logo
23 ŞUBAT 2026


Fransa'da hükümet krizi, Barnier hükümeti düştü

Fransa'da muhalif solcu ve aşırı sağcı milletvekilleri Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un 3 ay önce atadığı Michel Barnier'nin merkez sağcı azınlık hükümetinin güvenoyu alamayarak düşmesini memnuniyetle karşıladı.

05.12.2024 09:51:00
Anadolu Ajansı
Fransa'da hükümet krizi, Barnier hükümeti düştü
Fransa'da hükümet krizi, Barnier hükümeti düştü

Barnier hükümeti, 574 milletvekilinin olduğu Mecliste 331 milletvekilinin gensoru önergesine destek vermesinin ardından düştü.

"24 saat içinde Barnier'nin yerine başbakan atamak istediğini" dile getiren Macron'un 5 Aralık'ta yerel saat ile 20.00'de halka sesleneceği bildirildi.

"Ülkedeki kaostan Macron sorumlu"

Hükümete karşı gensoru önergesi veren solcu Yeni Halk Cephesi (NFP) ittifakının ana ortaklarından aşırı solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Partisi Grup Başkanvekili Mathilde Panot, Barnier hükümetinin düşmesinin hemen ardından Mecliste basına açıklamalarda bulundu.

Panot, "Barnier hükümeti ve onun şiddetli (2025) bütçesi sonunda düştü. Bu hükümetin ilk gününden itibaren, çok basit bir nedenden ötürü düşeceğini biliyorduk; bu hükümet, Fransızların 7 Temmuz'daki oyuna karşı yapılan bir provokasyondu." ifadelerini kullandı.

Barnier hükümetini düşürerek, Fransız halkının oyuna ve egemenliğine sahip çıktıklarını savunan Panot, "Bizim gensoru önergemiz, Boyun Eğmeyen Fransa ve Yeni Halk Cephesi'nin gensoru önergesiyle bu hükümet düşürüldü. Her zamanki gibi hiçbir şeye yaramayan (aşırı sağcı) Ulusal Birlik'in önergesiyle değil." dedi.

Panot, RN Partisinin, solculara hükümeti düşürebilmek için iki ay kaybettirdiğini savunarak, solcuların ekimde Barnier hükümetine karşı verdikleri gensoru önergesini aşırı sağcıların desteklemediğini hatırlattı.

Barnier hükümetinin "meşru" olmadığını söyleyen Panot, ülkedeki kaostan Cumhurbaşkanı Macron'u sorumlu tuttu.

"Bu çıkmazı aşmak için geriye kalan tek çare, erken cumhurbaşkanlığı seçimleri"

Panot, Macron'un ülkenin yönetiminden gitmesini isteyerek, şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanı'nın oluşturduğu öyle bir siyasi kriz anın içindeyiz ki, bu çıkmazı aşmak için geriye kalan tek çare, erken cumhurbaşkanlığı seçimleri; halkın sandıkla ortak kaderimizin yolunu yeniden belirlemesi."

LFI'nın kurucu lideri Jean-Luc Melenchon ise X hesabından yaptığı paylaşımda, "kaçınılmaz" gensoru önergesinin gerçekleştiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı'nın görev süresinin 2027'de dolacak olmasına işaret eden Melenchon, Macron'un 3 yıl dayanamayacağını kaydetti.

Sosyalistlerden Macron'a solcu bir başbakan ataması çağrısı

Son seçimlerde oylarını artıran solcu NFP ittifakının en büyük ikinci ortağı Sosyalist Partisi (PS) Genel Sekreteri Olivier Faure, merkez sağcı Barnier hükümetinin düşmesinin ardından France 2 kanalına yaptığı konuşmada Macron'a seslendi.

Macron'a haziran ve temmuz ayında yapılan iki turlu genel seçimlerin galibi solcu ittifaktan bir başbakan ataması çağrısı yapan Faure, "Fransızların sesinin duyulmasını" istedi.

Aşırı sağcılar: Hükümeti düşürerek "Fransızları koruduk"

Marine Le Pen, gensoru önergesinin sonuçlanmasının ardından TF1 kanalına yaptığı konuşmada, "Bugün yaptığımız seçim Fransızları korumak için." dedi.

