logo
23 EYLÜL 2026

Gambari'nin Kıbrıs turu Temmuz'da

30.06.2006 00:00:00
 
BM Genel Sekreteri'nin Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı İbrahim Gambari, Temmuz başında Ankara, Atina ve Kıbrıs'ta temaslarda bulunacak BM Genel Sekreteri'nin Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı İbrahim Gambari 3-5 Temmuz tarihleri arasında Ankara ve Atina'da, 6-9 Temmuz tarihleri arasında ise Kıbrıs'ta olacak.BM yetkilisi Kıbrıs'ta hem Tasos Papadapulos hem de KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile görüşecek.Gambari'nin Ankara ve Atina'da Türk ve Yunan dışişleri bakanları ile bir araya gelmesi de öngörülüyor.Gambari, temasları sırasında BM öncülüğünde Kıbrıs'ta yeni bir çözüm sürecinin başlatılması amacıyla zemin yoklayacak, izlenim ve önerilerini önce Genel Sekreter Kofi Annan'a ardından da Güvenlik Konseyi'ne sunacak.Genel Sekreter Yardımcısı, BM Güvenlik Konseyi'ne ziyareti konusunda ön bilgi vermişti. BM Genel Sekreteri Annan, Kıbrıs ta görüşmelerin en kısa zamanda başlamasını arzuladığını, ancak çözüm için de olumlu zeminin varolması gerektiğini söylemişti.

Unutkanlık ile Alzheimer arasındaki keskin fark!


 
Uzmanlara göre, yaş ilerledikçe unutkanlık şikâyetleri daha sık karşımıza çıkıyor ancak her unutkanlık Alzheimer hastalığı anlamına gelmiyor. Demans; hafıza, düşünme, konuşma, yön bulma ve günlük yaşamda zaman içinde ortaya çıkan bozulmaların genel adı olarak tanımlanırken, bu sorunun en sık nedeninin ise Alzheimer olduğu görülüyor. 

22.09.2026 23:23:00
Murat Çorbacı
 
 Unutkanlık ile Alzheimer arasındaki keskin fark!
 Unutkanlık ile Alzheimer arasındaki keskin fark!

Beyindeki sinir hücrelerinin ve aralarındaki bağlantıların zaman içinde zarar görmesiyle ilerleyen bir sorun olan Alzheimer hastalığında, ilk dönemlerinde özellikle yakın zamanda yaşanan olayları hatırlamakta güçlük çekme ön plana çıkıyor. Süreç ilerledikçe konuşma, yön bulma, karar verme ve günlük işleri yerine getirme gibi becerilerde de sorunlar görülebiliyor.

Unutkanlık farklı bir şey

Unutkanlık şikâyetlerinin değerlendirilmesinde öncelikle altta yatan nedenin belirlenmesinin önemli olduğunu söyleyen Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari, bazı durumlarda bilişsel sorunların tedavi edilebilir nedenlere bağlı olabileceğini hatırlatıyor. B12 vitamini eksikliği, tiroit hastalıkları, bazı ilaçların yan etkileri, depresyon, uyku bozuklukları ve bazı metabolik hastalıklar hafıza ve düşünme becerilerinde bozulmaya neden olabiliyor. Bu nedenle unutkanlık yaşayan kişilerin kendi kendilerine Alzheimer tanısı koymak yerine tıbbi değerlendirmeden geçmeleri en doğru yaklaşım.

Alzheimer tanısında tek bir test yeterli değil

Alzheimer hastalığının tanısında tek bir test yeterli olmuyor. Kişinin şikâyetleri, sağlık geçmişi ve günlük yaşamdaki değişikliklerin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Tanı sürecinde doktor muayenesinin yanı sıra; hafıza ve diğer zihinsel becerileri değerlendiren testler, kan tetkikleri ve beyin görüntülemelerinden yararlanılabiliyor. Gerekli görülen hastalarda PET görüntüleme ile beyin omurilik sıvısı veya kan üzerinden yapılan özel testler de değerlendirmeye alınabiliyor. Son yıllarda Alzheimer hastalığında beyinde biriken beta-amiloid ve tau proteinlerini göstermeye yönelik biyolojik testlerin de tanı sürecindeki önemi giderek artıyor.

