama çalışmalarına devam edilmektedir, soruşturmalar titizlikle yürütülmekte olup kamuoyunun bilgisine sunulur"

Seçim öncesi Üsküdar Belediyesi'nde de gözaltılar
Belediye başkanlığı seçiminin cumartesi günü yenileneceği Üsküdar'da da belediyeye yönelik operasyon sürüyor.

Dün gözaltına alınan Üsküdar Belediye Başkan Yardımcıları Amine Cansu Çelik ile Mithat Özdemir'in emniyetteki işlemleri devam ediyor.

Bu sabah ise AK Parti'den CHP'ye geçen belediye meclisi üyesi Ekrem Baki ile Ruhsat ve Denetim Müdürü Burak Aydın'ın gözaltına alındığı belirtildi. Baki'nin, İBB'ye yönelik operasyon kapsamında gözaltına alındığı bildirildi.

Üsküdar Belediye Meclisi 1. Başkan Vekili Ali Aral ile Belediye Başkan Yardımcısı Nihat Doğan ise dün savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Üsküdar'da 5 Ağustos'ta yapılan ve Sinem Dedetaş'ın yerine Sibel Tan Çetinkaya'nın seçildiği oylama, mahkeme kararıyla iptal edilmişti. Seçim cumartesi günü tekrarlanacak.

İBB davasında tutukluluk incelemesi bekleniyor
Öte yandan, görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu yargılandığı 414 sanıklı İBB davasında yargılama sürüyor. Silivri'de görülen davanın 17 Ağustos'ta başlayan ikinci celsesi devam ediyor.

Bugüne kadar 74 duruşmanın tamamlandığı davada, mahkeme heyetinin bugün aylık tutukluluk incelemesini yapması ve tahliyelere ilişkin ara kararını açıklaması bekleniyor.

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek. Tarih ve saat belli oldu

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek. Tarih ve saat belli oldu

02.09.2026 14:23:00
Haber Merkezi
 
 Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek. Tarih ve saat belli oldu
 Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek. Tarih ve saat belli oldu
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek. Tarih ve saat belli oldu.
İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek.

Melih Gökçek ne zaman ifadeye gidecek?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek'in, 4 Eylül Cuma günü saat 16.00'da şüpheli sıfatıyla ifade vermek üzere Başsavcılığa çağrıldığı öğrenildi.

Ne olmuştu? Gökçek hakkında iddialar neler?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarına ilişkin resen soruşturma başlatmıştı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Gökçek hakkında "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Ankara Adliyesi'ne çağırılan Ağırel, savcılığa "tanık" sıfatıyla ifade vermişti. Ağırel, ifadesinin ardından Ankara Adliyesi önünde yaptığı basın açıklamasında soruşturmaya ilişkin, "Ben ilgili belgelere sahip olduğumu ve savcılığa teslim edebileceğimi beyan etmiştim. Dolayısıyla savcılık, tanık sıfatıyla ifademi almak üzere davet etti. Elimdeki tüm belgeleri, bilgileri, hepsini ayrıntılı şekilde anlattım." ifadelerini kullanmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çerçeve yasanın uygulanması için örgütün fiilen silah bırakması, tasfiyesi gerekir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kırgızistan'daki temaslarının ardından yurda dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı

02.09.2026 14:14:00 / Güncelleme: 02.09.2026 14:22:11
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çerçeve yasanın uygulanması için örgütün fiilen silah bırakması, tasfiyesi gerekir
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çerçeve yasanın uygulanması için örgütün fiilen silah bırakması, tasfiyesi gerekir
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kırgızistan'daki temaslarının ardından yurda dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un davetiyle Türkiye'nin, diyalog ortağı olduğu Şanghay İşbirliği Örgütü'nün (ŞİÖ) bu yılki zirvesine şeref konuğu olarak katıldığını hatırlatan Erdoğan, ayrıca liderlerle birlikte 31 Ağustos akşamı 6. Dünya Göçebe Oyunları'nın açılış törenine katıldığını söyledi.

