logo
16 NİSAN 2026

Giresun ve Bulancak’ta Prof. Dr. Haydar Baş anısına görkemli vefa

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Giresun İl ve Bulancak İlçe Teşkilatları, ebedi lider merhum Prof. Dr. Haydar Baş’ın vefat yıl dönümü vesilesiyle bölge genelinde geniş kapsamlı bir anma programı icra etti. Giresun halkının yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, merhum liderin aziz hatırası dualarla yâd edilirken vatandaşlara lokma ikramında bulunuldu

15.04.2026 16:29:00
Hasan Gündoğdu
Giresun ve Bulancak’ta Prof. Dr. Haydar Baş anısına görkemli vefa
Giresun ve Bulancak’ta Prof. Dr. Haydar Baş anısına görkemli vefa
Giresun ve Bulancak Teşkilatı Sahada

Giresun İl Başkanı Rüstem Derya Erzincan önderliğinde gerçekleştirilen anma programında, Bulancak İlçe Başkanı Fatih Ay ve teşkilat mensupları tam kadro yer aldı. Şehrin merkez noktalarında kurulan ikram stantlarında, Prof. Dr. Haydar Baş'ın hayatı boyunca savunduğu cömertlik ve toplumsal dayanışma ruhu bir kez daha yaşatıldı.






Gönül Birliğiyle Hazırlanan İkramlar

Programın başarıyla hayata geçirilmesinde büyük emek veren; Ayşe Ergan, Halit Sevim, Şevket Kırca, Mehmet Küçükhasan, Orkun Yılmaz, Osman Arslan, Kadir Arslan ve Abdülkadir Şahin başta olmak üzere tüm Giresun ve Bulancak teşkilat mensupları, vatandaşlarla tek tek ilgilenerek gönül köprüleri kurdular. Lokma dağıtımı sırasında gerçekleştirilen sohbetlerde, merhum liderin milli birlik vizyonu ve Türkiye için ortaya koyduğu projeler paylaşıldı.






Halktan Yoğun İlgi ve Dualar

Giresun ve Bulancaklı vatandaşların büyük teveccüh gösterdiği anma etkinliğinde, ikramları kabul eden halk merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın ruhuna dualar gönderdi. Teşkilat temsilcileri, bu anlamlı günde kendilerini yalnız bırakmayan Giresun halkına teşekkür ederek, merhum liderin insana hizmet anlayışını her fırsatta yaşatmaya devam edeceklerini vurguladılar.






Kararlılık Mesajı

Dualar ve şükran duyguları eşliğinde tamamlanan programın ardından bir açıklama yapan teşkilat üyeleri; Genel Başkan Hüseyin Baş liderliğinde, merhum liderin hayalini kurduğu müreffeh ve tam bağımsız Türkiye idealini Giresun'un her hanesine ulaştırmak için var güçleriyle çalışacaklarını ifade ettiler. Etkinlik, teşkilat içindeki güçlü dayanışma ve merhum lidere duyulan derin minnetle sona erdi.




















Okul saldırılarına Hüseyin Baş'tan tepki

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa okul saldırılarına tepki gösterdi. Baş mesajında, "Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul katliamları asayiş meselesi değil, aile bağları çözülen, değerleri törpülenen, amaçsız gençlerin yarattığı derin toplumsal çöküşün acı yansımasıdır" ifadelerini kullandı 

15.04.2026 16:43:00
Haber Merkezi
Okul saldırılarına Hüseyin Baş'tan tepki
Okul saldırılarına Hüseyin Baş'tan tepki
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayşe Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırı ile bir gün önce Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde yaşanan benzer olaya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Baş, olayları "yalnızca birer asayiş sorunu" olarak görmediğini vurgulayarak, bunların uzun süredir göz ardı edilen derin bir toplumsal çözülmenin yansıması olduğunu belirtti.

Baş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan elim hadiseler yalnızca birer asayiş sorunu değil uzun süredir göz ardı edilen derin bir toplumsal çözülmenin yansımasıdır. Aile bağlarının zayıfladığı, gençlerin ekranlara hapsedildiği, üretimden ve anlam arayışından uzaklaştırıldığı bir ortamda; mesleksiz, amaçsız ve kimlik bunalımı yaşayan bir neslin ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu tablo sistemsel bir ihmalin sonucudur.