Le Pen kendi partisinin de destek verdiği gensoru önergesinin ardından hükümetin düşmesinin bir "zafer" olmadığını ve "gönül rahatlığı" yaşamadıklarını dile getirerek, "Başka bir çözüm yoktu." ifadelerini kullandı.

Aşırı sağcı lider Le Pen, gelecek yeni başbakanın herkes için kabul edilebilir bir bütçe oluşturması için çalışmasını istediklerini dile getirdi.

Le Pen, ülkenin içinde bulunduğu mevcut durumundan Macron'u sorumlu tutarken, şu ifadeleri kullandı:

"Emmanuel Macron'dan istifa etmesini talep etmiyorum. Bir zaman gelecek ve eğer seçmenlere ve seçimlere saygı duyma yolu tutulmaz ise Cumhurbaşkanı'nın üzerindeki baskı giderek artacak. (İstifa) Kararı son olarak ona ait. Son sözü o söyleyecek."

Barnier'nin siyasi ailesi hükümetin düşmesine "üzgün"

Paris'in de içinde bulunduğu Ile-de-France Bölgesinin merkez sağcı Başkanı, Barnier'nin partisinden Valerie Pecresse, hükümetin düşmesine ilişkin X hesabından yaptığı paylaşımda "Fransa için üzücü bir gün" dedi.

Fransa'da merkez sağcı Barnier hükümeti ve Meclisteki ana muhalefet partileri 2025 Bütçesi ve 2025 sağlık sigortası bütçesi üzerinde uzlaşamadı.

Barnier, 2 Aralık'ta 2025 sağlık sigortası bütçesini Mecliste oylama yapılmadan geçirmesini sağlayan Anayasa'nın 49. maddesinin 3. fıkrasını devreye koymuştu.  

Başbakan'ın bu adımına tepki gösteren NFP ittifakı ve aşırı sağcılar, 3 aylık hükümete karşı gensoru önergesi sunmuştu.  

Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi

Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi.

23.02.2026 13:00:00
Ahmet Turan Yiğit
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum'dan, yeni anayasa, umut hakkı ve Öcalan Tartışmaları konusunda çok sert çıkış geldi. Anayasa değişikliği tartışmaları, AYM ve AİHM kararları, "umut hakkı" meselesi ve Abdullah Öcalan üzerinden yürüyen siyasi süreci masaya yatıran Süheyl Batum, iktidarın yeni anayasa söylemini sert sözlerle eleştiriyor ve şu soruyu soruyor: "Anayasaya uyulması için anayasa mı değiştirilir?"
Yeni anayasa tartışmasının arka planı, AYM ve AİHM kararlarına uyma meselesi, "Umut hakkı" nedir, kimi kapsar? Abdullah Öcalan bu haktan yararlanabilir mi? Can Atalay kararı ve Meclis tartışması, çok kimlikli anayasa ve federasyon iddiaları ile "Osmanlı sistemi" benzetmesi ne anlama geliyor? konularını elealan Batum, umut hakkının teknik anlamını açıklarken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına da dikkat çekiyor ve ağırlaştırılmış müebbet cezalarında tahliye umudunun hukukî çerçevesini anlatıyor.

Prof. Dr. Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı

Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı. İSKİ’nin verilerine göre kent genelindeki baraj doluluk oranı yüzde 43,14’e ulaştı

23.02.2026 12:58:00
İHA
Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı
Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı
İstanbul'daki barajlarda su seviyesi yükselmeye devam ediyor. İSKİ'nin Şubat 2026 verilerine göre kent genelindeki baraj doluluk oranı yüzde 43,14'e ulaştı.  

İSKİ verilerine göre, Aralık 2025'te yüzde 18,54 olan doluluk oranı Ocak 2026'da yüzde 28,24'e yükselirken, Şubat ayında yüzde 43,14 olarak ölçüldü. Şubat 2026 verilerine göre İstanbul'da en düşük doluluk oranı yüzde 26,98 ile Sazlıdere Barajı'nda kaydedilirken, en yüksek doluluk oranı ise yüzde 90,21 ile Elmalı Barajı'nda ölçüldü.

Kentin önemli su kaynaklarından biri olan Ömerli Barajı'nda ise Şubat ayı doluluk oranı yüzde 59,23 olarak belirlendi. Yağışların etkisiyle su seviyesi yükselen baraj havadan görüntülendi.

