logo
18 ŞUBAT 2026


Gelişmiş ülkeler dökülüyor


 
Allianz Trade 2026 yılının ilk Küresel İflas Raporu'nu yayınladı. Rapora göre iflaslar 2025 yılını çoğu ülkede artış eğilimiyle tamamladı. 2025 yılı için ilk veriler, ekonomistlerin ticari iflaslarda küresel olarak yüzde 6'lık artış beklentisini doğruluyor. İflasların çoğunun İsviçre, Almanya, ABD ve Çin gibi gelişmiş ülkelerde yaşanması dikkat çekiyor. 

10.02.2026 00:10:00
AHMET TURAN YİĞİT
Gelişmiş ülkeler dökülüyor
Gelişmiş ülkeler dökülüyor

Dünyada ticari alacak sigortası devi Allianz Trade her yıl hazırladığı iflas raporunu 2026 yılının ilk aylarında güncelledi. Rapora göre zaten yüksek seviyelerde olan ticari iflaslar, 2025 yılını çoğu ülkede artış eğilimiyle tamamladı.

Ticari iflaslar artış eğiliminde

Allianz Trade İflas Raporuna göre küresel olarak, ticari iflaslardaki artış eğilimi, halihazırda yüksek seviyelere ulaşmış olmasına rağmen çoğu ülkede devam ediyor. 2025 yılına ait resmi rakamlar henüz tüm ülkeler için açıklanmamış olsa da şu ana kadar elde edilen veriler, Allianz Trade tarafından yayınlanan önceki Küresel İflas Raporu'nda vurgulanan eğilimleri doğruluyor ve bazı istisnalar dışında, ticari iflaslarda küresel artış eğilimi devam ediyor. Aralık ayı için en son 33 ülkedeki resmi iflas kayıtları ve önceki aylardakilerin, 25 ülkede iflaslarda hala yıl başından bu yana artış kaydedildiği ve bunların 14'ü gibi önemli bir kısmında çift haneli artışlar yaşadığı bilgisi raporda veriliyor. Rapora göre; 2025 yılının dördüncü çeyreği için geçici rakamlar, Batı Avrupa'nın yıllık yüzde 9 artışla üst üste on dokuzuncu çeyrekte de küresel iflas artışlarına en çok katkı sağlayan bölge olmaya devam ettiğini gösteriyor. Orta ve Doğu Avrupa'nın yüzde 15, Latin Amerika'nın yüzde 4 ve Asya-Pasifik'in ise yüzde 7 ile iflaslarda hala belirgin bir ivme kaydettiği de raporda verilen bilgiler arasında.

Küresel iflaslardaki artış sürecek

Allianz Trade'in uzman ekonomistleri 2026-2027 yıllarında da yüksek iflas seviyelerinin sürmesini bekliyor. Küresel iflasların 2026 yılında da artmaya devam ederek üst üste beşinci yıl artmış olacağını belirten uzmanlar; artış hızı küresel ortalama olarak yüzde 3'e gerilese dahi iflasların azaldığı çoğu ülkeye göre bu oranın yüksek kalacağı görüşüne raporda yer veriyor. Raporda, 2027 yılında ise iflasların daha yaygın hâle geleceği ancak sınırlı da olsa yüzde 1 gibi bir düşüş eğiliminin başlayacağı belirtiliyor. Ödeme alamama riski nedeniyle alıcı iflaslarından ve tedarik zinciri kesintilerinden kaynaklanabilecek tedarikçi iflaslarından dolayı, kritik müşteri ve tedarikçilerin yakından takip edilmesi gerektiği raporda vurgulanıyor.