Tedavide yeni gelişmeler var

Alzheimer hastalığını bugün için tamamen ortadan kaldıran kesin bir tedavi bulunmuyor. Bununla birlikte hastalığın belirtilerini kontrol etmeye yönelik ilaçların yanı sıra, hastalığın altında yatan biyolojik süreci hedefleyen yeni tedaviler de kullanımda. Bu tedavilerden biri olan lecanemab etken maddeli bir ilaç, beyinde biriken beta-amiloid proteinlerini hedefliyor. İlaç, Alzheimer hastalığının erken dönemindeki, hafif bilişsel bozukluk veya hafif demans aşamasındaki uygun hastalarda hastalığın klinik ilerlemesini yavaşlatmaya yönelik kullanılıyor. İlacın, cilt altına uygulanan formunun 2025 yılında ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanması, Alzheimer tedavisindeki yeni gelişmeler arasında. 2026 yılında ise bu formun tedaviye evden başlamasına olanak sağlayan yeni uygulama rejimine ilişkin FDA onayı geldi.
Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari, yeni tedavinin her Alzheimer hastasında kullanılamayacağının özellikle altını çiziyor. Tedavi öncesinde hastada Alzheimer ile ilişkili beta-amiloid birikiminin bulunduğunun doğrulanması ve hastalığın uygun erken evrede olması gerekiyor. Tedavinin önemli riskleri arasında ARIA adı verilen, beyinde şişme veya küçük kanama alanları şeklinde ortaya çıkabilen değişiklikler bulunuyor. Bu nedenle tedavi uygulanacak hastaların belirli aralıklarla beyin MR'ı ile takip edilmesi önemli.

Beyin sağlığı için bunları yapın

Alzheimer hastalığından korunmaya yönelik tek bir yöntem bulunmasa da beyin ve damar sağlığını destekleyen yaşam alışkanlıklarının önemli olduğu belirtiliyor. Düzenli fiziksel aktivite, sosyal ve zihinsel olarak aktif bir yaşam, tansiyon, diyabet ve kolesterolün kontrol altında tutulması, sigaradan uzak durulması, dengeli beslenme ve düzenli uyku beyin sağlığının korunmasında öne çıkan başlıklar arasında. Özellikle unutkanlığın giderek artması, kişinin günlük yaşamını etkilemeye başlaması veya yakınları tarafından belirgin bir değişiklik fark edilmesi halinde hekime başvurulması gerektiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari, önemli bir uyarıda bulunuyor: "Her unutkanlık Alzheimer değildir. Ancak erken dönemde yapılacak doğru bir değerlendirme, unutkanlığın altında yatan nedenin belirlenmesi ve kişiye uygun tedavi ile takip planının oluşturulması açısından büyük önem taşıyor."

8 ayda en az 259 kadın katledildi

Türkiye'de kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri, alınan önlemlere ve yürütülen mücadelelere rağmen 2026 yılında da hız kesmeden can almaya devam ediyor. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) tarafından açıklanan en güncel veriler, koruma mekanizmalarındaki yetersizliği ve dijital hafıza merkezi olan Anıt Sayaç üzerindeki acı bilançonun her geçen gün büyüdüğünü bir kez daha gözler önüne serdi

22.09.2026 19:20:00
Eyüp Kabil
 
8 ayda en az 259 kadın katledildi
8 ayda en az 259 kadın katledildi
Açıklanan son raporlara göre, Ağustos 2026 ayı içerisinde Türkiye genelinde 22 kadın, erkek şiddeti nedeniyle hayatını kaybetti. Cinayetlerin arkasındaki acı gerçekler ise değişmedi: Katledilen kadınların büyük bir çoğunluğu boşanma isteği, barışmayı reddetme veya kendi hayatlarına dair bağımsız kararlar almak istemeleri gerekçesiyle en yakınlarındaki erkekler tarafından hedef alındı.

2026 yılının ilk 8 ayı (Ocak - Ağustos) toplandığında ise erkek şiddeti kurbanı olan kadın sayısı en az 259'a ulaştı. Raporlar, kadınların güvenli liman olarak görmesi gereken evlerin, hâlâ en tehlikeli alanlar olmaya devam ettiğini ve cinayetlerin %55'inden fazlasının yaşam alanlarında, çoğunlukla ateşli silahlarla işlendiğini ortaya koyuyor.

"Şüpheli ölüm" sayılarındaki kritik artış

Son dönem verilerinde en dikkat çekici ve endişe uyandıran detayların başında şüpheli kadın ölümleri geliyor. 2026'nın ilk 8 ayında sivil toplum kuruluşlarının kayıtlarına geçen şüpheli kadın ölümü sayısı 215 olarak belirlendi.