Milli ve manevi değerleriyle bağı zayıflatılan, aidiyet duygusu törpülenen ve sistemin getirdiği şartlar altında yönsüzlüğe itilen gençlerimiz, sağlıklı bir gelecek inşa etmekte zorlanmaktadır. Bu bir ilerleme değil; aksine toplumsal hafızanın ve insan kaynağımızın aşınmasıdır.

Unutulmamalıdır ki hiçbir çocuk umutsuz, hiçbir genç değersiz doğmaz. Ancak onları hayata hazırlaması gereken eğitim, aile ve sosyal yapı zayıflatıldığında ortaya çıkan boşluk, telafisi güç sonuçlara yol açmaktadır.

Bu nedenle yapılması gereken meseleyi ideolojik tartışmalara hapsetmek değil, aksine aileyi güçlendiren, eğitimi nitelikli ve anlamlı kılan, gençlere hedef ve sorumluluk kazandıran bütüncül politikaları hayata geçirmektir.

Toplum olarak bu sessiz aşınmayı görmezden gelemeyiz. Her geçen gün bir gencimizi daha kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. Artık bu gidişata dur demek zorundayız. Daha güçlü bir gelecek için kökleriyle barışık, değerleriyle donanmış ve üretken bireyler yetiştiren bir anlayışı yeniden inşa etmek mecburiyetindeyiz."

Olayın detayları

Kahramanmaraş'taki saldırıda, aynı okulda öğrenim gören 8. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen saldırganın 5 silah ve 7 şarjörle okula girdiği, olayda 1 öğretmen ile 3 öğrencinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin de yaralandığı açıklandı. Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, saldırganın babasının eski emniyet personeli olduğunu belirterek soruşturmanın sürdüğünü duyurdu. Öğrenciler panik sırasında camdan atlayarak kaçmaya çalıştı.

Olay, bir gün önce Şanlıurfa Siverek'te bir lisede yaşanan ve 16 yaralının olduğu silahlı saldırının hemen ardından geldi. Her iki olay da eğitim camiasında ve toplumda büyük üzüntü ve tepki yarattı.

Hüseyin Baş'ın açıklaması, yaşanan trajedileri salt güvenlik meselesi olmanın ötesinde, gençlerin eğitimi, aile yapısı ve toplumsal değerler açısından ele almasıyla dikkat çekti.

Siverek'teki saldırgan sessiz sedasız defnedildi

Şanlıurfa'nın Söverek ilçesinde okula saldırı düzenleyerek aralarında öğrencilerin de olduğu 16 kişiyi yaraladıktan sonra intihar eden şahıs, gece saatlerinde sessiz sedasız defnedildi

15.04.2026 15:11:00
İhlas Haber Ajansı
Siverek'teki saldırgan sessiz sedasız defnedildi
Siverek'teki saldırgan sessiz sedasız defnedildi
Şanlıurfa'nın Siverek ilçesine bağlı Hasan Çelebi Mahallesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine pompalı tüfekle silahlı saldırı düzenledikten sonra intihar eden Ö.K.'nin cenazesi Şanlıurfa merkezde bulunan yeni asri mezarlıkta defnedildi. Gece saatlerinde yakınları tarafından morgdan alınan cenaze, Mardin yolu üzerinde bulunan Şanlıurfa yeni asri mezarlığa götürüldü. Güvenlik gerekçesiyle gizlice götürülen cenaze, burada defnedildi.

16 yaralıdan 7'si taburcu edildi

Öte yandan saldırıda yaralan 16 kişiden 7'sinin tedavilerinin tamamlanarak taburcu edilirken 3'ü ağır olmak üzere 9 kişinin ise tedavileri sürüyor.

