HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 MAYIS 2022, CUMARTESİ

Geçmişten günümüze sosyal devlet -2-

25.09.2021 00:00:00

Eski Türklerde ve Hz. Peygamber döneminde sosyal devlet anlayışından önceki yazımızda bahsetmiştik. Hz Peygamber'in rıhletinden sonraki dönemlere baktığımızda herkese eşit bir şekilde pay edilen devletin gelirleri Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer döneminde bazı kişilere imtiyaz tanınarak devam etmiştir. Gelirler tasadduk edilirken Kureyş kabilesine mensup olanlara, Bedir ashabına, Peygamber eşlerine  vs. farklı maaş bağlanmıştır. 

Hz Osman dönemine gelindiğinde İslam devletinin en önemli vilayetlerine vali olarak  Hz Osman'ın liyakat sahibi olmayan, halka eziyet eden yakın akrabaları tayin edilmiştir. Mısır, Kûfe, Basra, Medine halkının uygulamalardan rahatsızlığı neticede Hz Osman'ın evinin muhasara altına alınmasına ve ölümüne neden olmuştur. 

Hz Ali dönemi kaosun doruk noktada yaşandığı, hariciler gibi zulümle beslenen, mürcie gibi tarafsız kalıp sessiz kalan grupların oluşmasıyla zor bir dönem olmuştur.

Hz Ali ilk olarak liyakatsiz valileri görevinden alıp yeni valiler atamış, haksızlığa uğrayanların ziyanlarını karşılamaya çalışmıştır. Haliyle bu durum önceden maaş konusunda imtiyaza tabi tutulan kişilerin hoşuna gitmemiş, Basra, Kûfe valiliği hayalleri kuran kişilerin cephe alıp Cemel savaşına kadar giden süreci geliştirmiştir. Hz Ali'nin sosyal devlet anlayışını kavrayabilmek adına Mâlik bin Eşter'i vali olarak Mısır'a gönderirken tavsiyelerine değinmek yerinde olacaktır.

"Ey Mâlik cimrileri önemli işlere bulaştırmamalı ve onlarla görüş alış verişinde bulunmamalıdır. Çünkü cimri insanlar seni iyilik ve yardımdan uzaklaştırır, sana züğürtlüğü dayatır. İnsan doğduğu gün ağlar; o esnada başkaları gülüyordur. Öyle yaşamalısın ki öldüğün gün, gülen sen ol, ağlayan halk olsun.

Ey Mâlik! Bilmelisin ki hükmettiğin halk, askerler, katipler, kadılar, valiler, tüccar, sanat erbabı, vergi memurları ve fakirler olmak üzere sekiz sınıftan oluşmaktadır. Bu sekiz gruptan her biri bir çarkın dişlileri gibidir. Birinin iyiliği diğerinin iyiliğine bağlıdır. Hiçbiri diğeri olmadan edemez. Ey Mâlik! Toplumun her kademesine daima sevgi beslemek, onlara şefkat ve merhamet duyguları ile yaklaşmak gerekir. Halkın güçsüzlerin üzerine yırtıcı hayvanlar gibi gitmemek ,mal ve eşyalarına el koymayı ve yağmalamayı ganimet saymamak gerekir. Halk iki kısımdır: 

1- Mü'minlerdir ki onlar senin kardeşlerindir.

2- Zîmmiler, senin gibi Allah'ın kullarıdır.

Hz Ali , Mâlik bin Eşter'e verdiği nasihatte adeta yönetici olarak bir "baba" edasıyla insanları kucaklamasını, ayırım yapmamasını, merhametle muamele etmesini, Allah'ın yarattığı kul olarak davranmasını tavsiye etmiştir. Yönetici konumunda olan insanlar tabasını din, dil, ırk, mezhep gibi farklılıklarını göz ardı ederek eşit muamelede bulunması gerekir. Baba çocukları arasında ayırım yapmayıp iyi-kötü davranışlarıyla çocuğuna sahip çıkıyorsa devletin de bütün vatandaşlarını evlatları gibi görüp farklı muamelede bulunmayıp eşit davranması gerekir.