Dönem (2026)

Erkekler Tarafından Öldürülen Kadın

Şüpheli Kadın Ölümü

Ocak – Haziran150

150

151

Temmuz

25

31

Ağustos

22

33

Toplam
(İlk 8 Ay)

197 (KCDP) / 259 (TKDF)

215

Not: Kurumların "aile içi cinayet", "şüpheli ölüm" veya "kadın cinayeti" tanımlamalarındaki metodolojik farklar nedeniyle sivil toplum verilerinde dönemsel sayısal değişiklikler görülebilmektedir.

Uzmanlar, özellikle yüksekten düşme, nehir yataklarında bulunma veya intihar süsü verilmiş vakaların oranındaki artışa dikkat çekiyor. Şüpheli ölümlerin %61'inde ölüm nedeninin tam olarak belirlenememesi, faillerin cezalandırılmasının önüne geçen en büyük hukuki engellerden biri olarak değerlendiriliyor.

"5 günde 10 kadın": Koruma kararları etkin uygulanıyor mu?

Eylül 2026 itibarıyla Meclis gündemine de taşınan iddialar, sistemdeki boşlukları yeniden tartışmaya açtı. Siyasi partilerin kadın kolları temsilcileri ve milletvekilleri, sadece 17-21 Eylül 2026 tarihleri arasındaki 5 günlük kısa sürede 10 kadının cinayet veya şüpheli ölüm dalgasıyla yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Hukukçular ve kadın hakları savunucuları, tehlike altındaki kadınların kolluk kuvvetlerine başvurmasına rağmen koruma kararlarının sahada etkin şekilde uygulanmadığını savunuyor. Katillerin karakollarda dahi tehditlerine devam edebilmesi ve adli kontrol şartlarının esnekliği, caydırıcılığı ortadan kaldıran temel unsurlar olarak öne çıkıyor.

Çözüm arayışı ve çağrılar

Kadın örgütleri, şiddeti önlemenin yolunun kağıt üzerindeki kanunlardan ziyade bütüncül politikaların hayata geçirilmesinden geçtiğini vurguluyor. Sivil toplumun ortak talepleri şu noktalarda yoğunlaşıyor:

* 6284 Sayılı Kanun'un hiçbir esneme payı bırakılmadan, harfiyen uygulanması,

* Uzaklaştırma ve koruma kararlarının ihlali durumunda faillere derhal zorlama hapsi verilmesi,

* Uluslararası bir güvence olan İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden dönülmesi.

Türkiye'de kadınlar her gün sokaklarda, iş yerlerinde ve evlerinde yaşam mücadelesi verirken; dijital anıt sayaçlar her geçen dakika bir kadının daha ismini hafızaya kazımaya devam ediyor.

AKOM'dan İstanbul için uyarı

AKOM, İstanbul'da yarın metrekareye 60 ila 100 kilogram yağış düşebileceğini duyurdu

 

22.09.2026 18:10:00
Anadolu Ajansı
 
AKOM'dan İstanbul için uyarı
AKOM'dan İstanbul için uyarı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), kentte yarın metrekareye 60 ila 100 kilogram yağış düşebileceğini duyurdu.

AKOM'dan yapılan açıklamaya göre, bugün itibarıyla İstanbul'da şiddetli yağışlar başlayacak ve buna bağlı olarak sıcaklıklar düşecek.

Marmara Bölgesi'ndeki yağışların etkisini artırması ve Avrupa Yakası Boğaz Çevresi ile Anadolu Yakası genelinde bugün metrekare başına 20 ila 40 kilogram yağış görülmesi bekleniyor.

Sıcaklıkların akşam saatlerine kadar azalarak 16 derece civarına gerileyeceği, yağışların yarın gece saatlerine kadar etkili olacağı, rüzgarın kuzeyli yönlerden aralıklarla saatte 30 ila 60 kilometre hızla (fırtına şeklinde) eseceği, yarın aralıklarla kuvvetli sağanak ve yer yer çok kuvvetli (metrekareye 60 ila 100 kilogram) gök gürültülü sağanak yağış geçişlerinin yaşanacağı öngörülüyor.

Karadeniz'in nemli havasını taşıyan poyrazdan dolayı nem miktarının özellikle en yüksek seviyelere çıktığı bugünlerde, atmosferin üst seviyesinin soğuk, yer seviyesinin denizden ve karadan sıcak oluşu nedeniyle yıldırımlı, şimşekli, fırtınalı, gök gürültülü kuvvetli sağanak yağmur geçişleri bekleniyor.

AKOM, vatandaşları ani su baskınları, ulaşımda yaşanabilecek aksamalar, yıldırım ve kuvvetli yağış nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olmaya çağırdı.

