Ülkemiz siyaseti ve medyası ve de dünya 22 aydır, 'Netenyahu insanlık suçu işliyor, Hamas ile ateşkes masada, Filistin'de iki devletli çözüm, Gazze'ye acil müdahale şart' gibi başlıkları konuşurken İsrail, Müslüman katliamlarını arttırarak bugüne geldi.
Yahudi İsrail devleti, Gazze'de yaşayan Müslümanların önüne 3 şık koydu: 'Ya bombalar ile öleceksiniz, ya açlıktan öleceksiniz ya da Arz-ı Mevut sınırları dışına (Somali) göç edeceksiniz'.
Sakın!
'Bu iş, Gazzeliler gider ve biter' diye zannetmeyin. Gazzeliler sürüldüğün de sıra Batı Şeria'daki sonra Kudüs'teki sonra bütün Filistin coğrafyasındaki Müslümanlara gelecek.
Çünkü Yahudi İsrail devletinin hedeflerini hükümet, asker ve MOSSAD belirlemiyor. İnançları belirliyor ve inançlarına göre bu vahşeti işliyorlar.
İnanmadınız mı?
Kasım 2023. Netanyahu, askerlerine sesleniyor.
"Bu savaş, ışığın oğulları ile karanlığın oğulları arasında bir savaştır."
Hamas'ı, Samuel Kitabı'ndan bir pasajda Amalek ulusuna benzeten Netenyahu: 'Her şeye egemen Rab diyor ki: İsraillilere yaptıkları kötülükten ötürü Ameleklileri cezalandıracağım… Şimdi git, Ameleklilere saldır. Her şeyi yok et. Erkekten kadına, çocuktan emzikte olana, öküzden koyuna, deveden eşeğe kadar hepsini öldür.' (1 Samuel 15:2-3)
Işık karanlığın üstesinden gelene kadar görevimizden vazgeçmeyeceğiz. İyilik, bizi ve tüm dünyayı tehdit eden aşırı kötülüğü yenecektir' diyordu.
Geçen hafta
Bu katliamları inançları adına yaptıklarını her fırsatta getiren İsrail başbakanı Netenyahu geçen hafta bir TV kanalında katıldığı yayında, kendisine 'Vaat Edilmiş Topraklar' haritası şeklinde bir muska hediye edildi.
Netanyahu, "Yahudi halkı adına nesiller boyu süren bir görevdeyim" diyerek, geçmişte ve gelecekte bu topraklara dönmeyi hayal eden Yahudilerin hayalini sürdürdüğünü ifade ederek şöyle dedi:
'Tarihi ve manevi bir misyon (görev) yürütüyorum. Büyük İsrail vizyonuna çok bağlıyım, tarihi ve manevi bir misyonum var'.
Bize gelelim mi?
Bizde ise siyasetçiler bunun bir 'inanç' katliamı olduğunu çok iyi bildikleri halde hiç dile getirmiyorlar.
Hele kadınlar üzerinden iman gösterisi yapan şalvarlı, cübbeli takımı, ilahiyatçılar bu konulara hiç girmiyorlar.
Kendilerini çağdaş, akılcı olarak tanımlayanlar ise 'bu bir inançlar savaşı değil, insanlık trajedisidir' sözlerini sarf ediliyorlar.
Bizim inancımız ne diyor?
Kuran'da en çok bahsedilen Yahudiler ve onlara gönderilen peygamberlerdir.
Maide Suresi 82 ayette: "Kuşku yok ki iman edenlerin, insanlar içinde en amansız düşmanlarının Yahudiler ve şirk koşanlar olduğunu göreceksin' buyuruluyor.
Hadislerde ise Müslümanların, Yahudilerle savaşacakları açık beyan edilmiştir. Yine hadislerde bu savaşın, Müslümanlar tarafından değil Yahudiler tarafından başlatılacağı nettir.
Ülkemize gelelim
Siyasi hayatları boyunca Mescid-i Aksa, Filistin başlıklarını iş siyasette kullanan tek parti iktidarının 22 aydır devam eden Müslüman katliamına laf ötesinde bir duruş gösterememesi toplumda tepkilere sebep oldu.