Büyük firmaların da iflaslara karşı bağışıklığı yok

Allianz Trade Küresel İflas Raporu'na göre büyük firmaların da iflaslara karşı bağışıklığı yok. 2025'in son çeyreğinde 147 vaka ve tüm yıl boyunca 475 vaka, yani her 18 saatte bir vaka gerçekleşerek rekor sayıda büyük çaplı iflas vakası kaydedildiği de raporda yer alıyor. Batı Avrupa bölgesindeki cirosu 50 milyon Euro'yu aşan büyük şirketlerin iflaslarının uzmanların iç raporlamalarındaki yerini aldığı belirtilirken hem iflas sayılarındaki artış hem de 311 vaka ile vaka sayısı bakımından küresel sıralamada Batı Avrupa'nın başı çektiğine raporda değiniliyor. Bununla birlikte, ölçek bakımından en büyük vakaların çoğunun Amerika ve Çin'de gerçekleştiği ve yılın en büyük 20 iflas vakasından 17'sinin bu ülkelerde görüldüğü vurgulanıyor. Allianz Trade Küresel İflas Raporuna göre hizmet, inşaat ve perakende sektörleri iflas sayıları bakımından küresel olarak ipi göğüsleyenler arasında yer aldı. Bununla birlikte toplam iflasların yüzde 44'ünün makine ve ekipman, otomotiv ve kimya gibi özellikle Avrupa'daki endüstriyel sektörlerin kırılganlıklarını maskelediğine raporda yer veriliyor.

İflaslar gelişmiş ülkelerde daha yaygın

Allianz Trade Küresel İflas Raporu'na göre; genel olarak, 2025 yılının tamamında, şirket iflaslarının küresel olarak yüzde 6 artmış olduğu tahmin ediliyor. Ekonomistler, dört ülkeden birinde, özellikle ABD, Brezilya ve Almanya'da verilerin gecikmesi nedeniyle manşet göstergelerinde potansiyel bir revizyon olabileceğini belirtiyor. Raporda 2025'e ilişkin göreli olarak en büyük artışların, yıllık olarak yüzde 45 ile Hong Kong, yüzde 40 ile Yunanistan, yüzde 40 ile İsviçre ve yüzde 27 ile Singapur'da görüleceği ve mutlak olarak; 3 bin 400 vaka ile İsviçre, 2 bin 500 vaka ile Almanya, 2 bin 480 vaka ile İtalya, 2 bin 330 vaka ile Fransa ve 1800 vaka ile ABD'de kaydedileceği tahminine yer veriliyor. İflaslarda en büyük düşüşlerin ise muhtemelen; yüzde 24 ile Hindistan, yüzde 24 ile Rusya, yüzde 23 ile Kanada ve yüzde 16 ile Hollanda'da görüleceği tahmini de raporda bulunuyor.
Çoğu gelişmiş ekonomide iflasların, pandemi öncesi yıllık seviyeleri belirgin bir şekilde aştığı, bu ülkeler arasında İsviçre başta olmak üzere çoğunlukla Batı Avrupa'nın gelişmiş ekonomilerinin yer aldığı da raporda belirtiliyor. Rapora göre; İsviçre'yi özellikle Finlandiya, İsveç ve İspanya izliyor ve Asya-Pasifik bölgesindeki çoğu gelişmiş ekonomi de aynı durumda. Bunlar arasında ise özellikle; Güney Kore, Hong Kong, Singapur ve Avustralya ile Amerika kıtasında Kanada ve ABD'nin olduğu rapordaki bilgiler arasında.

Orta Doğu ülkelerinde Ramazan bugün başlıyor


 
Suudi Arabistan'dan Irak'a, Katar'dan Filistin'e çok sayıda ülkede Ramazan bugün başlıyor. ABD Başkanı Trump ile çok sayıda Avrupa futbol kulübü Ramazan mesajı yayımladı. 
 

18.02.2026 00:28:00 / Güncelleme: 18.02.2026 01:21:04
Haber Merkezi/aa
Orta Doğu ülkelerinde Ramazan bugün başlıyor
Orta Doğu ülkelerinde Ramazan bugün başlıyor

Suudi Arabistan'dan Irak'a, Katar'dan Filistin'e çok sayıda ülkede Ramazan bugün başlıyor.
Ramazan ayının ilk gününde Kabe'nin bulunduğu Mescid-i Haram ile Medine'deki Mescid-i Nebevi'yi dolduran on binlerce Müslüman, ilk teravih namazlarını kıldı. Suudi Arabistan'ın El-İhbariyye kanalı, ramazanın ilk gününde Mescid-i Haram'dan ve Mescid-i Nebevi'den teravih namazını canlı yayımladı. Kabe-i Muazzama ve Mescid-i Nebevi, ilk teravih namazını burada kılmak isteyen Müslümanlarca dolduruldu. Namazın sonunda hep birlikte dualar edildi.