Saldırganın anne, baba ve dedesi de gözaltında

Turgutlu'da sabah saatlerinde okul servisi bekleyen öğrencilerin üzerine av tüfeğiyle rastgele ateş açıldı. 15 yaşındaki saldırgan H.O. kısa sürede yakalanırken, olayla ilgili adli soruşturmada anne, baba ve dede de gözaltına alındı. Bakanlıklar teyakkuza geçti

22.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Saldırganın anne, baba ve dedesi de gözaltında
Saldırganın anne, baba ve dedesi de gözaltında
Türkiye bugün sabah saatlerinde Manisa'dan gelen kara haberle sarsıldı. Manisa'nın Turgutlu ilçesinde yer alan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınlarında saat 07.59 sıralarında meydana gelen silahlı saldırıda, 2'si ağır olmak üzere 11 öğrenci yaralandı. 15 yaşındaki okul öğrencisi saldırgan H.O. ile birlikte ailesi de gözaltına alınırken, olay ülkede büyük bir infiale yol açtı.

Sabah saatlerinde rastgele ateş açtı

Olay, Turgutlu ilçesi Albayrak Mahallesi Pehlivan Sokak üzerinde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, okul binasının yakınında öğrencilerin servis beklediği esnada yaya olarak elinde av tüfeğiyle gelen 15 yaşındaki H.O., çevreye rastgele ateş etmeye başladı. Silah sesleri üzerine çevrede büyük bir panik yaşanırken, kurşunların hedefi olan öğrenciler kanlar içinde yere yığıldı.

Saldırganın elinde pompalı tüfekle yürüdüğü ve olayın ardından koşarak kaçtığı anlar, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kameralarına anbean yansıdı. 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan yoğun ihbarların ardından bölgeye çok sayıda ambulans ve polis ekibi sevk edildi.

3 öğrenci üniversite hastanesine sevk edildi

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ve yerel makamlar tarafından yapılan açıklamalarda, saldırıdan etkilenen 11 kişinin tamamının öğrenci olduğu bildirildi. Yaralıların ilk müdahaleleri Turgutlu Devlet Hastanesi'nde gerçekleştirildi. Ancak hayati tehlikesi bulunan ve durumları ağır olan 3 öğrenci, ileri tetkik ve tedavi amacıyla Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi.

"Kız meselesi" iddiası ve aile boyu gözaltı

Güvenlik güçlerinin hızlı takibi neticesinde saldırıyı gerçekleştiren 15 yaşındaki H.O., suç aleti tüfekle birlikte kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. İlk belirlemelere göre şüphelinin, aynı okulun 9-C sınıfı öğrencisi olduğu ve olaydan bir gün önce okul önünde akranlarıyla "kız meselesi" yüzünden kavga ettiği öğrenildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, adli sürece ilişkin yaptığı açıklamada çok çarpıcı bir detayı paylaştı. Bakan Gürlek, 15 yaşındaki zanlının yanı sıra, silahın muhafaza koşulları ve ihmaller zincirinin araştırılması kapsamında çocuğun annesi, babası ve silahın sahibi olduğu belirlenen dedesinin de gözaltına alındığını duyurdu. Ayrıca olay öncesinde akran zorbalığı iddialarının da titizlikle incelendiği aktarıldı.

7 müfettiş görevlendirildi

Yaşanan facianın ardından devletin ilgili tüm kurumları Manisa için harekete geçti.

Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), saldırının yaşandığı İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde eğitim öğretime 22 Eylül günü için ara verildiğini açıkladı. Karadeniz programları kapsamında Trabzon'da bulunan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, programlarını acilen iptal ederek özel uçakla Manisa'ya hareket etti.

Diğer yandan olayın her yönüyle soruşturulması için İçişleri Bakanlığı 2 Mülkiye ve 2 Polis Başmüfettişi; MEB ise 3 Bakanlık müfettişi görevlendirerek bölgeye gönderdi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise, olaydan etkilenen öğrenci, veli ve öğretmenler için 25 kişilik psikososyal destek ekibinin sahada çalışmalara başladığını duyurdu.

Okul önünde gerginlik ve RTÜK'ten yayın uyarısı

Saldırı haberini alan endişeli veliler okul önüne akın etti. Çocuklarının durumunu öğrenmek isteyen aileler ile okul çevresinde emniyet şeridi çeken kolluk kuvvetleri arasında zaman zaman arbede ve gergin anlar yaşandı.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ise toplumsal infiali ve bilgi kirliliğini önlemek adına medyaya acil bir uyarı yayınladı. RTÜK, olay anına ait şiddet unsuru içeren korkutucu görüntülerin paylaşılmamasını, yalnızca resmi makamların açıklamalarına itibar edilmesini isteyerek aksine hareket eden kanallara yasal yaptırım uygulanacağını hatırlattı.