Edirne'de 31 düzensiz göçmen yakalandı

Edirne'nin Uzunköprü ilçesinde hudut birliklerince gerçekleştirilen faaliyetlerde 31 düzensiz göçmen yakalanırken, 3 şüpheli gözaltına alındı

15.04.2026 12:27:00 / Güncelleme: 15.04.2026 12:30:38
İhlas Haber Ajansı
Edirne'de 31 düzensiz göçmen yakalandı
Edirne'de 31 düzensiz göçmen yakalandı
Edirne'nin Uzunköprü ilçesinde hudut birliklerince gerçekleştirilen faaliyetlerde 31 düzensiz göçmen yakalanırken, 3 şüpheli gözaltına alındı.

Edinilen bilgilere göre, Demirköprü Hudut Karakol Komutanlığı ekiplerince Eskiköy köyü mülki sınırlarında 6 Suriye uyruklu düzensiz göçmen yakalandı. Saçlımüsellim köyü sınırlarında ise Saçlımüsellim Hudut Karakol Komutanlığı ekipleri tarafından 5 Afganistan uyruklu düzensiz göçmen tespit edilerek yakalandı.



Serem Hudut Karakol Komutanlığı ekiplerince Gemici köyü mülki sınırlarında yapılan çalışmalarda ise 1 Irak, 1 İran, 1 Filistin, 3 Cezayir ve 14 Afganistan uyruklu olmak üzere toplam 20 düzensiz göçmen yakalandı. Yakalanan göçmenlerin işlemlerinin ardından Edirne Geri Gönderme Merkezi'ne teslim edileceği öğrenildi.



Öte yandan, Kiremitçisalih köyü mülki sınırlarında Uzunköprü İlçe Jandarma Komutanlığı, JASAT ve İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda 3 Türk vatandaşı yakalandı. Şüphelilerden birinin göçmen kaçakçılığı organizatörü olduğu değerlendirilirken, bir diğer şahsın "silahlı terör örgütüne üye olma (FETÖ)" suçundan kaydının bulunduğu tespit edildi.

Diğer şüphelinin ise dolandırıcılık suçundan kaydı olduğu öğrenildi. Üst aramalarında herhangi bir suç unsuruna rastlanmayan şüpheliler, cumhuriyet savcısının talimatıyla gözaltına alındı. Şüphelilerin işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenilirken, olaylarla ilgili incelemeler sürüyor.

Soyer, Kaya ve Aslanoğlu'na İZBETON soruşturmasında bir tutuklama daha

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ. üzerinden kentsel dönüşüm projelerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un da olduğu 9 şüphelinin ardından eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya da tutuklandı

15.04.2026 12:16:00 / Güncelleme: 15.04.2026 12:22:01
İHA
Soyer, Kaya ve Aslanoğlu'na İZBETON soruşturmasında bir tutuklama daha
Soyer, Kaya ve Aslanoğlu'na İZBETON soruşturmasında bir tutuklama daha
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İZBETON AŞ üzerinden Gaziemir Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı projeleri kapsamında yürütülen soruşturmada; S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi aracılığıyla menfaat sağlandığı iddiasıyla "zimmet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve denetim görevinin ihmali" suçlarından işlem başlatıldı.



Soruşturma çerçevesinde, aralarında Ümit Erkol'un da bulunduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Gerçekleştirilen operasyon sonucunda şüphelilerden 9'u yakalanarak gözaltına alındı. Erkol'un da yer aldığı şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede tutuklandı. Firari olan diğer şüphelinin ise arandığı belirtildi.



Öte yandan dosyada yeni bir gelişme daha yaşandı. Soruşturmada 'şüpheli' konumunda bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya, savcılığa verdikleri ifadelerin ardından çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hâkimliğince tutuklandı.



Soyer, Aslanoğlu ve Kaya, daha önce yürütülen zimmet soruşturması kapsamında da tutuklanmıştı.



İBB Davası'nın 22. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 92'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 22. duruşması başladı

 

15.04.2026 12:10:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 22. duruşması başladı
İBB Davası'nın 22. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık KİPTAŞ AŞ Genel Müdürü Ali Kurt'un avukatının savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından ayrı ayrı 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor. 