Ağustos başında bir açılışa katılan AKP genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan bu tepkileri şöyle karşıladı:
"Buradan edep ve adap dışı ifadelerle hükümetimizi hedef alanlara sadece şunu söylüyorum: Bizim Filistin hassasiyetimizi sorgulamak sizin ne haddinize? Daha düne kadar topraklarını savunan Gazzelilere terörist diyen siz değil miydiniz?
Gazzeli kardeşlerimiz öz yurtlarında ebediyen özgürce yaşayacak. O kutlu gün geldiğinde, Allah nasip ederse biz de orada olacağız. Kardeşlerimizle birbirimize muhabbetle sarılacak, kucaklaşacak, inşallah hep beraber omuz omuza şükür namazı kılacağız."
Ne zaman?
Atatürk: 'Filistin'e el sürülemez!'
"Arapların Avrupa siyasetine nüfuz edemeyip bu sözde istiklal kelimesine inandıkları ve bu uğurda Arap memleketlerini Avrupa emperyalizmine esir kıldıkları çok şayanı teessüftür.
Arapların arasında mevcut olan karışıklığı ve hoşnutsuzluğu kimse bizim kadar bilemez. Biz vakıa bir kaç sene Araplardan uzak kaldık.
Fakat şimdi kendimize kâfi derecede güvenip ve kudretimizi bildiğimiz için İslamiyet'in mukaddes yerlerini Musevilerin ve Hıristiyanların nüfuzunun altına girmesine mani olacağız.
Binaenaleyh şunu söylemek istiyoruz ki buraların Avrupa emperyalizminin oyun sahası olmasına müsaade etmeyeceğiz.
Biz şimdiye kadar dinsiz ve İslamiyet'e lakayt olmakla itham edildik. Fakat bu ithamlara rağmen peygamberin son arzusunu yani, mukaddes toprakların daima İslam hâkimiyetinde kalmasını temin için hemen bugün kanımızı dökmeye hazırız.
Cedlerimizin, Selâhaddin'in idaresi altında, uğrunda Hıristiyanlarla mücadele ettikleri topraklarda yabancı hâkimiyet ve nüfuzunun tahtında bulunmasına müsaade etmeyeceğimizi beyan edecek kadar bugün, Allah'ın inayeti ile kuvvetliyiz.
Avrupa bu mukaddes yerlere temellük etmek için yapacağı ilk adımda bütün İslam âleminin ayaklanıp icraata geçeceğinden şüphemiz yoktur.''
Mustafa Kemal Atatürk'ün, mecliste yaptığı bu konuşmayı, önce, Ankara'da Türkçe yayınlanan Hakimiyeti Milliye gazetesi yayınlamış. Hindistan'da yayınlanan Bombay Chronicle gazetesi de bu açıklamayı Hakimiyeti Milliye Gazetesi'nden almış ve 27.8.1937 (27.07.1937) tarihli nüshasında 'Filistin'e el sürülemez, Kemal Paşa Avrupa'ya ihtar ediyor' başlığı altında bir yazı yayınlamıştır.
Ruhun şad olsun büyük insan…
Yahudi İsrail devleti, Gazze'de yaşayan Müslümanların önüne 3 şık koydu: 'Ya bombalar ile öleceksiniz, ya açlıktan öleceksiniz ya da Arz-ı Mevut sınırları dışına (Somali) göç edeceksiniz'.
Sakın!
'Bu iş, Gazzeliler gider ve biter' diye zannetmeyin. Gazzeliler sürüldüğün de sıra Batı Şeria'daki sonra Kudüs'teki sonra bütün Filistin coğrafyasındaki Müslümanlara gelecek.
Çünkü Yahudi İsrail devletinin hedeflerini hükümet, asker ve MOSSAD belirlemiyor. İnançları belirliyor ve inançlarına göre bu vahşeti işliyorlar.
İnanmadınız mı?
