logo
14 EYLÜL 2026

Girne'deki faciada iki çocuğunu kaybeden acılı anne: "Can yeleğimiz yoktu"

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasında iki çocuğunu kaybeden Ayten Biçer, "Kırık camdan çıkabilen çıktı, çıkamayan çıkamadı. Yardım istedik. Hiç kimse yardım elini uzatmadı. Can yeleğimiz yoktu. Ne benim ne üç tane çocuğumun ne de eşimin. Bir tane çocuğum kurtuldu ama kendi imkanlarıyla kurtuldu" dedi

14.09.2026 13:50:00
İHA
 
Girne'deki faciada iki çocuğunu kaybeden acılı anne: "Can yeleğimiz yoktu"
Girne'deki faciada iki çocuğunu kaybeden acılı anne: "Can yeleğimiz yoktu"
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Girne açıklarında 30 Ağustos'ta meydana gelen gemi faciasının ardından başlatılan arama-kurtarma çalışmalarında 15. güne girildi. Faciada kaybolan 14 kişiden gelecek haberi bekleyen ailelerin Girne Limanı bölgesindeki acı bekleyişi sürerken, arama faaliyetleri denizden, havadan ve karadan kesintisiz devam ediyor.

Faciada iki çocuklarını kaybeden Hayri ve Ayten Biçer çifti de Girne Limanı'ndaki arama çalışmalarından gelecek haberi bekleyen aileler arasında yer alıyor. Türkiye'den gelecek arama-kurtarma gemisine umut bağladıklarını belirten baba Hayri Biçer, "Tüm ümitlerimiz Türkiye'den gelen gemi için. Biz de, dostlarımız da bekliyoruz. İnşallah yakın zamanda gelsin. Sabırsızlıkla bekliyoruz evlatlarımızı, kardeşlerimizi. Bir an önce çıkarsınlar. Çok zor, beklemek çok zor. Biz burada sabrı öğrendik. 15 gün oldu benim evlatlarım suların içinde" dedi.

"Umudumu hiçbir zaman kesmiyorum"

Türkiye ve KKTC'de kendilerine destek verenlere teşekkür eden Hayri Biçer, "Devletimize Allah zeval vermesin. Yardımlarını bekliyorum inşallah. Evlatlarımızı bir an önce çıkarırlar. Allah razı olsun arkadaşlarımızdan, dostlarımızdan, bizi seven insanlardan. Herkes yanımda olduğunu hissettirdi. Tüm Türkiye olsun, buradaki vatandaşlar olsun herkes yanımda olduğunu hissettirdi. Allah razı olsun herkesten" diye konuştu.

Türkiye'den gelen 3'üncü arama-kurtarma gemisinden umutlu olduğunu dile getiren Biçer, "Yeni gelen gemiden umudum var. İnşallah çıkaracak. Evlatlarımızı çıkaracak. Umudum var inşallah. Umudumu hiçbir zaman kesmiyorum ben. Evlatlarıma kavuşacağım, memleketime götüreceğim" ifadelerini kullandı.

"Benim iki evladım gitti, herkes elini vicdanına koysun"

Faciayla ilgili yürütülen soruşturmanın genişletilmesini isteyen Hayri Biçer, olayda sorumluluğu veya ihmali bulunan herkesin araştırılmasını talep etti. Biçer, "Bu işin içinde çok insan var. Onların hepsi sorgulara alınsın. Soruşturma başlatılsın, ben bunu istiyorum. Benim iki evladım gitti. Evlat yetiştirmek kolay değil. Herkes empati yapsın. Elini vicdanına koysun. Bakın sesimi duyun lütfen. Bir baba olarak elinizi vicdanınıza koyun. Allah rızası için yardımcı olun bana" diye konuştu.

"Ben sadece evlatlarım çıksın istiyorum"

Tek isteğinin çocuklarına ulaşılması olduğunu söyleyen Biçer, "Ben sadece düşünüyorum, benim evlatlarım çıksın, başka bir şey istemiyorum. Bana yardımcı olsunlar. Bir an önce evlatlarımı bana kavuştursunlar, alıp gideyim. Canlı veya cansız. Bir şekilde alıp onları götürmek istiyorum ben. 15 gün geçmiş, ben bir gün bile dayanamazdım o çocuklara. Bir gün işteyken dayanamazdım" dedi.

"Mehmet Asaf ben yanında yatmadan yatmazdı"

Oğlu Mehmet Asaf'a duyduğu özlemi anlatırken duygusal anlar yaşayan Hayri Biçer, "O ufak Mehmet Asaf, ben yanında yatmadan yatmazdı. Ben uyuyamazdım. Onun kokusunu alamıyorum. 15 gün oldu. Yardımcı olun bana ne olursunuz. İçim kan ağlıyor. Allah rızası için. Kimin gücü yeterse, kim yapabilirse bana yardımcı olsun" şeklinde konuştu.