Erdoğan, Kırgız halkının 31 Ağustos Bağımsızlık Günü'nü tebrik ederek, "Kıymetli kardeşim, Sayın Caparov nezdinde ev sahiplikleri için Kırgız halkına en kalbi şükranlarımı sunuyorum." sözlerini sarf etti.

Bundan 30 yıl önce "Şanghay Beşlisi" ismiyle temeli atılan Şanghay İşbirliği Örgütü'nün, zaman içerisinde yaklaşık 30 ülke ve uluslararası kuruluşu bünyesinde toplayan en büyük bölgesel teşkilat haline geldiğini belirten Erdoğan, Teşkilat'ın, Asya Pasifik bölgesi ile Orta Doğu'yu bünyesinde buluşturan yegane bir yapı olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü'nün, toplam 35 trilyon doları bulan bir ekonomik yapıyı ve 4 milyarın üzerinde nüfusu temsil ettiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bizim de sadece Teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz yıllık 150 milyar dolara yaklaşıyor. Türkiye olarak gelişen ekonomimiz ve Doğu ile Batı arasındaki stratejik konumumuz gereği bu büyük ekonomik ve beşeri coğrafyayla ilişkilerimizi artırmanın gayretindeyiz. Esasen 2019 yılında ilan ettiğimiz 'Yeniden Asya' girişimimiz de bu düşüncemizin yansımasıdır. Şanghay İşbirliği Teşkilatı'yla bizi birbirimize yaklaştıran bir diğer önemli husus, paylaştığımız bölgesel sahiplenme kültürüdür. Zirvede yaptığım hitapta bu hususa dikkat çekerken aynı zamanda çok taraflılığı ve işbirliğini esas alan diplomatik yaklaşımımızı anlatma fırsatı buldum. Küresel adalet, istikrar ve sürdürülebilir kalkınmadan ayrı düşünülemeyecek olan iklim değişikliği ile mücadele ve enerji gibi konulardaki çalışmalarımız hakkında bilgi verdim."

Zirve marjında mevkidaşlarıyla da görüştüğünü hatırlatan Erdoğan, "Azerbaycan, Kırgızistan ve Rusya Federasyonu liderleriyle gündemimizdeki konuları ayrıntılı şekilde ele aldık. Ayrıca aralarında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin de yer aldığı muhataplarımla fikir teatisinde bulunduk." bilgisini paylaştı.

Erdoğan, en batıdaki Asyalı ve en doğudaki Avrupalı ülke olarak Türkiye ile aynı değerlere sahip her girişimin doğal parçası olmayı sürdüreceklerini vurgulayarak, "Bilhassa bölgemizde vuku bulan çeşitli çatışma ve krizlerin uluslararası hukuk temelinde diyalog ve diplomasiyle çözümüne yönelik ilkeli tutumumuzu devam ettireceğiz. Bu düşüncelerle ziyaretimizin ülkemiz, milletimiz, bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum." ifadesini kullandı.

"Türkiye'nin büyük fırsatlar barındırdığını artık herkes görüyor"
Bir gazetecinin, "Bişkek Zirvesi'nde alınan kararlar, Türkiye ile Şanghay İşbirliği Teşkilatı arasındaki ekonomik ilişkileri nasıl etkiler? Türkiye'nin, Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile işbirliğini tam bir üyeliğe taşıma ihtimali var mı?" sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:

