logo
01 MAYIS 2026

G20'de serbest ticaret konuşulacak

G20'nin Osaka’da gerçekleşecek liderler zirvesinde, dünya liderleri, ABD'nin agresif tutumlarından kaynaklanan eylemlerine karşı 'ticareti daha da serbestleştirme' görüşünü masaya getirecekler

15.06.2019 00:00:00
G20'de serbest ticaret konuşulacak
G20'de serbest ticaret konuşulacak

Dünyanın en büyük 20 ekonomisini bir araya getiren G20'nin Japonya/Osaka'da gerçekleşecek liderler zirvesinde, küresel ticarette korumacılığın artması, istihdam, küresel verinin yönetişimi, kalkınma için altyapı, küresel sağlık, iklim değişikliği, yaşlanan nüfus ve küresel ekonomik dengesizlikler, dijital ekonominin vergilendirilmesi ve ticaret ve jeopolitik gerilimler gündeme gelecek. Dünya liderleri, küresel ticaret ihtilaflarını çözmeye çalışarak, "ticareti daha da serbestleştirme" görüşünü masaya getirecek.


Küresel ekonomik sorunların çözümünde önemli platformlardan biri sayılan G20 Liderler Zirvesi, 28-29 Haziran'da Japonya'nın Osaka şehrinde yapılacak. G20 Dönem Başkanlığı'nı 1 Aralık 2018'de Arjantin'den alarak küresel sorunlar konusunda çalışmaya başlayan Japonya, "küresel ekonomi, ticaret ve yatırım, inovasyon, çevre ve enerji, istihdam, kadının güçlendirilmesi, kalkınma ve sağlık" gibi 8 ana başlık altında gündemler hazırlayarak, dünyanın büyük ekonomilerini ağırlamaya hazırlanıyor.


Japonya'nın hedefleri var


Küresel verinin yönetimi konusunda G20 Osaka Zirvesi'nin dönüm noktası olmasını isteyen Japonya, zirvede "küresel veri yönetişiminde" ciddi adımların atılarak küresel ticaret savaşlarını konusunda ortamın değişmesini hedefliyor. Japonya, verinin özel mülkiyete mi yoksa kamu mülkiyetine mi tabi olması, veri akımlarının serbestliği ve dijital vergi politikalarının tasarımının masaya yatırılmasını planlarken, Japon bilim insanları tarafından önerilen bilgi toplumundan süper akıllı topluma geçişi ifade eden Toplum 5,0'ın tartışılmasını da bekliyor.


AA

İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı

Ankara'nın Çankaya ilçesinde kontrolden çıkan kamyonetin altında kalan 2 işçi hayatını kaybetti

01.05.2026 18:10:00 / Güncelleme: 01.05.2026 18:12:02
AA
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
Kırkkonaklar Mahallesi Şemsettin Günaltay Caddesi'nde seyir halindeki özel su firmasına ait 07 FHF 37 plakalı kamyonet, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı.

Yokuş aşağı hızla ilerleyen aracın sürücüsü, iddiaya göre kamyonet hareket halindeyken araçtan aşağı atladı.

Kamyonet, o sırada kanalizasyon hattında Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) adına çalışma yaptığı belirtilen taşeron firma personeli Bayram Demirhan ve Kadir Ortataş'a çarptı.

İşçileri altına alan kamyonet, park halindeki araçlara çarparak durabildi.

İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Demirhan ve Ortataş'ın olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

Polis, kazayla ilgili inceleme başlatırken, sürücü gözaltına alındı.

1 Mayıs'a gözaltılar damga vurdu

İstanbul'da 1 Mayıs'ta Taksim'e yürümek isteyen gruplara polis müdahalesi sonucu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Gözaltı sayısı İstanbul Valiliği tarafından 575 olarak ifade edilirken, Kadıköy ve Kartal'daki izinli kutlamalar sorunsuz tamamlandı

01.05.2026 16:55:00 / Güncelleme: 01.05.2026 18:40:25
Haber Merkezi
1 Mayıs'a gözaltılar damga vurdu
1 Mayıs'a gözaltılar damga vurdu
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Türkiye'de, özellikle İstanbul'da yoğun güvenlik önlemleri altında kutlandı. Resmi izin verilen Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'ndaki mitinglere on binlerce kişi katıldı. Ancak Taksim Meydanı'na çıkmak isteyen gruplara polis müdahalesi sonucu yüzlerce kişi gözaltına alındı.