"Tek beklentimiz bu gemiden"

Faciadan sağ kurtulan anne Ayten Biçer de Türkiye'den gönderilen 3'üncü arama-kurtarma gemisine umut bağladıklarını söyledi. Anne Biçer, "Tek beklentimiz bu gemiden. Başka hiçbir şey beklemiyoruz. 15 gün oldu bekliyoruz burada. Sabahın 07.00'sinde geliyoruz, gece 00.00'a kadar. Sonuç ama yine de yok. Çocuk yok. Bekliyoruz. İnşallah olacak. Mecbur, sadece tek çaremiz bu kaldı. Bu gemiye dayandık. Olacak, inanıyorum. İnşallah alıp gideceğiz çocuklarımızı" diye konuştu.

"Başı sonu ihmaldi"

Gemide yaşananlara ilişkin konuşan Ayten Biçer, facianın meydana gelmesinde çok sayıda ihmal bulunduğunu öne sürdü. Ayten Biçer, "Çok ihmal var. Şimdi girmemizden çıkmamıza kadar saysak, başı sonu ihmal. Gemide ilk girdiğimizde su geliyordu mesela. Ondan sonra mazotun dökülmesi. Atlayamamamız. Ondan sonra kapıların kilitlenmesi" ifadelerini kullandı.

"Kırık camdan çıkabilen çıktı, çıkamayan çıkamadı"

Tahliye sırasında yaşananları anlatan Biçer, "Hiçbir şekilde kimse çıkamadı. Kırık camdan çıkabilen çıktı, çıkamayan çıkamadı. Yardım istedik. Hiç kimse yardım elini uzatmadı. En sonda artık acıdılar. Son raddeye geldik. Zaten en son benle eşim çıktık. Ondan sonra kimseyi çıkarmadılar. En son benle eşim çıktık" şeklinde konuştu.

"Ne benim ne eşimin ne de üç çocuğumun can yeleği vardı"

Ayten Biçer, facia sırasında kendisinin, eşinin ve üç çocuğunun can yeleğinin bulunmadığını belirterek, "Can yeleğimiz yoktu. Ne benim ne üç tane çocuğumun ne de eşimin. Bir tane çocuğum kurtuldu ama kendi imkanlarıyla kurtuldu. Biz alt kattaydık. O koridora çıkmadı. Direkt koltukların üzerinden zıplaya zıplaya üst tarafa doğru gitti çocuk. O kalabalığın içinden. Çıktıktan sonra can yeleği giydirdiler. Önemli olan geminin içinde giymekti. Geminin üstündeyken giydirildik ama alttayken yoktu" dedi.

"İki kayıp çocuğumun da can yeleği yoktu"

Kayıp iki çocuğunun da can yeleği bulunmadığını ileri süren Biçer, "Evlatlarımız gitti. İki tane kayıp çocuğumun da can yeleği yoktu. Belki onlar olsaydı onlar üstte kalacaktı. Hemen çıkacaklardı" dedi.

"Miray nasıl kurtulamadı diye yüzme hocası aradı"

Kayıp kızı Miray'ın yüzme kursuna gittiğini belirten Biçer, "Kızım yüzme kursuna gidiyordu. Bir ay olmuştu. Kendini kurtarabilirdi. Bir şeye tutunsa, bir valize, bir tahtaya bile tutunsa o denizin üstünde dik durmayı biliyordu. Hocası da aradı. Yüzme hocası 'Miray nasıl kurtulamadı'' dedi. Çok güzel biliyordu. Büyüklerle ders görüyordu. O dereceye gelmişti. Yüzme bilen de yüzemedi ki onun içinde. Eşim mesela çok iyi yüzücüdür ama hiçbir şey yapamadı valizlerden, eşyalardan. Olmadı yani, kurtaramadık. Ne kadar tutmaya çalıştık, yine de olmadı. Son dakika gittiler" diye konuştu.

"Çocuklarımı almadan bu adadan ayrılmayacağım"

Yetkililerden tek talebinin çocuklarına ulaşılması olduğunu belirten Hayri Biçer, "Bizim devlet yetkililerinden tek isteğimiz bu evlatlarımızı alalım. Bu adadan ayrılmayacağım. Çocuklarımı alacağım. Toprağa defnetmeden içimdeki acı dinmeyecek. Bana herkes yardımcı olsun. Allah rızası için yardımcı olun" dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın KKTC'ye geldiğinde kendilerine destek sözü verdiğini aktaran baba Biçer, "Allah razı olsun. Güveniyorum, daha fazlasını yapacaklarına eminim. Daha fazlasını yapacaklar. Sayın Cumhurbaşkanımız, tüm devlet yetkilileri Allah razı olsun. Biliyorum bizim arkamızda olduklarını. Tamam bize ulaşmadılar ama eminim bizi yalnız bırakmayacaklar. Biz de bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak biliyorum ki yanımızda olacaklar. Allah devletimize zarar ziyan vermesin. Söyleyecek bir şey bulamıyorum şu an. Çok kötüyüm" şeklinde konuştu.