"Okullarda şiddet olayları sona ermiyor"

Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, Şanlıurfa'daki silahlı saldırı hakkında, "Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamı tam anlamıyla tesis edilememektedir" dedi

14.04.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
"Okullarda şiddet olayları sona ermiyor"
"Okullarda şiddet olayları sona ermiyor"
Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, Şanlıurfa'daki silahlı saldırı hakkında, "Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamı tam anlamıyla tesis edilememektedir" dedi.
Şanlıurfa Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 16 yaşındaki okulun eski öğrencisi olduğu belirlenen Ö.K. tarafından düzenlenen silahlı saldırıda 16 kişi yaralandı. Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, okullarda şiddet olaylarının son bulmadığını ve giderek artmaya devam ettiğini kaydetti. Okullarda, güven ve huzurun bir an önce sağlanması gerektiğini belirten Geylan, okulların şiddet olaylarıyla anılmasının Türkiye'nin geleceğini doğrudan tehdit ettiğini dile getirdi.

"Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte"
Geçtiğimiz günlerde öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik'in ardından şiddet olaylarının azalmasında hiçbir ilerleme kaydedilmediğini belirten Geylan, "Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucunda, öğretmen ve öğrencilerimizin de aralarında bulunduğu 16 vatandaşımızın yaralanmış olması hepimizi derinden sarsmıştır. Bu hain saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz. Yaralanan eğitimcilerimize ve öğrencilerimize acil şifalar diliyor, ailelerine ve tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Fatma Nur Çelik öğretmenimizin katledilmesinin ardından çok kısa bir süre içinde yaşanan bu elim olay, eğitim camiamızda zaten var olan endişeyi daha da artırmış, hepimizi derin bir üzüntüye sevk etmiştir. Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamı tam anlamıyla tesis edilememektedir. Adeta ABD'de ve farklı ülkelerde yaşanan okul saldırılarına benzer bir tablonun ülkemizde de görülmesi çok ürkütücüdür. Bu durum, eğitim camiamızın geleceğe dair endişelerini artırmakta ve acil önlem alınması gerekliliğini bir kez daha ortaya koymaktadır" diye konuştu.

"Okulların şiddet olaylarıyla anılması, ülkemizin geleceğini doğrudan tehdit etmektedir"
Türkiye'deki okullara kamera sistemlerinin getirilmesini ve her okula kolluk desteği sağlanmasının önem arz ettiğini ifade eden Geylan, "Okullar öğrencilere bilgi kazandıran, onları geleceğe hazırlayan; eğitimcilerimizin huzur ve güven içinde görev yaptığı, toplumsal değerlerimizin yaşatıldığı kurumlardır. Ancak okulların şiddet olaylarıyla anılması, ülkemizin geleceğini doğrudan tehdit etmektedir. Bu nedenle eğitim kurumlarında güvenliğin sağlanması vazgeçilmez bir zorunluluktur. Bu noktada şiddetin önlenmesine yönelik güvenlik tedbirlerinin eksiksiz biçimde hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Okulların kamera sistemleriyle donatılması, her okula güvenlik görevlisi ya da kolluk desteği sağlanması, giriş-çıkış kontrollerinin düzenli şekilde yapılması ve okul yönetimlerinin bu konuda daha güçlü biçimde desteklenmesi hayati öneme sahiptir. Aynı zamanda okullardaki disiplin yönetmelikleri yeniden gözden geçirilmeli, öğretmenin etkisi ve eğitim sürecindeki rolü güçlendirilmelidir. Okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalı; okullardaki rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri etkin hale getirilmelidir. Bu tedbirler alınmış olsaydı bugün Fatma Nur Çelik öğretmenimizi kaybetmeyecek, Siverek'te yaşadığımız elim hadiseyle karşı karşıya gelmeyecektik" şeklinde konuştu.