Öte yandan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı sosyal medya platformlarında olay üzerinden provokasyon ve dezenformasyon yapan hesaplara karşı geniş kapsamlı bir soruşturma başlattı. Olayla ilgili çok yönlü adli ve idari tahkikat kararlılıkla sürdürülüyor.

Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki bir okul önünde bugün silahlı saldırı düzenlendi. İkisi ağır 11 kişi yaralandı. Söz konusu saldırı okullardaki güvenlik zafiyetini yeniden gündeme getirdi.

Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde bugün silahlı saldırı düzenlendi. İkisi ağır 11 kişi yaralandı. Silahla ateş açan kişi, saldırganın annesi, babası ve dedesi de gözaltına alındı. Olayın yaşandığı okulda eğitime ara verildi. Söz konusu saldırı okullardaki güvenlik zafiyetini yeniden gündeme getirdi

22.09.2026 15:26:00 / Güncelleme: 22.09.2026 15:42:29
Ahmet Turan Yiğit
 
Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki bir okul önünde bugün silahlı saldırı düzenlendi. İkisi ağır 11 kişi yaralandı. Söz konusu saldırı okullardaki güvenlik zafiyetini yeniden gündeme getirdi.
Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki bir okul önünde bugün silahlı saldırı düzenlendi. İkisi ağır 11 kişi yaralandı. Söz konusu saldırı okullardaki güvenlik zafiyetini yeniden gündeme getirdi.
Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde bugün silahlı saldırı düzenlendi. İkisi ağır 11 kişi yaralandı. Silahla ateş açan kişi, saldırganın annesi, babası ve dedesi de gözaltına alındı. Olayın yaşandığı okulda eğitime ara verildi. Söz konusu saldırı okullardaki güvenlik zafiyetini yeniden gündeme getirdi.

Okullarda şiddetin önlenmesi yalnızca güvenlik kameraları ve disiplin cezalarıyla mümkün değil. Uzmanlara göre öğrencilerin kendini güvende, değerli ve bir topluluğa ait hissetmesi en az güvenlik önlemleri kadar önemli. Gençlerin psikolojik ihtiyaçlarının karşılanmadığı durumlarda yalnızlık, öfke ve umutsuzluk duyguları şiddete zemin hazırlayabiliyor.

Aidiyet ve değerlilik duygusu güçlendirilmeli

Bir topluluğa ait olma, kendini önemli hissetme ve yaşamına anlam katan amaçlara sahip olma gençler için temel ihtiyaçlar arasında. Bu alanlardaki eksiklikler, öğrencilerin içe kapanmasına, öfke ve umutsuzluk yaşamasına yol açabiliyor. "Kimse beni anlamıyor" düşüncesi, şiddet riskinin habercisi olabiliyor.

Güvenilir bir yetişkinle kurulan ilişki koruyucu rol oynar

Öğrencinin hayatında güvenebileceği bir yetişkinin bulunması, şiddeti önlemede kritik bir etken. Öğretmen, okul psikolojik danışmanı veya ebeveynle kurulan güvenli ilişkiler, çocuğun çevresine ve hayata duyduğu güveni artırıyor. Bu nedenle şiddeti önleme çalışmalarında yalnızca davranışlara değil, ilişkilerin niteliğine de odaklanmak gerekiyor.

Kamera ve disiplin önlemleri tek başına yeterli değil

Şiddet çoğu zaman öncesinde işaretler veren bir süreç içinde gelişiyor. Sosyal geri çekilme, yoğun öfke, tehdit dili ve planlama davranışları erken dönemde fark edilirse önleme şansı artıyor. Metal dedektörleri, kamera sistemleri ve disiplin cezaları tek başına yeterli değil; psikolojik ve sosyal destek çalışmalarıyla birlikte yürütülmeli.

Üç aşamalı önleme yaklaşımı

Uzmanlar, okul şiddetini önlemede üç aşamalı bir yaklaşım öneriyor:

Birincil önleme: Tüm öğrencileri kapsayan sosyal-duygusal öğrenme, empati eğitimi ve zorbalık karşıtı programlar.

İkincil önleme: Sessizleşen ve yalnızlaşan öğrencilerin erken fark edilmesi, depresyon belirtilerinin izlenmesi.