1 Mayıs öncesi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, "eylem yapma ihtimali" gerekçesiyle 62 kişi hakkında gözaltı kararı çıkardı. 28-29 Nisan'da düzenlenen eş zamanlı ev baskınlarında 39 kişi gözaltına alındı. Aramalarda dijital materyal ve dokümanlara el konuldu. Gözaltına alınanlar arasında sendika yöneticileri, öğrenci grupları, sol örgüt üyeleri ve gazeteciler yer aldı.

1 Mayıs günü yaşananlar

İstanbul Valiliği, Beyoğlu, Şişli, Fatih ve Beşiktaş'ta her türlü izinsiz gösteri, yürüyüş ve toplanmayı yasakladı. Taksim çevresi bariyerlerle kapatıldı, bazı metro ve metrobüs durakları devre dışı bırakıldı. Güvenlik için 52 bin 656 polis görev yaptı.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğündeki etkinlik Kadıköy'de yaklaşık 35 bin kişiyle, TÜRK-İŞ öncülüğündeki kutlama ise Kartal'da 30 bin kişiyle sorunsuz gerçekleşti. Katılımcılar dağıldı.

Taksim'e yürümek isteyen gruplar ise Mecidiyeköy, Beşiktaş, Barbaros Bulvarı gibi noktalarda polis tarafından engellendi. Biber gazı, tazyikli su ve fiziki müdahaleler yaşandı. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) kriz masası verilerine göre gözaltı sayısı hızla arttı ve 370-421 arasında değişen rakamlar raporlandı. Son olarak İstanbul Valiliği gözaltı sayısını 575 olarak açıkladı.

Gözaltına alınanların bir kısmı emniyet işlemleri sonrası serbest bırakıldı.

Sendikalar Taksim yasağını eleştirdi, "emekçilerin hakkı" vurgusu yaptı. Muhalefet ve insan hakları grupları müdahaleleri "aşırı güç kullanımı" olarak nitelendirdi. Hükümet tarafı ise "huzur ve güvenin sağlandığını" savundu.

1 Mayıs kutlamaları Türkiye'nin diğer illerinde de yapıldı ancak İstanbul'daki girişimler ve gözaltılar gündemin odağı oldu.

1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış anneler ek ilave izin hakkından yararlanabilecek

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış annelerin 10 gün içinde başvuru yapmaları halinde 8 haftalık ek ilave izin hakkından yararlanabileceğini belirtti.
 

01.05.2026 10:30:00
AA
1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış anneler ek ilave izin hakkından yararlanabilecek
1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış anneler ek ilave izin hakkından yararlanabilecek
Bakan Göktaş, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, doğum izni sürelerini artıran yeni düzenlemeyle annelerin ve ailelerin yanında olduklarını ifade etti.

Göktaş, paylaşımında şunları kaydetti:

"1 Nisan 2026 itibarıyla doğum yaptığı tarihin üzerinden 24 hafta geçmemiş anneler, çalıştıkları kuruma 10 iş günü içinde başvurmaları halinde 8 haftalık ilave doğum izni hakkından yararlanabiliyor. Aile ve Nüfus On Yılı'nda, iş-aile yaşamını dengesini sağlamaya yönelik uygulamalarla aile kurumumuzu güçlendirmeye ve her koşulda annelerimizi desteklemeye devam edeceğiz."

3 soruda 8 haftalık ek ilave doğum izni
Bakan Göktaş, ayrıca paylaşımında, "3 soruda" başlığıyla 8 haftalık ilave doğum iznine ilişkin merak edilenlere de yer verdi. Buna göre 3 soru ve cevapları şöyle:

Kimler yararlanabilir?

1 Nisan 2026 itibarıyla, doğum iznini tamamlamış, ancak doğumunun üzerinden 24 hafta geçmemiş olan tüm anneler bu haktan yararlanabilir.