"Kurtulan çocuğum Türkiye'de, ben buradayım"

Ayten Biçer, son olarak faciada kurtulan çocuğunun Türkiye'de olduğunu, kendisinin ise kayıp çocuklarını beklemek için Ada'da kaldığını söyledi. Biçer, "Çocuklarımızı alıp gitmek istiyoruz. Başka da hiçbir şey istemiyoruz. Çocuklarımızı alıp gitmek. Kurtulan çocuğum Türkiye'de, ben buradayım. Yani yine annesiz kaldı. Ne kadar burada saatler bile o çocuk için çok önemli. Biz nereye gitsek beraber götürüyorduk çocukları" ifadelerini kullandı.

Çocuğunun birkaç gündür Türkiye'de olduğunu belirten Biçer, "Şu an çocuğum 3-4 gündür Türkiye'de. Daha ne kadar süreceği de belli değil. İnşallah çıkarlar. Biz de evimize gideriz artık" şeklinde konuştu.

Türk jeti Libya’da alev aldı

İstanbul'dan havalanan ve iş insanı Hamdi Akın'a ait olduğu açıklanan özel jet, Libya'nın Misrata Havalimanı'na inişi sırasında pistten çıktı. Yangın nedeniyle havalimanı uçuşlara kapatılırken, şirketten mürettebatın durumuna ilişkin ilk açıklama geldi

14.09.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Türk jeti Libya’da alev aldı
Türk jeti Libya’da alev aldı
Libya, sabah saatlerinde Türkiye tescilli bir özel jetin karıştığı korkutucu bir uçak kazasına sahne oldu. İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan yolcu almak üzere havalanan ve Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın'a ait olduğu belirtilen özel iş jeti, Misrata Uluslararası Havalimanı'na iniş yaptığı sırada pistten çıktı.


İniş sırasında alev aldı, havalimanı kapatıldı


Edinilen bilgilere göre, TC-AKF tescilli Cessna Citation Latitude tipi iş jeti, havalimanına teker koyduktan hemen sonra henüz belirlenemeyen bir teknik arıza nedeniyle pist dışındaki toprak alana sürüklendi. Sürüklenmenin etkisiyle uçakta hızla yangın çıktı.

Olayın ardından havalimanı itfaiye ve acil kurtarma ekipleri bölgeye sevk edilerek alevlere müdahale etti. Yangın kısa sürede kontrol altına alınırken, tek piste sahip olan Misrata Uluslararası Havalimanı, seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanması ve enkaz kaldırma çalışmaları amacıyla geçici olarak uçuş trafiğine kapatıldı.


İşletmeci şirketten resmi açıklama geldi


Kazanın ardından gözlerin çevrildiği uçak işletmecisi firmadan jet hızıyla açıklama yapıldı. Şirket yetkilileri tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"BKNJET Havacılık A.Ş. tarafından işletilen, Şirketimize ait TC-AKF tescilli özel uçak, bugün Libya Misrata Havalimanı'na inişi sırasında pistten çıkarak kaza geçirmiştir... Uçakta yolcu bulunmamakta olup, görevli 3 uçuş personelimiz kendilerini uçaktan emniyetli bir şekilde tahliye etmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmamıştır. Şirketimiz, olayın meydana geldiği ilk andan itibaren ilgili sivil havacılık otoriteleri ve yetkili mercilerle tam iş birliği içerisinde olayın sebeplerinin belirlenmesine yönelik sürece tam destek vermektedir. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız."


Mürettebat yara almadan kurtuldu


Libya Ulaştırma Bakanlığı kazada yolcu bulunmadığını ve 3 kişilik mürettebatın güvenle tahliye edilerek sağlık kontrolleri için hastaneye sevk edildiğini duyurdu. Yeni teslim alınan jetin kaza nedenini araştırmak üzere teknik inceleme başlatıldı.

Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri adliyeye geldi

MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade vermek üzere adliyeye geldi

14.09.2026 14:52:00 / Güncelleme: 14.09.2026 14:56:48
İhlas Haber Ajansı
 
Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri adliyeye geldi
Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri adliyeye geldi
Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan'ın "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade vermek üzere adliyeye geldi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan'ın "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade vermek üzere adliyeye geldi. Senaristler, adliyeye girişte basın mensuplarının sorularını yanıtsız bıraktı.

Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi

Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi

14.09.2026 13:14:00
Haber Merkezi
 
 Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi
 Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi
Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi. Kültür Bakanı Ersoy keşifle ilgili "Fosilin, binlerce yıl önce Külhöyük sakinleri tarafından yerleşime taşınmış olabileceği değerlendirmesi ise keşfi daha da dikkat çekici kılıyor." dedi.
Ankara'da 66 milyon yıllık fosil bulundu.

Ankara'da dikkat çekici keşif: 'Külhöyük sakinleri taşımış olabilir'
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosilinin keşfine ilişkin, "Fosilin, binlerce yıl önce Külhöyük sakinleri tarafından yerleşime taşınmış olabileceği değerlendirmesi ise keşfi daha da dikkat çekici kılıyor" ifadesini kullandı.

Bakan Ersoy açıkladı
Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ankara'daki Külhöyük'te dikkat çekici bir keşif daha yapıldığını belirtti.

Sevgi Çiçeği'nden sonra fosil
Geçen günlerde 4 bin yıllık Hitit kabında Sevgi Çiçeği'nin bilinen en eski tohum kalıntılarına Külhöyük'te ulaşıldığını ve bu kez Külhöyük'te Ankara'nın milyonlarca yıl öncesine uzanan doğal tarihine ışık tutulduğunu aktaran Ersoy, şunları kaydetti:
"Gölbaşı Oyaca'daki kazılarımızda, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi. Fosilin, Orta Anadolu'yu kapsayan Tetis Denizi'nin son evrelerine ait olduğu düşünülüyor. 5 bin yıllık Hatti ve Hitit kenti Külhöyük'te bulunan fosilin, binlerce yıl önce Külhöyük sakinleri tarafından yerleşime taşınmış olabileceği değerlendirmesi ise keşfi daha da dikkat çekici kılıyor. Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Bakanlığımız ve Ankara Üniversitesi adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında yürüttüğümüz çalışmalarla Külhöyük'ün geçmişini yeni bulgularla aydınlatmaya devam edeceğiz."

Orta Anadolu'nun milyonlarca yıl öncesinden bir iz
Külhöyük kazı alanında bulunan Gastropoda fosilinin, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış karından bacaklı bir salyangoza ait olduğu belirtiliyor. Fosilin, yaklaşık 250 milyon yıl önce oluşmaya başlayan ve Orta Anadolu'yu da kapsayan Tetis Denizi'nin son evrelerine ait olduğu düşünülüyor.

Fosil Külhöyük'e binlerce yıl önce taşınmış olabilir
5 bin yıllık Hatti ve Hitit kenti Külhöyük'te ortaya çıkarılan fosilin, binlerce yıl önce yerleşim sakinleri tarafından buraya taşınmış olabileceği değerlendiriliyor. Bu ihtimal, milyonlarca yıllık doğal bir oluşumun çok daha sonraki dönemlerde Külhöyük sakinlerinin yaşam alanına nasıl ulaştığına ilişkin yeni bir araştırma başlığı ortaya koyuyor.
Külhöyük'teki arkeolojik kazılar, 2021'den itibaren Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Ankara Üniversitesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında yürütülüyor.
Ankara'nın arkeolojik geçmişine ilişkin önemli bulguların ortaya çıkarıldığı Külhöyük, bu kez insanlık tarihinin çok daha öncesine uzanan bir iz taşıyor.

Burdur'da yasa dışı bahis operasyonu: 199 milyon TL'lik işlem hacmi

Burdur'da yasa dışı bahis ve sanal kumar faaliyetlerine yönelik düzenlenen operasyonda 5 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin hesaplarında yaklaşık 199 milyon TL'lik işlem hacmi tespit edildi

14.09.2026 13:08:00
İHA
 
Burdur'da yasa dışı bahis operasyonu: 199 milyon TL'lik işlem hacmi
Burdur'da yasa dışı bahis operasyonu: 199 milyon TL'lik işlem hacmi
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yeni nesil suç örgütlerine yönelik yürütülen "Sokaklar Güvende" operasyonları çerçevesinde, Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik çalışma başlatıldı.

Burdur İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince Burdur merkez, Bucak ve Çavdır ilçeleri ile Antalya'da ikamet eden 8 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, yasa dışı bahis oynatma, yasa dışı bahisten gelir elde etme ve elde edilen gelirlerin farklı hesaplar arasında transfer edilmesine yönelik inceleme yapıldı.

