HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 HAZİRAN 2022, SALI

Geçmişin mesajları…

26.04.2022 00:00:00

Bazen özlediğiniz, özlemekten öteye sevdiğiniz insanları anımsar, onları bulmaya çalışırsınız… Bulduğunuzda ise hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını; insan denilen muammanın zaman içerisinde sizin anımsadığınız gibi kalmadığını, en küçük bir menfaat veya fikir çatışmasında düşmanınız olduğunu fark edersiniz. 

Tarih, her zaman kendisine güvenilen hainlerin ihanet öykülerini dillendirse de siz bir türlü böyle bir ihtimali düşünmez, güven üzerine güven kuleleri inşa edersiniz. Bir gün kuleler yıkıldığında altında kalır, içinizin acıdığını hissedersiniz. İnsanlara olan güveniniz sarsılır. Mevcutlara bile temkinli yaklaşmaya, sevginizi esirgemeye, ilginizi azaltmaya başlarsınız.  

Oysa bu yanlış bir davranıştır. 

Aksine bu tür insanları sergilemeniz; onların aynı davranışları sergileyerek başkalarını kandırmalarına engel olmanız gerekir. Bu son derece insani bir davranıştır. Ne yazık ki, az da olsa her insanda sevgi gösterme, başkalarına güvenme, dürüstlüğüne inanma gibi mayasına ekilmiş olan hasletler vardır.  

Aldatmak ve yanlış yapmak, bununla da yetinmeyip içindeki kini boşaltmak, kendisine iyilik yapanları bile ezip geçmek ise bazılarının fıtratında vardır. Huydur. Huy ise canın altındadır ve can çıkmadan huy çıkmaz. Pişmanlıklarına, aradan geçen zaman içinde yaptıklarından hicap duymalarına imkân ve ihtimal yoktur. 

* * *

Türk insanı; ülkesini kuran bu uğurda canını veren, padişah olmayı ret ederek millet hâkimiyetine dayalı bir ulusal egemenlik kuran atalarına son derece saygılı bireylerdi. Onların heykellerine saldırmazlar, olmayacak hikâyelere inanmazlardı. Ortaya çıkışından uzunca bir süre sonra Müslümanlığı kabul etmesine rağmen dinlere karşı saygılıdır. Mevcut dinin kendine dayatılan geçmişin mesajlarına dair şüpheleri olsa bile herhangi bir olay karşısında söz söyletmez, saygısızlık edenlere izin vermezlerdi. Devlet otoritesine sadakat ise sokaktaki kurallara uymak ile başlar, üniformaya saygı gösterir, bunu yaparken çocuklarının asker veya polis olmasını isterlerdi. Memurlarının dürüstlüğünden kimse şüphe etmezdi.  

Yargı kararları hiçbir dönemde tartışma konusu olmazdı. 

Ne yazık ki, aradan geçen süreçte aramıza ekilen nifak tohumları dil, din, ırk ayrımlarını hortlatmaya, bölgelere göre insan ayrımlarına gidilen otoriter yöneticilerin yanlış kararlarına sahne oldu. Bugün her türlü çözümü merkezi idareden bekleyen, siyasal otoritenin tercihlerine göre ihtiyaçların giderildiği bölgesel uygulamalara rastlanmaya başladı.

* * *

Bütün bunlar, geçmişin bize iletilmiş olan mesajları ile ters düşüyor. Ülke üzerinde hesapları olanların ekmeğine yağ sürüyor. 

Siyaseti sadece seçme ve seçilmek üzerine algılayan parti yönetimleri, ülke yararına çalışan insanları göz ardı etmeye, projesi ve söylemleri bulunanları dikkate almamaya, kendilerinden biraz akıllı olan teorisyenleri dinlememeye devam ediyorlar. 

Ve ne yazık ki birinci ve ikinci dünya savaşının bizlere yaşattıklarını, bu savaşların verdiği mesajları Marmara depremi gibi unutup; sorgulamasız bir biçimde eylemlerini sürdürmeye devam ediyorlar. Bilim ve aklın egemen olduğu çağda, bağnazlığın, imparator sevdalılarının, din tüccarlarının sesleri bilim adamlarından daha fazla çıkmaya başladı. 

Geniş halk kesimleri ile bir avuç para babası sermayedarın arasındaki uçurum her geçen gün daha fazla büyürken, ülkedeki hırsızlık ve ahlak düşkünlüğü normal sınırların üstüne çıktı. Kendilerinin misafir olduklarını unutan göçmenler; kendilerinin oturdukları mahalleleri kantonlaştırıp tabelaları değiştirmeye çalışıyorlar. 

Bütün bunlar huzur içinde, din-dil-ırk ayrımı yapmadan yaşamaya alışmış Anadolu insanını rahatsız etmeye; gençleri gruplaştırıp çeteleştirmeye, kendi yöresindeki olaylara kendilerinin müdahale ettikleri gizli bir koruma ve saldırı içgüdüsü ile donatmaya başlamış durumda. 

Bir gurup kendilerine dayatılanlara sesini çıkarmıyor ama içten içe bileniyor ve kıvılcım bekliyor. Bir gurup ise tepkisi son derece radikal bir biçimde ortaya koyuyor. 

Şimdi Ukraynalıların gelmesi ile başlayan yeni göç akımı özellikle kıyı kentlerindeki kiraların fiyatlarını ikiye, hatta bazı yerlerde üçe katlamış durumda. 

Yakında Arapça tabelaların yanlarına Rusça tabelalar asıldığını gördüğümüzde şaşırmamalıyız. 

Ancak bütün bunlar geçmişin mesajlarına kulak tıkamamızdan, bilmezden ve duymazdan gelmemizden kaynaklanıyor. 

Bakalım daha neler göreceğiz?

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Demokratik krallık / 22.06.2022
- Kaybedilen veya kaybolan insanlar… / 21.06.2022
- Yol / 18.06.2022
- Tespihler ve tespitler / 15.06.2022
- Salda’nın güzelliği… / 11.06.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 04.06.2022
- Yazının dili / 31.05.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 29.05.2022
- Aşk… / 24.05.2022
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

26.04.2021, 26.04.2020, 26.04.2019, 26.04.2018, 26.04.2017, 26.04.2016, 26.04.2015, 26.04.2014, 26.04.2013, 26.04.2012, 26.04.2011, 26.04.2010, 26.04.2009, 26.04.2008, 26.04.2007, 26.04.2006, 26.04.2005, 26.04.2004, 26.04.2003
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.