8 haftalık ilave doğum izni nasıl hesaplanır?

Hedef tarih, 1 Nisan 2026 (Kanun'da esas alınan tarih). Hedef süre, 24 hafta eşittir 168 gün. 1 Nisan 2026'dan geriye doğru 168 gün sayılır. 16 Ekim 2025 ve sonrasında doğum yapan anneler izinden yararlanabilir. Yasal şart, 1 Nisan 2026 itibarıyla 24 haftalık süreyi henüz tamamlamamış olan anneyi kapsar.

Başvuru süreci nasıl işler?

1 Nisan 2026 itibarıyla doğum iznini tamamlamış ancak doğumunun üzerinden 24 hafta geçmemiş olan tüm anneler yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren 10 iş günü içinde çalıştıkları kuruma başvuruda bulunabilirler."

İstanbul'da ulaşıma 1 Mayıs düzenlemesi

İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bazı metro, tramvay ve füniküler seferlerinde düzenleme yapıldığı bildirildi

01.05.2026 00:49:00
AA
İstanbul'da ulaşıma 1 Mayıs düzenlemesi
İstanbul'da ulaşıma 1 Mayıs düzenlemesi

Metro İstanbul'un açıklamasında İstanbul Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda ikinci duyuruya kadar bugün yapılacak seferlere ilişkin şu bilgiye yer verildi:

"M2 Yenikapı-Hacıosman metro hattımızın Şişhane, Taksim, Osmanbey istasyonları işletmeye kapalı olacak ve araçlarımız bu istasyonlarda durmayarak seferine devam edecektir. F1 Taksim-Kabataş füniküler ile T3 Kadıköy-Moda tramvay hattımız işletmeye kapalı olacaktır. Ayrıca, Şişli-Mecidiyeköy istasyonunun Meydan çıkışı dışındaki tüm giriş çıkışları yolcu kullanımına kapatılacaktır." 

Burun estetiği sonrası hayatını kaybetti

İzmir'in Çiğli ilçesinde burun estetiği ameliyatı sırasında fenalaşan 23 yaşındaki genç kız, sevk edildiği hastanede günler süren yaşam mücadelesini kaybetti. Kızının acısıyla sarsılan anne Remziye Kanak, "Ameliyat masrafı olarak ödediğim 70 bin lirayı aslında kızımın kefen parası olarak vermişim. Böyle öldüreceklerini bilsem ayaklarımı kırar, yine de oraya götürmezdim" dedi

30.04.2026 22:10:00 / Güncelleme: 30.04.2026 22:13:49
İhlas Haber Ajansı
Burun estetiği sonrası hayatını kaybetti
Burun estetiği sonrası hayatını kaybetti
Olay, 22 Nisan Çarşamba günü Çiğli ilçesinde bulunan Özel Metropol Hastanesinde meydana geldi. İddiaya göre, burun estetiği ameliyatı olmak için hastaneye yatan Hatice Öncü (23), operasyon sırasında aniden fenalaştı. Durumu bir anda kötüye giden ve uyanamayan genç kız, ilk olarak aynı hastanenin yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı. Burada durumu giderek ağırlaşan Öncü, daha sonra ileri tetkik ve tedavi amacıyla tam donanımlı İzmir Şehir Hastanesine sevk edildi. Şehir Hastanesinde günlerce yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren genç kızdan sabah saatlerinde acı haber geldi.

Doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen Hatice Öncü, bugün hayatını kaybetti. Vefat haberinin ardından genç kızın cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla otopsi işlemleri için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Evlatlarını kaybetmenin acısını yaşayan aile, ameliyatın gerçekleştiği Özel Metropol Hastanesi ve ilgili doktorlar hakkında savcılığa giderek suç duyurusunda bulunurken, İzmir İl Sağlık Müdürlüğünün de şüpheli ölümle ilgili idari inceleme başlattığı öğrenildi. Genç kızın cenazesinin, yarın öğle namazını müteakip Konak ilçesinde bulunan Çorakkapı Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği belirtildi.