"Okul-aile iş birliği artırılmalı, velilerin eğitim sürecine katılımı mutlaka sağlanmalıdır"
Bu tedbirlerin en başında şiddet konusunda yasal düzenlemelerin getirilmesi olduğunu vurgulayan Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bununla birlikte okul-aile iş birliği artırılmalı, velilerin eğitim sürecine katılımı mutlaka sağlanmalıdır. Unutulmamalıdır ki öğrencilerin psikolojik gelişimleri ve sosyal ilişkileri, sorunların erken tespit edilmesi ve gerekli tedbirlerin zamanında alınması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu noktada en önemli tedbirlerin başında yasal düzenlemeler gelmektedir. Türk Eğitim-Sen olarak, okullarda şiddetin önlenmesine yönelik 2019 ve 2023 yıllarında iki kez kanun teklifi hazırlayarak, milletvekilleri aracılığıyla TBMM'ye ilettik. Bunun yanı sıra, caydırıcı tedbirlerin alınması amacıyla Öğretmenlik Meslek Kanunu'nda düzenleme yapılması için yoğun girişimlerde bulunduk ve bu sürecin hayata geçirilmesini sağladık. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup gönderdik, iş bırakma eylemleri gerçekleştirdik ve çok sayıda basın açıklaması düzenledik. Ancak bugün gelinen noktada, şiddete yönelik alınan tedbirlerin ve mevcut yasal düzenlemelerin yeterli olmadığı açıkça görülmektedir. Eğitim kurumlarımızda görev yapan her bir öğretmenimizin, eğitim çalışanımızın ve eğitim gören her öğrencimizin hayatı ve güvenliği en kıymetli öncelik olmalıdır. Bu nedenle okulların güvenliğinin sağlanması, şiddetin önlenmesine yönelik yasal tedbirlerin daha da güçlendirilmesi bir zorunluluktur. Öte yandan ülkemizde eğitim kurumlarında şiddete karşı kapsamlı bir "Güvenlik Zirvesi" düzenlenerek, konuyla ilgili tüm kurum, kuruluş ve paydaşların bir araya gelmesi sağlanmalı; zirvede sorun tüm yönleriyle etraflıca ele alınmalı, adeta bir seferberlik anlayışıyla kapsamlı bir değerlendirme yapılmalıdır. Öğretmenlik Meslek Kanunu ile artırılan cezaların etkin ve tavizsiz bir şekilde uygulanması sağlanmalı; bunun yanı sıra caydırıcı ve etkili tedbirler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Devletimizin ve toplumumuzun bu konuda etkin rol üstlenmesi, şiddeti önleyici kapsamlı tedbirlerin hayata geçirilmesi bir zorunluluktur. Unutulmamalıdır ki, eğitimcilerimizi ve öğrencilerimizi şiddetten korumak hepimizin asli görevidir. Şayet onları şiddet sarmalından uzak tutamazsak, okullarımız güvenli alanlar olmaktan çıkar ve adeta Teksas'a döner; böylece geleceğimiz de ciddi şekilde tehdit altına girer. Öğretmenler ve öğrenciler, okullarında kendilerini güvende hissetmeli; eğitim kurumlarında huzur içinde eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdürebilmelidir."İHA

Uluslararası Anadolu Ankası Tatbikatı 2026 nefes kesti

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Anadolu Ankası Tatbikatı 2026 seçkin gözlemci günü Konya'da gerçekleştirildi