İşte Ramazana bugün başlayan ülkeler

Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yemen, Filistin, Irak, Bahreyn, Kuveyt ve Lübnan, 18 Şubat'ta Ramazan ayının ilk günü olduğunu açıklamıştı.

Perşembe günü başlayacak olanlar

Mısır Müftüsü Nazir Ayad da televizyonda yayınlanan açıklamasında, Ramazan hilalinin görülemediğini ve bu nedenle çarşamba gününün şaban ayının son günü, Perşembe gününün ise Ramazan ayının ilk günü olacağını duyurdu.Türkiye, İran, Umman ve Suriye de Ramazan ayının perşembe günü başlayacağını açıkladı.

Diyanet ne diyor?
 
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, şeri ölçüler esas alınarak yapılan astronomik hesaplamalar sonucunda ramazan hilalinin yarın ilk defa Büyük Okyanus bölgesinden itibaren görüleceği, hilalin görülebilirlik anının Türkiye saatiyle 06.42 olduğunu bildirdi.
Kuruldan yapılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: "Şeri ölçüler esas alınarak yapılan astronomik hesaplamalar sonucunda 1447 (2026) yılı ramazan ayı hilalinin, 18 Şubat Çarşamba günü ilk defa Büyük Okyanus bölgesinden itibaren görülebilir hale geleceği tespit edilmiştir. Hilalin görülebilirlik anı Türkiye saatiyle 06.42'dir. Bu doğrultuda, 19 Şubat Perşembe günü 1447/2026 yılı Ramazan ayının birinci günü olacaktır."

Enver Aysever hakkında 3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi

Youtube canlı yayınında yaptığı açıklamalar nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Enver Aysever hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi. Aysever, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak

18.02.2026 00:21:00
İhlas Haber Ajansı
Enver Aysever hakkında 3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi
Enver Aysever hakkında 3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi
Youtube canlı yayınında yaptığı açıklamalar nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Enver Aysever hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi. Aysever, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.

Youtube canlı yayınında yaptığı, "Cumhuriyetin ahlakını bozan Menderes'tir ilk başta. Menderes'ten bu tarafa gelen bütün sağcılardır. Sağcılık suçtur, sağcı olduğunuz zaman ahlaksız olursunuz.

O yüzden gelin sağcılarla mücadeleye siz de katılın" başlıklı videosu üzerine Gazeteci Enver Aysever hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatılmış ve soruşturma kapsamında Aysever, 11 Aralık tarihinde tutuklanmıştı. Söz konusu söylemlere ilişkin başsavcılıkça yürütülen soruşturma tamamlandı. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Enver Aysever 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Aysever'in söylemlerinin halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunu oluşturduğu, bu nedenle resen soruşturma başlatıldığı aktarıldı.

"Yüzde 70'i muhafazakar ve milliyetçilerden oluşan topluluğa hakaret etmem mümkün değildir"

Sanık Aysever'in savcılık ifadesi de iddianamede yer aldı. Aysever'in ifadesinde, "Videodan bir kesit kesilerek, sosyal medyada paylaşıldı. Bilinçli olarak hedef gösterildim. Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu'nun bazı söylemleri üzerine bu sözleri sarf ettim. Ülkenin sosyolojik yapısı dikkate alındığında yüzde 70'i muhafazakar ve milliyetçilerden oluşan topluluğa hakaret etmem mümkün değildir. 30 yıllık gazeteciyim, amacım kesinlikle sağ görüşlü insanları aşağılamak değildir" şeklinde savunma yaptığı aktarıldı.

3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi

İddianamede, Aysever'in sarf ettiği sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın sol görüşlü vatandaşları sağ görüşlü vatandaşlara karşı alenen tahrik ettiği ve üzerine atılı suçu işlediği kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, sanık Enver Aysever hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. İddianame, Küçükçekmece 30. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. Sanık, önümüzdeki günlerde hakim karşına çıkacak.