"İki defa entübe edilmiş"

Kızının burun ameliyatı için girdiği özel hastanede fenalaşıp iki kez entübe edildikten sonra beyin ölümü gerçekleşmiş halde başka bir hastaneye sevk edildiğini belirten anne Remziye Kanak, "Saat 15.00'te olması gereken ameliyata 14.00'te aldılar. Normalde bir buçuk saat sürecek operasyonun ardından kızım uyanmadı. Bizi oyalayarak sürekli yalan söylediler. Narkozu verdiklerinde uyumadığı için ikinci kez narkoz vermişler. Ödem oluştuğunu söyleyip bizi kandırdılar. İki defa entübe edilmiş. Ertesi sabah tomografinin kötü çıktığını söyleyerek bizi Şehir Hastanesine yolladılar. Aslında beyni ölmüş, beyin ölümü gerçekleşmiş halde bizi oraya göndermişler. Sekiz dokuz gün boyunca kızım hiç ayılmadı ve bugün sabah ölüm haberini aldık" şeklinde konuştu.



"Kefen parası olarak vermişim"

Ameliyat masrafı olarak ödediği 70 bin lirayı aslında kızının kefen parası olarak verdiğini vurgulayan Kanak, "Ben kızımı ne zorluklarla 23 yaşına kadar getirdim. Böyle öldüreceklerini bilsem ayaklarımı kırar, yine de oraya götürmezdim. Çiğli'deki o özel hastaneden ve ameliyatı yapan doktorlardan şikayetçiyim. Benim ciğerim yandı, başka annelerin ciğeri yanmasın. O hastane kapansın ve bu doktorlar mesleklerini bıraksın. O süreçte bize o kadar zulmedildi ki acıdan fenalaşıp acile gittiğimde benden para istediler, üstümde nakit olmadığı için bir dil altı hapı bile vermediler. Adaletin yerini bulmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

"Uzun süre içeride kalması normal değildi"

Kızının burun estetiği ameliyatı için büyük bir hevesle ve hiçbir sağlık engeli bulunmadan hastaneye başvurduğunu belirten acılı baba İbrahim Öncü, "Hatice, ameliyat günü sabahı son derece sağlıklıydı, evde şakalaşarak hazırlandı ve o özel hastaneye adeta koşarak gitti. Gerekli tüm tetkikleri ve tahlilleri yapıldı, her şeyin yolunda olduğu bizzat doktorlar tarafından söylendi ve biz de onu dualarla ameliyathaneye uğurladık. Basit bir estetik operasyon olacağı, çok kısa bir süre içinde odasına alınacağı belirtilmişti ancak biz kapıda beklerken saatler ilerledi, diğer hastalar birer birer çıkmasına rağmen Hatice'den bir türlü haber gelmedi. İçimizde tarif edilemez bir korku oluşmaya başladı çünkü sıradan bir işlem için bu kadar uzun süre içeride kalması normal değildi" şeklinde konuştu.

"Sapasağlam ellerimle teslim ettiğim hastaneden cansız bedenini çıkardık"

Operasyon sırasında yaşanan aksaklıklar neticesinde kızının entübe edilerek sevk edildiği hastanede yaşamını yitirdiğini vurgulayan baba Öncü, "Ameliyatın üzerinden saatler geçtikten sonra doktorlar yanımıza gelerek kızımın bir komplikasyon nedeniyle uyandırılamadığını, durumun ciddiyetini koruduğunu ve mecburen cihazlara bağlandığını haber verdiler. O andan itibaren büyük bir panik ve çaresizlik içine düştük, bulunduğumuz özel hastanenin teknik imkanları yetersiz kaldığı için kızım acilen tam teşekküllü ve daha donanımlı başka bir hastaneye nakledildi. Oradaki yoğun bakım sürecinde hekimlerin tüm çabalarına ve müdahalelerine rağmen ne yazık ki Hatice'nin vefat haberini aldık; evladımı sapasağlam ellerimle teslim ettiğim o hastaneden maalesef cansız bedenini çıkarmak zorunda kaldık." dedi.

