Nâzım Hikmet katıldığı bir uluslararası gençlik kongresi nedeniyle katılımcıları şöyle tanımlamıştı:
"Gelmiş dünyanın dört bir ucundan
Ayrı diller konuşur, anlaşırız
Yeşil dallarız dünya ağacından
Gençlik denen bir millet var, ondanız"
Mustafa Kemal Atatürk, bildiğimiz gibi, ulusal egemenliğimizi çocuklara armağan ederken, bağımsızlığımızı da gençlere emanet etmekteydi.
Dün 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, salgın kısıtlamalarının gölgesinde idrak edildi.
Evet gençlik… 102 yıl geçti ve beklenen soruyu soralım: Hangi gençlik?
Kuşaklar geldi geçti. Şimdilerde gündemde Z kuşağı var. Önce kavramları yoklamaya çalışalım;
Kuşak, diğer bir deyişle nesil veya jenerasyon kelimeleri biyolojik ve sosyolojik (toplumsal) açıdan tanımlanabiliyor.
Biyolojik olarak ebeveynlerin doğum tarihi ile çocuklarının doğum tarihleri arasındaki süre "kuşak" olarak ifade ediliyor. Ancak günümüzde ortalama çocuk sahibi olma yaşı geçmişteki ile aynı değil. Bu nedenle ortak bir kuşak tanımı yapabilmek için kuşak ifadesinin sosyolojik tanımını da dikkate almak gerekiyor.
Sosyolojik açıdan kuşak; belirli bir zaman aralığı içinde doğmuş, benzer tarihi ve sosyal olaylara tanıklık etmiş, belirli olay ve olgulara yönelik ortak bir fikir, dünya görüşü ve deneyime sahip bir grup insanı ifade ediyor.
Her toplum için ortak bir kuşak tanımı yapmak zor görünüyor. Çünkü her ülkenin belirli dönemlerde yaşadığı deneyimlerin farklı olması ve ülke içinde farklı sosyal yapıların bulunması nedeniyle bu araştırmalarda tutarlı sonuçlar elde edilemiyor.
Kuşaklarla ilgili çalışmalar yürüten araştırmacılar X, Y ve Z kuşaklarından sonra geleceği şekillendirecek kuşağın Alfa olacağını öne sürmektedirler. Bitmedi; 2025 yılından itibaren Beta kuşağı, ardından ise Gama ve Delta kuşakları takip edecek… Neyse kestirmeden gidelim şu anda kaç kuşak hayatta? Bilim insanları farklı görüşlere sahip olsa da genel olarak her 15 yıl bir kuşak dönemi olarak tanımlanıyor. Buna göre şu anda hayatta olan altı kuşak var:
Sessiz kuşak (1925-1945)
Bebek patlaması kuşağı (1946-1964)
X kuşağı (1965-1979)
Y kuşağı (1980-1995)
Z kuşağı (1996-2010)
Alfa kuşağı (2010-2025)
Görüldüğü gibi kimi bilim insanları Alfa kuşağına da günümüzde yer vermiş oluyor.
Biz Alfa, Beta ve diğer Yunan alfabesi harflerini bırakalım A,B, C'ye kendimize dönelim. Atatürk'ün bağımsızlığımızı emanet ettiği gençliğe dönelim. Kaç kuşak geçerse geçsin. Kuşaklar güç birliği yapmalı. Bunun yolu eğitimden, inançtan geçer. Ve Atatürk'ü tanımak ve öğrenmekten geçer.
Mustafa Kemal ne diyordu hatırlayalım: "Benim anladığım gençlik, bu inkılabın fikirlerini ve ideolojisini benimseyip gelecek nesillere götürecek kimselerdir. Benim nazarımda yirmi yaşında bir yobaz ihtiyardır. Yetmiş yaşında bir idealist de güçlü bir gençtir."
Atatürk'ü tanımak ve öğrenmek için merhum bilge lider, büyük devlet adamı Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Hoş Geldin Atatürk" eserini sindirmek gerek.
Haydar Baş hocamız her yaştan genci en geniş ortak paydada birleştirmek için ömrünü adamıştır. Bu gençlik bayramı nedeniyle kendisini rahmet ve hasretle anıyoruz.
- Yerel yönetim / 25.01.2024
- Muhalefet / milli irade / 22.01.2024
- Anayasa Mahkemesi yoksa… / 18.01.2024
- Soykırım davası / 15.01.2024
- Sosyal devlet için / 11.01.2024
- Hukuk devletine başkaldırı / 25.12.2023
- Güç dengesi / 21.12.2023
- Yerel seçime giderken / 14.12.2023
- İnsanlığın anayasası / 11.12.2023


























