Üçüncül önleme: Yüksek risk durumlarında kriz müdahalesi ve aile-okul-uzman iş birliği.

Dijital yaşam da kapsanmalı

Modern önleme çalışmalarının yalnızca okul içinde değil, dijital yaşamda da sürdürülmesi gerekiyor. Yoğun ekran maruziyeti sosyal izolasyona yol açabiliyor, bazı rol modeller şiddeti estetikleştirebiliyor. Bu nedenle öğrencilerin dijital ortamda karşılaştıkları içerikler de dikkatle değerlendirilmelidir.

Taksici 920 lira beklerken hesabında servet gördü

İzmir'de, taşıdığı yolcusundan 920 lira yerine yanlışlıkla 920 bin lira havale alan İzmirli taksici, müşterisini bıraktığı berbere geri dönerek parayı iade etti. Örnek davranışıyla takdir toplayan 26 yıllık direksiyon emekçisine, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan tarafından teşekkür edilerek ödül takdim edildi

22.09.2026 13:02:00
İHA
 
Taksici 920 lira beklerken hesabında servet gördü
Taksici 920 lira beklerken hesabında servet gördü
İzmir Otogarı'nda 26 yıldır taksi şoförlüğü yapan 56 yaşındaki Celal Sarıoğlu, 'insanlık ölmemiş' dedirten örnek bir davranışa imza attı. Geçtiğimiz günlerde sabah saatlerinde otogardan aldığı bir müşteriyi Karşıyaka'ya götüren Sarıoğlu, yolculuk sonrasında hayatının en ilginç olaylarından birini yaşadı.

"920 lira beklerken hesabında 920 bin lira gördü"

Yolculuk esnasında müşterisiyle sohbet eden ve müşterisinin Karadağ'a yerleşme planları yaptığını öğrenen Sarıoğlu, yolcusunu tıraş olması için Karşıyaka'daki bir berbere bıraktı. Taksimetrede yazan 920 liralık ücreti banka hesabına havale (EFT) yöntemiyle gönderen müşteri, ardından berbere girdi. Hesabına para geldiğine dair bildirimi gören ancak miktara dikkat etmeyen Sarıoğlu, aracıyla bir süre uzaklaştıktan sonra mobil bankacılık uygulamasına girdiğinde hayatının şokunu yaşadı. Hesabına 920 lira yerine tam 920 bin lira gönderildiğini fark eden dürüst taksici, hiç vakit kaybetmeden aracının yönünü yeniden berbere çevirdi.

Berbere koştu

Büyük bir telaşla müşterisini bıraktığı berber dükkanına giren Celal Sarıoğlu, yaşadığı o ilginç anları anlattı. Sarıoğlu, "İzmir otogarında 26 yıldır taksiciyim. Sabah saatlerinde yolcumu aldım, Karşıyaka'ya adrese götürdüm. Yolda giderken ettiğimiz sohbette kendisinin Karadağ'a yerleşeceğini, Karşıyaka'da tıraş olması gerektiğini söyledi. Berbere bıraktım kendisini. Vardığımız noktada taksimetre 920 lira yazdı. Ücreti IBAN'a atacağını söyledi. IBAN'a telefonundan para geldiğini gördüm ama rakamı görmedim. Biraz yürüdükten sonra rakama baktım, 920 yerine 920 bin lira atmış. Telaşla geriye döndüm. Kendisini berberde buldum ve yanına gittim. 'Hesapta bir yanlışlık var' dedim. 'Parayı gönderdim, ödedim' dedi. 'Ödediniz ama biraz fazla ödediniz' karşılığını verince şaşkınlıkla 'Nasıl yani' dedi. Hesabını kontrol etmesini istedim. Hesabını kontrol edince o da büyük bir şaşkınlık yaşadı" açıklamasında bulundu.

"Çocuklarıma haram yediremezdim"

Yanında yakın gözlüğü olmadığı için parayı müşterisinin bizzat kendi telefonu üzerinden geri göndermesini rica eden Sarıoğlu, "Yakın gözlüğüm yanımda değil diyerek hesabımı açtım. Kendisine 'Kendi hesabına bu parayı gönderir misin'' dedim. Kendi hesabına parayı geri gönderdi, taksi ücretini de oradan düştü. Aklımdan geçen sadece o parayı yerine iade etmekti. Çocuklarıma yediremezdim o parayı. Çünkü helal para değildi. Hak etmediğim bir paraydı. Takdir eden çok az sayıda belki insan oldu ama o para bana yaramazdı. Ben geriye iade ettiğim için mutluyum" diyerek meslektaşlarına da örnek oldu.