Hz Ali nasihatine devam eder: "Vergi yönünden halkı zorlaman ve yeni vergi ihdas etmemen gerekir. Onlara öylesine davran ki senin hakkında iyi şeyler düşünsünler. Zira hakkında iyi düşünenler uygulamalarından hoşnut olanlardır. Reayaya yaptığın işkence ve zulümden dolayı sevinmemelisin. Yumuşak davranmak ve merhametli olmak varken insanlara öfkelenmek doğru bir davranış değildir. Bir de sakın "Ben güçlüyüm, emrederim, halk bana itaat eder" deyip halkın üstüne gitmemelisin. Çünkü bu tarz düşünce ve fikirler kalbi bozar, inanç zafiyetine yol açar, dinin bozulmasına sebep olur.

Piyasada alım ve satım doğru tartılarla yaptırılmalıdır ki alan da satan da zarar görmesin. İnsanların çoğunda aşırı hırs ve bencillik vardır. Önemli mal ve emtiayı stok edip, zamanı gelince değerinin üstünde bir fiyatla satarak, halkın alım gücünü zorlar ve huzursuzluğa sebep olurlar. Tüm halkı etkileyen bu zarar kapısına göz yummak valiler için büyük bir eksikliktir. Şunu unutma ki, vergi toplamaktan ziyade ülkenin kalkınması için çaba göstermelisin. Zira vergi halka hizmet ile elde edilebilir. Hizmet vermeden vergi toplama yoluna gitmemelisin.

Resûlullah (sav) "veren el, alan elden üstündür" buyurmuştur. Devlet olarak vergiler, yangın, sel, deprem gibi doğal afetlerde sürekli vatandaşın cebine bakılması ,IBAN paylaşılması devletin alıcı konumda olduğunu gösterir. Milletin devletinin zor zamanlarında yanında olması tartışmasız milletin büyüklüğünü gösterir, ekonomik açıdan gelişmiş olduğumuzu göstermez  bilakis acziyetini, herhangi bir afet karşısında bir hazırlığımızın, bütçemizin olmadığını gösterir.

Hz Ali çarkın dişlilerine benzetmişti ekonomiyi. Dişlilerin her birinin aynı uzunlukta olması gerekir. Birinin uzun birinin kısa olması dişlinin dönmesine engel olur. Bugünkü ekonomik bunalımın sebebi, ülkede azınlığı kapsayacak sayıda insanın çok zengin, çoğunluğu kapsayan kesimin de çok fakir olmasından kaynaklanan gelir dağılımındaki adaletsizlik. Bunu görebilmek için ekonomist olmaya gerek yok. Bilmiyorsanız "Milli Ekonomi Modeli" gibi dünyada uygulanan, kendini ispatlamış Model'i alın, okuyun uygulayın. 

Halkın modele sahip çıkması gerek, yıllardır sürekli vermeye alıştırılmış oldukları için hayal zannediyorlar. Yurt dışında yaşayan kişilerle iletişim kurarak ya da araştırma yaparak; devletin vatandaşlık maaşı, ev hanımı maaşı, doğum ikramiyesi gibi sosyal devlet projelerinin uygulamaya geçmesi noktasında ütobik olmadığını başta BRICS  olmak üzere bir çok Avrupa ülkesinde uygulandığı görülecektir.

 
Hatice Akdağ / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

25.09.2020, 25.09.2019, 25.09.2018, 25.09.2017, 25.09.2016, 25.09.2015, 25.09.2014, 25.09.2013, 25.09.2012, 25.09.2011, 25.09.2010, 25.09.2009, 25.09.2008, 25.09.2007, 25.09.2006, 25.09.2005, 25.09.2004, 25.09.2003, 25.09.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.