14.04.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
Uluslararası Anadolu Ankası Tatbikatı 2026 nefes kesti
Uluslararası Anadolu Ankası Tatbikatı 2026 nefes kesti
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Anadolu Ankası Tatbikatı 2026 seçkin gözlemci günü Konya'da gerçekleştirildi.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Anadolu Ankası Tatbikatı 2026'nın seçkin gözlemci ve basın günü, Konya'da'daki 3. Ana Jet Üs Komutanlığında ve Konya atış sahasında icra edildi. ABD, Azerbaycan, Polonya ve Slovakya'nın da aralarında bulunduğu Türkiye dahil 5 ülkeden 116'sı yabancı 519 personelin katıldığı tatbikat, 3. Ana Jet Üs Komutanlığında gerçekleştirilen brifingle başladı. Gerçekleştirilen tatbikat ile muharebe ortamında personel arama kurtarma görev kuvveti unsurları ile çalışabilirliği denemek, hayatta kalma, kaçma, kurtulma usullerini geliştirmek ve uçucuların eğitim seviyelerinin artırılması hedefleniyor. Öte yandan, müşterek ve birleşik harekat kapsamında, personel arama kurtarma, yakın hava desteği, dinamik hedefleme, zamana duyarlı hedefleme gibi görevlerin tatbikat senaryolarına dahil edilerek planlanması ve icrası da tatbikatın amaçları arasında yer alıyor.
Türk savunma sanayi ürünlerinin de sıklıkla kullanıldığı tatbikatta yabancı ülke ateşeleri ve personel, ürünler hakkında yetkililerden bilgi aldı. Tatbikatı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Ercüment Tatlıoğlu da yerinden takip etti. Tatbikatta, Hava Kuvvetleri'nden 3 adet F-16, 1 adet E-7T (HİK), 1 adet AKINCI İHA, 1 adet CN-235, 1 adet ANKA-S, 1 adet AS-532, 5 adet T-7 ve 10 Tim yer alırken Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından 1 adet T-70, 1 tim, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından 2 tim, Özel Kuvvetler Komutanlığı tarafından 1 adet T-70 ve 1 tim, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından da 1 adet S-70 ve 1 adet tim katılım sağladı.

En küçük güdümlü füze METE, GÖKALP'ten hedefe
ROKETSAN'ın en küçük güdümlü mühimmatı konumunda olan METE füzesi lazer işaretleme ile hem karadan hem de GÖKALP Dron Sistemi ile hedefleri başarıyla vurdu. Senaryo gereği radar sistemlerinin imha edilmesinin ardından AKINCI'dan ateşlenen Süper Şimşek geçişi yapıldı. Düşman hedefleri, yapılan işaretlemenin ardından F-16 ve SU-25 savaş jetleri tarafından tam isabetle vurdu. Ayrıca, düşman bölgesinde savaş jetinden yaralı olarak kurtulan bir pilotun kurtarılması senaryosu da başarıyla icra edildi.
Tatbikatta seçkin gözlemci gününün bitmesinin ardından Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu, tatbikata katılım sağlayan tüm birimlere teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye, güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir unsurudur. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, sahip olduğu imkân ve kabiliyetler, yüksek muharebe gücü, yerli ve millî savunma sanayi ürünleri, insanlı ve insansız sistemleri sayesinde her türlü harekâtı icra edebilecek kudrete sahiptir. Bu caydırıcılığın en önemli unsurlarından biri de hiç şüphesiz Gök Vatan'dır. Gök Vatan, Hava Kuvvetlerimizin kudreti, yüksek teknolojili sistemlerimiz ve nitelikli personelimizin azim ve kararlılığıyla her an korunmaktadır. Gök Vatan'daki bu hâkimiyet, ancak sürekli eğitim ve gerçekçi tatbikatlarla sürdürülebilir. Uluslararası Anadolu Ankası-2026 Tatbikatı da bu anlayışın sahadaki en somut göstergelerinden biridir. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin personel arama kurtarma harekâtı alanındaki kabiliyetini geliştirmek maksadıyla yapılan bu tatbikatta; yakın hava desteği, zamana duyarlı hedefleme, dinamik hedefleme, hava saldırısı, yüksek irtifa atlayışları, tahliye, sızma, konvoy ve alan koruması ile küçük birlik taktikleri gibi görevler icra edilmiştir. Tatbikat; Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı unsurlarının 15 tim ve 16 hava aracının müşterek katılımıyla yapılmıştır. Bu yıl tatbikata, 4 müttefik ülkeden toplam 10 tim ve 2 hava aracı da katılım sağlamıştır. Bu tatbikat; Türk Silahlı Kuvvetlerimizin müşterek harekât anlayışı ile sevk ve idare etkinliğini sahaya yansıtan önemli bir göstergedir. Gerçeğe yakın senaryolar üzerinden icra edilen her faaliyet, personelimizin tecrübesini artırmakta; birliklerimizin birlikte çalışma kabiliyetini daha üst seviyeye taşımaktadır. Bugün burada ortaya konulan gayret geleceğin harekât ortamına hazırlığımızın da açık bir ifadesidir. Bu tatbikat aynı zamanda müttefiklerimizle ortak hedeflerimize ulaşma azmimizin ve kararlılığımızın da somut bir yansıması olmuştur. Tatbikatta icra ettikleri gösterilerle gökyüzündeki gurur kaynaklarımız olan Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK, bizlere bir kez daha Türk havacısının cesaretini ve disiplinini yakından görme imkânı vermiştir."İHA