Çalışmalar kapsamında MASAK tarafından hazırlanan mali analiz raporları incelenirken, yasa dışı bahis ve sanal kumar platformlarında kullanıldığı değerlendirilen hesaplar tespit edildi. Yapılan incelemelerde şüphelilerin 2023-2024 yılları ile 2026 yılının ocak-mart ayları arasındaki hesaplarında 199 milyon 930 bin 403 lira 72 kuruş işlem hacmi bulunduğu belirlendi. Söz konusu hesapların organizasyonel bir yapı içerisinde transfer aracı olarak kullanıldığı tespit edildi.

8 şüpheliden 5'i yakalandı

8 şüphelinin yakalanması ve suç unsurlarının ele geçirilmesine yönelik Burdur ve Antalya'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanırken, şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda cep telefonu, laptop ve flash belleklerden oluşan 11 dijital materyal ele geçirildi.

Firari durumdaki diğer 3 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle devam ettiği öğrenildi.

Ekrem İmamoğlu, Tuzla davasında verilen hapis cezasına tepki göstererek, "Beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin" dedi. İmamoğlu, süreci "tam bir skandal" olarak nitelendirdi

Ekrem İmamoğlu, Tuzla davasında verilen hapis cezasına tepki göstererek, "Beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin" dedi. İmamoğlu, süreci "tam bir skandal" olarak nitelendirdi

14.09.2026 11:41:00
Haber Merkezi
 
Ekrem İmamoğlu, Tuzla davasında verilen hapis cezasına tepki göstererek, "Beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin" dedi. İmamoğlu, süreci "tam bir skandal" olarak nitelendirdi
Ekrem İmamoğlu, Tuzla davasında verilen hapis cezasına tepki göstererek, "Beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin" dedi. İmamoğlu, süreci "tam bir skandal" olarak nitelendirdi
Ekrem İmamoğlu, Tuzla davasına ilişkin değerlendirmesinde yargı sürecine tepki gösterdi. İmamoğlu, beraat ettiği davada yeniden hakim karşısına çıkarıldığını belirterek, yeni verilen kararı "tam bir skandal" olarak nitelendirdi.

İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Şimdi lütfen kendinizi benim yerime koyun. Beraat ettiğiniz bir dava var. Yargı ve siyaset oyunlarıyla, bu davada tekrar hakim karşısına çıkarılıyorsunuz" ifadelerini kullandı.

Davanın ifade alınmadığı gerekçesiyle bozulduğunu savunan İmamoğlu, "Üstelik hakim sadece ifade alacak. Çünkü dava, ifade alınmadığı için bozulmuş. Yani esas değil usül meselesi" dedi.

İmamoğlu, bu süreçte beraat kararı veren hakimin değiştirildiğini öne sürerek, "Yeni atanan hakim beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin" ifadelerini kullandı.

Tuzla davasının özetinin bu olduğunu belirten İmamoğlu, "Tuzla davasının özeti budur ve tam bir skandaldır" dedi.

İmamoğlu, paylaşımında yargı mensuplarına da çağrıda bulunarak, "Böyle bir düzenden kimse adil bir yargılama beklemesin" ifadelerini kullandı. İmamoğlu ayrıca, "Yüksek yargı camiasını, hakim ve savcıları tarihi bir sorumlulukla düşünmeye davet ediyorum" dedi.

İmamoğlu açıklamasını "Millet şahidimdir!" sözleriyle tamamladı.

İstanbul'da 409 kilo uyuşturucu ele geçirildi

İstanbul'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 409 kilo 600 gram skunk ele geçirilirken, olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alındı

14.09.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da 409 kilo uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da 409 kilo uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 409 kilo 600 gram skunk ele geçirilirken, olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" yapan kişilere yönelik ortak çalışma çerçevesinde 13 Eylül'de Beykoz ilçesinde tespit edilen iki araca eş zamanlı operasyon düzenledi.

Araçlarda yapılan aramalarda 409 kilo 600 gram skunk maddesi ele geçirilirken, 3 şüpheli gözaltına alındı.

Olayla ilgili tahkikat devam ediyor.

Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor

Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor. 1 Ocak 2040 itibarıyla satış ve devrin tamamen yasaklanmasını öngören tarihi plan; elektronik yaş doğrulamasından kapalı dolap mecburiyetine, açık alan yasaklarından tek tip paket standardına kadar günlük hayatın akışını bütünüyle değiştiriyor

13.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor
Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor
Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor. 1 Ocak 2040 itibarıyla satış ve devrin tamamen yasaklanmasını öngören tarihi plan; elektronik yaş doğrulamasından kapalı dolap mecburiyetine, açık alan yasaklarından tek tip paket standardına kadar günlük hayatın akışını bütünüyle değiştiriyor.
Kamusal alanda tütün kullanımını kademeli olarak sıfırlamayı hedefleyen yeni yol haritası, tüketim alışkanlıklarını kökten sarsacak adımları içeriyor. Hazırlanan düzenleme, hem ticari dolaşımı hem de sosyal alanlardaki erişimi benzeri görülmemiş katı sınırlandırmalar altına alıyor. Planın en dikkat çekici maddesi ise uzun vadeli takvimde gizli: 1 Ocak 2040 tarihi itibarıyla tütün ürünlerinin perakende satışı ve tüketim maksadıyla üçüncü kişilere sunulması tamamen yasaklanacak.