Göçükte ölen madenciler son yolculuğuna uğurlandı

Zonguldak'ta özel maden ocağında meydana gelen göçükte hayatlarını kaybeden maden işçileri Ziya Kiret (60) ve Veysel Oruçoğlu (46) son yolculuğuna uğurlandı

17.02.2026 14:35:00 / Güncelleme: 17.02.2026 14:39:12
İHA
Göçükte ölen madenciler son yolculuğuna uğurlandı
Göçükte ölen madenciler son yolculuğuna uğurlandı
Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde özel bir maden ocağında meydana gelen göçükte mahsur kalan 3 işçiden hayatlarını kaybeden Veysel Oruçoğlu ve Ziya Kiret için belde meydanında cenaze töreni düzenlendi.



Otopsi işlemlerinin ardından Atatürk Devlet Hastanesi'nden cenazeleri alınan maden işçilerinin yakınları törende güçlükle ayakta durabildi.



Cenaze törenine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Adnan Ertem, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Erhan Taylan'ın yanı sıra CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluş temsilcileri katıldı.



Emekli olduğu madende hayatını kaybetti, diğer işçinin ise emekliliğine 2 yıl kaldığı ortaya çıktı

Göçükten 8 saat sonra cenazesi çıkartılan 60 yaşındaki üç çocuk babası maden işçisi Ziya Kiret'in emekli olduğu maden ocağında çalışmaya devam ettiği öğrenildi. Öte yandan ocaktan 6 saat sonra cansız bedeni çıkartılan 46 yaşındaki maden işçisi Veysel Oruçoğlu'nun da öğrenim gören iki çocuğunun eğitimi için çalışmaya devam ettiği öğrenildi. Oruçoğlu'nun emekliliğine 2 yıl kaldığı öğrenildi. Oruçoğlu'nun babası Fahri Oruçoğlu ise cenaze töreninde güçlükle ayakta durabildi. Baba Fahri Oruçoğlu tabutun başında gözyaşı döktü.



İl Müftüsü Halil İbrahim Demir tarafından öğlen namazını müteakiben kıldırılan cenaze namazlarının ardından Ziya Kiret'in cenazesi Dağbaca Mahallesi aile mezarlığında toprağa verildi.
Veysel Oruçoğlu'nun cenazesi ise ikindi namazını müteakiben defnedilmek üzere Çaycuma ilçesine bağlı Dereköseler köyüne gönderildi.

Konya'da uyuşturucu tacirlerine 15 günde 30 operasyon

Konya'da 15 günde gerçekleştirilen 30 operasyonda çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirildi, 6 şüpheli tutuklandı

17.02.2026 14:07:00 / Güncelleme: 17.02.2026 14:10:56
İHA
Konya'da uyuşturucu tacirlerine 15 günde 30 operasyon
Konya'da uyuşturucu tacirlerine 15 günde 30 operasyon
Edinilen bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri uyuşturucu madde kullanımı ve satışına yönelik son 15 günlük çalışmalarında 30 operasyon gerçekleştirdi.



Operasyonlarda 791 adet sentetik ecza, 374 gram bonzai, 780 gram kubar esrar, 32 gram metamfetamin, 1 gram eroin, 24 adet uyuşturucu içme aparatı ele geçirildi.



Yakalanan 34 şüpheliden 28'i ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakılırken, 6'sı sevk edildikleri mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı

İzmir İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'ndeki 'zimmet' ve 'dolandırıcılık' iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 22 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

17.02.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı
İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı
İzmir İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'ndeki 'zimmet' ve 'dolandırıcılık' iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 22 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde dün gerçekleştirilen operasyonda 22 zanlı yakalanarak gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, dün adliyeye sevk edildi. Adliyeye sevk edilen zanlılar hakkında, 'kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık' ve 'tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık' suçlamaları yöneltildi.

Savcılık sorgularının ardından mahkemeye çıkarılan 22 şüphelinin tamamı, yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı. Hakkında gözaltı kararı bulunan ancak yakalanamayan 1 şüphelinin ise yurt dışında olduğu öğrenildi.

Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş


 
 
Türkiye'de kumar bağımlılığında son yıllarda büyük artış görüldü. Öyle ki, Yeşilay'a kumar bağımlılığı tedavisi için yapılan başvurular 2024'te ilk defa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. 