Kasım 2023. Netanyahu, askerlerine sesleniyor.
"Bu savaş, ışığın oğulları ile karanlığın oğulları arasında bir savaştır."
Hamas'ı, Samuel Kitabı'ndan bir pasajda Amalek ulusuna benzeten Netenyahu: 'Her şeye egemen Rab diyor ki: İsraillilere yaptıkları kötülükten ötürü Ameleklileri cezalandıracağım… Şimdi git, Ameleklilere saldır. Her şeyi yok et. Erkekten kadına, çocuktan emzikte olana, öküzden koyuna, deveden eşeğe kadar hepsini öldür.' (1 Samuel 15:2-3)
Işık karanlığın üstesinden gelene kadar görevimizden vazgeçmeyeceğiz. İyilik, bizi ve tüm dünyayı tehdit eden aşırı kötülüğü yenecektir' diyordu.
Geçen hafta
Bu katliamları inançları adına yaptıklarını her fırsatta getiren İsrail başbakanı Netenyahu geçen hafta bir TV kanalında katıldığı yayında, kendisine 'Vaat Edilmiş Topraklar' haritası şeklinde bir muska hediye edildi.
Netanyahu, "Yahudi halkı adına nesiller boyu süren bir görevdeyim" diyerek, geçmişte ve gelecekte bu topraklara dönmeyi hayal eden Yahudilerin hayalini sürdürdüğünü ifade ederek şöyle dedi:
'Tarihi ve manevi bir misyon (görev) yürütüyorum. Büyük İsrail vizyonuna çok bağlıyım, tarihi ve manevi bir misyonum var'.
Bize gelelim mi?
Bizde ise siyasetçiler bunun bir 'inanç' katliamı olduğunu çok iyi bildikleri halde hiç dile getirmiyorlar.
Hele kadınlar üzerinden iman gösterisi yapan şalvarlı, cübbeli takımı, ilahiyatçılar bu konulara hiç girmiyorlar.
Kendilerini çağdaş, akılcı olarak tanımlayanlar ise 'bu bir inançlar savaşı değil, insanlık trajedisidir' sözlerini sarf ediliyorlar.
Bizim inancımız ne diyor?
Kuran'da en çok bahsedilen Yahudiler ve onlara gönderilen peygamberlerdir.
Maide Suresi 82 ayette: "Kuşku yok ki iman edenlerin, insanlar içinde en amansız düşmanlarının Yahudiler ve şirk koşanlar olduğunu göreceksin' buyuruluyor.
Hadislerde ise Müslümanların, Yahudilerle savaşacakları açık beyan edilmiştir. Yine hadislerde bu savaşın, Müslümanlar tarafından değil Yahudiler tarafından başlatılacağı nettir.
Ülkemize gelelim
Siyasi hayatları boyunca Mescid-i Aksa, Filistin başlıklarını iş siyasette kullanan tek parti iktidarının 22 aydır devam eden Müslüman katliamına laf ötesinde bir duruş gösterememesi toplumda tepkilere sebep oldu.
Ağustos başında bir açılışa katılan AKP genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan bu tepkileri şöyle karşıladı:
"Buradan edep ve adap dışı ifadelerle hükümetimizi hedef alanlara sadece şunu söylüyorum: Bizim Filistin hassasiyetimizi sorgulamak sizin ne haddinize? Daha düne kadar topraklarını savunan Gazzelilere terörist diyen siz değil miydiniz?
Gazzeli kardeşlerimiz öz yurtlarında ebediyen özgürce yaşayacak. O kutlu gün geldiğinde, Allah nasip ederse biz de orada olacağız. Kardeşlerimizle birbirimize muhabbetle sarılacak, kucaklaşacak, inşallah hep beraber omuz omuza şükür namazı kılacağız."
Ne zaman?
Atatürk: 'Filistin'e el sürülemez!'
"Arapların Avrupa siyasetine nüfuz edemeyip bu sözde istiklal kelimesine inandıkları ve bu uğurda Arap memleketlerini Avrupa emperyalizmine esir kıldıkları çok şayanı teessüftür.