Satış noktalarında gizlilik ve elektronik doğrulama
Geçiş sürecinde perakende noktalarındaki görünürlük tamamen ortadan kaldırılıyor. Düzenlemeye göre tütün mamulleri, satış noktalarında dışarıdan hiçbir şekilde algılanamayacak kapalı dolaplarda muhafaza edilecek. Satış esnasında ise suiistimalleri engellemek amacıyla doğrudan elektronik yaş doğrulaması zorunlu kılınacak.
Ürünlerin ambalaj tasarımlarında da yeknesak bir yapıya geçiliyor. Paketlerin boyut ve biçimleri katı standartlara bağlanırken, markalara ait tüm logo ve sembol kullanımı tamamen sonlandırılacak; ambalajlar üzerindeki ayırt edici görsel unsurlar tamamen silinecek.

Açık alanlar ve sosyal yaşama katı sınırlar
Düzenlemenin etkisi yalnızca satış noktalarıyla sınırlı kalmıyor; kamusal açık alanlardaki serbestlik alanı da daraltılıyor. Yeni yaptırımlarla birlikte çocuk parkları, spor alanları ve halk plajları gibi açık hava noktalarında tütün tüketimi tamamen yasaklanıyor.
Eğitim, sağlık ve ibadet alanlarının etrafındaki güvenlik çemberi de genişletiliyor. Bu kapsamda okul, hastane, kamu binaları ve ibadethane çevrelerinde uygulanan sigara yasağının etki alanı büyütülerek denetimler artırılacak.

Restoran ve otellerde metrekare kriteri
Yeme-içme ve konaklama sektöründe faaliyet gösteren işletmeler için de mekanik standartlar devreye giriyor. Restoran ve kafelerde tütün tüketimine, yalnızca toplam işletme alanının yüzde 10'unu aşmayan ve azami 20 metrekare ile sınırlandırılmış tamamen izole bölümlerde izin verilecek. Turizm tesislerinde ise genel alanlar tamamen arındırılacak; otellerde tütün kullanımı yalnızca bu amaca tahsis edilmiş özel odalar dahilinde gerçekleştirilebilecek.

Şam'da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta." ifadelerini kullandı

Şam'da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta." ifadelerini kullandı

13.09.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Şam'da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta." ifadelerini kullandı
Şam'da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta." ifadelerini kullandı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye'ye resmi ziyaret gerçekleştirdi. Bakan Fidan, Suriyeli mevkidaşı Esad Hasan Şeybani ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Bakan Fidan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Suriye-Türkiye ilişkileri son 2 yılda büyük bir ivme kazanmış durumda. Suriye, Türkiye ile değil dünya ile ilişkilerinde yeni başlangıç yapmak zorunda kaldı. Eski Suriye'nin gitmesi yeni Suriye'nin gelmesi bölgeye istirar ve barış getiren bir husus olmuştur. Suriye devleti, hükümeti bölge ülkeleriyle her alanda iş birliğini geliştirme konusunda büyük bir gayret göstermektedir. Suriye'nin her geçen gün yaralarını daha da fazla sardığını görüyoruz. Bölgemizdeki bütün savaşlar tıpkı Suriye'de olduğu gibi teker teker biter.

Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta.

YPG/SDG'nin kendini feshetmesi yönündeki deklerasyonu önemli ve kıymetli buluyoruz. Bu adım vakit geçirilmeden pratiğe geçirilmesi gerekiyor, sahada hayata geçirilmelidir.

İsrail'in izlediği politikalar terörle mücadelede olumlu gidişatın önündeki en büyük engel. İsrail'in saldırıları ortak mücadeleye de zarar vermekte. İsrail saldırıları ile Suriye'yi istikrarsızlaştırmak istiyor. DEAŞ gibi terör örgütlerine destek vermektedir. Burada yaşanan istikrarsızlıkta İsrail'in parmağı olduğunu biliyoruz, kendileri de inkar etmiyor. Suriye'nin egemenliğini tam olarak sağlamış, komşuları için istikrar üreten bir ülke olmasını temenni ediyoruz.

İşadamlarımızın karşılıklı ortaklık bizim gündemimizi oldukça meşgul etmekte. İnanılmaz bir talep var. Altyapıyı, zemini hazırlamaya çalışıyoruz. Sanayicilerimizin büyük bir ilgisi var. 10 yıldan fazla kalmış Suriyeli kardeşlerimiz var. Bunların hareket geçirdiği network'ü var. Bu iki ülke açısından önemli.