"Değerli arkadaşlar, öncelikle Bişkek Zirvesi, ülkemizin ekonomik, siyasi ve stratejik seçeneklerini çeşitlendirme iradesinin somut bir göstergesi olmuştur. Türkiye olarak, Şanghay İşbirliği Teşkilatı'na üye ülkelerle ikili düzeyde ticari ve ekonomik ilişkilere sahibiz. Çin'den Orta Asya'ya, Rusya'dan Güney Asya'ya uzanan geniş coğrafyada, Türkiye'nin ticari ve ekonomik açıdan büyük fırsatlar barındırdığını artık herkes görüyor. Teşkilatla ilişkilerimizde çok yönlü dış politika anlayışımızın yansıması olarak son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildi. Türkiye, hem Batı hem de Doğu ile dengeli ilişkiler geliştirebilen, bağlarını da bu ölçüde derinleştirebilen bir ülke. Türkiye'nin bu yaklaşımı, küresel sorunlara işbirliği ve etkin çok taraflılık temelinde çözüm bulma amacını da kuvvetlendiriyor. Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile önümüzdeki süreçte ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınması da bizim açımızdan mümkün. Şunun da altını özellikle çizmek isterim. Türkiye'nin teşkilata üyelik perspektifi, bir bloktan bir kopuş, Batı'ya sırt çevirme anlamına asla gelmez. Hedefimiz, 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zirve kadar dikkat çeken konulardan bir tanesi de Rusya Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin'le görüşmeniz oldu. Zirve marjında yaptığınız görüşme genel anlamda nasıl geçti? Hangi konuları ele aldınız?" sorusu üzerine ise şunları aktardı:

"Sayın Putin ile ikili bir görüşme yaptık. Bu görüşmede de özellikle Rusya-Ukrayna arasındaki gelişmeleri ele alma imkanımız oldu ve çok verimliydi. Çok çok samimi bir havada geçti. Enerjiden ticarete, turizmden yatırımlara kadar birçok alanda Rusya ile önemli bir işbirliğimiz var. Hepsinden öte, milyonlarca Rus turisti ülkemizde ağırlıyoruz. Başka herhangi bir ülkeden böyle bir turist Türkiye'ye gelmiyor. Önceleri biliyorsunuz Almanya da iyi bir konumdaydı. Ama Rusya sonra onları aştı. Türkiye, bölgemizdeki çatışmaların barışçıl noktadaki çözümünde roller üstleniyor. Özellikle Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce barışla neticelenmesi bizim de Sayın Putin'in de beklentisidir. Bir an önce istiyoruz ki, bu bölgede Rusya-Ukrayna arasında bir barış süreci de gerçekleşsin, bölgeye barış egemen olsun. Bu savaşın hem bölgemiz hem dünyamız, hem de taraflar için hayırlı bir sonuç doğurmadığı ortada. Peki bundan Putin memnun mu? Memnun değil. Bir an önce bu işin hayırlısıyla sonuçlanmasını o da bekliyor. Biz barış için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu Sayın Putin'e ifade ettik. Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek. Bunun için de her türlü gayreti göstermeye hazırız."

Mekke Savunma İttifakı
Bir diğer gazetecinin, "İstanbul'da Mekke İttifakı'nın ilk önemli toplantısı gerçekleştirildi. Biz biliyoruz ki bölgedeki bazı ülkeler bu ittifaktan fevkalade rahatsız. Geniş bir coğrafyada barışı inşa etme amacı olan bir savunma işbirliğinden neden bu kadar rahatsızlar?" sorusunu da yanıtlayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"İstanbul'da gerçekleştirilen toplantı çok çok önemli. Bu ittifakın ilk ve somut adımını atmak üzere Strateji, Siyaset ve Askeri Komitesi toplandı. Üç ülkeden Dışişleri Bakanları, Milli Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanları bir araya geldiler. Burada, bir an önce somut adımlar atılması yönündeki yaklaşımımıza binaen, teknik olarak yapılması gereken konuları ortaya koyduk. Bunların başında sekreteryanın kurulması ve işlerlik kazandırılması gerekiyor. Burada askeri ve siyasi konuların ele alınması lazım. Savunma sanayisi, önemli bir işbirliği alanı. Bir de askeri operasyonel işbirliği alanı kapsamında askeri eğitimler, askeri standardizasyon, askeri tehdit, imkan ve kabiliyetlerin paylaşılması bunun gibi teknik konular ele alındı. Bunlar hangi zamanlamayla nasıl hayata geçecek, onun kararları alındı. Bu ittifaka açıktan tepki koyan çok az ülke var, ama gizliden tepki koyan ülkeler de mevcut. Özellikle Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dengesi birçok aktörün açıktan bu ittifakı eleştirmesini zorlaştırıyor. Bu ittifak, bölgemizde istikrar ve güvenlik için kurulmuştur. Biz yolumuza kardeşlerimizle birlikte, güçlenerek devam edeceğiz.

