Şöyle bir tefekkür edecek, ıssız bir köşe bulun kendinize değerli dostlar. Sorun kendi kendinize; Acaba kaç zamandır Allah için ağlamayı unuttunuz? Şahsi dert ve çileler dışında hangi dert, sizi yüreğinizden yaraladı? Göz ve gönül pınarlarınız, kaç zaman önce kurudu, yada sadece Allah rızası için göz yaşı akıtarak; gönüllerdeki kirleri, sinelerdeki günahları, kaç zamandır yıkayabiliyorsunuz?Bu yazıyı kaleme almadan önce ve bu satırları yazarken, inanın kendim de bu ifadeleri tefekkür ediyor ve kendime de bu soruları soruyorum. Bu ifadeler, yazmış olmak için yazılan ifadeler değildir. Ancak ve ancak gönülden gelen, duyguların siz değerli okurlarımızla paylaşımıdır? Dünyanın kargaşalı hâli ve hayatın sıkıntıları, insanın en fazla manevi yönünü törpülediği için insanımız belki de maneviyatla alakalı sıkıntılarını tespit ve izah etmekten bile aciz durumlara düşmüştür... Halbuki; derdini bilemeyen çaresini de bilemez! Yaşadığımız dünya hayatının, bir imtihan sahnesinden ibaret olduğunu bildiğimize ve bu dünyadaki düşünce ve davranışlarımızdan hesaba çekileceğimize göre; maddesiyle, manasıyla, insanın belli bir donanıma ihtiyacı vardır. Bu donanım; ister kabul edelim, ister etmeyelim, gönül dünyasıyla alakalıdır. Gönül cephesi (manası) ihmal edilen insanın, her elde ettiği madde, onun önünde büyük bir engel teşkil edebilmektedir. Madde araç iken, amaç olmaya başlayınca, gerçek amaca ulaşamadan yolculuk sona ermekte, hedefe ulaşılamamaktadır... İşte insanın gönül âlemini bu ve benzeri tehlikelerden kurtaracak ve zenginleştirecek, mana ile alakalı donanımını güçlendirecek; yol, ilim, insan için zarurettir. Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed(sav) Efendimiz "Ben ilmin şehriyim, Ali ise kapısıdır. İlmi isteyen kimse kapıdan girmelidir" (Tirmizi) Buyurarak gerçek ilmin kapısını işaret etmiştir.Hz. Ali(a.s.) efendimizi sağlam kaynaklardan tanımak, onun söz ve davranışlarındaki sır ve hikmetleri kavramak, "Ehl-i Beyt" hakkında en doğru bilgilere ulaşmak için önümüze bir kapı açılmıştır. Bu kapı, Prof. Dr. Haydar Baş'ın yazdığı; Şahı Velayet, "İmam Ali"(a.s.) efendimiz ve "Hz. Fatımâ" hakkındaki eserleridir. Gönül dertlileri ve mana ilminden haberdar olanlar bilir ki; velayet kapısına varmadan, İmam Ali'yi tanımadan, gerçek feyz ve muhabbeti elde etmek mümkün değildir.Velayetin şahı, İmam Ali(a.s.) ve diğer Ehl-i Beyt in feyz pınarından fikir ve gönlü nasiplenen gözler ve gönüller coşacak, göz ve gönül pınarlarınız da kurumuşluktan bu sayede kurtulacaktır. Bu eserlere ulaşın, okuyun, farkı fark edeceksiniz. Bizden hatırlatması?
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Şevval ayında oruç ve nafile ibadetlerin önemi / 25.03.2026
- Ramazan ayıyla alakalı yazıların değerlendirilmesi / 23.03.2026
- Ramazan mü’minlerin bayram ayıdır / 20.03.2026
- Ramazan tefekkür ve zikir ayıdır / 19.03.2026
- Ramazan hidayet ayıdır / 18.03.2026
- Ramazan fırsat ayıdır / 17.03.2026
- Ramazan bin aydan daha hayırlı bir aydır / 16.03.2026
- Ramazan itikâf ibadetinin yapıldığı aydır / 15.03.2026
- Ramazan Kadir Gecesi’ni içinde barındıran bir aydır / 14.03.2026
- Ramazan affedilmeyene risk taşıyan bir aydır / 13.03.2026
- Ramazan ayıyla alakalı yazıların değerlendirilmesi / 23.03.2026
- Ramazan mü’minlerin bayram ayıdır / 20.03.2026
- Ramazan tefekkür ve zikir ayıdır / 19.03.2026
- Ramazan hidayet ayıdır / 18.03.2026
- Ramazan fırsat ayıdır / 17.03.2026
- Ramazan bin aydan daha hayırlı bir aydır / 16.03.2026
- Ramazan itikâf ibadetinin yapıldığı aydır / 15.03.2026
- Ramazan Kadir Gecesi’ni içinde barındıran bir aydır / 14.03.2026
- Ramazan affedilmeyene risk taşıyan bir aydır / 13.03.2026
























