Başkan Özkan'dan teşekkür: "Gurur verici"

Olayın kısa sürede duyulmasının ardından İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, duyarlı taksi şoförü Celal Sarıoğlu'nu makamında ağırlayarak örnek davranışından dolayı tebrik etti. Sarıoğlu'nu ödüllendiren Başkan Özkan, bu tür olayların İzmir taksicilik sektörü adına onur verici olduğunu vurgulayarak şu açıklamayı yaptı: "İzmir'de taksiciliğin geldiği nokta son günlerde yaşadığımız bu güzel örneklerle ortada. Sağ olsun esnaf arkadaşlarımız, çalışan şoför arkadaşlarımız duyarlılığı sayesinde İzmir taksicilik sektöründe güzel örneklere imza atmaya devam ediyor. Buradan ben tekrar esnaf kardeşlerime, çalışan şoförlerimize, meslektaşlarımıza seslenmek istiyorum; vatandaşlık gereği yapılması gereken bu davranışlar maalesef toplumda çok az rastlanıldığı için dikkat çekici örnekler oluyor. Tabii böyle çalışan duyarlı arkadaşlarımızın olması mesleğimiz adına bize ayrıca bir gurur ve onur veriyor. Ben kendisine burada İzmir Şoförler Odası Başkanı olarak bu duyarlılığı için teşekkür ediyorum. Bu dikkat çekici örneklerin İzmir'den çıkması da ayrı bir güzellik."

Manisa'da gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin yayın yasağı getirildi

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir okulun yakınlarında yaşanan silahlı saldırı olayına ilişkin yayın yasağı getirildi

22.09.2026 12:59:00
İHA
 
Manisa'da gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin yayın yasağı getirildi
Manisa'da gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin yayın yasağı getirildi
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin olarak yürütülen adli soruşturma kapsamında, Turgutlu Sulh Ceza Hakimliğinin 2026/4943 D. İş sayılı kararıyla yayın yasağı getirildiği bildirildi. RTÜK'ün paylaşımında şu ifadelere yer verildi:

"Söz konusu karar doğrultusunda, soruşturma dosyası kapsamında soruşturma tamamlanıncaya kadar yazılı ve görsel medya ile sosyal medya ve internet ortamında faaliyet gösteren medyada her türlü haber, röportaj, eleştiri ve benzeri yayınların yapılması yasaklanmıştır. Soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve olayın hassasiyeti dikkate alınarak yayın yasağına titizlikle riayet edilmesi; soruşturma kapsamında yetkili makamlarca yapılacak açıklamaların esas alınması ve kamuoyunun yanlış veya teyitsiz bilgilerle yönlendirilmemesi önem arz etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

"İsrail bağlantılı forex dolandırıcılığı" operasyonunda gözaltına alınan 133 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul'da, İsrail bağlantılı uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 133 şüpheli, tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi

22.09.2026 03:00:00
AA
 
"İsrail bağlantılı forex dolandırıcılığı" operasyonunda gözaltına alınan 133 şüpheliye tutuklama talebi
"İsrail bağlantılı forex dolandırıcılığı" operasyonunda gözaltına alınan 133 şüpheliye tutuklama talebi

İçişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) öncülüğünde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, Interpol, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Interpol Genel Merkezinin katkılarıyla, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ve Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüklerince uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik yürütülen soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 213 şüphelinin sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'nde savcılık işlemleri tamamlandı.

Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 133'ü tutuklama, 56'sı ise adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Şüphelilerden 24'ünün ise ifadesinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi.

Operasyon

Türkiye'de faaliyet gösteren İsrail bağlantılı uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığı kapsamında 25 şirkete bağlı sözde 40 çağrı merkezi ve finans ofisi ile bu yapıları yöneten şüpheliler tespit edilmiş, çağrı merkezlerinde çok sayıda yerli ve yabancı kişinin çalıştığı belirlenmişti.

Çağrı merkezleri ve finans ofislerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 191 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilere ait, suçtan elde edildiği değerlendirilen 1,5 milyar lira değerindeki mal varlıklarına, 80 araca ve 12 mülke el konulmuş, banka, kripto varlık ve şirket hesaplarına bloke uygulanmıştı.

Ekipler, adreslerinde bulunmayan 10 zanlıyı da yaptıkları çalışmalar sonrası gözaltına almış, çalışmaların devamında 12 şüpheli daha yakalanmıştı.