Yunanistan'ın şunu artık anlaması lazım, Türkiye'nin, kimsenin toprağında gözü yoktur ancak kimseye de haklarını çiğnetmez."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan diğer başlıklar şöyle:

Karadeniz'de sivil deniz taşımacılığının güvenliği önemli. Tarafların mücadelesi sivillerin, ticari hayatın güvenliğini ortadan kaldıracak noktaya taşınmalı.

Tahıl krizinin özellikle Afrika kıtasında yeniden baş gösterdiğini görüyoruz. Sorun daha da büyümeden inisiyatif alınmasında fayda var.

F-35
Türkiye'nin programa tekrar dahil olması konusunda görüşmeleri sürdürüyoruz. ABD'deki süreçlerin tamamlanmasıyla mesele geride kalacak.

KAAN'dan, kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirmekten vazgeçmiyoruz. Türkiye'nin seçeneklerini artırıyoruz. İşte güçlü Türkiye'nin yol haritası budur.

Terörsüz Türkiye süreci
Terörsüz Türkiye sürecini bir takvim meselesinden öte hedef meselesi olarak görüyoruz. Elbette devlet olarak yol haritamız, planımız, takvimlendirmemiz var.

Yunanistan, girdiği yanlış yoldan dönmeli, gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmeli. Tarih, ibret alanlar için çok iyi yol göstericidir.

Çerçeve yasa
Uygulanması için örgütün fiilen silah bırakması, tasfiyesi gerekir. Tespit ve teyitlerin nasıl yapılacağı belli, süreç adım adım ilerlemekte.

Milletin kardeşliğini zedeleyen, terörün geçmişte oluşturduğu fay hatlarını yeniden harekete geçirme riski olan yaklaşımları hoş göremeyiz.

İç cepheyi güçlendireceğiz. Farklılıklarımızla Türkiye paydasında kenetleneceğiz. Buna Büyük Türkiye Mutabakatı diyoruz. Ne yaptığımızı bilerek ilerliyoruz.

SDG'nin feshi
Suriye'nin bütün unsurlarıyla bir ve bütün olmasını en çok biz arzu ederiz. Suriye'de sürdürülebilir kalkınma ve kapasite artışı için bu önemlidir.

Bütün bölge için yeni bir dönemin kapısını aralayacağına inanıyorum. Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı."

Silivri açıklarında kaybolan geminin firmasında endişeli bekleyiş

Marmara Denizi Silivri açıklarında gece saatlerinde meydana gelen gemi kazasının ardından irtibatın kesildiği "Tuğberk İmamoğlu" isimli ticari gemi ve 10 kişilik mürettebatı için arama kurtarma çalışmaları sürerken, geminin sahibi İmamoğlu Gemicilik firmasından henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Firma önünde ise endişeli bekleyiş devam ediyor

02.09.2026 11:53:00
İHA
 
Silivri açıklarında kaybolan geminin firmasında endişeli bekleyiş
Silivri açıklarında kaybolan geminin firmasında endişeli bekleyiş
Edinilen bilgiye göre, gece saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarında Türk bayraklı "Tuğberk İmamoğlu" isimli kuru yük gemisi ile "Alsu" isimli tanker çarpıştı. Çarpışmanın ardından "Tuğberk İmamoğlu" isimli gemiyle ve gemide bulunan 10 mürettebatla irtibat kesildi.

Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik ekipleri ile diğer arama kurtarma unsurları, kayıp gemi ve mürettebata ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor. Yetkililer, geminin kısa sürede battığının değerlendirildiğini belirtirken, bölgede denizden ve havadan geniş çaplı arama çalışması yürütülüyor.

Öte yandan, kaybolan geminin sahibi olan İmamoğlu Gemicilik firmasının önünde bekleyiş sürüyor.

Kazanın üzerinden yaklaşık 9 saat geçmesine rağmen şirket tarafından kamuoyuna yönelik herhangi bir açıklama yapılmazken, firma önündeki endişeli bekleyiş devam ediyor.