17.02.2026 00:44:00
Haber Merkezi
Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş
Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş

Türkiye'de kumar bağımlılığında son yıllarda büyük artış görüldü. Öyle ki, Yeşilay'a kumar bağımlılığı tedavisi için yapılan başvurular 2024'te ilk defa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. Kumar bağımlılığının yaygınlığını sosyal medyada da görmek mümkün.

Dünyada da yaygın

Çok sayıda kişi ailelerinin, arkadaşlarının ve hatta kendilerinin kumar bağımlılığı nedeniyle yaşadıkları sorunları anlatıyor. Peki Türkiye'de kumar bağımlılığı neden bu kadar hızlı artıyor? Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre günümüzde dünyadaki yetişkinlerin yüzde 1.2'sinin 'kumar bozukluğu' olduğu tahmin ediliyor. Yeşilay'ın Eylül 2025'te yayımladığı Türkiye Kumar Raporu'na göre insanların kumar oynamasındaki "en temel unsur para kazanma olasılığı, hayatlarını değiştirebilecek büyük bir ikramiye kazanma hayali." Fakat kumar bağımlılığı bunun tam tersiyle sonuçlanıyor: Birikim kaybı, borçlanma, iflas ve sağlık harcamalarını bile karşılayamaz hale gelme. Kumar bağımlılığı yalnızca bunu yaşayan bireyleri değil, borçlanma ve benzeri nedenlerle aileleri ve çevrelerini de etkiliyor.

Bir aile hastalığı

Yeşilay'ın bağımlılık tedavisi verdiği Yeşilay Danışmanlık Merkezi'nin (YEDAM) Müdür Yardımcısı Klinik Psikolog Mert Şerbetçi bu yüzden buna 'bir aile hastalığı' diyor ve tedavisinde ailenin vereceği desteğin önemli olduğunu söylüyor. Bilim dergisi Lancet, kumarın kamu sağlığına etkisini ölçmek için bir komisyon oluşturdu. Bu komisyonun Kasım 2024'te yayımladığı bir rapora göre dünyada yetişkinlerin yarıya yakını ve 13-19 yaş arası ergenlerin altıda biri kumar oynuyor. Bu grubun "kumar bozukluğu" gösterme oranı yetişkinlerin yaklaşık iki katı.

Kadınlar da oynuyor!

Çocuk ve ergen psikiyatristi Prof. Şaziye Senem Başgül, Türkiye'de kumar bağımlılığının 14-15 yaşa kadar düştüğünü ve en riskli grubun gençler olduğunu söylüyor. Yeşilay verilerine göre kumar oynayanların yüzde 71'i, buna 15-24 yaş arasında başlıyor. Yeşilay'a göre kumar oynayan kadınların sayısı, erkeklerin yaklaşık yarısı kadar. Fakat YEDAM'a kumar bağımlılığı tedavisi için başvuranların yalnızca yüzde 2'si kadın. Yeşilay'ın raporunda bu durum 'önemli bir sorun' olarak niteleniyor. DSÖ'nün paylaştığı endüstri analizine göre küresel kumar sektörünün büyüyerek 2028'de 700 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
Bunun büyük bir kısmının düşük ve orta gelirli ülkelerde akıllı telefonların yaygınlaşması sayesinde olacağı öngörülüyor.

Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!


 
Türkiye'de bu yıl Ocak ayı ortalama sıcaklığı 3.6 derece ile mevsim normallerine göre 0.7 derece arttı. Geçen ay  en yüksek sıcaklık ise 23.4 dereceyle Yalova'da kaydedildi. 

17.02.2026 00:09:00
AA
Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!
Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!
Türkiye'de bu yıl Ocak ayı ortalama sıcaklığı 3.6 derece ile mevsim normallerine göre 0.7 derece arttı. Ay içinde sıcaklık Kahramanmaraş, Tunceli, Malatya, Siirt, Gaziantep, Kilis, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Batman çevrelerinde mevsim normallerinin altında, Marmara Bölgesi'nin genelinde, Ege Bölgesi'nin kıyı kesimlerinde, Isparta, Eskişehir, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken, yurdun diğer bölgelerinde mevsim normalleri civarında ölçüldü.