İKİ GÜNLÜK ZİYARETİN AYRINTILARI

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın iki günlük Suriye ziyareti kapsamında, Bakan Şeybani ile görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından kabul edilecek, İçişleri Bakanı Enes Hattab ile de bir araya gelecek.

Ziyarette, Türkiye ile Suriye arasında 8 Aralık 2024'ten bu yana gelişen ilişkiler, ticaret, enerji, ulaşım ve bölgesel bağlantısallık projeleri ele alınacak. İki ülke arasındaki işbirliğinin hukuki ve kurumsal zemininin güçlendirilmesi de gündemde olacak.

Fidan'ın görüşmelerde, Suriye'deki entegrasyon sürecini ve SDG'nin kendini feshetmesi başta olmak üzere alınan kararların zamanında uygulanmasını gündeme getirmesi bekleniyor. Devlet otoritesinin kapsayıcı biçimde güçlendirilmesi ve Türkmenler dahil tüm toplumsal kesimlerin eşit vatandaşlık temelinde sürece katılması da ele alınacak.

Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğü, egemenliği ve ekonomik toparlanmasına desteğini yinelemesi beklenirken, Suriye'nin güneyindeki gelişmeler ve İsrail'in saldırılarının ülkenin güvenlik ve istikrarına etkisi de görüşmelerin başlıkları arasında yer alacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi'nin açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Eylül darbesinin Türkiye'nin büyümesine ve kalkınmasına ağır darbeler indirdiğini ifade edip "Darbeler defteri artık kapanmıştır." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi'nin açılış töreninde konuştu

13.09.2026 17:20:00
Haber Merkezi
 
 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi'nin açılış törenine katıldı
 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi'nin açılış törenine katıldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Eylül darbesinin Türkiye'nin büyümesine ve kalkınmasına ağır darbeler indirdiğini ifade edip "Darbeler defteri artık kapanmıştır." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi'nin açılış töreninde konuştu. 

Şehir hastaneleri konusunda muhalefetin "israf" eleştirilerine tepki gösteren Erdoğan, "Hizmet ve eser karşıtlarına iyi ki kulak asmamışız." dedi. Sağlıkta Türkiye'nin parmakla gösterilen ülke haline geldiğine işaret eden Erdoğan, "Önceden vatandaşlarımız sağlık hizmeti almak için yurt dışına giderdi. Şimdi bu tablo tersine döndü." diye konuştu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarının satırbaşları şöyle:

Samsun bizim göz bebeğimiz. Samsun'a yatırımlarla geldik. Bu sevgimizi lafta bırakmıyoruz burada olduğu gibi hizmete aldığımız dev projelerle ortaya koyuyoruz.

ŞEHİR HASTANESİ AÇILIYOR

Laf ola beri gele yok. Şehir Hastanemizin bugünden itibaren hizmete girmesiyle Samsun bütün vasıflarına sağlık şehri unvanını ekleyecek. 234 bin metrekare alan üzerine bin 27 adet deprem izolatörü kullanılarak inşa edildi. Depreme karşı her türlü dayanıklılığa sahip. Hastane bölgenin sağlık üssü olarak hizmet verecek.

Bin 458 yatak kapasitesi, 230 yoğun bakım yatağı, yüksek teknolojiyle donatılmış 40 ameliyathanesi ve ağız diş sağlığı ünitesi var. Uzman hekim sayımızı 4, toplam hekim sayımızı 3 katına çıkardık. Son iki yılda bin 510 yeni sağlık çalışanının şehrimize atamasını yaptık.

Şehir hastanemi hükümetlerimiz döneminde Samsun'a kazandırdığımız sağlık tesislerinden sadece bir tanesidir. Samsun'un toplam yatak kapasitesi 5 bin 415'e yükseldi.

MUHALEFETE TEPKİ

Maalesef ilk günden itibaren şehir hastaneleri muhalefetin eleştiri odağı oldu. Bu hastanelere ne gerek var dediler. İsraf dediler. Eleştirilerinin hiçbiri doğru çıkmadı. Şehir hastaneleri 100 yılın sağlık krizi olan koronavirüs salgınında mücadelemizde çok önemli misyonlar üstlendi. 

Hizmet ve eser karşıtlarının eleştirilerine iyi ki kulak asmamışız diyoruz. Her imkanın bulunduğu modern sağlık tesislerini Türkiye'ye zamanında kazandırdı.

12 EYLÜL DARBESİ

12 Eylül darbesi sadece milletimizin gönlünde derin yaralar açmadı. Büyük acılar yaşattı.

Aynı zamanda büyümeye de ağır darbeler indirdi. Terör başta olmak üzere bugün hala enerjimizi tüketen sorunun temelinde 12 Eylül darbesi var.