Silivri açıklarında iki gemi çarpıştı

İstanbul Valiliği, Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığını, bir gemideki 10 personelle irtibat kurulamadığını bildirdi

02.09.2026 08:18:00
AA
 
Silivri açıklarında iki gemi çarpıştı
Silivri açıklarında iki gemi çarpıştı

İstanbul Valiliğinin yaptığı açıklamada, "Saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarının 18 mil güneyinde, Kocaeli'den Aliağa'ya intikal eden Türk bayraklı Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye intikal eden Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpışmıştır." ifadeleri kullanıldı.

Olay yerine Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Komutanlığı'na bağlı çok sayıda deniz unsuru ve sahil güvenlik helikopterinin sevk edildiği belirtilen açıklamada, "Bölgeye intikal eden unsurların yaptığı ilk tespitlere göre Alsu isimli gemide gözle görünür bir hasar bulunmamakta olduğu görülmüştür. Ancak Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi ve gemide bulunan 10 personelle an itibarıyla irtibat kurulamamakta olup, bölgedeki unsurların arama kurtarma çalışmaları devam etmektedir." denildi.
 

Bozcaada'da 69 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'nin Bozcaada ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince lastik bot içinde 24'ü çocuk olmak üzere 69 kaçak göçmen yakalandı

01.09.2026 10:58:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bozcaada'da 69 kaçak göçmen yakalandı
Bozcaada'da 69 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'nin Bozcaada ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince lastik bot içinde 24'ü çocuk olmak üzere 69 kaçak göçmen yakalandı.

Sahil Güvenlik Batı Marmara Grup Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince Bozcaada açıklarında, Sahil Güvenlik Mobil Radarı 'MORAD-7' ve Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından bir grup kaçak göçmen olduğu tespit edildi.

Bölgeye Sahil Güvenlik Botları 'TCSG-23' ve 'KB-57' sevk edildi. Ekipler tarafından hareket halinde durdurulan lastik bot içinde 24'ü çocuk olmak üzere 69 kaçak göçmen yakalandı.

Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.

Beyin sağlığı için 'düzenli hayat' şart


 
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Terzi, "Beyin sağlığı sadece bir güne sığdırılacak bir durum değil. Düzenli uyku, düzenli beslenme alışkanlığı ve düzenli fiziksel aktivitelerle bunu sadece bir güne değil, her güne yaymamız lazım. Her güne yaymış olduğumuz programı da daha anne karnından, bebeklikten başlatmamız lazım ki sağlıklı beyinlerle sağlıklı gelecekleri ortaya koyalım" dedi.

01.09.2026 00:37:00
AA
 
 Beyin sağlığı için 'düzenli hayat' şart
 Beyin sağlığı için 'düzenli hayat' şart

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Terzi, beyin sağlığını olumsuz etkileyen pek çok risk faktörü bulunduğuna dikkati çekti. Terzi, "Bunların başında çevre kirliliği, elektromanyetik alan, tuz ve sigara tüketimi, obezite ve yanlış beslenme alışkanlıkları geliyor. Bununla beraber genetik risk faktörlerimiz var. Anneden, babadan ya da kuşaklardan gelen Alzheimer, MS, Parkinson gibi bir hastalık varsa bu da nörolojik hastalık riskini artırıyor" diye konuştu.

Anne karnında başlıyor

Beyin sağlığının anne karnında başladığına işaret eden Terzi, şöyle devam etti: "Ne kadar iyi bir beynimiz varsa, gelecek beyinlerimiz ve geleceğimiz o kadar iyi olacaktır. O nedenle özellikle çevresel faktörleri ve günlük yaşam aktivitelerini önemsiyoruz. Diyoruz ki daha iyi beslenin. Akdeniz tipi mutfak alışkanlığınız olsun, tuzsuz, az yağlı, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeyi önemsiyoruz. Tuz tüketimini azaltmak, sigara ve alkol gibi beyin sağlığını olumsuz etkileyecek unsurlardan uzak durmak, özellikle gün içinde daha az ekran maruziyeti, en azından kapalı ortamlarda, akşam evimizde uyurken Wi-Fi, telefon gibi bu elektromanyetik alanlardan uzak durmak beyin sağlığı açısından önemli. Anne karnından itibaren bunlara dikkat etmek, bebek dünyaya geldikten sonra bunu önemseyerek devam ettirmek lazım."