Gözaltına alınan şüphelilerin 9'unun İsrail, 11'inin Pakistan, 25'inin ise Azerbaycan, Suriye, Ürdün, Ukrayna, Tayland, Endonezya, Fas, Kazakistan, Filipinler, İran, Çin, Lübnan, Filistin, Meksika, Mısır, Mozambik, Arjantin ve Bangladeş uyruklu olduğu öğrenilmişti. 

Savcı tutukluluğun devamını istedi

Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nin (DHMİ) eski daire başkanı Mehmet Cemil Acar, "rüşvet" ve "yolsuzluk" suçlamasıyla yargılandığı davadan tahliye oldu

21.09.2026 22:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Savcı tutukluluğun devamını istedi
Savcı tutukluluğun devamını istedi
Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nin (DHMİ) eski daire başkanı Mehmet Cemil Acar, "rüşvet" ve "yolsuzluk" suçlamasıyla yargılandığı davadan tahliye oldu.

Ankara 89. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Mehmet Cemil Acar bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, taraf avukatları salonda hazır bulundu. Mahkeme hakimi, dava dosyasına gelen evrakı okumasının ardından sanık Acar'a söz verdi.

Acar ise, "Çok söyleyecek lafım var, söyleyeceklerim bana zarar verecek. O nedenle susmayı tercih ediyorum. Bilirkişi 6 hafta sonra listeye eklendi, üzerinden 5 ay geçti, hâlâ rapor yok. Bunların zulmünü ben yaşıyorum. Ben suçlu ilan edildim, sonra buna suç uydurulmaya çalışıldı. Bugün 542. gün, 18 ay yatırıldım. Ben sanki bir düşman devletin vatandaşıymışım gibi muamele gördüm. Ben Türkiye Cumhuriyeti'ne 28 yıl onurumla, şerefimle çalıştım. 18 aylık süre doldu. Beni cezalandırın, herkes kurtulsun. Mahkemeye saygım sonsuzdur. Takdir sizindir" dedi.

Savcı tutukluluğun devamını istedi

Cumhuriyet savcısı, Acar hakkında kuvvetli suç şüphesi bulguları olduğunu, delillerin tamamının toplanmadığını ve delillerin karartılma ihtimalinin devam etmesi sebebiyle tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.

Sanık Acar, mütalaaya karşı ise, "Mütalaayı kabul etmiyorum. Elbette birileri bu süreci de değerlendirecektir. Ben hiçbir şekilde suç işlemedim. Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Denetleme Kurulu'nun bütün işleyişlerini denetlediği tek kişiyim.

Benim hiçbir suçum yok. Sırtını bir takım siyasilere dayamış bir takım bürokratların hıncıdır bu. Bazı bürokratların spekülasyon yaparak bakanı yönlendirerek başlayan ve bugüne gelen bir süreç bu" şeklinde savunma yaptı.

Beyanların ardından mahkeme, Acar'ın tahliyesine karar vererek, sonraki duruşmayı 7 Aralık'a erteledi.

Evindeki kasadan 26 kilo altın çıktı iddiası

Mehmet Cemil Acar hakkında yürütülen soruşturma, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan suç duyurusunun ardından gündeme geldi.

Soruşturma kapsamında Acar'ın mal varlığının görevinden elde ettiği gelirle orantılı olup olmadığı araştırıldı. Dosyaya yansıyan iddialara göre Acar'ın evindeki kasada 26 kilogram külçe altın, 1 milyon 320 bin dolar ve 121 bin avro bulundu.

Acar'ın ayrıca 12 gayrimenkulünün olduğu ve emekli olmadan yaklaşık üç ay önce Batman'da bir mercimek fabrikası satın aldığı da dosyada yer alan iddialar arasında.

"Gelirimle orantısız değil" savunması

Acar ise hakkındaki suçlamaları kabul etmiyor. Mal varlığının kaynağına ilişkin açıklamalarında, sahip olduğu para ve değerlerin yasal gelirleri, ailesinden gelen varlıklar ve kendisine verilen hediyelerle bağlantılı olduğunu savunuyor.

Soruşturmanın temel noktalarından biri de mal bildirimleri ile fiili mal varlığı arasındaki ilişkinin yanı sıra bazı banka hareketlerinin niteliği oldu.

Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu ifade verecek

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak, savcılıkta ifade verecek

21.09.2026 16:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu ifade verecek
Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu ifade verecek
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak, savcılıkta ifade verecek.

Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Yürütülen soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde, 'Kazım Kaşifoğlu' karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak, 'bilgi sahibi' sıfatıyla Silivri Adliyesi'nde savcılıkta ifade verecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.