Arapların arasında mevcut olan karışıklığı ve hoşnutsuzluğu kimse bizim kadar bilemez. Biz vakıa bir kaç sene Araplardan uzak kaldık.
Fakat şimdi kendimize kâfi derecede güvenip ve kudretimizi bildiğimiz için İslamiyet'in mukaddes yerlerini Musevilerin ve Hıristiyanların nüfuzunun altına girmesine mani olacağız.
Binaenaleyh şunu söylemek istiyoruz ki buraların Avrupa emperyalizminin oyun sahası olmasına müsaade etmeyeceğiz.
Biz şimdiye kadar dinsiz ve İslamiyet'e lakayt olmakla itham edildik. Fakat bu ithamlara rağmen peygamberin son arzusunu yani, mukaddes toprakların daima İslam hâkimiyetinde kalmasını temin için hemen bugün kanımızı dökmeye hazırız.
Cedlerimizin, Selâhaddin'in idaresi altında, uğrunda Hıristiyanlarla mücadele ettikleri topraklarda yabancı hâkimiyet ve nüfuzunun tahtında bulunmasına müsaade etmeyeceğimizi beyan edecek kadar bugün, Allah'ın inayeti ile kuvvetliyiz.
Avrupa bu mukaddes yerlere temellük etmek için yapacağı ilk adımda bütün İslam âleminin ayaklanıp icraata geçeceğinden şüphemiz yoktur.''
Mustafa Kemal Atatürk'ün, mecliste yaptığı bu konuşmayı, önce, Ankara'da Türkçe yayınlanan Hakimiyeti Milliye gazetesi yayınlamış. Hindistan'da yayınlanan Bombay Chronicle gazetesi de bu açıklamayı Hakimiyeti Milliye Gazetesi'nden almış ve 27.8.1937 (27.07.1937) tarihli nüshasında 'Filistin'e el sürülemez, Kemal Paşa Avrupa'ya ihtar ediyor' başlığı altında bir yazı yayınlamıştır.
Ruhun şad olsun büyük insan…
Akın Aydın / diğer yazıları
- Muhalefet erken seçim-hemen seçim istiyor / 04.05.2026
- Sürecine katkı veren herkes tarihe adını kaydettirecektir / 03.05.2026
- Bu sistem ve bu anlayışlarla 1 Mayıslar bayram olamaz / 01.05.2026
- Önce coplattılar sonra ‘emekçinin yanındayız’ dediler / 30.04.2026
- AB, Amerika ve Asya’ya bayrak açtı, bizi tehdit etti / 29.04.2026
- Yargıda ‘feda’ dönemi / 28.04.2026
- Yusuf Tekin’e teşekkür etmek lazım / 27.04.2026
- Ermenilere taziye, CHP’ye mehter tepkisi / 26.04.2026
- Numan Kurtulmuş’tan tarihi 'BOP' itirafı / 24.04.2026
- Madem gündem ‘ulusal egemenlik’ o halde söz sahibinin / 23.04.2026
- Sürecine katkı veren herkes tarihe adını kaydettirecektir / 03.05.2026
- Bu sistem ve bu anlayışlarla 1 Mayıslar bayram olamaz / 01.05.2026
- Önce coplattılar sonra ‘emekçinin yanındayız’ dediler / 30.04.2026
- AB, Amerika ve Asya’ya bayrak açtı, bizi tehdit etti / 29.04.2026
- Yargıda ‘feda’ dönemi / 28.04.2026
- Yusuf Tekin’e teşekkür etmek lazım / 27.04.2026
- Ermenilere taziye, CHP’ye mehter tepkisi / 26.04.2026
- Numan Kurtulmuş’tan tarihi 'BOP' itirafı / 24.04.2026
- Madem gündem ‘ulusal egemenlik’ o halde söz sahibinin / 23.04.2026



























