Terör eylemlerinden 15 Temmuz ihanetine kadar millet iradesine uzanan kirli eller kırıldı. Darbe defteri kapanmıştır. Bir daha açılmasına izin vermeyecektir. 12 Eylül ve 28 Şubat'ın faillerinin Türk adaletine hesap vermeyesini sağlayarak bu konudaki kararlılığımızı gösterdik. Milletin iradesine gölge düşürülmesine izin vermeyeceğiz."

TESK Başkanı Palandöken: "Esnafları uyararak öğrencilerimizi, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için gerekli tedbirleri almalarını istiyoruz"

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Esnafları uyararak öğrencilerimizi, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için gerekli tedbirleri almalarını istiyoruz" dedi

12.09.2026 12:31:00 / Güncelleme: 12.09.2026 13:18:40
İHA
 
TESK Başkanı Palandöken: "Esnafları uyararak öğrencilerimizi, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için gerekli tedbirleri almalarını istiyoruz"
TESK Başkanı Palandöken: "Esnafları uyararak öğrencilerimizi, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için gerekli tedbirleri almalarını istiyoruz"
Yeni eğitimin öğretim döneminin başlamasından önce açıklamalar yapan Palandöken, "İlk, orta ve lisede yaklaşık 18 milyon öğrenci eğitim görüyor. Dolayısıyla 1 milyon 200 binin üzerinde öğretmenimiz var. Ülkemizde yaklaşık 75 bini aşkın okulumuz var. Yeni eğitim öğretim yılında 30 bine yakın güvenlik görevlisi görev yapacak. Dolayısıyla biz aileleri, başta tabii ki çevredeki esnafları uyararak öğrencilerimizi, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için gerekli tedbirleri almalarını istiyoruz. Bununla birlikte ailelerin de eğitim döneminde çocukların okul aile birlikleriyle ve öğretmenleriyle temasını geliştirmesi lazım" dedi.

"Okul çevrelerinde kötü alışkanlıklara karşı tedbir alınmalı"

Okul çevrelerinin güvenliği konusunda uyarılarda bulunan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Korsan satıcıların veya illegal örgütlerin ürünlerini satan, bağımlılık kazandıran içeriklerden uzak tutulması lazım. En önemlisi çocuklarımızı kontrol etmemiz. Bunların geleceğini daha güvenli, daha emin, gözümüz gibi koruduğumuz; sınıflara yeni başlayandan liseyi bitirip üniversiteye gidinceye kadarki ebeveynlik görevlerimizi de harfiyen yerine getirmemiz lazım. Gidiş geliş saatleri başta olmak üzere, çevresindeki arkadaşları, okuldaki hareketleri mercek altında olması lazım. Hem çevredeki esnaflarımızla birlikte hem de servis araçlarımızla, onların bakımlarıyla güvenli bir şekilde öğrencileri indirip bindiren araçlarda bulunması gereken eğitici ablalarının, koruyucu ablalarının çok dikkatli bir şekilde; evlerinin bulunduğu caddenin, sokağın ve trafik akışını iyi hesap edip indirilip bindirilmesine de dikkat etmesi lazım" diye konuştu.

"Servis şoförlerimizin yeterlilikleri ve araçların bakımı önemli"

Yeni eğitim-öğretim döneminde servis şoförlerinin mesleki yeterliliklerinin ve araç bakımlarının çok önemli olduğuna işaret eden Palandöken, "İnşallah 2026-2027 öğretim yılı başarılı bir şekilde neticelenir. Kazasız belasız ve çocuklarımızın yetişmesindeki, eve geliş gidiş saatlerindeki, beslenmeleri, harcadıkları zamanların, kimlerle birlikte olduklarının da kontrol edilmesi lazım. En önemlisi kolluk kuvvetleri. Hem yerel yönetimler hem de emniyet güçlerinin çok sık takip etmesi çok önemli. Çocukları taşıyan servis araçlarının bakımlı aynı zamanda da can güvenlikleriyle ilgili bütün sorunlar halledilmiş bir vaziyette, servisleri yapılmış, okula getirip götürmelerinde ilgili Oda belgesine dayanan, sertifikaları olan şoförlerimizin bu konuda uyarılmasıyla ilgili tedbirler alındı. Bizim umudumuz inşallah bu sene çok daha dikkatli ve çok daha disiplinli bir şekilde okul hayatlarını idame ettirecek yavrularımıza hepimiz birlikte, toplum olarak da sahip çıkacağız. Onların yetişmeleri, toplumun refaha ermesi, daha iyi neticeleri alması için, hepimize gerekli olan bir uygulama olacak inşallah" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.