Meriç Nehri taştı, ovalar su altında kaldı

Edirne'de son günlerde etkili olan yağışlar ve Bulgaristan'daki barajlardan bırakılan sular nedeniyle nehirlerde debi artışı sürüyor. Özellikle Meriç Nehri'nde su seviyesi yükselmeye devam ediyor

23.02.2026 12:41:00 / Güncelleme: 23.02.2026 12:46:29
İHA
Meriç Nehri taştı, ovalar su altında kaldı
Meriç Nehri taştı, ovalar su altında kaldı
Meriç ve Tunca nehirlerinde su seviyeleri alarm düzeyinde seyrederken, kentte bazı bölgelerde yaşanan taşkın sonrası özellikle nehir kenarları ve köprü mevkilerinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Acil Durum ve Afet Yönetim Başkanlığı (AFAD) ekipleri köprü başlarında görev yaparken, riskli alanlarda yaya ve araç trafiği geçici olarak durduruldu. Çevre illerden itfaiye ve arama kurtarma ekipleri de bölgeye sevk edildi.



Taşkın sebebiyle Sarayiçi'ne ulaşımı sağlayan tarihi köprüler ulaşıma kapatıldı. İpsala Ovası'nda ise suyun geniş bir alana yayıldığı bildirildi.



Son edinilen bilgilere göre, hayvanlarını kurtarmak için bölgeye giden 3 kişi mahsur kaldı. AFAD ekipleri botla kurtarma çalışması başlattı. Meriç Nehri'nde su seviyesi artışını sürdürürken, bölgedeki gelişmeler yakından takip ediliyor.

Van ve Hakkari'de yarım tona yakın uyuşturucu madde ele geçirildi

Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçıları ve satıcılarına yönelik Jandarma Genel Komutanlığınca düzenlenen operasyonlarda 406 kg uyuşturucu madde ele geçirildiği belirtildi

23.02.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
Van ve Hakkari'de yarım tona yakın uyuşturucu madde ele geçirildi
Van ve Hakkari'de yarım tona yakın uyuşturucu madde ele geçirildi
Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçıları ve satıcılarına yönelik Jandarma Genel Komutanlığınca düzenlenen operasyonlarda 406 kg uyuşturucu madde ele geçirildiği belirtildi.

Uyuşturucuyla mücadele aralıksız sürerken, İçişleri Bakanlığı Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçıları ve satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 406 kilogram uyuşturucu madde ve 2 bin 540 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini duyurdu.

İçişleri Bakanlığı konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

"Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçıları ve satıcılarına yönelik Jandarma Genel Komutanlığı tarafından düzenlenen operasyonlarda 406 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. Van, Gevaş, Çaldıran, Başkale ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde, Van ve Hakkari İl Jandarma Komutanlıkları tarafından yapılan istihbari çalışmalar kapsamında düzenlenen operasyonlarda, 271 kilogram metamfetamin, 96 kilogram skunk, 39 kilogram esrar olmak üzere toplam 406 kilogram uyuşturucu madde ile 2 bin 540 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.

Uyuşturucu imalatçısından, satıcısına kadar uyuşturucu ile mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Cumhuriyet Başsavcılıklarımız, Van ve Hakkari İl Jandarma Komutanlıklarımız ile emeği geçenleri tebrik ediyoruz."

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 16'ncı duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 16'ncı duruşması başladı

 

23.02.2026 10:54:00
Anadolu Ajansı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 16'ncı duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 16'ncı duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.

Duruşmada, sanıkların yakınları ile bazı CHP'li yöneticiler ve partililer izleyici olarak yer aldı.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Duruşma, tutuksuz sanık Harun Tuzcu'nun savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı sanık Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı sanık Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı sanık Zeydan Karalar ile görevinden uzaklaştırılan ve hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı sanık Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan kazandığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor. 

"Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi

"Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi

22.02.2026 00:10:00
Ahmet Turan Yiğit
 "Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi
 "Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi
Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Süheyl Batum, "mutlak butlan" iddiaları ve Cumhuriyet Halk Partisi içindeki olası gelişmelere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Akın Gürlek Mutlak Butlan için mi Adalet Bakanı oldu? CHP'ye Kılıçdaroğlu operasyonu mu geliyor? gibi sorulara yanıt veren Prof. Dr. Süheyl Batum, Türkiye'de "mutlak butlan" kararının hukuken mümkün olup olmadığını, mahkemeler ve seçim süreçleri üzerinden yaşanan tartışmaları,
olası bir yargı kararının CHP yönetimini nasıl etkileyebileceğini, böyle bir kararın Türkiye'de seçim güvenliği ve hukuk devleti açısından ne anlama geleceğini değerlendirdi.
Batum, olası bir butlan kararının sadece parti içi dengeleri değil, seçim sistemine duyulan güveni de etkileyebileceğini ifade etti.

Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

"PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı

"PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı

22.02.2026 00:06:00
Ahmet Turan Yiğit
 "PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı
 "PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı
"PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı.
Yücetürk, "Türkiye'de bir demokrasi sorunu var. Hukuk sorunu var. Evet doğru ve bunun uygulanma problemi var. Yani anayasada, yasalarda aslında çok büyük bir eksiklik yok. Yani çokça
eleştirilen o darbe anayasasında bile birçok demokratik hak ve özgürlük orada düzenlenmiş. Ama siz buna uymazsanız, uygulamada bunlara uymazsanız, o zaman ortaya bir demokrasi meselesi çıkıyor. Yani kayyum uygulamasını, aslında daha önceden şöyle bir uygulama vardı Türkiye'de. Bir
belediye başkanı suç işlerse eğer bu suç görevden el çektirilmesini gerektiren yoğunlukta, açık delilleri olan bir suçsa o kişi yerine belediye meclislerinden seçimle birileri geliyordu. Ne
yaptılar bunu? kaldırdılar. İşte terör kapsamındaki belediye başkanlarının görevden alınması halinde
oraya kayyum atadılar. Peki ne yaptılar? Bunu 2014'ten sonra kalıcılaştırdılar" dedi.

Hukukçu Bülent Yücetürk'ün konuşmasını izleyin:

Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış

Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu

21.02.2026 22:47:00
Ahmet Turan Yiğit
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu.
Toker, "Türk milleti buna itiraz eder dediğimiz, diyebileceğimiz her şeyi yaptılar. Şu anda da Erdoğan tabii ilk safhalarda hiç topa girmedi. Bahçeli'yi kullandı. Evet. Süreçte mesafe koydu bu konuya. Ama bir sene içinde inanılmaz bir toplum mühendisliği yapıldı. Örneklerini verelim. Bunu yavaş yavaş alıştıra alıştıra yapıyorlar. Bakmayın siz hani işte umut hakkı verilirse PKK'lıları af çıkarsa kıyamet kopar. Türk milleti bunu kabul etmez falan filan. Ben de söylüyorum ama aslında
kazın ayağı öyle değil. Adamların elinde öyle bir toplum mühendisliği imkanı var ki, algı yönetimi kaynakları var ki, yani buna şaşırmayın. yarın bir gün Türkiye'de kıyamet kopar dediğimiz her şeyi
yapabilirler" dedi.

Cem Toker'in konuşmasını izleyin:

Ramazan kolilerindeki hilelere dikkat!


 
 
Ramazan ayının gelmesiyle birlikte satışa sunulan gıda kolilerinde, ürünlerin nitelikleri ve son kullanma tarihlerine dikkat edilmesi gerekiyor.
 

21.02.2026 11:21:00
AA
Ramazan kolilerindeki hilelere dikkat!
Ramazan kolilerindeki hilelere dikkat!

Vatandaşlar, mübarek Ramazan ayı nedeniyle iftar ve sahur alışverişlerini sürdürüyor. Bu dönemde çeşitli gıda ürünlerinin yer aldığı Ramazan kolileri de rağbet görüyor. Pek çok market ve e-ticaret platformu Ramazan paketlerini çeşitli kampanyalarla satmaya başlarken, ürünlerin fiyatları da paket içeriğine göre değişiklik gösteriyor. Paketlerde, meşrubat, makarna, bakliyat ürünleri, salça, sıvı yağ, çay ve şeker gibi temel gıda maddeleri yer alıyor. Kimi paketlerde sucuk, kaşar peyniri, kavurma, hurma, zeytin, helva ve reçel gibi iftariyelikler de bulunuyor. Şirketler çalışanlarına, hayır kurumları da ihtiyaç sahiplerine dağıtmak için de bu kolileri tercih ediyor.