Geçen ay en düşük sıcaklık sıfırın altında 33.1 dereceyle Erzurum'da, en yüksek sıcaklık ise 23.4 dereceyle Yalova'da kaydedildi.

Ege Bölgesi'nde ise en düşük sıcaklık sıfırın altında 13.9 dereceyle Kütahya'da, en yüksek sıcaklık 22.5 dereceyle Salihli'de gözlendi. Akdeniz Bölgesi'nde de en düşük sıcaklık sıfırın altında 27.8 dereceyle Göksun'da, en yüksek sıcaklık ise 22.2 dereceyle Fethiye'de kayıtlara geçti. Karadeniz Bölgesi'nde en düşük sıcaklık sıfırın altında 21.1 dereceyle İspir'de, en yüksek sıcaklık 23.3 dereceyle Trabzon'da gözlendi.

Sağlıklı Ramazan için 8 önemli kural


 
 
Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, oruç tutarken dikkat etmemiz gereken 8 kuralı anlattı.

17.02.2026 00:05:00
MURAT ÇORBACI
Sağlıklı Ramazan için 8 önemli kural
Sağlıklı Ramazan için 8 önemli kural

Ramazan'da uzun saatler süren açlığın ardından iftar yemeğinde midemize aniden ve hızlı bir şekilde yükleniyoruz. Aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi gıdaları soframızdan eksik etmiyoruz. İftardan kısa bir süre sonra da kendimizi kanepenin üzerinde uzanmış buluyoruz. Oruç tutmak aslında son derece sağlıklı olsa da, yaptığımız bu tür hatalar mide ve bağırsak sistemimize zarar verebiliyor. Mide ağrısı, hazımsızlık, şişkinlik, reflü atakları ve safra sorunları, Ramazan'da en sık görülen sorunları oluşturuyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, Ramazan'da mide problemleri yaşamamak için dikkat etmemiz gereken 3 temel kuralı; "İftarı yavaş ve küçük porsiyonlarla açmak, sahuru mutlaka yapmak, aşırı yağlı, şekerli ve ağır yiyeceklerden kaçınmak" olarak sıralıyor. Prof. Dr. Murat Saruç, kronik hastalığı veya herhangi bir sağlık sorunu olan kişilerin oruca başlamadan önce ilaçların saatlerinin yeniden düzenlenmeleri için mutlaka doktorlarıyla görüşmeleri gerektiğine de vurgu yapıyor.

İşte dikkat edilmesi gerekenler

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, oruç tutarken dikkat etmemiz gereken 8 kuralı anlattı.

1. Sahura mutlaka kalkın: Sahur, kan şekerinin gün boyu dengede kalmasını ve bu sayede insülin düzeyinde yükselme olmamasını sağlıyor.

2. İftara yavaş ve küçük porsiyonlarla başlayın. İftarda orucumuzu 'çorba, su ve hurma' gibi hafif yiyecekler ile açmak, midemizi daha sonra yiyeceğimiz kalorili yiyeceklere hazırlar. Ana yemeğe geçmeden 10-15 dakika beklemek de sindirimi ciddi şekilde rahatlatır.

3. Aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi gıdalardan kaçının.

4. Tuzlu besinleri sınırlayın. Tuzlu yiyecekler vücuttan su atılımını artırıyor ve susuzluğu şiddetlendiriyor. Bu durum tansiyon düzensizliği, baş ağrısı ve ödemle sonuçlanabilir. Sahurda salam, sucuk ve peynir gibi tuzlu yiyeceklerin fazla tüketilmeleri bu yüzden risklidir.

5. Bir anda fazla su içmeyin. Su tüketimini iftar ile sahur arasına yaymanız gerekiyor. Çay ve kahve ise su yerine geçmez, aksine sıvı kaybını artırabilir.

6. İftardan sonra en az 1.5-2 saat kuralına dikkat! İftardan sonra hemen yatmak, mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını kolaylaştırıyor. Bu durum reflü, mide yanması ve boğazda acı su hissine neden olabiliyor. Yemekten sonra en az 1.5-2 saat dik pozisyonda kalmak sindirimi destekler. Özellikle mide problemi olanlar için bu kural oldukça önemlidir.

7. İlaçlarınızın saatlerini gelişigüzel değiştirmeyin.