Terzi, fiziksel aktivitenin de beyin sağlığı için oldukça faydalı olduğunu dile getirerek, "Haftada en az 2-3 gün yürüyüş ve egzersiz yapmak, kilo almamak, obeziteden uzak durmaya çalışmak çok önemli. Bu, beyin damar tıkanıklıkları, beyin kanamaları gibi risk faktörlerinin azaltılması açısından oldukça önemli. Tansiyon, diyabet gibi kontrol altına alınması gereken risk faktörlerimiz var. Bunlar beyin sağlığı açısından zararlı. O nedenle nörolojik hastalık dışında başka bir hastalığımız varsa bunların da kontrol altına alınması lazım" diye konuştu.

Prof. Dr. Terzi, "Beyin sağlığı sadece bir güne sığdırılacak bir durum değil. Düzenli uyku, düzenli beslenme alışkanlığı ve düzenli fiziksel aktivitelerle bunu sadece bir güne değil, her güne yaymamız lazım. Her güne yaymış olduğumuz programı da daha anne karnından, bebeklikten başlatmamız lazım ki sağlıklı beyinlerle sağlıklı gelecekleri ortaya koyalım. Onun için diyoruz ki beyin sağlığınızı önemsiyoruz. Beynimize iyi bakalım. Bununla ilgili herhangi bir problem hissediyorsak, baş ağrısı, nöbet, yürüme güçlüğü, görme kaybı gibi şikayetler var ise nöroloji kliniklerine mutlaka gidilmelidir."

Yeni adli yıl 'soru'larla başlıyor

 
Yargıda toplu izin kullanımı anlamına gelen adli tatil dün sona erdi. Başta İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik dava süreci olmak üzere çok sayıda kritik dosya gündemde yer alıyor. Yeni adli yılın en büyük sorusu ise 'adalet tecelli edecek' mi?

01.09.2026 00:06:00
Haber Merkezi
 
Yeni adli yıl 'soru'larla başlıyor
Yeni adli yıl 'soru'larla başlıyor

Yargıda toplu izin kullanımı anlamına gelen ve 20 Temmuz'da başlayan adli tatil dün sona erdi. 2026-2027 adli yılı 1 Eylül'de başlıyor. Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğinin genelgesiyle 20 Temmuz'da başlayan adli tatil boyunca, adliyelerde görev yapan nöbetçi mahkemeler, tutuklusu olan ve acil nitelik taşıyan davalara baktı. Diğer davalara ise yeni adli yıla kadar ara verildi. Yüksek yargı organları Danıştay ve Yargıtay'da da bu süreçte nöbetçi heyetler görev yaptı. Anayasa Mahkemesi ise adli tatil kapsamında yer almadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan açılışta yer almayacak

Yeni adli yıl, bugün Yargıtay'daki İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu'nda düzenlenecek törenle başlayacak. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan da programda konuşma yapacak. Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'ne katılmak üzere Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış töreninde yer alamayacak.

Çok sayıda önemli dava var

Yeni adli yılın başlamasıyla kamuoyunca önemli görülen davaların görülmesine devam edilecek. Bu kapsamda, 3 Eylül'de Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinaf mahkemesinin bozma kararının ardından 76 sanığın yargılandığı davaya devam edilecek.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de bulunduğu şüpheliler hakkında başlatılan "rüşvet" soruşturmasında, 27 şüpheli tutuklanmıştı. Yeni nesil suç örgütlerine yönelik çok sayıda soruşturma ve Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında da "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarına ilişkin tahkikat başlatılmıştı.
İstanbul'da ise başta İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik yargı süreci olmak üzere çok sayıda kritik dosyanın yeni adli yılda karara bağlanması bekleniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.