Stok eritme amacı olmamalı

Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Ergün Kılıç, Ramazan ayının, paylaşmanın ve dayanışmanın en güçlü şekilde yaşandığı bir dönem olduğuna işaret etti. Bu dönemde yapılan her yardımın, güvenli ve nitelikli olması gerektiğini belirten Kılıç, yardım ve Ramazan kolilerinin, stok eritme ya da fırsatçılık aracı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Kılıç, yardım yapan duyarlı insanların, gıda kolilerine kendi sofralarına koymayacakları ürünleri yerleştirmek istemeyeceklerini ifade ederek, "Son kullanma tarihi geçmiş, ambalajı yırtılmış, etiketi bulunmayan ya da sağlığa uygun olmayan ürünler yardım değildir. Bu tür ürünler, insanların sağlıklı gıdaya ulaşma hakkını ihlal eder. Yardım, dikkat ve vicdanla yapılır, ihmal ve denetimsizlikle değil" diye konuştu.

Yardım alan da kontrol etsin

Yardım alan vatandaşların da bu gıda ürünlerini kontrol etmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, herkesin aldığı ürünlerin son kullanma tarihine bakması, bozuk, şüpheli ya da sağlığa uygun olmayan gıdaları ayırarak kesinlikle tüketmemesi gerektiğini söyledi. Kılıç, Ramazan ayını fırsata çevirmek isteyen kişi ya da işletmelere imkan verilmemesi gerektiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Merhamet duygusuyla yardım etmek isteyen yurttaşların iyi niyeti, rant odaklı anlayışlara teslim edilmemelidir. Ramazan, kazanç değil, vicdan ayıdır, bu nedenle dayanışma, denetimle ve sorumlulukla korunmalıdır. Yapılan denetimler, etkin, sürekli ve caydırıcı şekilde yürütülmelidir. Gıda güvenliğinin yalnızca bir mevzuat konusu değil, doğrudan yaşam hakkı meselesi olduğu unutulmamalıdır. Ramazan ayında ve yılın her gününde sağlıklı gıdaya erişim, insan onuruna yakışır yaşam ve adil bir piyasa düzeni için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."

Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Aziz Koçal da Ramazan kolisi hazırlarken ürün kalitesine dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizerek, "Gramaj ve içerik listesi yazılı olarak belirlenmeli, koli hazırlatanlar, içinde bulunmasını istediği ürünler ile ilgili detaylı listeyi paketi hazırlayan firmalara vermeli" diye konuştu. Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili İbrahim Güllü de Ramazan alışverişi yaparken tüketicilerin, bütçesini koruması, israfı önlemesi, sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşmasının önem taşıdığını belirterek, tüketicilere, gıda harcamalarında "marketfiyati.org.tr" sitesinden fiyat karşılaştırması yapması tavsiyesinde bulundu.

5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı

Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Adana, Balıkesir, Nevşehir, Çanakkale ve Bursa'da, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen narkotik operasyonlarında 346 şüpheli yakalandı

21.02.2026 11:03:00
İhlas Haber Ajansı
5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı
5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı
Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Adana, Balıkesir, Nevşehir, Çanakkale ve Bursa'da, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen narkotik operasyonlarında 346 şüpheli yakalandı.

Operasyonlar; 108 Asayiş Timi ve 14 Komando Timi olmak üzere toplam 635 Jandarma personeli ve 13 özel eğitimli narkotik arama köpeği ile birlikte 93 adrese yönelik düzenlendi.



Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında; saha araştırmaları, analiz ve takip faaliyetleri büyük bir titizlikle gerçekleştirildi. Şüpheliler teknik ve fiziki takiple izlendi. Suç faaliyetleri tek tek delillendirildi.

Düzenlenen operasyonlarda; 83 bin 625 adet uyuşturucu hap, 11 kg çeşitli uyuşturucu madde, çok sayıda ruhsatsız tabanca, av tüfeği, uyuşturucu kullanma aparatı ve hassas terazi ele geçirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.