8. Egzersizi bırakmayın ama zamanını doğru seçin. Tamamen hareketsiz kalmak kabızlık ve kilo artışını tetikliyor. Dolayısıyla, egzersizleri her gün alışkanlık haline getirmek, sağlığımız için çok önemli. Ancak, aç karnına yapılan ağır egzersizler bayılmaya ve kas yıkımına neden olabiliyor. İftardan 1-2 saat sonra yapılan hafif yürüyüşler ise sindirimi hızlandırıyor ve kan şekerini dengeliyor. 

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz, Türkiye siyasetinin ve toplumsal yapısının bugünkü durumunu manken Aysun Kayacı'yı örnek vererek değerlendirdi

16.02.2026 15:12:00
Ahmet Turan Yiğit
Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek
Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek
Türkiye siyasetinin ve toplumsal yapısının bugünkü durumunu ünlü hukukçu Uğur Poyraz değerlendirdi.
Poyraz, "Aysun Kayacı'nın kulaklarını çınlatmadan edemeyeceğim. Aysun'u linç ettiydik, ama hiç kimse
kusura bakmasın. Ömer Bey ya da Nazif üstadım bir oy atarken 50 bin kere düşünerek davranıyorsa, ama onların sayısal çoğunluğu genel çoğunluk karşısında azınlıkta kalıyorsa, sandık demokrasi değil, sadece bir oyundan ibarettir. Türkiye bu oyunu yıllardır oynayarak bugünlere geldi ve böyle de gidecek" dedi.

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'ın konuşmasını izleyin:

Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar

Tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla yargılanmasına devam edildi. Mahkeme, duruşmayı 6 Temmuz'a erteledi

 

16.02.2026 14:00:00
Anadolu Ajansı
Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar
Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar

Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 8 yıl 9 aya kadar hapis istemiyle yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesince Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, başka suçtan tutuklu Ekrem İmamoğlu ve avukatları katıldı.

Duruşmada, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, bazı milletvekilleri, parti yöneticileri, il ve ilçe belediye başkanları ile çok sayıda izleyici olarak yer aldı.

Jandarma tarafından salona getirilen İmamoğlu izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.

Bu sırada mahkeme hakimi, görüntü alınmaması için salondakileri uyardı.

Duruşmanın başlangıcında açıklama yapan hakim, "Bir önceki celse İdare Mahkemesinin kararının beklenmesine karar vermiştik. Karar verildi ama dosya henüz kesinleşmedi." diyerek İmamoğlu'na savunmasına ekleyeceği bir şey olup olmadığını sordu.

Söz alan İmamoğlu, bu hafta ramazan ayının başlayacağını dile getirerek, "Ne yazık ki ramazan ayları böyle talihsiz durumlarla ülkemizi yorduğumuz yılları bizlere yaşattı. Halbuki ramazan ayı berekettir. İnsan Yaradan'a sığınır. İnsanların eşitlenmesini hissetmesi adına bir fırsat ayıdır. Ama üzücüdür ki 2019 yılı ramazan ayında seçimi iptal eden zihniyetin 2025 yılı ramazan ayında diplomamı iptal eden zihniyetin yine ramazan aynına denk getirerek yargılanacağımız bir sürecini yaşayacağız. " diye konuştu.

Yargılandığı davaları aktaran İmamoğlu, bütün bunların ana sebebinin korku olduğunu kaydetti.

İmamoğlu, "Beni gidin İstanbul'un her semtinde kurulan pazarlardaki pazarcılara sorun, esnaf lokantalarına, garsonlara sorun. İstanbul'un her caddesine, sokağına sorun. Beni üniversite arkadaşlarıma, köydeki arkadaşlarıma, Kıbrıs'taki arkadaşlarıma sorun. Ben gerçeğim." diye konuştu.

Artık suçun delille kurulmadığını öne süren İmamoğlu, hukuk manşetlerin arasında oluşturulmak istendiğini iddia etti.

İmamoğlu, "Ben çok gerçeğim. Benden her şeyi parçalasınız sahteci çıkmaz. Siz ne yaparsanız yapın bu millet size tokat atacak. Bu dosyanın boş olduğunu, delille ilgisi olmadığını ilk günden beri söylüyorum. Ortada delil yok, sadece kötü niyetle yazılmış senaryolar var." ifadelerini kullandı.

