logo
03 EYLÜL 2026

Tarih bize ne söyleyecek?

03.09.2026 00:00:00
 
Bir dönemin sonuna geldiğimizde geriye dönüp bakmak kolaydır.

Taşlar yerine oturmuştur. Kim kazanmış, kim kaybetmiş daha net görünür.

Bugün ise henüz o noktada değiliz. Ortadoğu'da taşlar hâlâ yer değiştiriyor.

Mekke'de yeni bir güvenlik anlayışı ortaya çıkıyor.

Suriye yeniden merkezileşiyor.

SDG'nin bağımsız askerî yapısı sona eriyor.

ABD'nin bölgedeki eski hesapları değişiyor.

Türkiye'nin bölgesel ağırlığı yeniden şekilleniyor.

Bunların her biri kendi başına önemli.

Fakat asıl mesele, bu gelişmelerin sonunda nasıl bir Ortadoğu ortaya çıkacağıdır.

Çünkü yeni bir düzen kurulurken sadece güç dengeleri değişmez.

Devletlerin birbirleriyle kurduğu ilişkiler de değişir.

Bugüne kadar Ortadoğu'da güvenlik çoğu zaman bir ülkenin kazancının diğerinin kaybı üzerinden kuruldu.

Bir ülkenin güçlenmesi başka bir ülkeyi endişelendirdi.

Bir devlet zayıfladığında başka güçler ortaya çıktı.

Boşluklar silahlı yapılar tarafından dolduruldu.

Sonra o yapıları ortadan kaldırmak için yeni savaşlar başladı.

Suriye'nin hikâyesi bunun en ağır örneklerinden biridir.

İşte Türkiye'nin önündeki tarihî tercih burada ortaya çıkıyor.

Türkiye isterse bütün bu gelişmeleri yalnızca kendi güvenliği açısından okuyabilir: Sınırlarını korur. Tehditleri uzaklaştırır. Müttefiklerini güçlendirir.

Bunların hepsi devlet aklı açısından anlaşılabilir.

Fakat Türkiye'nin bundan daha büyük bir imkânı vardır:

Güvenliği sadece kendisi için değil, bölge için de üretmek.

Mekke Anlaşması'nın gerçek anlamı burada ortaya çıkabilir.

Suriye'nin yeniden yapılanmasının gerçek başarısı da burada ölçülebilir.

Eğer yeni ittifaklar yeni savaşların cephelerini oluşturursa, eski Ortadoğu sadece başka isimlerle yaşamaya devam eder.

Ama bölge ülkeleri birbirlerinin güvenliğini tehdit etmek yerine birbirlerinin güvenliğini güçlendiren bir düzen kurabilirse, o zaman gerçekten yeni bir dönem başlamış olur.

Türkiye'nin burada oynayabileceği rol küçümsenmemeli.

Çünkü Türkiye'nin en büyük avantajı yalnızca askerî gücü değildir.

Konuşabilme kabiliyetidir.

Farklı dünyalarla aynı anda temas kurabilmesidir.

Bu yüzden Türkiye'nin hedefi yeni bir blokun patronu olmak değil, blokların birbirine savaş açmasını önleyecek bir denge kurmak olmalıdır.

Çünkü büyük devlet olmak, sadece güçlü bir orduya sahip olmak değildir.

Asıl büyüklük, sahip olduğun gücü hangi amaç için kullandığındadır.

Bugün kesin hüküm vermiyoruz.

Sadece taşları yan yana koyuyoruz.

Mekke Anlaşması'nı görüyoruz.

SDG'nin sona erişini görüyoruz.

Suriye'nin yeniden yapılanmasını görüyoruz.

Bölgesel ittifakların değiştiğini görüyoruz.

Ve bütün bunların ortasında Türkiye'nin giderek daha önemli bir konuma geldiğini görüyoruz.

Belki yıllar sonra bu günlere yeniden bakıldığında, bugün birbirinden bağımsız görünen bu gelişmelerin aslında büyük bir dönüşümün parçaları olduğu çok daha açık anlaşılacak.

Belki bazı öngörülerimiz doğru çıkacak, bazıları çıkmayacak.

Ama tarih zaten böyle yazılır.

Önemli olan yalnızca sonucu bilmek değil, sonuç ortaya çıkmadan önce işaretleri okuyabilmektir.

İşte bizim yapmaya çalıştığımız budur.

Perdenin arkasında kesin olarak ne olduğunu bildiğimizi iddia etmiyoruz.

Ama perdenin önündeki gelişmeleri birbirinden koparmadan okumaya çalışıyoruz.

Çünkü bazen bir anlaşma yalnızca bir anlaşma değildir.

Bir örgütün feshi yalnızca bir örgütün sonu değildir.

Bir ülkenin yeniden yapılanması yalnızca o ülkenin meselesi değildir.

Bazen bütün bunlar, yaklaşan büyük değişimin küçük işaretleridir.

Şimdi zaman konuşacak. Tarih haklı olanı da yanılanı da ortaya çıkaracak.

Ama yıllar sonra bu günlere dönüp baktığımızda sorulacak asıl soru belki de şu olacak:

Ortadoğu yeniden şekillenirken Türkiye sadece kendisini koruyan bir ülke mi oldu, yoksa yeni bir barış düzeninin kurulmasına öncülük eden ülke mi?

İşte bunun cevabı henüz yazılmadı.

Ve belki de en güzel tarafı şu: Tarih henüz son sözünü söylemedi.

Vesselam…

 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.