Kayıp Gülistan Doku'ya ilişkin aile avukatından açıklama

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun ailesinin avukatı Ali Çimen, "İntihar tezi dosyanın 7'nci ayında çökmüştü. Geldiğimiz bu aşamada son 1,5 yıldır dosyamız artık insan öldürme şeklinde ele alındı ve tüm taleplerimiz kabul edildi" dedi

14.04.2026 12:57:00
Anadolu Ajansı
Kayıp Gülistan Doku'ya ilişkin aile avukatından açıklama
Kayıp Gülistan Doku'ya ilişkin aile avukatından açıklama

Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin soruşturma kapsamında 12 şüphelinin gözaltına alınmasının ardından anne Bedriye ve baba Halit Doku ile Tunceli Adliyesi'ne gelen avukat Çimen, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Gülistan'ın 5 Ocak 2020'de kaybolduğunu ve bir gün sonra soruşturmanın başladığını hatırlattı.

Soruşturmanın sürdüğünü ifade eden Çimen, şöyle konuştu:

"Biz barajda aramaya neden olan tutanağa itiraz ettik. İtirazımız üzerine dosya Ulusal Kriminal Büro'ya gitmişti. Ulusal Kriminal Büro'nun kesin ve kati raporuna göre o sırada suya düşen bir nesnenin olmadığı aslında soruşturmanın erken aşamasında ortaya çıkmıştı. Aslında intihar tezi dosyanın 7'nci ayında çökmüştü. Geldiğimiz bu aşamada son 1,5 yıldır dosyamız artık 'insan öldürme' şeklinde ele alındı ve tüm taleplerimiz kabul edildi."

Çimen, "Bu aşamada da bize göre soruşturmanın birinci dalgası diyebiliriz. Gözaltı kararları verildi ve bu kararın tutuklamaya yönelik olduğunu değerlendiriyoruz. Tabii şu an tutuklanmamış failler de var. Dosyada gizlilik de var. Gizlilik olduğu için çok ayrıntılı bilgi veremeyeceğiz ama geldiğimiz bu aşamada gerçekten Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı etkin ve etkili bir soruşturma yapmış. Biz bugün dosyayı tartışmaktan ziyade onlara destek amacıyla aile olarak buradayız." dedi.

Olay

Tunceli'de üniversitede okuyan kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuştu. 21 yaşındaki genç kızın arkadaşlarıyla görüşen ve cep telefonu sinyallerini izleyen ekipler, arama başlatmıştı. Aramalardan bir sonuç elde edilememişti.

Soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli Valisinin oğlu Mustafa Türkay S. ve Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal A'nın aralarında bulunduğu 12 şüpheli gözaltına alınmıştı. 

Şanlıurfa'da lisede silahlı saldırı 16 yaralı

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda ilk belirlemelere göre 16 kişi yaralandı

14.04.2026 11:00:00 / Güncelleme: 14.04.2026 12:07:07
İhlas Haber Ajansı
Şanlıurfa'da lisede silahlı saldırı 16 yaralı
Şanlıurfa'da lisede silahlı saldırı 16 yaralı
Hasan Çelebi Mahallesi'nde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde bir öğrenci silahlı saldırı gerçekleştirdi. Silahlı saldırıda ilk belirlemelere göre 16 öğrenci yaralandı. İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve özel harekat ekipleri sevk edildi.

Yaralı öğrencilerin bazılarının silahlı saldırıdan kaçmak için camdan atladığı öğrenilirken, güvenlik güçlerince okulda bulunan öğrencilerin büyük bölümünün tahliye edildiği öğrenildi.

