'İzm'lerden kurtulamadık, kurtulamıyoruz. Sonu 'izm'le biten bir sürü kavram, sorgusuz-sualsiz, gümrüksüz- pasaportsuz lisanımıza giriyor. "Ne olacak, kavramlardan mı korkacağız?" demeyiniz. Kavramlar ve kelimeler çok mühimdir. Çünkü fikirler, düşünceler, kavram ve kelimelere yüklenerek ihraç ediliyor ve ihtilâllere kadar varan değişimlere sebep oluyorlar. Konfisyüs, boşuna söylememiş "kelimelerin kuvvetini anlayamayan insanların kuvvetine de anlayamaz" diye. Cemil Meriç, "izm'ler idrakimize giydirilen deli gömlekleri. İtibarları menşe'lerinden geliyor. Hepsi de Avrupalı" diyor. (Bkz. Bu Ülke, s.90). Devam ediyor Cemil Meriç: "Aydınlarımızın dini:izm'ler. Taaruzun hedefi Haçlı seferlerinden beri aynıdır; kılıçla kazanılamayan zaferi yalanla kazanmak"(A.g.e., s.174). Maalesef, yalanların en büyüğü izm'lerdir ve bütün taaruz onlarla yapılmaktadır. Bir 'izm' bitti, iflâs mı etti? Hemen yerine bir yenisi koyuluyor. Aynı aşkla, aynı şevkle ona sarılıyorlar. Günümüzde revaçta olan izm'ler globalizm, lokalizm ve glokalizm.Ulus devletlerin pabucunu dama atmayı hedefleyen bu kavramların, hiçbir masumiyeti yok, fakat masuniyeti çok. Mübalağa yapmıyoruz, gerçekten bu kavramlarla amaçlanan ulus devletleri yıkmaktır. Globalizmi savunanların söyledikleri şudur: "Ulus devletlerin hükmü bitti. Artık ulus devletler, yetkilerini ulusüstü kuruluşlara devretmeli ve küresel düzenin bir parçası olmalıdır". Lokalizmi savunanlar da, "ulus devletler yetkilerini ulusaltı kuruluşlara, yani yerel yönetimlere devretmeli" diyorlar. Bu görüşler, ilk bakışta birbirinin zıddı gibi görünüyor. Fakat işin aslı öyle değil. Her ikisinin de hedefinde ulus devletler vardır. Bundan dolayı, globalizm ve lokalizm kavramlarını birleştiren üçüncü bir kavram üretildi: Glokalizm. Bu kavramla, küresel ve bölgesel işbirliğine dayanan yeni bir yönetim arzulanıyor.İyi de, böyle bir yönetimde ulus devlet tamamen ortadan kaldırılacak mı? Hayır, Dünya Bankası, 1997 yılında yayınladığı "Değişen Dünyada Devlet" başlıklı raporunda, ulus devletlerin önemine vurgu yapmıştır. Halbuki, daha önceleri "ulus devletlerin sonunun geldiği" söyleniyordu. Bu fikirden çark ettiler. Çünkü ulus devletlerin yerine, başka bir kurumu koymanın mümkün olmadığını gördüler. Şimdi, "bu küresel ve bölgesel yönetime aracılık edecek bir ulus devlet olsun, fakat ayağa bulaşmasın" diyorlar. Sonay Bayramoğlu, 'Yönetişim Zihniyeti' adlı kitabında, sömürücü güçlerin ulus devleti önemsemelerinin sebebini şöyle anlatıyor: "Ulus devlet, küresel ekonomiye müdahale etme yeteneğine sahip olduğu gibi, etkili bir müdahale için de en kullanışlı aygıttır. Devlete yeniden yönelişin nedeni, onun dünyayı küresel sermaye için örgütlemedeki biricik yeteneğidir" (s.192).Görülen o ki, küreselleşme ile yerelleşme birlikte yürütülüyor, ulus devletler de iki arada, bir derede bırakılıyor. Peki, AKP hükümeti, bu gelişmelerin neresinde? "Tam içerisinde, var gücüyle destekliyor" dersem şaşırır mısınız? Hiç şaşırmayınız. Zira bu sözlerin hepsi doğrudur. Nitekim Temmuz ayında (2006) 'Glocal Forum' tarafından düzenlenen '5. Glokalizasyon Konferansı' Başbakan Erdoğan ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in desteği ile Ankara'da yapıldı. Bu konferansa katılanlar arasında kimler yoktu ki? Eski MOSSAD İkinci Başkanı David Kimche'den tutun da Washington D.C. Belediye Başkanı Anthony Williams'a kadar, birçok kişi, Ankara'da arz-ı endam etti. Hem de Filistin ve Lübnan'da kan gövdeyi götürürken. Anthony Williams amaçlarını kısaca şöyle açıkladı: "Yerel yönetimler olarak bir ağ oluşturmak ve iyi bir işbirliği yapmak". Yeniçağ Gazetesi'nden Arslan Bulut'un dediği gibi, "Bunun anlamı, yerel yönetimlerin bağlı bulundukları merkezi otorite dışında, dış merkezden para ve emir alması demektir! Buna, bütün dünyada 'işbirlikçi yetiştirme formu' da diyebiliriz" (06.07.2006). İşte böyle, atalarımızın canını vererek kurdukları ulus devletimiz, dört bir yandan çapraz ateşe alındı. Ona sahip çıkmak yine masum Anadolu çocuklarına kaldı.
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları
- İnsan hakları ve ihlâlleri / 01.02.2019
- Sömürü ve şahsiyetli insan / 21.01.2019
- Ekonomik kararlar ve insan davranışları / 09.01.2019
- Medeniyetlerin etkileşimi / 20.12.2018
- Ekonomide bitmeyen tartışma / 12.12.2018
- İletişim çağında iletişimsizlik / 22.11.2018
- Öngörülerdeki isabetsizlikler / 09.11.2018
- Küresel ekonomi ve ülke ekonomileri / 22.10.2018
- Adaletsiz ekonomi / 11.10.2018
- Ekonomide milli strateji / 18.09.2018
- Sömürü ve şahsiyetli insan / 21.01.2019
- Ekonomik kararlar ve insan davranışları / 09.01.2019
- Medeniyetlerin etkileşimi / 20.12.2018
- Ekonomide bitmeyen tartışma / 12.12.2018
- İletişim çağında iletişimsizlik / 22.11.2018
- Öngörülerdeki isabetsizlikler / 09.11.2018
- Küresel ekonomi ve ülke ekonomileri / 22.10.2018
- Adaletsiz ekonomi / 11.10.2018
- Ekonomide milli strateji / 18.09.2018




























