Anayasa Mahkemesi’nden tarihi 1 Mayıs kararı

Anayasa Mahkemesi tarihi kararında, Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs kutlamalarına yasaklanmasının hak ihlali olduğuna hükmetti ve “Taksim, emekçilerin ortak hafızasıdır” diyerek sembolik önemini tescilledi

30.04.2026 20:48:00
Haber Merkezi
Anayasa Mahkemesi’nden tarihi 1 Mayıs kararı
Anayasa Mahkemesi’nden tarihi 1 Mayıs kararı
Anayasa Mahkemesi (AYM), 12 Ekim 2023 tarihinde oy çokluğuyla aldığı ve 15 Aralık 2023'te Resmi Gazete'de yayımlanan kararla, 2014 ve 2015 yıllarında İstanbul Valiliği'nin Taksim Meydanı'nda 1 Mayıs kutlamalarını engellemesini toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlali olarak değerlendirdi.

Kararın en dikkat çeken kısmı, Taksim Meydanı'nın işçi ve emekçiler açısından taşıdığı sembolik ve tarihsel öneme vurgu yapan gerekçesi oldu: "Taksim, emekçilerin ortak hafızasıdır."

Kararın temel gerekçesi

AYM, kararında özellikle 1977'deki 1 Mayıs katliamına atıfta bulunarak Taksim Meydanı'nın emek ve sendika hareketi için "ortak hafıza" ve "sembolik değer" taşıdığını belirtti. Mahkeme, şu ifadeleri kullandı:

"İşçi ve sendika kültürünün yapı taşlarından biri olan Taksim Meydanı yalnızca 1 Mayıs günü orada bulunanların dayanışmasını değil, aynı zamanda emekçilerin ortak hafızasının varlığını göstermektedir. Bu durumda kendisini o kültürün bir parçası olarak gören her kişinin 1 Mayıs günlerinde Taksim Meydanı'nın ifade ettiği anlamı doğrudan tecrübe etmek ve edindiği tecrübeyi kuşaklar boyunca aktarmak için orada bulunma hakkı vardır. 1 Mayıs'ın Taksim Meydanı ile özdeşleşmesi nedeniyle anılan mekânın sınırlanması, aktarılmak istenen düşüncenin de sınırlanmasına neden olmaktadır."

Mahkeme, Valilik'in yasaklama kararının "ilgili ve yeterli gerekçe"ye dayanmadığını, kamu düzenini koruma amacının orantısız müdahaleyi meşru kılmadığını vurguladı. Kolluk kuvvetlerinin müdahalesini de eleştiren AYM, gösteri hakkının demokratik toplumdaki önemine işaret etti.

Bu karar, DİSK ve KESK'in bireysel başvuruları üzerine verildi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) benzer yöndeki daha önceki içtihatlarıyla da uyumlu bulundu.

AYM'nin 2023 kararı, 1 Mayıs tartışmalarının merkezinde yer almaya devam ediyor. Sendikalar ve emek örgütleri bu hükmü sıkça hatırlatarak Taksim'in 1 Mayıs alanı olduğunu savunuyor.

2024 ve 2025'te DİSK'in başvurusu üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, Valilik'in Taksim yasağını hukuka aykırı buldu ve iptal etti. Bu karar kesinleşti.

Bugün 1 Mayıs öncesinde ise tartışma yeniden alevlendi. İstanbul Valiliği'nin Taksim'i kapatma yönündeki idari kararları, AYM ve idare mahkemesi kararlarına rağmen devam ediyor. Sendikalar, sol ve emek örgütleri "Taksim emekçilerin ortak hafızasıdır" vurgusuyla Taksim çağrısı yapıyor. TİP Genel Başkanı Erkan Baş da partisinin 1 Mayıs'ta Taksim'de olacağını açıkladı.

Sosyal medyada ve basın açıklamalarında AYM kararının "dilek ve temenni değil, bağlayıcı" olduğu sıkça hatırlatılıyor. Eleştirmenler, hükümetin ve yerel idarenin yüksek mahkeme kararlarını uygulamamasını "hukuksuzluk" olarak nitelendiriyor. Öte yandan yetkililer, güvenlik ve kamu düzeni gerekçelerini öne çıkarıyor.