Görgü tanığı olayı anlattı
 
Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede silahlı düzenlenen silahlı saldırıda 16 öğrenci yaralandı. Görgü tanığı korku dolu anları anlattı.
 
İddiaya göre, 18-20 yaşlarında olduğu öne sürülen bir kişi, elindeki uzun namlulu silahla okul bahçesi ve içerisinde rastgele ateş açtı. Olayda 16 öğrenci yaralandı. Saldırganın daha sonra aynı silahla intihar ettiği öne sürüldü. 
 
İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve jandarma özel harekat ekipleri sevk edildi. Güvenlik güçlerince okulda bulunan öğrencilerin büyük bölümünün tahliye edildiği öğrenildi. Yaralı öğrenciler, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından hastanelere sevk edildi.
 
Görgü tanıklarından Gökhan Başaranoğlu, "17-18 yaşlarında bir çocuktu. Dış kapıdan içeri girer, girmez elindeki uzun namlulu silahla ateş açmaya başladı. Önce sağa sola, ardından da okula ateş açtı. Daha sonra koşarak okul içerisine girdi. İçerde direkt önüne gelene sıktı. Daha sonra öğrenciler bağırdı, herkes bir yere kaçtı" dedi.

Vali'den açıklama

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, 16 öğrencinin yaralandığını, saldırganın intihar ettiğini söyledi.
 
Saldırganın 19 yaşında okulun eski bir öğrencisi olduğunu söyleyen Vali Şıldak, şuanda 12 yaralının tedavisinin Siverek Devlet Hastanesinde sürdüğünü, diğer 4 kişinin ise Şanlıurfa'da tedavi altına alındığını vurguladı. 
 
Vali Şıldak, "Sabah saatlerinde 09.30 sularında 2007 doğumlu okulun eski bir öğrencisinin pompalı av tüfeği ile okula girerek rastgele ataş açması sonucu 16 kişi yaralandı. Yaralılardan 4'ü öğretmen, 1'i polis memuru, 1'i kantin işletmecisidir. Şükürler olsun can kaybımız yok. 
 
2 öğretmen, 2 öğrencinin sağlık durumu biraz daha orta seviyede olduğu için il merkezine sevkedildi. 
 
12 yaralımızın tedavileri Siverek Devlet Hastanesinde devam ediyor. Olayı çok yönlü araştırıyoruz. Saldırgan okulun eski bir öğrencisi, sadece 9. sınıfta bulunuyor daha sonra açık öğretim lisesine geçmiş. 2007 doğumlu. Okul içerisinde polisimizin müdahalesiyle sıkıştırıldı ve kendi canına kıydı. Okulu tahliye ettik. Büyük üzüntü duyuyoruz. Soruşturmamız devam ediyor" dedi.

Antalya'da 4.7 büyüklüğünde deprem

AFAD, Antalya'nın Demre ilçesi açıklarında saat 08.48'de 4.7 büyüklüğünde deprem meydana  geldiğini açıkladı

13.04.2026 11:31:00
Haber Merkezi
Antalya'da 4.7 büyüklüğünde deprem
Antalya'da 4.7 büyüklüğünde deprem
AFAD, Antalya'nın Demre ilçesi açıklarında saat 08.48'de 4.7 büyüklüğünde deprem meydana  geldiğini açıkladı.

Bölgede peş peşe sarsıntılar

Ana sarsıntıdan yaklaşık 5 dakika önce, saat 08.43'te bölgede 3.5 büyüklüğünde bir ön sarsıntı daha kaydedildi. Deprem; Antalya merkezinin yanı sıra Finike ve Kumluca gibi çevre ilçelerden de yoğun şekilde hissedildi ve vatandaşlar arasında kısa süreli paniğe neden oldu.

Durum Değerlendirmesi

Gelen ilk bilgilere göre depremde herhangi bir can kaybı veya yapısal hasar bildirilmedi. Yer bilimci Naci Görür gibi uzmanlar, bölgedeki fay hatlarının daha büyük depremler üretme potansiyeline dikkat çekerek vatandaşları tedbirli olmaya çağırdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.