Savunmanın ardından duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, "Savunmaya diyeceğimiz yok. İdare Mahkemesine kararın kesinleşip kesinleşmediğinin sorulması kamu adına mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirdi.

Ekrem İmamoğlu'nun avukatları ise İdare Mahkemesinin kararının bekletici sebep yapılmamasını talep etti.

Mahkeme, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı davanın reddedilmesine ilişkin kararının kesinleşmesinin beklenmesine, mahkemeye müzekkere yazılarak gerekçeli kararın istenmesine hükmetti.

Haklarında tefrik kararı verilen kişilerle ilgili soruşturmanın akıbetinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sorulmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 6 Temmuz saat 11.00'e erteledi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 18 Eylül 2024'te Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının sahte olduğu iddiasıyla CİMER'e başvuruda bulunulduğu aktarılıyor.

Aynı iddiaya ilişkin 1 Ekim 2024'te savcılığa şikayet dilekçesi sunulduğu belirtilen iddianamede, söz konusu şikayetin ardından soruşturma başlatıldığı kaydediliyor.

İddianamede İmamoğlu'nun Kıbrıs'ta öğrenim gördüğü ve İstanbul Üniversitesine geçiş yaptığı "University College of Northern Cyprus'ın (UCNC)" 1990'da Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) tarafından tanınan üniversitelerden biri olmadığı belirtiliyor.

YÖK'ün 1988 ve 1992'deki yazılarında, KKTC'de faaliyet gösteren YÖK kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesinin tanındığının anlaşıldığı ifade edilen iddianamede, yatay geçiş kontenjanlarının usulsüz olarak artırıldığı anlatılıyor.

İddianamede, yatay geçiş başvurularında bazı öğrencilerin listeden usulsüz olarak silinerek yine listeye yeni öğrencilerin eklendiği, 3 kişilik kontenjanı bulunan bölüme usulsüz olarak 54 kişinin alındığı kaydediliyor.

İstanbul Üniversitesinin, KKTC'deki eğitim kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesinin YÖK tarafından tanınmakta olduğunu bilmesine rağmen İmamoğlu'na ait öğrenci dosyasının incelenmesinde, gerçekte "University College of Northern Cyprus" adlı eğitim kurumuna kayıtlı olduğunun anlaşıldığı belirtilen iddianamede, İmamoğlu'nun İstanbul Üniversitesi'ne yatay geçişi sırasında gerçeğe aykırı şekilde, öğrenci kütük defterine Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak kaydedildiğinin tespit edildiği ifade ediliyor.

İddianamede, İmamoğlu'nun gerek yatay geçiş işlemleri sırasında gerekse daha sonraki süreçlerde "University College of Northern Cyprus" kurumuyla ilgili durumu açıkça bildiği, buna rağmen kamuoyunda farklı bir algı oluşturacak şekilde hareket ettiği, tüm bu hususların ifade sırasında kendisine sorulduğu ancak şüphelinin söz konusu soruları cevapsız bırakarak açıklama yapmaktan kaçındığının anlaşıldığı kaydediliyor.

"Resmi belgede sahtecilik" suçu zincirleme şekilde işlendi

İddianamede, İmamoğlu'nun "resmi belgede sahtecilik" suçuna iştirak ettiği, hileli bir şekilde aldığı evrakı yüksek lisans amacıyla İstanbul Üniversitesi'ne, askerlik hizmeti amacıyla Milli Savunma Bakanlığına ve Yüksek Seçim Kuruluna sunarak kullandığı ve "resmi belgede sahtecilik" suçunu zincirleme şekilde işlediği aktarılıyor.

İmamoğlu'nun "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, ayrıca işlemiş olduğu kasıtlı suç nedeniyle hapis cezasına mahkum edilmesi halinde Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53. maddesinde yer alan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi de isteniyor.

Ayrıca iddianamede, İmamoğlu'nun sahte olarak elde ettiği iddia edilen evrakın TCK'nın 54. maddesi uyarınca müsadere edilmesine karar verilmesi talep ediliyor.

Bu arada, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı dava 23 Ocak'ta reddedilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.