Kararın önemi

AYM'nin bu kararı, sadece 2014-2015 olaylarıyla sınırlı kalmayıp, toplantı ve gösteri özgürlüğünün kapsamı, sembolik mekanların anlamı ve hafıza aktarımı açısından emsal teşkil ediyor. Taksim Meydanı'nın 1 Mayıs ile özdeşleşmesini tarihsel ve kültürel bir gerçeklik olarak tescilleyen karar, gelecekteki benzer başvurularda da referans olacak nitelikte.

1 Mayıs 2026 yaklaşırken, AYM'nin "Taksim emekçilerin ortak hafızasıdır" ifadesi, emek hareketinin Taksim talebinin hukuki dayanağı olmaya devam ediyor. Tartışma, yargı kararlarının uygulanabilirliği ve ifade özgürlüğü sınırları etrafında şekilleniyor.

İBB davasında 15 tutuklu sanığa tahliye

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk suçlamasıyla açılan davada etkin pişmanlıktan yararlanan Adem Soytekin'in de aralarında olduğu 15 tutuklu sanık için tahliye kararı verildi

30.04.2026 17:00:00
Haber Merkezi
İBB davasında 15 tutuklu sanığa tahliye
İBB davasında 15 tutuklu sanığa tahliye
İBB davası Silivri'deki cezaevi karşısında bulunan duruşma salonunda görülüyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk suçlamasıyla açılan davada etkin pişmanlıktan yararlanan Adem Soytekin'in de aralarında olduğu 15 tutuklu sanık için tahliye kararı verildi.
İBB'ye yönelik açılan yolsuzluk davasında  bugün 30. duruşma görüldü.

Duruşma savcısı 9 kişi için için tahliye talebinde bulundu. Verilen aranın ardından mahkeme heyeti 15 tutuklu için tahliye kararı verdi.

Tahliye kararı verilen isimler şöyle:

-İBB Bilgi İşlem Çalışanı Emrah Yüksel,
-Veri Uzmanı İsmet Korkmaz,
-İBB çalışanı Mehmet Çağlar Kuru,
-İBB Dijital İletişim Koordinatörü Ulaş Yılmaz,
-İBB çalışanı Yusuf Utku Şahin,
-Ekrem İmamoğlu'nun Güvenlik Koruma Müdürü Çağlar Türkmen,
-Etkin pişmanlıktan yararlanan Adem Soytekin,
-Beyoğlu Belediyesi çalışanı Seyhan Özcan,
-İstanbul Şube Sekreteri Nuri Cem Ceylan,
-Esma Bayrak,
-Murat Keleş,
-İsmail Akkaya,
-Harun Cengiz Beğenmez,
-Mehmet Kaya.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi kabul edecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul edecek.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran tarafından yapılan açıklamaya göre, görüşme saat 17.30’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilecek.

30.04.2026 16:36:00
Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi kabul edecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi kabul edecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul edecek.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran tarafından yapılan açıklamaya göre, görüşme saat 17.30'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilecek.

Bu yılın ikinci görüşmesini gerçekleştirecek Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahçeli'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Beştepe'de kabul edecek. İlk görüşme 21 Ocak'taydı. İkinci görüşmenin de adresi yine Cumhurbaşkanlığı Külliyesi olacak. Yaklaşık 3 aylık bir aranın ardından Erdoğan-Bahçeli ikilisinin bir araya geldiğini söylememiz gerekiyor. Zaman zaman resepsiyonlarda, katıldıkları törenlerde görüşüyorlar ama bu baş başa görüşmenin bir önceki görüşmeden farklı olarak 3 ay aradan sonra gerçekleşmesi dikkat çekiyor.

Gündemde oldukça dikkat çekici başlıklar var. İç politikaya değinecek olursak, şüphesiz 'Terörsüz Türkiye' süreci ilk sırada geliyor. Devam eden silah bırakma faaliyetlerinde gelinen son durumu Erdoğan ve Bahçeli ikilisi tarafından ele alınması bekleniyor.

İBB davasında 9 tutuklu sanık için tahliye talebi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk suçlamasıyla açılan davada duruşma savcısı Adem Soyketin'in de aralarında olduğu 9 tutuklu sanık için tahliye talebinde bulundu.

30.04.2026 14:42:00
Haber Merkezi
İBB davasında 9 tutuklu sanık için tahliye talebi
İBB davasında 9 tutuklu sanık için tahliye talebi
İBB'ye yönelik açılan yolsuzluk davasında  bugün 30. duruşma başladı.

Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, bazı CHP milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, dün savunma yapan tutuklu sanık Adem Başer'in çapraz sorgusunun yapılmasıyla devam etti.

MAHKEME BAŞKANI İLE İMAMOĞLU ARASINDA GERGİNLİK

İmamoğlu'nun söz istemesi üzerine mahkeme başkanı "Bir ayrıcalık tanımayacağız" dedi. Karara tepki gösteren İmamoğlu, "Dosyanın başına 'İmamoğlu suç örgütü' yazacaksınız. Ben özgürce gezen birisi değilim, 16 milyonun seçilmiş belediye başkanı olarak buradayım." ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanının, "Size ayrıcalık yapamam" sözleri üzerine İmamoğlu, "Ayrıcalığı iddianame yapmış zaten. Dosya üzerinden" yanıtını verdi.

Başkanın "Ekrem Bey, bu şekilde bağırmaya devam ederseniz sizi salondan çıkarmak zorunda kalacağım" sözleri üzerine İmamoğlu, "Bu dava böyle yürümez. Başka bir motivasyonla mı buradasınız siz. Ben burada yaşanan duyguları size aktarmak ile yükümlüyüm" dedi.

Her sanık için aynı prosedürü uyguladıklarını ifade eden mahkeme başkanı ile İmamoğlu arasındaki gerginlik bir süre devam etti. Başkan, İmamoğlu'na pazartesi günü duruşmanın başında söz vereceklerini dile getirdi.

9 KİŞİ İÇİN TAHLİYE TALEBİ

Duruşma savcısı, 9 tutuklu sanık hakkında tahliye talebi istedi.

Tahliye talebinde bulunulan sanıklar:
"İBB Bilgi İşlem Çalışanı Emrah Yüksel, Veri Uzmanı İsmet Korkmaz, İBB çalışanı Mehmet Çağlar Kuru, İBB Dijital İletişim Koordinatörü Ulaş Yılmaz, İBB çalışanı Yusuf Utku Şahin, güvenlik kamerasını bantladığı iddia edilen Çağlar Türkmen, etkin pişmanlıktan yararlanan Adem Soytekin, Beyoğlu Belediyesi çalışanı Seyhan Özcan, İstanbul Şube Sekreteri Nuri Cem Ceylan hakkında tahliye talep etti.

Gülistan Doku'nun ailesinden DNA örnekleri alındı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, Gülistan'ın anne ve babasından DNA örnekleri alındı.
 

30.04.2026 14:35:00
AA
Gülistan Doku'nun ailesinden DNA örnekleri alındı
Gülistan Doku'nun ailesinden DNA örnekleri alındı
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 161/6. maddesi gereğince "Valilerin kişisel suçlarından dolayı soruşturma yetkisinin suç tarihinde görev yaptıkları ilin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesinin bulunduğu yerdeki İl Cumhuriyet Başsavcılığına ait olması" dolayısıyla eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sürüyor.

Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan'ın kaybolduğu dönemde kullandığı siyah renkli otomobilin peşine düşen Başsavcılık, aracın olaydan sonra satıldığını ve aynı modelde bir araçla değiştirildiğini tespit etti. Aracı İstanbul'da bulan ekipler, detaylı inceleme için önce İstanbul'da, ardından Ankara'da yaklaşık bir haftalık detaylı çalışma yaptı.

Araçtaki bulgularla karşılaştırılmak üzere Gülistan'ın annesi Bedriye ve babası Halit Doku'dan Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'nda DNA örnekleri alındı.


12 zanlı tutuklanmıştı
Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 17 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun sim kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis memuru Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis memuru olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ile Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri B.Y. ve Y.E. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Yurt dışında olduğu tespit edilen firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarılmıştı. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, Erzurum'da tanık sıfatıyla ifade vermişti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.